Etiket: Cevdet

  • Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz Elazığ’da

    Yapılan 5 yıllık eylem planında Doğu Anadolu Bölgesi’ne 21 milyar liralık bir yatırımın ön görüldüğünü belirten Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, bölgede yaşanan terör hadiselerinin bazı illerde bu çalışmalarını zorlaştırsa da kendilerinin ısrarla bu yatırımlarına devam edeceklerini ve Doğu Anadolu’yu daha iyi bir noktaya taşıyacaklarını söyledi.

    Fırat Üniversitesi ve DAP İdare Başkanlığı tarafından hayvancılık ve çiftçilikte modern yöntemlere geçilmesi kapsamında yapımı gerçekleşen Fırat Üniversitesi Doğu Anadolu Projesi (DAP) Çiftçi Eğitim Birimini’nin açılış töreni yapıldı. Törene Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Vali Murat Zorluoğlu, AK Parti Elazığ Millet Vekilleri, Tahir Öztürk, Metin Bulut, Ömer Serdar, Ejder Açıkkapı, Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz, Fırat Üniversitesi Rektörü Kutbeddin Demirdağ, Fırat üniversitesi öğretim görevlileri, kamu, kurum müdürleri ve çiftçilerle çok sayıda davetli katıldı.

    Bakan Yılmaz ile ile birlikte protokol üyeleri merkezin açılışını kurdele keserek yaptı.

    Açılış konuşması yapan Fırat Üniversitesi Rektörü Kutbeddin Demirdağ, “Üniversitelerin temel görevi eğitim ve öğretimdir. Zaten bu bizim ana görevimiz. Bunu da günün şartlarına göre revize ederek eğitim öğretimimizi yapmamız lazım. Diğeri de bilimsel araştırmalar. Zaten kalkınma ajansımızın bu konuda destekleriyle, TÜBİTAK’la sürdürülebilir görevlerimizi de revize etmemiz gerekiyor. Bunların dışındaki görevimiz de bölgenin öncelikleri çerçevesinde bizim de programlarımızı revize etmemiz lazım. Bizim birçok konuda önderlik yapmamız lazım. Bugün bu çiftçi Eğitim merkezi, kendisi küçük ama amacı gerçekten büyük olan bu merkezimizin de faaliyete geçmesiyle amacına hizmet ettiğini düşünüyorum” dedi.

    “HER ZAMAN BU SEKTÖRE İHTİYAÇ DUYULACAK”

    Katma değeri çok daha yüksek bir tarım ve buna dayalı olarak gıda sektörü başta olmak üzere sanayi sektörlerini geliştirilmesi gerektiğini belirten Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, “Tarım sektörü notası hiçbir zaman geçmeyecek bir şeydir. İnsanlık var olduğundan beri olan bu sektör bundan sonra var olacak. İnsanlar her zaman bu sektöre ihtiyaç duyacaklar. Dolayısıyla tarım sektörü strateji sektörlerden bir tanesidir. Sadece bölgemiz için değil ülkemiz içinde çok önemli bir sektör. Bundan sonrada tarım sektörüne önem vermeye devam edeceğiz” diye konuştu.

    TEMEL AMAÇ PROFESYONEL HAYVANCILIĞIN GELİŞMESİ

    Tarım içinde de hayvancılığın önemli bir alt başlık olduğu dile getiren Bakan Yılmaz, ”Katma değeri yüksek bir tarım sektörünün oluşumunda hayvancılık çok önemli bir yere sahip. Bu açıdan da özellikle profesyonel hayvancılığın gelişmesi temel amaçlarımızdan bir tanesidir. Bu kapsamda insana yatırım yapmamız gerekiyor. Daha bilinçli bir şekilde bu faaliyetler yapan çiftçilerimizin gelişmesine vesileler oluşturmamız gerekiyor. Bu kapsamda yine üniversite, çiftçi işbirliği, üniversite, sanayi işbirliği dediğimiz başlığın bir alt unsuru olarak üniversitemizle çiftçilerin işbirliği önemlidir. Bizde DAP Eylem Planında çalışırken bunları tespit ettik. DAP’ın ilk yaptığı çalışmalardan biri bu bölgemizdeki ziraat fakültelerini ve veterinerlik Fakültelerini güçlendirmek oldu. Bunu nasıl yapa biliriz diye çalıştık ve buradaki araştırma alt yapılarına yatırım yapma kararı verdik” ifadelerini kullandı.

