Etiket: Cerattepe

  • Cerattepe için karar günü

    Artvin’in Kafkasör Yaylası’ndaki Cerattepe’de maden çıkarılması konusunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın, ‘Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Olumlu’ raporunun yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle açılan davada karar duruşması, bugün Rize İdare Mahkemesi’nde görülüyor.

    Rize Valiliği tıpkı Artvin Valiliği gibi saat 09.00’da başlayan duruşma öncesinde OHAL kanunu kapsamında tüm gösterilerin yasaklandığını açıklarken, eylem için kente girişler yasaklandı. Rize’ye gidecek eylemcilerin Fındıklı girişinde durduruldu. Dava nedeniyle mahkeme çevresinde ve Rize-Artvin il sınırında geniş güvenlik önlemleri alındı. Adliyenin bulunduğu sokak trafiğe kapatıldı, bölge bariyerlerle çevrildi.

    Davaya taraf olan 750 kişilik listede ismi bulunmayan kimse mahkeme binasına ve çevresine sokulmazken, duruşma salonuna girmesi beklenen yaklaşık 150 kişi de üst araması yapılarak binaya alındı. Gazetecilerin alınmadığı binaya CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Zeynep Altıok Akatlı, CHP İstanbul Milletvekilleri Mehmet Bekaroğlu ve Mahmut Tanal, Bursa Milletvekili Orhan Sarıbağ, CHP Giresun Milletvekili Mehmet Bülent Bektaşoğlu, eski CHP Milletvekili Aylin Nazlıaka, Yeşil Artvin Derneği Nur Neşe karahan, TEMA Vakfı Genel Başkanı Deniz Ataç ve ÖDP Genel Başkanı Alper Taş alındı.

    Duruşma öncesinde kısa bir açıklama yapan TEMA Vakfı Başkanı Deniz Ataç “Hakimlerimizin bugün doğru bir karar vereceğini umut ediyoruz” dedi.

  • Türkiye Madenciler Vakfı Genel Başkanı Önal’dan Cerattepe Değerlendirmesi

    Türkiye Madenciler Vakfı Genel Başkanı ve İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Güven Önal, Artvin’in Cerattepe mevkiinde yapılacak madenciliğin Artvin’e zarar vermeyeceğine aksine büyük yararlar sağlayacağını söyledi.

    Türkiye’de madencilik alanında “Hocaların hocası” olarak bilinen Türkiye Madenciler Vakfı Genel Başkanı Prof. Dr. Güven Önal, Cerattepe’de yer altı madenciliğinin yapılacak olması nedeniyle çevreye zararın söz konusu olmayacağını belirtti.

    Cerattepe Maden Projesi’ne ilişkin Bilirkişi Raporu’nun olumlu sonuçlanmasının önemli olduğuna vurgu yapan Önal, Artvin ve bölgeyi çok iyi tanıdığını, Artvin Cerattepe bölgesini de çok iyi bildiğini ifade etti. Cerattepe’de yeraltı işletmesi ile maden çıkarılmasının uygun bir proje olduğunu belirten Güven Önal “Cerattepe’de yeraltı maden işletmesi kurulabilir. Madenin giriş kısmı milli park sınırları dışında seçilir, çevreye, ormana ve yer altı suyuna zarar vermeden üretim yapılabilir. ABD’de Dead Walley bor madeni ve Avusturya’da Mittersiel Wolfram madeni milli park sınırları içindedir. Paris’in 10 km yakınında Jips madeni, Yeni Zelanda’da şehir içinde altın madeni işletilmektedir. Bu şekildeki madenlere bir dolu örnek verilebilir. Türkiye’de de Bergama Altın Madeni Ovacık Köyü yanında Murgul Bakır Madeni Murgul ilçesi üzerinde, Küre bakır madeni Küre ilçesine 1-2 km mesafede, Soma Kömür madenleri Soma’nın içinde yer almaktadır. Bu örnekler çoğaltılabilir” dedi.

