Etiket: Çıkarmaya

  • Lucescu: “Kalitemizi öne çıkarmaya çalışıyoruz”

    A Milli Takım Teknik Direktörü Mircea Lucescu, Rusya maçı öncesi yaptığı açıklamada, “Türk futbolcusunun kalitesini ön plana çıkarmaya çalışan bir futbol oynatmaya çalışıyorum” dedi.

    UEFA Uluslar B Ligi 2. Grup’ta yarın deplasmanda Rusya ile karşılaşacak A Milli Futbol Takımı’nda Teknik Direktör Lucescu ve Sinan Bolat basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Rusya Milli Takımı ile kendilerinin çok farklı özelliklere sahip takımlar olduğunu belirten Lucescu, “Rusya fizik gücü yüksek, uzun toplarla oynayan, tecrübeli oyunculardan kurulu, ikili mücadeleleri fizik gücüyle kazanan, süratli bir takım. Biz ise onlara göre daha farklı oynayan, fizik gücümüz onlarla kıyaslanmayacak kadar farklı olan, daha kısa paslarla oynamaya çalışan bir ekibiz. Bakacağız, yarın kim daha başarılı olacak onu göreceğiz” diye konuştu.

    Lucescu, “Ekibime, Türk futbolcusunun kalitesini ön plana çıkarmaya çalışan, canlılıklarını, tekniklerini, becerilerini ön plana taşımaya çalışan bir futbol oynatmaya çalışıyorum” ifadelerini kullandı.

    Mircea Lucescu, maçın oynanacağı Fişt Stadı’nda yapılması planlanan antrenmanın yerinin değiştirilme sebebini de açıkladı. Rusya Futbol Federasyonunun bu değişikliği istediğini aktaran deneyimli teknik adam, “Çimler kötü. Bu problemi halledecekler. Biz de bu değişikliği kabul ettik” dedi.

    Sinan Bolat: “Oynadıkça daha da gelişeceğiz”

    Kaleci Sinan Bolat ise milli takımın yeni bir kadrosunun olduğunu belirterek, “Çok genç, üst seviyede oyuncular var. Avrupa’nın büyük takımlarında forma giyen futbolcular bulunuyor. Hepsi çok yetenekli. Oynadıkça daha da gelişeceğiz” dedi.

  • Altınova’da denizde demir madeni çıkarmaya hazırlanıyorlar

    Balıkesir’in Ayvalık ilçesinin en büyük mahallesi Altınova’da deniz açıklarında özel bir firma demir madeni çıkarmaya hazırlanıyor.

    Geçtiğimiz hafta Ayvalık Tabiat Platformu tarafından yapılan yazılı açıklamanın ardından, Ayvalık Belediyesi ile Ayvalık Ticaret Odası tarafından bu yıl 13’üncüsü düzenlenen Zeytin Hasat Günleri açılış programında konuşan Ayvalık Belediye Başkanı Rahmi Gençer’in duyurusuyla ilçe gündemine oturan denizden demir madeni çıkarmaya hazırlanan firmanın yetkilisi Çağatay Köse, konuyla ilgili açıklamalarda bulundu.

    Densan Madencilik firmasının yetkilisi Köse, maden arama ve çıkarma faaliyeti projesinin Altınova denizinin açıklarında başlayacağını kaydederek, metalik maden (FE) demir arama ve çıkarma faaliyetleri yapılmasının planlandığını söyledi.

    Vatandaşların bu aramadan rahatsız olmamaları gerektiğini, yapılacak çalışmanın doğaya ve denizdeki canlılara zarar vermeyeceğinin altını çizen Çağatay Köse, “Deniz ortamında yapılacak olan faaliyet tarama gemisi (Direjger) üzerinden taban kumunun süpürge yardımıyla emilerek seperatöre alınması ve içindeki metalik (Demir) malzemenin seperatör (Manyetik) vasıta ile ayrıştırılarak geriye kalan kumun tekrar deniz ortamına boru vasıtasıyla verilmesi ile gerçekleşecektir. Projede kum ve çakılın alımı yapılmayacak olup, sadece kumun içerisindeki metalik maden ayrıştırılmış olacaktır. Proje alanı Balıkesir ilinin yaklaşık 110 kilometre güney batısında, Ayvalık ilçesinin 10 kilometre güneydoğusunda, Altınova Mahallesi yaklaşık 3 kilometre kuzey batısında bulunmaktadır” diye konuştu.