    Ziraat ve veterinerlik fakültesi olan üniversitelerle ilgili çalışmalar yürüttüklerini de vurgulayan Bakan Yılmaz konuşmasını şöyle sürdürdü;

    “Daha büyük ölçekli üniversitelerimizde de 3 tane çiftçi eğitim merkezi oluşturma kararı aldık. Fırat Üniversitesi bu 3 merkez arasında işi en fazla sahiplenen ve en hızlı bir şekilde hayata geçiren üniversite oldu. Rektörümüzü ve dekanımızı tebrik ediyorum. Gerçekten bizlerde bundan dolayı çok mutluyuz. 4 milyon civarında bir yatırım gerçekleşti. Bunun yarısından fazlasını DAP idaremiz ve geri kalanını üniversitemiz tamamladı.”

    DOĞU ANADOLU BÖLGESİNE 21 MİLYAR LİRALIK YATIRIM

    DAP bölgesinin 14 ilden oluştuğunu ifaden eden Bakan Yılmaz, ”Geçmişte GAP projesi hep uygulandı ve şimdide devam ediyor. Fakat Doğu Anadolu için böyle bir planımız yoktu. İlk defa bu dönem böyle bir çalışma yaptık. Hükümetimiz DAP Bölge Kalkınma İdaresi diye idare oluşturdu ve bir eylem planı yaptık. Bu eylem planımız 5 yıllık süreçte Doğu Anadolu Bölgesi’ne 21 milyar liralık bir yatırımı ön görüyor. Değişik sektörlerde farklı başlıklar altında 21 milyar liralık bir yatırımı ön gören bir eylem planımız var. Bunu hayata geçiriyoruz. Maalesef belli olumsuzluklar, bölgemizden kaynaklan bir takım hadiseler, terör hadiseleri bazı illerimizde bu çalışmalarımızı biraz zorlaştırsa da biz ısrarla bu yatırımlarımıza devam ediyoruz. Kim ne derse desin Doğu Anadolu’ya inşallah daha iyi bir noktaya el birliğiyle taşıyacağız. Üniversitelerimiz de burada önemli bir partner olarak görüyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

    Program Rektör Demirdağ’ın Bakan Yılmaz’a plaket vermesi ve Bakan Yılmaz’ında eğitim alan çiftçilere sertifikalarını vermesiyle sona erdi.

  • Bakan Cevdet Yılmaz: “Mülteci Sorunu Bir Ülkenin Değil Tüm İnsanlığın Meselesidir”

    Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Uluslararası İşbirliği Platformu tarafından 6’ncısı düzenlenen Boğaziçi Zirvesi’ne katıldı. Bakan Yılmaz, Suriye’deki siyasi sorunun çözülmediği sürece insani ve kalkınmaya ilişkin problemlerin devam edeceğini belirterek, “Mülteci sorunu gibi insani sorunlar sadece bir ülkenin veya komşunun değildir tüm insanlığın meselesidir” dedi.

    6’ncı Boğaziçi Zirvesi, Uluslararası İşbirliği Platformu tarafından Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) ev sahipliğinde 9-11 Aralık tarihleri arasında düzenleniyor. 80 ülkenin siyaset ve iş dünyasının önde gelen isimlerinin bir araya geldiği ve ’Daha Az Yoksulluk, Daha Fazla Refah’ temasıyla gerçekleştirilen zirveye, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, ISPAT&WAIPA Başkanı Arda Ermut, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Eski Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Akbank İcra Kurulu Üyesi Suzan Sabancı Dinçer, UNDP Başkan Yardımcısı Cihan Sultanoğlu ve çok sayıda davetli katıldı.

