Etiket: Ceylin

  • Ceylin olayında gözaltındaki kadının kayınvalidesi konuştu

    10 yaşındaki Ceylin Atik’i öldürmekle suçlanan ve gözaltında bulunan Şükriye T.’nin önceden ölen iki çocuğunun ölüm nedeni de incelemeye alınırken, gözaltındaki kadının kayınvalidesi ezber bozan açıklamalar yaptı. Şükriye T.’nin kayınvalidesi Havva T., “Ceylin de bizim çocuğumuz nasıl kıydın. Şükriye’nin ilk çocuğunu salıncaktan düşürdüğünde onun iddiası ile çocuk yarı baygın şekilde hastaneye götürmüşler ve hastaneden çıktıktan sonra ’ertesi sabah evde ölmüş olarak buldum’ dedi. Üçüncü çocukta 3 yaşına girdi; ama 3 yaşındaki Mehmet Yakup’un 4 defa kolu kırıldı” diye konuştu.

    Ödemiş ilçesinde, komşusunun evinde ölü bulunan 10 yaşındaki Ceylin Atik’in ölümü herkesi yasa boğarken, minik Ceylin’i öldürmekle suçlanan Şükriye T.’nin ve eşinin hala gözaltındaki işlemleri devam ediyor. Şükriye T.’nin önceden ölen iki çocuğun da ölüm nedenini araştıran polisler, soruşturmayı derinleştirdi.

    Gözaltındaki kadının iki çocuğunu neden öldü?

    Şükriye T.’nin kayınvalidesi Havva T.’nin (65) açıklamaları ise kafaları karıştırdı. Gelini Şükriye T.’nin iki çocuğunun da öldüğünü, şimdi ise 3 yaşında bir oğlunun olduğunu ifade eden Havva T., şimdiki oğlunun da 4 defa kolunun kırıldığını söyledi. “3 yaşındaki çocuğun dört defa kolu kırılır mı? Biz ne olduğunu bilmiyoruz” diyen kayınvalide, “Şükriye’nin ilk çocuğunu salıncaktan düşürdüğünde onun iddiası ile çocuk yarı baygın şekilde hastaneye götürmüşler ve hastaneden çıktıktan sonra ertesi ’sabah evde ölmüş olarak buldum’ dedi. Ben mahvoldum, ciğerlerim yanıyor bizi bu kötü hallere düşürdü. Ceylin’in de ailesinin yüreği yanıyor. Nasıl kıydın? Bu nasıl iştir? Ceylin de bizim çocuğumuz nasıl kıydın? Kendisinin 2 tane kız çocuğunun cenazesi bizim köydeki evden çıkarıldı. Onların ölmüş bedenlerini bile vermek istemedi. Bu çocuk acılarını yaşadı nasıl kıydın?” dedi.

    Şimdiki çocuğunun 3 defa kolu kırılmış, ’düştü’ demiş

    Havva T., “Şimdi üçüncü çocukta 3 yaşına girdi; ama 3 yaşındaki Mehmet Yakup’un 4 defa kolu kırıldı. Ne oldu diye sorduk gelin Şükrüye’ye her defasında ’Düştü kolu kırıldı’ dedi. 3 yaşındaki çocuğun dört defa kolu kırılır mı? Biz ne olduğunu bilmiyoruz. Ceylin içinde aynı ifade vermiş ve ’Düşerek öldü’ demiş. Bu nasıl iştir? Köyde oturduğumuz için sadece duyduklarımız. Benim Serkan oğlum herkesçe çok sevilir ve karıncayı bile incitmez. Arkadaşları bile onun bu işe karıştığına inanmıyor” diye aktardı.

