Etiket: Çıkacak

  • Bursa GUHEM ile dünya ligine çıkacak

    Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da 100 günlük planında açıkladığı, Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi’nin (GUHEM), Bursa için bir gurur abidesi olacağını söyledi.

    Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi (BTM) kompleksi içinde inşa edilen Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi’nde (GUHEM) incelemelerde bulundu. Başkan Aktaş’a, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri İsmail Yılmaz ile Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi (BTM) Genel Koordinatörü Fehim Ferik de eşlik etti.

    Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, GUHEM’in Bursa için değerine işaret ederek, “GUHEM, Bursa’mız için bir gurur abidesi olacak. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da 100 günlük planında açıkladığı Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi’mizin inşaat çalışmalarını yerinde inceledik” dedi.

    Türkiye’de ilk ve tek

    Başkan Aktaş, BTM hakkında da bilgiler verdiği açıklamasında, “Büyükşehir Belediyesi kontrolünde çalışmalarını sürdüren Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi (BTM), 250’den fazla deney düzeneği ile bilimin uygulanabilir halini, başta çocuklarımız olmak üzere toplumun her kesimine ulaştırmak için çok ciddi faaliyetler yapıyor. GUHEM’de ise Bursa Büyükşehir Belediyesi, TÜBİTAK ve BTSO’nun katkılarıyla yeni bir projeye imza atıyoruz. Gökmen Uzay ve Havacılık Eğitim Merkezi (GUHEM) Türkiye’de ilk ve tek olacak. Bu merkezle Bursa olarak dünya ligine çıkmış olacağız. GUHEM, hem işlevi hem de görselliği itibariyle de Bursa’ya çok ciddi bir değer katacak” diye konuştu.

    Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin yer tahsisi yaparak katkıda bulunduğu GUHEM’e, TÜBİTAK’ın 60 milyon TL’lik düzenek ve malzeme desteği sağladığını belirten Başkan Aktaş, BTSO’nun da Bursa’ya yeni bir imaj katacak merkezin inşaatının masraflarını üstlendiğini ve bu maliyetin yaklaşık 50 milyon TL olduğunu söyledi.

    Bursa’nın yeni sembolü; zeplin

    Başkan Aktaş, binanın mimari özelliklerini de anlatarak, “Toplam 22 bin 500 metrekare alana sahip olacak. Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi kompleksi içerisinde 2000 metrekare havacılık sergi alanı ve 2000 metrekare de uzay sergi alanı bulunacak. Zeplin şeklinde tasarlanan bina, Bursa’nın sembollerinden biri olacak. 170 interaktif öğrenme istasyonu, havacılık öğrenme merkezi ve uzay inovasyon merkezi bu merkezde yer alacak” dedi.

    “Geleceğin astronotları GUHEM’de yetişecek”

    Çocukların uzay inovasyon merkezinde hem robotik ve elektronik laboratuvarında, hem de gelişmiş biyoloji ve kimya laboratuvarında verilecek eğitimlerle astronotların uzayda yaptıkları deneyleri simüle etme imkanı bulacağını belirten Başkan Aktaş, “Türkiye’yi uzay ve havacılık konusunda daha ileriye taşıyacak bu merkezde, gençlere eğitim verilecek, geleceğin astronotları ve pilotları burada yetişecek. Bursa olarak bu konuda uzun vadede ciddi bir ayrıcalık yaşayacağız” ifadesini kullandı.

    Başkan Aktaş, BTM, TÜBİTAK ve BTSO’nun ortak yaklaşımı ile tamamen interaktif düzeneklerden oluşan Gökmen Uzay ve Havacılık Eğitim Merkezi’nin, çocuklarda astronot olma isteğini uyandıracağını da ifade ederken, merkezin işletimi ile ilgili BTSO ile görüşmelerin sürdüğünü kaydetti.

