Etiket: Çıkaracak

  • Alman devi 12 bin kişiyi işten çıkaracak

    FRANKFURT (İHA) – Alman ilaç ve kimya şirketi Bayer, 12 bin çalışanını işten çıkaracağını ve hayvan sağlığı bölümünü satacağını açıkladı.

    Dünyanın en büyük ilaç ve kimya şirketlerinden Bayer, şirketin yeniden yapılanma planı kapsamında 2022 yılına kadar 12 bin çalışanının işine son vereceğini açıkladı. Uluslararası arenada faaliyet gösteren şirket, işten çıkarımlarının büyük bir çoğunluğunu Almanya’da yapacağını belirtti. Hazırlanan plan kapsamında şirket ayrıca hayvan sağlığı bölümünü de satışa çıkardığını duyurdu. Bu bölümü kapatan Bayer ilaç, bitki ve tüketici sağlığı bölümüne odaklanacağını aktardı.

    1874 yılında kurulan Bayer’in dünya genelindeki 301 şirketinde 99 bin 820 çalışanı ve yıllık 32 milyar euro cirosu bulunuyor.

  • Başbakan Yardımcısı Fikri Işık: “Cumhurbaşkanımız ilk turda seçimi alır. AK Parti 300’ün üzerinde milletvekili çıkaracak notaya geldi”

    KOCAELİ (İHA) – Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, “Son bir haftadır, alanların şenlenmesi ile herkesin adayları tartma imkanı oldu. Cumhurbaşkanımızın bu noktada tecrübesi, birikimi daha da ön plana çıktı. Bugün sandık konsa seçim birinci turda biter. İnşallah önemli bir farkla Cumhurbaşkanımız ilk turda seçimi alır. AK Parti 300’ün üzerinde milletvekili çıkaracak noktaya geldi” dedi.

    Kocaeli’nde bulunan bir otelde gerçekleşen toplantıya, yerel medya kuruluşlarının temsilcileri, haber ajanslarının sorumluları ile basın mensupları katıldı. Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, toplantıda gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

    “AK Parti 300’ün üzerinde milletvekili çıkaracak noktaya geldi”

    Seçim tahmininin sorulması üzerine Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, “Bizim geleneğimizde seçimlerden önce hedeflediğimiz oy oranını açıklamak vardı ama bu çık erken seçim oldu. Bu seçim takvimi çok sıkışık. Bizim hedefleri vermek için yapmamız gereken çalışmayı yapma fırsatımız olmadı. Biz rakam verirken kafamıza göre vermiyoruz. Partinin genel durumuna, rakiplerin genel durumuna bakarak tahmin veriyoruz. Bizim AK parti Kocaeli olarak kriterimiz şu; 7 olursa kendimizi başarılı saymayız, 8 normal, 9 başarıdır. Genelde Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turda biteceğini düşünüyorum. Son bir haftadır, alanların şenlenmesi ile herkesin adayları tartma imkanı oldu. Cumhurbaşkanımızın bu noktada tecrübesi, birikimi daha da ön plana çıktı. Bugün sandık konsa seçim birinci turda biter. İnşallah önemli bir farkla Cumhurbaşkanımız ilk turda seçimi alır. AK Parti 300’ün üzerinde milletvekili çıkaracak noktaya geldi” diye konuştu.

    Gençlerin adaylığını ile ilgili konuşan Fikri Işık, “Elif Nur Bayram 11. sırada, 18 yaşında. AK Parti bir ilki yaptı. Bizi eleştirenlerden beklentimiz seçilecek sıraya bir genci koymalarıydı. İnşallah önümüzdeki dönemlerde o da olacak. 25 yaş altında, seçilecek yerde milletvekili adayları var. AK Parti siyasette gençlere alan açan bir parti. Şimdi çok daha genç kadrolar var. Çok genç bakanlarımız var” şeklinde konuştu.

