Etiket: Çığlığı

  • Mezarlıkta korkutan kadın çığlığı

    Mezarlıkta korkutan kadın çığlığı

    Adıyaman’da, mezarlık içerisinde yükselen kadın çığlık sesleri paniğe neden oldu.

    Ellerinde silahlarla mezarlıkta inceleme yapan polis ekipleri gördükleri tabutların kapaklarını açıp içine baktı. Edinilen bilgilere göre, Karapınar Mahallesi Karapınar Mezarlığı içerisinden kadın çığlık sesleri duyan vatandaşlar durumu polis ekiplerine bildirdi. Kısa sürede olay yerine resmi ve sivil polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen polis ekipleri sırtlarındaki tabancalarını ellerine alarak olası bir duruma karşı mezarlıkta arama yaptı. Dakikalarca mezarlıkta arama yapan polis ekipleri burada bulunan üstü kapalı tabutlarında kapaklarını açarak inceledi. Didik didik aranan mezarlık içerisinde herhangi bir olayla karşılaşılmadı. Polis ekipleri daha sonra olay yerinden ayrıldı.

    Konuyla ilgili soruşturma sürüyor.

  • Beyin felci hastası Burak’ın yardım çığlığı

    Beyin felci hastası Burak’ın yardım çığlığı

    Erzurum’da yaşayan doğuştan beyin felci (Serabral Palsi) hastası Burak Aytekin, tedavisi için yardım bekliyor. Tek hayali yürüyebilmek olan Burak, çektiği video ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan yardım istedi.

    Erzurum’un Horasan ilçesine bağlı Kırkgözeler Mahallesi’nde yaşayan Emine ve Abdullah Aytekin çiftinin 5 çocuklarından 4.’sü olan Burak’a 3 aylıkken Serebral Palsi teşhisi konuldu. Çift o günden sonra 20 yaşındaki çocukları Burak’ın iyileşmesi için tüm imkanlarını seferber etti. Aile 20 yıl boyunca çocuklarının tedavisi için çare aradı ancak maddi imkansızlıklar nedeniyle gerekli tedavileri yaptıramadı. Köyde geçimini çiftçilikle sağlayan aile çocuklarını daha iyi hastanelerde tedavi ettirmek istiyor.

    Kontrolleri için her hafta kardeşini zorlukla hastaneye götüren abla Nuray Aytekin, “Kardeşim doğuştan engelli ve yürüyemiyor. O da yaşıtları gibi yürümek istiyor. Yürüyemediği için çok üzülüyor. Annem ve babam yaşlandıkları için onu hastaneye götüremiyor. Ben sürekli onu hastaneye götürüyorum. Ama maddi imkanlarımız çok iyi olmadığı için her hastaneye götüremiyoruz. Buradan yardımseverlere sesleniyorum lütfen kardeşime yardım edin” şeklinde konuştu.

  • 10 yaşındaki epilepsi hastası Eray’ın pil çığlığı

    Antalya’da yaşayan Ayten Tolubilek’in ‘Dirençli Epilepsi’ hastası 10 yaşındaki oğlu Eray, 5 yıl önce takılan Vagus Nerve Stimulation’ (VNS) denilen ’Epilepsi Pili’ ile nöbetlerinden kurtulmaya başladı. Aile bir ay ömrü kalan pilin yenilenmesi için hayırseverlerden destek bekliyor.

    Konyaaltı ilçesinde yaşayan ev hanımı 30 yaşındaki Ayten Tolubilek’in 10 yıl önce ikiz erkek çocukları dünyaya geldi. İkizlerinden Haydar, sağlıklı bir gelişim gösterirken, Eray 3 aylıkken nöbetler geçirmeye başladı. İki aylık bir hastane sürecinin ardından Eray’a , ‘Dirençli Epilepsi’ tanısı konuldu. İlaçla tedavisine devam edilen Eray’a 5 yıl önce, ataklarını sona erdiren Vagus Nerve Stimulation’ (VNS) denilen ’Epilepsi Pili takıldı. Ömrü 5 ile 8 yıl arasında değişen pil, Eray’da da kısa süre önce bitiş sinyali vermeye başladı. Kamuda 70, özel de 100 bin TL’ye ulaşan pilin fiyatını ailenin karşılama imkanı olmadığı için, hayırseverlerden destek bekliyor.