    “Yerli ve milli sanayide farkındalık oluşturacağız”

    Binanın 2 ay içerisinde tamamlanmasını hedeflediklerini söyleyen Başkan Aktaş, “Düzenekleri de getirildiğinde Bursa’ya ayrıcalık katacak bina, gelecek yıldan itibaren faaliyette olacak. Sadece Bursa’yı değil, tüm ülkemizi ilgilendiren önemli bir proje olduğunu düşünüyorum. Yerli ve milli sanayi ve savunmadan bahsettiğimiz bugünlerde, inanıyorum ve ümit ediyorum ki, bu merkez bunu sağlayabilmek adına önemli bir aşama teşkil edecek. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da yerli ve milli savunma, sanayi ve havacılık noktasında çok ciddi öngörüleri var. Biz Bursa olarak zaten sanayide ciddi bir mesafe kat ettik ama ben inanıyorum bu merkezle çok daha ciddi bir farkındalık oluşturacağız” diyerek, merkezin hem Bursa’nın hem de Türkiye’nin geleceğine katkılarının olacağına işaret etti.

  • First Lady Melania Trump, Afrika gezisine çıkacak

    First Lady Melania Trump, Başkan Trump’ın bir süre önce ’b.. çukuru ülkeler’ olarak tabir ettiği Afrika ülkelerini ziyaret edecek.

    First Lady Melania’nın, Donald Trump’tan boşanacağı iddiaları devam ederken, Melania, Trump’a yeni bir misilleme daha yaptı. First Lady, Trump’ın Ocak ayında ’b.. çukuru ülkeler’ olarak tabir ettiği Afrika ülkelerini ziyaret etmeyi planlıyor. First Lady’nin, Ekim ayında gerçekleştirmesi planlanan geziye yalnız gideceği söyleniyor.

    Melania Trump’ın sözcüsü Stephanie Grisham yaptığı açıklamada, Firts Lady’nin Afrika ülkelerindeki insani yardım çabalarına ve kalkınma programlarına dikkat çekmeyi amaçlayarak yapmayı planladığı geziyi dört gözle beklediğini söyledi.

    Melania Trump, gezinin planlarından, Rockville, Maryland’deki bir toplantıda siber zorbalığa karşı konuştuğu zaman bahsetti.

    Amerikan Gazetesi Washington Post’un Ocak ayında yer verdiği bir haberde, Trump’ın Oval Ofis’te yaptığı bir toplantı sırasında milletvekillerine Haiti ve Afrika’dan diğer ülkeleri kastederek, “Neden ’b.. çukuru ülkeler’den çok sayıda insan ABD’ye geliyor” sorusunu sorduğu yer almıştı. Trump’ın toplantı sırasında ayrıca neden Norveç gibi ülkelerden daha fazla göçmen alınmadığını da sormuştu.

  • “Turizm sektörünün cari açığa katkısı 2018 yılında yüzde 40’ın üzerine çıkacak”

    TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, “Geçen senenin rakamlarıyla bakarsak turizm sektörünün cari açığa katkısı yüzde 35 civarında, 2018 yılında da bu katkı yüzde 40’ın üzerine çıkacak. 40 milyon turist, 32 milyar dolar gelir hedefimiz var” dedi.

    Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, Türkiye üzerinde oynanmak istenen kur oyunundan, acentaların hac organizasyonlarına ve turizm sektöründeki son gelişmelere dair önemli açıklamalarda bulundu.

    Başkan Firuz Bağlıkaya, topyekün bir mücadele verildiğini ve kur oyunun farkına varılarak püskürtüldüğünü söyledi. Bağlıkaya, “Kur inşallah beklediğimiz seviyelere çok kısa sürede inecek. Sonuç itibariyle bir şeyler yapmaya çalışıldı. Fakat hem siyasilerin hem de sivil toplum kuruluşlarının topyekün olayın farkında olmasından dolayı bence şuan püskürtülmüş vaziyette. İnşallah tekrarlamaz ve kur normal seviyelerine bayram süresince inecektir diye düşünüyorum” dedi.