    Zirvede konuşma yapan Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, kalkınmanın amacının insan olduğunu belirtti. Bakan Yılmaz, “Kalkınmanın amacı insandır. Sonuçta yaptığımız bütün çalışmaların amacı insanın refahı ve mutluluğudur. Aslında en büyük araç yine insandır. Kalkınma süreçlerini hızlandırmamız daha nitelikli bir kalkınma oluşturmamız için en önemli araç da insandır. Dolayısıyla insan odaklı bir kalkınma anlayışından bahsediyoruz. Burada ortaya konan ana tema insan odaklı bir anlayışı ifade ediyor. 2000 yılında bütün dünya için bin yıl kalkınma hedefleri belirlendi. 2015 yılına kadar dünya için ortak bir takım hedefler konuldu. 8 ana tema başlık altında bunlar özetlendi ve ölçülebilir hedefler konuldu dünyanın önüne. Bundan sonra dünyanın yoksulluğu azaltma konusunda burada ortaya konan genel hedefler konusunda önemli ilerleme kaydettiğini memnuniyetle görüyoruz. 1 milyarın üzerinde insan aşırı yoksulluktan kurtuldu, açlığa karşı da önemli mesafeler kat edildi. Kız çocuklarının okullaşması gibi önemli bir alanda ilerleme görüyoruz. Küresel ortaklıkları geliştiğini görüyoruz. Bunlar bin yıllık kalkınma hedeflerinin başarılı olduğunu ve daha yaşanabilir dünyaya katkı sağlıyor. Şunu da görmemi lazım bin yıl kalkınmaya rağmen dünya halen arzu ettiğimiz gibi değil, 800 milyon insan aşırı yoksullukla karşı karşıya, okul çağında 60 milyon kız çocuğu temel eğitime erişemiyor. 6 milyon çocuk 5 yaşına gelmeden hayatını kaybediyor. Kadınlar ise iş dünyasından ayrımcılığa maruz kalıyor” ifadelerini kullandı.

    “TÜRKİYE’DE GELİŞMİŞ ÜLKELER GİBİ MUTLAK YOKSULLUKLA DEĞİL GÖRELİ YOKSULLUKLA UĞRAŞACAK”

    Geçmişe bakıldığından Türkiye’nin iyi bir performansı olduğunu söyleyen Bakan Yılmaz, “Bundan dolayı mutluyuz. Bir doların altında nüfusumuz çok şükür yok. Böyle devam ediyor. 2 doların altında 0 nüfus var. 2002 yılında günlük harcaması 4,3 nüfusun altında nüfusumuz toplam nüfusun altında idi. 20 milyondan fazla insanımız 4,3 doların altında günlük harcama ile yaşıyordu. Bundan sonra da Türkiye’de gelişmiş ülkeler gibi mutlak yoksullukla değil göreli yoksullukla uğraşacak. Kavramsal olarak yoksulluğu önümüzdeki dönemlerde ele alacağız. Bunun dışında yoksullukla birlikte değerlendirilmesi gereken bir kavramdır. Yeni kavramlarla yoksulluk ile uğraşacağız. Göreli yoksullukla da önemli aşamadayız. Bunu tamamen yok etmemiz mümkün değil, azaltmak önemlidir. Hedefimizi en yüksek insani gelişmişliğe ulaşmaktır. Bunu Türkiye ekonomisini yükseltirken başardık. Dünyada olumlu bir dönem yaşamıyoruz. Son 10 yıla baktığımızda gelir eşitsizliğinin arttığını görüyoruz. Zengin ile yoksul arasında fark açıldı. Türkiye bu konuda hem büyüyen hem de gelirini adil dağıtmayı başaran bir ülkedir. Geçmişe göre bugün Türkiye çok daha iyi bir noktadadır” dedi.

    “TÜRKİYE’DE SURİYELİLERİN İNSANİ SORUNU GİDEREK KALKINMA SORUNU HALİNE GELİYOR”

