Etiket: Çiftçinin

  • Çiftçinin yeni umudu “Kinoa”

    Türkiye Kinoa Yetiştiricileri Derneği tarafından düzenlenen 2017 Kinoa Üretim Kongresi, İstanbul’da yapıldı. Türkiye Kinoa Yetiştiricileri Derneği Başkanı Can Temizel, “Kinoayı diğer tahıllardan ayıran en önemli fark, hayvansal gıda kaynakları kadar protein içermesidir. Eşsiz protein değerlerinin yanı sıra, lif, vitamin ve mineral deposudur ve diyetlerin vazgeçilmezidir’’ dedi.

    Türkiye Kinoa Yetiştiricileri Derneği tarafından düzenlenen 2017 Kinoa Üretim Kongresi’ne Türkiye’nin her bölgesinden yaklaşık 200 kinoa yetiştiricisi ve yetiştirici adayı katıldı. Kongrede kinoanın üretimi, pazarlaması, satışı ve Türkiye Kinoa Yetiştiricileri Derneğinin yaptığı ulusal ve uluslararası çalışmalar konusunda katılımcılara detaylı bilgiler verildi.

    Türkiye Kinoa Yetiştiricileri Derneği Başkanı Can Temizel, ülkede tarımsal üretim yelpazesindeki en yeni ürünlerden biri olan kionanın getirisinin diğer bitkilere göre oldukça yüksek olduğu bilgisini verdi. Derneğin bilgi ve tecrübelerinden yararlanarak üretim yapan üreticiler için çok büyük oranda gelir garantisi bulunduğunu ifade eden Temizel, “Ülkemizde kinoa yetiştirilen bölgelerde çok iyi sonuçlar alındı. Uyum sorunu yok. Türkiye’nin yüzde 80’inde hububat yetiştirilen her bölgede aynı ekipmanla yetiştirilebilen kinoa, buğday ve arpadan 5 ila 7 kat arasında daha fazla kazandırıyor’’ şeklinde konuştu.

    Temizel, yetiştiriciliğin en önemli aşamalarından biri olan tohumluk seçimi konusunda üreticilerin aldanmaması gerektiğini ifade etti. Piyasada tohumluk kinoa adı altında ne olduğu bilinmeyen ve hasat sırasında üreticiyi verim açısından hüsrana uğratan, yıllar önce üretimden kalkan çeşitlerin satıldığını vurgulayan Temizel, “Üreticimiz çok kazanmak istiyorsa tohumu doğru yerden, derneğimize danışarak almalı. Derneğimiz kinoa satışı yapan firmalarla işbirliği içinde yürüttüğü projelerle çiftçinin ürünlerinin satışı konusunda yardımcı oluyor. Alım yapan firmaların istedikleri kalite ve özellikteki ürünleri yurt dışı yerine yerli üretimden sağlamak en önemli amaçlarımızdan biridir. Ayrıca, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı başta olmak üzere ilgili diğer kurumlarla işbirliği içinde sektörünün önünün açılması için gerekli çalışmaları yapıyoruz” dedi.

    “Çölyak hastaları tam bir için mucize’’

    Dünyada ve Türkiye’de tüketimi hızla artan kinoanın saymakla bitmeyecek kadar çok faydası olduğunu, uluslararası çapta sağlık ve beslenme uzmanlarının kinoayı tavsiye ettiğini söyleyen Temizel, “Kinoayı diğer tahıllardan ayıran en önemli fark, hayvansal gıda kaynakları kadar protein içermesidir. Eşsiz protein değerlerinin yanı sıra, lif, vitamin ve mineral deposudur, diyetlerin vazgeçilmezidir. Ayrıca çölyak hastaları mucize tahıl kinoayı rahatlıkla tüketebiliyor. Çünkü kinoa gluten içermiyor, çabucak pişiyor ve tüketimi çok kolay’’ diye konuştu.

    Son olarak kinoanın içerdiği enzimler nedeniyle yaşlanmayı de geciktirdiğini, cilt yıpranmasını azalttığını, dokuları yenilediğini kaydeden Temizel, “Kinoa bu gidişle sofralarımızın vazgeçilmezleri arasında girecek” ifadelerini kullandı.

    Kongre, akademisyenlerin “Kinoa Yetiştiriciliği ve Kinoanın Besin Değeri” ile ilgili sunumlarıyla sona erdi.

  • Mersin’de afet yaşayan çiftçinin yarasını sigorta sardı

    Mersin’in Erdemli ilçesinde Tarım Kredi Kooperatifi ortağı bir çiftçi, 7 dönüm serasını kooperatif yetkililerinin tavsiyesiyle Tarsim Sigortası’yla sigortalattı. 7 dönüm domates serasındaki üretimini bin 518 liraya sigortalatan çiftçinin serası 22 Aralık günü yoğun kar yağışı sebebiyle yerle bir oldu. Tarsim eksperlerinin yaptığı inceleme sonucunda serada yüzde 85 hasar oluştuğu belirlenerek, üreticiye 165 bin lira ödeme yapıldı.