    “Turizm sektörü cari açığa yüzde 40’ın üzerinde katkı sunacak”

    Turizm sektörünün cari açığın kapatılmasında başat rol oynadığına vurgu yapan TÜRSAB Başkanı Bağlıkaya, sektörün bu sene cari açığa yüzde 40’ın üzerinde bir rakamla katkı sunacağını belirterek, şu ifadeleri kullandı:

    “Geçen senenin rakamlarıyla bakarsak Turizm sektörünün cari açığa katkısı yüzde 35 civarında, 2018 yılında da bu katkı yüzde 40’ların üzerine çıkacak. 40 milyon turist, 32 milyar dolar gelir hedefimiz var. Gelir hedefi tutmaya yüz tuttukça yenileniyor. İlk başlarda 28 milyar dolar olarak başladık seneye, 35-36 milyon turist diyorduk fakat yavaş yavaş rakamlar artıkça gördük ki bu rakamların üstünde bir takım hedefler koymak gerekiyor ve hedef revizesiyle 40 milyon turist, 32 milyar dolar döviz girdisi hedefiyle devam ediyoruz. İnşallah bir aksilik olmazsa bunu tutturacağız. Cari açığa katkısı da ümit ediyorum yüzde 40’ların üstüne çıkacak.”

    “Şuanda her taraf dolu”

    Türkiye’nin hem turizm hem de huzur ve güven açısından güzel bir bayram geçireceğini kaydeden Firuz Bağlıkaya, “Şuanda her taraf dolu. Hem yurtdışı talebinin yüksek olması hem kısa süreli de olsa bir döviz dalgalanması iç turizmi biraz daha hareketlendirdi. Zaten tatil ayları dolayısıyla bütün kriterler tutuyor. Şuan dolu her taraf, hem turizm açısından hem de huzur ve güven açısından Türkiye güzel bir bayram geçiriyor. Ekonomide kurların geriye gelmesi çok ciddi bir moral kaynağı oldu dolayısıyla herkes güzel bir bayram geçirecek diye ümit ediyorum” diye konuştu.

    “Hac operasyonlarında şuana kadar bir aksilik yok”

    Seyahat acentalarının Hac operasyonlarına kota dolayısıyla yüzde 40 civarında bir katkı sunduğunu söyleyen Başkan Bağlıkaya, “Hacı adaylarımızın gidişiyle ilgili biliyorsunuz Suudi Arabistan’ın her ülkeye uyguladığı kota var. Bizim bu sene kotamız 80 bin civarında. Hac operasyonlarının yüzde 40’ı seyahat acenteleri tarafından yüzde 60’ı Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yapılıyor. Şuana kadar bir aksilik yok. Hacı adaylarımız orada inşallah hac vazifelerini tamamlayıp ülkelerine dönecekler. Şuanda bir sıkıntı görünmüyor” açıklamasında bulundu.

  • “Türkiye ekonomik savaştan başarıyla çıkacak”

    Amerika’nın uyguladığı ekonomik ambargoya dair açıklamalarda bulunan Öz Kayseri İnşaat (ÖKİ) Yönetim Kurulu Başkanvekili Mustafa Arslantaş, Türkiye’nin içine itilmek istenen ekonomik savaştan başarıyla çıkacağına inandığını söyledi.

    Son günlerdeki döviz kuru yükselişinin suni olduğunu belirten Arslantaş, Türkiye’nin son 3 yıldan bu yana ciddi bir ekonomik savaşa itildiğini ifade etti. Söz konusu ekonomik savaşın askeri ve ekonomik boyutları olduğunu belirten Arslantaş, “Ülkemizin içerisinde bulunduğu ve dış güçlere karşı verdiği mücadele ortadadır. Bu durum içerisinde diz çöktürmek için en son çare olarak da ekonomik darbeyi gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Geçtiğimiz hafta meydana gelen dövizdeki artışın nedeni de budur” dedi.

