Etiket: Çetin’den

  • Varto Kaymakamı Çetin’den hastalara bayram ziyareti

    Muş’un Varto Kaymakamı ve Belediye Başkanı Vekili Mehmet Nuri Çetin, Varto Devlet Hastanesinde yatan hastaları ziyaret ederek bayramlarını kutladı.

    Varto Kaymakamı ve Belediye Başkanı Vekili Mehmet Nuri Çetin, beraberinde İlçe Jandarma Bölük Komutanı Jandarma Binbaşı İsmail Terzi, İlçe Emniyet Müdürü Orhan Ağdaş ile beraber Varto Devlet Hastanesi´nde tedavi gören hastaları ziyaret etti. Hastanede tedavi gören hasta ve hasta yakınlarıyla yakından ilgilenen Kaymakam Çetin, hastalara geçmiş olsun dileklerinde bulunarak bayramlarını kutladı. Hastanede yatan, hastalara moral olması kapsamında Varto Belediyesi tarafınca hazırlanan oyuncak paketlerini çocuklara dağıttı. Hastaların var olan sorun ve sıkıntılarına da kulak veren Kaymakam Çetin, hastalara moral olabilmek adına böyle bir ziyaret gerçekleştirmeyi planladıklarını söyledi. Gerçekleştirilen hasta ziyaretleri ile ilgili olarak değerlendirmelerde bulunan Kaymakam Çetin,“İlçemiz Devlet Hastanesi’nde hasta ziyaretlerinde bulunduk. Belediyemiz tarafından hazırlanan hediye paketlerini hastalara takdim ettik. Sağlık insan hayatının en önemli merdiven basamağı. Bu bilinçle hastane de tedavi görmekte olan vatandaşlarımızı unutmadık. Yaşlı, çocuk ve diğer hastalarımızı ziyaret edip sağlık durumları ile ilgili bilgi aldık. Haftada bir geliyoruz hastalarımızın birçoğu zaten bizi tanıyor. Devlet olarak çok güzel bir hastane yaptık. Çok lüks bir hastanemiz var. Lüks odaları var. Hem maddi olarak hem de manevi olarak hastalarımızın yanındayız. İlçe kaymakamı olmamız hasebiyle bu hastaların bazen bizlerden farklı talepleri oluyor onları da mümkün olduğunca karşılamaya çalışıyoruz. Çok değerli doktorlarımız var. Hastanemiz her türlü konfora sahip doktor ihtiyacımız yok denecek kadar az. İlçede devletin en üst organı olarak bizde yanlarındayız. Hepsine şifa dileklerimizi ilettik. Bayramlarını kutladık. Bugünde hastalara moral vermek ve yanlarında olduğumuzu göstermek için gönüllerini hoşluğunda yer almak bizler için önemli. Rabbimden hastalar için acil şifalar diliyorum bir an evvel sağlıklarına kavuşup kaldıkları yerden hayatlarına en güzel şekilde devam etmelerini temenni ediyorum” şeklinde konuştu.

    Doktor Buket Özgül ise, “Kaymakam bey hastalarımıza ziyarete geldi. Çocuklara oyuncak verdi. Tek tek hastalarımızla konuştu. Kendisine teşekkür ederim ”dedi.

    Hasta yakını olan Gülcihan Özçelik ise, ”Kaymakam beye çok teşekkür ederim. Allah ondan razı olsun bize yardım ediyor. Çok sağ olun“ dedi.

    Hastanede hasta bakıcısı olarak gelen ve ortaokulu bu sene bitiren İller Ballıkaya adlı kız çocuğun hem hastaya baktığını hem de kitap okuduğunu gören Kaymakam Mehmet Nuri Çetin, çalışkanlığını gören İller Ballıkaya’ya kitap seti hediye etti.

  • ATSO Başkanı Çetin’den enflasyon değerlendirmesi

    Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, “bütün siyasi partilerimizden fiyat istikrarı, cari açık, bütçe dengesi ve yapısal reformlar konusunda daha radikal politika açıklamaları bekliyoruz” dedi.

    Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) tarafından açıklanan Mayıs Ayı enflasyon rakamlarını değerlendiren ATSO Başkanı Davut Çetin,

    Döviz kurundaki artışın tüketici enflasyonuna hızlı şekilde yansımaya başladığını söyledi.

