Etiket: Çıkardılar

  • Beton mikserini kardan böyle çıkardılar

    Artvin’in Kafkasör mevkiinde özel bir şirkete ait beton mikseri kar dolayısıyla yoldan çıktı. İlerleyemeyen beton mikserinin imdadına çevrede bulunan vatandaşlar koştu. Tonlarca ağırlıktaki beton mikserini iten vatandaşlar ilginç görüntüler oluşturdu. o anlar cep telefonu kamerası ile görüntülendi.

    Öte yandan Artvin’de yağan karın etkisi ile Ardanuç ilçesinde 3, Şavşat ilçesinde 16 olmak üzere toplam 19 köy yolu ulaşama kapalı bulunuyor.

  • Ay yıldızlı kolye ile gözünü çıkardılar

    İzmir’in Konak ilesinde, otobüs durağında bekleyen Yunus Tuaç ve Anıl Kurt’tan sigara isteyen 2 şahıs daha sonra iddiaya göre ay yıldızlı kolyeyi bahane ederek saldırdı. Saldırganlardan biri Tuaç’ın boynundaki kolyeyi koparıp gözüne sapladı. Olayı soruşturan savcı, hazırladığı iddianamede kolyeyi silah olarak sayarken, her iki tarafa da ’karşılıklı hakaret’, ’basit yaralama’ ve ’yaralama’ suçundan dava açtı. Tuaç’ın avukatı Hasan Bülent Güvençalan, dosyanın hazırlık safhasında büyük bir eksikliğin olduğunu ileri sürerek, “Savcılık aşamasındayken olayın bir terör suçu kapsamına girdiği ne yazık ki göz önüne alınmamış, bu bakımdan hiç değerlendirme yapılmamıştır” dedi.

    Davaya konu olay, 12 Nisan 2015 tarihinde, Halkapınar otobüs duraklarında meydana geldi. Olayı soruşturan cumhuriyet savcısının hazırladığı iddianameye göre arkadaş olan Yunus Tuaç (22) ve Anıl Kurt (24) otobüs durağında otobüs beklerken yanlarına gelen Muhammet İ. (24) ile arkadaşı Haluk D. (24), Tuaç ve Kurt’tan sigara istedi. Sigaralarının kalmadığını belirten Yunus Tuaç ve Anıl Kurt ile sigara isteyen Muhammet İ. ve Haluk D. tartışmaya başladı. Tartışma büyüyerek kavgaya döndü. Yunus Tuaç’ın boynunda olan ay yıldızlı kolyeyi koparan Haluk D., Tuaç’ın gözüne soktu. Orada bulunan otobüs şoförlerinin araya girmesi ile kavga ayrıldı. Savcı hazırladığı iddianamede kolyenin silah olarak kullandığını belirtirken, karşılıklı birbirlerini darp eden 2 grup arkadaşa; ’karşılıklı hakaret’, ’basit yaralama’ ve ’yaralama’ suçundan dava açtı. Dava, İzmir 15 Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılıp görülmeye başlandı.

    Kavga ’ay yıldızlı’ kolyeden başladı iddiası

    Arkadaşı ile birlikte durakta otobüs beklediğini belirten Yunus Tuaç, “O sırada tanımadığımız iki kişi geldi. Ben durakta oturuyorum, telefonumla oyalanıyordum. Arkadaşım ayaktaydı ona yaklaştılar, dediler ki ’bir sigara alabilir miyim?’ Arkadaşım ’yok kullanmıyorum’ dedi. Bunlar gitti, uzaklaştı. O sıra ben kalktım oturduğum banktan. Arkadaşımın yanına gittim. Birbirimizle uğraşmaya ve şakalaşmaya başladık. O sıra biri geldi bana bakmaya başladı. Ben arkadaşımla göz göze geldim, sonra boynumdaki ay yıldız kolyeyi göstererek ’çıkar lan onu’ dedi. Sonra ’bütün Türkleri şöyle yapacağız’ diye hakaret ederek Türk milletine küfür etmeye başladı. O sıra kolyeye doğru elini uzattı, kolyeyi kopardı. Arkadaş da yanımdaydı, o ittirdi ilk önce, o sıra arbede başladı. Yaklaşık bir 10 dakika boyunca öyle birbirimizle kavga ettik. Sonra ben bir köşeye çekildim. Biri arkadaşımı tuttu, 2 kişilerdi biri boşta kalınca ben ne oluyor diye kafamı çevirince, çevirir çevirmez gözüme kolyeyi sapladı. Ondan sonra ben anlamadım ne olduğunu, bir şeyin gözüme saplandığını fark ettim. Sonra bir 5 dakika daha böyle devam ettik. Ondan sonra iyice ben halsizleştim. Arkadaşım geldi yanıma ne oldu diye derken o sıra beni sırtlar gibi tuttu. Şoförlerin durduğu yere doğru götürmeye başladı. Arada 50-60 metre var. Ondan sonra bunlar kemerlerini çıkararak arkadaşıma vurmaya başladı. Küfürler ederek aydınlığa geldiğimiz zaman kafamı çevirdiğimde benim gözümün dışarıda olduğunu fark ettikleri zaman, bunlar uzaklaştılar. Tabi bunlar durağa giderken sayıları 6-7’ye çıktı. Şoförler falan biraz yardım etti. O sıra ambulansları aradık, ambulans geldi Ege Üniversitesine kaldırdılar. Orada stajyer doktorlardan biri, ’bu göz artık tedavi edemeyeceğimiz boyuta gelmiş, bu gözü alacağız’ dediler. Sabah hoca geldi, ’ameliyata girmeden ben bir şey diyemeyeceğim’ dedi. Ameliyata girdim 2 buçuk saat dikiş attılar gözün iç kısmına göz bebeğine ondan sonra, ’bekleyeceğiz, eğer randıman alırsak bir şey yapmayacağız. Bir şey yapmaya başlarsa ikinci bir ameliyata gireriz’ dediler” dedi.