    “Üzerinde tedirginliği hissettim”

    Havva T., şöyle devam etti:

    “Gelinin psikolojik tedavi gördüğünü hiç duymadım. Pazar günü olayın olduğu gün annesi ve babası ile hep beraber geldi yalnız üzerinde tedirginliği hissettim. Bana ’Anne komşuların kız çocuğu kaybolmuş’ dedi. ’Bana geldi su içti ve kayboldu gitti’ dedi. ’Sen neden evham ediyorsun?’ dedi. Hareketlerini biraz değişik buldum. Pazar günü nezaretten çıktıktan sonra benim eve geldiler. ’Çocuk her zaman bizim eve geliyordu. Su verdim içti gitti başka bir şey bilmiyorum’ dedi. Cenazesi sandığın içinden çıkmış. Ben de evde yıkıldık. ’Sen de iki tane evladını kaybettin nasıl kıydın?’ dedim. Televizyonlarda görünce yıkıldım. Benim çocuğum bunlara kurban gitti. İstanbul’dan Şükriye’nin kardeşleri geldi ne konuştular ne oldu, ne kaldı sonra bu olaylar oldu. Benim oğlumun bu işte hiç suçu yok.”

  • Ceylin cinayetinde kan donduran gelişme

    Komşusu tarafından öldürüldüğü iddia edilen 10 yaşındaki Ceylin cinayetinde kan donduran bir gelişme yaşandı. Ceylin’in dedesi Mustafa Atik, katil zanlısı Ş.T.’nin Ceylin’in kayıp olduğu sırada kendisinin yanına sık sık gelip, “Bir ipucu bulursan bana haber et. O kişiyi bulursan bana ver, lime lime doğrayacağım. Bunu yapan insan olamaz” dediğini söyledi.

    İzmir Ödemiş’te parka oyun oynamaya çıktıktan sonra kayıplara karışan, kaybolduktan üç gün sonra Atik ailesinin karşı binasındaki bodrum katından çıkartılan 10 yaşındaki Ceylin Atik cinayetinde kan donduran bir gelişme yaşandı. Ceylin’in yanlarında kaldığı dedesi Mustafa Atik ve babaannesi Ülkü Atik, Ceylin’in asla kendilerine sormadan komşularının evine gitmediğini söyledi. Gözyaşları içerisinde feryat eden dede Mustafa Atik, katil zanlısı komşuları Ş.T.’nin, Ceylin’in kaybolduğu sıralarda sık sık yanına geldiğini belirterek, “Kadın geliyor yanıma, elleri ayakları titriyor, ‘Mustafa Amca, Mustafa Amca’ diyor. ‘Bir ipucu bulursan bana haber et’ diyor. 15 sefer çöp atmaya gidiyor. İpucu olup olmadığını soruyor. ‘O kişiyi bulursan bana ver, lime lime doğrayacağım. Bunu yapan insan olamaz’ dedi. ‘Bu kadın olabilir’ dediler ama ihtimal vermedik” dedi.

    “Mesaj geldi”

    Ceylin’in, Ş.T.’nin çocuğuyla oyun oynadığını ancak bugüne kadar hiç evlerine gitmediğini söyleyen Mustafa Atik, “Bana o kadının yakınından mesaj geldi. ‘Kızınız elimizde. Polise gitmeyin, yoksa öldürürüz. Takiptesiniz’ yazmış. Ben mesajı emniyetle paylaştım ama paylaştığım iyi mi oldu kötü mü oldu bilmiyorum. Belki ihmalkarlık var. Çocuğumun cenazesi üç gün sonra çıkarıldı. Bunlar organize çalışmışlar. Bir iki kişinin yapacağı iş değil. Çocuğumun düşüp ölmesi mümkün değil. Ben olsam ambulans çağırırım, yardım isterdim. Mesajda fidye istedikleri yazmıyordu. Ufak bir mesaj geldi. Belki panikleyip attılar. Bilemiyorum. Keşke ‘şu kadar para istiyorum’ deseydi” diye konuştu.

    “Bu acı tarif edilemez”

    Kendi çocuklarına göstermediği özeni torununa gösterdiğini belirten dede, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Torun sevgisi başkadır. O benim her şeyimdi, canımdı. Çok akıllı, zekiydi. Ona özel öğretmenler tuttum. Sevilen, atak bir çocuktu. Hep bir adım önde olmak istiyordu. Yine bir adım önde oldu, Türkiye duydu ama böyle olmayacaktı. Burada dün kıyamet koptu herkes geldi, Allah razı olsun acımızı paylaştılar. Bu acı tarif edilmez. Allah kimseye böyle dert vermesin.”