    Erdemli ilçesi Hüsametli Mahallesi’nde çiftçilik yapan İbrahim Dudak’a 65 bin liralık dekont Tarım Kredi Kooperatifleri Mersin Bölge Müdürü Hilmi Tunahan Eyice tarafından takdim edildi. Dekontun takdimi sırasında bir konuşma yapan Eyice, “Bütün çiftçilerimizi bu konuda bilinçlendirmek istiyoruz. Malumunuz Mersin’in batı tarafında fırtınalar, doğu tarafında sel felaketleri yaşanıyor. Çiftçilerimiz bu konuda bilinçli değil ama şu an sigorta yaptıran ortaklarımızın yaraları bir nebze olsun gideriliyor. Ortağımız İbrahim Dudak yoğun kar yağışından zarar görmüştü. Kendisi Tarsim Sigortası yaptırdığı için ciddi anlamda bir meblağ ile bu yarasını sarmış olacak. Allah bir daha böyle zararlar göstermesin” dedi.

    “Seramızı yeniden ayağa kaldıracağız”

    Dekontunu alan çiftçi İbrahim Dudak da, “Ne diyebileceğimi şu an aklımdan bile geçiremiyorum. Çünkü Tarsim o derece elimizden tuttu ki. Biz bitmiştik, gerçekten bitmiştik. Allah kısmet ederse şuan bize verilen imkanlarla Tarsim sayesinde bu seramızı yeniden ayağa kaldıracağız. Komşularımız yaptırmadı, ama biz Tarım Kredi Kooperatifimiz müdürünün tavsiyesiyle Tarsim’e sigorta yaptırmıştık. Şu an mutluyum, İnşallah bir daha bu zararları görmeyiz. Değerli çiftçi kardeşlerime çağrı da bulunuyorum, seralarınızı ve narenciye bahçelerinizi sigortalatın” dedi.

    “Çiftçilerimiz rahat uyusun istiyoruz”

    Erdemli Tarım Kredi Kooperatifi Müdürü Ahmet Karakuş ise, “Çiftçi sigorta yaptırdığında primlerin yüzde 50’sini devlet karşılıyor. Faiz giderlerinin yüzde 50’sini kurum karşılarken, ortağımızın 150 bin liraya yakın bir borcu vardı. Bin 518 lira karşılığında ortağımıza 165 bin lira hasar ödemesinde bulunacağız. Allah böyle sıkıntılar göstermesin diyorum ama bütün çiftçilerimizi sigorta yapmaya davet ediyoruz. Çiftçilerimizin sigortalarını yaptırarak rahat uyumalarını istiyoruz” diye konuştu.

    “Sigorta yaptırmadım pişmanım”

    Tarsim Sigortası yaptırarak hasar ödemesi alan çiftçi İbrahim Dudak’ın komşusu Ertuğrul Kayacı da kendisinin serasının da yerle bir olduğunu ve sigorta yaptırmadığı için pişman olduğunu dile getirdi. Kayacı, “Ben sigorta yaptırmamıştım, şimdi pişmanım. Tarsim’in amacının ne olduğunu bilmediğimiz, ödeme koşullarının ne olduğunu bilmediğimizden dolayı, bilgisizliğimizden dolayı Tarsim’e müracaat edemedik” şeklinde konuştu.

    Hasar ödemesi için düzenlenen törene Tarım Kredi Kooperatifleri Mersin Bölge Müdür yardımcısı Aytaç Onkun, kooperatif çalışanları ve çiftçiler de katıldı.

  • Kara kış Antalya’da çiftçinin yüzünü güldürdü

    Antalya toptancı halinde yılbaşı nedeniyle sebze ve meyve fiyatlarında son iki aya göre yüzde 100 ile 200 arasında artış yaşandı. Fiyatlardaki artış örtü altı üretimin merkezi konumundaki Antalyalı üreticiler tarafından sevinçle karşılandı. Toptancı haline ürünlerini getiren üreticiler, fiyat artışının sebebini ise Antalya’yı son iki haftadır etkisi altına alan soğuk hava dalgası olarak gösterdi.

