Etiket: Çiçek’ten

  • Muğla Valisi Çiçek’ten, Tabip Odası Başkanına Tepki

    Muğla Valisi Amir Çiçek, Muğla Tabip Odası Başkanı Çağlayan Üçpınar’ın 14 Mart Tıp Bayramı etkinliğinde yaptığı konuşmaya tepki göstererek, “Burası ideolojik tartışma yeri değil” dedi. Üçpınar’ın konuşması esnasında bir dinleyici de ’Yeter artık hoca’ diyerek tepkisini dile getirdi.

    Etkinliğe, Muğla Valisi Amir Çiçek, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Yavuz Özfidan, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Cumhur Çoban, Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Akbaş, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar, İl Emniyet Müdürü Hakan Çetinkaya, Menteşe Kaymakamı Zeki Arslan, kamu kurum müdürleri ve tıp fakültesi öğrencileri katıldı.

    Üniversite AKM salonunda düzenlenen etkinliğin açılışında konuşan Muğla Tabip Odası Başkanı Çağlayan Üçpınar, tıp fakültelerinin her ilde açılarak niteliği tartışılan, yılda 12 bin 500 yeni mezun verilmesinin başarı gibi görüldüğünü belirterek, “Geleneksel tıp adı altında psikolog ve sosyal hizmet uzmanları gibi eğitimli uzman personel ile hizmet vermeyi planlamak yerine manevi destek birimi adı altında imamları hastanelerde görevlendirmek kurnazlık sayılıyor” dedi.

    Üçpınar konuşmasında, “Ülkenin her yeri patlıyor, onlarca insan ölüyor. Sağlık tesisleri karakol haline getirilip, çatışmanın odağına çekiliyor, çözüm olarak zırhlı ambulans gönderiyor. Başkentte hilafet konferansı düzenleyenlerin projesine kimse müdahale etmezken, demokratik hakkını kullanan insanları gaz fişekleri, TOMA’lar ve coplarla darp ediyor” deyince, Vali Çiçek, bu duruma tepki göstererek, “Burasi ideolojik tartışma yeri değil, basın açıklaması yapılacak yer değil” dedi.

    Vali Çiçek, “Doktor doktorluğunu yapacak, yönetici yöneticiliğini, güvenlik görevlisi güvenliği sağlayacak, STK temsilcisi Tabipler Odası Başkanı ise o da görevini yapacak, Vali de kendi görevini yapacak” diye konuştu.

    40 yıldır bürokrat olarak görev yaptığını belirten Çiçek, “Kaymakam iken, vali iken her görev yaptığım yerde doktor olsun, sağlık personeli olsun herkesime yardımcı olmaya çalıştım. Bu benim görevim. Hipokrat yemini yapan ve o yemine sadık kalan doktorlar görevini iyi yapan doktorlardır. Öyle, ‘şudur, budur, bana şu imkan verildi, şu imkan verilmedi’ mazeretlerine sığınarak görevlerini yapmamazlık yapmıyorlardı. Elbette ki sıkıntılar var. Bu sıkıntıları ancak görevimizi en iyi şekilde yaparak aşacağız. Burası ideolojik tartışma yeri, basın açıklaması yapılacak yer değil. Eğer böyle bir açıklama yapacak iseniz, çağırırsınız basını yaparsınız. Ama bu kadar insan Tıp Bayramı nedeniyle toplanmışken, saatlerce sıkıntılarını anlatıyor. Konu başka yerlere gidince dinleyiciler salonu boşaltıyor ve tepki veriyor. Muğla’da gayretli hizmet vermek için çaba sarf eden doktor arkadaşlarımı, hemşirelerimizi, sağlık memurlarını ve tüm sağlık personelimizi insan sevgisi ile hizmet yapan ve ideolojik saplantılardan sıyrılmış olarak görev yapanları kutluyorum. Sağlık alanındaki sıkıntılar ile ilgili Başbakanımız ve Sağlık Bakanımız gerekli açıklamayı geçtiğimiz günlerde yaptı. Sadece doktorlarımız değil, sağlık personeli ile ilgili gerekli iyileştirmeler yapılıyor. Bugüne kadar görevini iyi yapan, özveri ile çalışan ve Hipokrat yeminine sadık kalan arkadaşlarımız hiçbir zaman ‘vermediler, yapmadılar” mazeretine sığınarak görevlerini yapmamazlık yapmadı” dedi.