    Başkan Çetin, “2018 Mayıs ayı enflasyonu bir önceki aya göre TÜFE’de yüzde 1,62, Yİ-ÜFE’de yüzde 3,79 olarak açıklanmıştır. Yıllık enflasyon ise tüketici fiyatlarında yüzde 12,15, Yİ-ÜFE’de yüzde 20,16 olmuştur. Böylece Mayıs ayı itibariyle son 7 yılın en yüksek aylık enflasyonu, son 15 yılın da en yüksek yıllık enflasyonu kaydedilmiş oldu. Ana harcama grupları itibariyle 2018 yılı Mayıs ayında giyim ve ayakkabı grubunda yüzde 5,21, ulaştırmada yüzde 2,32, çeşitli mal ve hizmetlerde yüzde 2,06, lokanta ve oteller ile gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 1,45 artış gerçekleşmiştir” dedi.

    Mayıs ayı zam şampiyonu; havuç

    Mayıs ayında en yüksek artış gösteren ürünün yüzde 41,98 ile havuç olduğunu ifade eden Çetin, “bunu yüzde 35,14 ile kuru soğan ve yüzde 34,65 ile patates takip etti. En fazla düşüş gösteren ürünler ise yüzde 34,39 ile sivribiber, yüzde 19,43 ile taze fasulye ve yüzde 13,78 ile domates oldu.”

    “Açıklanan enflasyonun yüzde 25’i akaryakıttan”

    Çetin şöyle devam etti: “Mayıs ayındaki yüzde 1,62 oranındaki enflasyonunun 0,41’i yani yüzde 25’i akaryakıttan, 0,36’sı giyimden, 0,34’ü gıdadan kaynaklanmıştır. Sebze fiyatlarında düşüşe, sebze ve meyve toplam enflasyonunun sıfır, işlenmiş gıda enflasyonunun 0,36 olmasına rağmen, gıda enflasyonundaki artış et, yumurta, tatlı, patates, kuru soğan ve içecek fiyatlarından kaynaklanmıştır. Enflasyonu artıran önemli kalemler arasında akaryakıt, tüpgaz, su faturaları, uçak ve otobüs tarifeleri, dayanıklı tüketim malları, telefon görüşme ücretleri bulunmaktadır. Dolayısıyla döviz kurlarındaki artışın tüketici enflasyonuna hızlı ve yüksek oranda geçmeye başladığı görülmektedir. Kur artışı şimdiden beklentileri bozarak enflasyonu artırmaya başlamıştır.”

    “Çekirdek enflasyonda da bozulma var”

    Çekirdek enflasyonunun gelecek aylara ilişkin işaretler barındırdığını kaydeden ATSO Başkanı Çetin, “üretici fiyatlarındaki ivmelenme TÜFE’nin önümüzdeki aylardaki görünümünü de bozmuştur. Yİ-ÜFE aylık bazda yüzde 3,79, beş aylık bazda yüzde 12,12 ve yıllık bazda yüzde 20,16 olmuştur. Bir önceki aya göre en fazla artış; yüzde 12,16 ile kok ve rafine petrol ürünleri, yüzde 10,68 ile ham petrol ve doğal gaz, yüzde 9,34 ile elektrik ve gaz olarak gerçekleşmiştir. Aylık yüzde 3,79 enflasyonun 0,63’ü elektrik, 0,50’si gıda, 0,41’i tekstil, 0,33’ü demir-çelik, 0,31’i akaryakıt fiyatları kaynaklıdır. Sanayi elektrik tarifesine yapılan zam ÜFE’yi artırmıştır. Üretici enflasyonu, Mayıs ayındaki sert kur artışının henüz üretici fiyatlarına yansımadığını, artışların büyük ölçüde emtia fiyatlarındaki yükselmeden geldiğini göstermektedir” diye konuştu.