    Projenin deniz dibi canlıları ve bitkileri örtüsüne zarar vermeyeceğini ve daha çok canlı türünün yaşamasına olanak sağlayacağını savunan Köse, “Metalik madenin deniz dibinden arındırılması canlı ortamının renklenmesine yardımcı olacaktır” vurgusunda bulundu.

    Çağatay Köse yaptığı açıklamada, “Ayvalık ve Altınova Sarımsaklı bölgesindeki vatandaşlar bu çalışmadan rahatsız olmamalıdırlar. Eğer isterlerse gelip çalışmaları yerinde izleyebilirler. Elektrik süpürgesine benzer vakumlu tarama gemisi çalışmaları Altınova Öğretmenler Sitesi önünden başlayarak, Sarımsaklı’ya kadar yaklaşık 15 kilometre alanı kapsayacaktır” şeklinde konuştu.

    Ayvalıklı çevreciler denizde maden aranmasına tepkili

    Öte yandan Ayvalık Tabiat Platformu yaptığı açıklamada, söz konusu demir madeni arama ve tarama işleminin devlet tarafından durdurulmasını talep ediyor.

    Platform Yürütme Kurulu’nun yaptığı yazılı açıklama ise şöyle:

    “15 Temmuz 2017’de yürürlüğe giren Maden Atıkları Yönetmeliği ile maden atıklarının denize dökülmesinin önü açılırken, Türkiye, dünyada Norveç’le birlikte maden atıklarını denize dökmek için çabalayan tek ülke görüntüsünü sergiliyor. Gerek yaşadığımız bölgede, gerek ülkemizde vahşi madenciliğin oluşturduğu yıkımlar ortadayken, hem de yanı başımızda, hem de Altınova’da, hem de denizde böyle bir madencilik faaliyetine göz yummamız, razı olmamız düşünülemez. Ayvalık Tabiat Platformu olarak gerek bu şirketin gerçekleştirmek istediği projenin, gerekse yeni saldırılarla karşımıza çıkan tüm şirketlerin, taleplerin ve projelerin takipçisi olacağız. Yeşilimizi, denizimizi, yaşam alanlarımızı teslim etmeyeceğiz.”

  • Vali Kaymak: “Türk-Kürt kavgası çıkarmaya çalışıyorlar”

    Samsun’da bir fındık işçisinin öldüğü, bir işçinin de yaralandığı silahlı saldırı sonrası olay yerinde açıklamalarda bulunan Vali Osman Kaymak, “Bu olay üzerinden belli bir çevreler de Kürt-Türk kavgası çıkarmaya çalışıyorlar. Kürtler ve Türkler kardeştir” dedi.

    Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinden Samsun’un Terme ilçesine Bafracalı Mahallesi’ne gelen mevsimlik fındık işçilerinin kaldığı çadırlara doğru tüfekle ateş açılması sonucu Perihan Akın (36) hayatını kaybederken, Nurcan Patak (27) ise elinden yaralanmıştı. Samsun Valiliğinden yapılan en son açıklamada olayla ilgili 7 kişinin gözaltına alındığı belirtilmişti.

    Samsun Valisi Osman Kaymak, işçilerin kaldığı Bafracalı Mahallesi’ne giderek işçilere baş sağlığı diledi ve onlarla sohbet etti. Vali Kaymak burada yaptığı açıklamada, olayın münferit bir olay olduğunu ve olayın arkasında başka nedenler arayanların Türk-Kürt kardeşliğini bozamayacağını söyledi. Vali Kaymak, olayı gerçekleştiren şahsın uyuşturucu bağımlısı olduğu ve yakalandığını söyledi.

