Etiket: Cerrahi

  • Prof. Dr. Yol: “Onkolojik cerrahi tecrübe gerektirir”

    Onkoloji Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Yol, kanser cerrahisinin mutlaka deneyimli ellerde yapılması gerektiğini söyledi.

    Meslek hayatının 30 yılını onkolojik cerrahi üzerinde geçtiğini söyleyen Samsun Büyük Anadolu Meydan Hastanesinden Prof. Dr. Serdar Yol, “Onkolojik cerrahi önemli bir konudur. Kanser cerrahisinde ilk ameliyat en iyi şanstır. Nüks meydana geldiğinde cerrahi de zorlaşır. Kanser cerrahisi ile çok fazla uğraşan olmasa da konunun önemine binaen bu kanser ameliyatlarının deneyimli ellerde yapılması çok büyük bir faydası olacağı kanaatindeyiz. Çünkü onkolojik cerrahi bir tecrübe gerektirir, ekip işidir, mutlaka multidisipliner yaklaşım gerektirir yani tedavisi tek başına cerrahi değildir” dedi.

    Prof. Dr. Serdar Yol şu bilgileri verdi:

    “Bu tanı kısmından başladığınızda radyolojiden, patolojiden, dahili branşlardan ve daha sonra tedavi kısmı, ameliyat öncesi dediğimiz neodjuvan radyoterapilerden ve burada tıbbi onkoloji devreye girer. Ameliyatı ve ameliyat sonrası hastaların takibi bir bütündür. Bu yüzden bu onkolojik cerrahinin mutlaka deneyimli ve donanımlı merkezlerde yapılması çok büyük önem arz etmektedir. Deneyimden de katımız şudur. Yılda 3-4 tane yaptığınız ameliyatta elde edeceğiniz başarı yerine hemen hemen her gün yaptığınız cerrahide mutlaka başarı oranı daha yüksek oranda gelecektir.”

  • Dinar’da beyin cerrahi uzmanı atandı

    Afyonkarahisar’ın Dinar İlçe Devlet Hastanesine atanan Beyin Cerrahi Uzmanı Dr. Görkem Bıtırak görevine başladı. Diyarbakır Ergani Devlet Hastanesinde görev yapmakta iken, boş olan Dinar Devlet Hastanesi Beyin Cerrahi Polikliniğine tayin olan Dr. Bıtırak, vatandaşlara en iyi şekilde hizmet vereceğini belirtti.

  • Genç hastanın aort kapağı robotik cerrahi yöntemiyle değiştirildi

    Konya’da 25 yaşındaki kadın hastanın darlık oluşan aort kapağı, açık ameliyat yapılmadan robotik-minimal invaziv cerrahi yöntemiyle değiştirildi.

    İlk gebeliği düşükle sonuçlandıktan sonra nefes darlığı rahatsızlığı ortaya çıkan Esra Tosun Uğurlu, Medicana Konya Hastanesine başvurdu. Yapılan tetkikler sonucunda aort kapağında darlık olduğu belirlenen Uğurlu, Prof. Dr. Ali Sarıgül tarafından robotik-minimal invaziv cerrahi (karın ön duvarında açılan 0,5-1 santimetrelik kesilerden yerleştirilen kamera ve el aletleriyle yapılıyor) yöntemiyle ameliyat edilerek aort kapağı değiştirildi.

    Ameliyatı gerçekleştiren Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ali Sarıgül, “Hastamızın ilk gebeliğinde düşük sonrasında yapılan tahliller sonucunda aort kapağında bir darlık tespit ediliyor. Buna bağlı olarak da ileri tetkikler sonucunda kapağın değişmesine karar veriliyor. Hastamız bize müracaat ettiğinde buna bağlı olarak aort darlığı, nefes darlığı şikayetleri vardı. Yapılan tahliller sonucunda da ameliyatına karar verildi. Hasta, sağlık sektöründe olan bir hastamız olduğu için de özellikle önden kesi istemedi, bunun üzerine biz kendisine sağ ikinci kosta arasından girerek ameliyatını yapabileceğimizi ama bunun başarı oranının çok yüksek olamayacağı, eğer bunu yapamazsak daha sonra önden kesi yapacağımızı söyledik. Hastamızın da buna karar vermesi üzerine sağ ikinci interkostal aralıktan girerek aortasına ulaştık ve aort kapağını değiştirdik. Hastamız gayet sağlıklı vaziyette. Bu ameliyat tabii her hastaya uygulanacak olan bir ameliyat değil, uygunluğu şart. Aortun yapısının bu ameliyata uygun olması gerekiyor. Hastamızda bu ameliyatı tercih etmemizdeki en büyük etken hastanın genç olması, bayan hasta olması, bunlar bizi etkiledi. Hastamızın da bu yönde eğilimli olması bu şekilde bir ameliyatla minimal invaziv dediğimiz teknikle bu ameliyatı yapıp, hastamızı taburcu edebilecek seviyeye getirdik” ifadelerini kullandı.

    “Herhangi bir sıkıntı yok, iyileşiyorum, daha iyiyim”

    Kalp ameliyatı olan Esra Tosun Uğurlu, hamilelik sırasında oluşan bir sıkıntısı olduğunu ifade ederek, “Daha sonra kardiyoloji doktorlarına yönlendirildiğimde aort kapağında darlık olduğu söylendi. O darlıkla birlikte ameliyatın gerçekleşmesi gerektiği söylendi. Benim öncesinde herhangi bir sıkıntım yoktu, o sıra bir nefes darlığı oluştu, o şikayetlerle geldim. Kalp ameliyatı için yaptığım araştırmalarda ve diğer hastanelerin önerisiyle Ali hocama geldim. Onun bizi rahatlatması ve bize güven vermesiyle ameliyat olmaya karar verdim. Ali hocamla konuştuğumda sternum, yani iman tahtasının kesilmesini istemediğimi söyledim. Ali hocam da ’eğer anatomik yapın, uygunsa karar verebiliriz ama bakmamız gerekiyor, uygun olmazsa açarız’ dedi. Daha sonra bakıldı karar verildi, küçük kesiyle yapılacağı söylendi. Şu anda herhangi bir sıkıntı yok, iyileşiyorum, daha iyiyim” diye konuştu.

