Etiket: Çevrimiçi

  • Prof. Dr. Bülent Çakmak, “Benim Tercihim Çevrimiçi Üniversite Tanıtım Günleri” isimli üniversite tanıtım programına katıldı

    Prof. Dr. Bülent Çakmak, “Benim Tercihim Çevrimiçi Üniversite Tanıtım Günleri” isimli üniversite tanıtım programına katıldı

    Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, “Benim Tercihim Çevrimiçi Üniversite Tanıtım Günleri” isimli üniversite tanıtım programına katıldı.

    Milli Eğitim Bakanlığı Orta Öğretim Genel Müdürlüğü’nün düzenlediği program, Youtube üzerinden canlı olarak sunuldu. Moderatörlüğünü Millî Eğitim Uzmanı Bekir Kul’un yaptığı programda, üniversite adayı öğrencilerin merak ettiği sorular rektör Prof. Dr. Bülent Çakmak’a yöneltildi.

    Üniversite adaylarının izleyici olarak katıldığı programda Rektör Çakmak, üniversite ile ilgili merak edilen konulara cevap verdi. Fakülte, enstitü, yüksekokul, barınma ve üniversite çevresindeki imkanlar gibi hususlarda açıklama yapan Rektör Çakmak, sonrasında üniversitenin ön plana çıkan dijital eğitim alt yapısına değindi. “Bizim oldukça iddialı olduğumuz alanlardan bir tanesi dijital eğitim teknolojileri” ifadesini kaydeden Rektör Çakmak, 2019 senesinde oluşturulan dijital alt yapı ile bugün üniversitemizde lisans ve lisansüstü tüm derslerin online sağlanabildiğini belirtti.

    Özellikle pandemi sürecinde üniversitemizin dijital alt yapısı ile kriz sürecini iyi bir şekilde yönetebilmiş olmasına ve şimdi yaz okulunu da online sağlayabilmesine vurgu yapan Rektör Çakmak, üniversite adaylarının bu durumu göz önünde bulundurmalarını ve dijital alt yapısı güçlü olan üniversiteleri daha çok tercih etmeleri gerektiğini tavsiye etti.

    Rektör Çakmak, üniversiteye ait sosyal ve kültürel faaliyetler, kütüphane imkanları, teknolojik imkanlar, staj imkanları ve uluslararası projeler gibi birçok konuya daha değinmesinin ardından, YKS’ye girecek adaylara başarılar dileyerek, ETÜ’yü tercih edecek öğrencilerin, seçimlerinden mutlu kalacaklarını ifade etti.

  • Bartın Üniversitesi “Çevrimiçi Tanıtım Günleri”nde tanıtıldı

    Bartın Üniversitesi “Çevrimiçi Tanıtım Günleri”nde tanıtıldı

    Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun, Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından düzenlenen “Çevrimiçi Tanıtım Günleri”ne katılarak, aday öğrencilerle bir araya geldi.

    Bartın Üniversitesi, Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) hazırlanan adaylara yönelik gerçekleştirilen “Çevrimiçi Tanıtım Günleri”nde tanıtıldı. Milli Eğitim Uzmanı Yasin Elçi moderatörlüğünde gerçekleştirilen etkinlikte Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun, soruları cevaplandırdı.

    Bartın Üniversitesi’nin 9 fakülte, 1 yüksekokul, 3 meslek yüksekokulu ve enstitüsü bünyesinde yer alan programların anlatıldığı tanıtım günlerinde, ‘Öğrenci Odaklı’ eğitim ortamından bahsedildi.

    Kariyer planlaması doğrultusunda tavsiyelerde bulunulan etkinlikte, Bartın’daki kaliteli eğitim ortamı, güvenli şehir ve konaklama imkanlarının önemi de vurgulandı. Tanıtım günlerinde, Bartın Üniversitesi’nin istihdam odaklı programlarının yanı sıra lisansüstü programlar anlatılarak, yurt içi ve yurt dışı öğrenim imkanları, çift anadal ve yandal uygulamaları noktasında sunulan fırsatlar aktarıldı.

