Etiket: cihazlarda

  • Mavi ışık yansıtan cihazlarda bağırsak kanseri tehlikesi

    Mavi ışık yansıtan cihazlarda bağırsak kanseri tehlikesi

    Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Uğur Coşkun, “Mavi ışığa fazla maruz kalmak psikolojik ve fiziksel birçok hastalığa yol açabilmektedir” dedi.

    Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Uğur Coşkun, cep telefonu, bilgisayar, tablet gibi mavi ışık yansıtan cihazlar hakkında uyarıda bulundu. Mavi ışığa maruz kalan bireylerin; psikolojik ve fiziksel birçok hastalığa davetiye çıkaracağının altını çizen Coşkun, İspanya’da yapılan bir araştırmanın da detaylarını paylaştı.

    İspanya’da 2 bin kişi üzerinde yapılan bir araştırmanın sonuçlarını aktaran Coşkun, “2 bin kişi üzerindeki bir araştırmada ev dışında ki sokak ışıkları, reklam panoları gibi aydınlatmalardaki mavi ışığa fazla miktarda maruz kalan bireylerde kolon kanseri riski yüzde 60 oranında daha fazla bulundu. Daha önceden yapılan çalışmalarda mavi ışığa maruz kalma durumunun meme ve prostat kanseri riskini artırabileceğine dair şüpheler vardı. Mavi ışık özellikle geceleri daha zararlı olabilmektedir. Mavi ışığın en büyük özelliği uyumamızı sağlayan melatonin hormon salınımını azaltmasıdır. Melatonin vücutta kanser hücrelerinin kendi kendisine ölmelerini tetikleyici ve kişinin kanser hücrelerine karşı bağışıklık sistemini düzenleyici etkileri bulunmaktadır. Özellikle geceleri maruz kalınan mavi ışık melatoninin salınımını azaltmakta ve bu şekilde belki de bağırsak kanseri dahil bazı kanserler açısından risk oluşturabilmektedir” ifadelerini kullandı.

  • Medikal cihazlarda dışa bağımlılığı bitirecek yerli ve milli motor üretimi

    Çorum’da bir firma sağlık sektöründe kullanılan hastane ekipmanları ve medikal masaların hareketini sağlayan motor ve kontrol sistemlerini üretti.

    Yerli ve milli üretimi bulunmaması sebebiyle tamamı yurt dışından ithal edilen lineer aktuator motor ve kontrol sistemlerinin Türkiye’de ilk kez üretilmesiyle birlikte sektörde dışa bağımlılığın da önüne geçilecek.

    Yaklaşık 3,5 yıl süren AR-GE çalışmaları sonunda üretim aşamasına geçilen motor aksamı ve kontrol sistemleriyle 40 yılda ülke ekonomisine 500 milyon dolar katkı sağlaması hedefleniyor.

    Polimot Mekatronik Şirketi Genel Müdürü Fatih Gökgöz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yerli ve milli sanayinin geliştirilmesine yönelik çağrısının ardından Türkiye’de üretilmeyen katma değeri yüksek olan dünyada Almanya, İsviçre, Danimarka gibi ülkelerde üretimi yapılan lineer aktuator motor ve kontrol sistemlerinin üretilmesi ile ilgili AR-GE çalışmalarına başladıklarını söyledi.

    Sistemin hastanelerde hasta servis karyolaları, diyaliz, kemoterapi, dişçi koltuklarının KBB, jinekoloji ve ameliyat masaları gibi tıbbi cihazların yanı sıra, otomotiv, mobilya sektörü ve savunma sanayinde kullanılabildiğini dile getiren Gökgöz, “Türkiye’de hastane ekipmanlarını üreten bir çok firmamız var. Çok sayıda hasta karyolası ve medikal masalar üretiliyor. Fakat bunların üretiminde kullanılan motorlar ve kontrol sistemlerinde ne yazık ki dışa bağımlıyız. Ürünün yüzde 50 maliyetini oluşturan motorların tamamı yurt dışından geliyor” dedi.

    Tamamen yerli olan lineer aktuator motor ve kontrol sistemlerinin 2017 yılı sonu itibariyle üretimine başladıklarını açıklayan Gökgöz, 2018 yılı içerisinde de kontrol, test ve belgelendirme çalışmalarını tamamladıkları motorların bu yılın ikinci yarısından itibaren seri imalatına geçeceklerini belirtti.

