Etiket: Cerrahisi

  • Obezite Cerrahisi Kemiklerde Kırılma Riskini Artırıyor

    Obez bireylerde kilo verdirme amaçlı olarak uygulanan obezite cerrahisinin, ameliyat olan kişilerde kemik kırılması riskini yüzde 20 artırdığı ortaya çıktı.

    Obezite günümüzde insan sağlığını tehdit eden küresel bir sorun olarak karşımıza çıkarken, son dönemde obezite tedavisinde sıkça uygulanan obezite cerrahisinin, kemik ve iskelet sistemi üzerinde bazı olumsuz etkilerinin olduğu ortaya çıktı. ABD’de yapılan bir çalışma, obezite cerrahisi uygulanmış hastalarda, kemik kırılması riskinin arttığını ortaya koydu. Amerikan Kemik ve Mineral Araştırmaları Derneği’nin 2015 yılı toplantısında sunulan araştırmaya göre; obezite cerrahisi olmuş, çoğunluğu orta yaşlı, obez kadınların oluşturduğu hastalarda, ameliyat sonrasında kemik kırığı riskinin yüzde 20 arttığı ve kırıkların genellikle ameliyattan sonraki birkaç yıl içinde görüldüğü saptandı. Çalışmaya göre; obezite cerrahisi uygulanmış bireylerin omuz, kol, dirsek veya el bileğinde kırık oluşma riski iki kat artarken; kalça, bacak ve leğen kemiğinde kırık görülme riski üç kat artıyor.

    Obezite cerrahisinden sonra kırık görülen bölgelerdeki değişikliğe neden olarak; özellikle mide bypassı gibi emilim bozucu obezite ameliyatları sonrasında gelişen besin yetersizliğinin kırık riskini artırabileceği belirtildi. Bunun yanı sıra, kilo kaybının fiziksel aktiviteyi artırabileceğine bağlı olarak, sarsıntı nedenli kırık riskinin de artabileceği ifade edildi. Araştırma ekibinden Dr. Rousseau, obezite cerrahisi geçiren hastaların kemik kırılması açısından yüksek riskli bir grup olduğunun altını çizerek, “Ameliyat olan bireylerin takip sürecinde bu riskin de değerlendirilmesi büyük önem taşıyor. obezite cerrahisi uygulanan hastalar; kemik kayıpları ve kemik metabolizmasında değişiklikler ile karşılaşıyor. Bu risk daha önce belirgin değildi” diye konuştu.

    Konu ile ilgili olarak görüşlerini aktaran Türkiye Metabolik Cerrahi Vakfı Başkanı Doç. Dr. Alper Çelik, kilo verme amacı veya beklentisi ile yapılan ameliyatların her yönü ile ele alınması gerektiğini vurguladı. Obezite cerrahisi kapsamında uygulanan bazı ameliyatların vitamin ve mineral emilimini bozduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Çelik şunları söyledi:

    “Bu duruma yol açan ameliyatlar, genellikle büyük bağırsak kesitlerinin yemek geçişine kapatıldığı ameliyatlardır. Her ameliyatın etkinliği, etki mekanizması ve sonuçları farklıdır. Burada hastaları bekleyen en önemli tehlike, emilim bozukluğuna bağlı olarak ilerleyen yıllarda ortaya çıkabilecek kemik ve eklem sorunlarının yanı sıra vitamin ve mineral eksiklikleridir.”

    Hastalara ameliyatın bilimsel ismini öğrenip, ameliyatları her yönü ile araştırmaları ve sonrasında karar vermeleri gerektiği tavsiyesinde bulunan Çelik, “Hastalar ameliyat öncesinde özellikle ömür boyu vitamin, mineral, demir ve kalsiyum bağımlısı olup olmayacaklarını mutlaka sorgulamalıdırlar” şeklinde konuştu.

  • Operatör Dr. Karasu’dan, Beyin Cerrahisi Ameliyatı Açıklaması

    Adıyaman Özel Park Hospital Doktorlarından Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Hüseyin Karasu, mikrocerrahi yöntemi ile her türlü beyin cerrahisi ameliyatının yapıldığını belirtti.

    Adıyaman Özel Park Hospital Doktorlarından Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Hüseyin Karasu, bel ve boyun fıtıkları, bel kayması, belde kireçlenmeye bağlı sinir sıkışması, beyin ve sinir tümörleri, beyinde su toplaması gibi daha birçok hastalıkların ameliyatlarının kendi hastanelerinde yapıldığını kaydetti.

    Hastanede, her türlü beyin cerrahisi ameliyatları en son teknoloji ve mikrocerrahi yöntemleriyle kolaylıkla yapılabildiğini kaydeden Op. Dr. Hüseyin Karasu, “Eskiden olduğu gibi, bel fıtığı, boyun fıtığı olanların çevre illere gitmelerine gerek yok. Hastalarımıza her türlü alt yapı, alet, teknoloji ve tecrübe birikimi ile 24 saat hizmet verilmektedir. Sağlığınız bizlere emanet siz yeter ki bize güvenin. 2 yıldan beri Adıyaman Özel Park Hospital’de yüzlerce başarılı ameliyatı gerçekleştirdik. Şikayeti olan vatandaşlarımız maalesef korkularından dolayı, kendilerini sınıkçı diye tanımlayan ehli olmayan kişilere emanet ederek, hayatlarını riske atmaktadırlar. Yine korkularından dolayı maddi durumları müsait olanlar çevre illere, müsait olmayanlar hastalıkları ilerleyene kadar doktora gitmemektedirler. Bel, boyun ve beyin şikayetleri bulunan Adıyaman halkımız hiç çekinmeden hastanemize korkmadan başvursunlar. Eskiden olduğu gibi artık bel fıtığı ve diğer ameliyatlarda sakat kalma durumu yoktur. Bilakis geç kalınmış vakalarda ameliyat olunmadığı için sakatlıklar görülebilmektedir” ifadelerini kullandı.

