Etiket: Cezaevine

  • Duruşma Günü Öldürülen Gencin Cezanesi Abisinin Görmesi İçin Cezaevine Götürüldü

    Bursa’da duruşma günü ormanlık alanda infaz edilen iki gencin cenazeleri otopsinin ardından yakınlarına teslim edildi. Erhan Özalp’in cenazesi Batman’a, Sinan Yalçınkaya’nın cenazesi ise, cezaevinde yatan kardeşi Deniz Yalçınkaya’ın görmesinden sonra Aydın’a götürüldü.

    Geçen yıl eylül ayında Kestel ve Yıldırım ilçesinde birer gün arayla katledilen Serhat Erkibaş (31) ve Aşkın Kızılkaya’yı (31) öldürdüğü iddia edilen Deniz Yalçınkaya’nın (29) ağabeyi Sinan Yalçınkaya (32) ile arkadaşı Erhan Özalp (27), önceki gün Osmangazi ilçesinin Gökçeören köyü yakınlarında infaz edilmiş olarak bulundu. Tutuklu ağabey Deniz Yalçınkaya Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktığı saatlerde cesetler bulundu.

    Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopsilerin ardından yakınları tarafından alınan Erhan Özalp’in cenazesi Batman’a götürülürken, Sinan Yalçınkaya’nın cenazesi ise evvela cezaevine götürüldü. Sinan Yalçınkaya’nın cenazesi, Bursa H Tipi Cezaevi’nde çifte cinayet suçundan tutuklu bulunan Deniz Yalçınkaya’nın yanına götürüldü. Cezaevi doktoru tarafından sakinleştirici iğne yapıldığı öğrenilen Yalçınkaya, savcılıktan alınan izinle cezaevine giren ambulansta, ağabeyi Sinan Yalçınkaya’yı toprağa verilmeden evvel son defa gördü. Daha sonra Sinan Yalçınkaya’ın cenazesi yakınları tarafından Aydın’a götürüldü.

  • Vali Şahin: “28 Şubat Olsaydı Cezaevine Atılırdık”

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Öğrenci Konseyi’nin düzenlediği “Üniversitede 28 Şubat” panelinde konuşan Samsun Valisi İbrahim Şahin, “Bu programı 28 Şubat’ta yapsaydık kollarımıza kelepçe takıp cezaevine atarlardı” dedi.

    OMÜ Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen panele Samsun Valisi İbrahim Şahin, Atakum Kaymakamı Ali Bakoğlu, OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bünyamin Şahin, OMÜ İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yaşar Kurt, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yavuz Bayram, İlkadım İlçe Milli Eğitim Müdürü Cengiz Çetinkaya, OMÜ Öğrenci Konseyi Başkanı Ali Sarıalioğlu, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, öğretim görevlileri ve öğrenciler katıldı. Panelin açılış konuşmasını yapan Vali Şahin, 28 Şubat’la ilgili değerlendirmelerde bulundu. Muhafazakar bir parti liderinin Türkiye’de başbakan olmasını hazmedemeyen çevrelerin sistemi işletmeleriyle 28 Şubat’ın gerçekleştirdiğini belirten Vali Şahin, “Belli bir kesimin Türkiye’de oluşturmaya çalıştıkları bir algı oldu. ’Muhafazakar biri nasıl olur da Türkiye’ye başbakan olabilir. Erbakan gibi bir insanın başbakan olması söz konusu olabilir mi’ gibi algılar oluşturulmaya çalışıldı. Sonucunda ise 28 Şubat’ı gerçekleştirdiler. Bin yıl sürecek dediler ama on yıl bile sürmedi. Bakın burada da bu etkinliği yapıyoruz. Eğer bu programlar 28 Şubat’ta olsaydı hepimizin kollarına kelepçeler vurdukları, cezaevlerine ve nezaretlere atıldığımız bir ortam olurdu. Halbuki burada konuşan arkadaşlarımız şehitlerimizi andılar, Güneydoğu’da kahramanca çarpışan askerlerimizi andılar. Burada bu duygular içinde olan insanlar bu ülkeye ihanet edebilirler mi. Tam tersine buradaki insanlar, ülkeye bir şey katmak için bu ülkeyi daha iyi bir yere taşımak için birbiriyle yarışan insanlar. Onun için bu algıyı oluşturmaya çalışanlar içimize o kadar güzel nüfuz ediyorlar ki bizden biri gibi görünerek doğruları yanlış olarak göstermeye çalışıyorlar. Bu ülkede herkes bir cendereden geçti ama arkadaşlar bu ülke bizim ve sonuna kadar mücadele edeceğiz. Kullandığımız birçok ürün bize ait değil. Biz yeni yeni millileşiyoruz. Onun için bizim artık bazı şeyler gözden geçirmemiz gerekiyor. Kendimize çeki düzen vermemiz gerekiyor, aksi takdirde üçüncü dünya ülkesine döneriz. Diğer türlü bizi yönetmek isterler” diye konuştu.

