Etiket: Çıkılmasını

  • Solgun, tütüne sahip çıkılmasını istedi

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin seçim mitinglerinde ’Tütünün önemli bir yere sahip olduğu’ yönündeki açıklamalarını değerlendiren Tütün Üretim ve Pazarlama Kooperatifler Birliği Genel Başkanı Seyhmus Solgun, “Yetkililerimiz bu konuya el atmışken umuyoruz ki bu vesile ile tütün sorunu olan ithalatımız azalır ve dışa bağımlılığımız ortadan kalkar” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin her alanda tütün sorununu gündeme getirmesinin sevindirici bir durum olduğunun altını çizen Tütün Üretim ve Pazarlama Kooperatifler Birliği Genel Başkanı Seyhmus Solgun, üreticilerin bu durumdan son derece memnun olduğunu söyledi.

    “Birçok tarihte ülkemizin borcunu tütünle ödemiş bir ülkeyiz”

    Tütünün milli ve yerli varlık olduğuna dikkat çeken Başkan Solgun, “Birçok tarihte ülkemizin borcunu tütünle ödemiş bir ülkeyiz. Dünyada her hangi bir işlem fermantasyonu görmeden tek başına içilebilen nikotin ve katkı maddesi olmadan tütün cinsi ülkemizde yetişmektedir. Bu tütünler dünyada lider konumundadır. TUİK’in resmi verilerine göre tütün sektöründe ülkemizde yabancı tütün girişimcilerinin ve tütün mamullerinin oranı yüzde 84,7 olarak faaliyet göstermektedir. Bu oran Türkiye’de diğer sektörlere göre sadece tütün sektöründe bu kadar yüksek görülmektedir. Ülkemizde ise sadece yüzde 15’lik yerli üretim gerçekleşmektedir. Tek başına içilebilir özelliği olan bir Türk tütünü var. Tütün, ülkemizin en önemli tarım ürünlerinden biridir. Dünyada en fazla pazarı olan tütün Türk tütünüdür. Sosyal, kültürel bir ürün olup, iş gücü en çok artan ürünlerin başında gelmektedir. Tütün ülkemizin bir hazinesidir ve milyonlarca insanımızın geçim kaynağıdır, ekmeğidir. Türk tütünün özelliklerini saymaya kalkarsak günlerce bitmez. Bizim bu tütünü canlandırmak için neler yapabilirizi tartışmamız gerekiyor. Herkesin Türk tütünü için seferber olması gerektiğini düşünüyorum. Böylelikle ülkeyi tütün ekonomisiyle canlandırmış oluruz” dedi.

    “Oryantalde dünya lideriyiz”

    Oryantalde dünya lideri olduklarını ifade eden Solgun, “Oryantalde halen dünya lideri olan bir Türk tütünümüz söz konusudur. Ülkemizin toprak özelliklerinden dolayı yetişmeyen tütün çeşitleri yoktur. Ülkemizde arazi potansiyeli yüksek bir seviyede olup, genç nesil sayımız hat safhadadır. Bu nedenle Türkiye tütün ithalatını hak etmeyen bir ülkedir. Bu kadar arazimizin değerlendirilmemesi, ekonomimizi olumsuz şekilde etkiliyor. Özellikle ülkemizin kırsal ve kıraç topraklarımızda tütün yetişmektedir” ifadelerini kullandı.

    “Dışa bağımlılıktan kurtulmalıyız”

    İtalya, Azerbaycan ve Yunanistan’ın sigara fabrikaları ile tütün mamulleri hakkında toplantılar gerçekleştirdiğini ifade eden Solgun, “İtalya, Azerbaycan, Yunanistan’ ve birçok ülkede sigara satışı yapan fabrikalar ile görüşmeler yapıldı. Bu ülkeler toplantılarda şu şartı koşuyor; ’Ülkemizdeki tütün ünlü mamullerini kullanan şirketler ne kadar bizim ülkemizde satıyorlarsa o miktarda bizim ülkemizden almaları gerekir.’ İnşallah bizim ülkemizde de bu sorun en kısa sürede çözüme kavuşur ve bizim üreticilerimizde ürettikleri ürünleri ülkemiz içerisinde satışa sunar. Böylelikle ithal tütünden de kurtulmuş olur ve arazilerimizi daha da iyi değerlendirme fırsatı yakalayarak, dış ülkelere ihracat yaparız. Türk tütünü dünyanın en kaliteli ürünü olduğu için 48 ülkeye 53 bin ton 383 milyon dolara karşı ihracat etmiş durumdayız. Bu ihracata rağmen bu yıl 102 bin ton tütün ithal etmiş bulunmaktayız. Umuyoruz ki yetkililerimiz bu konuya el atmış iken sorunu köklü olarak çözüme kavuşturur. Seçimin ülkemize ve milletimize hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.