    Merkez Bankası’nın gecikmesinin maliyeti

    Çetin, “Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadelede kararlı davranmamasının ve son günlerde attığı adımları çok geciktirmiş olmasının maliyetini ödemeye başlamış olmaktan üzüntü duyduğumu üyelerimiz adına ifade etmek isterim. Böylesi bir kur artışı birçok üyemizi maliyetin altında fiyatla satış yapmaya zorlamaktadır. Döviz cinsinden kira sözleşmesi veya ödeme mecburiyeti olan üyelerimizin mağduriyeti de basına yansımıştır. Merkez Bankası, artık faizlerdeki artışın taktik hamle değil, enflasyonla mücadeleyi hedef alan stratejik hamle olduğunu kanıtlamalıdır. Politika faizlerinde sadeleştirme tamamlanmalı, piyasanın beklediği ilave faiz artışı gerçekleştirilmeli, kamu bütçe harcamalarındaki genişlemeyi telafi edecek, kayıt dışı ekonomiyle mücadele gibi, mümkün olan bütün önlemler şimdiden açıklanmalıdır. Türkiye dünyaya krizde bir ekonomi görüntüsü vermemeli, enflasyonda Nijerya, Mısır, Haiti gibi ülkeler grubundan çıkmalı, enflasyon ve durgunluğun birlikte olduğu stagflasyon riskini ortadan kaldırmalıdır. Seçim sürecine rağmen, bütün siyasi partilerimizden fiyat istikrarı, cari açık, bütçe dengesi ve yapısal reformlar konusunda daha radikal politika açıklamaları bekliyoruz” dedi.

    “Batı Akdeniz’deki canlanma fiyatlara artış olarak yansıyor”

    Batı Akdenizi de değerlendiren Davut Çetin, “Enflasyon verileri ilimiz ve bölgemizde turizmdeki canlanmanın fiyatlara yansımakta olduğunu göstermektedir. Bölgemizdeki TÜFE oranı, aylık bazda yüzde 1,66, beş aylık bazda yüzde 7,77 ve yıllık bazda yüzde 13,74 olarak gerçekleşmiştir. Bölgemizde enflasyon, aylık, beş aylık ve yıllık bazda Türkiye ortalamasının üzerinde kalmıştır. Bu oranlara göre Antalya, Isparta ve Burdur illerini kapsayan Batı Akdeniz Bölgesi, 26 bölge arasında aylık bazda on sekizinci, beş aylık bazda birinci ve yıllık bazda ikinci sırada yer almıştır.”

  • Çetin’den “döviz kuru” değerlendirmesi

    Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Davut Çetin, “Özel sektörümüzün kısa vadeli döviz borcu, cari açığımızın finansmanı, muhtemel sıcak para çıkışları karşılanabilir düzeydedir. Bu nedenle piyasada döviz konusunda aşırı kaygı oluşmasına gerek yoktur. Türkiye ekonomisi Suriye ve Rusya’daki sorunlardan kaynaklanabilecek etkileri aşacak güçtedir” dedi.

    ATSO Başkanı Davut Çetin, son günlerde döviz kurlarındaki artışlarla ilgili değerlendirmede bulundu. Suriye konusuyla ilgili ABD ve Rusya arasındaki artan gerilimin, Rusya ekonomisiyle birlikte Türkiye’yi de etkilediğine dikkat çeken Çetin, şunları kaydetti:

    “Türkiye ekonomisi artan cari açık ve özel sektörün döviz borcu nedeniyle döviz konusunda bir zayıflığa sahiptir ve borsa ve tahvillerden yabancı sermaye çıkışı döviz kurunu artırıcı etki yaratmaktadır. Ancak, uluslararası piyasalarda özellikle Rusya, İran ve Türkiye paralarında sert hareket olması dikkat çekici bir durumdur. Her durumda ekonomi yönetiminin ve Merkez Bankası’nın piyasaya müdahale araçlarını kullanabilme mesajı da dahil olmak üzere güven yaratıcı önlemler alması, kısa dönemde cari açığı ve enflasyonu azaltma kararlılığının vurgulanması gereklidir.”