    “GÜN TEK VÜCUT OLMA GÜNÜ”

    Amir Çiçek, Ankara’daki terör saldırısının herkesi derinden üzdüğünü belirterek, “Bugünler artık şu veya bu deme günü değil, tek vücut olma günüdür. Terör saldırısında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine sabır, yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum. Milletimizin başı sağolsun. Ama önemli olan bundan sonra herkes tek vücut olup, kendi işini en iyi şekilde yapması” dedi.

    “AFİLİASYON SİSTEMİ ŞART”

    Sağlık olmadan eğitimin olmayacağını vurgulayan Muğla Sıtkı Koçma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar da, “Türkiye’nin hekime, hemşireye ihtiyacı var. Muğla’ya bir Tıp Fakültesi gerekiyordu ve bu da tüm engellemelere rağmen kuruldu. Şu anda Muğla’ya gelmek için çok sayıda öğretim üyesi bize başvuruyor. Halka hizmet kalitesinin arttırılması için Afiliasyon sistemi şart. Bu sistem Muğla’ya geldi ve Muğla’da sağlık hizmetlerinin değeri arttı. Muğla’da yaşayan insanlarımız İzmir’e, Antalya’ya Denizli’ye gidiyorlardı. Artık bunun önüne geçmek üzereyiz” dedi.

    Ankara Üniversitesi Anatomi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. İbrahim Tekdemir de, Mevlana Hoşgörüsü ve Hekimlik’ konulu sunumda, “Hekim söylediği bir sözün yapacağı bütün tedavilerin ötesinde olan çok kıymetli bir meslektir. Hekimlik bir dokunuşun bir bakışın hastada uyandırdığı güvenle insanları hayata bağlandığı bir meslektir” dedi.

  • Eski Meclis Başkanı Çiçek’ten Yeni Anayasa Tartışmalarına İlginç Benzetme

    Eski Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı ve Ankara Milletvekili Cemil Çiçek, Yeni anayasa tartışmalarıyla ilgili “Biz şoförü tartıştık, arabanın kendisini değil. Bugün geldiğimiz nokta da Türkiye bu arabayla devam edemez” değerlendirmesini yaptı.

    Eski Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı ve Ankara Milletvekili Cemil Çiçek, TGRT Haber televizyonun canlı yayınında İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar’ın konuğu oldu. Ekonomi ve siyasetin şeffaf olması gerektiğine dikkat çeken Çiçek, “Nerde ne oluyor, kim kiminle beraber, nasıl yapıyor bunun açıkça biliniyor olması lazım. Bir defa küçük partiler ve onlar üzerinden kayıt dışında olup da siyasete müdahale eden unsurların hiç birisi tek başına bir partinin iş başına gelmesini istemez. AK Parti rahatsızlığı da bundan doğuyor. Diğer partiler olursa, geçmiş koalisyonlarda neden, nasıl istifade ettikleri açıkça ortada. Onlar koalisyonlardan yana olurlar, ‘benim işi bu geliyor, benim şirketime bu şartlarda büyük olur, ben buralardan daha fazla pay alırım’ diye açıkça söyleyemezler, yani kendileri için biçtikleri elbiseyi Türkiye’ye giydirmeye çalışırlar. Bu kesimler hiçbir zaman başkanlık sistemini istemez. Hepsi parlamenter sistemlerden yanadır. Küçük partiler, ideolojik partiler ve sol partiler Türkiye’de başkanlık sistemini istemez” diye konuştu.

    “KALİTELİ BİR DEMOKRASİ, ŞEFFAF BİR DEMOKRASİDİR”

    Türkiye’de bir Kur-an’da olan din var, bir de onun dışında onun bunun oluşturduğu din olduğunu ifade eden Çiçek, “Teröre kadar giden bir din anlayışı çıkmaya başladı. Bunların finansmanı nereden temin ediliyor, nasıl temin ediyorlar. Şu hizmeti yapacağım diye toplumdan para toplanıyor. Ondan sonra da tutuyorsunuz, emniyet teşkilatından, hakime varıncaya kadar yapmaman gereken işlerin içerisine giriyorsan bu kayıt dışı siyasete giriyor. Trilyonlara hükmeden yapılar var, Türkiye’de bunlar yazıldı çizildi. Bunların hepsinin şeffaf hale gelmesi lazım. Kaliteli bir demokrasi, şeffaf bir demokrasidir” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’nin öncelikli konusunun anayasa olduğuna vurgu yapan Çiçek, anayasanın Türkiye’nin ihtiyaçlarına cevap vermediğini kaydetti.

