Etiket: Cihazı

  • Gece yarısı motosiklet ile yanaşan bir kişi 2 araca takip cihazı yerleştirdi

    Adana’da iki araca kimliği belirsiz bir kişi motosiklette yanaşarak iki araca takip cihazı yerleştirip kaçtı. Araç sahibi durumu fark etmesi üzerine olayı polise bildirdi.

    Olay, saat 01.15 sıralarında Çukurova İlçesi Toros Mahallesi 78011 sokak meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, reklam işi yapan Ercüment Çelik gece yarısı eve gelip, otomobilini oturduğu apartmanın altına park etti. Çelik’in evine çıkmasının ardından kimliği belirsiz bir kişi motosiklette gelip 01 BJV 98 plakalı otomobil ile 35 AP 6883 plakalı hafif ticari aracı altına poşete sarılı bir halde takip cihazı yapıştırdı. Kimliği belirsiz kişi daha sonra olay yerinden hızla ayrıldı.

    Apartmanda oturan bir kişi durumu görüp araç sahibi Çelik’e bildirdi. Çelik 01 BJV 98 plakalı otomobilinin altında poşetle sarılı elektronik cihazı görünce, 35 AP 6883 plakalı hafif ticari aracını da kontrol etti. Aynı cihaz diğer aracında da olduğunu görmesi üzerine durumu polis ekiplerine bildirdi.

    Olay yerine gelen polis ekipleri araçta ve cihazlarda inceleme yaptı. İlk incelemelere göre cihazların, takip cihazı olduğu öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

  • Robotik yürüme cihazı hastalara umut oluyor

    Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde hizmete giren robotik yürüme cihazı, yürüyemeyen veya yürüme kısıtlılığı olan hastalara umut oluyor.

    Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde robotik yürüme cihazı ile hizmet verilmeye başlandı. Konuyla ilgili bilgiler veren Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mehmet Kelleş, “Robotik yürüme cihazı, travmatik beyin ve omurilik yaralanmaları, inme, nörolojik veya ortopedik nedenlerden kaynaklanan yürüme yeteneğinin kaybının tekrar kazanımı ve geliştirilmesi için kullanılan robot destekli yürüyüş rehabilitasyon sistemidir. Robotik yürüme cihazımız ile yaptığımız tedavilerde, kas kitlesini kontrol edip, vücut kitleyi koruyarak ve hastalarımızı yeniden ayağa kalkıp, yürüyor hissi vermek suretiyle motive ederek, hastalarımızın yeniden yürümesi amaçlanmaktadır. Son yıllarda umut verici bir tedavi konsepti olarak, bant üzerinde kısmi vücut ağırlığı aktarımı sağlayan destekli yürüme sistemi yolu ile lokomotor tedavisi öne çıkmaktadır” diye konuştu.

  • Ege Üniversitesinden yerli ve milli tıp cihazı

    Ege Üniversitesinde uzmanlar yerli ve milli biyomedikal sinyal kayıt cihazı üretti. Tamamen yerli malzeme ve olanaklar ile geliştirilen cihaz yurt dışlı emsallerine göre yaklaşık 8 kat daha ucuza imal edildi.

    Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyeleri ve öğrencileri tarafından oluşturulan çalışma grubu Türkiye’de yeni bir prototip tıp cihazına imza attı. Bölümün “Biyomedikal Elektronik” dersinin laboratuvar uygulamaları ihtiyacını karşılamak ve araştırma amaçlı veri toplamak için bir cihaz tasarımı düşüncesinden yola çıkılan projede ilk prototipler üretildi. Öncelikli olarak eğitim amacıyla kullanılması planlanan cihaz, daha sonra geliştirilerek hastanelerde hastaların hizmetine sunulabilecek.

    Öğretim üyeleri ve öğrenciler birlikte üretiyor

    Yeni cihazının üretim çalışmaları Ege Üniversitesi öğretim üyeleri ve öğrencilerinin katılımıyla kurulan “Biyomedikal Optik Görüntüleme Araştırma Grubu” çatısı altında gerçekleştirildi. Prof. Dr. Mehmet Engin’in koordinatörlüğünde kurularak çalışmalarını yürüten ve on kişiden oluşan çalışma grubu 8 aylık bir çalışma sonucunda yeni cihazı geliştirdi.

    Ege Üniversitesinin milli aşı üretiminin yanında biyomedikal alanda yeni bir atılım içerisinde olduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Ülkemiz tıp teknolojisi alanındaki ürünlerin yaklaşık yüzde 85’ni ne yazık ki ithal ediyor. Bu ürünlerin ileri teknoloji ürünü pahalı cihazlar olduğu düşünülürse; öğretim üyelerimiz tarafından tamamen yerli teknoloji kullanılarak ve mütevazi bir bütçe ile geliştirilen bu tür cihazların önemi daha iyi anlaşılacaktır. Cihazımızın elektronik-mekanik imalat ve montajı, Üniversitemiz Teknoparkında yer alan ve bir grup bölüm öğretim elemanlarının kurduğu yerli bir şirket tarafından gerçekleştirildi. Teorik tasarım, kalibrasyon, eğitim modülü ve özel(sensör) prop tasarımı ise öğrencilerimizin de içerisinde bulunduğu proje grubu tarafından üstlenildi” dedi.