    “Bu meclise verilen önemin göstergesidir”

    Birçok bakanın milletvekili listesinde yer aldığının sorulması üzerine ise Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, “Referandum sürecinde pek çok propaganda yapıldı, meclisin çok zayıf olacağı çok söylendi. Yeni sistemde meclisin ne kadar ağırlığı olacağının göstergesi. Tüm bakanların listelerde, liste başlarında yer alması, AK Parti aslında en önemli aktörleri meclise taşıyarak, meclisin önemli bir işlev göreceğini göstermiş oldu. Bu meclise verilen önemin göstergesidir. Yeni sistemin kurgulanmasında meclisin çok önemli rol oynayacağını, meclis hükümet ilişkilerinin dengede olacağına bir işaret. Ben öyle yorumladım” cevabını verdi.

    Kandil’e yönelik operasyon

    Kandil’e yapılması konuşulan terör harekatı ile ilgili düşüncelerini paylaşan Başbakan Yardımcısı Işık, “Türkiye uzun süre savunma konseptini tercih etti, kendisine bir saldırı olursa o saldırıyı cezasız bırakmama stratejisini yürüttü. Şu andaki stratejimiz taarruz. Terör tehdidi nerede olursa, yerinde bertaraf etme stratejisini uyguluyoruz. Onun için 15 Temmuz’dan 40 gün sonra Fırat Kalkanı Harekatını başlattık. Küresel güçlerin teşviki ve desteği ile oluşturulmak istenen terör devleti tehdidine karşı, Afrin operasyonunu başlattık. Orada teröristleri tamamen temizledik ve orada yaşayan sivilleri özellikle daha iyi imkanlarla buluşturmanın mücadelesini yaptık. Sincar’a ciddi operasyon yaptık. Şimdide Kuzey Irak’ta, özellikle terör örgütünün bize tehdit oluşturacağı noktada başını ezmek için operasyonları sürdürüyoruz. Zamanlaması, taktikleri tamamen bir askeri çerçevede ele alınır. Herkesin şunu bilmesi gerekiyor; Türkiye, terör tehdidi nereden gelirse gelsin yerinde imha etme hakkına sahiptir. Geçen yıl Milli Savunma Bakanı iken iftarı Yüksekova’da yaptık, sahur programını Dağlıca’da yaptık. O sırada SİHA ve İHA’lar Van, Batman’dan kalkıyordu. Cizde ve Yüksekova’dan kalkması gerektiği söylendi. Bunun üzerine Cizre ve Yüksekova’da SİHA, İHA üssü oluşturduk. Şimdi Kuzey Irak harekatında SİHA ve İHA’lar Cizre’den kalkıyor, yakında Yüksekova’dan kalkacak. Bu bize harekat kolaylığı sağlıyor. Van’dan Yüksekova’ya geliş mesafesi kalkmış oldu. Bu tip kararları yerinde ve hızlı alıyoruz. SİHA’nın yerlilik oranı yüzde 97. Bu dünyada çok az ülkenin başardığı bir nokta. İnsan kaynağına yatırım yapmayı sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

    “Türkiye’de her şey olabilir ama sandıkta hile olmaz”

    Sandık güvenliği ile ilgili açıklamalarda bulunan Başbakan Yardımcısı Işık, “AK Parti dönemi değil, 1950’den bu yana kadar yapılan tüm seçimlerde, hangi iktidar olursa olsun en çok seçim güvenliği konularına dikkat ediyor. ‘1 oyun bile takipçisi olacağız’ diyorlar. Bundan biz memnuniyet duyarız, bugüne kadar neden takipçisi olmadıklarını da sorarız. Hayır çıkacak beklentisi ile kendi tabanlarını hareketlendiren, seçik akşamı gerçekler ile yüz yüze gelen insanların suçu kendilerinde değil de, seçim güvenliğinde aramalarının bizim kabul etmemiz mümkün değil. Şimdiden böyle bahanelere sığınmasınlar. Her şey açık ve şeffaf yapılıyor. En yüksek oyu almış 5 partinin sandık kurulunda üye bulundurma hakkı var. Sandık kurulunun oluşumu ile başlayan süreçte, oyların seçim kuruluna gelene kadar temsilci bulundurma hakkı var, bu kadar açık ve şeffaf bir ortamda seçim güvenliği tartışması yapmak ne anlama geliyor. Bana göre gördükleri mağlubiyete kılıf uydurma anlamına gelir. Türkiye’de her şey olabilir ama sandıkta hile olmaz. Buna kimse de müsaade etmez. Bu konuda tereddüt taşıyan varsa, sandık kurullarına mutlaka görevlilerini koyun. Gönüllü müşahitlerinizi de koyun. Her türlü işlemi denetleyin ama mağlubiyetlerinize kılıf aramayın. Son haftalarda seçim güvenliği duymaya başlarsınız bilin ki muhalefet mağlubiyeti kabul ediyor demektir. Hiç kimse, lokal özellikle belli bölgelerde yoğunlaşan baskınları bir kenara bırakıyorum insanlar verdiği oyların başka yere yazıldığı tereddüdünü yaşamadılar” ifadesini kullandı.

