Etiket: Çevrecilerden

  • Ödemişli çevrecilerden taş ocaklarına tepki

    İzmir’in Ödemiş ilçesindeki çevreciler, Ödemiş ile Manisa’nın Turgutlu ilçesi arasında kalan Başova Yaylasında bir araya gelerek çevredeki taş ocağı arama girişimlerine karşı tepki gösterdi.

    Bölgedeki çevreci etkinliklerle adını duyuran Küçükmenderes Havzası Koza Hareketi Derneği (Kaza-Der) öncülüğünde Subatan Yaylasında bir araya gelen vatandaşlar, bölgedeki yeşil alanlara ve su kaynaklarına dikkati çekerek, bölgede açılacak olası taş ocağı girişimlerine karşı duracaklarını ifade etti. Dernek başkanı Selahattin Bağlı tarafından okunan basın bildirisinde, bölgenin tarım ve su bölgesi olduğu belirtildi. Koza-Der üyeleri ile çevredeki köylülerin katıldığı basın toplantısının ardından basın mensuplarına bölgedeki su kaynakları gezdirildi. Bağlı, şunları kaydetti:

    “Ödemiş’in Başova, Çamyayla ve Keldağı’nda mermer ocağı açma girişimlerinde bulunan firma edindiğimiz bilgilere göre Çamyayla’da 500 dönüm, Başova’da 500 dönüm arazide genişletme ve yeni ocak açma müracaatında bulunmuştur. Ekim 2017 tarihinde MİGEM tarafından Çevre İl Müdürlüğü firmanın müracaatı üzerine her iki arama sahasında işletme projesi verildiği ve değerlendirme aşamasında olduğu ve ‘çevresel etki değerlendirme gerekli değildir’ kararı verilmiştir. Oysa, Aralık 2017 tarihinde Derebebekler ve çevre köylerden 350 imza ile mermer ve taş ocağının sebep olacağı zararlar anlatılmış ve ocak açılmasına karşı gerekli yerlere müracaat edilerek bu tür faaliyetlerin olumsuz sonuçlar doğuracağı belirtilmiştir. Alandaki tehdit halen devam etmektedir.

    Açılmak istenen ocağın yerleşim yerleri ile iç içe olduğu bu mahallelerde yaşayan ailelerin toz dinamit ve yeraltı sularının yer değiştirilmesi ile yaşamlarının tehlikeye gireceği bu toprakları terk etmek zorunda kalacakları aşikardır. Bizler yer altı kaynaklarının işletilmemesi için değil; köylülerin yaşamlarını sürdürebilmeleri, açılacak bölgedeki yaklaşık 40 bin ağacın yok olmaması, bugün ve gelecekte su kaynaklarının korunması için mermer ve taş ocaklarının burada değil başka yerlerde işletilmesini istiyoruz.”

  • Söke’de çevrecilerden balık ölümleri eylemi

    Söke’de, geçtiğimiz hafta Büyük Menderes Nehri tahliye kanalında yaşanan balık ölümleri ile ilgili çevreciler eylem yaptı.

    Aydın, Söke, Kuşadası, Didim ve Muğla’da faaliyet gösteren çevre ve doğa sivil toplum örgütleri bir araya gelerek Söke Ovası içinde balık ölümlerinin yaşandığı tahliye kanalı yanında eylem yaptı.

    EGEÇEP, AYÇEP, Söke, Kuşadası ve Didim ÇEP, EKODOSD ve TEMA üyelerinden oluşan sivil toplum kuruluşları tarafından düzenlenen eyleme siyasi partiler de destek verdi. Eylemde yapılan açıklamada binlerce yıldır yaşam kaynağı olan Büyük Menderes Nehri’nin bugün ölüm saçtığı vurgulanırken; Menderes’in kirliliğinin önlenmesi için ilgili kurum ve kuruluşlar ile yöre halkı göreve davet edildi.