    Çevrimiçi etkinliğe Osmaniye’nden katılan Yusuf Fatih Polat ile Kayseri’den katılan Rumeysa Tandoğan’ın da sorularını cevaplandıran Rektör Uzun, aynı zamanda “#benimtercihim” etiketiyle sosyal medya üzerinden gelen paylaşımlara da yanıt verdi.

    Programın sonunda aday öğrencilere de seslenen Rektör Uzun, “Gururla vurgulamak isterim ki, Bartın Üniversitesi öğrencilerine bilimsel, kültürel ve sosyal alanlarda ayrıcalıklı imkânlar sunulmaktadır. Hayatınızın dönüm noktasında vereceğiniz kararla iyi bir öğrenimin yanı sıra aynı zamanda hayatınızın en güzel günlerini tarihi, kültürel ve muhteşem doğasıyla ülkemizin nadide şehirlerinden biri olan Bartın’da geçireceksiniz. Unutmayın ki Bartın Üniversitesi, öğrenim gördüğünüz yıllar boyunca hedeflerinize ulaşmanız için hep yanınızda olacağı gibi mezuniyet sonrasında da sizleri yalnız bırakmayacaktır. Geleceğinizi belirlemek için atacağınız bu önemli adımda sizleri Bartın Üniversitesi’nin bir öğrencisi ve ailemizin bir üyesi olarak görmekten memnuniyet duyacağız” ifadelerini kullandı.

  • ‘Kendi Kendine Yardım Temelli Çevrimiçi Psikososyal Destek Platformu’ projesi hayata geçiyor

    ‘Kendi Kendine Yardım Temelli Çevrimiçi Psikososyal Destek Platformu’ projesi hayata geçiyor

    Anadolu Üniversitesi, Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı’nın COVID-19 ile Mücadele ve Dayanıklılık Programı çağrısı kapsamında ‘Kendi Kendine Yardım Temelli Çevrimiçi Psikososyal Destek Platformu’ Projesi’ni hayata geçirdi.

    Öğretim Görevlisi Dr. Ömer Özer’in yürütücülüğünü üstlendiği projenin ekibinde ise Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık programı öğretim üyeleri Prof. Dr. Aydoğan Aykut Ceyhan ve Prof. Dr. Esra Ceyhan ile birlikte Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi Öğretim Görevlisi Dr. Ferhat Bayoğlu yer alıyor.

    Salgının olumsuz etkilediği bireyler için psikolojik destek

    Korona virüs (Covid-19) salgının sadece fiziksel değil ekonomik ve sosyal hayatları da etkileyen bir salgın olduğu hususundan yola çıkılarak hayata geçirilen projede, salgın sürecinde ve sonrasındaki süreçte psikolojik belirtileri artan ve psikolojik yardım alma imkânı bulamayan; tüm bunların sonucunda da günlük yaşamında zorlanma yaşayan bireyler için destek sistemi geliştirmek hedefleniyor. İnsanların depresif duygu durum, kaygı problemleri ve stresle başa çıkma becerilerini artıracak modüller üretmeyi amaçlayan projede üretilen program tamamen çevrimiçi ortamda sunulacak. Bireyler böylece psikolojik belirtilerle başa çıkmak için deneysel olarak etkililiği sınanmış yöntemleri öğrenme ve günlük yaşantılarında kullanma fırsatı bulabilecekler.

    Kişisel gelişime de katkıda bulunacak

    Geliştirilen müdahale programını tamamen ücretsiz olarak yayınlayacak olan projenin ekibi dört kişiden oluşsa da, proje içeriği psikolojik danışma ve rehberlik, psikoloji ve psikiyatri alanında uzman akademisyenler ve uygulayıcılarla birlikte geliştirilecek. Uygulama üç ay içerisinde yayına sokularak halkın hizmetine sunulacak. Bu sayede psikolojik problemi olan bireyler, problemler büyümeden destek alma fırsatı bulurken herhangi bir problem yaşamayan bireyler de kişisel gelişimlerine katkıda bulunmak üzere sistemden yararlanabilecekler.