  • Üreme Tıbbi Ve Cerrahisi Derneği Kongresi

    Üreme Tıbbi ve Cerrahisi Derneği tarafından Antalya Belek’te Cornelia Diamond Otel’de gerçekleştirilen “V. Üreme Tıbbı ve Cerrahisi Derneği Kongresi” kongresinde, tüp bebek uygulamalarında kullanılan ve başarı oranını önemli ölçüde artıran “mikro akışkanlı çip teknolojisi tanıtıldı.

    Üreme Tıbbı ve Cerrahisi ile uğraşan kadın hastalıkları ve doğum hekimleri, aile hekimleri, androloji ile uğraşan hekimler, embriyologlar, hemşire, teknisyen gibi yardımcı sağlık personelinin de katıldığı kongrede, “Mikro Akışkanlı Çip” teknolojisini tanıtan stant yoğun ilgi gördü.

    KARİKATÜRİZE EDİLMİŞ SAMPİYON SPERMLER

    Üreme tıbbı alanındaki tartışmalı ve güncel konuları, dünyadaki konunun liderleri , ulusal ve uluslararası katılımcılar ile birlikte interaktif bir şekilde tartışarak deneyimlerini paylaştıkları kongredeki stant, görselliği ile de dikkati çekti. Karikatürize edilmiş şampiyon spermler büyük ilgi uyandırdı. Ziyaretçilere dağıtılan dökümanlarda ise mikro akışkanlı çip teknolojisinin şampiyon spermleri seçmeyi sağladığı vurgusu yapıldı.

    İKİ POSTER SUNUMUNA DA KONU OLDU

    Erkek kısırlığında kullanılan Mikro Akışkanlı Çipler ile karikatürize edilmiş spermlerin bulunduğu standı ziyaret eden katılımcılar, merkezi İzmir’de bulunan Koek Biyoteknoloji Firması görevlilerinden detaylı bilgi alma fırsatı buldular. Güncel ve oldukça doyurucu bir bilimsel program hazırlamanın yanında, çeşitli aktivite ve sosyal program içeren kongrede, Mikro Akışkanlı Çipleri kapsayan iki poster sunumu da yapıldı.

    Erkek kısırlığında kullanılan, canlı ve DNA’sı sağlam spermleri seçmeye yarayan mikro akışkanlı mikro çiplerin, özellikle defalarca aşılama ya da tüp bebek denemesi yapılmış ancak, sonuç alınamamış vakalarda uygulanarak, başarılı sonuçlar elde edildiği bilgisi verildi.

    MİKRO AKIŞKANLI ÇİP NEDİR?

    Mikroçip, DNA’sı en kaliteli, kırıksız, en sağlıklı spermlerin seçilmesine yardımcı olan bir aygıt. İstanbul, İzmir, Ankara, Adana, Bursa, Muğla, Konya, Eskişehir, Kayseri, Manisa, Samsun, Antalya, Kırklareli, Van ve Mersin’deki merkezlerde kullanılan mikroçipler tüp bebek uygulamasının bir parçasını oluşturuyor.

    Mikro akışkanlı çiplere konulan spermler tıpkı göçmen kuşlar misali iç güdüsel davranıyor. En önde, en hızlı giden spermle yapılan döllenmede daha sağlıklı bebekler dünyaya geliyor. Anne adayının düşük yapma riski azalıyor.

  • 37. Türk Ulusal Kulak Burun Boğaz Ve Baş Boyun Cerrahisi Kongresi’ne Acendis Firması Otopront Cihazı İle Katıldı

    Acendis Proje Müdürü Başak Güneş Çimili, KBB alanında kullanılan Otopront cihazının çelikten yapılan tüm ürünlerinin steril edilebildiğini böylelikle, cihazın 20 yıl sorunsuz kullanılabildiğini söyledi.

    37. Türk Ulusal Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Kongresi’ne Acendis firması Otopront cihazı ile katıldı. Kongrede otoporont cihazının sergilendiği standa ilgi yoğun oldu. Katılımcılara uygulamalı olarak kulak burun tedavisi de yapıldı.

    Acendis Proje Müdürü Başak Güneş Çimili, firmanın ağırlıklı faaliyet alanının Türkiye olduğunu ama dünyanın bir çok ülkesinde projesi olduğunu söyledi.

    Acendis firmasının Otopront cihazının Türkiye distribütörü olduğunu kaydeden Çimili, “Otopront 1950 yılında ilk olarak KBB ünitini üreten firmadır. 65 yılın tecrübesi ve ilk olmanın deneyimiyle bu işi A sınıfı olarak devam ettiriyor” dedi.

    Otoprontun üretiminde çok fazla çelik kullanıldığını aktaran Çimili, “Bu nedenle ürünlerin kullanım ömrü uzundur. Diğer ürünlerin kullanım oranı 5 yılken Otoporont 20 yıl sorunsuz kullanılabiliyor. Bunun yanında Otopront için hasta sağlığı, hijyen önemlidir. Hasta ile temas eden her türlü aparat steril edilebilir. Bu durum Otoporont’a ait özelliktir. Bu da hasta güvenliği ve sağlığı açısından önemlidir” diye konuştu.

    Çimili, Otopront dünyada ve Türkiye’de bir çok üniversite hastanesinin ilk olarak tercih ettiği ürün olduğunun altını çizdi.

    Kongrede Otopront’o ilginin yüksek olduğunu kaydeden Çimili, Otopront’un KBB alanının en önemli cihazı olduğunu kaydetti.