    Katılımcılar adına açıklamayı AYÇEP Genel Sekreteri Gönül Yücel Hastaoğlu, “Sanayi atıkları, zirai ilaçlar ve evsel atıklarla kirletilen Menderes Nehri ve tahliye kanalının sorunlarının havza boyunca değerlendirilmesi gerekir. Çevre kanunu hükümleri gereğince evsel ve endüstriyel atıksu üreten faaliyetler denetlenmeli, arıtma tesisi kurma yükümlülüğü bulunan endüstriyel tesislerde arıtma tesisleri kurulmalı, kurulu olanların artıma tesisleri çalışmalı, kirletenler hakkında gerekli uygulamalar yapılmalıdır. Türkiye’nin en uzun sekizinci nehri olan Büyük Menderes Nehri’nde kirlilik dördüncü seviyeye ulaşmıştır.”

    Yapılan açıklamanın ardından Çevre platformlarınca yaşanan balık ölümlerinin nedenleri ile ilgili takipçisi olunması konusunda fikir birliğine varıldı. Ayrıca başta Jeotermal santralleri ve madenler olmak üzere çevre ve doğaya etki eden unsurlarla ilgili çalışmaların yoğunlaştırılması kararı alındı.

  • Giresun’da çevrecilerden İmar Müdürlüğüne ‘siyah çelenk’

    Giresun’da faaliyet gösteren Tabiat ve Kültür Varlıkları ile Zeytinlik Semti Evleri Koruma Derneği, beton yapılaşmaya dikkat çekmek için Giresun Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü önüne siyah çelenk bıraktı.

    Giresun Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü önüne bırakılan siyah çelengin ardından basın açıklaması yapan Dernek Başkanı Ahmet Coşkun, Giresun’un tarihi ve doğal kimliğinden gün geçtikçe hızla uzaklaşmakta olduğunu söyledi. Kentte birçok yerin imar talanına kurban edildiğini iddia eden Coşkun, “Kentsel ve sit alanları revize imar planları bilinçli olarak yanlış yaptırılmış, kağıt üzerinde ranta dayalı yedi yılda yapılan imar plan tadilatı bin sayısının çok üzerindedir. Şehrin göbeğine dikilen utanç abidesi ileride diğer boş parsellere emsal teşkil edecek, ilimizin silueti bozulacaktır. Yargının ‘yapma, dur’ dediği binaları umursamadan yapanlar, yaptırılmasına göz yumanlar, adaletin pençesinden kurtulamayacaktır. Kentsel sit alanı revize imar planı belediye meclisinden bir dakikada geçmiştir. Revize imar planı Kayserili bir firmaya önceden yanlış yapılmasına rağmen yeniden ihale edilerek bir yanlış daha yapılmış, plan sonucu Zeytinlik semtinde tarihi evlere bitişik binalara başlanmış, sokaklar rant için kapatılmış, kültür mirası, açık hava müzesi semtte talandan vazgeçilmemiştir. Giresun Kalesi’nde çöp kovalarına kafa tutanlar, aynı hassasiyeti suç olan arkeolojik alana beton kolon döküp, seyir terası yapanlara mani olmamışlar ama alana ortak olmuşlardır. Şehrin çirkin betonlaşmasını, inşaat artığı toprakların denize dökülmesini artık istemiyoruz. Sabrımız taştı, Giresun’da imar talanına dur diyoruz” dedi.

    Açıklamanın ardından dernek üyeleri, siyah çelengi müdürlüğün önüne bırakarak olaysız bir şekilde dağıldı.

  • Burhaniyeli çevrecilerden Madra dağına doğa gezisi

    Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde, gönüllülerin oluşturduğu Çevre Platformu, ilk çevre gezisini Madra dağındaki Güzle yaylasına yaptı. İlçede sevilerek içilen düdüklü suyunun kaynağına giden, değişik mesleklerden 70 çevre gönüllüsü, doğa yürüyüşü yaptı.

    Burhaniye’de kurulan Çevre Platformu, hafta içinde kutlanan Dünya Su Günü’nün ardından Karadere köyünün Güzle yaylasına bir gezi düzenledi. 3 minibüsle Madra dağındaki Güzle yaylasına giden çevreciler, burada bol bol fotoğraflar çekti ve yürüyüş yaptı. Yaklaşık 3 kilometrelik parkurda yürüyüş yapan çevreciler unutulmaz bir gün yaşadı. Güzle yaylasında yapılan konuşmalarda suyun önemine dikkat çekildi.