    “15 Temmuz’dan sonraki ikinci darbe girişimi; döviz savaşı”

    Döviz savaşını, 15 Temmuz’dan sonraki ikinci darbe girişimi olarak niteleyen Arslantaş, Türk milletinin birlik ve beraberlikle darbe girişimini bertaraf ettiğini dile getirdi. Bu aşamadan sonra yerli ve milli üretime daha fazla ağırlık verilmesi gerektiğini kaydeden Arslantaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Yerli ve milli üretime ağırlık verilmeli”

    “Türk milleti şunu çok iyi anlamış durumdadır. Milli ve yerli olmak zorundayız. Milli ve yerli olmadığımız müddetçe her zaman dış mihrakların ekonomik tehditleriyle karşı karşıya kalacağız. Üretimde millileşmeliyiz. İhtiyaçlarımızı artık kendimiz çözmeliyiz. Karşılamadığımız müddetçe biz bu sıkıntıları her zaman yaşayacağız. Biz büyüyen, gelişen ve artık Batının medeniyeti denilen yapılara kafa tutan bir gücüz. Batı da bunun farkındadır. Bu tehlikeyi görüyor ve bir an evvel bu tehlikenin de çok geç olmadan intikamını almak istiyor. Biz artık güçlü bir Türkiye’yiz, büyük bir milletiz. Bundan sonra dünyada kurulacak olan her oyunda biz de varız.”

    “Vatan yoksa OKİ İnşaat olmasa da olur”

    Ülke ekonomisinin yeni yıl ile birlikte normale döneceğine inandığını dile getiren Arslantaş, iş insanlarının yatırım yapmaktan vazgeçmemesi gerektiğinin altını çizdi. Arslantaş, “Bizler var olmuş, istihdam oluşturan firmalar haline gelmiş isek bu vatan sayesindedir. Bu ülke uğruna verilmiş şehitler var. İnsanların canlarını verdikleri bir yerde eğer bizlerin bu durumda fedakarlık yapması gerekiyorsa elbette yapacağız. Hem canımız hem malımız bu ülkeye feda olsun. Ekonomide lokomotif sektör inşaat sektörüdür. İster istemez döviz yükselişinin etkilerini gördük. Bir gemi yol alıyor, düz denizde de her gemi yol alır. Mühim olan güçlü bir gemi iseniz dalgalı denizler de yol alabilmenizdir. Bizler de bunun mücadelesini veriyoruz. Bayramdan sonra da ekonomide daha pozitif adımlar olacaktır. Kesinlikle yatırıma devam, yatırımda yapmak zorundayız. Devletimizin ve halkımızın yanında olmalıyız. Bizler istihdamı sağlamak zorundayız. Bu mücadele bu şekilde kazanılabilir. Korkunun da ecele faydası yoktur. Bir vatan ve bir toprak yok ise kusura bakmayın ÖKİ inşaat olmasa da olur” ifadelerini kullandı.

  • Kuru incir ihracatında ilk gemi 26 Eylül’de yola çıkacak

    Türk kuru incirinin dünya sofralarını süslemesi için 2018/19 sezonunda ilk yolculuk tarihi, 26 Eylül 2018 olarak belirlendi.

    Üretim ve ihracatında dünya lideri olduğumuz kuru incirin, 2018/19 sezonunda ilk gemi tarihi olarak da ifade edilen ilk ihracat tarihini belirlemek için Ege, Güneydoğu Anadolu ve İstanbul İhracatçı Birliklerine üye kuru incir ihracatçısı firmalar Kuru İncir Danışma Niteliğinde Genel Kurul Toplantısında bir araya geldi. Toplantıya katılan firmalar, Türkiye Kuru Meyve Sektör Kurulu Başkanı Osman Öz’ün önerdiği 26 Eylül 2018 Çarşamba gününü oy birliği ile ilk ihraç tarihi olarak kabul etti.

    Toplantıda alınan ve Kuru Meyve Sektör Kurulu tarafından onaylanan bu tarih, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve akabinde Ekonomi Bakanlığı’ndan alınacak onay sonrasında resmiyet kazanacak ve uygulamaya geçecek.

    Kuru incir ihracatında 267 milyon dolar ile rekor kırıldı

    Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Birol Celep, 2017/18 sezonunda kuru incirin ortalama ihraç fiyatının kilogramda 5 dolara ulaştığını, 16 Ağustos itibariyle 267 milyon dolarlık ihraç tutarı ile tüm zamanların rekorunun kırıldığını kaydetti.