    Cihazın markalaşma ve ticarileştirme faaliyetlerinin de öğretim üyelerinin kurduğu şirket üzerinden sağlanacağını ifade eden Rektör Prof. Dr. Budak, “Ülkemizin dünya ile rekabet edebilmesine katkı sunmak için bu tür yerli ve milli girişimlere ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Cihazımızın üretim ve pazarlama aşamasında da tamamen kendi öğretim üyelerimiz ve öğrencilerimizin çabası söz konusu. Ege Üniversitesi olarak ortaya koyduğumuz modellerin ulusal ölçekte ses getirmesi ve örnek alınması bizleri mutlu ediyor. Bu önemli projeye katkı sunan tüm öğretim üyelerimize ve öğrencilerime teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    “Yurt dışı fiyatından 8 kat daha ucuza imal edildi”

    Cihazla ilgili bilgi veren Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Engin ise “Teknik özellikleri itibariyle cihazımız; şimdilik tek kanallı EKG, EMG, EEG gibi çok önemli fizyolojik sinyallerin gerçek zamanda izlenmesi, analog ve sayısal ortamda işlenmesi yeteneklerine sahip. Kablosuz sayısal haberleşme özelliği ile alınan vücut sinyalleri bilgisayar ortamına aktarılarak sonraki analizler için depolanabiliyor. Ayrıca, bilgisayarda üretilen yapay fizyolojik sinyaller ters yön aktarımla analog modülde izlenebiliyor. Kısa dönemde geliştirilecek ikinci versiyonunda yeni teknik donanımlara ilave olarak çok kanallı giriş eklemeyi planlıyoruz. Cihazımızı yurt dışındaki benzerlerinden ayıran bir diğer özelliği ise maliyeti. Biz elimizdeki sınırlı imkanlarla cihazımızı yurt dışı fiyatından yaklaşık 8 kat daha ucuza imal etmeyi planlıyoruz. Bu konuda ülkemize sağlayacağımız katma değer de bizleri motive ediyor” şeklinde konuştu.

    “Öncelikle eğitimde kullanılacak”

    Cihazın ilk versiyonunun eğitim-araştırma amacıyla tasarımlandığını ifade eden Prof. Dr. Engin, “Cihazımız, eğitimin yanı sıra Sağlık Bakanlığından alınacak izin ile klinik uygulamalarda da kullanılabilecek nitelikte. Ülkemizde sayıları giderek artan Biyomedikal Mühendislik Bölümleri, Meslek Yüksek Okulları Biyomedikal Cihaz Programları, Hemşirelik ve benzeri bölümler ile Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümleri ve yurt dışı öğretim kurumları düşünüldüğünde bu alanın çok büyük bir kullanıcı kapasitesine sahip olduğunu görüyoruz. Tasarımı proje ekibimiz tarafından gerçekleştirilen cihazdan ilk etapta 10 adet tamamen yerli teknoloji ile üretilerek öğrencilerin kullanımına sunuldu. Cihazımız özellikle ikinci versiyonu eklenecek arteryel ve yerel doku oksijen doyumu ölçme yeteneği ile klinik ve hasta başı ortamlarında önemli bir boşluğu doldurabilecek. Cihazımızın pazarlama çalışmaları da yine öğretim üyelerimiz tarafından kurulan ve üniversitemiz teknoparkında faaliyete yürüten Proge Araştırma Geliştirme şirketi tarafından yürütülecek” ifadelerini kullandı.

    Biyomedikal Optik Görüntüleme Araştırma Grubu gündemindeki devam eden ve ürüne dönme potansiyeli olan diğer araştırma konuları EÜ Tıp Fakültesinin İç Hastalıkları, Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı ve Biyofizik Anabilim Dalları ile Diş Hekimliği Fakültesi ve Eczacılık Fakültesi ile bilimsel işbirlikleri çerçevesinde yürütülüyor. Bölümde Biyomedikal Elektronik alanında çalışan Prof. Dr. Mehmet Engin, Yrd. Doç. Dr Erkan Zeki Engin ve Yrd. Doç. Dr. Yavuz Öztürk ile lisansüstü öğrencilerinin yer aldığı “Biyomedikal Optik Görüntüleme Araştırma Grubu” özellikle Tıbbi Tanılama Amaçlı Biyomedikal Optik Spektroskopi, görüntüleme ve tomografi konularında çalışmalar yürütüyor. Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nde Biyomedikal Elektronik alanındaki çalışmalar, lisans ve yüksek lisans programında açılan dersler, ilgili lisans ve lisansüstü tezler ve araştırma projeleri ile sürdürülüyor.