    Çevre Platformu’nun basın açıklamasını emekli öğretmen Hatice Engin okudu. Engin, su kaynaklarının korunmasını istedi ve düdüklü suyunun ilçeye sağlıklı bir şekilde ulaşımının sağlanmasını söyledi. Çevreci gurubu, yürüyüş güzergahındaki çeşmelerden bol bol su içti. Burhaniye Çevre Platformu sözcüsü Avukat Filiz Sonsuz, suyun önemine dikkat çekmek istediklerini anlatırken, geziye katılanlar da unutulmaz bir gün yaşadıklarını söyledi. Güzel bir gün geçirdiklerini anlatan Dr.İbrahim Baylav;” Artık baharın geldiğini fazlasıyla hissediyoruz. Doğa, son derece uyanmış. Çiçeklerini açmış. Sular şırıl şırıl.akıyor. Kuşlar cıvıldıyor. Buraları görmeyi herkesi tavsiye ederim. . Ama, Güzle yaylası olur, Ama başka yaylalar olur. Herkes doğamızı gelsin görsün” dedi. Emekli Öğretmen Esma Çevik’de,” Çevre dostları ile birlikte Madra’nın Güzle yaylasına geldik. Doğa o kadar güzel ki. Herkese tavsiye ediyorum. Güzel yürüyüşler yaptık. Dere kenarında piknikler yaptık. Harika bir gün geçirdik. 600 yıllık çınar ağacını gördük. Muhteşemdi. Herkes gelip görsün” dedi.

    Burhaniye Çevre Platformu Sözcüsü Avukat Filiz Sonsuz gezilerin devamının geleceğini ifade ederek, herkesi Burhaniye Çevre Platformu’nun sayfasını takip etmeye çağırdı.

  • Antalya’da Çevrecilerden Nükleer Eylemi

    Antalya’da Nükleer Karşıtı Platformu üyeleri, Çernobil Nükleer Santrali’ndeki patlamanın 30’ncu yıl dönümünde Türkiye’de nükleer santrallerin yapımını protesto etti.

    Antalya Nükleer Karşıtı Platform üyesi yaklaşık 20 kişi, Ukrayna’da 30 yıl önce meydana gelen Çernobil nükleer kazasında hayatını kaybedenleri anmak ve Türkiye’de nükleer santral yapılmasını protesto etmek için bir araya geldi. ‘Nükleer Santrale Hayır’ pankartı açan çevreciler, ellerindeki nükleer santrallerin yol açtığı çevre felaketi fotoğraflarıyla, “Nükleer santral istemiyoruz” sloganları attı.

    Antalya Nükleer Karşıtı Platform Sözcüsü Hediye Gündüz, Çenobil felaketinin üzerinden 30 yıl geçmesine rağmen izlerinin sürdüğünü kaydetti. Çernobil’in havayı, suyu, toprağı kirletip, insanları öldürdüğünü aktaran Gündüz, “Bir başka ülkede patlamasına rağmen ülkemizde Karadeniz halkına büyük zarar verdi. Ancak bütün zarar görmezden gelinerek, Türkiye’nin birbirinden kıymetli üç ayrı köşesi Akkuyu, Sinop ve İğneada’ya nükleer santral yapılmak isteniyor. Bugün Kilis’e füze atanlar, yarın Akkuyu’ya atmayacak mıdır? Terörün kol gezdiği Orta Doğu’nun dibinde Akkuyu’ya nükleer santral yapmak ölümün ta kendisidir” dedi.

    Akdeniz’in nükleer santral nedeniyle kirleneceğini savunan Gündüz, bir patlama durumunda ise Akdeniz’e kıyısı bulunan 21 ülkedeki 450 milyon kişinin radyasyona maruz kalacağını kaydetti.

    Nükleer santrallere karşı eylemlerini sürdüreceklerini belirten grup, eylemi alkışlarla sona erdirdi.