    “5 yıldır nöbeti kesildi”

    Ev hanımı olan Ayten Tolubilek, Eray’ın ikiz eşi olduğunu ve 3 ay sonra hastalık belirtilerinin ortaya çıkmaya başladığını söyledi. İki aylık bir tedavinin ardından Eray’a ’Dirençli Epilepsi’ tanısı konulduğunu ifade eden Tolubilek, “Tanımız kondu, nöbetler ağır geçmeye başladı. Büyüdükçe sorunlarımız artmaya başladı. Şu an Eray 10 yaşında, 3 ilaç kullanıyor. Bunun yanında Vagus Nerve Stimulation’ (VNS) denilen ’Epilepsi Pili’ takılı. Bu pil göğüs kafesinde ve derinin altında yer alıyor. 5 yıldır bu pili kullanıyoruz. Pili kullanmaya başladıktan 1 yıl sonra nöbetlerimiz kesildi” dedi.

    Ama 5-6 aydır pilin bitiş sinyali vermeye başladığını vurgulayan Ayten Tolubilek, “Telefon bataryası nasıl bittiğinde sinyal vermeye başlarsa, bizimde pilimiz öyle sinyal vermeye başladı. Doktorumuz pilin 1 aylık ömrünün kaldığını ve en kısa sürede değiştirilmesi gerektiğini söyledi. Pili ilk taktırdığımızda hiç para ödemedik. Şimdi doların yükselmesinden dolayı fiyatı yükseldi. Yaklaşık 70 bin TL diyorlar. Özel de takılırsa bu fiyat 100 bin TL’yi buluyor” dedi.

    İki çocuğu olduğunu ve asgari ücretle geçindiklerini anlatan Tolubilek, mevcut miktarı karşılamalarının imkansız olduğunu kaydetti.

    “Nöbetli günlere dönmek istemiyoruz”

    Eray’ın yeni piline hemen kavuşmasını isteyen ve bu noktada devlet büyükleri ile hayırseverlerden destek bekleyen Ayten Tolubilek, “Bir tek benim çocuğum değil, pili bitmek üzere olan ve bu pillerin yenilenmesi gereken 35 çocuğumuz var. Bu pil yenilenmezse çocuklarımız yine ağır nöbetler geçirmeye başlayacak. Yaralanma ve zarar vermeler meydana gelecek. Biz nöbetsizliğe alıştık. Nöbetli günlere geri dönmek istemiyoruz. Tahta gibi düşünün onun gibi çocuklarımızı esnetip, koltuğa alamıyoruz. Hayati bir cihaz bizim için” ifadelerine yer verdi.

    “Her şeyi Eray için istiyorum”

    Eray’ın pilinin yenilenmesi için 1 aydan kısa süresi kaldığını dile getiren anne Tolubilek, “Eray’ın ikizi, ‘Anne pil yenilenmezse kardeşim ölecek mi?’ diyor. Bu cümleler bir anne olarak beni çok üzüyor. Devletimizin bunu karşılamasını istiyorum. Eğer olumsuz olursa hayırseverlerden yardım bekliyorum. Çocuğumun pil masrafları karşılansın, biz kendimiz için bir şey istemiyoruz. Her şey oğlum için” dedi.

  • ‘Tamara’nın Çığlığı’ Diyarbakır’da

    Diyarbakır Şehir Tiyatroları’nın önümüzdeki günlerde kadının tüm coğrafyalarda kendine, ülkesine ve başka ülkelerde mülteci olma durumunu anlatan Tamara’nın Çığlıkları adlı oyunu sahneleyecek. Oyunun yönetmeni Ata Aksoy, bu oyunla Avrupa ve Türkiye’de ilk kez kadın sorununun deneysel olarak 4 ayrı sanatı kapsadığını söyledi.

    Canan Aksoy’un yazdığı, Ata Aksoy’un yönettiği, Handan Ekici ve Ata Aksoy’un oynadığı tiyatro oyunda, kadınların engellendiği bir dünyada, Tamara önüne çıkan duvarları aşmaya çalışırken aynadaki farklı sesler ve karakterlerle de hesaplaşır. Tamara müzikle, dansla ruhunu arındırırken varoluşunu da anlamlandırmak için mücadele verir. Dışarıdan gelen fısıltılara, bölünmelere karşın kendini bütünlemeye çalışır. İnsanın varoluşuna, kendine en yakın hissettiren, yenileyen araç sanat olduğu için Tamara’nın kendi varoluşunu var etmesinde, yeniden doğuşunda sanatın bir çok dalı Tamara’ya arkadaşlık eder. Tamara kendi çığlığının sesinde ve aynada gördüğü çatlaklarda mim ve flamenkoile kaderine başkaldırır. Tamara, güneşin doğuşuyla, onu kendinden uzaklaştıran, benliğinde karmaşalar yaratan ve çekiştiren her sese karşın dimdik ayakta durmayı öğrenir.