  • Büyükşehir’den Cezaevine Yönelik Destek Protokolü

    Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek ile Cumhuriyet Başsavcısı Bestami Tezcan arasında Konya E Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki hükümlü ve tutuklulara yönelik rehabilitasyon ve topluma kazandırılma süreçlerine destek protokolü imzalandı.

    Konya Büyükşehir Belediyesi ile Cumhuriyet Başsavcılığı arasında Konya E Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki mevcut hükümlü-tutuklu çocuk ve gençlere psikolojik destek sağlayarak sosyal, kültürel, sanatsal etkinlikler yoluyla onların rehabilitasyon ve topluma kazandırılma süreçlerine destek amacıyla protokol imzalandı.

    Protokol imza programında konuşan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, Medeniyet Okulu kapsamında öğrencilere yönelik kitlesel eğitim projesini hayata geçirdiklerini hatırlattı. Protokol ile cezaevinde kalanların da bu kapsamda değerlendirilmesini, aynı zamanda yargılamanın ıslah edici ve eğitici özelliğine katkı yapılmasını amaçladıklarını kaydeden Başkan Akyürek, yapılan çalışmanın diğer infaz kurumları açısından da örnek oluşturduğunu söyledi. Başkan Akyürek, bu alanda işbirliğine hazır olduklarını belirterek, çalışmada emeği geçen herkese teşekkür etti.

    BİN 400 KİŞİ YARARLANACAK

    Konya Cumhuriyet Başsavcısı Bestami Tezcan da, gıpta ile izledikleri Medeniyet Okulu Projesi’ne Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan tutuklu ve hükümlülerin dahil edilmesi sebebiyle son derece mutlu olduğunu ifade ederek, sevgi, saygı, barış, ahlak gibi dünyayı aydınlatan değerlerin tutuklu ve hükümlülerin vicdanlarında gelişmeye, değişmeye yol açacağına inandıklarını dile getirdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek’e teşekkür eden Tezcan, programdan ceza infaz kurumundaki bin 400 çocuk, kadın, erkek tutuklu ve hükümlünün yararlanacağını vurguladı.

    Konuşmaların ardından Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek ile Konya Cumhuriyet Başsavcısı Bestami Tezcan, işbirliği protokolüne imza attı. Konya Büyükşehir Belediyesi Medeniyet Okulu Projesi kapsamında Konya E Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki hükümlü ve tutuklular ile adliye personeline yönelik eğitici konferanslar, Mesnevi sohbetleri ve tiyatro gösterisi gibi faaliyetler düzenlenecek.

  • Bastonla Mahkemeye Geldi, Tutuklanarak Cezaevine Gönderildi

    Bursa’nın Mudanya ilçesinde geçen yıl temmuz ayında güvenlik şeridinde arızalanan motorlarını tamir eden iki kardeşe çarparak Melih Aydemir’in (11) ölümüne, Semi Aydemir’in (19) de yaralanmasına sebep olan sürücü M.S. hakim karşısına çıktı. Mobese kameralarındaki kaza görüntülerini izleyen mahkeme heyeti, 71 yaşındaki sürücünün tutuklanmasına karar verdi.

    Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “taksirli ölüme sebebiyet vermek” suçundan hakkında 3 ile 15 yıl kadar hapis talebiyle dava açılan 71 yaşındaki sürücü M. S’nin yargılanmasına başlandı. Kazadan sonra serbest bırakılan sanık bastonla geldiği mahkemede tutuklanarak cezaevine gönderildi. Duruşmaya olay günü hayatını kaybeden Melih Aydemir’in annesi, kardeşi ve babasının çok sayıda motorcu arkadaşı katıldı. Duruşma sonrası anne Sevcan Aydın, adaletin yerini bulduğunu belirterek, göz yaşlarına hakim olamadı.

    Olay günü Mudanya’dan Bursa’ya geldiğini belirten sanık M.S, “Yanımda kimse yoktu. Seyir halindeyken nasıl olduğunu anlamadım. Aniden motosiklet önüme çıktı. Ben orta şeritte seyir halinde iken motosiklete çarpmaya engel olamadım. Motosiklet güvenlik şeridinde değildi. Ben böyle bir şey olduğuna inanmıyorum. Hareket halindeydi. Benim aracımın önüne geçti. Bu olaydan dolayı üzgünüm” dedi.

    Olay günü motoru kullanan Semi Aydemir, “Olay günü motosikleti ben kullanıyordum. Kardeşim de arkamdaydı. Rampaya çıktığımız esnada motosiklet arızı yaptı. Ben de güvenlik şeridine çektim. Kardeşimle beraber arızasını gidermeye çalıştık. O ara anneme telefon açtım. Daha sonra ne olduğunu anlamadım. Gözümü açtığımda ambulanstaydım. Biz güvenlik şeridinde iken kaza meydana geldi. Motor hareket halinde değildi” diye konuştu.

    Mahkeme heyeti kaza yerinde keşif kararı verirken, kazada asli kusurlu bulunan sürücü M.S.’nin tutuklanmasına hükmetti. Yaşlı sürücü tutuklanarak Bursa E Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.