    Suriye’de büyük bir dramın yaşandığını belirten Bakan Yılmaz, “Komşu ülkelere iltica etmiş, canını kurtarmak için zalim bir rejimden kaçarak gelmiş, milyonlarca insan, misafirlerimiz var. Diğer tarafından Suriye içinde 78 milyon insan yerinden edilmiş durumdadır. Bu problemle ilgili en büyük yükü yükleyen biri Türkiye’dir. Kendi imkanlarımızla dünyadan çok az bir destekle insani sorumluluğumuzu yerine getiriyoruz. Bu sorun giderek insani bir sorun olmasının yanı sıra kalkınma sorununa da dönüşüyor. Sadece Türkiye’de doğan Suriyeli çocuk sayısı 40 bini aşmış durumdadır. Bir tarafta yeni nesil sağlık, eğitim, mesleki eğitim ile ilgili ihtiyaçları dışında insani yardım bakış açısından kalkınma desteğine bakış açısına geçiş yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Uluslararası kurumlarla çalışmak zorundayız. Olayın özü yine siyasidir. Oradaki siyasi sorun çözülmediği sürece insani ve kalkınmaya ilişkin problemler devam edecek. Biz geniş perspektifle bu sorunları ele almak zorundayız. Tüm dünyaya çağrıda bulunuyoruz. İnsanların daha fazla destek sağlaması gereken bu durumda yeterli desteği göremiyoruz. Mülteci sorunu, bu tür insani sorunlar sadece bir ülkenin veya komşunun değildir tüm insanlığın meselesidir. Tüm insanın çaba sarf etmesi gerekir. Önümüzdeki dönem daha fazla çaba sarf edilmesini temenni ediyorum” şeklinde konuştu.

    “2019’A KADAR HİÇBİR SEÇİM YOK, BU BİR FIRSAT PENCERESİDİR”

    Siyasi istikrarın ve temsilin olduğu bir yapıya girdiklerini ifade eden Bakan Yılmaz, “Şuanda yüzde 97,5’in temsil edildiği bir meclise sahibiz. Tek başına bir parti, temsil ve istikrar, çok önemli bir avantaja sahibiz. 2019’a kadar hiçbir seçim yok, bu konuda rahatız. Bu da bir fırsat penceresidir. Bunu çok iyi değerlendirmek durumundayız. Türkiye bu dönemi reform ve atılımlarla sürdürmek durumundadır. Dünyanın şu anki sorunu, doğruları bilip bilmemesi sorunu değil, doğru olan politikaları uygulayıp uygulamama sorunudur. Uygulamayı çok daha etkin hale getireceğimize inanıyorum. Bunu yaparken de kamu özel sektör ve sivil birlikteliğin çok önemli olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

  • Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz:

    Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, normalde bir araya gelemeyecek birçok çevrenin AK Parti’yi tek başına iktidar yapmamak için birleştiğini belirtti.

    Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz seçim çalışmaları kapsamında Elazığ’a geldi. Yılmaz, burada ilk olarak AK Parti Kadın Kolları’nın istişare toplantısına katıldı. Toplantıda konuşan Yılmaz, “Kadınlar yapılan hizmetin kıymetini çok daha iyi biliyorlar. Bunu özellikle belirtmek isterim. Elbette bütün insanlar biliyor ama hanımlar, kadınlar, hanımefendiler yapılan hizmetin değerini, önemini çok daha iyi anlıyorlar. Bu bakımdan bütün kadınlara şükranlarımızı sunuyoruz. AK Parti’nin yaptığı birçok politika aslında doğrudan ve dolaylı olarak kadınlara çok önemli faydalar getirdi. AK Parti, ‘Haydi kızlar okula’ dedi. AK Parti dar gelirli olan ailelerin kız çocuklarına şartlı nakit transferi verdi. Yeter ki bu çocuklar okula gitsin, ‘biz destek olacağız’ dedi. Bedava kitabından, kursundan, yatılı pansiyonuna ve okuma imkanlarına kadar. Bugün çok şükür kız çocuklarımızın okula gitme düzeyleri yukarı çıkmış durumdadır. Bu gelecek açısından çok önemlidir. Diğer taraftan yine istihdam açısından kadınlarımızın daha çok iş gücüne dahil olması, daha iyi iş imkanlarımı bulması bakımından da AK Parti’nin özel teşvikleri oldu” dedi.

    “KADINLAR SİYASETTE DE DAHA ÇOK AKTİF”

    Eğitimde, istihdamda yaptıklarının yanı sıra siyasette de artık kadınların çok daha aktif vaziyette olduğunu anlatan Başbakan Yardımcısı Yılmaz, “Bir defa dünyanın en güçlü kadın teşkilatlarından bir tanesi AK Parti kadın kollarıdır. Çok büyük bir teşkilatımız var. Çok fedakar üyelerimiz var. Gerçekten tüm dünyaya örnek olacak bir çalışma sergiliyorlar. Milletvekili sayımız her geçen dönem artıyor. Yerel yönetimlerde kadınlarımızın sayısı artıyor. Bütün bunlar gelecekte çok daha iyi bir noktaya yükselecek inşallah. Karar alma süreçlerine de kadınlarımız çok daha fazla dahil olacaklar. Bunlar doğrudan yaptığımız bir takım çalışmalardır. Bir de AK Parti’nin yaptığı ama kadınların hayatını daha çok etkileyen işler var” diye konuştu.