    “AÇIK OCAK OLMADIĞI İÇİN HEYELANLAR TETİKLENMEZ”

    Madenle ilgili eleştirilerin arasında bölgede heyelanları tetikleyeceği iddialarına cevap veren Prof. Dr. Güven Önal “Açık ocak olmadığına göre, hiçbir şekilde heyelanlar tetiklenmez, uygun bir proje ile yapıldığında, su kaynakları kesinlikle etkilenmez. Yer altında yapılacak patlatmalar uygun yöntemler kullanıldığında, gürültü ve titreşim etkisi en az düzeyde olur. Bütün bu hususlar ÇED çevresinde incelenip, yapılan proje ve önlemlerin uygunluğu, ÇED olumlu raporu ile doğrulandığında, çevre ile ilgili her türlü önlem alınmış demektir. Şuan mahkeme aşamasında olan bu konuda benim genel kanaatim mahkemenin de maden çıkarılması yönünde bir karar vereceği yönündedir. Bende yeraltı madenciliği yapılması gerektiğine öteden beri inanıyordum. ÇED olumlu belgesinde çevreye en zararsız bir biçimde madenin çıkarılabileceği belirtilmiştir. ÇED’de belirtilen kurallara uyulması devlet tarafından denetleneceği gibi stk ve halk aracılığıyla da denetimler yapılabilir. Ülkemiz madencilikte çok iyi noktalara gelmiştir. Bu konuda korku yaratılmasını doğru bulmuyorum” diye konuştu.

    Madenin nasıl çıkarılacağı konusunda da açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Güven Önal, “Arama sondajı 5-10 cm çapında bir delik delinerek yapılır. Sondaj makinasının yerleştirilmesi için 20-30 m2’lik bir alan gerekir. Bu nedenle çevreye bir zarar vermesi söz konusu olamaz. Sondaj sırasında kimyasal kullanılmadığından yer altı suyuna da zarar vermesi beklenemez. Sondaj, heyelanı kesin olarak tetiklemez” bilgilerini paylaştı.

    “BU BÖLGEDE MADENCİLİK FAALİYETLERİ DOĞAL ORMANLARA ZARAR VERMEZ”

    “Yeraltı olarak işletilecek madenin doğal ormanlara zararı olmaz. Ancak yer üstü tesisleri için sınırlı sayıda ağaç kesilebilir. Bunların yerine de yenilerinin dikilmesi gerekir” diyen Önal, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

    “Çevreye zarar vermeden yapılacak maden işletmesine, Artvin’de oturan birisi olarak razı olur ve bu faaliyeti desteklerdim. Çünkü, bu faaliyet tüm Artvin’in ekonomisini büyütecek ve halkın refahını arttırdığı için Artvin’den göçü önleyecektir. Bir yerde, maden işletmesi, oradaki, esnafa, manava, bakkala, tamirciye, tümüyle tüm sektörlere hareket ve iş sağlamaktadır. Örnek olarak yakındaki Çayeli gösterilebilir. Ayrıca aynı şirketin Murgul ilçesinde yer altı işletmeciliği yaptığını da biliyoruz. Benzer coğrafyada görülüyor ki doğru yöntemler uygulandığı zaman çevreye ve insan yaşamına madencilik zarar vermemektedir. Artvinliler’in bu safhalarda, yatırımcıyı desteklemeleri, çevreye aykırı gördükleri hususları açıklayıp, önlemeleri ve dışarıdan gelecek tahrik ve yanıltmalara karşı dikkatli olmaları gerekir.”

  • Bakan Eroğlu’ndan Cerattepe Açıklaması

    Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, Artvin Cerattepe’de faaliyetlerin şu an durduğunu ifade ederek, mahkeme kararından sonra karar verileceğini söyledi. Bakan Eroğlu, “Orada Artvinliler değil de bazı dışarıdan gelenler buna karşı eylemler yaptılar” dedi.

    Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, bir dizi inceleme ve açılış için Giresun’a geldi. Bakan Eroğlu, Giresun’a bir buçuk sene önce verdikleri sözleri yerine getirdiklerini belirterek, toplam 13 tesis ve 77 milyon TL’lik yatırım yaptıklarını ifade etti.