    Duruşma sonrası adliye önünde açıklamada bulunan Türkiye eski pist şampiyonu acılı baba Yılmaz Aydemir, “Benim 2 oğlum vardı, her ikisi de motosiklet sevdalısıydı. En büyük keyfi abisinin kullandığı motosikletin arkasında yolculuk yapmaktı. Ben de motosiklet Türkiye pist şampiyonuyum. Aynı zamanda motor işiyle uğraşıyorum. Haliyle babadan oğula geçen bir sevgi oldu. Ben çocuklarımın hiçbir zaman motosiklete binmesini engellemedim. Ama biz motosiklete biniyorsak ölmek için binmiyoruz. Ehliyet yasasının bir an önce gözden geçirilip düzenlenmesini istiyoruz. Çocuklarım emniyet şeridinde park halindeyken frene basmadan yaklaşık 100 kilometre hızla sanki kasten çarpıyor” dedi.

    Acılı anne Sevcan Aydın, “Oğlum 11 yaşındaydı, bu sene altıncı sınıfa gidecekti. Çok başarılı, çok merhametli, çok başka bir çocuktu. Önüme fırladılar, duramadım, diyerek suçu çocuklarıma atmaya çalıştı. Ancak hakimin MOBESE görüntülerini istemesiyle gerçek ortaya çıktı. Artık Türkiye’de adalet olduğuna inanmaya başladım. Yavrumun kanı yerde kalmayacak, huzurlu uyuyacak” diye konuştu.

    Avukat Cem Şeflek, “Araç sürücüsünün çok sayıda ilaç kullandığını, sağlık durumunun iyi olmadığını ve otomobil kullanmasının mahzurlu olduğunu tespit ettik. Ancak bu mahkeme sürecine kadar sürücünün yaşı gereğiyle tutuklanması talep edilmedi. Bugün mahkeme heyeti ile izlenen görüntülerde sanığın 11 yaşındaki çocuğun ölümüne sebep olduğu görüldü. Tutuklanmasına karar verildi. Giden tabii geri gelmiyor, ancak bu karar aileye teselli oldu” diye konuştu.

  • 42 Yıl Sonra Cinayetten Yine Cezaevine Girdi

    Adana’da 1972 yılında eniştesini öldürmek suçundan cezaevine giren ancak 1974 yılında aftan yararlanarak serbest kalan şahıs, 42 yıl sonra bu kez de kiracısını öldürmek suçundan cezaevine girdi.

    Olay, Yüreğir ilçesine bağlı Sarıçam Mahallesi’nde 13 Şubat Cumartesi günü meydana geldi. İddiaya göre, bir süre önce toplu taşıma şoförlüğü yapan 5’i erkek 6 çocuk babası 38 yaşındaki Akif Tosun, Sarıçam Mahallesi’nde Orhan E.’nin (70) evini kiraladı. Alkol kullanan Tosun, ev sahibi ile bu nedenle tartışmaya başladı. Dün gece alkol alıp eve gelen Tosun, ev sahibinin otomobilini tekmeleyip bağırmaya başladı. Ev sahibinin sesler üzerine dışarı çıkması üzerine de otomobilin camını taşla kırdı. Tosun’un yanına giden ev sahibi, “Yapma ne yapıyorsun, neden zarar veriyorsun aracıma?” dedi. Tosun, bu kez de taşı ev sahibine doğru atmak istedi. Ev sahibi, bu sırada belindeki tabancasını çıkartıp Tosun’a kurşun yağdırdı. 10 merminin isabet etmesi sonucu kanlar içinde yerde kalan Tosun kaldırıldığı hastanede ölürken, ev sahibi de gözaltına alındı. Tosun’un cenazesi otopsi için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Otopsinin ardından da yakınları tarafından alınarak toprağa verildi.

    44 YIL ÖNCE ENİŞTESİNİ ÖLDÜRMÜŞ

    Emniyette ifadesi alınan katil zanlısı Orhan E.’nin ise 1972 yılında kayınbabasının kız kardeşinin kocasıyla tartışıp tabancayla öldürdüğü ortaya çıktı. Ancak Orhan E.’nin cezaevine girdikten sonra 1974 yılında aftan yararlanarak cezaevinde 2 yıl yatıp serbest kaldığı öğrenildi.

    İfadesinin ardından sağlık kontrolünden geçirilmek üzere Adli Tıp Birimi’ne getirilen zanlı Orhan E., kiracısının aracının camını kırdığını, yanına gidince de taşı kendisine atmak istediğini söyleyerek, “Ben kendimi korumak için tabancama sarılıp ateş ettim. Böyle olmasını istemezdim. Ben tam rahat edeceğim zaman cezaevine gireceğim, pişmanım. Daha önce de 1972 yılında eniştemi tartıştığımız için öldürmüştüm” dedi.

    Zanlı, daha sonra adliyeye sevk edildi. Savcı tarafından tutuklanması talebiyle mahkemeye sevk edilen Orhan E, tutuklanarak 42 yıl aradan sonra yeniden cezaevine girdi.