    “HER AİLEYİ BİR UZMANA BAĞLAYACAĞIZ”

    Bundan sonraki dönemde aileleri, daha önce aile hekimliğinde olduğu gibi birer sosyal hizmet uzmanına bağlayacaklarını dile getiren Yılmaz, şunları kaydetti:

    “Bunlar gelecek aileye bakacak. Yaşlı varsa onun durumuna bakacak, engellinin durumuna bakacak. Sağlık hizmeti alması gerekenlerin durumuna bakacak. Ailede işsiz bir genç varsa onu tespit edecek. Sosyal desteğe, yardıma ihtiyaca varsa aileyi destekleyecek. Başka kurumlara yönlendirmek gerekiyorsa, sağlık kurumlarına, iş bulma kurumlarına oralara bu uzmanımız vatandaşlarımızı yönlendirecek. Aile sosyal destek programımızı da önümüzdeki dönem çok güçlü bir şekilde hayata geçireceğiz.”

    “BU DÖNEM DAHA FAZLA EV ZİYARETLERİ YAPALIM”

    Önlerinde bir hafta gibi bir süre kaldığına dikkat çeken Yılmaz, şunları söyledi:

    “Ben kadınların çalışmalarının ne kadar etkili olduğunu, ne kadar fedakar olduğunu çok iyi biliyorum. Bu bir haftayı çok iyi değerlendirelim. Kadınlar evlere girebiliyor, erkekler giremiyor. Siz evlere girebiliyorsunuz. Kaleyi içten fethetme imkanınız var, sizden bunu rica ediyoruz. Lütfen bu dönem daha yoğun ev ziyaretleri yapalım. Hemen selam verip geçmeyin. Şöyle bir oturun. Kafalarındaki soru işaretlerini dinleyin. Eleştirileri var ise eleştirilerini dinleyin ve onlara partimizin yaptıklarını, yapacaklarını güzel bir şekilde anlatın. İnanın sonuç çok farklı olur. Biz Bismillah diye başlamıştık. Şimdi son haftaya giriyorken diyoruz ki, ‘Tek başına iş başına’ inşallah. Değerli kardeşlerim bunun için de sizin duanıza ve desteğinize ihtiyacımız var. Daha yoğun gayrete ihtiyaç var. 7 Haziran’da yüzde 41 gibi yüksek bir oy aldık. Hiç az bir oy değil çok yüksek bu ama maalesef bu bizi tek başına iktidar yapmayı sağlamadı. Şimdi 1 Kasım’daki soru şudur; AK Parti iktidarına tek başına devam etsin mi etmesin mi? İnşallah devam edecek. Değerli kardeşlerim 18 eksik bir tanesini de Elazığ dan tamamlamak istiyoruz. El Aziz AK Parti misyonunu en iyi anlayan en çok sahiplenen illerimizden biridir. Gönlümce Elazığ’a ne yapsak azdır. Bugüne kadar Elazığ da çok sayıda çalışmalar yaptık.”

    “TEK BİR AMAÇLARI VAR AK PARTİ TEK BAŞINA İKTİDAR OLMASIN”

    Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, daha sonra Elazığ-Bingöl yolunda bulunan bir tesiste Elazığ’da yaşayan Bingöllüler ile bir araya geldi. Burada hemşehrilerine hitap eden Yılmaz, şu ifadelerde bulundu:

    “Birçok reformlar yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. Bütün bunları yapan AK Parti görüyorsunuz. Birbiriyle normalde bir araya gelemeyecek birçok çevre birleşmiş vaziyette ve bir tane dertleri var. Diyorlar ki bu Ak Parti bu ülkeyi çok büyüttü. Bu ülke çok güçlü hale geldi. ’Biz Türkiye’nin önünü nasıl keseriz. AK Parti’yi tek başına iktidar olmaktan düşürerek yaparız’ diyor. Dolayısıyla bütün dertleri bütün senaryoları bunun üzerinedir. Son dönemde yaşanan provokasyonların da altında bu vardır. Tek bir amaçları var AK Parti tek başına iktidar olmasın. AK partiyi tamamen iktidardan uzaklaştıramayacaklarını biliyorlar.”