    Antalya Toptancı Halinde yaklaşık 3 aydır düşük seviyede seyreden sebze ve meyve fiyatları, son iki aya oranla yüzde 100 ile 200 arasında arttı. Yılbaşına girmeye sayılı günler kala fiyatlardaki artış devam etti. Domates 2-2,5 liradan satılırken, kavun 1,5 patlıcan 5, biber de 4 liradan satılmaya başlandı. Fiyat artışı çiftçilerin yüzünü güldürürken, artışın nedenleri arasında ise yılbaşı öncesi yaşanan pazar hareketliliği ve yurt dışı pazarlarından talebin artması oldu. Üreticiler ise, Antalya’da son haftalarda hakim olan soğuk hava nedeniyle ürün azlığının yaşanmasından dolayı fiyatların yüksek olduğunu söylüyor.

    Kar bereketi

    Yaklaşık bir hafta önce Antalya’ya yağan karın, fiyatlardaki artışta etkili olduğunu söyleyen üretici Ahmet Çevik, “2 ay önce tabandı, Ekim ayında 70,80 kuruştu. Fiyat şu anda çok iyi ama domates yok serada. Soba yakıyoruz sürekli. Yüzde 200 bir artış var. 80 kuruşken 2-25,5 lira. Kavun 2 ay öncesi 80 kuruştu, şu an 1.5 lira. Kar bereket derler, inşallah öyledir. 3 çocuk okutuyoruz masraf çok. İnşallah 2017 hayırlı olur” dedi.

    Pazarcılıkla uğraşan Nail Songül de, “Fiyatlar öncekilere göre yüzde 100 ile yüzde 150 arasında artış var. Soğuklardan dolayı üretim azaldığı için oluyor. Arz ve talep işidir bu işler. Arz çok oldu mu fiyatlar düşer, az oldu mu da yükselir. Önce patlıcan 1,5 liraydı, geçen hafta 3,5 bugün ise 5 lira ve satılıyor da. Az olduğu için bu şekilde. Geçen haftaki soğuklar, patlıcan, salata ve biberin çiçeklerini etkiledi. Bunun için döküm az oluyor. Bundan dolayı fiyat yükseliyor” diye konuştu.

    Bir başka üretici Mehmet Alkan ise, 2016 yılının çiftçi için kötü geçtiğini ancak 2017’den umutlu olduklarını söyledi.

    Çiftçi Rus ambargosunun kalkmasını bekliyor

    Öte yandan Antalyalı çiftçi Rusya’nın sebzeye karşı geçen yıl kasım ayından bu yana uyguladığı ambargoyu kaldırmasını bekliyor. Rusya Tarım Ürünleri Denetim Dairesi Başkan Yardımcısı Aleksey Alekseenko’nun, Türk sebzelerine ithalat yasağının kaldırılmasına yönelik kararın bugünlerde açıklayacağını bildirmesi Antalyalı üreticileri sevindirdi. Üreticiler, yasağın kalkması ile birlikte meyve ve sebze fiyatlarında yaşanan artışın devam edeceğini umuyor.

    Aksu’da çiftçilik yapan İsa Genç ürün fiyatlarında artış olduğunu fakat soğuk havalar nedeniyle ürün yetişmediğini ifade ederek, “Domates 1 liradan 2 liraya yükseldi. Daha önce 2 ton toplayan adam şunda 500 kilo topluyor. Bu da maliyeti arttırıyor. Çiftçinin para kazanması için domatesin en az 2,5- 3 TL olması gerekir” dedi.

  • Antep fıstığında çiftçinin yüzünü güldürecek gelişme

    Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, Antep fıstığının geleceğine yönelik önemli projeleri hayata geçireceklerini söyledi.

    Gaziantep’te bölgenin en önemli geçim kaynağı olan Antep fıstığının geleceğine yönelik çalışmalar sürüyor. Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, Gaziantep – Nizip arasında Karayollarına ait 80 bin metrekarelik arsa satın aldıklarını belirterek bu alanda Antep fıstığı için lisanslı depolama alanı yapacaklarını açıkladı. Tiryakioğlu, bölgedeki rekoltenin tamamını karşılayacak lisanslı deponun adımlarının atıldığını dile getirdi. 2017 yılında faaliyete geçmesi planlanan lisanlı depo ile Antep fıstığının kalitesinin de artırılması hedefleniyor.

    “Antep fıstığı ile ilgili çok ciddi çalışmalarımız var”

    Antep fıstığının 27 ilde yetiştiğine dikkat çeken Ahmet Tiryakioğlu, “Antepfıstığının geleceğiyle ilgili çok önemli çalışmalar yürütüyoruz. Bunlardan bir tanesi lisanslı depolama yöntemidir. 2 yıl süren yoğun çalışmalarımız neticesinde ilk olarak Antep fıstığının lisanslı depolarda yer alabilmesi için kırmızı kabuklu Antep fıstığının TSE standardı hazırlanarak, TS 13693 kodu ile uygulamaya girmesi sağlandı. Ardından ‘Antep fıstığı Lisanslı Depo Tebliği’ Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Gaziantep – Nizip arasında Karayollarına ait 80 bin metrekarelik alanı ihale ile satın aldık. Bölgede lisanslı depolama yapmak üzere harekete geçtik. Lisanslı depolamayla ilgi İpekyolu Kalkınma Ajansı’ndan 14 milyon TL hibe desteğine hak kazandık. Bölgede tüm rekolteyi karşılayacak lisanslı depoculuk adımlarını attık ve 2017 yılında faaliyete geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.