    “İthalatçıların fiyat indirin taleplerine direnin”

    Türkiye’nin ekonomik ve mali açıdan zor bir dönemden geçtiğine işaret eden Celep, “ABD ile yaşanan sorunlar, döviz kuru ve banka faiz artışları yoluyla bizlere fazlasıyla yansımaya devam ediyor ve önümüzdeki dönemde devam edecek gibi görünüyor. Bu zor ortamda hepimizin daha dikkatli olması gerekiyor. Bu ortamda firmalarımızın ayakta kalması için mücadele ederken, bir yandan da ürün alım ve satım politikalarımızda daha duyarlı ve temkinli hareket etmemiz gerekiyor. Bu gibi dalgalı dönemlerde ithalatçıların fiyat indirim taleplerine direnerek üretici-tüccar ve kendi kesesinden ve daha önemlisi ülkemizin kesesinden alıcılara kaynak aktarımına dur diyebilmemiz gerekiyor. Geçen sene Avrupalılar kuru inciri 5 dolara alarak yedi, bu sene döviz kurlarındaki artış nedeniyle 3 dolara incirimizi satmayalım” diye konuştu.

    Kuru incir rekoltesinin 80 bin ton olmasından dolayı bir panik havasına gerek olmadığını savunan Celep, hedefin ürünün satışı yerine, katma değerli şekilde pazarlanması olması gerektiğinin altını çizdi. Celep, Türk kuru incirinin 100 bin tonluk rekolteye ulaşsa bile pazarlanmasının mümkün olduğunu sözlerine ekledi.

    “Sektöre zarar verenlere merhametli olmayacağız”

    Danışma Niteliğindeki Kuru İncir Genel Kurul Toplantısına katılan Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdürü Muharrem Selçuk, incir, üzüm ve kayısıyı coğrafyamızın bize bahşettiği ürünler olarak tanımlayarak şunları söyledi:

    “Ürünü üretmek kıymetli bir şey. Ama ihracatçılarımızın kabiliyetleri olmasa ürünlerimiz değerini bulamaz. İhracatçılarımızın çalışmalarını takdir ediyoruz. Kalite çalışmalarına bahçeden başlamamız gerekiyor. Aflatoksin, okratoksin-A ve ilaç kalıntısı sorunu yaşamamak için tarlada kalite ve denetim çalışması yapabilmemiz gerekiyor. Mevzuatımızda hammadde aşamasında denetime ilişkin bir düzenleme yok. Ancak, bunu mevzuata ekleyebilirsek, Bakanlık olarak tarladan sofraya kadar tüm süreci denetler hale gelebiliriz. Sonuçta hepiniz Türk inciri satıyorsunuz. Yurt dışında olumsuz bir şey olduğunda Türk incirinin imajı zedeleniyor. Sektöre zarar verenlere karşı merhametli olmayacağız. Sorunların çözümü sözleşmeli üretimden geçiyor. Sözleşmeli üretim yaptığınız zaman üretim sürecini de yönetmiş olursunuz, nasıl üretildiğini bilmediğiniz bir üründe kaliteyi yakalamak da zor olur.”

    Türk firmalarının ihraç pazarlarında kendi aralarında fiyat bazlı rekabet yapmasının yanlış olduğunu diye getiren Selçuk, “İhracatta kendi kendimize fiyat bazlı rekabet ederek yabancıların Türk ürününü ucuza yemesini sağlamaktan başka bir şey yapmıyoruz” dedi. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Işık ise kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incir ile ilgili kurdukları teknik komitelerle ürün kalitesinin yükseltilerek Aflatoksin ve Oratoksin- A oluşum ve bulaşıklığının önlenmesi ve katma değerli ürün ihracatının artırılması amaçlı yaptıkları çalışmaları anlattı. Işık ayrıca, kuru incirlerin aracı-tüccar tarafından üreticiden yeterince kurutulmuş, seçilmiş ve boylanmış olarak kasa içinde satın alınmasının ve ürünlerin soğuk hava depolarında uygun şartlarda saklanıp depolanmasının büyük önem arz ettiğini, ürünün üreticiden bu şekilde satın alınarak pazara sunulması halinde piyasa dengesinin sağlanması suretiyle spekülasyonların önüne geçileceğini ve bu prestij ürünümüzde kalite düzeyinin korunabileceğini belirtti.