Etiket: çeyrek

  • Eczacıbaşı VitrA, çeyrek finali garantiledi

    2018 CEV Kupası 8’li finaller rövanş maçında Eczacıbaşı VitrA, İtalyan ekip Yamamay Busto Arsizio’ya konuk oluyor. Üçüncü set sonunda 2-1 öne geçen Eczacıbaşı VitrA, çeyrek finale çıkmayı garantiledi.

    Yamamay, karşısında ilk seti 25-20 kaybeden, Eczacıbaşı VitrA, ikinci seti 25-20, üçüncü seti de 25-18 kazandı. Böylece Türk ekibi, 4’lü finaller etabına yükselmeyi mücadele bitmeden garantiledi.

    Öte yandan karşılaşmayı Faruk Eczacıbaşı da izledi.

  • Çeyrek asırı geride bırakan SMS’in sınırlı sayıda kullanıcısı kaldı

    İSOBİL SMS’in Ceo’su Girişimci ve Yazılım Uzmanı Mehmet Altındağlı, ilk kısa mesajın, yani ’SMS’in, 25. yıl dönümü kutladı. Altındağlı, çeyrek asırı geride bırakan SMS’in sınırlı sayıda kullanıcısı kaldığını açıkladı.

    Yaklaşık 10 yıl önce milyonlarca insan tarafından aktif olarak kullanılan Short Message Service (SMS), çeyrek asırı geride bıraktı. SMS’in 25. yıl dönümünde İSOBİL SMS’de kutlama yapan Mehmet Altındağlı, son zamanlarda gelişen teknoloji ile SMS kullanımın sınırlı bir alanda kaldığını açıkladı. SMS’in geçmişi hakkında konuşan Altındağlı, ’’Short Message Service yani kısa mesaj hizmeti kelimelerinin birleşiminden oluşan SMS kelimesinin ilk ortaya çıkışı bundan yaklaşık çeyrek asır öncesine dayanıyor. Cep telefonlarının ilk ortaya çıktığı zamanlar olarak bilinen 90’lı yılların başlarında telefonların bir ekrana sahip olması kullanıcılar için çok büyük bir yenilikti. Değil kısa mesaj kullanmak kişilerin aradığı numarayı görüntülemesi bile mümkün olmuyordu. İşte böyle bir dönemde geliştirilmiş olan ekranlı bir telefona bir bilgisayar üzerinden tarihin ilk kısa mesajı atıldı. Hepimizin çok yakından bildiği bir firma tarafından öncülük edilen bu tarihi olayda bir Türk Operatör firmasının imzası bulunuyordu. Bu başarılı girişimden kısa bir süre sonra bir telefondan başka bir telefona mesaj gönderecek şekilde teknolojik gelişmeler de birbirini takip etti. 1992 yılında Türk Operatör firması tarafından bir telefona gönderilen ve telefonun ekranı sayesinde okunabilen mesaj ise bir “Mutlu Noeller!” (Merry Christmas) mesajıydı.” dedi.

    Neden 160 karakter sınırı koyuldu?

    Altındağlı SMS’in geçmişi hakkında sözlerini şöyle sürdürdü:

    ’’Kısa mesaj teknolojisinin gerçekleşmesi sadece 1992 yılındaki ilk sms kullanımı ile sınırlandırılacak kadar küçük bir gelişme değildi. O dönem için çok büyük bir yenilik sayılan bu özellik için toplamda 8 senelik bir çalışma gerekmişti. 2017 yılından bakıldığında çok basit bir sisteme sahip olduğu düşünülse de SMS için ilk çalışmaların 1984 yılına kadar dayandığı biliniyor. Fransız ve Alman mucitler olan sırasıyla Bernhard Gillebaert ve Friedhelm Hillebrand tarafından çalışmaları başlatılan bu teknoloji altyapı geliştirmelerinin çok uzun sürmesi sebebiyle 8 yılın sonunda 1992’deki ilk mesajla son bulmuş. Kısa mesajların ilk ortaya çıktığı zamanlarda olduğu gibi günümüzde de pek çok operatör tarafından akıllı telefonlarda fark edilmese de kabul edilen sınır 160 karakter olarak belirlenmişti. Burada kısa mesaj teknolojisini geliştirmiş olan Ghillebaert ve Hillebrand’ın etkisi ve düşünceleri önemli bir yer kaplıyordu. Zamanın haberleşme noktasındaki en gelişmiş sistemleri olan kartpostal ve teleteks gibi araçlardan fikir alarak kısa mesajları geliştirmiş olan mucitler bu mesajlarda anlatılmak istenenin en kolay şekilde anlatılmasının 160 karakter sınırıyla mümkün olacağını düşünüyordu. 1980’li yılların sonunda ortaya atılan fikir bugün hala pek çok sosyal medya aracının çok daha etkili bir kitle iletişim aracı olması için kullandığı stratejilerle paralellik gösteriyor.’’

