Etiket: Cezası

  • 12 yıl hapis cezası ile aranan şahıs yakalandı

    12 yıl hapis cezası ile aranan şahıs yakalandı

    Kocaeli’de kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hakkında 12 yıl 7 ay ağırlaştırılmış hapis cezası ile aranması bulunan şahıs, polis ekiplerince yakalanarak cezaevine gönderildi.

    Edinilen bilgiye göre, Kocaeli Emniyet Müdürlüğü ekipleri, aranması olan şahıslara yönelik çalışmaları kapsamında, işlediği kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hakkında 12 yıl 7 ay ağırlaştırılmış hapis cezası verilen K.A.’nın yakalanması için çalışma başlattı. Ekipler tarafından yapılan çalışmalar kapsamında K.A.’nın Derince ilçesinde olduğu tespit edildi. Ekipler tarafından düzenlenen operasyona K.A. yakalandı. Gözaltına alınan şahıs Asayiş Şube Müdürlüğünde yapılan işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede tutuklanarak cezaevine gönderildi.

  • 4 yıl 24 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan şahıs yakalandı

    4 yıl 24 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan şahıs yakalandı

    Kütahya’da kasten yaralama ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulmasından gözaltına alınan şahsın silahla yağma suçundan 4 yıl 24 ay 15 gün kesinleşmiş cezası bulunduğu ortaya çıktı.

    Gaybiefendi Mahallesi Musalla Mezarlığı yanı Çeşme civarında meydana gelen kasten yaralama ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması olayı ile ilgili B.K. isimli şahıs, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından olayda kullandığı ruhsatsız pompalı tüfekle birlikte yakalandı. Şahsın yapılan GBT sorgusunda silahla yağma suçundan toplamda 4 yıl 24 ay 15 gün kesinleşmiş cezası olduğu tespit edildi. B.K., gerekli işlemler için Polis Merkezi Amirliğine teslim edildi.

  • Hakkında 27 yıl hapis cezası bulunan şahıs yakalandı

    Hakkında 27 yıl hapis cezası bulunan şahıs yakalandı

    Kahramanmaraş’ta hakkında 27 yıl hapis cezası bulunan şahıs, hırsızlık yapmak için iş yerinin etrafında dolaşırken yakalandı.

    Alınan bilgiye göre, Andırın ilçesinde bir marketin camını kıran ve daha sonra bir süpermarketin camını kırıp hırsızlığa teşebbüs eden şahıs, süpermarketin alarmının çalmasıyla kaçmaya başladı. Andırın İlçe Emniyet Amirliği ekipleri şüpheli şahsı yakalamak için harekete geçti.

    Polis ekipleri kimliğini tespit ettiği 13 suç kaydı olan ve hakkında 27 yıl hapis cezası bulunan A.B.’yi yakalamak için jandarma ekipleriyle birlikte harekete geçti. Jandarma ve polisin ortaklaşa çalışmasıyla şüpheli şahıs ilçe merkezine 18 kilometre uzaklıktaki Yeşilova Mahallesi çarşı bölgesinde bir iş yerinin etrafından dolaşırken yakalandı. Şahsın hakkında gasp, yaralama gibi 5 ayrı suçtan 27 yıl hapis cezası bulunduğu ortaya çıktı. Andırın ilçesinde iki ayrı işyerinden hırsızlığa teşebbüs etmekten Andırın Adliyesi tarafından tutuklanan zanlı, ayrıca İnfaz gereği cezasını çekmek üzere Aksu Cezaevine teslim edildi.

  • Kadına karşı işlenen cinayetin cezası, ölümden sonra da devam eder

    Kadına karşı işlenen cinayetin cezası, ölümden sonra da devam eder

    Atatürk Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Savaş Eğilmez, Türk devletlerinde kadınlara karşı işlenen suçların cezalarının çok ağır ve oldukça caydırıcı olduğunu söyledi.