    Valilik toplantı salonunda basın toplantısı düzenleyen Bakan Eroğlu, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Dereli ilçesinde ’siyanür ile altın aramalarına’ ilişkin yöneltilen soruya Bakan Eroğlu, “Şu anda verilmiş bir şey yok ÇED raporu alınacak mı alınmayacak mı onu bilemiyorum” dedi.

    Bakan Eroğlu, “Bakın şunu söyleyeyim, biz bütün Orman Su İşleri Bakanlığı ’vahşi’ madenciliğe karşıyız ama çevreyle uyumlu, tahrip etmeden ve maden aldıktan sonra güzel şekilde orayı tekrar çevreye kazandıracak olan, tabiata kazandıracak olan çevreci ve tabiatı koruyan madenciliğe ’evet’ diyoruz. Zaten bu kanun gereği, kanun diyor ki eğer bir maden çıkacaksa ülkenin menfaatleri icabı onun için izin verilir. Daha önce maden alır kaçar giderdi ama biz şimdi diyoruz ki maden bütün işlemler, bütün kurumlardan izin aldıktan sonra çevreci bir madencilik yapacaklarını taahatüt ettiği zaman bir de ilave olarak 1 Ocak 2008 tarihinde ben Çevre ve Orman Bakanıyken bir genelge yayınladım. Genelgenin özü şu: Bütün madenciler maden izni alırken rekreasyon projesi hazırlıyor, kimler hazırlıyor biliyor musunuz? Maden mühendisleri, çevre mühendisleri ve orman mühendisleri bunu hazırlayıp bize sunuyorlar biz ona göre bakıyoruz o şekilde izin veriyoruz. Tabi takdir edersiniz ki bu madenler de çıkacak yani netice itibariyle, hatta bir kısmını biz açık işletme vermiyoruz. Tünelle gir madeni yer altından al yüzey tahrip olmasın diye gerektiğinde o şekilde karar veriyoruz” dedi.

    BAKAN EROĞLU’NDAN CERATTEPE AÇIKLAMASI

    Son günlerde Artvin’in Cerattepe bölgesinde yaşanan olaylara ilişkinde bir açıklama yapan Bakan Eroğlu, “Cerratepe için verdiğimiz onbinlerce verdiğimiz maden ruhsatından birisi sadece. Cerrattepe Artvin’de bir bakır madeninin olduğu bir alan. Bu konuda şunu ifade edeyim orada biz açık maden işletmesine müsaade etmedik. Firma önce talepte bulundu. ’Mümkün değil burası tahrip olur’ dedik tamamen kapalı yani galeri işletmesi yani tünelle giricek dağın altına madeni alıp çıkacak. Ayrıca orada kati surette işletme yapmayacak, yani madenin zenginleştirilmesini orada yapmayacak, çünkü orası tahrip olur onu da kabul etmedik. Kamyonlar malzemeyi taşırken yolda ağaç kesilmesin diye havadan teleferikle taşıyacak ve bunu bizim yaptığımız Borçka yolu var DSİ yaptı oraya taşıyıp oradan Murgul’da zaten tessis var orada işletecek şekilde. Böyle bir karar aldık kesilecek ağaç sayısını da 3 bin 500’den fazla ağaç kesmeyeceksin. 50 bin falan değil ve bunun taahhütnamesini aldık. Bir de kestiğin ağaç karşılığında 7 tane boylu fidan dikeceksin diye bütün bunları aldık, tedbirleri aldık. Ama orada Artvinliler değil de dışarıdan gelenler bir takım buna karşı eylemler yaptılar” ifadelerini kullandı.

