Etiket: ceylan

  • Umut Ceylan davasında yargılamaya devam edildi

    İzmir’in Karabağlar ilçesinde, 5 yıl önce parkta oynadığı sırada vücuduna isabet eden kurşun nedeniyle ölen 6 yaşındaki Umut Ceylan’ın davasında sanık Can Kayı’nın yargılanmasına devam edildi.

    Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Karabağlar ilçesinde 5 yıl önce parkta oynadığı sırada vücuduna isabet eden kurşun nedeniyle ölen 6 yaşındaki Umut Ceylan’ın davasında müebbet hapis cezası alan sanık Can Kayı’nın tahliyesine karar vermişti. Kararın ardından İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen üçüncü duruşmaya, tutuksuz yargılanan Can Kayı, sanığın avukatı Seyit Ahmet Akyüz, ölen Umut Ceylan’ın ailesinin avukatı Özge Eşsizhan Yavuz ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatı Neslihan Ersoy katıldı. Heyet değişikliği nedeni ile ilgili eski zabıtlar mahkeme başkanı tarafından okunurken, sanık Can Kayı’nın o dönemde kullandığı cep telefonu hattının, olay ve sonrasındaki günde tüm görüşme ile mesajlaşma detaylarının ve sinyal noktaları ile baz istasyonu bilgilerinin Bilgi Teknolojileri Kurumundan (BTK) CD içerisinde gönderilmiş olduğu ve buna ilişkin bilirkişi raporunun dosyaya konulduğu belirtildi. Sanık Kayı’nın avukatı Akyüz ile Umut Ceylan ailesinin avukatı Yavuz, bilirkişi raporunun inceledikten sonra beyanda bulunmak üzere süre talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, taraf avukatlarına bilirkişi raporunu inceleyip beyanda bulunmaları için süre verilmesini kararlaştırarak duruşmayı eylül ayına erteledi.

    Olayın geçmişi

    Rastgele açılan ateş sonucu 27 Ağustos 2012 tarihinde, Karabağlar ilçesinde bir parkta beline kurşun isabet etmesiyle ağır yaralanan 6 yaşındaki Umut Ceylan, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmişti. Yapılan balistik incelemede çocuğun ölümüne neden olan kurşunun, olayın ardından başka bir suç kapsamında tutuklanarak cezaevine konulan, ’Uyuşturucu kullanma, yaralama, hırsızlık’ gibi çeşitli suçlardan kaydı bulunan Can Kayı’dan ele geçirilen silahtan atıldığı belirlendi. Sanık Can Kayı, yargılama sürecinde bu suçtan tahliye edilmiş; ancak başka bir suçtan cezası olduğu için cezaevinden çıkamamıştı. 4 yıl önce son görülen duruşmada, ’Çocuğu ya da beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiyi öldürmek’ suçlamasıyla mahkeme heyeti, sanık Can Kayı’yı ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına mahkum etti. Ardından ceza, olası kasıt sebebiyle ömür boyu hapse çevrildi. Karar, mahkeme heyeti tarafından oy çokluğuyla alındı. Cumhuriyet Savcısı Fatih Genç ile sanığın avukatı Ersin Gülsoy, Seyit Ahmet Akyüz, kararın temyizi için Yargıtay’a başvurdu. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Can Kayı’yı Umut Ceylan’ı öldürme davasında tahliye etti. Ancak Kayı, başka suçtan hükümlü olduğu için tahliye edilmedi. Kayı, hükümlü olduğu Aydın E Tipi Cezaevinden de geçtiğimiz günlerde yattığı cezasını tamamlayıp tahliye oldu.

  • Umut Ceylan cinayetini telefon sinyali çözecek

    İzmir’in Karabağlar ilçesinde 4 yıl önce 6 yaşındaki çocuğu uzaktan ateşlediği tabancayla öldürdüğü iddiasıyla yargılanan Can Kayı’nın olay saatinden önce ve sonra bulunduğu noktayı gösteren detaylı harita istendi.

    İzmir’in Karabağlar ilçesinde 4 yıl önce, parkta oynayan 6 yaşındaki Umut Ceylan’ı uzaktan ateşlediği tabancayla öldürdüğü iddiasıyla ömür boyu hapis cezasına çarptırılan 34 yaşındaki Can Kayı, kararı bozan Yargıtay tarafından tahliye edilmişti. Yerel mahkemenin verdiği ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası kararını bozan Yargıtay 1.Ceza Dairesi üyeleri, şüpheli Can Kayı’nın olaydan bir saat önce ve bir saat sonra kullandığı telefon sinyallerinin bir harita üzerinde detaylı olarak çıkarılmasını istedi. Umut Ceylan’ın aile avukatı Özge Eşsizhan, “Acılı ailede gerçek suçlunun cezalandırılmasını istiyor. Yargıtayın telefon sinyallerinin detaylı bir şekilde çıkarılması kararı bize göre de doğru. Bu sinyaller şüpheli olarak yargılanan Can Kayı’nın nerede olduğunu daha detaylı bir şekilde ortaya koyacak” dedi.

