Etiket: Çıkacak

  • KBÜ’den çıkacak, TOFAŞ’ta üretilecek

    Karabük Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bilge Demir otomotiv sektöründe çelik kullanımına yönelik hazırladığı “Çok Fazlı Çelik Üretimi İçin Proses, Ürün Geliştirme ve Korozyon Testi İçin Yeni Sistem Tasarımı” isimli projesiyle Metalik Fikirler Yarışması’nda üçüncülük elde etti.

    Karabük Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilge Demir otomotiv sektörünün geleceğini ilgilendiren önemli bir çalışmaya imza attı. Demir’in “Çok Fazlı Çelik Üretimi İçin Proses, Ürün Geliştirme ve Korozyon Testi İçin Yeni Sistem Tasarımı” isimli projesi Ekonomi Bakanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) desteğiyle, İstanbul Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) tarafından düzenlenen ve 200’e yakın projenin yarıştığı Metalik Fikirler 2. Ar-Ge Proje Pazarı’nda ödüle layık görüldü.

    Metalik Fikirler Ar-Ge Proje Pazarı etkinliği; metal sektörünün ihtiyaç duyduğu ham maddelerin özelliklerini ve çeşitliliğini artırarak ana ürün gruplarından mamul ürünlere inovasyon özelliği katan projeleri metal sanayisine kazandırmak ve sektörün yüksek katma değerli üretim yapabilmesini sağlamak amacıyla düzenleniyor. Prof. Dr. Bilge Demir; çarpışma dayanımı, yolcu güvenliği ve yakıt tasarrufu sağlayacak projenin Karabük Üniversitesi Demir Çelik Enstitüsünde, Enstitü araştırmacıları ile hayata geçirilip TOFAŞ’da nihai ürün olarak üretilmesini planlıyor. Projesiyle ilgili bilgi veren Prof. Demir, TRIP olarak bilinen ileri dayanımlı çeliklerin üretilmesi için proses ve ürün geliştirmekte olduğunu belirterek ileri dayanımlı çeliklerin ülkemizde üretimini kendisine görev saydığını aktardı. Ödül aldığı proje ile ileri dayanımlı çelik konseptinden 4 tanesinin üretilebileceğini açıklayan Prof. Demir, özellikle de TRIP (Transformation Induced Plasticity) çeliklerinin öncelikli olarak üretilmesinin hedeflendiği belirtti.

    Prof. Dr. Bilge Demir söz konusu proje ile otomotiv endüstrisinde tampon profili, kapı profili ve araç iskelet profili gibi kullanım oranı az olan çift fazlı çeliklerin, belirli işlemlerin ardından taşıtlarda ağırlık azaltmak amacıyla kullanımının arttırılması amacı taşıdığını da söyledi. Prof. Demir ayrıca, “Bu çalışma, bilimsel yöntemlere dayalı endüstriyel bir uygulamaya yönelik özellikle ülkemiz için yeni bir fikir ve teknoloji uyarlanabilecek gerçek üretim şartlarını öngören bir bilgi bütünlüğü sunmaktadır. Sadece ülkemiz açısından değil dünya TRIP ve ileri dayanımlı çelik literatürüne de önemli bir bilgi sunma iddiasındadır” dedi.

    TOFAŞ ile ortak olarak ürün geliştirme çalışması yapılacak olmasının projenin özgünlüğünü arttırdığını savunan Prof. Dr. Bilge Demir, öncelikle yöntem kısmında ifade edilen yüksek çarpışma dayanımı yüksek olan B-pillar parçasının üretiminin yapılmasına karar verildiğini ve bu parçanın statik ve dinamik dayanım açısından geliştirmesinin amaçlandığını da sözlerine ekledi.

