Etiket: Cezaevinde

  • Metris Cezaevi’nde çıkan yangınla ilgili açıklama

    Metris Cezaevi’nde çıkan yangınla ilgili açıklama

    Metris Cezaevi’nde çıkan yangınla ilgili yetkililer tarafından yazılı bir açıklama yapıldı. Açıklamada, “Hırsızlık suçundan tutuklu ve hükümlülerin barındırıldığı bir koğuşta henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıkmıştır” denildi. Kısa sürede kontrol altına alınan yangında dumandan etkilenen 4 kişinin tedbir amaçlı hastaneye kaldırıldığı belirtildi.

    Metris Cezaevi’nde akşam saatlerinde çıkan yangınla ilgili Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yazılı bir açıklama yapıldı. Açıklamada, yangının hırsızlık suçundan tutuklu ve hükümlülerin barındırıldığı bir koğuşta henüz bilinmeyen bir nedenle çıktığı belirtildi. Ayrıca kısa sürede kontrol altına alınan yangında dumandan etkilenen 4 kişinin tedbir amaçlı hastaneye kaldırıldığı aktarıldı.

    Açıklamanın tam metni ise şöyle:

    “Bugün saat 20.40 sıralarında Metris 1 nolu T tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hırsızlık suçundan tutuklu ve hükümlülerin barındırıldığı bir koğuşta henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıkmıştır. Ceza İnfaz Kurumu personeli ve Cezaevi Tabur Komutanlığı görevlilerince olaya süratle müdahale edilmiş derhal olay yerine intikal eden itfaiye görevlileri ile birlikte yangın diğer hiçbir koğuşa yayılmadan kısa sürede söndürülmüştür. Dumandan etkilenen 3 tutuklu ile görevli bir infaz ve koruma memuru tedbir amaçlı olarak hastaneye sevk edilerek sağlık kontrolleri gerçekleştirilmiştir. Cezaevinde İl Jandarma Komutanlığı ve İl Emniyet Müdürlüğü tarafından her türlü güvenlik önlemleri alınmıştır. Olaya ilişkin adli ve idari soruşturma başlatılmıştır.”

    Öte yandan, yangın haberini alan mahkumların yakınları cezaevine geldi. Bazı mahkum yakınlarının cezaevinin önünde beklediği görüldü. Olay yeri inceleme ekipleri ise cezaevine girerek incelemelerde bulundu.

  • Siverek cezaevinde mahkum yakınları ile gardiyanlar birbirine girdi: 2 yaralı

    Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bulunan T tipi kapalı ceza evinde mahkûm yakınları ile gardiyanlar arasında çıkan kavgada iki gardiyan yaralandı.

    Olay, akşam saatlerinde kırsal Gözelek Mahallesi yakınlarında bulunan Siverek T Tipi Kapalı Cezaevi’nde meydana geldi. Alınan bilgilere göre, cezaevindeki mahkum ziyaretine giden yakınları ile gardiyanlar arasında kapı açma yüzünden tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü, meydana gelen kavgada infaz koruma memuru Uğur A. ve Hakkı Galip Y. aldığı yumruk darbeleri ile yaralandı.

    Kavga kısa sürede asker ve gardiyanların müdahalesiyle sonlandırılırken, yaralı gardiyanlar olay yerine sevk edilen ambulanslarla Siverek Devlet Hastanesine kaldırıldı.

    Kavga ile ilgili soruşturma başlatıldı.

  • Başkan Sözlü’nün kardeşi Erdoğan’a hakaretten cezaevinde

    MHP’li Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü’nün kardeşi Vedat Sözlü, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a başbakanlığı döneminde hakaret ettiği iddiasıyla 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasına çarptırıldıktan sonra yakalanarak cezaevine konuldu.

    Vedat Sözlü hakkında 1 Haziran 2014 tarihinde dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği iddiasıyla “kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” suçlamasıyla Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinde dava açıldı. 6 Şubat 2015 günü sonuçlanan davada, Sözlü’ye 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası verildi. Sözlü, cezaya itiraz ederek Yargıtay’a başvurdu ancak karar onanınca hakkında yakalama kararı çıktı. Bu kararın ardından Adana’da yakalanan Sözlü, cezaevine konuldu.

  • 3 kadına taciz iddiası cezaevinde bitti

    Antalya’nın Manavgat ilçesinde bir mağazada alışveriş yapan kadınlara tacizde bulunduğu iddia edilen şüpheli tutuklandı.

    Edinilen bilgiye göre Antalya Caddesi’nde bir mağazada alışveriş yapan 3 kadına tacizde bulunulduğu ihbarını alan polis harekete geçti. Yapılan çalışmada bir mağazada 3 kadına cinsel organını gösterdiği belirlenen Y.B.A. isimli şüpheli gözaltına alındı. Y.B.A. Emniyet Müdürlüğündeki sorgusunun ardından çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak Alanya Cezaevine teslim edildi.