    “Çocuğumu yatırmış, üç gün yanında yemek yemiş”

    Ceylin’in babaannesi Ülkü Atik de, gözyaşları içerisinde şunları söyledi:

    “Kızımı öldürdüler. Karşı komşum benim çocuğumu takip etmiş. Öldürdüler. Cani kadın. Böyle bir şey olamaz. İdam isterim. Ben anne değilim. Babaanneyim ama anneyim. Herkes buna şahittir. Bu, bu kadının yanına kalmasın. Neden yaptılar bunu? Benim çocuğum ölmeyecekti. Neden öldürdüler. Caniler. İfadesine inanmıyorum. Benim çocuğum bana sormadan eve çıkmaz. Cani kadın, çocuğumu yatırmış, üç gün yemek yemiş yanında. Kahvaltı etmiş. Ceylin oyun oynamaya giderdi ama eve çıkmazdı. Kadın yanıma geldi, bana sarıldı. Çocuğumu yatırmış, benim yanıma geldi sarıldı. Böyle bir şey olabilir mi?”

    “Çocuk istismarcılarına idam gelsin”

    Taziye evinde feryat eden baba Murat Atik, çocuk istismarcıları için idam isteyerek, “İçim yanıyor. Ciğerimi kopardılar aldılar. Daha hayata doymadı. Daha kızıma doyamadım. Kara topraklar mı doyacaktı kızıma. Böylelerini yaşatmasınlar. Çocuklara böyle yapanlara idam getirsinler” dedi.

  • Kaybolan minik Ceylin ölü bulundu

    İzmir’in Ödemiş ilçesinde parkta oyun oynarken kaybolan 10 yaşındaki Ceylin Atik, kaybolduktan 3 gün sonra komşusunun evinde ölü bulundu.

    Ödemiş’te, 10 yaşındaki Ceylin Atik evlerinin önündeki parkta oyun oynarken ortadan kaybolmuştu. Minik Ceylin’i polis ekipleri her yerde ararken, minik kızın ailesinin karşısındaki evden ihbar alındı. Bir koku geldiği üzerine başlatılan inceleme sonrasında bölgeye olay yeri inceleme ekipleri, ambulans sevk etti. Çok sayıda vatandaş ve minik Ceylin’in ailesi de olay yerine geldi. Gergin bekleyiş ise dakikalar içerisinde devam etti. Polis, bekleyiş sırasında bölgeyi geniş bir şeride aldı ve kimseyi yaklaştırmadı. Yaşanabilecek bir olaya karşı da ekipler takviye kuvvetlerle evin önünde önlem aldı. Yapılan incelemede minik Ceylin’in cansız bedeni evin içerisinde bulundu. Aile, 10 yaşındaki Ceylin’in ölü bulunmasıyla sinir krizleri geçirdi. Polis, ev içerisinde incelemesini sürdürüyor.

    Ödemiş ilçesinde, evlerinin önündeki parkta üç gün önce ortadan kaybolan ve dedesinin cep telefonuna gelen “Polise haber vermeyin. Torununu öldürürüz” mesajının ardından minik Ceylin için polisler harekete geçmişti.

  • Mesir Festivali Koşusu’nda Minik Ceylin İlgi Odağı Oldu

    Manisa’da 476. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali kapsamında düzenlenen Mesir Halk Koşusu’nu 5. olarak bitiren 8 yaşındaki Ceylin Rençber koşunun gözdesi oldu.

    Manisa’da 476. Uluslararası Mesir Macunu Festivali kapsamında “Mesir Koşusu” düzenlendi. Manisa Merkez Efendi Devlet Hastanesi Moris Şinasi Çocuk Kliniği önünde başlanan koşuya yaklaşık 100 kişi katıldı. Koşunun startına Manisa Büyükşehir Belediyesi Sosyal ve Kültür İşleri Daire Başkanı Nursel Ustamehmetoğlu ile Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Savaş Duman’da katıldı.