    Askerde çürük aldı

    Olaydan yaklaşık 6 ay sonra askere gittiğini belirten Yunus Tuaç, “Sivas’ ta komutanlarımın gözümü fark etmesi üzerine Ankara Gülhane Tıp Akademisine gönderdiler. Oradan Amasya Merzifon‘a gönderdiler. Merzifon’dan sonra, sağ gözümün görmemesi sebebiyle çürük verdiler. Askerliğim 1 ayda bitti. Tekrar Ege Üniversitesi Hastanesine döndüm, orada hocayla konuştum. Hoca, ’bu göz için artık yapacak bir şeyimiz yok. Bu gözü kurtaramayız’ dedi. O sıra protez düşünürsen yardımcı olabilirim dediler. 3 ay sonraya randevu verdiler, 3 ay sonra gittiğimde 4 – 5 gün hastanede yattım. Sağ gözümü tamamen alıp içeriye plastik bir parça yerleştirdiler. Oradan çıktığımda tekrardan gidip protez göz yaptırdım” diye konuştu.

    “Olayın bir terör suçu kapsamına girdiği ne yazık ki göz önüne alınmamış”

    Dosyanın hazırlık safhasından büyük bir eksikliğin olduğunu belirten Yunus Tuaç’ın avukatı Hasan Bülent Güvençalan, “Savcılık aşamasındayken olayın bir terör suçu kapsamına girdiği ne yazık ki göz önüne alınmamış, bu bakımdan hiç değerlendirme yapılmamıştır. Sanıkların Facebook sayfaları, terör örgütünün övücü yazılarla, resimlerle dolu. Ayrıca kendi mahalleleri kendi çevreleri gibi bu terör örgütü sempatizanı oldukları, hatta militan aşamasında eylemlerde bulundukları da ayırt edilebilecek bir noktada. Savcılık olaya bu şekilde hiç yaklaşmamış sadece basit bir yaralama olarak değerlendirmiş. Bu da dosyanın en baştan itibaren yanlış mecraya yönlendirilmesine sebep olmuştur. Müvekkilim sadece ay yıldız kolye takması sebebiyle bu saldırıya uğradığı çok açık ortadadır. Bu ay yıldız kolye zaten gözüne saplanıyor, bu nedenle uzuv kaybına yol açıyor. Şu an gözünü tamamen kullanamayacak durumdadır. Bu aşamalarda buna dikkat edilmediği için yargı bunu basit bir müdahaleyle giderilemeyecek bir yaralama olarak bahsetmektedir. Bu konuda biz mahkemede gerekli taleplerimizde bulunduk. Olayın terör suçu kapsamına girdiğini, bu fiili işleyen kişilerin terör örgütü üyesi olduklarını, eylem sırasında bir terör örgütünün ismini kullanarak kişiler üstünde baskı ve terör oluşturmaya çalıştıklarını, aynı zamanda kendi etnik kimliklerini de ön plana çıkararak bu sayede de karşı taraf üzerinde baskı kurmak istediklerini çok açık olarak belirttik. Mahkeme de bu sırada karar aşamasındadır. Talebimiz devam ediyor” ifadelerini kullandı.

  • Safra kesesinden 200 tane taş çıkardılar

    Denizli’nin Tavas ilçesinde bir kadının safra kesesinden kapalı yöntem operasyon ile 200 tane taş çıkarıldı.

    Bir süre önce karın, sırt bölgesinde ağrı, bulantı ve kusma şikayetleriyle özel bir hastaneye başvuran başvuran 2 çocuk annesi 57 yaşındaki Gülsüm Söylemez’in yapılan tahlillerinde safra kesesinde çok miktarda irili, ufaklı taş olduğu tespit edildi. Söylemez’e kapalı ameliyat yöntemiyle yapılan operasyonda safra kesesinden 200 adet taş çıkarıldı.

