Etiket: Çıkardılar

  • Karın keyfini kayarak çıkardılar

    BURSA (İHA) – Bursa’nın Orhangazi ilçesinde vatandaşlar tepsi ve poşetlerle kayarak karın keyfini çıkardı.

    Dün akşamdan beri etkili olan kar yağışı hayatı olumsuz etkilese de Bursa’nın Orhangazi ilçesinde vatandaşlar tepsi ve poşetlerle kayarak karın keyfini çıkardı. Türkiye’nin dört bir yanında kar dolayısıyla mağduriyetler yaşansa da karda kayan Orhangazililer renkli görüntüler oluşturdu.

  • Karın keyfini çıkardılar

    Bursa’da akşam saatlerinde etkisini arttıran kar yağışı vatandaşları sokağa döktü. Bursa’nın yüksek noktaları kısa sürede karla kaplandı. Akşam saatlerinde parkları dolduran çocuklar, kardan adam yapıp, kartopu oynadı. Köpeğini gezdiren Faruk Ulukavak isimli vatandaş, “Temenyeri Parkı’nda köpeğimle beraber gezmeye çıktık, çok güzel bir hava var. Kar yağışı ve hava muazzam” dedi. Murat Şahinoğlu ise “Uzun zamandır böyle kar yağmasını merakla bekliyorduk. Yağan karın keyfini çıkarmaktayız” diye konuştu. Bursa’nın bir diğer ucundan kar yağdığı için geldiğini söyleyen Ebru Destan Yılmaz, kar yağmasını uzun zamandır beklediğini ve şimdi de keyfini çıkardığını söyledi. Vatandaşlar geç saatlere kadar karın keyfini çıkardı.

  • Ekmeklerini topraktan çıkardılar dünyaya ihracata başladılar

    Çorumlu iş adamları Cengiz Başaranhıncal ve Ali Arslan kurdukları Hitit Terra firmasıyla topraktan üretimini yaptıkları mutfak araçları, dekor ürünler, süs ve peyzaj ürünlerini dünyaya ihraç ediyor.

    Yıldız Şirketler gurubu bünyesinde faaliyet gösteren Hitit Terra, doğal yaşamın vazgeçilmez unsuru olan toprağa hayat vererek, sanata dönüştürdü. Kuş evleri projesi ile Türkiye’de bir ilke imza atan firmanın ürettiği güveç kabından, kek kalıbına, damacanadan fırın tepsisine, kahve takımından, yumurta tavasına kadar yüzlerce çeşit toprak ürün hem yurt içi, hem yurt dışında büyük ilgi görüyor. Mutfaklarda kullanılan tüm modern ürünleri yeni bir konseptle insanların hizmetine sunan firma, organik yaşam kültürünü merkezi halini almış. Organik tüketim kültürünün yaygınlaşmasıyla özüne dönmeye çalışan insanların vazgeçilmezleri halini alan toprak ürünler, geleneksel çizgileri de günümüze taşıyor.

    Hitit Terra ortaklarından Cengiz Başaranhıncal, firmalarının kuruluşunun 1920 yıllara dayandığını belirterek, bu serüvenin dedelerinin el yapımı tuğla üretimi ile başladığını söyledi. 1950’li yıllarda kurdukları fabrika ile modern tabir edilen endüstriyel üretime geçiş yaptıklarını dile getiren Başaranhıncal, “2000 yılından itibaren tekrar geriye dönüş başlattık. El yapımı tuğla imalatına döndük. Aksesuarlar yapmaya başladık. 2010 yılında şirketimizin bünyesinde Hitit Terra markasıyla topraktan sağlıklı kullanım gereçleri üzerine üretime başladık. İlk etapta güveç, sus testileri, yoğurt kapları gibi mutfak gereçleri üretimi yapıyorduk. Gelişen teknolojiyle birlikte yaptığımız Ar-Ge çalışmaları ve alanında uzman kadromuzla geçmişten gelen tecrübelerimizi de harmanlayarak sırlı, sırsız, süs ve peyzaj malzemesi üretimine de başladık. Daha önemlisi restorasyonda Türkiye’de yapılamayan değişik kiremit ve tuğlaların üretimine girdik. Tuğla bir şekilde yapılıyor ancak yapımı imkansız olan kiremitler vardı. Geçmişte tarihi binalarda kullanılan kiremitler bulunamadığı için Vakıflar bunları kurşun çatı yapın diyordu. O projelere girmeye başladık. Muhtelif kiremitler yaptık. Bunları elde ve makinede yapmak imkânsızdı. Teknoloji ve geçmişten gelen tecrübemizi harmanlayarak bu kiremitleri yapmaya başladık” dedi.

    “129 Euroluk kuş evini 18 liraya mal ettiler”

    Doğa Koruma ve Milli Parklar 5. Bölge Müdürlüğü tarafından, Türkiye’de bir ilke imza atılarak “çatılara kiremit şeklinde kuş evi” projesi hakkında da açıklamalarda bulunan Başaranhıncal, “Kuş evi ile ilgili bir çalışmamız vardı. Doğa Koruma ve Milli Parklar 5. Bölge Müdürü Mahmut Temel’den de bununla ilgili bir çalışma yapmamızı isteyince bizde süreci hızlandırdık. Kuş evlerimiz kalıp halinde idi. Satılsın veya satılmasın bu ürünü bünyemize katmak istiyorduk. Kısa sürede kuş evini tamamlayarak 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü dolayısıyla Doğa Koruma ve Milli Parklar 5. Bölge Müdürlüğü’nün Afyonkarahisar’daki programına yetiştirdik. Yurt dışında 129 eurodan satışa sunulan bu evleri 18 liraya mal ettik. Çevreye ve doğaya olan saygımızdan dolayı bu ürüne kar marjı yazmadık” ifadelerini kullandı.