    “Şu an adli süreç devam ediyor”

    Olayla ilgili açıklamalarına devam eden Vali Kaymak, “Tabii bu olay üzerinden belli bir çevreler de Kürt-Türk kavgası çıkarmaya çalışıyorlar. Kürtler ve Türkler kardeştir. Yıllardır bu topraklarda yaşamışız. Bizim kardeşliğimizi kimse bozamaz. Devlet olarak yanınızdayız, arkanızdayız. Bu olayın yakasını bırakmayacağız. Rahat olun münferit bir olay. Uyuşturucu ve alkol kullanan birisi. Uyuşturucu etkisiyle gece vakti ateş ediyor. Maalesef bu olay yaşanıyor. Tabii bu olay üzerinden belli bir çevreler de Kürt -Türk kavgası çıkarmaya çalışıyorlar. Ben Samsun Valisiyim, Tunceli’den yeni geldim buraya. Kürtler Türkler kardeştir. Yıllardır bu topraklarda yaşamışız. Bizim kardeşliğimiz kimse bozamaz. Şu an ilimizde 5 bine yakın tarım işçisi çalışıyor. Kaldı ki sizler buraya her yıl geliyorsunuz, ilk defa gelmiyorsunuz. Kesinlikle Samsun halkında Kürtlere karşı bir önyargı yoktur. Siz her zaman buraya gidip geleceksiniz. Biz de devlet olarak yanınızdayız, arkanızdayız. Bu olayın yakasını bırakmayacağız. Rahat olun. Ama bu olay bilesiniz ki bir Kürt düşmanlığından kaynaklı etnik bir olay kesinlikle değil. Sarhoş adam işte her gün olayları izliyorsunuz Samsun’da, İstanbul’da da Ankara’da da adam içtikten sonra ne yaptığını bilmiyor. Çok ayık olsa çadırın yanından bunu yapabilirdi. Tabii ki yanlış bir şey ama bunu bilelim ki sarhoş uyuşturucu kullanan bir kişinin yaptığı bir eylemdir. Bunu kesinlikle Samsun halkına mal etmek yanlış olur. Samsunlular olsun bizler olsun bunu kınıyoruz. Bunun da örgütlü bir hareket olmadığını, birisinin birlikte hazırlamış gitmiş bir olay olmadığını şu an elimizdeki deliller gösteriyor. Onun için siz çalışmanıza devam edin rahat olun. Münferit bir olay. Şu an inceleme devam ediyor. Jandarmamızı tebrik ediyorum. Hemen kısa zamanda kendisini sığındığı çatı terasında bulduk. Şu an adli süreç devam ediyor. Attığı kurşunlarla tüfeğin eşleştirmesi yapılıyor. Biz yüzde 100 ihtimalle bu kişinin yaptığından eminiz ama kesin söyleyemiyoruz. Sonuçta bir adli tahkikat kriminal çalışmalar yapılacak. Büyük ihtimalle katil kişi bu kişidir ve gerekli cezai işlem yapılacaktır. Buralar sizin kendi memleketiniz geleceksiniz çalışacaksınız” dedi.

    Vali Kaymak, olaydan üzüntü fındık işçileri de olayın münferit bir olay olduğunu, böyle olayların Türk ve Kürt kardeşliğini bozamayacağını söyledi. İşçilerin yaşadığı çadır bölgesini inceleyen ve işçilerin barınma şikayetlerini dinleyen Vali Kaymak, gerekli çalışmaların yapılacağını belirtti.

  • (Özel Haber) Terörden kaçtı, ekmek parasını çıkarmaya çalışırken öldü

    Mardin’in Nusaybin ilçesinde moloz yığınları arasında hurda toplarken meydana gelen patlamada hayatını kaybeden Hamit Çevik’in ailesine Aile ve Sosyal Politikalar Mardin İl Müdürlüğü sahip çıktı.

    2 çocuğu bulunan ve eşi hamile olan Çevik’in, ilçenin Fırat Mahallesi’ndeki evlerinin yıkılması sonucu ailesi ile birlikte bir ahırda yaşam mücadelesi verdiği ve bu yüzden hurda topladığı öğrenildi.

    Çevik, eşi, 2 çocuğu, aynı evde yaşadığı 3 kardeşi ve eşleri ile anne ve babasıyla birlikte, hayırsever bir vatandaşın kendilerine verdiği ahırda yaşam mücadelesi vermeye başladı. Enkazlar arasında kalan evlerinden kurtardıkları birkaç parça eşyayı buraya getiren aile Çevik ve kardeşlerinin yaptığı günü birlik işlerle hayatlarına idame ettirmeye çalışırken, acı haberi alarak, bir kez daha yıkıldı. Sokağa çıkma yasağının 6 mahallesinde devam ettiği Nusaybin ilçesi Yenişehir ve Dicle Mahalleleri arasından geçen uluslararası İpekyolu kenarına yasaklı mahallelerden getirilerek, dökülen moloz yığınlarının arasında hurda toplayan Hamit Çevik (23) ve Kadri Barak (14), önceki gün henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı meydana gelen patlamada hayatını kaybetti.