    Türkiye’nin 2017 yılı sonu itibariyle 220 bin yatak kapasitesi bulunduğunu ve bin kişiye 2,6 yatak düştüğünü anlatan Gökgöz, “Avrupa’da ise bin kişiye 5.3 yatak düşüyor. Türkiye’de yatak artış hızı 3,5 seviyesinde. 2040 yılına geldiğimizde Avrupa’daki yatak sayısını yakalayacağız. Yada Türkiye’deki nüfusa bakarsak 2040 yılında ülke nüfusunun 90 milyon olacağı yönünde bir öngörü var. Bu artış hızına baktığımızda Türkiye’de 280 bin yatak ihtiyacı ortaya çıkacak. Bugün bir yatakta 4 tane motor, kontrol paneli ve batarya sistemleri kullanılmakta. Bunların Türkiye’ye maliyeti yaklaşık 350 dolar seviyesinde. Bu hesaptan yola çıkarsak, yeni alınacak yatak sayısı ve yataklarında 5 ila 10 yılda yenilendiğini düşünürsek buda yaklaşık 235 milyon dolar gibi bir paranın yurt dışına çıkması demek. Lineer aktuator motor ve kontrol sistemlerinin yanı sıra sağlık sektöründe kullanılan hidrolik pompaların üretimini yapıyoruz. Üretimin yüzde 50’sinide İtalya, İngiltere, İspanya, Yunanistan, Polonya, Meksika gibi ülkelere ihracat yapıyoruz. Bu ihracatı da düşünürsek 2040 yılına kadar yaklaşık 500 milyon dolarlık bir paranın gerek yurt içinden gerek yurt dışından ülke ekonomisine kazandırmak” dedi.

  • Wi fi destekli cihazlarda kişisel veriler tehlike altında

    STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş. Temmuz-Eylül arasını kapsayan yeni siber tehdit durum raporunu açıkladı. Açıklanan raporda wi fi bağlantılarında güvenlik açığına karşı kullanıcılar uyarıldı.

    STM bu hafta Belçika’daki Leuven Üniversitesi’nin araştırmacılarının kamuoyuna açıkladığı wi fi bağlantılarda güvenlik açığına karşı kullanıcıları hazırlamış olduğu raporda uyardı. STM’nin siber güvenlik uzmanları, bu siber tehlikeye karşı sistem güncellemesi yapmadan dosya paylaşılmamasını, kritik kişisel verilerin adres çubuğunda güvenli ibresi görüldükten sonra girilmesi gerektiğini belirtiyor.

    STM’nin raporuna göre, kritik enerji tesislerine ve yatırımlarına siber saldırı tehdidi sürüyor. Türkiye’de de geniş elektrik kesintilerine neden olan siber saldırıların, alt yapı hizmetlerini durdurarak büyük ekonomik ve çevresel zararlara yol açabileceğine dikkat çekiyor.

    Dragonfly’ın hedefinde yine Türkiye var

    STM yeni dönem raporunda öne çıkan siber tehditlerin başında 2011 yılından beri faaliyette olan siber korsan grubu Dragonfly’a dikkat çekiyor. Doğu Avrupa kökenli olan bu espiyonaj grup, geçtiğimiz yıllarda değişik ülkelerdeki enerji firmalarına ait kritik alt yapılara karşı gerçekleştirdiği karmaşık siber casusluk saldırılarından sorumlu olarak biliniyor. 2015 yılı Aralık ayına kadar sessiz kalan grubun bu kez tahrip amaçlı ’DragonFly 2.0’ saldırılarının hedeflerinde özellikle İsviçre, ABD ve Türkiye’deki kritik enerji tesislerinin olduğu belirtiliyor. İstanbul ve Trakya Bölgesi’nde yaşanan geniş çaplı elektrik kesintilerinin ana nedeninin de Dragonfly saldırıları ile ilişkili olduğu değerlendiriliyor.

    Bitcoin saldırıları artıyor!

    Raporda ilk dijital para birimi “Bitcoin” cephesinde gerçekleştirilen siber saldırılara da dikkat çekiliyor. 2017 yılında dünyanın en büyük Bitcoin borsası olarak bilinen Hong Kong’daki Bitfinex’e yapılan saldırı sonrasında 65 milyon dolar değerinde Bitcoin hırsızlığı yaşandı. Yine mayıs ortasında gerçekleştirilen ve büyük zarara sebep olan WannaCry saldırısının fidyelerini toplamak için açılan Bitcoin hesaplarından Ağustos ayının başında 140 bin dolar eş değerinde Bitcoin 6 adet farklı hesaba gönderilerek harcandı. Yakın dönemde gündemi fazlasıyla meşgul eden Kuzey Kore’nin, 2017 ikinci yarısından itibaren Güney Kore’deki Bitcoin ve türevi servis sağlayıcılara yönelik yoğun bir saldırı gerçekleştirdiği ortaya çıktı. Tüm bu gelişmeler Bitcoin’in kullanımı yaygınlaştıkça siber saldırıların hedefi arasında olacağını da gösteriyor.