    Parti içinde bazı isimlerin gruplaştığı, küs olduğunun sorulması üzerine Başbakan Yardımcısı Işık, “Bir siyasi partinin içindeyiz. Herkesin ayı şeyi düşünmesini bekleyemeyiz. Kanarya Severler Derneği üyesi değiliz. Siyasi partilerde farklı düşünen insanlar olacaktır. Ben partinin kuruluşundan beri içindeyim. Farklı düşünüyor diye elini sıkmayan kimseyi görmedim. Bundan sonra da inşallah olmaz. Dün Gebze’deydim. Sahurdan önce partinin kuruluşundan beri hizmet veren herkes oradaydı. Bende siyasette hiçbir zaman ekipçilik yapmadım. Takım oyunu oynadım, hala oynuyorum ama şu adam benim adamım anlayışı olmadı. Parti içi yarışa girdiğimiz arkadaşlarımız oldu. Partide farklı düşünen olmazsa o zaman parti realiteden kopar. AK Parti’yi dinamik tutan bu. Biz kapalı toplantıda otururuz herkes kendi düşüncesini ortaya koyar. Bu bakanlar kurulunda da, MKYK’de de böyle oluyor. Esas olan mutabakattır” dedi.

    Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile ilgili hiç düşüncesinin olmadığını ifade eden Fikri Işık, “İbrahim Bey’i çok başarılı buluyorum. Bundan sonra bize hangi görev verilirse onun dışında bir seçenek yok. İbrahim Bey’i bu şehir seviyor. AK Parti’ye oy vermeyen seçmen bile İbrahim Bey’e güven duyuyor. Bu noktada hiç zaman talebim olmadı. Bana sorarlarsa benim görüşüm açık. Bana sormadan farklı değerlendirmeler yaparlar genel merkezin, genel başkanın takdiri. Büyükşehir belediye başkanlığı hiç gönlümden geçmedi. Her noktada İbrahim Bey’e destek olmaya çalıştım. Bundan sonra Allah nasip ettiği sürece bu arzumu sürdürmeyi ümit ediyorum” ifadelerini kullandı.

  • KAYSO Endüstri 4.0 ile ilgili yol haritası çıkaracak

    Capital ve Ekonomist dergilerinin öncülüğünde, Vodafone Türkiye ve Fibabanka ana sponsorluğunda gerçekleştirilen ‘Anadolu Markaları’ toplantısında konuşan Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Başkanı Mehmet Büyüksimitçi, Kayseri sanayiinde Endüstri 4.0 uygulamalarını inceleyip bir yol haritası hazırlayacaklarını söyledi.

    Anadolu Markaları programının, Kayseri’de gerçekleştirilen son toplantısında açılış konuşması yapan Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, Kayseri’nin markalaşma konusunda Türkiye’deki iller arasında ilk sıralarda yer aldığını, yine İSO İlk binde 32 şirketi ile kendi klasmanındaki iller arasında ikinci sırada olduğunu belirtti.