    Uzun zamandır karın bölgesinde ağrı ve şişlik yaşadığını ancak her fırsatta ameliyat olmaktan kaçtığını belirten Gülsüm Söylemez, “Ameliyatım kapalı yöntemle yapıldı. Çünkü vücudumda hem yara izleri belli değil, hem de 1 günde taburcu oldum. Evde, tarlada işlerimiz çok. Beni ağrılarımdan kurtaran ve bu kadar kısa sürede sağlığıma kavuşturan doktora teşekkür ediyorum” dedi.

    Operasyonu gerçekleştiren Genel Cerrahi Uzmanı Operatör Doktor Mehmet Tekin, “Safra kesesi taşının tek etkin tedavisi, kapalı cerrahi ile safra kesesinin alınmasıdır. Bu saatli bombanın vücutta taşınması yerine kapalı yöntemle alınması en uygun tedavidir. Safra kesesi ameliyatlarında altın standart olan laparoskopinin açık ameliyatlara göre hasta için çok önemli avantajları bulunmaktadır. Açık ameliyatlarda sağ kaburganın altında 10-15 santimetrelik bir kesi, kozmetik olarak rahatsız edici olduğu gibi, bu kesinin iyileşmesi de zaman almaktadır. Açık ameliyatlarda fıtıklaşma riski de yüksektir. Hastanın ameliyat sonrası normal yaşama dönme süresi de kapalı ameliyatlara göre çok daha uzundur” diye konuştu.

  • Yolcu vapurunu internetten satışa çıkardılar

    İstanbul Şehir Hatları bünyesinde 35 yıl boyunca İstanbulluları taşıyan “Şehit Caner Gönyeli” isimli yolcu vapuru, internette bir alışveriş sitesi üzerinden 1 milyon 200 bin lira bedelle satışa çıkarıldı.

    İstanbul Şehir Hatları bünyesinde 35 yıl boyunca İstanbulluları taşıyan “Şehit Caner Gönyeli” isimli yolcu vapuru, internetten 1 milyon 200 bin lira bedelle satışa çıkarıldı. İlanda, Deniz İşletme Müdürlüğü’nden 4 yıl önce ihale ile satın alınan yolcu vapuru, 3 Şubat’ta satışa çıkarıldı. Vapura şu ana kadar yerli-yabancı turizm işletmeleri ve mimarlar talip oldu.

    Ticari işletme için uygunluk belgesi olan, 60 metre uzunluğunda, 10 metre eninde ve 12 metrelik derinliğe sahip yolcu vapuru, 750 beygirlik iki adet motora ve 650 kişilik yolcu kapasitesine sahip. 1978’de yapılan vapurda kaptan köşkünün yanı sıra, 4 büyük salon ile suyun altında 4 metre kazan dairesi ve odalar mevcut. Yalova’da demirli halde bulunan yolcu vapuru alıcısını bekliyor.

  • FETÖ firarisi Tekalan’ı hemşehrilikten çıkardılar

    Afyonkarahisar’ın Sandıklı Belediye Meclisi aldığı karar ile Amerika Texas Nort American Üniversitesi’nde Rektör olarak görev yapan Şerif Ali Tekalan’ı, FETÖ üyesi olduğu gerekçesiyle “hemşehrilikten” çıkarma karar aldı.

    Sandıklı Belediye Meclis toplantısı Belediye Başkanı Mustafa Çöl başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda alınan karar doğrultusunda aslen Sandıklılı olan ve FETÖ firarisi olan Şerif Ali Tekalan, hemşehrilikten çıkarıldı. Alınan kararda ise şu ifadelere yer verildi:

    “Cumhuriyetin kazanıldığı topraklar olan güzel memleketimizin, Sandıklımızın maalesef ekmeğini yiyip, kimliğini taşıyan Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) en önemli üst düzey yöneticisi olan Şerif Ali Tekalan isimli şahıs yaptığı hainliği ile devletimiz ve milletimizin bekasına kastederek Sandıklımızı ve tüm Sandıklı halkını mahcup duruma düşürmüştür. Bu alçak daha önce bilindiği gibi Fatih Üniversitesi’nde Rektörlük yapmış, şimdi ise Amerika Texas Nort American Üniversitesinde Rektör olarak görev yapmaktadır. Yeni FETÖ terör örgütü başkanlığı adayları arasında ilk 5 kişiden birisi olarak gösterilen TEKALAN’ın, kendi köyü olan Ürküt’ten yakın zamanda Kayseri’deki hain saldırıda Gazilik unvanı alan, Kayahan Uluhan’dan vatan ve millet sevgisi öğrenmesi gerektiğini düşünüyoruz.

    Amerikaya sığınmış vatan haini olan Şerif Ali Tekalan isimli şahsı hemşehri olarak tanımamız mümkün değildir. Sandıklı Belediye Meclisi olarak vatan haini şahsı oy birliğiyle hemşehrilikten reddediyoruz.”