    Tiyatro, pantomim ve dansı buluşturan, lirik şiirin bağlayıcı unsur olarak kullanıldığı disiplinler arası performans türü olan Tamara’nın Çığlığı, kadının tüm coğrafyalarda kendine, ülkesine ve başka ülkelerde mülteci olma durumunu anlatıyor. Zamanın ruhu bağlamında şiddetin ağırlıklı olduğu; savaş, zorunlu göç ile bunun getirdiği ırkçılık ve kadın cinayetleri trajedisinin çokça yaşandığı bir çağda geçer oyun. Oyunda, Mezopotamya kadınını ve tüm coğrafyalardaki kadınların yansımasını anlatması bağlamında İranlı kadın şair Furuğ Ferruhzad umut dolu dizeleri ve Lorca’nın dizeleriyle seyirciye şiirle anlatım sunuluyor.

    “Pandomim dört sanat dalını barındırıyor”

    Oyunun yönetmeni Ata Aksoy, pandomim sanatının Avrupa’da daha çok önemsendiğini ve destek bulduğunu ancak Türkiye’de bu sanatı yapanların sayısının beşi geçmediğini söyledi. Avrupa ve Türkiye’de ilk kez kadın sorununun deneysel olarak oyuna uyarlandığını belirten Aksoy, “Oyunun güçlü göstergelerle seyirciye lirik imgeleme gücüyle hafızalarda yeni bir bakış açışı yaratacağını düşünüyorum. Türkiye genelinde turnelere hazırlanıyoruz” dedi.

    Mülteciler ve kadın sorununu dört farklı sanat dalını da içerecek bir şekilde sahneye konulacak olan Tamara’nın Çığlığı, 12 Ekim tarihinde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarında sahnelenecek.

  • Küçük kızın çığlığı tacizciyi ele verdi

    Diyarbakır’ın merkez Yenişehir ilçesinde bir şahıs tarafından taciz edilmeye çalışılan kız çocuğunu attığı çığlık kurtardı. Kız çocuğunun çığlığını duyan apartman sakini 3 öğrenci, tacizciyi döverek dışarı çıkardı. Durumu fark eden esnaf da önce meydan dayağı attığı tacizciyi daha sonra polise teslim etti.

    Olay, öğle saatlerinde merkez Yenişehir ilçesi Kooperatifler Mahallesi Şair Sırrı Hanım Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, M.Ş.E. (22) adlı şahıs, 10-11 yaşlarındaki kız çocuğunu bir apartmanda sıkıştırdı. Korkan kız çocuğu çığlık atmaya başladı. Bu sırada apartmanda yeni tuttukları daireye eşyalarını taşıyan 3 üniversite öğrencisi, kız çocuğunun çığlığını duyarak aşağıya indi. Öğrenciler şahsı döverek dışarıya çıkarırken, durumu fark eden esnaf da öğrencilere destek verdi. Meydan dayağı atılan şahıs, çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine gelen polis ekiplerine teslim edildi. Kız çocuğu ise, bilgisine başvurulmak üzere Çocuk Şube Müdürlüğüne götürüldü.

    Görgü tanığı esnaf Hatip Tora, “Ben dükkandayken yeni taşınan öğrenci arkadaşlar eşya çekerken apartmanın içerisinde bir kız çocuğunun sesini duyuyorlar. Merdivenlerin altına bakınca 22 yaşlarında bir gencin 10 yaşlarında bir kızı sıkıştırdığını ve tecavüz etmeye yeltendiğini görüyorlar. Dışarı çıkarıp dövmeye başladılar. O arada biz de müdahil olduk. Esnaf olarak güzel bir dövdük. Hatta komalık oldu diyebilirim. Ondan sonra polisler geldi, teslim ettik. Toplum olarak biz sahiplenmesek yarın öbür gün çocuklarımızın başına da gelebilir” dedi.