  • Germiyanlılar, tarihi değerlerine sahip çıkılmasını istediler

    Türkiye’nin ilk ve tek Slow Food Köyü Germiyan, antik dönemden kalma Halkapınar’ın üzerinin toprakla doldurulmasına isyan ettiler.

    İzmir’in Çeşme ilçesindeki Germiyan Mahallesi adına bir açıklama yapan Germiyan Slow Food Sözcüsü Sosyolog Engin Önen, bölgeye adını veren, Halkapınar Plajı’ndaki pınarın, muhtemelen antik dönemden beri varlığını sürdürdüğünü hatırlatarak, toprakla örtülmesine tepki gösterdi.

    Önen, Germiyan’ın mahalle statüsüne kavuşmadan önce Germiyan Köy Muhtarlığı mülkiyetinde olan tarihi pınar ve havuzun, Büyükşehir Yasası ile Çeşme Belediyesi mülkiyetine geçtiğini hatırlattı. Engin Önen, kamu mülkiyeti konumundaki bölgenin Burcu Sitesi tarafından tel örgülerle çevrilmesi ve tarihi pınar ile havuzun toprakla doldurulması üzerine, Germiyanlılar olarak harekete geçtiklerini ifade etti. Önen, yasalara aykırı bir şekilde katledilen antik pınarın ve havuzun temizlenmesi amacıyla 120 imza toplayıp, Çeşme Belediyesi’ne başvuruda bulunduklarını açıkladı.

    Plaj işgali sona ermelidir

    Germiyan Slow Food Sözcüsü Engin Önen, uzun yıllar önce Germiyan Köyü Muhtarlığı tarafından, pınarın suyundan yararlanmaları için Burcu Sitesi’ne kiralandığını belirterek, “Burcu Sitesi yönetimi de pınarın üzerini kapatarak suyunu evlerin bahçelerine pompalamaya başlamış. Ayrıca pınarın da içinde olduğu kamu mülkünün, yola 9 ve denize ise 12 metre cephesi site yönetimi tarafından tel örgülerle kapatılmış. Bu aşamadan sonra bölge sadece site sakinlerinin manyetik kartlarla geçeceği bir alan haline getirilmiştir. Halkapınar (pınar) tarihi ve doğal bir eserdir. En kısa sürede tescillenmeli ve açığa çıkarılmalıdır. Pınarın içinde olduğu arazi daha önce muhtarlığın mülkü olduğu halde yeni belediye kanunu ile Çeşme Belediyesinin mülkü haline gelmiştir. Belediye bu alanı tekrar kamu kullanımına açmalı ve pınar ve plaj işgali sona ermelidir” diye konuştu.

    İmza toplandı

    Yeni yasal duruma göre su kaynaklarının tasarrufunun muhtarlık ve ilçe belediyesine ait olmayıp, İZSU’ya ait olduğunu vurgulayan Önen, “Bu durumda daha önce Germiyan Köyü Muhtarlığı ve Burcu Sitesi arasındaki kira sözleşmesi de geçersiz kalmıştır” dedi.

    Önen, Türkiye’nin ilk ve tek Slow Food Köyü olarak kültürel olduğu kadar tarihi değerlere de sahip çıktıklarını belirterek, Halkapınar’ın halka açılması ve pınarın temizlenmesi için topladıkları imzaları Çeşme Belediyesi Başkan Yardımcısı Şakir Karadede’ye teslim ettiklerini söyledi.

    Slow Food nedir?

    Carlo Petrini tarafından 1989 yılında İtalya’da kâr amacı gütmeyen bir hareket olarak başlayan ’Slow Food’, hızlı yaşam ve yerel yemek geleneklerinin kaybolmasına karşı bir tepki ve bilinçlendirme hareketidir.

  • Agc Başkanı Şener, Yerel Basına Sahip Çıkılmasını İstedi

    CHP Efeler İlçe Başkanlığı yönetimi, Aydın Gazeteciler Cemiyeti’ni (AGC) ziyaret etti. AGC Başkanı Semra şener, ziyarette yerel basına sahip çıkılmasını istedi.