    Açık Bluetooth tehdidi; BlueBorne Saldırıları

    STM’nin raporunda yer alan BlueBorne saldırıları 5 milyardan fazla cihazı etkileyebilecek büyüklükte bir risk olarak gösteriliyor. Akıllı telefonlar, akıllı televizyonlar, dizüstü bilgisayarlar, saatler hatta bazı otomobillerin ses sistemleri gibi Bluetooth özelliği olan hemen hemen tüm cihazlar bu saldırı tehdidi altında bulunuyor. BlueBorne saldırılarının geçtiğimiz aylarda dünya genelinde birçok şirket ve kuruluşa zarar veren WannaCry’a benzer şekilde yayılabileceğinden endişe ediliyor.

    Otomotiv sektörünü de olumsuz etkiledi

    STM Siber Tehdit Durum Raporu’nda yer alan benzer bir tehdit de günümüz modern otomobilleriyle ilgili. En son gündemde geniş yer bulan Renault saldırısı dikkate alındığında otomobillerin hava yastığı, frenler, park sensörleri vb. güvenlik sistemleri de dâhil olmak üzere değişik bileşenlerinin yerinde veya uzaktan erişimle saldırganlar tarafından devre dışı bırakılmasına yol açan açıklıklar tespit ediliyor.

    Araştırmacılar, otomobil üreticilerinin ağ güvenliğine yönelik alacakları karşı tedbirlerle zafiyeti azaltabileceklerini, tam çözümün ise ancak gelecek kuşak otomobillere uygulanabileceğini ifade ediyorlar.

    İHA tehlikesi kapıda

    Mini İnsansız Hava Aracı (İHA), genel olarak bilinen adıyla drone’ların da gelecekte tehlike oluşturabileceğinden bahsediliyor. Mini İHA’ların basit ve hızlı kuruluma sahip olması, çoğunlukla şifresiz iletişim kanalı kullanması ele geçirilmesini kolay hale getiriyor. Dronejacking olarak da adlandırılan mini İHA ele geçirme saldırılarının yakın gelecekte siber suçlar arasında popülerlik kazanacağı öngörülmektedir.

  • Medikal cihazlarda yenilikler İAÜ’den

    İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ) öğrencileri, sağlık alanında yer yer hayati önem taşıyan biyomedikal cihazları inovatif bir yaklaşımla yeniden üretiyor. Öğrenciler, geliştirdikleri cihazları düzenlenen sergiyle tanıttı.

    İstanbul Aydın Üniversitesi Anadolu BİL Meslek Yüksekokulu Biyomedikal Cihaz Teknolojisi Programı öğrencilerinin imal ettiği cihazlar, bu yıl ikinci defa düzenlenen Biyomedikal Cihaz Sergisi’nde tanıtıldı. Cihazların altı aylık yoğun bir çalışmanın ürünü olduğunu ifade eden Biyomedikal Cihaz Teknolojisi Programı Başkanı Öğretim Görevlisi Türker Togay Aksoy, “Cihazların tamamı öğrencilerin kendi çalışmalarının sonucu ortaya çıkan eserler. Öğrencilerimizle bu cihazları üretirken özellikle bugün piyasada kullanılan benzer cihazların eksiklerini ve yetersiz kaldığı noktaları tespit ederek bu açıkları kapatma yolunu izledik. Bundan başka programdan mezun olan öğrencilerin ‘ben de cihaz yapabilirim’ duygusunu kazanarak özgüvenlerinin artmasını ve direkt olarak bu işi yapacakları için pratik noktada güçlenmelerini amaçladık” diye konuştu.

    Öğrencilerin programdan cihaz yaparak mezun olduklarına dikkat çeken Aksoy, “Geçtiğimiz yıl sergilediğimiz cihazların sektöre kazandırılması noktasında maalesef başarılı olamadık. Ancak bu yıl TÜBİTAK ile destek görüşmelerimiz sürüyor. Bundan başka Türk Patent Enstitüsü ile ‘Faydalı Model’ çalışmalarımızı da yürütüyoruz. Umuyoruz ki bu yıl imal edilen cihazları sağlık sektörüne kazandırabileceğiz” ifadelerini kullandı.

    Geliştirilen cihazlar, sağlık sektöründe kullanılan biyomedikal cihazların eksik veya yetersiz kaldığı alanları tamamlamaya yönelik olarak hazırlanıyor. Örneğin öğrenciler tarafından imal edilen ve astım hastalarının tedavisinde kullanılan nebulizatör cihazında nem sensörü bulunuyor. Ayrıca yine aynı cihaz, hastanın yüzündeki hava maskesinin çıkması durumunda alarm vererek görevliyi uyarıyor. İmal edilen cihazlar arasında temassız ateş ölçer, geçmiş ölçümleri de gösterebilen tansiyon aleti ve kalp atışlarını LED ve “buzzer” adı verilen titreşim cihazıyla gösteren nabız ölçüm cihazı gibi birçok inovatif ürün yer alıyor.