    Çiçek, gerek anayasa konusu gerekse başka konularla ilgili bilgiye dayalı tartışmalar yapılmadığını belirterek, “Bilgiye dayalı bir tartışma Türkiye’de yapılmıyor. Başkanlık sistemi, yarı başkanlık sistemi, parlamenter sistem, bunu üçü de belirli kriterleri taşıma kaydıyla demokratik sistemlerdir. Demokrasi adına bir endişe var ise o zaman bu nitelikler başkanlık sisteminde de olabilir, İngiltere, Almanya’da dünyanın, AB’nin çoğu da parlamenter sistemle yönetiliyor. Kimse Almanya’da ki sistem demokratik değildir diyemez. Başkanlık sistemini kabul ettin, Amerika’da olduğu gibi alacaksın veya parlamenter sitemi aldın bunun 5’i İngiltere’den aldın gibi durumlar yok. Her ülke kendine göre de sistemlerden birisini uyarlar” dedi.

    “BİZ ŞOFÖRÜ TARTIŞTIK, ARABANIN KENDİSİNİ DEĞİL”

    1987’den bu yana sistem tartışmaları yaşandığını kaydeden Çiçek, “Türkiye’nin temel eksikliği şurada; başkanlık sistemini ilk defa gündeme getiren rahmetli Özal’dır. Biz hiçbir konuyu bilgi temelli tartışmıyoruz. Burada da araba yani sitemin kendisini değil, şoförü tartıştık. Başkanlık sistemi, yarı başkanlık, parlamenter sistem. Diyelim ki 3 tane araba, bunun hangisinin motor gücü fazladır, elektronik donanımı iyidir. Bunları tartışmak yerine, direksiyonda oturacak olan kim getirdi bunu gündeme Özal, vay diktatörlük. Kim getirdi Demirel, halbuki sistemler tartışılsaydı şimdi birbirimizi anlamak daha kolay olurdu. Biz şoförü tartıştık, arabanın kendisini değil. Bugün halen yapılanda odur” şeklinde konuştu.

    Yeni anayasa için birçok çalışma yapıldığını kaydeden Çiçek, “Meclis açıldıktan sonra Başbakan parti liderleriyle konuşacak, bu iş ne kadar mümkündür, değildir. Buna bakmak gerekecektir” dedi. Çiçek, meclisin kendi iradesiyle yeni bir anayasa yapması gerektiğini ifade ederek, “Bunun şartları var mı yok mu? Sadece temenni etmek yetmiyor. Herkesin bu işe bakması lazım. 21 aylık çalışmada bir mesafe kaydedildi, birikimi var Türkiye’nin, şimdi bunun üzerinden mümkün olup olmayacak ona bir bakmak gerekecek” şeklinde konuştu.

    Çiçek, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Türkiye’de yaşanan sorunların önemli bir kaynağı bugün ki anayasadır. Bu anayasa günümüz şartlarına uymuyor. Bugün geldiğimiz nokta da Türkiye bu arabayla devam edemez. Arıza çıkarır, şoför ne kadar kabiliyetli olursa arabanın motor gücü yükü taşıyamıyorsa, lastikleri kış şatlarına uygun değilse, iki de bir tekliyorsa siz devlet hizmetlerinde medeniyet yarışında geri kalırsınız. Arabayı sağa çekip, aksayan yerlerini gidermeniz gerekir. Araba iyi olur şoför kötü olursa, o zaman da yeteri kadar ehliyeti yoksa o da bir başka sıkıntıdır. Bu anayasa problem çıkarıyor. Türkiye bir an evvel bu anayasa meselesini çözmek mecburiyetindedir. Bu AK Parti’nin meselesi değil, bu hepimizin meselesidir. “