  • Cezaevinde hem meslek öğreniyorlar hem de para kazanıyorlar

    Kastamonu E Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan hükümlü ve tutuklular, cezaevinde açılan kurslarda hem meslek öğreniyor hem de ürettikleri ürünlerden para kazanıyor.

    Yüz ölçümünün yüzde 70’i ormanlarla kaplı olan ve ahşap malzemelerinin yoğun olarak bulunduğu Kastamonu’da cezaevindeki hükümlüler de ahşabı işleyerek iş yurtlarına para kazandırıyor. Kastamonu E Tipi Kapalı Cezaevinde 150 hükümlünün istihdam edildiği atölyeler, hükümlülere meslek edindirerek gelir kazanmalarına ortam hazırlıyor. Açılan kurslar sayesinde hükümlülerin boş zamanlarında kendilerini geliştirmelerine yardımcı olan kurslar, cezaevindeki huzur ortamına da katkı sağlıyor.

    “Hükümlülerimizin ürettiği ürünleri, katıldığımız fuarlarda pazarlıyoruz”

    Cezaevinde yürütülen çalışmalar hakkında gazetecilere bilgiler veren Kastamonu Cezaevi Müdürü Ahmet Çalışkan, “Cezaevimizde 2005 yılından beri faaliyet gösteren ahşap atölyesinde 45 hükümlümüz istihdam edilmekte. Atölyemizde usta öğreticiler ve personelimizin eşliğinde hükümlülerimize ve tutuklularımıza ahşapla ilgili meslek öğretilmektedir. Öğrendikleri mesleklerden dolayı ceza infaz kurumunda şuanda belirlediğimiz 20 çeşit ahşap ürün üretilmektedir. Daha sonra kişi ve kuruluşlar tarafından belirlenen şahsi talepleri olduğunda talepleri de yerine getirilmektedir. Bunlar da işlenerek ilgililerine teslim edilmektedir. Şu anda İş Yurtları Yüksek Kurulu tarafından ülkemizin değişik illerinde büyük illerinde tertip edilen fuarlara katılmaktayız” dedi.

    “Ahşap ürünlerimizde Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait motifler kullanıyoruz”

    Cezaevi atölyelerinde ürettikleri ahşap ürünlerinden özellikle Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait motifleri kullandıklarını ifade eden Çalışkan, “Ürettiğimiz ürünlerin içerisinde çeyiz sandığı, küçük sandıklar, değişik ebatlarda saatler, adalet terazisi, saat, duvar panoları ile Selçuklu ve Osmanlı motifleri işlenerek hazırlanmakta ve pazarlanmaktadır. Burada temel gayemiz, hükümlü ve tutuklularımıza bir iş ve meslek öğretmek, tahliye olduktan sonra topluma faydalı bir birey olarak geri döndürmektir. Bu nedenle kendilerine usta öğreticiler vasıtasıyla bu mesleği öğretmekteyiz. Kendileri de zevkle bu işi yapmaktadırlar. Biz de, olumlu katkı sunduklarından dolayı bu işi daha da geliştirme amacındayız. Şu andaki hükümlü sayımız her ne kadar 45 olsa da bu sayıyı ilerideki günlerde daha da arttırmayı düşünmekteyiz. Çünkü Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarında yapılacak herhangi bir iş olmadığından dolayı sadece atölye faaliyetlerine hükümlü ve tutuklularımızı çıkarmaktayız. Tabii bunun yanında sosyal ve kültürel faaliyetlerimiz olsa da hükümlüler 8 saatlik bir süre zarfında burada meslek öğrenerek kendilerine bir iş ve meslek edinmektedirler. Hem de bunun karşılığında İş Yurtları Yüksek Kurulu tarafından belirlenen ücret kendilerine ödenmektedir. Hükümlülerimiz burada çalıştığı sürece sigortalı olmaktadırlar. İş ve meslek hastalıklarına karşı sigortalı durumdadırlar” diye konuştu.

    “Gayemiz, cezaevinden çıktıklarında topluma faydalı bireyler olmalarıdır”

    Cezaevinden tahliye edilen hükümlülerin topluma faydalı bir birey olmaları için çabaladıklarını söyleyen Çalışkan, “Bizim bu konuda kendilerine iyi bir meslek öğrettiğimizi düşünmekteyiz. Aynı zamanda Kastamonu olarak ağacın başkenti sayılması ve 2018’in Türk Dünyası Kültür Başkenti ilan edilmesi nedeniyle reklam noktasında herhangi bir sıkıntı yaşamamaktayız. Ürünlerimiz her gittiğimiz fuarlarda çok rağbet görmekte ve bundan da mutluluk duymaktayız. Bundan da zevk almaktayız. Çünkü hükümlülerimiz de yaptıkları ürünlerin satılmasından ve iş yurtlarının gelir elde etmesinden dolayı mutlu olmaktadırlar. Onlar mutlu olduğu zaman biz de mutlu olmaktayız. Çünkü onların topluma tekrar faydalı bir birey olmaları temel gayemiz olduğundan dolayı onları mutlu etmek adına elimizden gelen gayreti gösteriyoruz” şeklinde konuştu.