    30 Ocak’ta yapılan seçimle yeni başkan seçilen Semra Şener ve yönetimini tebrik eden yönetim, cemiyete çalışmalarında başarılar diledi. Ziyarete CHP İlçe Başkanı Selim Gürgün, yönetim kurulu üyeleri Şule Cıvkaroğlu, Nurhayat Yılmazer, Nevzat Arslan ve Sadullah Deliktaş katıldı. Ziyarette Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkan Yardımcısı Tevfik Akbaş ve Yönetim Kurulu Üyesi ve Sayman Hüsamettin Kaçar’da hazır bulundu.

    Konuklara Aydın Gazeteciler Cemiyeti’nin çalışmaları hakkında bilgi veren AGC Başkanı Semra Şener, Aydın’da yerel basının çalışmalarını ve yaşadıkları zorlukları anlattı. Cemiyet olarak yerel basının sorunlarına çözüm üretmek için çalıştıklarını ve projeler ürettiklerini ifade etti. Başta yer sorunu olmak üzere Aydın Gazeteciler Cemiyeti’nin ve Aydın basınının yaşadığı sorunları da tek tek çözmek için yola çıktıklarını anlatan Şener, yeni binalarında ağırladıkları CHP İlçe yönetiminden yerel basına sahip çıkmalarını istedi.

    Geçtiğimiz Cuma günü Adnan Menderes Üniversitesi Eğitim Çalıştayı ödül töreninde başlattıkları “Her gün her eve her işyerine bir yerel gazete” kampanyasıyla ilgili de CHP İlçe yönetiminden destek isteyen Şener, tüm partileri, sivil toplum kuruluşlarını ve Aydın’da yaşayan herkesi, Aydın Gazeteciler Cemiyeti’nin başlattığı kampanyaya destek olmaya davet etti.

    Gazete okumanın, yerel basına sahip çıkmanın Aydın’a çok yakışacak bir davranış ve tavır olacağının altını çizen Şener, kampanyanın amacına ulaşacağına inandığını vurguladı. Diğer illerden gelen satış rakamlarının kendilerini çok üzdüğünü ifade eden Şener , kaliteli yayıncılık anlamında her türlü atılımı yapan Aydın’ın yerel medyasının da bu rakamları görmeyi hak ettiğini söyledi. Geçen hafta üniversiteyle gerçekleştirilen eğitim çalıştayı çerçevesinde, Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nin çok değerli hocalarını ağırladıklarını ve hocalardan Aydın basının tam not aldığını söyledi. Hem içerik, hem de görsel anlamda çok değerli profesörlerin ve doçentlerin iyi not aldığı yerel gazetelerimize şimdi Aydın’ın Aydınlının sahip çıkma zamanı diyen Şener, “Bizi namerde muhtaç etmeyin. Aydın’da yayın yapan hiçbir gazeteci arkadaşım kalemini satmaz, sayfalarını manşetini satmaz. Hiçbiri satın alınamaz. Ama nereye kadar? Hiçbirinin tenezzül etmediği ve dimdik durduğu bu atmosferde bence her biri desteklenmeyi hak ediyorlar. Yerel gazetelerinizi bayinizden satın alırsanız, onu başka kimselere muhtaç etmezsiniz. Bir başka değişle onu namerde muhtaç etmezsiniz. Gazetesinin baskı maliyetini okuruyla çıkaran bir gazete daha özgür, daha bağımsız olur. Onun bunun adamı olmaz. Aydın da bu konuda tam bir örnektir. Hiçbir gazetemize, hiçbir gazetecimize bu yaftayı yapıştıramazsınız. Aydın ve Aydınlı işte buna sahip çıkmak zorundadır. Biz 1990 yılında kurulmuş Aydın’ın en köklü gazeteciler cemiyeti olarak işte tam da bu dik duruşa sahip çıkmak için bu kampanyayı başlattık. Ve herkesten de bu kampanyamıza destek olmasını haklı olarak bekliyor ve istiyoruz”diye konuştu.

    Ziyaretten çok büyük keyif aldıklarını ifade eden CHP İlçe Başkanı Selim Gürgün de, yerel medyanın önemine değindiği konuşmasında CHP olarak kampanyayı sonuna kadar desteklerini ve her gün kendileri de bir yerel gazete satın alarak kampanyaya destek olacaklarını ifade etti. Yerel medyanın varlığının ve tarafsızlığının demokrasi için olmazsa olmaz bir olgu olduğuna inandıklarını belirten Gürgün, Aydın’daki herkesi de Aydın Gazeteciler Cemiyeti’nin başlattığı “Her gün, her eve, her işyerine, 1 yerel gazete” kampanyasına destek olmaya çağırdı.