    Suç ve cezanın insanlık tarihinin kendisi kadar eski olduğunu belirten Eğilmez, “Suçun olduğu her yerde mutlaka ceza da olmuştur. Cezalar pek çok uygarlıkta uzun tecrübelerle ve zaman içerisinde ortaya çıkan yasalarla düzenlenmeye çalışılmıştır.

    Ölüm cezası, devletler tarafından uygulanabilen en sert cezadır. Tarihte, ağır suçlar ve siyasi karşıtların idam edilmesi neredeyse bütün toplumlar içerisinde sıkça görülmüştür. İdam cezası, uygulandığı çoğu yerde, önceden tasarlanmış cinayet, casusluk, vatana ihanet gibi suçların karşılığı olarak kullanılmıştır. Günümüzde birçok ülkede, uyuşturucu kaçakçılığı da kişiyi idam cezasına çarptırmaya yetecek bir suç sayılır” diye konuştu.

    Türk Devlet Geleneğinin Temel Unsurlarından Biri “Adalet” tir

    Türk tarihi boyunca kurulan bütün devletlerde, töre diye isimlendirilen hukuk sistemine sıkı bir bağlılık görüldüğünü dile getiren Savaş Eğilmez, “Töreye olan bu bağlılık mücadeleci sosyal hayatın gereklerinden doğmuştur. Halk, ülke, istiklal ile birlikte hukuk, Türk Devletinin dört temel unsurundan biridir. Türklere göre devleti kuran ve işleten mekanizme hukuk idi.

    Ceza hukuku, Türklerin hayatında önemli bir yer tutmuştur. İslamiyet’ten önceki Orta Asya Türk siyasi teşekkülleri ve topluluklarında ceza hukuku ile kanunlarına dayalı bir düzen ile kendisine özgü, yaşayan bir ceza hukuku ortaya çıkarmıştır. Bu suretle Türk toplum kültürünün bir ürünü olarak, tarihin akışı içinde gelişen bu hukuk, en geniş manasıyla “töre” denilen kanun ve sosyal normlar bütününde, kesin ifadesini bulmuştur” dedi.

    Türk töresinin, en eski Türk topluluklarından itibaren sosyal kontrolü ve toplumsal bütünleşmeyi sağlayan en önemli unsurlardan biri olduğuna dikket çeken Eğilmez, açıklamasını şöyle sürdürdü;

    “Kökeni, eskilere götürülebilecek olan “suç” sözcüğünün, eski Türkçe’de “yoldan ve yönden sapma” anlamına geldiği anlaşılmaktadır. Elimizde bulunan en eski Türkçe kaynaklardan anlaşıldığına göre, suç sözcüğünün en eski Türkçe karşılığı “yazuk” yani “yazık” dı.

    Masum birini kasten öldürmenin cezası kesinlikle “ölüm”dür

    Tarih boyunca Türk töresinin en az başvurduğu ceza ölüm cezası idi. En az uygulanan ceza olmasına rağmen, sabit suçun değişmeyen kuralı ölümdü. Türk töresinde iki suçun karşılığı kesinlikle ölüm cezası idi. Bu suçlardan biri; devlete ihanet bir diğeri de masum birini kasten öldürmekti.

    Türk devletlerinde kadınlara karşı işlenen suçların cezaları, çok ağır ve oldukça caydırıcı olmuştur. Hemen hemen bütün inançlar tarafından şiddete yasaklanan bu suçlar, Türk toplumu tarafından da her dönemde kınanmış ve bu suçları işleyenlere diğer suçlara göre çok daha büyük tepki gösterilmiştir.