  • Emekli öğretmen, su altında “ROV” cihazı ile aranıyor

    Elazığ’da kendisinden haber alınamayan, daha sonra aracı baraj kenarından bulunan emekli öğretmenin bulunması için Türk Silahlı Kuvvetlerinden görevlendirilen 15 kişilik özel ekip “ROV” cihazı ile arama çalışması yapıyor.

    2 çocuk babası emekli matematik öğretmeni Sami Çetindağ (61), 14 Aralık’ta 23 BR 381 plakalı otomobiliyle evinden çıktı. Eve geri dönmeyen Çetindağ’a ulaşamayan aile, polise haber verdi. Polisin yaptığı çalışmada Çetindağ’ın en son saat 14.00 sıralarında Keban Çırçır Şelalesinden aracıyla Elazığ’a seyir halindeyken MOBESE kamerasında görüldüğü belirlenerek arama çalışması başlatıldı. Polis ve jandarma ekiplerinin yaptığı çalışmada Çetindağ’ın otomobili 16 Aralık’ta Çemişgezek feribot iskelesi yakınlarında bulundu. Bunun üzerine bölgede Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü Su Altı Gurup Amirliği ve İl Afet Acil Durum (AFAD) Müdürlüğü ekipleri arama yaptı. Bir sonuç alınamayınca, geçtiğimiz günlerde Malatya yolu üzerinde Karakaya Barajı’nda 4 gün arama yaparak kayıp bir kızın su altında cansız bedeninin tespit eden “ROV” cihazı ile aranması talep edildi.

    Deniz Kuvvetleri’de daha önceki görevi nedeniyle Elazığ’da bulunan “ROV” cihazını 15 kişilik ekip ile birlikte öğretmenin aracının bulunduğu bölgeye gönderdi.

    TSK’dan yapılan açıklamada ise, “14 Aralık 2017 tarihinden itibaren kayıp olduğu ve Keban baraj gölü havzasına atlayarak intihar etmiş olabileceği değerlendirilen vatandaşımızın naaşının bulunabilmesi maksadıyla Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından, 14 Birinci Sınıf Dalgıç ve bir Dalış Tabibinden oluşan bir Sualtı Arama Kurtarma Timi 23 Aralık 2017 tarihinden itibaren görevlendirilmiştir. Arama bölgesi derinliğinin 40 metreden daha derine ulaşması nedeniyle görevlendirilen söz konusu Arama Kurtarma Timi, yüzer platform üzerinde konuşlandırılan Uzaktan Kumandalı Sualtı Tespit Cihazı (ROV) vasıtasıyla arama faaliyetlerine başlamıştır” denildi.

  • TSK’nın özel ekibi “ROV” cihazı ile genç kızın cesedine ulaştı

    Elazığ’da 1 Aralık tarihinde kaybolan ve 5 gün sonra cüzdanı Karakaya barajında bulunan 22 yaşındaki üniversite öğrencisinin cesedi, TSK’nın 15 kişilik özel ekibi tarafından Uzaktan Kumandalı Sualtı Tespit Cihazı (ROV) ile bulundu.

    Edinilen bilgiye göre, 1 Aralık tarihinde Kovancılar Meslek Yüksekokulu İşletme Bölümü 2. sınıf öğrencisi Havva Deringöl, mini terminalden Malatya minibüsüne bindi. Minibüs Kömürhan Köprüsü’ne araçtan inen genç kızdan bir daha haber alınamadı. Ailesinin kayıp başvurusu üzerine güvenlik güçleri arama çalışması yaparken, balıkçılar da 5 Aralık tarihinde Karakaya Barajı’nda, Deringöl’ün kimliği ve bir miktar parasının içinde olduğu cüzdanı buldu. Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü Su Altı Grup Amirliğine bağlı dalgıçlar, cüzdanın bulunduğu Kömürhan Köprüsü’nün çevresinde 2 gün dalış yaparak arama yaptı fakat derinliğin fazla olması nedeniyle sonuç alınamadı.

    Bunun üzerine Türk Silahlı Kuvettleri Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından 14 birinci sınıf dalgıç ve bir dalış tabibinden oluşan Sualtı Arama Kurtarma Timi görevlendirildi. Derinliğin 70-80 metre aralığına ulaşması nedeniyle görevlendirilen Arama Kurtarma Timi, Kömürhan Köprüsü altına kurulan yüzer platform üzerinde ROV vasıtasıyla arama çalışması yaptı.

    Özel ekibin ROV cihazı ile köprü çevresindeki çalışmaları 4 gün sonra sonuç verdi. Suyun altında tespit edilen genç kızın cansız bedenini çıkarmak için dalgıçlar özel olarak hazırlanan tüplerle dalış yaptı. Dalgıçlar tarafından çıkartılan genç kızın cesedi, cenaze aracına alınarak otopsi yapılmak üzere Fırat Üniversitesi Hastanesi morguna kaldırıldı.