    “FAALİYETLER MAHKEME SÜRECİNDE DURDU”

    Konuyla ilgili toplantı yaptıklarını belirten Bakan Eroğlu, “Başbakanımız ve ben de toplantıdaydım. Bütün siyasi partilerin orada il başkanlarını milletvekillerini ve sivil toplum kuruluşlarını topladı ve anlattı bunu. Dedi ki durum böyle böyle vatandaşa anlatıldığı gibi değil tedbirler alınıyor bir de bu arada ÇED itiraz edilmiş itiraz dilekçesi de mahkemede görüyor. Sayın Başbakanımız dedi ki ’Madem öyle mahkemeye verilmiş mahkeme neticeleninceye kadar faaliyet dursun’ dendi ve faaliyet şu an durdu bir faaliyet yok dolayısıyla ancak mahkeme kararından sonra karar verilecek” diye konuştu.

    Valilikte’teki toplantının ardından 13 adet tesisin açılışını yapan Eroğlu, daha sonra 38 adet projenin daha müjdesini verdi. Üreticilere ceviz yetiştiriciliği için tahsis edilen yerlerin kurasını çeken Eroğlu, daha sonra alandan ayrıldı.

  • Eskişehir’de ’Cerattepe’ Eylemi

    Eskişehir Emek ve Demokrasi Güçleri, Artvin’in Kafkasör Yaylası Cerattepe Bölgesi’nde yapılması planlanan madencilik faaliyetlerine tepki amacıyla bir protesto eylemi gerçekleştirdi.

    Üniversite Caddesi üzerinde bir alışveriş merkezi önünde toplanan yaklaşık 150 kişi, burada Artvin’in Kafkasör Yaylası Cerattepe Bölgesi’nde yapılması planlanan madencilik faaliyetlerine tepki ve maden yapımına karşı çıkan insanlara destek vermek amacıyla bir araya geldi. Grup, ellerinde tuttukları afiş ve çeşitli yazıların bulunduğu dövizlerle sloganlar atarak, Artvin halkının yanında olduklarını söyledi. Bir süre slogan atan topluluk, ardından Karadeniz türküleri çalarak hem oynadı hem de türkü söyledi. Yaklaşık 15 dakika boyunca horon tepen grup, daha sonra basın açıklamasına geçti.

    Eskişehir Emek ve Demokrasi Güçleri adına basın açıklaması yapan Ronay Gültekçe, Artvin halkının madencilere karşı isyanda olduğunu belirtti. Gültekçe, “Yaklaşık 25 yıldır madencilik faaliyetlerine karşı direnişte olan Artvin halkı son 8 aydır nöbet halinde yaşıyor. Artvin halkı bölgede yaşanan ekolojik yıkımların bedelini her seferinde ağır bir şekilde ödüyor. Geçtiğimiz Ağustos ayında meydana gelen ve 8 kişinin ölümüne neden olan sel ve heyelan felaketinin en büyük sebebi, bölgenin bitki örtüsünü yok edilmesi ve hızla betonlaşması. Daha önce defalarca benzer felaketler yaşanmıştı. Şimdi madencilik faaliyetlerinin başlamasıyla, sel ve heyelan felaketinin sıklığı artacak, bölgenin içme suyu ve toprağı zehirlenecektir” ifadelerini kullandı.

    Yapılan basın açıklamasının ardından topluluk, olaysız şekilde dağıldı.

  • AK Partili Karaaslan’dan Cerattepe Açıklaması

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan, Artvin’in Cerattepe bölgesinde yaşananlarla ilgili, “Yalova’da yüzyıllık ağaçlar kesilirken sessiz kalanların, yine ağaç kesip yakarak barikat kuran sözde çevrecilerin ve onları görmezden gelenlerin marifetiyle son yıllarda hepimizin ortak hassasiyeti olan ’çevre’ sözcüğünü kullanarak AK Parti’ye ve hükümete saldırmalarının tek amacı gündemi değiştirmek” dedi.