    Ardından Akçakiraz Belediyesine geçen Yılmaz, Belde Belediye Başkanı Sebahaddin Kaya’dan bilgi aldı. Yılmaz, daha sonra ise Hıdır Baba Camisine geçerek, Bingöl’ün Karlıova ilçesinde zırhlı polis aracının devrilmesi sonucu şehit olan Vedat Kılıçaslan’ın taziyesine katıldı.

  • Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz:

    Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “10. planımızda 25 tane dönüşüm alanı tayin ettik. Bunlar kritik alanlar. Türkiye’yi gerçekten yeni bir lige taşıyacak alanlar” dedi.

    AK Parti Malatya İl Teşkilatı tarafından düzenlenen toplantıya katılmak üzere Malatya’ya gelen Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ramada Altın Kayısı Otel’de partililere ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerine hitap etti.

    Dünyanın zor bir dönemden geçtiğini ifade eden Yılmaz, “Türkiye şu anda G20’nin dönem başkanı. G20 dediğimiz dünyanın 20 büyük ekonomisi içerisinde Avrupa Birliği’nden (AB) Amerika’ya, Çin’den Avustralya’ya kadar birçok ülke var. Bu ülkelerin dünya ekonomisindeki payı yüzde 85’ten daha fazla. 20 ülke ama dünya ekonomisinin çok büyük bir kısmını elinde tutan ülkeler” dedi.

    Yılmaz, Türkiye’nin dönem başkanlığını yapmasının önemli olduğunu kaydederek, iç tartışmalardan dolayı bunun pek fazla görünemediğini ifade etti.

    “DÜNYA BÜYÜMESİ BAŞLADI AMA BÜYÜME YETERLİ VE DENGELİ DEĞİL”

    Dünya’nın hala küresel krizin etkilerinden tam anlamıyla çıkamadığını kaydeden Yılmaz, “Dünya büyümesi başladı ama bu büyüme yeterli ve dengeli değil. Bazı ülkeler hala durgunluktan çıkabilmiş değil. Çin’de dahi giderek büyümenin düştüğünü görüyoruz. Eskiden iki haneli büyüyen Çin, şu anda yüzde 6-7 büyümeye başladı. Daha da aşağıya gider mi? diye endişeler var. Avrupa uzun bir süredir durgunluktan çıkamadı. Japonya, uzun süredir çok küçük büyümelerle idare etmeye çalışıyor. Bu sene Rusya ve Brezilya gibi ülkelerin küçüleceği bekleniyor. Ekonomide bırakın büyümeyi, küçülmeyle karşı karşıyalar. Petrol ihraç eden ülkeler zor durumda. Petrol fiyatları düştü. Suudi Arabistan’ın dahi artık borçlanmaya gidebileceğine dair bir takım ifadeler kullanılıyor. Çok şükür dünya büyümeye devam ediyor, bu iyi bir şey ama yeterli ve dengeli değil. Nereye doğru gideceği de çok kestirilemiyor” diye konuştu.

    Yılmaz, dünyanın halinin ekonomik açıdan çok iyi bir noktada olmadığını kaydetti. Döviz piyasalarında dünyada aşırı bir oynaklık olduğunu dile getiren Yılmaz, dünya piyasalarındaki dalgalanmalarının Türkiye’ye de yansıdığını belirtti.

    “TÜRKİYE EKONOMİSİ EN AZ YÜZDE 3 BÜYÜMEYİ BAŞARACAK”

    Yılmaz, Suruç’tan sonra değişik terör örgütlerinin koordineli bir şekilde Türkiye’ye saldırdıklarını ifade etti. Türkiye’nin yaşanan olumsuzluklara rağmen yıl genelinde en az yüzde 3 büyüyeceğini kaydeden Yılmaz, “Etnik gerekçeleri kullanan terör örgütlerinin yanı sıra dini alet etmeye çalışan terör örgütleriyle, mezhep temelli hareket ettiği iddiasında olan terör örgütleri, hepsi bir arada Türkiye’ye eş zamanlı bir şekilde saldırıyorlar. Bütün bunlara rağmen bu yıl inşallah Türkiye ekonomisi en az yüzde 3 büyümeyi başaracak. İlk 6 ayda yüzde 3.1 büyüdük, yıl genelinde de en az yüzde 3 büyüyeceğiz” dedi.

