Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ali Bölüm Başkanı Civelek, kalp ve damar hastalıklarının tıpta bu kadar ilerlemeye rağmen hala yaşam ve iş gücü kaybına sebep olan hastalıkların hâlâ başında geldiğini söyledi.
Medical Park Ordu Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Civelek, günümüzde kalp ameliyatları ile bu hastalıkların önemli bir kısmının tedavi edilebilirken, ameliyat sonrası iyileşme sürecinin hastaları endişeye sevk ettiğini, hastaların bir süre işlerinden uzak kalmaları, normal fiziksel aktivitelerine geri dönüş için iki-üç ay gibi bir nekahat dönemi geçirmek zorunda kalmalarının bu başarılı tedavi yöntemine endişe ile bakmalarına neden olduğunu belirtti.
Son olarak ‘Minimal İnvazif Kalp Cerrahisi’ ameliyatlarının bu sürecin daha kısa ve kolay atlatılmasına imkan sağladığına dikkat çeken Prof. Dr. Civelek, bu yöntemle hem koroner by-pass cerrahisi hem de kalp kapak ameliyatlarının yapılabildiğini vurguladı.
“YENİ YÖNTEM DAHA SAĞLIKLI”
Bu yeni yöntemin klasik kalp cerrahisi ve minimal invazif kalp cerrahisi operasyonlarından farklı olduğunu belirten Civelek, şu bilgileri verdi: “Klasik kalp ameliyatlarında hastanın kalbine ulaşabilmek için göğüs kemiği kesilmektedir. Bu kesinin iyileşmesi kesilen kemiğin iyileşme sürecine bağlı olarak iki-üç ay gibi bir sürede olmaktadır. Bu sürede hasta sırt üstü yatmakta ve fiziksel aktivitelerinde iyileşme sürecini sekteye uğratacak hareketlerden kaçınmaktadır. Minimal invazif kalp cerrahisinde ise göğüs kemiği kesilmeden, kaburga kemikleri arasından yapılan kesi ile kalbe ulaşılmakta, herhangi bir kemik kesisi olmadığı için de ameliyat sonrası iyileşme süreci çok daha hızlı olmaktadır. Bu yöntemle yapılan ameliyatlarda küçük kesi olması nedeniyle daha az doku hasarı olmaktadır. Hastalar yapılan ameliyat sonrasında bir ay içerisinde tamamen normal yaşamlarına dönebilmektedir. Ameliyat sırasında kan kullanımına genellikle ihtiyaç duyulmamakta ya da çok az kullanılmaktadır. Bu etkenlerden dolayı da iyileşme süreci klasik ameliyatlara oranla çok daha hızlı olmakta, enfeksiyon riski çok düşmektedir.”
Selçuk Üniversitesi (SÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı, “Nöronavigasyon” cihazı ile beyindeki patolojilere daha etkin ve güvenli müdahale etme imkanı sunuyor.
Minimal İnvaziv ve Robotik Kalp Damar Cerrahisi Derneği Başkanı Prof.Dr. Cem Alhan, robotik kalp cerrahisinde Türkiye’nin dünyada 4., Avrupa’da ise 1. sırada olduğunu söyledi.
Başka kalp ve damar hastalıkları, diyabet, hipertansiyon gibi birçok ölümcül hastalığa davetiye çıkartan obezitenin tedavisinde, cerrahi yönteminin gelişen tıp teknolojisi sayesinde giderek daha yaygınlaştığı bildirildi.
Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serdar Saydam, bilim dünyasının meme kanseri ameliyatlarında hastalığın koltuk altına sıçradığı olgularda bile, kola ait lenf kanallarını koruyup, operasyon sonrası kolun şişmesini en azından belirli oranda önleyen yeni bir yöntem geliştirdiğini açıkladı.