    “5 aydır ahırda yaşıyoruz”

    Çevik’in geride bıraktığı gözü yaşlı eşi Ebru, 5 aydır ahırda yaşadıklarını anlatanrak, “Burada yaşam mücadelesi veriyoruz. Eşim geçimimizi sağlamak için at arabası aldı. Ve molozlardan demir yığınları toplayıp, ekmeğimizi kazanıyordu. Son işe çıkışında ise molozların altında bulunan patlayıcı infilak etti. Ve orada hayatını kaybetti. Onun ölümüyle birlikte karnımdaki bebeğim ve 2 erkek çocuğumla birlikte ortada kaldık. Rahmetli eşimle resmi nikahım da yoktu. Bize bakacak kimse yok. Şuan oturduğumuz yer daha önce ahır olarak kullanılıyordu. Biz kendimiz temizledik şuan burada oturuyoruz” dedi.

    Aile ve Sosyal Politikalar Mardin İl Müdürü Hüsnü Bengin Efetürk ise dün Çevik ailesinin yaşadığı bölgede incelemelerde bulunduklarını belirterek, “Benzer durumda olan 12 aile tespit ettik. Ebru Çevik’e tek seferlik olmak üzere 2 bin 600 TL sosyal yardımda bulunacağız. Yapılacak incelemelerin ardından ihtiyaç tespit edilmesi durumunda gerekli yardımları da yapacağız” ifadelerinde bulundu.

  • Başbakan Yıldırım: “Bu Can Bu Tende Oldukça Al Bayrağımızı Yukarıya Çıkarmaya Yemin Ettik”

    Başbakan Binali Yıldırım, memleketi Erzincan’da toplu açılış törenlerine katıldı. “Operasyonlar kayıtsız şartsız silahlar bırakılıncaya kadar sürecek” diyen Başbakan Yıldırım, Almanya Parlamentosu’nda alınan kararla ilgili olarak, “Alman Parlamentosu bir yalana imza attı” dedi.

    Memleketi Erzincan’da toplu açılış törenlerine katılan Başbakan Yıldırım, yaptığı konuşmada, “Can Erzincan’ın güzel insanları. Çok değerli hemşehrilerim hepinizi bu coşkulu ve güzel günde sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Sizlerle, canlarımla bir arada bulunmaktan büyük bahtiyarlık duyuyorum” diyerek konuşmasına başladı. Başbakan Yıldırım, “Bir candan bir cana Azerbaycan’dan Erzincan’a, sizlere onların selamını getirdim. Gözün aydın Erzincan. Ülkeme söz veriyorum, Erzincan sana ve Türkiye’ye layık olmaktan başka hiçbir davam yoktur. Bu can bu tende olduğu müddetçe al bayrağımızı yükseklere çıkarmaya, tek devlet, tek millet, tek vatan uğrunda her zaman kararlılıkla bu milletin başına bela olan terörü yok etmeye, Allah’ın izni ve sizlerin duasıyla azmettik ve yemin ettik. Başbakanlığım belli olduktan sonra Erzincan’ın gösterdiği sevgi ve muhabbete bugün teşekkür etmek için aranızdayım. Allah sizden ve bütün milletimizden razı olsun. Ülkemin her köşesine hizmet götürmek, eser yapmaktan çok büyük onur duydum. Bayrak yarışında Erzincanspor’a başarılar diliyorum” dedi.