    Konuşmasında Kayseri Sanayi Odası ve Kayseri sanayisi hakkında bilgiler veren KAYSO Başkanı Büyüksimitci, “Kayseri Sanayi Odası Türkiye’deki 12 sanayi odasından bir tanesi. Yaklaşık bin 420 üyemiz var. Üç OSB ve bir Serbest Bölgede toplamda 42 milyon metrekare üretim alanına sahibiz. Bunun yanı sıra İhtisas Organize Sanayi Bölgemizin çalışması bitti gibi, önümüzdeki yılbaşında Büyükşehir Belediye Başkanımızla birlikte bu müjdeyi vereceğiz. Teknoparkımız da 200 civarı şirketimizle çok iyi durumdayız. Özellikle yaptığı yazılımlarla bundan sonra Türkiye’de adından daha sık bahsettireceğinden eminim” dedi.

    Cari açık konusunun Türkiye’nin en büyük sorunlarından birisi olduğunu ifade eden Başkan Büyüksimitci, Mobilya sektörü ve elektrikli ev aletleri sektörünün her ne kadar eleştirilse deTürkiye’nin içindeki kaynakları kullanarak üretim yaptığı için verdiği cari fazla ile Türkiye’nin cari açığına ciddi manada destek olduğunu söyledi.

    Şu anda Kayseri’de 8 Ar-Ge ve Tasarım Merkezi olduğunu açıklayan Başkan Büyüksimitci, “Bu rakam Kayseri gibi bir il için çok düşük bir rakam. Ben inanıyorum ki bu sayı gelecek yıl 45-50 olacaktır. Çünkü bu işi yapabilecek kabiliyette olan çok firmamız var. İSO İlk binde 32 firmamız var, bu 32 firmadan sadece üç firmamız var. İnşallah önümüzdeki yılsonuna kadar bu sayıyı en az 50’ye ulaştırmak için gayret edeceğiz”

    Endüstri 4.0 konusuna da değinen KAYSO Başkanı Büyüksimitci, “Bu konuda Kayseri’de ciddi bir potansiyel olduğunu biliyoruz ama biz bunu ölçümlemek istiyoruz. Şu anada bir üniversitemiz ile ortak bir çalışma yürütüyoruz. Endüstri 4.0’dane durumda olduğumuzu ve ne yapmamız gerektiğini ölçümleyerek, bir yol haritası çıkaracağız. 2018’in Şubat yada Mart ayı gibi bu çalışmayı sonlandırmayı düşünüyoruz” diye konuştu.

    Dördüncü sanayi devrimine hazırlık aşamasında eğitimde de 4.0’ı yakalamanın önemine değinen Başkan Büyüksimitci, mesleki eğitimle ilgili mevcuttaki sorunların bir an önce çözülerek bu okulların cazip hale getirilmesi ve genç nüfusun buralara yönlendirilmesinin sanayinin geleciği açısından hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi.

  • İşten çıkaracak işçilerden belediye önünde çadırlı eylem

    Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesinde Şişecam’a bağlı Paşabahçe Cam Fabrikası’nda 20 gün ücretsiz iznin ardından işten çıkarılacaklarını belirten 91 işçi, Lüleburgaz Belediyesi önünde çadır kurup eşleri ve çocuklarıyla birlikte eylem yapıyor.

    Yaklaşık 10 gün önce işten çıkartıldıklarını belirten 91 işçi, Lüleburgaz Belediyesi önünde çadır kurarak başlattıkları eylemlerini sürdürüyor. Belediye önünde eylem başlatan cam işçilerinin eylemlerine, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Yasemin Cankurtaran, CHP Kırklareli Milletvekili Turabi Kayan, Buyukmandira Belediye Başkanı Sertaç Balyemez, Lüleburgaz Belediye Başkanı Emin Halebak, Lüleburgaz CHP İlçe Başkanı Özgür Kaya, işten çıkartılan işçiler ve aileleri katıldı.

    Yapılan eyleme destek amacıyla gelen CHP Genel Başkan Yardımcısı Yasamin Cankurtaran, işçilerin işlerine geri dönmesi için ellerinden geleni yapacaklarını dile getirdi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da bu konuyla yakından ilgilendiğini söyleyen Cankurtaran, sonuna kadar işçilerin yanında olacağını aktardı. Konuşmasının ardından Kristal-İş Sendikası Şube binasına geçerek Şube Başkanı Ufuk Yaratan’dan detaylı bilgi alan Cankurtaran, daha sonra işten çıkartılan işçilerin eşleri ve anneleriyle bir süre sohbet ettikten sonra alandan ayrıldı.