    1 SMS 2 kontörden akıllı telefon uygulamalarına

    Öte yandan, kısa mesaj teknolojisi 90’lı yılların başında itibaren üreticiler tarafından da mutlaka telefonlara eklenmesi gereken bir teknoloji olarak görüldüğünü ifade eden Altındağlı, ’’Hemen hemen yeni geliştirilmiş olan cihazların tümüne SMS eklendi. 2000’li yıllara doğru iyiden iyiye artış göstermiş olan telefon kullanımı sonrasında SMS teknolojisinin kullanılması da yaygınlaştı. Bu dönemde çocukluk dönemini geçirmiş olan pek çok kişinin yakından şahit olduğu gibi bir zamanlar Türkiye’de de kontörlü kartlar üzerinden telefon kullanımları ücretlendiriliyordu. Kısa mesaj için belirlenmiş olan standart tarife ise operatörler tarafından 1 SMS 2 kontör şeklinde eşitlenmişti. O dönemlerde bugünkü akıllı telefon uygulamalarına gelene büyük bir değişim yaşanırken kısa mesaj kullanımının değeri de zamanla azaldı. Ancak yine de Almanya’da 96 yılında 100 milyon SMS atılırken 2012’de bu rakamın 59 milyara ulaşmış olması kısa mesajın gelişimindeki en önemli verilerden biri olarak dikkat çekiyor.’’ diye konuştu.

    Kurumsal SMS’in hala hayatımızda olduğunu belirten Mehmet Altındağlı, bireysel anlamda SMS mesajları yeni çağa ayak uydurmamış ve sosyal medya, Whatsapp veya Facebook Messenger’a yerini bırakmış olsada, kurumsal olarak şirketler, belediyeler ve dernekler iletişim kurmak için toplu SMS göndermeye devam ediyor.

  • ATO Başkanı Baran, üçüncü çeyrek büyüme verilerini değerlendirdi

    Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın 2017 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 11,1 büyümesinin çok önemli bir gelişme olduğunu belirterek, “Büyüme rakamlarında Hindistan ve Çin’i geride bıraktık. Türkiye’nin büyümesi, güçlenmesi adına umut verici bir tablo. Türkiye atağa geçiyor. Ülkemiz 15 yıldır olağanüstü bir büyüme performansı gösterdi. Bundan sonra büyümeyi nitelikli hale getirmemiz gerekiyor” dedi.

    ATO Başkanı Baran, yaptığı yazılı açıklamada, TÜİK tarafından açıklanan Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) üçüncü çeyrek verilerini değerlendirdi. Baran GSYH zincirlenmiş hacim endeksinde 2017 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 11,1 artış kaydedildiğini belirterek, üretim yöntemiyle GSYH tahmininin cari fiyatlarla yüzde 24,2 artarak 827 milyar 230 milyon TL olduğunu kaydetti.

    Baran, “Büyüme rakamlarında Hindistan ve Çin’i geride bıraktık. Türkiye’nin büyümesi, güçlenmesi adına umut verici bir tablo. Türkiye atağa geçiyor. Ülkemiz 15 yıldır olağanüstü bir büyüme performansı gösterdi. Bundan sonra büyümeyi nitelikli hale getirmemiz gerekiyor. Türkiye bölgesinde yaşanan jeopolitik riskler, FETÖ’nün darbe girişimi, küresel ekonomideki sıkıntılar karşısında sergilediği büyümeyle ekonomisinin temelinin sağlam olduğunu herkese gösterdi” dedi.

    Hükümetin arka arkaya aldığı önemli kararlarla mali yönde gerçekleştirdiği teşvikler, istihdam konusunda başlatılan seferberlik çalışmaları ve Kredi Garanti Fonu desteklerinin ekonomik göstergelere olumlu yansıdığını dile getiren Baran, şunları kaydetti:

    “Konut, beyaz eşya ve mobilya sektörlerinde yapılan düzenlemeler hem bu sektörleri hem de reel sektörümüzü dalga dalga olumlu etkiledi. Kapasite kullanım oranlarında son yılların en iyi rakamlarını gördük. Sanayi üretimi Ekim ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,3 ile beklentilerin üzerinde artış kaydetti. 200’den fazla ülkeye ihracat yapıyoruz. Sürdürülebilir büyümeyi sağladığımızı görüyoruz. Geldiğimiz noktada geleceğe umutla bakıyoruz. Türkiye, yakaladığı ivmeyle uluslararası kurumların da tahminlerini yukarı revize ettiren bir performans sergiledi. Büyümenin niceliğini ispatladık. Bu başarıyı büyümenin niteliğini de artırarak, daha fazla istihdam sağlayacak bir büyümeyi ortaya koyarak sürdürmemiz gerekiyor. Bunun için de tek yolumuz samimiyetle, el ele vererek birlik ve beraberlik içerisinde ülkemizin aydınlık geleceği için durmadan dinlenmeden çalışmaktır.”

