Etiket: Cezası

  • Bursa’da yasağı ihlal edenlere 1 milyon 416 bin 242 TL para cezası kesildi

    Bursa’da yasağı ihlal edenlere 1 milyon 416 bin 242 TL para cezası kesildi

    Bursa’da sokağa çıkma yasağını ihlal edenlere 1 milyon 416 bin 242 TL para cezası kesildi.

    Bursa Valiliği, sokağa çıkma yasağını ihlal eden kişilere 1 milyon 416 bin 242 TL para cezası kesildiğini duyurdu. Valilikten yapılan açıklamada, “11.04.2020 günü saat 00.00 ile 12.04.2020 günü saat 19.30 arasında sokağa çıkma yasağını ihlal eden kişilere Kabahatler Kanunu’nun 32. maddesi ile Hıfzıssıhha Kanunu’nun 282. maddesine istinaden, polis sorumluluk bölgesinde 6 bin 300 personel ile yapılan çalışmada 8 kişiye adli işlem, 701 kişiye ise 1 milyon 273 bin 175 TL idari yaptırım, jandarma sorumluluk bölgesinde 810 personel ile yapılan çalışmada 108 kişiye 143 bin 67 TL idari yaptırım uygulanmış olup, il genelimizde toplamda 8 kişiye adli işlem, 809 kişiye 1 milyon 416 bin 242 TL idari yaptırım uygulanmıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.” denildi.

  • Korona virüs yasaklarına uymayan 32 kişiye para cezası kesildi

    Korona virüs yasaklarına uymayan 32 kişiye para cezası kesildi

    Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler, korona virüs tedbirlerini ihlal eden 32 kişiye toplam 12 bin 544 TL para cezası uyguladı.

    Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler, gün içerisinde korona virüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında İl Hıfzıssıhha Kurulunun almış olduğu kararlar doğrultusunda 20 yaş altı gençler, 65 yaş ve üstü ile kronik rahatsızlığı bulunan vatandaşların sokağa çıkma yasağı, sosyal mesafeye uymayan, karantina ve salgın kurallarını ihlal eden 32 kişiye toplam 12 bin 544 TL para cezası uyguladı. Denetimlerin bundan sonrada artarak devam edeceği belirtildi.

  • Bıçaklı cinayete 18 yıl hapis cezası

    Bıçaklı cinayete 18 yıl hapis cezası

    Erzurum’da geçtiğimiz yıl husumetli iki taraf arasında cadde ortasında çıkan kavgada bir kişi kalbinden bıçaklanarak ölmüştü. Görülen davada Hakkı Turgut’u bıçaklayarak öldüren Zafer Çınar’a haksız tahrik indirimi uygulanarak 18 yıl hapis cezası verildi.

    Olay, 21 Mayıs 2019 tarihinde Erzurum Cumhuriyet Caddesi’nde meydana geldi. Aralarında husumet olan iki aile adliye çıkışında cadde üzerinde karşılaştı. İki grup ilk önce sözlü olarak tartışmaya başladı. Sözlü tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Zafer Çınar yanında bulundurduğu bıçakla Hakkı Turgut’u kalbinden bıçaklayarak öldürdü. Bıçaklanan şahsın yakınları karşı tarafa tekme, tokat ve sopalarla saldırdı. Olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edilirken, Cumhuriyet Caddesi adeta savaş alanına döndü.

    Olay yerine gelen polis ekipleri tarafından yakalanan Zafer Çınar ve kavgaya karışan abisi Sadri Çınar tutuklanarak cezaevine konuldu. Erzurum 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada Sadri Çınar’ın tahliyesine karar verilirken, kardeşi Zafer Çınar ise ‘kasten adam öldürme’ suçundan haksız tahrik indirimi uygulanarak 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

  • Yasadışı sülük avına 73 bin lira para cezası

    Yasadışı sülük avına 73 bin lira para cezası

    Konya’nın Beyşehir ilçesinde yasadışı sülük avlayan kişiye 73 bin 747 lira para cezası verildi.

    Beyşehir ilçesi Yeşildağ Mahallesi İskele mevkisinde sazlık alanda ticari amaçlı yaşadışı sülük avlayan D.A. (32) avladığı beş bin adet sülük ile birlikte İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından yakalandı. Milli Parklar Şefliği tarafından el konulan sülükler doğaya bırakılırken şahsa 73 bin 747 lira idari para cezası uygulandığı bildirildi.

  • Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Eğilmez: “Eski Türk toplumlarında kadına ve çocuğa tecavüzün cezası idamdı”

    Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Eğilmez: “Eski Türk toplumlarında kadına ve çocuğa tecavüzün cezası idamdı”

    Eski Türk Uygarlıklarında uygulanan cezalar hakkında bilgi veren Atatürk Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Savaş Eğilmez, bu toplumlarda kadına ve çocuğa tecavüzün, vatan hainliğinin, masum birini kasten öldürmenin cezasının idam olduğunu söyledi.