    Hastanede yaşamını yitirmişti

    27 Ağustos 2012 tarihinde rastgele açılan ateş sonucu beline kurşun isabet etmesiyle ağır yaralanan 6 yaşındaki Umut Ceylan, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmişti. Yapılan balistik incelemede çocuğun ölümüne neden olan kurşunun, olayın ardından başka bir suç kapsamında tutuklanarak cezaevine konulan, ’Uyuşturucu kullanma, yaralama, hırsızlık’ gibi çeşitli suçlardan kaydı bulunan Can Kayı’dan ele geçirilen silahtan atıldığı belirlendi. Sanık Can Kayı, yargılama sürecinde bu suçtan tahliye edilirken, ’Adam öldürmeye teşebbüs ve ruhsatsız silah bulundurmak’ suçlarından yargılandığı başka bir davadan yedi buçuk yıl hapis cezasına çarptırılması nedeniyle cezaevinden çıkamadı.

    İzmir 5’inci Ağır Ceza Mahkemesinde üç yıl önce yapılan son duruşmaya, ’Çocuğu ya da beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiyi öldürmek’ suçlamasıyla ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istemiyle tutuksuz yargılanan sanık Can Kayı, avukatları Ersin Gürsoy, Seyit Ahmet Akyüz ve Ceylan ailesinin avukatı Özge Eşsizhan Yavuz katıldı. Umut’un annesi Gülhan Ceylan ve babası Ufuk Ceylan ise gelmedi. Son savunmasını yapan Can Kayı, önceki duruşmalarda söylediklerini tekrarlayarak, silahı, bu olayın meydana geldiği tarihten sonra, başka kişilerden satın aldığını ve kargoyla kendisine gönderildiğini belirtip suçlamayı reddetti, beraatını istedi. Avukat Gülsoy da müvekkilinin suçsuz olduğunu savundu. Mahkeme heyeti, şüpheli Can Kayı’yı ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına mahkum etti. Karar mahkeme heyeti tarafından oy çokluğuyla alındı.

    Yargıtay kararı bozdu

    Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi de şüpheli Can Kayı hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini belirterek kararı bozdu. Can Kayı’yı Umut Ceylan’ı öldürme davasından tahliye etti. Bu kararı veren Yargıtay üyeleri, yine şüpheli Can Kayı’nın olaydan bir saat önce ve sonra telefon sinyallerinin harita üzerinde detaylı bir şekilde çıkarılmasını istedi. Yargıtay, tahliye yazısını, sanığın yargılandığı İzmir 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. Mahkeme de tahliye kararını Kayı’nın başka suçtan hükümlü olduğu Aydın E Tipi Cezaevi’ne gönderdi. Ancak Can Kayı, hükümlü olduğu diğer suçtan cezasını çektiği için cezaevinden çıkamadı.

  • Köpeklerden kaçan ceylan köye indi

    Balıkesir’in Edremit ilçesinde dağda köpeklerden kaçan ceylan zeytin tarlasına sığındı.

    Tarlada zeytin topladıklarını belirten Güre Mahallesi sakinlerinden Hamit Pütkül, “2 köpeğin koşturduğunu gördük. Önce kangru zannettim. Sonra köpeklerden kurtardık. Baktık ki ceylan zeytin topladığımız tentenin içine yığılmış. Çok korkmuştu. Koşturmaktan ayağının bazı yerleri yaralanmıştı. Hemen durumu orman ekiplerine bildirdik. Gelip aldılar. Tedavisi yapıldıktan sonra ormana salındı”diye konuştu.

  • Yavru ceylan kuduz kurbanı

    Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde arazide bulunan yaralı ceylan, kuduz virüsü nedeniyle hayatını kaybetti.

    Sındırgı’nın kırsal mahallesi Kozlu’da bir vatandaş tarafından arazide yaralı ceylan yavrusu bulundu. Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü’ne götürülerek ilk tedavisi yapılan yaralı ceylan, ardından Balıkesir Milli Parklar Müdürlüğü’ne gönderildi. Hayati tehlikesi olduğu belirlenen yaralı ceylan buradan da Bursa Uludağ Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’ne sevk edildi. Fakültede yapılan tetkikler sonucu kuduz virüsü kaptığı tespit edilen yavru ceylan yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

    Öte yandan, hayvan ile temas eden kişilere de kuduz aşısı yapıldığı öğrenildi.

  • Bakan Yardımcısı Ceylan: “İnşaat sektörünün hızlanmasına yönelik çalışmalar içindeyiz”

    Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Mehmet Ceylan, 2017 yılında tüm Türkiye’yi kapsayacak şehircilik şurasını toplayacaklarını söyleyerek, “Ülkemizin geleceğine yönelik yeni bir şehirleşme politikasını ortaya koyacağız” dedi.