    “Bu arkadaşlarımızı iş yerlerine döndürmeyi amaçlıyoruz”

    Konuyla ilgili açıklama yapan Kristal-İş Sendikası Şube Başkanı Ufuk Yaratan, “Bölgemizde Şişecam’a ait 3 tane fabrikamız var. Bu fabrikalardan biri Paşabahçe Kırklareli Cam Fabrikası olan daralmayı, kapanmayı bahane ederek 290 işçimizin istihdam fazlalığı olduğu söylendi. Bu 290 sayısı genel merkez düzeyinden yapılan görüşmelerle 190 kişiye kadar düştü. Ancak 100 kişiyi Eskişehir ve Trakya bölgesinden teşvikli kendi isteğiyle ayrılarak, yüzde 26’ya yakın teşvik uygulanarak, ayrılıp giden arkadaşlarımız bu 100 sayısını tamamladı. Ancak geriye 91 kişi daha kaldı. Bu 91 kişiyi hiçbir yerde değerlendirmeyerek, işveren kapı önüne koydu. Şu anda bu arkadaşların ayın 20’sine kadar ücretsiz izinli olarak devam etmekteler. Ayın 20’sinde iş akitleri feshedilecek. Biz de bu arkadaşlarımız hakkında, bu arkadaşlarımızla birlikte Kristal-İş Sendikası olarak, en aşağıdan en yukarıya kadar mücadeleye başladık. Bu mücadelenin sonucunda bu arkadaşlarımızı iş yerlerine döndürmeyi amaçlıyoruz, hedefimiz budur” dedi.

    “İşe yaramaz insanlar olarak gösteriliyoruz”

    İşten çıkartılan işçilerden Harun Şentürk, kendilerine haksızlık yaptığına değinerek, “10 gündür bu işçiler burada yatıp kalkıyor perişan vaziyette, benim oğlumun öğretmeni arıyor, işimden çıktım diye çocuğum 1 haftadır kimseyle konuşmuyor ve ağlıyormuş. Burada 8 aylık bebeklerimiz var gece gündüz biz burada yatıyoruz. Bizi kamuoyuna tamamen raporlu işe yaramaz insanlar olarak gösteriliyoruz. Yerel gazetelerde de bunu görüyoruz tamamen bunlardan biri ben olduğum gibi tamamen dış kazadan dolayı benim raporum vardır. Bizi işimize biat etmiyormuşuz gibi, işimize gelip gitmiyor muşuz gibi sonlu insanlar gibi gösteriliyoruz. Bu 90 kişi içerisinde 26’sına yakın arkadaşımıza ustabaşılık, teknisyenlik her türlü mevkilerde teklifler gelmiştir” ifadelerini kulandı.

    İşlerine geri dönmek için eylemlerini sürdüren 91 işçi ve aileleri, işlerine geri dönmeyene kadar belediye önünde kurdukları çadırlarda kalacaklarını dile getirdi.

  • Bakan Tüfenkci: “Anayasa değişikliği ihracatı 145 milyar dolardan 500 milyar dolara çıkaracak bir yapıyı öngörüyor”

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, anayasa değişikliğinin ihracatı 145 milyar dolardan 500 milyar dolara çıkaracak bir yapıyı öngördüğünü kaydetti.

    TÜYAP Fuar Alanı’nda 14 sivil toplum kuruluşu ve Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik’in katılımıyla düzenlenen “Üreten Türkiye Konuşuyor Çalıştayı”nda konuşan Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, yapılan toplantıda ülke olarak nasıl daha fazla üretim yapacakları sorusuna cevap arayacaklarını söyledi. Bakan Tüfenkci, kentte 2002 yılında ihracatın 462 milyon dolarken, 2016 yılında bu rakamın 2.5 kat artarak 1.6 milyar dolara ulaştığını kaydetti. İthalat rakamlarına ilişkin de açıklamalar yapan Tüfenkci, 2002’den bu yana ithalatın 2.1 artarak 1 milyar 888 rakamına ulaştığını bildirdi.