    Baran, gayrisafi yurtiçi hasılayı oluşturan faaliyetler içinde tarım sektörünün toplam katma değerinin yüzde 2,8 artarak, yüzde 14,8 oranında artan sanayi ve yüzde 18,7 oranında artan inşaat sektörünün gerisinde kaldığına da dikkat çekerek, bu alanda katma değer oluşturacak bir büyüme hacmini yakalamanın gerekliliğine de dikkat çekti.

  • TESK Genel Başkanı Palandöken, üçüncü çeyrek büyüme oranlarını değerlendirdi

    Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 3. çeyrek büyüme oranının 11,1 olarak açıklanması ile ekonomik büyümede tarihi bir rekora imza atıldığını belirterek, “Ülkemizin ekonomik büyüme oranı beklediğimiz gibi çift haneli sayıları buldu. Bu oran ekonomimizin katlanarak büyüyüp iyiye gittiğini gösteriyor. 2018’den esnaf için de ekonomi için de umutluyuz” dedi.

    TESK Genel Başkanı Palandöken, üçüncü çeyrek büyüme rakamlarına ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, ekonomik büyüme oranının iki basamaklı sayıları bulmasıyla Türkiye’ye olan yatırımların da artacağına dikkati çekerek, “Ülkemizin ekonomik büyüme oranı Temmuz – Ağustos – Eylül aylarını kapsayan üçüncü çeyrekte yüzde 11,1 olarak açıklandı. Bu ülkemiz için tarihi bir rekordur. Ekonomimizin daha iyiye gideceğini ve katlanarak büyüyeceğini, çift haneli sayıları bulacağımızı biz de ön görmüştük. Bu büyüme oranıyla birlikte Hindistan ve Çin’i de geride bıraktık. Gelişmekte olan ülkeler konumundan gelişmiş ülke konumuna giden bu yolda hızla ilerliyoruz. Bu büyüme oranı ülkemize olan yatırımları artıracaktır” ifadelerini kullandı.

    “Esnafımıza yapılan yatırımlar boşa gitmiyor”

    Büyümede en büyük payın yüzde 20.7 ile hizmetler sektöründe olduğunu kaydeden Palandöken, “Ulaştırma, konaklama, yiyecek gibi hizmet sektöründe tarihi büyüme rekoru kırdık. Bu rekorda bu sektörlerde faaliyetlerde bulunan esnafımızın da büyümeye katkısı yadsınamaz. Esnafımıza her türlü destek karşılığını ekonomik büyüme rakamları ile alıyor” dedi.

    “Kredi derecelendirme kuruluşları objektif olmalı”

    Büyüme oranı ile Çin ve Hindistan’ı geride bırakan Türkiye’nin kredi notu ve görünümünün aynı seviyede bırakılmaması gerektiğini anlatan Palandöken, şunları kaydetti:

    “Ülkemizin büyüme oranı 3’üncü çeyrekte adeta rekora koştu. Bunu tüm dünya görüyor. Tek görmeyenler ise kredi derecelendirme kuruluşlarından başkası değil. Yapılması gereken objektif değerlendirme ile ülkemizin hak ettiği puanı almasıdır. Ülkemiz hak ettiği dereceyi alması ile yabancı yatırımcıların güvenle yatırım yapacakları tek ülke Türkiye olacaktır. Bu büyümenin ardından kredi derecelendirme kuruluşlarının verecekleri değerlendirme ne kadar objektif olduklarını da gösterecektir.”

  • Çeyrek asırlık kardeşlik

    Mersin’in Tarsus ilçesinin ve Almanya Langen kenti ile kardeş şehir oluşunun 25’nci yıldönümü törenle kutlandı.

    Belediye Meclis Salonunda yapılan program iki ülkenin İstiklal Marşlarının okunması ile başladı.

    İlk olarak iki şehrin kardeş şehir olmasında büyük emekleri olan Tarsuslu gazeteci-yazar Mehmet Canbolat söz aldı.

    25 yıllık kardeşliğin önemine değinen Canbolat, “Doğduğum, büyüdüğüm beni ben yapan bu topraklar yani Tarsus ile, beni çeyrek asırdır kendinden bilen, içselleştiren, Langen kentlerimiz arasında 26 yıldır gelişen Kardeş Şehir İşbirliği Projesi’nin 25. jübile yılını onurlandırdığınız için hepinize içtenlikle teşekkür ediyorum” dedi.

    Asırlık süren kardeşliğin bugünlere gelmesinden dolayı mutlu olduklarını belirten Tarsus Belediye Başkanı Şevket Can, emeği geçenlere teşekkür etti.