    ‘Kendi Kendine Yardım Temelli Çevrimiçi Psikososyal Destek Platformu’ aynı zamanda bu konuda yapılmış ilk uygulama olma özelliği de taşıyor. İlk etapta üç farklı problem alanına yönelik olan projenin ilerleyen dönemde birçok farklı problem alanına yönelik müdahaleleri de içeren büyük bir platform haline gelmesi hedefleniyor.

  • Çevrimiçi veriler konusunda güvensizlik hakim

    Orta ölçekli işletmeler ve tüketiciler üzerine yapılan yeni bir çalışma, çoğu kişinin çevrimiçi verileri ve davranışları konusunda kafasının karışık olduğunu ve kimseye güvenemediğini belirledi. Avrupa ve Kuzey Amerika’da altı ülkede yapılan araştırmada insanların çevrimiçi verilerine; siber suçluların, kendi devletlerinin ve yabancı devletlerin, işverenlerinin ve hatta arkadaşları ile ailelerinin erişmek istemesinden endişelendikleri ve bunu nasıl engelleyeceklerini öğrenmek istedikleri ortaya çıktı.

    Kaspersky Lab tarafından yürütülen ve veri analizleri Applied Marketing Research tarafından yapılan bağımsız araştırmaya, Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, Birleşik Krallık ve ABD’den BT güvenliği profesyonellerine sahip 600 adet orta ölçekli işletme ve cihazlarına güvenlik yazılımı kurulu 6 bin tüketici katıldı.

    Verilere erişmesi en çok istenmeyenler beklendiği gibi siber suçlular oldu. İşletmelerin yüzde 45’i ve tüketicilerin yüzde 47’si, çevrimiçi verilerini zararlı saldırılardan koruma konusunda endişelendiklerini belirtti. Bunu, verileri kendi devletlerinden (sırasıyla yüzde 36 ve yüzde 33), yabancı devletlerden ve şirketlerden (yüzde 30 ve yüzde 26) koruma isteği takip etti. Araştırmaya katılan işletmelerin yaklaşık üçte biri (yüzde 29), çalışanlarının çevrimiçi verilere erişmesinden endişe duyduğunu belirtirken, tüketicilerin dörtte biri (yüzde 26) ise ailelerinin verilerine göz atabileceğinden kaygılandığını söyledi.

    Bu endişeler siber güvenlik alanına da kayıyor. Kullanıcıların kafası, siber güvenlik hizmeti sağlayan markaların hangi verilere erişebileceği konusunda karışık. Ankete dahil olan birçok kişi, siber güvenlik hizmeti sağlayanların çevrimiçi verilere, fikirlere, konuma veya internette gezinme alışkanlıklarına erişebileceğini ve bunları yabancı kurumlarla paylaşabileceğini düşünüyor. Ancak büyük çoğunluk (işletmelerin yüzde 87’si ve tüketicilerin yüzde 82’si), verilerini toplama ve kullanmada etik davranacağı konusunda güvenlik sağlayıcısına güveniyor.

    Bu sonuçlar, mevcut siber güvenlik durumunun hem şirketler hem de tüketiciler için bir korku, belirsizlik ve şüphe ortamı oluşturduğunu gösteriyor. Bu nedenle çoğu kişi internet üzerinde kimseye güvenemiyor.

