Etiket: Çiftçilerden

  • Çiftçilerden ithal hububat tepkisi

    Mardin’in Kızıltepe ilçesinde çiftçiler, ithal hububat nedeniyle ürünlerini satamadıklarını ve zor durumda kaldıklarını ileri sürdü. Kızıltepe Zahireciler Derneği Başkanı Mehmet Şerif Öter, çiftçiler için koruyucu gümrük duvarları inşa edilmesi istedi.

    Kızıltepe’de çiftçiler, ithal hububat nedeniyle Türkiye’nin ihracatçıyken ithalatçı duruma düştüğünü ve ürünlerinin ellerinde kaldığını ifade etti. Satamadıkları ürünleri tarlada bıraktıklarını belirten çiftçiler, bu nedenle yeni ürün ekemediklerini dile getirdi. Zor durumda olduklarını anlatan çiftçiler, ithal hububata önlem alınmasını istedi. Kızıltepe Zahireciler Derneği Başkanı Mehmet Şerif Öter, Türkiye’de yeteri kadar hububat üretildiğini savunarak, “Ancak buna rağmen gümrük oranları sıfırlanarak, ithalata izin verilmiştir. Dünyanın en kaliteli kırmızı mercimeği Mardin ovamızda, Diyarbakır’da ve Batman’da üretilmektedir. Ama ne yazık ki Kanada’nın GDO’lu, hibritli ve bozuk malları yerli ürün altında piyasaya sokuluyor. Bu tüketicimizi mağdur ediyor, milli ekonomimize zarar veriyor, dövizimizin yurtdışına çıkarıyor. Dünyanın bir numaralı kırmızı mercimek ihracatçısıyken, bugün ne yazık ki dünyanın bir numaralı ithalatçısı konumuna geldik. Yılda 200-300 bin ton ithal edeceğiz, yılda 2-3 milyar dolarımız dışarı gidecek. Bu yanlış bir karardır, ithalat lobisinin lehine olan bir karardır. Ekonomi, Gümrük ve Tarım Bakanları bununla ilgili saha araştırması yapan ciddi bir ekiple gerçeği ortaya çıkarsın. Çiftçilerimizi koruyucu gümrük duvarlarını inşa etmeleri gerekiyor” dedi.

    “Çiftçiler yalvarır duruma geldi”

    Hububat Tüccarı Aysun Çınar, çiftçilerin çok mağdur olduğunu anlatarak, “Tarım Bakanlığımızın ve TMO’nun açıklamış olduğu alım fiyatları ve hasadın ortasında açmış olduğu ithal mısır ve elindeki stokları satışa sunma kararından dolayı çiftçi mağdur. Şu an biçim durmuş durumda. Erken fiyat açmamasından dolayı mısır kurutma tesisleri çok büyük zarara uğradı. Çiftçiler, kurutmacılara ve tüccarlara yalvarır konuma geldi. Çiftçilerin mağduriyeti çok büyük. Şu anda mısır kurutma tesislerinin elinde binlerce ton mısır var ve satış yok. Buna sebep ise ithal mısırın satışa sunulması ve stokların açılması” diye konuştu.

    “Mısır tarlada kaldı”

    Kızıltepe Çiftçiler Derneği Başkan Mikail Erbeyi ise TMO’nun birkaç gün önce stokta bulunan ithal malın fiyatını açıklamasının çiftçiyi mağdur ettiğini kaydederek, “Kızıltepe’de çiftçilerin mısırları tarlada kaldı. Fiyatların düşmesi nedeniyle kurutmacılar da fiyatın kendilerini kurtarmaması nedeniyle çiftçiden mal almıyor. Batıdaki fabrikalar alımlarını kurdurdular. Çiftçimiz tarladaki malını kaldıramadığı için buğday ekemiyor. Bu da mağduriyete neden oluyor” ifadelerinde bulundu.