    Bakan Tüfenkci, Türkiye’nin darbe girişimi ile ekonomik sıkıntılara girdiğini, terör örgütlerinin saldırılarının yanı sıra yurt dışında da Türkiye’nin aleyhinde lobilerle karşılaştıklarını anlattı. Bu devletlerin amacının Türkiye ekonomisini ve devletini çökertmek olduğunu kaydeden Tüfenkci, şöyle devam etti:

    “Sizlerin desteği, milletimizin gayretiyle bu saldırıların da üstesinden geldik. Aldığımız tedbirlerle de bunu kısa sürede atlattık. Bütün bu darbe girişiminden sonra ilk çalışma gününde bütün piyasaları açtık. Tüm piyasalar açıktı, bankacılık işlemleri devam ediyordu, ithalat-ihracat faaliyetleri devam ediyordu, üretimlerimiz devam ediyordu. Esnafımız dükkanlarını açtı, gece demokrasi nöbetlerinde meydanları doldurdu ve Türk lirası etkilenmesin diye dövizlerini bozdurdu. Dövizin aşırı oynaklığını önlemek amacıyla elinden gelen gayreti bu millet gösterdi. Bizler de bunun karşılığı ciddi anlamda ekonomiyi teşvik paketlerini hayata geçirdik. Baktığımız zaman bütün bu olumsuz tabloya rağmen 2016’da Türkiye yüzde 2.9 büyüme başarısı gösterdi. Eğer bu darbe girişimi olmasaydı, bu saldırılar olmasaydı Türkiye 4.5’un daha üzerinde bir büyümeyi gerçekleştirecekti. Bu darbenin görünen etkisi Türkiye’ye yüzde 1.5 kadar küçülme. Hükümetin aldığı teşvikler sayesinde 2017 yılı içerisinde de inşallah bu oranların çok daha üzerinde, yüzde 5’lerde bir büyümeyi veya daha üzeri büyümeyi yakalamış olacak.”

    Anayasa değişikliği referandumuna da değinen Bakan Tüfenkci, bu değişikliğin gereklilik nedeninin sadece siyasi değil, ekonomik ihtiyaçlar da olduğunu kaydetti. İstikrar ve üretime vurgu yapan Tüfenkci, “Herkes kendi işine baksın, aşını büyütsün, daha fazla gencimize istihdam bulalım, üretelim ve sağlayalım. Dolayısıyla tüm amacımız Türkiye’nin yeni bir başarı hikayesi sağlamasıdır. Kesinlikle inanıyorum bu anayasa reformu aynı zamanda önemli reformlardan birisi ve Türkiye’nin yeni bir atılım sağlayacağı, yeni bir başarı hikayesi yazacağı, yeni bir dönemi de 16 Nisan’dan sonra evet çıktığında, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle beraber bu başarı hikayesini de hep beraber yakalamış olacağız. Bu anayasa değişikliği bir uzlaşma kültürünü de getiriyor. Özellikle bu uzlaşma kültürü genel itibarıyla tabanda milletle yapılan bir uzlaşma kültürünü ortaya koyuyor. Çünkü bu sistemde yüzde 50+1’i alamayan hiçbir lider iktidara gelemiyor. Dolayısıyla bunu yakalayabilmek için de Türkiye ortalamasını yakalayan ve milletin değerleriyle örtüşen bir yapının bu anlamıyla iş başına geldiği, dolayısıyla tabanda da bu anlamda da bir uzlaşma kültürünün oluşmasına da vesile olacağını ifade etmek gerekir. Türkiye’nin milli gelirde 25 bin dolarları yakalayacak, ihracatını 145 milyar dolardan 500 milyar dolara çıkaracak yapıyı öngörmesi bakımından da özellikle önemsiyoruz. Bunu hep birlikte inşa edeceğimize inanıyoruz. Hedefimiz laf üstüne laf değil, taş üstüne taş koymak anlayışıyla hareket ediyoruz” şeklinde konuştu.