    “Sonuçlar inanılmaz”

    Elde edilen bulguları yorumlayan Kaspersky Lab Halka İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Anton Shingarev şunları söyledi: “Bu araştırmanın sonuçları gerçekten de inanılmaz. Teknolojiler ve yazılımların birçok şirket için birer kara kutu niteliği taşıdığını daha iyi bir şekilde gördük. Bunların nasıl çalıştığını, içinde neler olduğunu, hangi verilerin toplandığını veya nasıl saklandığını bilmiyorlar. Bunun sonucunda markalara güvenmiyorlar. Bunun kabul edilemez olduğunu düşünüyorum. Sektör olarak, insanların bizim neler yaptığımızı ve bir güvenlik sağlayıcısının neleri asla yapmayacağını tam olarak anlamasını sağlamamız gerekli. Bunu, ürünlerimizi dayanıklı ve güvenli şekilde sunmaya devam ederek ve güvenilirliğini şeffaflık ve sorumlulukla kanıtlayarak desteklemeliyiz. Bunların tümü, bilgi güvenliğinde güveni yeniden oluşturmak için tasarlanan Global Şeffaflık Girişimi programımızda yer alıyor”.

    Georgia Institute of Technology Kamu Politikaları Fakültesi, İnternet Yönetimi Projesi’nden Dr. Milton Mueller ise şunları ekledi: “Bu anket milliyetçilik, ulusal güvenlik ve internet hizmet sağlayıcılarına güven arasındaki bağı ele alıyor. Devletlerin siber güvenlik alanındaki rolü hakkında tüketicilerin ve işletmelerin bakış açılarına ilişkin şaşırtıcı sonuçlar var. Örneğin, ulusal güvenlikle ilgili konularda devletlerinin menşe ülke farkı gözetmeksizin en iyi markayı kullanması gerektiğine inanan tüketici sayısını görmek etkileyiciydi. Ayrıca tüketicilerin, verilerinin yabancı şirketlerden çok kendi devletleri tarafından ele geçirilmesinden korktuğunu öğrenmek de ilginç oldu.”

    Araştırmada elde edilen diğer bulgular arasında şunlar yer alıyor:

    “Gizlilik herkesin temel haklarından biri olarak kabul ediliyor: İşletmelerin yüzde 46’sı ve tüketicilerin yüzde 51’i, siber güvenlik sağlayıcılarının ulusal güvenlik meselelerinde kullanıcıların özel verilerini devletle otomatik olarak paylaşmaması gerektiğini düşünüyor. Bunun şartlara bağlı olarak yapılmasını istiyorlar.

    Araştırma; işletmeler ve tüketiciler için bir şirketin menşe ülkesinden daha önemli şeyler olduğunu da gösteriyor: İşletmelerin yüzde 55’i ve tüketicilerin yüzde 66’sı, devletlerinin yabancı olsa dahi en yüksek kaliteli ürünleri veya hizmetleri sunan şirketlerle çalışması gerektiğini söylüyor. Bu oran, ulusal güvenlik için kritik konularda şaşırtıcı bir şekilde sırasıyla yüzde 82 ve yüzde 78’e çıkıyor.”

  • Tepebaşı Kent Enstitüsü’nde çevrimiçi eğitim

    Tepebaşı Belediyesi Kent Enstitüsü ile Anadolu’nun aydınlanma sürecini şekillendiren Köy Enstitülerinin sosyal eğitim anlayışını, günümüzün gelişmiş e-öğrenme teknolojileriyle harmanlıyor.

    Tepebaşı Belediyesi bireysel ve kurumsal öğrenme ihtiyaçlarını, hem uzaktan hem de yüz yüze öğrenme yöntemleriyle Kent Enstitüsü projesi ile karşılıyor. Yenilikçi bir yaşam boyu öğrenme platformu olan Tepebaşı Kent Enstitüsü’nde dersler ve kayıtlar devam ediyor.

    Vatandaşların yeni şeyler öğrenme ihtiyaçlarını karşılayan Kent Enstitüsü eğitimleri, Tepebaşı Belediyesi tarafından Anadolu Üniversitesi işbirliğiyle ücretsiz olarak veriliyor. Üniversite-sektör işbirliği olması ile de dikkat çeken projede eğitimler alanlarında uzman akademisyenler tarafından hazırlandı. Vatandaşların eğitim, beceri ve üretim döngüsünün tamamlaması ve kentsel yaşam becerilerini geliştirmeleri hedefleniyor. Tepebaşı Belediyesi hizmet merkezlerinde verilen eğitimlerin, yaşam boyu öğrenme çerçevesinde yüz yüze ve bilgisayar aracılığıyla internet üzerinden sunulması ile tüm vatandaşları kapsayan bir kent gelişim modeli olması sağlanıyor.