    DAVUTOĞLU’NA TEŞEKKÜR

    Davutoğlu’na teşekkür eden Binali Yıldırım, “AK Parti’de görev değişikliği sadece bayrak değişimidir. Bu bayrak değişiminin görevi devraldığım 64’üncü hükümetin Başbakanı Ahmet Davutoğlu kardeşimize buradan teşekkür ediyorum. Yeni dönemde üstlendiğim bu görevle ülkemize daha çok yeni hizmetler yapacağız ve yeni eserleri kazandıracağız. AK Parti’nin şanına yaraşır şekilde kongremizi yaptık ve genel başkanı seçtik. Başbakan olarak Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından görevlendirilmemin ardından ertesi gün hükümetimizin Bakanlar Kurulu’nu sundum ve Sayın Cumhurbaşkanımız onayladı. Aynı gün hükümet programını Meclis’te açıkladık. Çarşamba günü Türkiye sevdalısı AK Parti’nin kurucusu liderimiz Cumhurbaşkanımızın başkanlığında ilk Bakanlar Kurulu toplantımızı yaptık. Yine Cuma günü Meclis’te hükümet programımız üzerine görüşmeleri tamamladı, hemen arkasından Anadolu ve Güneydoğu’nun en büyük havalimanını açmak için Cumhurbaşkanımızla birlikte Diyarbakır’a gittik. Kalleş terör örgütünün katlettiği 16 vatandaşımızın acılarını paylaşarak ziyarette bulunduk. Oradan İstanbul’a geldik ve oradan dünya incisi fethedilmesi Peygamberimizce övülen İstanbul’un 563’üncü yılını coşkulu ve görkemli şekilde gerçekleştirdik” diye konuştu.

    “SOYADIMIZ GİBİ İŞ YAPARIZ”

    “Az konuşup çok iş yaparız” diyen Başbakan Yıldırım, “Bu ülkede haftalarca, aylarca Bakanlar Kurulu toplanamıyordu. İşte sizin evladınızın kurduğu 65’inci Hükümet kuruluşundan güven oyu almasına kadar topu topu altı gün geçti. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en kısa sürede kurulup güvenoyu alan hükümete sahibiz. Soyadımız gibi iş yaparız. Az konuşur adımız gibi iş yaparız. Daha sonra İzmir’e gittim ve oranın bizim için anlamı var. İzmir’de başbakanlık görevini üstelendikten sonra oradaki hemşehrilerimle birlikte olduk. Geleneği devam ettirdik. Türkiye’de hükümet kurulduktan sonra önce yavru vatan Kıbrıs’a ziyaret yapılır ve ilk ziyaretimizi oraya yaptık. ‘Tek millet iki devlet’ dediğimiz can Azerbaycan’a gittik ve Türk milletinin Azerbaycan’a selamını gönderdik” şeklinde konuştu.

    Yapılan eserleri kazandırmakta büyük mutluluk yaşadığını belirten Yıldırım şunları söyledi:

    “AK Parti iktidarının özeliği var. Biz gittiğimiz yere eli boş gitmeyiz. Hele hele ata yurduna, can Erzincan’a eli boş gelinir mi. Bugün hem hasret giderelim hem de 188 eseri hemşehrilerimize kazandırdık, onun açılışını yapalım diye karşınızdayız. Bu hizmet ve eserlerin burada bittiğini düşünmeyin. Daha nice nice eserleri yaparız. Biz sadece Yaradanın önünde eğiliriz. Bugün tutarı 200 milyonu geçen 188 eserin açılışını yapıyoruz. Devlet hastanesinden içme suyu tesislerine, lojmanlardan dersliklere açılış yapıyoruz. Eğitim, sağlık, spor, emniyet, köylere yönelik altyapı eserlerini 2 yıl gibi kısa sürede tamamladık. Bugüne kadar Türkiye’nin her köşesindeki açılışları yapmanın şevki ve gururunu çokça yaşadım. Ancak bugün farklı bir heyecan ve mutluluk yaşıyoruz. Çünkü canlarımın arasındayım, memleketimdeyiz. Türkiye’nin Başbakanıyım ama her şeyden önce Erzincanlı’yım. Erzincan’a kazandırdığımız farklı bir mutluluğu sizlerle yaşıyorum. Bu eserlerin yapılmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Durmak yok yola devam diyoruz. İşimiz hizmet gücümüz millet.”