  • Çiftçilerden milletvekilini ağlatan eylem

    AK Parti Karaman Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı ve PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk’un Konya Pancar Ekicileri Kooperatifinin 26 Ağustos’taki olağan genel kurulunda aday olmayacağını açıklamasının ardından sivil toplum kuruluşu ve vatandaşlar Konuk’u bu kararından vazgeçirmeye çalıştı. Konuk bir vatandaşın kendisine sarılmasının ardından gözyaşlarına hakim olamadı.

    23 Ağustos Çarşamba günü Çumra ilçesinden konvoyla yola çıkan çiftçiler saat 15.00’de Konya Şeker Fabrikası önüne gelerek eylem yaptı. Sivil toplum ve çiftçi kuruluşlarının temsilcilerinin de katıldığı eyleme çok sayıda vatandaş katıldı. Konya Şeker Fabrikası bahçesinde toplanan kalabalık daha sonra Anadolu Birlik Holding A.Ş’nin önüne gelerek sloganlar attı ve Başkan Recep Konuk’un yanlarına gelmesini istedi. Kalabalığın yaklaşık bir saat süren bekleyişinin ardından Recep Konuk holding binasına geldi. Kalabalık tarafından coşkuyla karşılanan Konuk bir vatandaşın kendisine sarılmasının ardından gözyaşlarına hakim olamadı. Holding binasının bahçesinde konuşan Recep Konuk, “Bugün uzaktan yakından hemşehrilerimiz buraya teşrif etmişsiniz, teşekkür ederim. Tabii zor bir süreç yaşadığımızı bilmenizi istiyorum. Ben hiç diklenmedim hep de dik durdum. Asla şahsımızın can ve mal kaygısı olmamıştır, bundan emin olun. Bir süreç var önümüzde. Bunun zorluklarını ben yaşıyorum, belki bu kararı almakta çok zorlandığımı bilmenizi isterim. Ama şundan emin olun her şeyden önce burada alınan karar alelacele alınan bir karar değildir. Dört yıl öncesinden burada genel kurul yapılacağı belliydi. Yani bu dört yıl öncesinin takvimi. Ben bu takvimi öne filan çekmiş değilim ve dört yılın sonucunda da içinde seçim olan bir takvimdi. Adaylık süreci, eksik olmayın bana hep siz destek oldunuz, ben de Anadolu adına savaştım, beraber savaştık. Bugün var edilen üreticinin üretmesini sağlayan Anadolu’nun bağrına vurulan mührün içinde benden daha ziyade sizler varsınız. Bu mührü biz beraber vurduk. Çok şükür bu kurum üretiyor. Bugün 50’e yakın tesisi işletiyor. Bu kurumla ilgili kamuoyunda farklı spekülatif bilgiler dolaştırılabilir. Ama şundan emin olun bu kurum bugün Türkiye’nin en iyi bilançosuna sahip ekonomisi olan kurumdur” ifadelerini kullandı.

    “Elimiz güçlüyken müdahale etme şansımız var”

    Recep Konuk kurumun yanında olacağını belirterek, ”Bu kurumun işleyişinin zarar görmemesi adına, bu kurumun daha da çok büyümesi adına, bu kurumun ilanihaye Anadolu topraklarına üretmesi adına belki ben önünde değilim ama bu kurumun yanında olacağım bundan emin olun. Şimdi bu kurum, ben de herkes gibi fani biriyim, sürekli burada kalacak değiliz. Ama biz olmadan da bu kurumun yürümesini beraber sağlamalıyız. Bu kurum her daim ayakta durmalı. İkincisi elimiz güçlü iken burada olabilecek hasara müdahale etme şansımız var. Yarın ne olacağını bilmiyoruz. Daha da önemlisi kamuoyuna söylediklerim bunlar. Söylemediğim şeyi söylüyorum iyi dinleyin. Benim aldığım hiçbir kararın bugüne kadar üreticinin, çalışanın, buradan ürün tüketenlerin, tüketicinin aleyhine olduğunu gören, şahitlik eden var mı aranızda? O zaman bana bir müsaade edin ben ortamı bir göreyim buranın ilanihaye ayakta kalacağının formülünü bana bırakın. Ben bunun çalışmasını yapıyorum, aday değilken de bunun çalışmasını yaptım” şeklinde konuştu.