    Bakan Yardımcısı Ceylan, beraberinde AK Parti İl Başkanı Timurçin Saylar ile birlikte Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Karabük Şube Başkanı Ahmet Nur ve şube yöneticilerine nezaket ziyaretinde bulundu. Ziyaretinde İstanbul ve Kayseri’de meydana gelen terör saldırılarında şehit olanlara rahmet dileyen Ceylan, her türlü terörü kınadıklarını kaydetti. Türkiye’nin hem içeride terör ile hem de dışarıda Halep’te yaşanan trajediyi sonlandırmak adına elinden gelen gayreti gösterdiğini belirten Ceylan, “Binlerce masum insan Halep’te mahsur durumda. Hükümetimizin girişimleri ile birlikte onları kurtarmaya çalışıyoruz. Zor bir süreçten geçiyoruz. Bir taraftan içeride, PKK, DAEŞ ve FETÖ ile mücadele ederken, bir taraftan da komşu ülkelerimizdeki yaşanan insanlık dramını, savaşı sona erdirmek için Türkiye elinden gelen gayreti gösteriyor. Bütün bu etkiler ekonomimizi ve iş dünyamızı etkiliyor. Her şeye rağmen Türkiye büyümesine ve yatırımlarına devam ediyor. Geçmiş yıllardaki gibi büyüme hızlarında çok büyük rakamlı büyümeler göremiyoruz şuanda ama her şeye rağmen ekonomimiz büyümeye devam ediyor. Hükümetimizin amacı bir taraftan terör örgütleriyle mücadeleyi sürdürürken, bir taraftan da yatırımlarını, büyümesini geliştirmenin gayretlerinde tedbirleri almaya çalışıyoruz” dedi.

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak inşaat sektörün hızlanmasına yönelik çalışmalar içinde olduklarını da anlatan Ceylan, “Bununla ilgili olarak önümüzdeki günlerde Bakanımız, Bakanlar Kuruluna sunacak. İnşaat sektörü ile birlikte şehirleşme alanında inşaat ve kentsel dönüşümü kapsayacak şekilde 2017’in ilk 3-4 ayında tüm Türkiye çapında bakanlığımızın öncülüğünde şehircilik şurasını toplayacağız. Bu anlamda şehircilik anlamında ve kentsel dönüşümde yaşanan sıkıntıları masaya yatıracağız. Ülkemizin geleceğine yönelik olarak yeni bir şehirleşme politikasını ortaya koyacağız. Bu çalışmalardan maksadımız hem inşaat sektörünü canlandırarak hem de kimlikli kalıcı şehirler oluşturmak maksadıyla yeni bir politikayı yürürlüğe koyma hedefi içindeyiz. Bu çalışmalardan inşaat sektörü de olumlu yönde etkilenecek. İnşaat sektörü Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden birini oluşturuyor. Yaklaşık 200 sektöre girdi veren bir sektörümüz. Milli gelir açısından ve katma değer açısından çok önemli bir pay ile istihdam açından büyük paya sahip. İnşaat sektörü kalkınmanın lokomotifi olarak görüyoruz ve bundan vazgeçmemiz mümkün değil. Ekonominin durgunluk geçirdiği bugünlerde talebi artırmaya ve canlanmaya yönelik bakanlık ve hükümet olarak tedbirleri alıyoruz ve almaya devam edeceğiz” diye konuştu.

    Bakan Yardımcısı Ceylan, Halep’te insanlık adına bir ayıp ve vahşet yaşandığını da ifade ederek, “Binlerce, on binlerce masum vatandaş perişan vaziyetteler. Televizyonlarda o manzarayı görünce yüreğimiz dayanmıyor. Yüzyılın en büyük vahşetini yaşıyoruz. Maalesef dünyada buna seyirci kalıyor. Ülkemizin girişimleri ile Rusya ve diğer ülkelerle işbirliği ile orada tahliyeler başladı ama bazen sıkıntılar oluyor. Sınır komşularımızda yaşanan bu drama ülke, millet, hükümet ve devlet olarak seyirci kalmadık, seyirci de kalmıyoruz. Ekmeğimizi onlarla paylaşıyoruz. Onların yaralarını sarmak bizim vazifemiz. Halep’teki kardeşlerimizle açık kapı politikasıyla ülke olarak yine onların yarasını sarmaya çalışacağız. Türkiye olarak onlara sahip çıkacağız. Şuana kadar Suriye’den gelen göçmen sayısı 3 milyonu aştı ve toplamda da hükümetimizin ve STK’ların resmi yardımları 25 milyar doları geçti. Türkiye elinden gelen bütün imkanları kullanıyor. UNESCO listesindeki Halep yerle bir edildi. Halep’ten gelecek yeni göç dalgasına karşı da başta AFAD Başkanlığımız olmak üzere Kızılay, bakanlıklarımız ve ilgili birimlerimiz gerekli tedbirleri alıyor” dedi.