    “GÜVENLİK GÜÇLERİMİZİ HER ŞEYİ HAK EDİYORLAR”

    Başbakan Yıldırım, “Eğitim alanında 13 tane yeni eseri Erzincan’a kazandırdık. Kız İmam Hatip Lisesi çok güzel olmuş, tam da kızlarımıza layık. İlköğretim ve 5 anaokulu, 20 daireli lojman, laboratuvar, kütüphane ve spor salonlarımız. Her ilçemiz kıymetli ama bugün Refahiye ve Tercan Devlet Hastanemizin açılışını yapıyoruz. Güvenliğimizin teminatı güvenlik güçlerimize 224 dairelik polis lojmanı yaptık. Polis kardeşlerimiz ve aileleri güle güle kullansınlar. Polis, asker, jandarma ve korucularımız bu ayyıldızlı bayrağın bekçisidir. Onlar birlik ve beraberliğimizin teminatıdır. Onlar ne yaparsak yapalım hak ediyorlar” dedi.

    Gece gündüz demeden çalıştıklarını söyleyen Yıldırım, “Gece gündüz demeden çalışarak, alın teri dökerek, akıl teri dökerek, durmadan güçlü Erzincan’ı güçlü Türkiye’yi birlikte inşa ediyoruz. 14 yılda her alanda olduğu gibi ekonomiyi de farklı düzene getiren AK Parti’dir” dedi.

    “BİR MİLYONA HACET GİDEREMİYORDUK”

    2001 yılındaki krizi hatırlatan Yıldırım, “Dünya krizlerinde durmak yok hizmete devam diyerek, durmak yok yatırıma devam diyerek, ülkemizi krizlerden koruyarak, ekonomi ve istikrarımızın devamı için çalışan bir AK Parti iktidarı var. Hatırlayın Türkiye’nin 2000 ve 2001 yıllarını. Faizlerin yüzde 70’lerden nerelere geldiğini hep birlikte gördük. Bir milyona hacet bile gideremiyorduk. Bir günde krizlerle Türkiye’nin fakirleştiğini, parasının pul olduğunu, dükkanlarda siftah atılmadığını, yazar kasaların havada uçuştuğunu, milletin moral ve ekonomik olarak çöktüğü zaman Afyon’dan yükselen ses vardı. O ses memleket sevdalısı Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarının sesiydi. O ses Türkiye’nin aydınlık yollarına gideceği sesti. Allah’a şükür 14 yıl boyunca hem çalıştık hem de memleketimizi muhtaç etmedik. Ekonomiyi geliştirdik, yolları böldük gönülleri birleştirdik. Bugün artık parası, ekonomisi, ayyıldızlı pasaportuyla itibarı yüksek bir Türkiye var. Bu Türkiye sizin eserinizdir. IMF’nin elinde el pençe divan duran bir ülkeden borç veren bir Türkiye var. İhtiyaçlarını dahi karşılayamayan, vatandaşına sağlık hizmeti veremeyen, alt yapıda yetersiz Türkiye’den 3 milyon insana bağrını açıp onları misafir eden Türkiye var. Bize de yakışan budur. Terzi babanın torunlarına yakışan budur” ifadelerini kullandı.

    “İNTERNETİ AFRİKA SEVİYESİNDEN AVRUPA’NIN İLK 5 SEVİYESİNE GETİRDİK”

    Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı olduğu dönemdeki yaptığı hizmetleri aktaran Başbakan Binali Yıldırım, “Türkiye’de 6 bin kilometre bölünmüş yolu 24 bin 500 kilometreye çıkardım. Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde sizlerin de duasıyla yaptık. Havayolunu halkın yolu yaptık. İnterneti Afrika seviyesinden aldık ve Avrupa’nın ilk 5 ülkesi arasına soktuk. İşimiz bitmedi” dedi.

    “ULAŞIM YATIRIMLARIYLA ŞEHİRLERİ KARDEŞ YAPIYORUZ”

    Bölgede yapılan ulaşım yatırımlarıyla şehirlerin kardeş hale geldiği vurgusunu yapan Başbakan Yıldırım, “Erzincan-Erzurum yolunda ne kadar hemşehrimizin ocağının söndüğünü biliyorsunuz. Şimdi o yol nasıl oldu. Fırat’a gem vurduk. Viyadüklerle Samsa Deresi’ni dize getirdik. Köroğlu, Sakaltutan, Kelkit, Zigana’da Türkiye’nin en uzun tünelini yapıyoruz. KOP Tüneli, Birinci Dünya Savaşı sonunda işgale uğrayan topraklarımızda, KOP Dağı’nda geçit vermeyen o aziz şehitlerimizin anısına şimdi de geçit vermeyen KOP Dağı’nı deliyor, Erzurum’la Bayburt’u komşu yapıyoruz” diye konuştu.