    Yaklaşık 5 kilometrelik maratona başlayan sporcular, halkın meraklı bakışları içerisinde İzmir Caddesi ve Doğu Caddesi üzerinden Cumhuriyet Meydanı’na ulaştı. Manisa Cumhuriyet Meydanı’nda son bulan koşuda erkekler kategorisinde Ahmet Bayram birinci, Kudret Arabacı ikinci, Emrullah Temel üçüncü, Mehmet Erkan dördüncü, Eyüphan Çuban da beşinci olurken; kadınlar kategorisinde Leyla Seven birinci, Sebla Akçasayar ikinci, Eylem Öztürk üçüncü Buse Özer dördüncü ve Ceylin Rençber beşinci oldu.

    BAYRAM: “MANİSA’DA BİRÇOK YARIŞMANIN OLMASINI DİLİYORUM”

    Maratonu erkekler kategorisini birincilikle bitiren Manisa Büyükşehir Belediyesi sporcusu maraton koşucusu Ahmet Bayram, maratonun kendisi için bir antrenman niteliğinde olduğunu belirterek, “Deneyimli bir maratoncuyum. Bu hafta İstanbul’da yapılacak olan maratona da hazırım. Bu koşu benim için bir antrenman oldu. Geçen haftada Bursa’da koşu vardı. Bin kişi arasında genel klasmanda 12., kendi yaş gurubunda ise birinci oldum. Artık önümde Vodafone İstanbul Yarı Maratonu var. Herkesi oraya davet ediyorum. Manisa Büyükşehir Belediyesi sporcusuyum. Manisa’da bunun gibi daha çok yarışmanın olmasını istiyoruz” dedi.

    Maratonda dereceye giren sporcular için tören düzenlendi. Törene Manisa Valisi Erdoğan, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Halil Memiş, Manisa Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Savaş Duman katıldı. Törende sporcular madalyalarını protokolden aldı. Mesir Halk Koşusu’nun kadınlar kategorisinde 5. olan 8 yaşındaki Ceylin Rençber ise maratonun gözdesi oldu. Vali Bektaş, minik Ceylin ile özel olarak ilgilendi. Minin Ceylin ise profesyonel maratoncu olmak istediğini söyledi.

  • Ceylin ’Nefes’ Almak İstiyor

    Dünyada nadir görülen Hallerman-Streiff sendromu nedeniyle 1 yıl yaşar denilen ve şuanda 4 yaşında olan ancak 6 aylık bir bebek gibi görünen Ceylin Balık, rahat nefes almak için kendisini ameliyat edecek doktorlardan yardım bekliyor.

    Özdal ve Gülten Deniz’in tek çocukları olan 4 yaşındaki Ceylin Balık, dünyaya gelmesinden 15 gün sonra göz kataraktı şüphesiyle doktora götürüldü. Ceylin’e hastanede dünyada ender rastlanan Hallerman-Streiff sendromu hastalığı teşhisi konuldu. 4 yıldır bu hastalıkla mücadele eden Özdal ve Gültekin çifti, çocuklarının hastalığına çare bulunmamasının ümitsizliğini yaşıyor. Hastalığı nedeniyle çocuğuyla ilgilenen baba Özdal, işsiz kalınca İstanbul’daki evlerini bırakıp Elazığ’da ablasının yanına yerleşti. Doğduğunda 3 kilo olan, doktorların 1 yıl yaşar dediği ancak 4 yaşına gelen kızları Ceylin ise 4 yılda sadece 1 kilo alarak 4 kiloya ulaştı. Yürüyemeyip, emekleyemeyen, konuşamayan, oyuncaklarla oynamayan ve kemik yapısı gelişmediği için bedeni büyümeyen Ceylin, iç organlarının büyümesiyle nefes almakta her geçen gün biraz daha zorlanıyor.

    Doktorların kendilerine Ceylin’in burnundan veya gırtlağından ameliyat edilerek nefes alması gerektiğini söylediğini belirten Balık ailesi, kızlarının kısa süre içerisinde ameliyat olmadığı takdirde yoğun bakıma girebileceğini, bu yüzden de ameliyatı yapacak hastane ve doktorlardan yardım beklediklerini söyledi.