    25 yılın önemine değinen Başkan Can, “Çeyrek asırdır şehirlerimiz arasında gelişen kardeşlik projesi sayesinde bugüne dek iyi bir aile ortamı ve dostane ilişkilerin geliştirilebildiği kanısındayım. Aradaki dil, coğrafik uzaklık ve kültürel farklılıkların yanısıra, son 2 yıldır süregelen politik gerginliğe rağmen, kardeşlik ilişkisinde arzu edilebilecek noktaya erişebildiğimizi düşünüyorum. İki ülke arasındaki ilişkiler, tarihsel sürece bakarak çok yönlü bir seyir izleyegeldi. Ancak, yaklaşık 3 milyon insanımızın yaşadığı Almanya ile Türkiye arasındaki kardeş kentler projesinin yine de düşük düzeyde kaldığını düşünüyorum. İki ülke arasındaki kardeş kentler sıralamasında, ilk 8. basamakta olmasını ise, kentimiz adına olumlu bir durum olarak değerlendiriyorum. Anımsanacağı gibi, kentlerimiz arasındaki kardeş şehir sözleşmesi 26 Nisan 1991 tarihinde imzalanmıştı. Kentlerimiz arasındaki bu ilişki ağından sonra, iki ülke arasında benzeri projelere ard arda yeni halkalar eklenmiş olması da, sevindiricidir. Bu sıralamaya, daha sonra Langen’in de dahil olduğu Hessen eyaletinin, Bursa ilimiz ile benzeri kapsamda bir bölgesel kardeşlik işbirliğine yönelmesi de, kayda değer olumlu bir gelişme olduğunu düşünüyorum. Bu mevcut ilişki ağı üzerine eklenecek yeni proje desenleri ile, iki toplum arasındaki dostane temaslara yeni dokular kazandırılmasını, toplumların kaynaşmasını arzu ediyorum. Bu vesileyle, bugün bizleri biraraya getiren 25. kardeşlik Yılımızı kutluyor, bu heyecan ve dinamizmin gelecekte de yeni filizler vermesini, büyümesini ve geleceğe yeni çiçekler salmasını temenni ediyorum” dedi.

    Daha sonra söz alan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, “Bundan 24 yıl önce, Sayın Bedrettin Sarpkaya’dan görevi devralıp, Tarsus Belediye Başkanı olunca, elbette bu projenin desteklenmesi gerektiğine inandım ve ne gerekiyorsa, onları yapmaya çalıştım. Çünkü böylesi farklı toplumları yakınlaştıran projeler, biz Tarsuslular’ın doğasında vardır. Yani, değişik kültürlere, uygarlıklara 8.000 yıllık geçmişiyle ev sahipliği yapmış olan memleketimiz, zaten bu tür farkıllıkları zenginlik olarak görür ve bu bağlamda renkliliğe açık bir yapıya sahiptir. Her ne kadar, artık Tarsus’un belediye başkanlığı gibi görevim olmasa bile, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı sıfatımla, bu dostluğun gelişmesi yönünde, üzerime düşen ne olursa, onu yapmaya gayret edeceğimi de vurgulamak istiyorum“ ifadesini kullandı.

    25 yıllık sürecin kendileri için çok değerli olduğunu belirten Langen Belediye Başkanı Frieder Gebhardt,“25 yıl bir insanın hayatı açısından çok önemli bir zaman dilimidir. Bu bağlamda şehirlerarası işbirliği projelerinde de, 25 yıllık üretken bir geçmişin önemli bir süreç olduğunu düşünüyorum. Aslına bakarsanız, kentlerimiz arasındaki dostluk ilişkileri, öyle sıradan, alışılmış bir süreç değildir. Çünkü, çeyrek asır önce, iki kent olarak dostluk ilişkisini başlatırken, iki ülke arasındaki kardeş kent projelerinin sayısı, parmakla sayılacak kadar azdı. Bu açıdan baktığımızda, Langen Belediyesi olarak Tarsus ile bir işbirliğine yönelme konusunda verdiğimiz o güne göre cesur kararın, bugün ne kadar doğru atılmış bir adım olduğunu birlikte görüyoruz. Kentlerimiz arasındaki dostluk ilişkilerinin bundan böyle de yeni ivmeler kazanması dileğimi yineliyor ve gelecekte de yine güzel kutlamalarda buluşmak üzere diyorum“ şeklinde konuştu.

    Program diğer heyet üyelerinin konuşmalarıyla devam etti. Program sonunda Tarsus Belediye Başkanı Şevket Can ve Langen Belediye Başkanı Frieder Gebhardt 25’nci yıl anısına hediyelerini ve şiltleri takdim ettiler. Program 25’nci pastasının kesilmesi ve kokteyl ile sona erdi.