    “Benim bugüne kadar aldığım hiçbir karar asla şahsım adına değildir”

    Konuk seçim için zamanın az kaldığını söyleyerek, “Belki şu olabilir vakit dar güvenlik vesaire sıkıntılar olabilir. Bir müddet ileriye kaydırabiliriz. Emniyet, Valiliğin böyle bir yaklaşım içerisinde olduğunu görüyorum. Yani belki bunu istişare etme şansımız olacak. Benim bugüne kadar aldığım hiçbir karar asla şahsım adına değildir bundan emin olun. Bu kurumun ayakta kalabilmesi, bu kurumun hayatiyetinin var edilmesi sadece Konya coğrafyasında yaşayanların meselesi değildir. Şu anda Torku, Konya Şeker modeliyle Türkiye’ye örnek olmuştur sıra bu modeli küçültmek yok etmek değil, bu modeli Türkiye’ye teşmil etmektir” dedi.

    “Bizim yüreğimizde, gönlümüzde her şeyimiz de buradayız bundan emin olun”

    Duygulandığını belirten Konuk, ”Ben çok duygu yüklüyüm. Hele sizlerin samimiyetine hep şahitlik ettim. Yüreğinizi biliyorum, nasıl bir gayret nasıl bir çabayla ekmeğinizi evinize taşıdığınızı biliyorum. Dünü biliyorum, bugünü biliyorum, yarın bir kabaca öngörüyorum. Biz burayla etle tırnaktan olduk, iç içe olduk. Buralar benim evladım gibi. Eğer buralar küçücük bir zarar görürse bizim yüreğimiz yanar buna müsaade etmeyiz. Buranın zarar görmesi adına da hiçbir yaptırımın içerisinde olamayız, hiçbir kararın içinde olamayız. Dolayısıyla vermiş olduğumuz kararın önümüzdeki günlerde nelere sebep olacağını nasıl bir seyir izleyeceğini birlikte göreceğiz, birlikte tartışacağız. Bizim yüreğimiz de, gönlümüz de, her şeyimiz de burada, bundan emin olun. Bu başında mı oluruz ortasında mı oluruz geri tarafına mı oluruz buna önümüzdeki günlerde bakacağız” ifadelerini kullandı.

  • (Özel Haber) Çiftçileri sokağa çağıran TZOB Başkanı’na çiftçilerden tokat gibi cevap geldi

    Çiftçileri sokağa çağıran TZOB Başkanı’na çiftçilerden tepki geldi. Çiftçiler, TZOB ve Tarım Kredi Kooperatiflerinin çiftçiyi tanımadığını ve çiftçiye hiçbir desteklerinin olmadığını söylediler.

    Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB)’dan ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden destek alamadıklarını söyleyen çiftçiler başıboş bırakıldıklarını ve borcu borç ile kapattıklarını belirterek, TZOB’u ve Tarım Kredi Kooperatiflerini tanımadıklarını, devletin verdiği desteklerin çiftçiye ulaştırılmadığını söylediler. Gerekli olan hububatları ekemediklerini dile getiren çiftçiler, kendilerine destek olacak kurumları yanlarında göremediklerini ifade ettiler.

    Çiftçinin TZOB ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden destek göremediğini devletin verdiği destekleri çiftçiye ulaştırmadıklarını söyleyen çiftçi İhsan Yavuz, ”Türkiye Ziraat Odaları Birliği ve Tarım Kredi Kooperatifleri var diyorlar ama senkronizasyon bozukluğu, bir uyum bozukluğu var. Çiftçi üzerine düşeni yapmaya hazır ama çiftçiye destek olacak kurum ve kuruluş göremiyoruz. TZOB ve Tarım Kredi Kooperatifi yetkili ve etkili değiller. Biz arkamızda kimseyi göremiyoruz. Koordine bozukluğu var, devletin desteği bize ulaşmıyor. Çiftçi borcu borç ile ödeyerek borcunu kapatmaya çalışıyor. Çiftçi borç batağının içinden çıkamayacak durumda. Neden bir Avrupa gibi olmayalım? Çiftçi başıboş bırakılıyor. Hem ekonomi hem de çiftçi zarar görüyor” açıklamasında bulundu.