    Kızının şuanda 4 yaşında olduğunu belirten baba Özdal Balık, “Ceylin dünyaya geldiği zaman doktorlar bize ömür olarak bir yıllık gibi tahmini bir zaman koymuştu. Ceylin sıkıntılarla boğuşarak 4 yaşına geldi, yaşam şartları zorlaştı. Ameliyat edilmesi gerekiyor. Bu ameliyata bizim maddi imkanlarımız pek müsait olmadığı için pek fazla bir şey yapamıyoruz” dedi.

    “BEDENİ GELİŞMİYOR, İÇ ORGANLARI BÜYÜYOR”

    Yaptıkları araştırmada Ceylin’in rahatsızlığıyla ilgili pek çok bilgiye ulaştıklarını aktaran baba Balık, sonuç olarak net bir tedavi bulamadıklarını ifade etti. Kızının rahatsızlığının yüksek seviyelerde olduğunu kaydeden Balık, “Şu anda yaşadığı süreç ağır. Ameliyat için hocalarımızdan, hastanelerimizden destek istiyoruz, yardım bekliyoruz. Şu saatten sonra istediğimiz Ceylin’in sağlıklı bir şekilde yaşamasıdır. Hastalığının Hellerman-Streiff sendromu koymuşlardı. Çok uzun vadeli yaşamayacağı söylenmişti. Yaşadı ancak Ceylin’in şu anda kalbinde 1-1,5 milim kadar yırtık var, iç organları büyüyor, gelişim sıfır ilerlemiyor. Uzun bir süre hastanede yatıyor. Evde uzun süre kalamıyor” diye konuştu.

    “NEFES ALMASI İÇİN AMELİYAT ŞART”

    Daha önce İstanbul’da olduğunu söyleyen baba Balık, “İstanbul’daydım hem çocuğumun hastalığından dolayı hem de geçim sıkıntısı artınca uğraşacak gücüm kalmadı o yüzden Elazığ’a ablamın yanına yerleştim. Yaklaşık 4 aydır buradayız. Ceylin 4 ay süresince 60 günü hastanede geçirdi desem doğrusudur. Şu anda doktorların bize söylediği şey Ceylin’in rahat nefes alınması için ya gırtlağının delinmesi ya da burun ameliyatı lazım. Ama bunu sıradan bir hastane yapamıyor. Doktorlarımız çok ciddi sorunları olduğunu biliyorlar. Her hastane de bunu kabul etmiyor. İyi bir hastanede yapılması gerekiyor. Biz de maddi imkansızlıklarımızdan dolayı kendi imkanlarımızla bir şey yapamıyoruz, şuan sadece bekliyoruz” diyerek destek istedi.

    “GÖZÜMÜN ÖNÜNDE ACI ÇEKMESİ BENİ KAHREDİYOR”

    4 yıldır kızının yiyemeyip içemediğini anlatan anne Gülten Deniz ise, “Şuan kızım hiç hastaneden çıkmıyor. Çok acı çekiyor, hastaneye götürdüğüm zaman artık doktorlar da ellerinden bir şey gelmeyeceğini, mutlaka burun ameliyatı yaptırmamız gerektiğini söylüyor. Doktorlar aksi takdirde kızımın böyle gelip giderse yoğun bakıma düşeceğini söylüyor. Gözümün önünde acı çekmesi zaten beni kahrediyor. Buradaki hastaneler ameliyat yapamayız diyor. Bunu bilen çok iyi doktorlara, çok iyi hastanelere götürmemizin gerektiği söyleniyor. Ama özel hastaneye gidecek gücümüz yok. Zaten şu anda da Ceylin’e mamasıyla, ihtiyaçlarıyla devlet bakıyor. Kızımın acı çekmemesi için yardım bekliyoruz” diye konuştu.

    Hallermann-Streiff sendromu hastalığı dünyada oldukça nadir görülüyor. Baş ve boyun bölgesinde anomaliler şeklinde tanımlanan Hallerman-Streiff sendromu, ilk olarak 1948 yılında Hallermann, 1950 yılında da Streiff tarafından tanımlanarak belirlendi.