    Merkez Bankası’nın döviz rezervinin 87 milyar dolar, bankalardaki döviz mevduatının ise 202 milyar dolar düzeyinde olduğunu aktaran Çetin, “Özel sektörümüzün kısa vadeli döviz borcu, cari açığımızın finansmanı, muhtemel sıcak para çıkışları karşılanabilir düzeydedir. Bu nedenle piyasada döviz konusunda aşırı kaygı oluşmasına gerek yoktur. Türkiye ekonomisi Suriye ve Rusya’daki sorunlardan kaynaklanabilecek etkileri aşacak güçtedir. Ancak kurlardaki kısa vadedeki oynaklığın öngörülemediği bu noktada özel sektörün de kur riskini hedge edecek enstrümanlara yönelmesinin ticari sürdürülebilirlik adına son derece önemli olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

  • ATSO Başkanı Çetin’den Şubat Ayı Enflasyonu Değerlendirmesi

    Merkez Bankası’nın enflasyon hedefine duyulan güvenin artırılması ve ekonomide verimliliği artıracak yapısal reformların enflasyonun kontrol altına alınması için son derece önemli olduğunu kaydeden Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, “bu konuları popüler konuların gölgesinde bıraktığımız sürece her ay enflasyonu konuşmaya devam ederiz.” dedi.

    2018 Şubat ayı enflasyonun bir önceki aya göre TÜFE’de %0,73, Yurtiçi ÜFE’de %2,68 olarak açıklandığını kaydeden Başkan Çetin, yıllık enflasyonun tüketici fiyatlarında %10,26, yurtiçi üretici fiyatlarında %13,71 olarak gerçekleştiğini hatırlattı.

    Zam şampiyonu taze fasülye

    Aylık olarak en yüksek artış gösteren seçilmiş maddelerin %55,10 ile taze fasulye, %31,02 ile hacca gidiş ücreti ve %30,09 ile dolmalık biber olurken, en fazla düşüş gösteren seçilmiş maddelerin %11,47 ile bot (çocuk için),%11,14 ile erkek mont ve %10,72 ile kaban (kadın için) olduğunu söyleyen Çetin, ” Aylık %0,73 TÜFE artışının 0,52 puanı tek başına gıda grubu kaynaklıdır. Sebze ve meyvede üretici fiyatlarında son üç yılın düzeltmesi tüketici enflasyonuna yüksek oranda yansımaktadır. Bununla birlikte yıllık enflasyonun sadece %23’ü gıda enflasyonu olduğuna, kalanının ulaştırma, akaryakıt, ev eşyası gruplarından kaynaklandığına dikkat edilmelidir. Merkez Bankası tahminlerinde çift haneli enflasyonun yılın ikinci yarısına kadar devam edeceği öngörülmüş ve enflasyonun tek haneye düşmesi, gıda enflasyonun %7’ye gerilemesi varsayımına bağlanmıştır. İki aylık gıda enflasyonunun %3,95 olduğuna bakılırsa enflasyonda tek hanenin zor hedef olarak durduğu anlaşılmaktadır.” dedi.

    Enflasyon konusunun yarın basında ele alınacağını ve sonra bir ay unutulacağını söyleyen Davut Çetin, enflasyonun ve işsizlik aynı madalyonun iki yüzü olarak toplum refahını olumsuz etkilediğini, halen Türkiye’den yüksek enflasyon oranına sahip ülkelerin Venezüella, Libya, Sudan, Arjantin, Mısır ve Nijerya olduğunu kaydetti.

    Enflasyonun kısa dönemde ekonomide canlılık oluşturabildiğini fakat uzun dönemde verimliliği düşürdüğünü ve fiyat esnekliği düşük olan KOBİ’leri rekabet edemez duruma getirdiğinin anlaşılması gerektiğine dikkat çeten Çetin, yüksek enflasyonun yapısal verimsizlik dışında Merkez Bankasının enflasyon hedefine güvene de bağlı olduğunu belirterek bu iki konunun önemini kamuoyuna yeterince anlatamamış olmanın, bütün kurumların ve ekonomi basınının da sorumluluğu olduğuna işaret etti. Ekonomide verimliliği artıracak yapısal reformların popüler konuların gölgesinde bırakıldığı sürece bu sorunları ayda bir kez konuşmaya devam edileceğini söyledi.