    Türk tarihi boyunca kurulan bütün devletlerde, töre diye isimlendirilen hukuk sistemine sıkı bir bağlılık görüldüğünü ifade eden Eğilmez, bugün modern toplumlarda ayıp sayılan ama herhangi bir ceza karşılığı olmayan unsurların Türk töresi içerisinde bir cezayla yaptırımın uygulandığını belirtti. Eğilmez, “Mesela, yere tükürmek toplum tarafından hoş karşılanmayan bir davranış ama bunun caydırıcı bir cezası yoktur. Ağaç kesmek, bitkiye zarar vermek, hayvanlara zarar vermek Türk töresi içerisinde bunların ciddi anlamda tazminat, ceza usulleri var. Bunun yanında dayak cezası vardı” dedi.

    Suçların cezalarının 5 başlıkta kategorize edilebildiğini kaydeden Eğilmez, “Bu başlıkları kamuya karşı işlenen suçların cezaları, inançlara ve tabulara karşı işlenen suçların cezaları, namusa karşı işlenen suçların cezaları, cinsel suçların cezaları var birde devlete karşı işlenen suçların cezaları var. 5 maddede kategorize edilebilir. Para cezası, dayak cezası, hapis cezası, sürgün cezası var ve birde en ağır olanlar bedene karşı yapılanlardı. Organ eksiltme, idam etme şeklinde cezalar görebiliyoruz. Türk töresinin en tepkili olduğu konu kadın ve çocuklara karşı işlenen suçlardır. Bilerek yada tasarlayarak adam öldürme, idamla karşılık buluyordu ama bazen de zor şartlarla ikna ederek tazminat karşılığında geçiştirilebiliyordu” diye konuştu.

    “Cezalandırma işlemi ölümden sonra da devam ediyor”

    Cinayet, kadına ya da çocuğu tecavüz gerçekleşiyorsa bunun cezasının ölüm olduğunu vurgulayan Eğilmez, “Kaynaklardan öğrendiğimiz kadarıyla 1050’li yıllarda en hafifi tecavüz suçunun karşılığı 300 sopaydı. Eski Türkçede ceza uygulanan sopa ya da kamçılara berge ismi veriliyordu. Ama bu 300 sopanın da sonucunda insan bedeni dayanmıyor ve bu ceza da ölümle sonuçlanıyordu. Kadın ve çocuklara işlenen suçlarda cezalar kamuoyu önünde gerçekleştirilip ibret olması sağlanıyordu ve ceza ölümden sonra da devam ediyordu. Mesela, 1156 yılında Malatya’da bir Ermeni Papaz, kilisede yalnız kaldığı sırada günah çıkarmaya gelen yeni nişanlanmış bir genç kızdan yaralanmak istiyor. Bu genç kız buna itiraz ediyor ama bu itirazları papaz fiziksel güç kullanarak bertaraf edip genç kıza tecavüz ediyor. Sonrasında bu olayın duyulmaması için genç kızın başını taşla ezerek öldürüyor. Otorite bu suçtan papazı ele geçirdikten sonra derisini yüzerek öldürüyor ve cesedini de kamuoyu önünde yakıyor. Bu şu mesajı veriyor; ibretlik bir cezadır, bir daha toplum tarafından işlenmemesi işlendiği taktirde de başına neler gelebileceğinin bilinmesi için yapıyorlar. Çocuklara karşı işlenen suçlara işkenceli ölüm cezaları veriliyor. Derisi yüzülüyor, ağaçlarla gerdirilerek öldürülüyor, bazı bölgelerde kaynar sulara atılıyor. Bu kadar şiddetli cezalar olduğunu görüyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Vatan hainliği, hırsızlık gibi suçların cezaları da idam olmuştur”

    Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Savaş Eğilmez son olarak şu açıklamalarda bulundu:

    “Devlete karşı işlenen suçlarda vatan hainliği, görevi kötüye kullanma, halka zulmetme suçlarının da Türklerde ölüm cezası ile son bulduğunu görebiliyoruz. Hırsızlığa Türk toplumu çok tepkilidir. Kaynaklardan öğrendiğimiz kadarıyla Göktürklerde, Hunlarda, Bulgar Türklerinde ve Kırgız Türklerinde de büyük hırsızlık cezasının ölüm olduğunu belirtebiliriz. Töre çok sıkı kurallarla çevrelenmiş bir yapıya sahip. Bununla beraber devletin başındaki Türk Hükümdarı yargının da başı kabul ediliyor. Devlete, millete veya şahsına karşı işlenen suçlarda da kendisi yargıda bulunabiliyor. Vatan hainlerine, saltanata karşı işlenen suçlarda, hazine yağmalanmalarında, görevi kötüye kullanmada verdiği ölüm cezalarına ‘siyaseten katl’ ismini veriyoruz. Türk töresinde ki bu uygulama İslam Hukuku ile de örtüşüyor.”