    Ekonomik, teknolojik, geri dönüşüm kolaylığı ve tokluk bakımından fayda sağlayan çeliğin otomotivde daha yaygın kullanılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Bilge Demir, çeliğe alternatif olarak gösterilen magnezyum, alüminyum ve karbon gibi malzemelerin çeliğe oranla 7-20 kat arası daha fazla zehirli emisyona sebep olduğuna dikkat çekti. Mevcut taşıtların ağırlıklarının daha ince kesitli çelik saçlar kullanılarak azalacağını söyleyen Prof. Dr. Demir ayrıca bunun yakıt tüketimi ve CO2 emisyonunun azalması konusunda da önemli katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.

  • Puigdemont mahkemeye çıkacak

    Alman hükümeti, dün Almanya’nın Danimarka sınırında tutuklanan ve Neumünster kasabasında bir cezaevine gönderilen İspanya’nın Katalonya Özerk Bölgesi eski Başkanı Carles Puigdemont hakkındaki kararın mahkeme tarafından verileceği açıkladı.

    Alman hükümet sözcüsü Steffen Seibert, Carles Puigdemont’un İspanya’ya iadesiyle ilgili sürecin işleyişiyle ilgili yaptığı açıklamada, “Alman kanunları ve Avrupa genelinde çıkarılan tutuklama emirleri konusundaki yasal şartlar uyarınca ele alındığını, İspanya, hukukun üstünlüğü ilkesinin geçerli olduğu demokratik bir ülke. Katalan sorununun sadece İspanya hukuku ve anayasası çerçevesinde çözülebileceği kanısını taşıyan Alman federal hükümetinin bu yönündeki görüşü değişmedi” dedi.

    Puigdemont, bugün Almanya’da hakim karşısına çıkacak. Alman mahkemesi, İspanya tarafından iadesi istenen Katalan siyasetçinin gözaltında kalıp kalmayacağına karar verecek.

  • Ekonomi Bakanı Zeybekci: “Gıda enflasyonu, enflasyonun içindeki en önemli aktör olmaktan çıkacak”

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, “Başbakanımızın yakın bir gelecekte açıkladığı yeni bir paketle gıda enflasyonunu yakın ve orta vadede enflasyonun içindeki en önemli aktör olmaktan çıkarmak için çok önemli adımlar atacağız” dedi.

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Vodafone Türkiye’nin ana sponsorluğunda gerçekleşen ve Türk iş dünyasının liderlerini bir araya getiren CEO Club Toplantısı’nda konuştu. Konuşmasına, “İşimi eşime devrettim de geldim” diyerek başlayan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı. Kadınların elde kalan tek hazine olduğuna vurgu yapan Zeybekci, “Kendi işimizdeyken kendi üretim tesisimizdeyken çok severdim teknolojiyi, yenilikleri, ürün geliştirmeyi, tasarımı, tasarım ile ilgili programları kullanmayı da becermeye çalışırdım. Bu vesileyle, ‘işi kime devrettiniz de geldiniz’ denilince, dedim ki; işimi eşime devrettim de geldim. Yaklaşık olarak bin 60 civarında çalışanımızın olduğu işlerimiz hala devam ediyor. 2004 yılında Denizli Belediye Başkanlığı’na başladığımız andan itibaren tekstilden başladı sonra diğer alanlarda da işlerin başında olmaya çalışıyor. Ama tabii ki profesyonel arkadaşlarımız var o işlerin başında. Bazı işlerimizde de ortaklarımız var onlarla devam ediyoruz. Buradan başta eşim ve tüm değerli hanımefendilerin Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum ve tebrik ediyorum. Kadınlarımız elimizdeki en önemli hazinemiz. Çünkü erkekler kısmında yolun sonuna doğru geldik. Kullanabileceğimiz tüm kapasiteleri kullandık elden gelen bu kadar. Onun için şimdi elde kalan tek hazinemiz kadınlarımız” ifadelerini kullandı.