    Nitelikli eğitim Kent Enstitüsü’nde

    Anadolu Üniversitesi ile birlikte hazırlanan ve uygulamaya alınan uzaktan eğitimlerden 16 yaş üzerindeki tüm vatandaşlar yararlanabiliyor. Anadolu Üniversitesi eğitmenleri tarafından hazırlanan eğitimler, katılımcıların bilgiye erişimini kolaylaştıran, hızlı, pratik ve geçerliliği olan eğitimler olarak dikkat çekiyor. Eğitimler, hem çevrimiçi sistem üzerinden hem de Belde Evleri’nde yüz yüze eğitim olarak yapılabiliyor. Eğitimler sonunda katılımcılara katılım belgesi veya sertifika takdim edilecek. Tepebaşı Kent Enstitüsü ile vatandaşlara sunulan dersler haftada 1-2 saat olmak üzere 3 ila 12 hafta boyunca devam ediyor. Etkili iletişim eğitimi kapsamında bireysel iletişimin geliştirilmesine ilişkin püf noktaları ve öneriler güncel örnekler eşliğinde katılımcılara sunuluyor. 3 hafta süren eğitim ile katılımcıların kendi iletişim becerilerini keşfetmeleri ve sahip oldukları ya da olamadıkları becerileri nasıl geliştirebileceklerini öğrenebilmeleri amaçlanıyor.

    4 hafta süren Müşteri İlişkileri eğitimi kapsamında ise müşteri odaklı anlayış çerçevesinde iş yaşamındaki müşteri ilişkilerinin nasıl düzenlenmesi gerektiğine ilişkin güncel ve pratik bilgiler sunuluyor. Eğitim ile katılımcılarının iş yaşamlarındaki müşteri ilişkilerinin en üst düzeye çekilmesi amaçlanıyor. Gıda Güvenliği eğitimleri de 3 hafta süreyle devam ederken, gıda güvenliğine ilişkin farkındalığın artırılması amacıyla tehlikelerin nasıl en aza indirgeneceği, ortaya çıkan hataların nereden kaynaklandığını ve bu hatalara nasıl çözüm bulunabileceği uygulamalı olarak sunuluyor. 4 hafta süren Finans Okuryazarlığı derslerinde ise katılımcılara finansal okuryazarlık, gündelik hayatta bireyin karşılaştığı temel finansal durumlara karşı sorunları çözebilme ve bilinçli bir şekilde finansal kararlar almasını sağlayan yeterlilik ya da kabiliyet olarak tanımlanıyor. En çok ilgi gören eğitimler arasında bulunan başlangıç seviyesi İngilizce ise 12 haftalık bir periyoda yayılıyor. Bu sürede katılımcılar tamamı interaktif bir sunumla İngilizce dilini hızlı ve kolay bir biçimde öğrenebiliyor. Bu eğitim kapsamında uluslararası eğitim sistemlerine (CEFR) uygun olarak hazırlanan ICU English Online İngilizce Eğitim Sistemi kullanılıyor.

    Kayıtlar devam ediyor

    Kayıtların ve eğitimlerin devam ettiği Tepebaşı Kent Enstitüsü’nde, toplam 8 dersin içeriği hazırlanmış durumda. Girişimcilik, Sosyal Medya, Finans Okuryazarlığı, Gıda Güvenliği, Etkili İletişim, Müşteri İlişkileri, Fotoğrafçılık ile İngilizce branşları yayına açılarak sistem hizmete sokuldu. Ücretsiz olarak düzenlenen eğitimler için kayıt olmak isteyenler ‘kentenstitusu.tepebasi.bel.tr’ web adresinden kayıt yapabilecek. Derslerin içerikleri ise metin, ses, video, etkileşimli sorular, oyunlar ve benzeri medyalardan oluşuyor.