    CHP İlçe Başkanı ve İlçe yönetimi AGC Başkanı Semra Şener ve yeni yönetimine başarılar dileyerek günü anısına bir hatıra fotoğrafı çektirdiler.

  • Çaycuma Diyanet-sen Gençlere Sahip Çıkılmasını İstedi

    Memur-Sen Konfederasyonuna bağlı Diyanet-Sen Çaycuma İlçe Başkanı Kenan Tunç, İzmit’te uyuşturucu batağındaki bir gencin fare zehiri içerek intihar etmesi üzerine bir açıklama yaptı.

    İntiharlar konusunda araştırmaları ve bir de kitabı bulunan Başkan Tunç yaptığı yazılı açıklamada, herkesi bu konuda bir kez daha duyarlı olmaya çağırdı.

    Diyanet-Sen Çaycuma ilçe başkanı Kenan Tunç’un yaptığı açıklamada,”İzmit’te 23 yaşında Burhan Doğan isimli bir genç daha intihar etti.İntihar etmeden önce yazdığı not ise bu konuda yapılan aksaklıkları ve yapılması gerekenleri gözler önüne serdi.

    Fare zehiri içen ve üstüne bir de alkol alarak hayatına son vermek isteyen Burhan Doğan’ın sosyal Medya’da paylaştığı notu ibret için bir kez daha kamuoyuyla paylaşmak istiyorum. Genç kardeşimiz Burhan Doğan o duygusal intihar notunda şöyle diyor,”Merhaba sevgili kardeşlerim, dostlarım birazdan hayatıma veda etmek üzereyim. Neden mi?Abi dediğimiz insanlar özellikle bu mesajım size hakkım herkese helal ama size haram sizi bekliyor olacağım gideceğim yerde Allah kendini öldüreni affetmezmiş ama bir sebepten kendini öldüreni affedermiş inanıyorum ki bende o kullarından biriyim. Kurban olurum yoluna yaşım 17 abi dediğimiz insanlar bize hayatın en eğlenceli gözüken pis yoluna sürüklediler.Vücudumuz artık kimyasalla çalışır oldu. Özel hastanesinden tut, Bakırköy’den tut Umuttepesi’ne profosör doktorların tedavisini gördüm ama artık bitik durumdayım.Bazı akrabalarım beni şakaya bile aldılar olsun düşmeden bilemezsiniz dedim ya gene diyorum düşmeyen insanlar beni hor görmeyin ailem üzülecek belki. Kurban olurum anama, babama, kardeşime. Üzülmeyin son kez üzüleceksiniz.Evladınız her gün sizi üzmektense bir süre üzer çeker gider. Başka çıkış yolu bulamıyorum. Yaşım oldu 23 daha da batmaktayım. Kimi arkadaşım Hollanda’ya, kimi arkadaşım Rusya’ya kendini attılar kurtulmak için. Bazı akrabalarım parayla konuştular, bazı akrabalarım ise elinde olanı verdiler.Teyzem bu yazım sana, hakkını helal et. Teyze anne yarısıdır, gerçekten de öyleydin. Benim için ne yapalım olmadı, çok uğraştınız.Kimseyi üzmek istemiyorum. Babam çok mert bir adamdır. Benimle arkadaş gibiydi ama ben onu bir düşman olarak gördüm Neden mi artık kendimde değildim. Gözümü açtığımda ise artık dibe vurduğumun farkındaydım.Bir mesaj veriyorum geride kalanlara, sakın ama sakın yaklaşmayın öyle insanlara, benim durumuma düşersiniz.Burada ne bir gövde gösterisi ne de başka bir şey amacım. İçmeyin güzel insanlar. Hayatımın bakın en güzel çağında bir çıkış yolum kalmadığı için size mesaj veriyorum.Gene de herkesi seviyorum, yaşamayı her şeyi seviyorum. İçen insanları da hor görmeyin. Kimisi bilinçli kimisi ise bilinçsiz el mahkum olduğu için içiyor. Anlayamazsınız nasıl bir psikolojide olduklarını bilemezsiniz. Hor göreceğinize el uzatın. Onca kalbi güzel insanlar var.Anam babam üzülmeyin ben şu anda da mutluyum. Bilincim gayet iyi bir şekilde yazıyorum. Anam bir evladın gidecek, bin evladına ders olacak inşallah. Benden yana herkese hakkım helal olsun. ” İşte gencecik bir kardeşimizin son notu böyle. O şimdi yaşamla ölüm arasında yaşam savaşı veriyor. İnşallah bir an evvel sağlığına kavuşur.