    Antep fıstığında kaliteyi artıracak hamle

    Lisanslı depoculuğun hayata geçirilmesiyle bölge çiftçisinin de büyük kazanımlar elde edeceğini aktaran Tiryakioğlu, “Bu yöntem sayesinde hem kalite standartları artacak hem de Antepfıstığının değerlendirilmesi sağlanacak. Ürün çok kıymetli olduğu için üretici kendi imkanlarıyla muhafaza ediyor. Biz ürün güvenliğini koruyabilmek, spekülasyonların önüne geçmek ve ticareti dengeleyebilmek için çok ciddi çalışmalar yapıyoruz. Bu çalışmaların yüzde 70’ini tamamladık. En kısa zamanda bu yatırımı yaparak 2017 yılının fıstık sezonuna yetiştirmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

    Ürünü istediğiniz anda satabiliyorsunuz

    Lisanslı depoda muhafaza edilen ürünler için stopaj ödenmediğini aktaran Tiryakioğlu, ürünün Elektronik Ürün Senetleri Platformu ile bir şehirde veya yurt dışında bulunan tüccarlara satılması konusunda da avantaj sağlandığını açıkladı. Tiryakioğlu, “Üreticimiz lisanlı depoda sakladığı ürünü gerek yurt içine gerekse yurt dışına kolaylıkla satıp parasını alabiliyor” diye konuştu.

  • Bursa’da çiftçinin geliri artıyor, göç tersine dönüyor

    Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, tüm belediyelerin çiftçinin yanında olduğunu belirterek, “Amacımız çiftçi gelirlerini arttırıp göçü tersine çevirmek” dedi.

    Bursa’nın ne kadar yüksek bir tarım potansiyeli olduğunun fuara olan yoğun katılımla gözler önüne serildiğini anlatan Başkan Altepe, TARIM Aş. ile çiftçinin yanında olduklarını dile getirdi.

    14. Uluslararası Bursa Tarım ve Hayvancılık Fuarları, kapılarını ziyaretçilerine açtı. Bu yıl 22 ülkeden 451 firmanın katıldığı ve 40 ülkeden 300 bine yakın ziyaretçinin beklendiği fuara katılım her yıl katlanarak artıyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe de tarım fuarını gezerek, hem ürünlerini tanıtılan firma temsilcileriyle hem de fuarı gezmeye gelen çiftçilerle sohbet etti. Kırsal kalkınma hedefiyle Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan Tarım A.Ş’nin standını ziyaret eden Başkan Altepe, bir sanayi kenti olarak öne çıkan Bursa’nın tarımdaki gücünü de en iyi şekilde değerlendirmek amacıyla yatırımlarını hız kesmeden sürdürdüklerini belirtti.

    Hedef: tersine göç

    Bursa’daki fuarlar arasında Tarım Fuarı’nın en yoğun ilgi gören fuarlardan biri olduğunu ve katılımın her geçen yıl katlanarak arttığını dile getiren Başkan Altepe, Bursa’nın tarımdaki gücünün bu fuarda gözler önüne serildiğini vurguladı. Bursa’nın şeftali, armut, siyah incir, sofralık zeytin gibi dünya pazarlarına hitap eden ürünler yetiştiren bir kent olduğunun altını çizen Başkan Altepe, “Artık Büyükşehir Belediyemiz başta olmak üzere tüm belediyeler çiftçimizin yanında. Çiftçimiz refah seviyesinin artması ve kalkınmanın sağlanması için kurduğumuz Kırsal Hizmet Daire Başkanlığı ve tarım şirketimizle çalışmalarını sürdürüyoruz. Arazi yollarının düzenlenmesi, sula tarıma geçilmesi, sulama göletleri yapılması, ürün toplama merkezleri, yaş olarak tüketilmeyen ürünlerin sanayi ürünlerine dönüştürülmesi için ürün kurutma merkezleri, fide, tohum destekleri, kaliteli üretimin sağlanması, ürünlerin toplanıp, ambalajlanması hatta pazarlanması noktasında yoğun bir çalışma içindeyiz. Çiftçimizin daha çok kazanıp, refah seviyesinin artması ve tersine göçün başlaması için elimizden ne geliyorsa yapmaya devam edeceğiz” dedi.