    Enflasyon rakamlarına ilişkin detay bilgi de paylaşan Başkan Çetin açıklamasını şöyle sürdürdü: “Ana harcama grupları itibariyle 2018 yılı Şubat ayında endekste yer alan gruplardan, gıda ve alkolsüz içeceklerde %2,24, eğlence ve kültürde %1,89, ev eşyasında %1,23 ve lokanta ve otellerde %0,95 artış gerçekleşmiştir. Ana harcama grupları itibariyle bir ay önceye göre en yüksek artış %2,57 ile “sağlık”, %2,24 ile “gıda ve alkolsüz içecekler” ve %1,89 ile “eğlence ve kültür” gruplarında görülürken, “giyim ve ayakkabı” grubunda %4,09 düşüş görülmüştür. Yıllık bazda enflasyondaki en fazla artış %15,66 ile ”ev eşyası”, %13,19 ile “ulaştırma” ve % 11,77 ile “giyim ve ayakkabı” gruplarında görülürken, “haberleşme” grubunda %0.13 düşüş görülmüştür. Yİ-ÜFE’de, sanayinin dört sektörünün bir önceki aya göre değişimleri; madencilik ve taşocakçılığı sektöründe %1,82, imalat sanayi sektöründe %1,49, elektrik ve gaz sektöründe %21,10, su sektöründe %0,42 artış olarak gerçekleşmiştir.”

    Batı Akdeniz enflasyonu Türkiye ortalamasının üzerinde

    Bölgedeki TÜFE oranının, aylık bazda %0,75,iki aylık bazda %2,21 ve yıllık bazda %10,80 olarak gerçekleştiğini de hatırlatan Davut Çetin, Antalya-Isparta-Burdur bölgesinin, 26 bölge arasında aylık enflasyonda 11.,iki aylık ve yıllık enflasyonda ise 6.sırada yer aldığını kaydetti. Çetin, bu oranlara göre Antalya, Isparta ve Burdur illerini kapsayan Batı Akdeniz Bölgesi’nin, aylık, iki aylık ve yıllık değerlendirmede Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu sözlerine ekledi.

  • ATSO Başkanı Çetin’den enflasyon değerlendirmesi

    Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, Ocak ayı enflasyonun beklenenin altında olduğunu söyledi.

    ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) tarafından açıklanan Ocak ayı enflasyon rakamlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Açıklanan enflasyonun beklentilerin altında olduğunu kaydeden Başkan Çetin, “Bu olumlu gelişmeye rağmen tek haneli enflasyon hedefi, çekirdek enflasyonun çift hanede kalması nedeniyle zor bir hedef olmaya devam ediyor” dedi.

    Başkan Çetin, “2018 Ocak ayı enflasyonu bir önceki aya göre TÜFE’de yüzde 1,02, yurtiçi ÜFE’de yüzde 0,99 olarak açıklanmıştır. Yıllık enflasyon ise tüketici fiyatlarında yüzde 10,35, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 12,14 olarak gerçekleşmiştir. Açıklanan enflasyon rakamlarının beklentilerin altında olması memnuniyet vericidir. Diğer taraftan önümüzdeki süreçteki fiyat değişimlerine dair öncü bir gösterge olan çekirdek enflasyonun halen çift hanede kalması nedeniyle, tek haneli enflasyon halen zor bir hedef olarak önümüzde durmaya devam etmektedir” dedi.

    Çetin, “Aylık olarak en yüksek artış gösteren seçilmiş maddeler yüzde 25,11 ile salatalık, yüzde 25,00 ile köprü geçiş ücreti ve yüzde 23,17 ile otoban geçiş ücreti olurken, en fazla düşüş gösteren seçilmiş maddeler yüzde 14,41 ile karnabahar, yüzde 13,94 ile internet ücreti ve yüzde 13,52 ile ceket (kadın için) olmuştur” dedi.

    Enflasyonun tek suçlusunun tarım ve gıda olmadığını belirten Davut Çetin, “Aylık yüzde 1.02 olarak açıklanan TUFE’nin 0.38’i gıdadan, 0.35’i kira, elektrik ve ısınma kalemlerinden, 0.23’ü ulaştırma harcamalarından, 0.19’u ev eşyaları grubundan kaynaklanmaktadır. Ancak gıda grubunun enflasyona etkisi, harcama sepetindeki ağırlığından kaynaklanmaktadır. En yüksek artış gösteren kalemin salatalık gibi bir tarım ürünü olması, diğer ürünlerdeki fiyat artışlarını gözden kaçırmamalıdır. Enflasyonun tek suçlusu tarım ve gıda grubu değildir. Şöyle ki; bir önceki aya göre Ocak ayında seçilmiş ürünler içerisinde salatalık fiyatı yüzde 25 artarken, uçak bileti fiyatı yüzde 87, Kombi yüzde 42, fotoğraf makinesi yüzde 34, kablolu özel yayın aylık yüzde 32.9, yıllık olarak ise yüzde 234, koli gönderme yüzde 29.9, köprü geçiş ücreti yüzde 25 artmıştır” diye konuştu.