  • Medikal Cerrahi Aletler Müzesi restorasyonu bitmek üzere

    Samsun Valiliği ve Samsun Büyükşehir Belediyesinin destekleriyle Türkiye’de bir ilk olarak “Medikal Cerrahi Aletler Müzesi” yapılacak binada restorasyon çalışmalarında sona yaklaşıldı.

    Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryollarının (TCDD) Kılıçdede mevkisinde bulunan eski lokomotif tamir atölyesi binasının restorasyon çalışmalarının 3-4 ay içinde bitirilmesi planlanıyor. Dış restorasyonu büyük oranda biten binanın iç çalışmaları da hızla devem ediyor.

    Restorasyon çalışmalarının ardından binanın “Medikal Cerrahi Aletler Müzesi” olarak hizmete açılması bekleniyor.

  • ’’Karın bölgesindeki inatçı yağlara cerrahi müdahale gerekebilir’’

    Vücut şekillendirmenin en sağlıklı yönteminin sağlıklı beslenip egzersiz yapmak olduğunu belirten Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Yazar, bazı durumlarda cerrahi müdahalenin gerekebildiğini söyledi.

    Diyete ve spora direnç gösteren karın bölgesindeki yağların çözümü hakkında bilgiler veren Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Yazar, bel ve karın çevresinde oluşan yağların, metabolik hastalıklar başta olmak üzere pek çok sağlık sorunlarını beraberinde getirdiğini söyledi. Prof. Dr. Yazar, vücut şekillendirmenin en sağlıklı yönteminin sağlıklı beslenip egzersiz yapmak olduğunu ifade ederken, bazı durumlarda cerrahi müdahalenin gerekebildiğini söyledi.

    Modern yaşamın önemli unsurlarından biri olan fiziksel görünümüne özen gösterme ihtiyacına yönelik, estetik cerrahi ve tıp teknolojisindeki gelişmelerin geniş imkanlar sunduğunu belirten Prof. Dr. Şükrü Yazar, ’’Günümüzde ideal vücut ölçülerine sahip olmak hemen herkesin hayalidir. Özellikle yaz mevsimi yaklaşırken ince bel ve düz bir karına sahip olmak için diyet ve egzersiz gibi yöntemlere başvurma oranı artar. Ancak unutulmamalıdır ki, kilo vermek her zaman ideal vücut ölçülerine kavuşmak konusunda çözüm olmayabilir’’ dedi.

    Estetik görümünde oluşturduğu sorunların yanında, bel ve karın çevresinde oluşan yağların, metabolik hastalıklar başta olmak üzere pek çok sağlık sorunlarını beraberinde getirdiğini söyleyen Prof. Dr. Yazar, Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerini açıklayarak, kadınların bel çevresinin 80 santim üzerinde olmasının sağlık açısından riskli kabul edildiğini de sözlerine ekledi.

    İnatçı yağlara kararlı çözümler

    Vücudumuzun en kolay yağlanan yerinin bel ve karın bölgesi olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yazar, yağlanmaya elverişli bel ve karın çevresinin aynı zamanda vücudun diğer bölgelerine göre en az hareket eden bölgeler olduğunu da belirtti. Prof. Dr. Yazar, bel ve karın bölgesinde biriken yağların hareketsizliğe direnç gösterdiğini, alınan günlük kalori miktarı düşürülse bile bu yağlardan kurtulmanın oldukça zor olduğunu dile getirerek, şu ifadeleri kullandı:

    ’’Kuşkusuz vücut şekillendirmenin en sağlıklı yöntemi sağlıklı beslenip, egzersiz yapmaktır. Ancak inatçı yağlarla mücadele etmenin zorunlu olduğu durumlarda cerrahi müdahale gerekebilir. Özellikle yoğun bölgesel yağlanma olan kişiler ve obezite hastaları inatçı kilo ve yağlarından bazı durumlarda ancak cerrahi yöntemle kurtulabilir. Çeşitli yöntemlerle yağları aldırmak mümkündür ancak o zaman da içi boşalan deri kendini toparlayamaz ve sarkmalar meydana gelir. Gebelik sonrasında da benzer sorunlar yaşanır’’.

    Karın bölgesinde toparlanamayan sarkmaların düzeltildiği ve fazla yağların alındığı karın germe ameliyatlarında karın kaslarının sıkılaştırıldığını ve alt/üst karın bölgesindeki derinin gerildiğini belirten Prof. Dr. Yazar, ’’Operasyon sırasında kişinin iç karnı sağlamlaştırıldığından dışa doğru şişkin (bombe) görüntüsünden de kurtulmuş olur. Sarkmış, yapısı bozulmuş ve çatlaklar oluşmuş deri kesilip atılır. Bel bölgesi gerilen karın yapısına göre orantılanır. Böylece hem ince bir bel görüntüsü hem de yeni, gergin bir karın cildi oluşturulur. Gerekli donanıma sahip hastane ortamında, genel anestezi altında yapılan karın germe operasyonu (abdominoplasti) ortalama iki ila üç saat sürebilir’’ şeklinde konuştu.