    “Artık ihracatta 50’li rakamları geride bırakacağız”

    Türkiye’nin, dünyanın en hızlı büyüyen ülkesi olduğunu söyleyen Nihat Zeybekci, artık ihracatta 50’li rakamların geride bırakılacağını belirterek, şöyle konuştu:

    “Her ne hedeflediysek, tasarladıysak bunların hepsine ulaştık. 1 yıl önceki bugünleri hatırlayın. Dünyanın önde gelen bütün kuruluşları, enstitüleri, derecelendirme kuruluşları Türkiye ile ilgili büyüme ortalamalarını yüzde 2-2,5 aralığında söylüyordu. Hükümetin ekonomi yönetimi ki bizde bunu ilk söyleyenlerdeniz. Mart sonu itibariyle dedik ki; 2017’de Türkiye yüzde 6’nın üzerinde büyüyecek. İhracatını çift haneli artıracak. Çünkü görüyorduk, fırının öbür tarafındaydık. Talepleri, yapmış olduğumuz çalışmaları, yatırım teşvik istek ve taleplerini görüyorduk. İhracatçılarımızla ve yatırımcılarımızla her Allah’ın günü bir araya geliyorduk. Sonuç, Türkiye ne dedi? Türk ekonomisi ne yaptı? Dünyanın en hızlı büyüyen ülkesi oldu. G-20, OECD aklınıza gelen bütün şeylerde dünyanın en hızlı büyüyen ülkesi Türkiye. 16-17 aydan beri ihracatını üst üste çift haneli artırarak devam ediyor. 142 milyar dolarla başladık şuanda 159 milyar dolardayız. Mart ayında 160 olacak. Artık İhracatta 50’li rakamları geride bırakacağız.”

    “Gıda enflasyonu, enflasyonun içindeki en önemli aktör olmaktan çıkacak”

    Son dönemlerde gündemde olan faiz tartışmalarına da değinen Bakan Zeybekci, yakın gelecekte Başbakan Binali Yıldırım’ın da katılacağı bir programda yeni bir paket açıklayacaklarını kaydederek, “Ekonomi yönetimi olarak, Türkiye Cumhuriyeti hükümeti olarak bütün bu alanlarda bilerek ve isteyerek planlı çalışmalarımız var. Ama enflasyonla ilgili mücadelemizi de bırakmadık. İyi çalıştık ve iyi hazırlandık. Başbakanımızın yakın bir gelecekte açıkladığı yeni bir paketle gıda enflasyonunu yakın ve orta vadede enflasyonun içindeki en önemli aktör olmaktan çıkarmak için çok önemli adımlar atacağız. Bunu da hep beraber göreceğiz” dedi.

    “Elektrikli otomotivlerin pillerini Türkiye olarak biz üretmek istiyoruz”

    Dünya’nın hızla değiştiğini ve 2020 yılına gelindiğinde dünyadaki otomotiv satışlarının yüzde 20’sinin üzerindeki bir kısmını elektrikli otomotivlerin oluşturacağını söyleyen Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Türkiye’nin hibrit otomotivler için pil ve hammadde üretimine talip olduğunu belirterek, “Almanya’daki yerel mahkemeler 2020’den itibaren dizel motorları yasaklıyor. Hibrit otomotiv üretimi bütün hızıyla devam ediyor. 2020’de dünyadaki otomotiv satışlarının yüzde 20’sinin üzerindeki bir kısmının elektrikli otomotivler olduğunu göreceğiz. İnsansız otomotivleri ve daha birçok yenilikleri göreceğiz. Peki biz otomotivde dünyada 14’üncü büyük, Avrupa’da 5’inci büyük otomotiv üreticisi olarak geleceğe hazırlanıyor muyuz? Artık arabaların karbüratör ihtiyacı olmayacak. Arabaların piston, şaft veyahut da başka şeyler ihtiyacı olmayacak. Benzin deposu ihtiyacı olmayacak. Bildiğimiz ürettiğimiz birçok yedek parçanın 5 yıl sonra birçoğuna belki artık ihtiyaç duyulmayacak. Peki, ne yapıyoruz? Bununla ilgili hazırlanıyoruz. O otomotivlerin pillerini Türkiye olarak biz üretmek istiyoruz. Nikel ve kobaltla ilgili sıfırdan aküdeki kullanımına kadar tüm hammaddesini üreten ülke olacağız yakında” diye konuştu.