    Cezalandırma İşlemi Ölümden Sorunda Devam Etmiştir

    Türk devletlerinde kadınlara tecavüz etmenin ve öldürmenin cezası çoğunlukla ölümle sonuçlanmıştır. Hatta bu tür suçların idamla cezalandırılması yetersiz olarak görülmüş, suçlular genelde acı çektirilerek öldürülmüştür. Ve cezalandırma işlemi ölümden sorunda devam etmiştir. Bu tip cezalandırmalarda amaç ölünün bedenine zarar vermekten ziyade, topluma verilmeye çalışılan ibret mesajının pekiştirilmeye çalışılmasıdır. Örneğin, 1156 yılı Malatya’sında bir Ermeni papaz, daha yeni nişanlanmış olan güzel bir genç kızı kilisede yalnız kaldıkları sırada kandırmaya çalışarak ondan olmadık şeyler istemişti. Bu uygunsuz teklife genç kızın tepkisi çok sert oldu ve kiliseden hemen uzaklaşmaya çalıştı. Ancak papaz ısrarlıydı ve kızın bağırışlarına aldırmayarak zorla tecavüz etti. Papaz amacına ulaştıktan sonra yaptığının duyulmasından korkarak kurbanını elleriyle boğarak öldürmüştü. Sonuçta papaz yakalanmış ve yapılan yargılama sonucunda derisi diri diri yüzülmek suretiyle ölüme mahkûm edilmişti. Daha sonra da cesedi herkesin önünde yakılmıştır.

    Toplum tarafından büyük tepki gösterilen böyle insanların cezaları ve sonuçları, diğer insanlara ibret olması ve onları caydırması için kalabalık halk kitleleri önünde sergilenmesine özellikle dikkat edilirdi.”

    “Bütün Türk Tarihinde uygulanan ceza sistemlerinde idam vardır” diyen Eğilmez, “Türk hukuk geleneklerine göre idam cezası olmayan hukuk sistemi, kamunun vicdanını tatmin etmez ve cezalar içerisinde idamın olmaması, temel amaç olan caydırıcılıkta önemli bir zafiyet oluşturacağı fikri hakim olmuştur.

    Özetle kadim Türk tarihinde, otorite kadına ve çocuğa karşı işlenen tecavüz ve cinayet suçlarının cezasının ölümle sonuçlanmasına çok dikkat edilirdi. Yazık ki günümüzde de bu tür suçlar işleniyor. Maalesef var olan hukuk sistemiz içerisinde, Emine Bulut’a karşı işlenen suçun cezası yok. Ülkemizin içerisinde bulunduğu şartlar, suç ceza ilişkisinin, özellikle bazı suçlar için, mutlak caydırıcı bir zeminde kurulması zorunluluğunu ortaya çıkarmaktadır.” şeklinde konuştu.

  • Çin’de 11 kadının katiline idam cezası

    Çin’de 11 kadını öldürmekten suçlu bulunan Gao Chengyong adlı seri katile idam cezası verildi.

    Çin’in kuzeyindeki Baiyin kentinde 1988-2002 yılları arasında işlenen cinayetlerden suçlu bulunan 53 yaşındaki Gao Chengyong’a idam cezası verildi. Çin medyasının “Karındeşen Jack” diye adlandırdığı Chengyong’un, kadınları evlerine kadar takip ettikten sonra, kurbanlarına tecavüz ettiği, öldürdüğü ve sonrasında da evleri soyduğu söyleniyor. Polisin yaptığı açıklamada, Chengyong’un kurbanlarını çoğunlukla boğazlarını keserek öldürdüğü, sonrasında ise bazı uzuvlarını kestiği bilgileri yer aldı.

    En küçük kurbanı 8 yaşındaki bir kız çocuğu olan Chengyong, ilk cinayetini Mayıs 1988’de işlemiş ve 23 yaşındaki kurbanında 26 farklı bıçak yarası bulunmuştu. Sonraki cinayetleri de benzer bir seyir izleyen Chengyong’un hedefinde yalnız yaşayan genç kadınlar vardı. Cinayetler nedeniyle Baiyin kentinde kadınlar yalnız başlarına sokağa çıkamaz olmuştu.

    Cinayetleri 2002’de sona eren seri katil başka bir suçtan tutuklanan amcasının verdiği DNA örneğiyle yakalandı.

    Polis, 2004’te aradıkları şüphelinin profilini “cinsel bir sapkınlığı olan, kadınlardan nefret eden, münzevi, içine kapanık ama sabırlı biri” şeklinde ifade etmişti.