    Erzincan’dan Kuruçay’a, Kuruçay’dan İliç’e, İliç’den Erin’e duble yol yapıldığını ifade eden Yıldırım, “16 kilometre tünel, sayısız köprülerle kuzeyden güneye koridorlar oluşturup Erzincan’ı Elazığ ve Malatya’ya bağlıyoruz. Taş yol da yapılır, Fırat’a sırat da yapılır” dedi.

    “OPERASYONLAR KAYITSIZ ŞARTSIZ SİLAHLAR BIRAKILINCAYA KADAR SÜRECEK”

    Terör konusuna ilişkin sert açıklamalarda bulunan Başbakan Binali Yıldırım, “Milletim rahat olsun, bu terör belasını milletin gündeminden çıkaracağız. Evelallah bu yolda emin adımlarla ilerliyoruz. Operasyonlarımız terör örgütünün, teröristler kayıtsız şartsız bütün silahlarını teslim edinceye kadar devam edecek. Sivil vatandaşlarımız, asker ve polisimiz yüzde yüz güvende olana kadar bu şer odaklarıyla mücadelemiz artarak devam edecek. Sorun Kürtler’in terör örgütü sorunudur, PKK sorunudur. Terör örgütüne ve onların yandaşlarına, içerideki ve dışarıdaki destekçilerine, siyasi unsurlarına söyleyeceğimiz şudur; Türkiye tek devlet, tek vatan, tek bayraklı bir millet olarak ilelebet yoluna kararlılıkla devam edecek. Bizi bu yoldan kimse döndüremez. Bunu Erzincan meydanından bir kez daha haykırıyorum. Ekmeğimizi böleriz Türkiye’yi böldürtmeyiz. Yolları böleriz, vatanı böldürtmeyiz” dedi.

    “ALMAN PARLAMENTOSU BİR YALANA İMZA ATTI”

    Almanya Parlamentosu’nda kabul edilen sözde Ermeni soykırımına ilişkin konuşan Yıldırım, “Kimin dost kimin dost olmadığını çok iyi görüyoruz. Alman Parlamentosu bir yalana imza attı. O yalan ne; yüz yıl önce Birinci Dünya Savaşı şartlarında her ülkede, her yerde yaşanan bir göç olayını bugün önümüze soykırım diye getirmeye çalışanlar. Şunu iyi bilmeliler ki, Türkiye tarihiyle de milletiyle de gurur duyuyor. Eski defterleri açarsak, eski hesaplara bakarsak herkes şunu iyi bilsin ki o defterlerde en az kaydı bulunan ve hesap bulunan Türkiye’dir. Daha dün Avrupa’nın göbeğinde Bosnalı Boşnak kardeşlerimizin katliamında, Hocalı’da Azeri kardeşlerimizi bir gecede yok edenler bugün Ermeniler’in hamiliğine soyunmuşlar. Kim ne yaparsa yapsın bu karar Türkiye ve Almanya ilişkilerini zedelemiştir. Ümit ederiz yanlıştan kısa sürede dönülür” diye konuştu.

    “YENİ ANAYASADA BAŞKANLIK SİSTEMİ VE PARTİLİ CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİNİ GETİRELİM”

    Yeni anayasa ve başkanlık sistemi tartışmalarına da değinen Başbakan Yıldırım, “Türkiye’nin yeni bir anayasası olsun, darbelerin kalıntısı bu anayasa Türkiye’nin işini görmüyor. Yeni anayasada başkanlık sistemini, partili cumhurbaşkanlığı sistemini de getirelim. Bu kafa karışıklığını ortadan kaldıralım. Türkiye’nin istikrarlı ve kararlı yürüyüşünün yolu yeni anayasa ve yönetim sisteminden geçiyor. 2023 hedeflerinin milletimizin beklentisinin en önemli kararıdır. El birliğiyle inşallah yeni anayasayı da yapacağız, milletimizin gönlünü de, yolunu da yapacağız” diyerek sözlerini tamamladı.

    Başbakan Binali Yıldırım, konuşmasının ardından İçişleri Bakanı Efkan Ala, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Aslan, Maliye Bakanı Naci Ağbal ile birlikte 188 eserin açılışını yaptı.