    “Dünyanın hiçbir ülkesi 15 yılda milli gelirini 4 kat arttırmadı”

    Son olarak, Türkiye’nin önümüzdeki 10 yılda en hızlı büyüyen ülke olma hedefini dile getiren Bakan Nihat Zeybekci, şu ifadeleri kullandı:

    “Avrupa’nın önümüzdeki 10 yılında Türkiye en hızlı büyüyen ülke olmaya devam edecek. Bu net. Hedefimiz dünyada ilk 10’un içinde olmak. Avrupa’da ilk 3 ekonomiden biri olmak. Bu hedefimize doğru da bilinçli ve kararlı bir şekilde devam ediyoruz. Türkiye’ye inanıyoruz ve bugüne kadar Türkiye’ye inanan herkes kazandı. Dünyanın hiçbir ülkesi 15 yılda milli gelirini 4 kat arttırmadı. Önümüzdeki 10 yılda tekrar iki katına artırmak gibi bir potansiyeli bünyesinde barındırmıyor. Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir ülke elektrik üretimini ve tüketimini 2 kattan fazla artırmadı son 15 yılda. 32 bin megawattan 84 bin megawatta, önümüzdeki 10 yılda ise bunu 150 bin megawattın üzerine çıkarmak gibi bir zorunluluğu başka hiçbir ülkede yok.”

  • GAÜN’de “Kaostan Ne Çıkacak” konferansı

    AK Parti Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Metin Külünk, Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Yurtdışındaki Türkler ve Akraba Toplulukları Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü düzenlenen “Kaostan Ne Çıkacak” konferansa katıldı.

    GAÜN Mavera Kongre ve Sanat Merkezinde düzenlenen konferansın açılışında konuşan Prof. Dr. Ali Gür, ülkemizin çok zengin bir coğrafya da bulunduğunu ve bu kadar zengin bir coğrafya üzerinde bulunulduğunda düşmanın da çok olacağını söyledi. Prof. Dr. Gür, şu anda dünyanın kaos içerisinde bulunduğunu belirterek, “Batı medeniyeti şu anda iflas etmiş, çökmüş durumda. Batı medeniyetinin temsilcileri olarak kabul edilen ülkeler şuanda birbirlerine girmiş durumdalar. Filistin konusunda, 14 Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ülkesi bir kararda mutabakat haline gelirken, bir devletin kendi arzusu üzerine reddedilebiliyorsa artık burada insan haklarından, demokrasinden, eşitlikten bahsedemezsiniz. Kendi istedikleri ve emir erlerinin ayağına diken batsa kıyamet koparan Avrupa ülkeleri yanı başlarındaki katliamlara; Irak, Bosna Hersek, Myanmar, Suriye ve son zamanlarda Filistin için hiç ses çıkartmıyorlarsa demek ki, eşitlik, insan hakları, adalet kavramları sadece kendi dünyaları içinmiş. Artık maskeler düşüyor, şu anda dünya kaos içerisinde. Milli birlik ve beraberlik ruhuyla hareket edebilirsek, bu kaostan istifade edecekler coğrafyamızın mazlum ve mağdur insanları olacaktır” dedi.