    “İSTİKRAR HER ZAMAN ÖNEMLİDİR”

    Yılmaz, ülkenin yakaladığı istikrarı titizlikle koruması gerektiğini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bütün bu olumsuzluklara rağmen Türkiye büyümeyi nasıl başardı? Bu soru üzerinde herkesin durması lazım. Bu kadar olumsuz şart üst üste geldiği halde Türkiye büyümeyi, istihdam, aş ve iş üretmeyi nasıl başarıyor? Bunun sırrı, Türkiye’de güçlü ve istikrarlı bir hükümetin olması. Ne yaptığını bilen, tecrübesi olan, iyi niyetli, güçlü ve istikrarlı bir hükümet. 90’lı yılları herkes hatırlıyor. Parçalı yapılar içinde, ne yapacağını bilmeyen hükümetlerle, çok daha olumlu bir dünya konjonktüründe Türkiye büyümeyi başaramazken, kriz üstüne krizler yaşarken, çok şükür bu kadar olumsuz bir ortamda dahi Türkiye büyümeye ve istihdam üretmeye devam ediyor. İstikrar her zaman önemlidir. Siyasi istikrar ile ekonomik istikrar arasında her zaman çok güçlü bir ilişki vardır. Birini sağlamadan diğerini sağlayamazsınız. Ama özellikle bugün içinden geçtiğimiz zor dönemlerde istikrarın önemi bir kat daha artmıştır. Allah korusun bu istikrarımızı kaybedersek, bu istikrarımız zayıflarda, bu ekonomik, sosyal hayatımıza, dış dünyadaki gücümüze, her tarafa yansır. Biz bunu titizlikle korumak durumundayız.”

    “1 KASIMLA BİRLİKTE TÜRKİYE ÇOK FARKLI BİR DÖNEME GİRECEK”

    İçinde bulundukları dönemin çok normal bir dönem olmadığını ifade eden Yılmaz, siyasi belirsizliklerin yükseldiği bir dönemi yaşadıklarını kaydetti.

    1 Kasımla birlikte belirsizliklerin ortadan kalkacağını dile getiren Yılmaz, Türkiye’nin çok farklı bir döneme gireceğini söyledi. Yılmaz, “7 Haziran so0nrası tabloya baktığımızda ben açıkçası şunu görüyorum; bütün amaç tek başına bir AK Parti hükümeti olmasın. İçeride, dışarıda birçok çevrenin yapmaya çalıştığı istikrarlı, tek başına bir hükümet Türkiye’de olmasın. AK Parti’siz bir hükümet olmayacağını da bir taraftan görüyorlar. Dolayısıyla AK Parti’nin yanına bir başka parti gelsin, bir koalisyon yapısı oluşsun istiyorlar. Bunun için gayret ediyorlar. 1 Kasım seçimimizin de konusu budur. Bu seçimde cevap vermemiz gereken temel soru budur. AK Parti tek başına iktidara devam etsin mi, etmesin mi? Yoksa AK Parti’nin yanına CHP mi gelsin? Aslında temel mesele bu. Önümüzdeki 1 Kasım seçiminde cevap vermemiz gereken temel soru bu. Biz, halkımızdan yeterli desteği görürsek, inşallah göreceğimize de inanıyoruz, tek başına, iş başına diyoruz. İnşallah işimize, reformlarımıza devam edeceğiz. İnşallah ülkemizi şu son 13 yılda taşıdığımız noktanın çok daha ilerisine hep birlikte taşıyacağız. Ama gerekli desteği göremezsek, mecburen başka bir hükümet ortaklığı aramak zorunda kalacağız. Biz bunun Türkiye’yi yavaşlatacağını düşünüyoruz. Türkiye gelişmekte, kalkınmakta olan, bazı temel meselelerini çözememiş bir ülke. Dolayısıyla Türkiye’nin temel ve ağır meselelerini çözmesi için, ekonomi de çok ciddi yeni bir atılım yapabilmesi için, teknolojide, eğitimde, adalette, birçok alanda yeni atılımlar yapabilmesi için güçlü bir hükümete ihtiyacı var. Bunun içinde hazırlıklarımızı yapmış durumdayız” şeklinde konuştu.