    Gıda enflasyonunda kuraklık tehdidi

    “Gıda enflasyonunda önümüzdeki süreçte odaklanılması gereken konu kuraklık olmalı ve kuraklıkla mücadele için ciddi yapısal önlemler hemen hayata geçirilmelidir” diyen ATSO Başkanı Çetin, “Dünyada akıllı tarım teknikleriyle tarımda su tüketiminin düşürülmesi yönündeki uygulamalar takip edilmeli ve tarımsal teşvikler bu hedefleri de içermelidir. Enflasyonda dikkat etmemiz gereken bir başka önemli konu ise turizmde rakip ülkelere göre fiyat avantajımızın azalmakta olmasıdır. Uluslararası veriler konaklama dışındaki günlük harcama kalemleri maliyetinde Türkiye’nin İspanya düzeyine ulaştığını göstermektedir” diye konuştu. Çetin, şöyle devam etti:

    “Ana harcama gruplarına baktığımızda, 2018 yılı Ocak ayında endekste yer alan gruplardan, ev eşyasında yüzde 2,44, sağlıkta yüzde 2,42, konutta yüzde 2,34 ve gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 1,67 oranında artış gerçekleştiğini görüyoruz. Yıllık bazda enflasyonda en fazla artış yüzde 16,02 ile ’ulaştırma’, yüzde 13,49 ile ’ev eşyası’ ve yüzde 12,63 ile ’giyim ve ayakkabı’ gruplarında gerçekleşmiştir. Yİ-ÜFE’de, sanayinin dört sektörünün bir önceki aya göre değişimleri, madencilik ve taşocakçılığı sektöründe yüzde 4,38, imalat sanayi sektöründe yüzde 1,63 artış, elektrik ve gaz sektöründe yüzde 8,87, su sektöründe yüzde 1,15 düşüş olarak gerçekleşmiştir.”

    Döviz kurundaki yavaşlama

    Döviz kurundaki yavaşlamanın üretici fiyatlarındaki artışı frenlediğini ifade eden Davut Çetin, “Yurtiçi UFE’de aylık yüzde 0.99 ve yıllık yüzde 12.4 oranları yüksek olmasına rağmen önceki aylara göre önemli bir düşüş trendini ifade etmektedir. Döviz kuru artışında yavaşlama üretici fiyatlarında etkisini göstermiştir. Aylık yüzde 0.99’luk artışın 0.24’ü cam, çimento, mermer gibi inşaat malzemeleri grubundan, 0.16’sı gıdadan, 0.16’sı fabrikasyon metal ürünlerinden kaynaklanmıştır. Yİ-UFE’nin önümüzdeki aylardaki seyri petrol, enerji ve döviz kuruna bağlı olarak gelişecektir” dedi.

    Batı Akdeniz

    Batı Akdeniz Enflasyonunun Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu hatırlatan Çetin, “Bölgemizdeki TÜFE oranı, aylık bazda yüzde 1,45 ve yıllık bazda yüzde 10,86 olarak gerçekleşmiştir. TR61 Bölgesi (Antalya-Isparta-Burdur), 26 bölge arasında aylık enflasyonda 3., yıllık enflasyonda ise 8. sırada yer almıştır. Bu oranlara göre Antalya, Isparta ve Burdur illerini kapsayan Batı Akdeniz Bölgesi’nin, aylık ve yıllık değerlendirmede Türkiye ortalamasının üzerinde olduğu görülmüştür. Bölgede ana harcama grupları itibariyle bir ay önceye göre en yüksek artış yüzde 4,39 ile ’konut’ grubunda görülürken; en fazla düşüş ise yüzde 4,72 ile ’giyim ve ayakkabı’ grubunda görülmüştür.”