    Gür, gönül coğrafyası inşa edildiğini anlatarak, “Bir taraftan İslam Birliği, diğer taraftan Turan Birliği, öbür taraftan da diline, dinine ve rengine bakmadan mazlum ve mağdur olan bütün milletlerin gönül köprüsü ve coğrafyasını inşa ediyoruz. El uzatan, dimdik ayakta duran, eğilmeyen bu milleti eğdirmek için her türlü iftiralara maruz kalıyoruz. Osmanlı’nın son döneminde hasta adam ilan edilen ve dimdik ayakta tutan Abdulhamit Han’a yapılan iftiralar şuanda Cumhurbaşkanımıza yapılıyor. Bu millet oyunların farkında olduğu için de dimdik ayakta duruyor. Eskiden Birleşmiş Milletlerden karar çıkartmak kolay değildi. Eğer 14 tane ülke tek yürek olabiliyorsa, o zaman bazı şeyleri aşabiliyoruz demektir” şeklinde konuştu.

    “Bu kaosu sanayi devrimi üzerinden yaşadık biz kaybettik”

    AK Parti Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Metin Külünk, konuşmasında robot ve yapay zeka üzerinden dünyada çok açık bir şekilde konuşulmayan güç mücadelesi olduğunu vurguladı. Külünk, “Kim bu güç mücadelesinde eğer bu dönüşüme kendini eklemlerse önümüzdeki yüzyılda dünyanın güç merkezi olmaya devam edecek. İşte bir anlamda 2100’ün, 2200’ün güç merkezinin inşasındaki zamanın eşyası üzerinden yaşanan bir kaosu yaşıyoruz. Bu kaosu sanayi devrimi üzerinden yaşadık biz kaybettik. Eğer sanayileşme sürecini bizim Osmanlı bilge adamları doğru okusaydı, Osmanlı devlet hakkı son dönemde sanayileşme sürecini doğru okuyup, tarım toplumundan sanayi toplumuna geçişin adımlarını çok kararlı atıp ya da çöküş döneminde bunu fark eden Abdülhamit Han Hazretlerinin sanayi devinimini fark ediş üzerinden Osmanlı’yı dönüştürme noktasında attığı adımlar hedefine ulaşsaydı, bugün size 1 trilyon dolarlık milli gelirli bir Türkiye değil, 10 trilyon dolarlık milli gelirli ve de coğrafi olarak 784 bin kilometre kareye sıkışmamış bir Türkiye’den bahsedecektim. Iskaladığımız ve aklen yenildiğimiz için bu aklen yenilgiyi fiziki bir yenilgiye dönüştüğü için gençler hepinize söylüyorum akıl özgürlüğünüze sahip çıkın” dedi.

    “Akıl özgürlüğünüze sahip çıkın”

    AK Parti Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Metin Külünk konuşmasının devamında, “Akıl özgürlüğünüze sahip çıkınız. Sorgulayan, düşünen, araştıran, bilginin peşinde koşan bulduğu bilgi üzerinden insanlığın kaderine pozitif katkı sağlayacak eşyayı üreten aklı keşfedecek akıl özgürlüğünüze sahip çıkın ve şu soruyu sorun kendinize; İkinci Dünya Savaşından sonra 30 tonluk bilgisayarı üreten akıl sizden niye çıkmadı? İnsanlığın kaderini değiştiren, dönüştüren fiber optik kabloyu üreten akıl neden İslam dünyasından çıkmadı? Petrolle çalışan makineyi üreten akıl neden İslam coğrafyasından çıkmadı? Dizüstü bilgisayarların artık hayatımızdan çıktığı yerine akıllı telefonlar üzerinden dünyanın bütün sistematiğini dönüştüren, bilgiyi üreten akıl neden İslam dünyasından çıkmadı? Bizler İslam dünyasında yaşayanlar olarak mazlumların, insanlığın ümidi olan bu topraklar bir kez daha bu coğrafyada bu aziz milletin insanlık için bir medeniyet projesi inşa etmesini bekleyen bütün insanlık için ümit olan bu topraklar eğer bu temel soruyu sormaz, bu temel soruya cevap vermezse yenilgimiz devam edecek” diye konuştu.

    Konferansın sonunda Rektör Prof. Dr. Ali Gür tarafından AK Parti Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Metin Külünk’e günün anısına hediye takdim edildi.