    “Cezaevinde hem meslek öğreniyorlar hem de para kazanıyorlar”

    Cezaevine gelen hükümlülerin herhangi bir meslek sahibi olmadığını ve açtıkları kurslarda meslek edindiklerini sözlerine ekleyen Çalışkan, “45 hükümlümüz tabii ki bu mesleği dışarıdan öğrenerek gelmiş değillerdir. Tamamen bizim burada açmış olduğumuz kurslardan öğrenerek usta öğreticilerin öğretmesiyle kazanmışlardır. Biz buradaki ürünlerimizde çoğu zaman Osmanlı ve Selçuklu motiflerini işlemekteyiz. Tabii bu motifleri işlerken kişi ve şahıslar biraz öncede bahsettim kendi özel talepleri olduğu zaman isimlik bazında işte spor kulüplerinin sembollerini işleyerek veyahut herhangi bir kabartma resmine çıkartarak tamamen desinatörlerimiz ve çizicilerimiz tarafından şekiller oluşturulmakta ve işleyici, oymacı arkadaşların da tamamen el emeği göz nuru ile bu işler çıkarılmaktadır ve pazarlanmaktadır. Bundan da iş yurtlarımız gelir elde etmektedir” ifadelerini kullandı.

    “Cezaevinde bulunan hükümlülerin yüzde 25’i iş atölyelerinde istihdam ediliyor”

    Kastamonu Cezaevinde bulunan hükümlülerin yüzde 25’inin iş atölyelerinde istihdam edildiğine işaret eden Çalışkan, şunları kaydetti:

    “Bizim oymacılık iş kolumuz 2005 yılında faaliyetine alınmış. Daha sonraki gelişen süreçlerde gelişerek bugünkü konumuna gelmiş bulunmaktadır. Oymacılık iş kolundaki faaliyetlerin hükümlülerin dediğim gibi iyi bir meslek edinmeleri hem ceza infaz kurumumuzdaki huzur ve barışa katkı sağlamakta hem de hükümlülerin burada günün 8 saatini birlikte geçirdiklerinden bir arkadaş ortamı oluşmakta, idare ile birlikte hareket ettiklerinden her hangi bir sıkıntı, problem yaratmadan tamamen işe odaklı yetişmektedirler. Bu da tabi bizim huzurumuzu sağlamaktadır. İçeride şu anda bizim atölyelerimizde tekstilde, oymada ve fırınımızda olmak üzere 150 hükümlümüz atölyelerimizde istihdam edilmekte. O da bugünkü sayımıza bakarsan yüzde 25’ine tekabül etmektedir. Bu şekilde huzur ortamının sağlandığı ne kadar iyi bir iş yaptığımızın göstergesidir.”

    “Bu sanatı sadece hobi olarak değil gelecek planlaması olarak da yapmayı düşünüyoruz”

    Kastamonu Cezaevinde bir suçtan dolayı hükümlü bulunan B.S. ise, cezaevinde öğrendiği ahşap oymacılığı sanatını hobi olarak değil gelecek planlaması olarak da yapmayı düşündüğünü ifade ederek, “Ben, bu cezaevine ilk geldiğimde böyle bir atölyenin olduğunu bilmiyordum. Sağ olsun müdürlerimiz, baş memurlarımız, memurlarımız bu konuda yardımcı oldular. Bizim böyle bir faaliyetlerinin olduğunu, işte çalışabileceğimizi bize anlattılar. Bende bunun kendimiz için ve geleceğimiz için buradaki arkadaşlarımız için bir de sanatsal bir yönü olduğundan ben burada çalışmak istedim. Sağ olsunlar kendileri de izin verdiler. Buraya başladığımızda tabi bizde bir şeyler bilmiyorduk. Bu sanatı bize öğrettiler. Biz, bu sanatı sadece burada öğrenip hobi olarak değil gelecek planlaması olarak da yapmayı düşünüyoruz. Geleceğimizi kazanabileceğimiz bir sanat olarak görüyoruz. Ayrıca buradaki ortamda çok güzel bir çalışma ortamı var. Bundan sonraki hayatımızda devletimize faydalı olmak istiyoruz. İstemeyerek buralara gelmiş olsak da tabi pişmanız. Bundan sonraki hayatımızı daha düzenli daha düzgün böyle sanatsal faaliyetlerle geçirmek istiyoruz. Hem psikolojik olarak hem bedensel olarak insanlar burada rahatlıyor. Sanatsal ne biliyim ürünler ya da hediyelik eşyalar ürettiğinde mutlu oluyor. Ben burada çalışmaktan çok memnunum” dedi.