    “TÜRKİYE’Yİ YENİ BİR LİGE TAŞIYACAK ALANLARI TAYİN ETTİK”

    Türkiye’yi yeni bir lige taşıyacak 25 dönüşüm alanı tayin ettiklerine dikkat çeken Yılmaz, şunları söyledi:

    “10. planımızda 25 tane dönüşüm alanı tayin ettik. Bunlar kritik alanlar. Türkiye’yi gerçekten yeni bir lige taşıyacak alanlar. Türkiye, son 13 yılda alt orta gelir gurubundan üst orta gelir gurubuna geçmeyi başardı. Düşük teknolojiden, orta teknolojilere geçmeyi başardı. Ama şimdi önümüzde ciddi bir eşik var. Yüksek gelir gurubuna geçme eşiği. Böyle kritik bir aşamadayız. Bunu değerlendirmemiz için mutlaka reformlar yapmamız gerekiyor. Reformlar yapmamız içinde yine güçlü, istikrarlı hükümete ihtiyacımız var. 2023 ve ötesine yürüyeceksek, dünyada çok daha itibarlı, çok daha güçlü bir ülke olacaksak, mutlaka bu reformlarımızı başarmamız gerekiyor.”

    “TÜRKİYE’Yİ İÇE KAPATMAK İSTEYENLERE ASLA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ”

    Yılmaz, dünyanın yeniden şekillenirken Türkiye’nin buna bigane kalmaması gerektiğini ifade ederek, “Ortadoğu ciddi bir değişim ve dönüşüm süreci içerisinde. Muhtemelen 10 yıl sonraki Ortadoğu, bugünkü Ortadoğu’dan çok farklı olacak. Çok ciddi bir dönüşüm süreci yaşanıyor. Nereye gideceğini hiçbirimizin tam olarak kestiremediği, birçok uluslararası gücün müdahil olduğu bir süreç yaşıyoruz. Yine bu süreçte Türkiye’nin içinde kapanmaması gerekiyor. Birileri Türkiye’yi içine kapatmaya çalışıyor olabilir, gücünü kırmaya çalışıyor olabilir. ’Ortadoğu’daki ve daha geniş bir coğrafyadaki gelişmelerle Türkiye fazla ilgilenmesin, kendi iç meselelerine gömülsün’ isteniyor olabilir ama buna da bizim müsaade etmememiz lazım. İstikrarlı ve güçlü bir hükümet bu noktada da çok önemli. Türkiye, son 13 yılda elde ettiği güçle,ilerlemeyle bugün artık bölgesinde çok farklı bir konuma gelmiş durumda. Önümüzdeki süreçte etrafında yeniden bir dünya şekillenirken Türkiye’nin buna bigane kalmaması lazım. Yaşadığımız terör saldırılarının en önemli sebeplerinden bir tanesi de budur. Türkiye’yi içe kapatmak, kısır bir takım tartışmaların içine hapsetmek, dünyamızın ve bölgenin dönüşüm süreçlerinde Türkiye’nin müdahil olmasını engellemek. Buna da inşallah güçlü bir hükümetle izin vermeyeceğiz” diye konuştu.

    “TEK BAŞINA İKTİDAR İHTİMALİ ÇOK GÜÇLÜ BİR HALE GELDİ”

    Tek başına iktidar ihtimalinin çok güçlü bir hale geldiğini dile getiren Yılmaz, “Giderek seçime yaklaşıyoruz. 7 Haziranla mukayese ettiğimizde daha iyi bir perspektif görüyoruz. Tek başına iktidar ihtimali artık çok güçlü hale gelmiş durumda. Bunu da maalesef herkes görüyor. Kötü niyetlilerde bunu görüyor. Bunu engellemeye dönük olarak çalışmaların yoğunlaştığını son dönemlerdeki bir takım provokatif hadiselerden de anlayabiliriz. Türkiye’de yeniden tek başına bir iktidar olmasın diye çok ciddi bir çaba sarf edildiğini de görmemiz gerekiyor. Bunlara karşı da uyanık olmalıyız. Şeklinde konuştu.

    Daha sonra Malatya koyun keçi Birliği tarafında Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a Kepenek verildi.