  • Türkiye’nin FETÖ/PDY’deki ilk çatı davasında bu celse karar çıkacak

    15 Temmuz hain ve kanlı darbe girişimine ilişkin görülen ilk çatı davası olma özelliği taşıyan Isparta’daki 129 sanıklı FETÖ/PDY davasında sanıkların yargılanmasına devam edildi. Esasa ilişkin savunmaların alındığı bugünkü duruşmada, Mahkeme Başkanı Hacı Mustafa Yazıcı tarafından bu celse kararın çıkacağı belirtildi.

    Isparta’da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik yürütülen ve Türkiye’deki ilk çatı davası olma özelliğini taşıyan davada, eski Isparta Valisi Memduh Oğuz, eski Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Rektörü Prof. Dr. Hasan İbicioğlu ile bazı eski rektör yardımcılarının da aralarında bulunduğu 48’i tutuklu 129 sanığın yargılanmasına devam edildi. Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşma, sanık sayısının fazlalığı ve güvenlik nedeniyle adliyenin konferans salonunda yapıldı. Duruşmada eski SDÜ Tıp Fakültesi Başhekimi Prof. Dr. Tuğrul Sezer, iş adamları Bedri Ayhan, Ali İhsan Altınok’un da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar ile tutuksuz yargılanan bazı sanıklar hazır bulundu. Önceki duruşmalarda İzmir’e nakledilen örgütün sözde ‘Isparta bölge imamı’ olduğu iddia edilen Osman Demirhan ile örgütün ‘üniversite imamı’ olduğu öne sürülen Cabir Doğan, eski Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Halil Karakoç ve eski Isparta Valisi Memduh Oğuz, duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığı ile katıldı. Bugünkü açık görüşleri sebebiyle duruşmanın sabahki oturumunda yer almayan eski SDÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan İbicioğlu ile bazı sanıklar da öğleden sonraki oturumda yer aldılar.

    Duruşmanın öğleden sonraki oturumunda sanıkların savcı mütalaasındaki esasa ilişkin savunmaları alınarak devam etti. Savunmalar sırasında bazı sanık avukatları da mahkeme heyetinden söz alarak savunmalara ek görüş beyanında bulundu.

    Mahkeme başkanından ‘Bu celse kararı vereceğiz’ uyarısı

    Sanık savunmaları sırasında bazı sanıkların tekraren yaptığı konuşmalar üzerine Mahkeme Başkanı Hacı Mustafa Yazıcı, uyarıda bulunarak, “Bu celse kararı vereceğiz, geçin bunları, davaya ilişkin savunmanızı yapın. Bunlar konuşuldu, yeterli süre verdik, tekrara düşüyorsunuz” dedi. Tekraren savunma yapan bazı sanıklar, verilen süre zarfında konuşmalarını tamamlayamadan yerini sıradaki sanıklara bırakmak zorunda kaldı.

    Sanıklar savunma yaptığı esnada örgütün Isparta’daki kapatılan okulu Özel Altınbaşak Koleji hakkında beyan ettikleri görüşler, ‘devletin teşvik verdiği özel okuldu’ şeklinde benzerlik gösterdi. Bazı sanıklar da çocuklarının kazandıkları özel okul başarı indirimlerinden sonra onları okuldan almaları halinde indirimlerin toplam bedelini geri ödeme durumuyla karşı karşıya kalacakları için devam etmek durumunda kaldıklarını savundu. Çocuklarını devlet kanadından yapılan tüm çağrılara rağmen okuldan almayan sanıklara hitaben konuşan Mahkeme Başkanı Yazıcı, örgütün de aynı yönde ‘Okuldan almayın’ çağrısı yaptığını hatırlatarak, yapılan çağrılardan hangisine uyulmuşsa ‘örgüt üyesi’ veya olmadığının da o yönde değerlendirildiğini dile getirdi.

    Duruşmaya yarın sabah 09.00’a kadar ara verildi.