    TZOB ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden destek alamadığını söyleyen çiftçi Salih Gümüştekin de “Devletin çiftçilere destekleri var ama bu çiftçiye yansımıyor. Bizim köyümüz 250 hane. Kaç hane destek almış? Destek alan yok. Hibe desteği diye bir şey yok. Bizim köyümüzde TZOB diye bir destek yok. TZOB, çiftçi olarak benim arkamda dursa destek olsa ben onunla caddeye bile inerim. Beni destekleyip arkamda duracak yok. Bizim Türkiye Ziraat Odaları Birliği şu ana kadar hangi köye gelip halimizi hatırımızı, sıkıntımızı, sormuş öyle bir şey yok” ifadelerini kullandı.

    Çiftçi Ömer Yavuz, “TZOB ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden destek bize gelmiyor. Milli ekonomiye de bir katkısı yok. TZOB’dan ben hiçbir destek almadım. TZOB bize ne desteği verecek? Bize destek filan geldiği yok” şeklinde konuştu.

  • Hindistanlı çiftçilerden kafataslı protesto

    Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de hükümetten kuraklığa karşı destek paketi verilmesini talep eden çiftçiler, intihar ettiği iddia edilen çiftçilerin kafataslarıyla oturma eylemi gerçekleştirdi.

    Hindistan’da çiftçilerin protestoları devam ediyor. Öncellikle başkent Yeni Delhi’nin kalbinde bulunan Jantar Mantar, her gün onlarca protesto gösterisine ev sahipliği yapıyor. Bazı protestoların yıllardır sürdüğü Hindistan’da son olarak ülkenin güneyinde bulunan Tamil Nadu eyaletinden gelen çiftçilerin eylemi dikkat çekti. Jantar Mantar’da toplanan yüzlerce çiftçi, oturma eylemi ile seslerini duyurma çalıştı. Çiftçiler, Tamil Nadu’da iki hafta süren şiddetli kuraklık sonrası hükümetten kuraklığa karşı destek paketi verilmesini ve tarım kredilerinden feragat edilmesini talep ediyor. Ürünlerinin yalnızca kuraklık nedeniyle değil aynı zamanda Vardah siklonu sebebiyle mahvolduğunu kaydeden çiftçiler, ulusal sermayeyi protesto ederek hükümetin kendi işleriyle ilgilenmelerini istediler. Protestoya katılan 72 yaşındaki Aiyappa, “Dilenciler bizden iyi. Çünkü, hiçbir şeye yatırım yapmıyorlar yine de para kazanıyorlar. Topraklarımıza yatırım yapıyoruz ama hiçbir şey kazanmıyoruz” dedi. Aynı zamanda avukat olan Aiyappa, bankalara borçlarının olduğunu kaydederek, “Bunu ödeyecek gücüm yok. Banka yetkilileri, çiftçilerin evlerine giderek ‘banka borcunu ödeyemiyorsan bu gömleği nasıl giyiyorsun. Evini sat ve banka borcunu öde’ dediler. Bizi böyle tehdit ediyorlar” ifadelerini kullandı.

    İntihar ettiği iddia edilen çiftçilerin kafa taslarıyla oturma eylemi yapan çiftçiler, daha önce de canlı fare ve ölü yılan yiyerek, kafalarının yarısını tıraş ederek hükümetin dikkatini çekmeye çalışıyorlar. Eylewme katılan bir protesto ise, seslerini medyanın aracılığıyla duyuracaklarını ifade ederek, “Medya olmadan biz hiçiz. Bizi desteklemelerini istiyoruz” dedi.

    Güney Hindistanlı Chaman isimli bir büfe sahibi, “Büyük protestolar yapılırken saygın bir iş yapıyoruz” dedi.