    Hitit Terra olarak topraktan mutfak gereçlerinin yanı sıra süs eşyaları, yapı elemanları ve peyzaj bahçe süsleri imalatı yaptıklarını anlatan Başaranhıncal, “Müzedeki ürünlerin replikalarını yaptık. Hititlerin 3 bin 600 yıl önce kullandığı güveç kazanını orijinal bir şekilde tasarlayarak üretimini gerçekleştirdik. Özellikle bu ürüne çok büyük talep oldu. Süs eşyalarında Hitit figürlerini, motifleri ön plana çıkardık. Topkapı Sarayı’nın Harem dairesinin zemin tuğlalarını aslına uygun olarak yaptık. Mutfak gereçlerinde 200’ün üzerinde çeşidimiz var. Amerika’dan, Arabistan’a kadar ihracat yapıyoruz. Uluslararası gıda uygunluk sertifikamız var. Turşu küpleri, salça küpleri, eski geleneksel ne varsa hepsini yapıyoruz. Daha önce topraktan yapılmış ne varsa tekrardan üretebiliyoruz. Ürünlerin topraktan yapılıp yapılmadığına inanmayanlar var. Bu toprak değildir alçıdır diyenler var. Toprağı böyle yapamazsınız diyenler var. Yaptığımız ürünler ortada” şeklinde konuştu.

    “Arabistan Türk bayrağı ve Türk malı damgasıyla ürün istiyor”

    Toprak ürünlerinin yurt dışında Türkiye’den daha çok rağbet gördüğünü anlatan Başaranhıncal, “Arabistan’a ihracat yapıyoruz. İlk şartları bize kolilerin üzerinde Türk bayrağı olacak, Türk malı yazacak dediler. Bu bizim için gurur veriyor. Büyük bir gururla kolilere Türk bayrağını yapıştırıp, Türk malı damgasıyla satıyoruz. Toprak ürünlerinde sadece Avrupa ile yarışıyoruz. Taiwan, Tayland ve Filipinlerde de bu ürünler yapılıyor ancak bizi onlarla bir tutmuyorlar. Güvenirliliğimizle, ürünlerimizle biz bir adım üründeyiz. Firma bir asra yakın geçmişe sahip olmasına rağmen genç bir marka sahibiyiz. 100 yıldır toprak işleriz toprak satarız. 500 ürün çeşidimiz var. Hititlere, bu coğrafyaya, ülkemize olan borcumuz var. Yapacağımız yatırımlarla bu coğrafyaya borcumuzu ödemeye devam edeceğiz”dedi.

  • Arkeoloji mezunu genci çileden çıkardılar

    Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde yaşayan Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü mezunu genç, açtığı ’Arkeoloji Çay Ocağı’ isimli iş yerinde definecileri ilginç sorularıyla karşılaşıyor.

    Ek gelir amacıyla çay ocağı açan arkeolog Mehmet Ali Kocabaş, iş yerinin ismi sebebiyle müşterilerinin, bilhassa da define avcılarının, çay içtiği sırada ilginç sorular yönelttiğini belirtti. Kocabaş, “Niyetim aslında mezun olduktan sonra kendi alanımda yükselmek idi. Ancak arkeologlara fazla bir imkan sağlanmadığı için kendime bir meşgale sağlamak niyeti ile bu iş yerini açtım. İş yerimin ismine de Arkeoloji Çay Ocağını ismini verdim. Arkeolog olduğum için ismini bu şekilde uygun buldum. Ancak bu iş yerini açtıktan sonra bazı müşterilerimiz tarafından garip garip sorular bana yöneltilmeye başlandı. Çok tuhaf sorular yöneltilmeye başlandı. Bundan şikayetçiyim. Mesela kayanın üzerinde ayak izi varmış bunun hangi anlama geldiğini soruyor, ardından da kendileri bunlara tuhaf yorumlar, cevaplar veriyorlar. Beni çıldırttılar, isyan ettirdiler. Benim isteğim buraya gelsinler çay içsinler, merak ettikleri tarihi bilgiler sorsunlar, burada bulunan kitapları okusunlar. Sorulan acayip sorulardan sıkıldım” dedi.

    Ayrıca çay ocağına gelerek kitap okuyanlara da ikinci çay bedava olduğunu belirten Mehmet Ali Kocabaş, herkesi Kavaklı Mahallesi Odun Pazarı Sokak’taki çay ocağına davet etti.

  • Hastane bahçesinde masa kurup içki içtiler, üstüne birde yangın çıkardılar

    Bilecik’te hastane bahçesine masa kurarak içki içen bir grubun içtikleri sigarayı yere atmaları sonucu çıkan ot yangını büyümeden söndürüldü.

    Alınan bilgilere göre, Cuma namazı saatlerinde Bilecik Devlet Hastanesi bahçesinde masa kurup içki içen bir grup, içtikleri sigarayı yere atınca kuru otlar alev aldı. Bahçeden yükselen dumanları gören hastane güvenlik görevlileri bahçeye uzattıkları hortum sayesinde yangını büyümeden söndürdüler. Vatandaşlar, Bilecik’te içki içenlerin mekanı haline gelen hastane bahçesi dolayısı ile şikayet ederken, yetkililerden bu konuya bir çözüm bulmalarını istediler.