    İzmit’li Burhan’ın yazmış olduğu bu İntihar notunda dikkat çeken en önemli unsurlara biz de dikkat çekmek istiyoruz. Bu gencimizin ifadesiyle gençlerimizin uyuşturucu bataklığına düşmelerinin en önemli sebepleri şunlardır.

    1. Arkadaş seçiminde yapılan yanlışlıklar,

    2. Abi denilen bazı insanların iyi niyet istismarı ve aslında abilik rolünde eşkıyalık, yapmaları

    3. Nefse hoş gelen bazı şeylerin aslında ölüme giden yollar olduğu,

    4. Aile ve yakınların duyarsızlığı,

    5. Elinden tutulması gerekenlerin horlanıp dışlanılması,

    6. Tedavi merkezlerinin hasta takipte yetersizliği.

    7. Ümitsizliğe kapılmanın yıkılmanın başlangıcı olduğu

    Malesef sokaklar Burhan gibi daha pek çok gençlerimizle dolu. Ne yazık ki içinde yaşadığımız Türkiye gemisi bir yerlerinden su alıyor. Sular da epeyce çoğalmışa benziyor. Çünkü bonzai ve uyuşturucularla zehirlenen gençlerimizin sayısı arttıkça intihar olayları da maalesef çoğalıyor. Medyada neredeyse her gün ülkenin çeşitli yerlerinden cinnet geçirme ve intihar haberleri okumaktayız.Bu konuda geliştirmiş olduğumuz ve kamuoyuyla da paylaştığımız “Hakut” Hayat Kurtarma Projemiz hala uygulayacak duyarlı elleri beklemektedir.

    Devlet millet el ele, bütün sivil toplum kuruluşlarını geleceğimizin teminatı gençliğimize sahip çıkmaya davet ediyorum”dedi.

  • Milletvekili Erdoğan, Sandıklara Sahip Çıkılmasını İstedi

    Ak Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Erdoğan, 1 Kasım sabahı vatandaşların sandığa giderek oylarını kullanmasını ve sandıklarına sahip çıkması gerektiğini ifade etti.

    1 Kasım Erken Seçim çalışmaları nedeniyle gece gündüz çalışmalarını sürdüren Ak Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Erdoğan çalışmaların sonuna gelindiğini belirterek artık sözün millette olduğunu ifade etti. Erdoğan, kampanya süresince kendisine destek verenlere teşekkür etti. Gaziantep’te mezra, köy, belde ve ilçelerin tamamında çalışma yürüttüklerini belirten Erdoğan il genelinde ’çalmadık kapı, ziyaret etmedik mahalle ve sokak’ bırakmadı bırakmadı. Vatandaşların büyük sevgi gösterileriyle karşılaşan Erdoğan, 1 Kasım sandığını millete emanet ettiklerini ve buradan çıkacak karara herkesin saygı duyması gerektiğini vurguladı. Erdoğan,“1 Kasım Türkiye için bir milattır. Türkiye’nin kaderini değiştirecek, önünü açacak olan bu seçimlerde vatandaşlarımızın mutlaka sandık başına gitmesi ve oylarını kullanması, sayımlar bitene kadar sandıklarına sahip çıkması gerekmektedir. Milletimize inanıyoruz ve güveniyoruz. İnanıyoruz ki 1 Kasım sandığından huzur, istikrar ve tek başına iktidar çıkacak. Ak Parti 13 yılda Türkiye’de başlattığı kalkınma hamlesini bundan sonraki süreçte de devam ettirecek ve milletimizin desteğiyle Türkiye Ortadoğu’nun lider ülkesi unvanını koruyarak gelişmiş ülkeler arasındaki yerini yükseltecek. Bugün seçim kampanyamızın son günü. Bu süreç içerisinde bizlerle birlikte kampanyaya destek veren Ak Parti il ilçe teşkilatlarına, gençlik ve kadın kollarına, köy ve mahalle temsilcilerimize, bizlerle gecesini gündüzüne katarak Gaziantep’i karış karış dolaşan partililerimize, bizleri evlerinde, iş yerlerinde, fabrikalarında ve ofislerinde ağırlayan vatandaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Bundan sonraki süreçte Ak Parti millete emanet. Milletimiz bu emaneti 1 Kasım sandığından Türkiye’nin tek başına iktidarı partisi olarak çıkaracaktır. Buna inancım sonsuzdur“ şeklinde konuştu.