    Tamil Nadu hükümeti, merkezi hükümetten 39 bin Hindistan Rupisine (2 bin 180 TL) kadar kredi silinmesini ve çeşitli yardım taleplerinde bulundu. Üst düzey komite iki hafta önce belli bir miktarda maddi yardımı onaylamış ancak bu durum çiftçileri mutlu etmemişti.

    Çiftçiler, hükümetin rahatlama sözünün ardından protestolarını 25 Mayıs’a kadar durdurma kararı alırken, diğer çiftçiler Jantar Mantar’da protestolarına devam ediyor.

  • Elektriksizlikten tarlada mahsulleri kuruyan Şanlıurfalı çiftçilerden, Tarım Bakanlığı önünde protesto

    Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesinden gelen bir grup çiftçi, 2014 yılından beri elektrik olmadığı için ekinlerinin tarlada kuruduğunu belirterek, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı önünde saatlerce yetkililerden çözüm bekledi.

    Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesinden gelen yaklaşık 200 çiftçi, tarlalarındaki mahsulleri elektrik yardımıyla kuyulardan çektikleri sularla suladıklarını, 2014 yılından beri ilçelerine faturalarını ödedikleri halde elektrik verilmediğini, bu yüzden de mahsullerinin tarlada kuruduğunu belirterek isyan etti. Bakanlık tarafından kendilerine bu sorunun çözüleceği yönünde söz verildiğini ancak sıkıntının hala devam ettiğini ifade eden çiftçiler, kuyudaki suyu çekmek için jeneratör kullandıklarını, bununda kendilerine büyük bir maliyet oluşturduğundan yakındı.

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı önünde saatlerce sorunlarını dile getirmek için bekleyen çiftçiler, öğle vakti geldiğinde karınlarını simit ve meyve suyuyla doyurdu.

    “Yüzde 70-80’e varan verimlilik kaybı oluyor”

    Yaşadıkları sıkıntıyı dile getiren köylüler, “Yer altı sulamaları yapıyoruz. 130 metre, 80-90 metre yerin altındaki suyu elektrik vasıtası ile tarlaya gönderiyoruz. Elektrik olmadığı zaman ürünlerimiz çok hasar görüyor. Hatta yüzde 70-80’ne varan verimlilik kaybı oluyor. Tarım ülkesiyiz diyorlar, tarım ürünlerini enerjiyle suladığımız zaman enerji çok pahalı, mazot çok pahalı, gübre çok pahalı. Kalkın tarım yapın diyorlar. Jeneratör kullandığımız zaman günlük 800 litre mazot harcıyor. Yüzü astarını geçiyor. Altından çıkılmıyor. Barajdan sulama yapanlar 27 lira ödüyor biz ise 200 lira ödüyoruz” şeklinde dert yandı.

    “Ekin ektik, ekinlerimiz öldü”

    Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in kendilerine 2 kere sorunun çözüleceği yönünde söz verdiğini iddia eden köylüler, “Bakan sözünü tutmadı. Her dekar için 200 lira peşin para veriyoruz, yine elektriğimiz yok. Ekin ektik, ekinlerimiz öldü. Yağmur yağmadı hiç bu sene. Bedava istemiyoruz paramızla elektrik istiyoruz” diyerek sorunları çözülene kadar bakanlık önünde bekleyeceklerini belirtti.

    Başka bir köylü ise şunları kaydetti:

    “Geçen sene Bakan bize bir söz verdi, dedi ki; ’24 saatte elektrik 3 saat kesilecek.’ 9 saat kesildi. Bizim 200 dönüm tarlamız var, dekar başı 200 kilo pamuk verdi. 700 kilo gelmesi gerekirken 200 kilo geldi. Söz verdi, zararımızı karşılamadı”.

    “Artık ödeyecek gücümüz kalmadı, tükendik”

    Aldıkları her şeyi borçlanarak aldıklarını belirten başka bir köylü ise “Geçen sene ne pamuk kaldırdık, ne bu sene buğday kaldıracağız. Ne yapacağımızı şaşırdık. Gübreyi borç alıyoruz, tohumu borç alıyoruz. Artık ödeyecek gücümüz kalmadı, tükendik” şeklinde konuştu.