    Artvin’in Kafkasör Yaylası Cerattepe bölgesinde maden çıkarılması ve yaşanan olaylar hakkında açıklamalarda bulunan AK Parti Çevre, Şehir ve Kültürden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan, “Maden çıkarılmak istenen alan ile ilgili provokasyon yapanların maskelerin ve ’çevre’ kelimesinin arkasına gizlenerek şehirlerimize, insanımıza ve doğaya zarar veren, yakan, yıkan ve yok edenlerin, şehirlerarası dolaşan profesyonel provokatörlerin ve illegal örgütlerin asıl niyetlerinin farkındayız. Onlar mutlaka hukuk önünde hesap vereceklerdir. Bu açıklamayı onlardan ziyade çevreye duyarlı ve kafasında soru işaretleri olan gerçek çevrecilere yapıyorum” ifadelerini kullandı.

    “YENİ YOLLAR AÇILMAYACAK”

    Artvin’in Kafkasör Yaylası Cerattepe bölgesinde yapılacak işletmenin açık işletme olmayacağını belirten Karaaslan, maden sahasından çıkarılacak bakırın kapalı sahada çıkarılacağını, bu sayede yerin altında yürütülen çalışmanın yerin üstüne zarar vermeyeceğini vurguladı. ÇED raporunun 19 ayrı kurum ve kuruluşun ortak kararı ile alındığına dikkat çeken Karaaslan, Yalnızca ağaç kesmek üzerinden konuya bakanların ötesinde, işletmenin Artvin içme ve kullanma suyu kaynaklarına etkisi, cevherin taşınmasının orman ekosistemine etkileri, döküm ve stok alanlarının tasarım ve yönetimi, proje sahasında yağışlı dönemlerde oluşabilecek heyelana karşı alınacak önlemler, cevherin nakliyesi sırasında oluşabilecek egzoz gazı kaynaklı oluşabilecek hava kirliliğini azaltmak için alınacak önlemler, böcek tahribatının orman ekosistemine etkisi, projenin yaban hayatına olabilecek muhtemel etkileri, jeolojik, jeoteknik ve hidrojeolojik raporlar ve bilimsel analizler doğrultusunda projede eksik ve yetersiz görülen kısımların yeniden düzenlenmesi, vatandaşlarımızın da endişeleri dikkate alınarak madenin nakliyesi sırasında oluşması muhtemel toz ve gazların orman ekosistemine etkilerini ortadan kaldırmak amacıyla madenin teleferik hattıyla taşınmasının daha uygun olacağı değerlendirilmiştir. Yani madeni taşımak için yeni yollar açılmayacaktır. Ayrıca birçok üniversite tarafından hazırlanan raporlarla da çevresel hususlar en iyi şekilde değerlendirilmiş ve etkiler minimize edilmiştir” dedi.

    “SÖZDE ÇEVRECİLER SAMİMİYETSİZLER”

    “Herkes şundan emin olmalıdır ki, vatandaşlarımızın hassasiyeti bizim için her şeyden önemlidir” diyen Karaaslan, “Yalova’da yüzyıllık ağaçlar kesilirken sessiz kalanların, yine ağaç kesip, yakarak, barikat kuran sözde çevrecilerin ve onları görmezden gelenlerin marifetiyle, son yıllarda hepimizin ortak hassasiyeti olan ’çevre’ sözcüğünü kullanarak, AK Parti’ye ve hükümete saldırmak bunu yaparken tek amacı gündemi değiştirmek olan, dikkat çekmek için de iki öğün arası açlık grevi yapan siyasilerin desteğini almak ve yeni gündemler oluşturmak en hafif anlamı ile samimiyetsizliktir” ifadelerini kullandı.

    “BİZLER EZELDEN ÇEVRECİYİZ”

    Günümüzde özellikle gelişmiş ülkelerde koruma kullanma dengesi içerisinde tüm bu faaliyetlerin çevreye zarar vermeden yapılabildiğini belirten Karaaslan, “Çevreyle ilgili her türlü tedbiri alarak doğal kaynaklarımızı, yer altı kaynaklarımızı ülkemizin kullanımına sunmak suretiyle ekonomimize katkı sağlamak mümkündür. Bu ve benzeri faaliyetler çok yüksek bir çevre hassasiyeti ile gerçekleştirilebilir. Aksi takdirde en etkili tepkiyi bizim vereceğimizden ve karşısında duracağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Çünkü yaratılanı yaradandan ötürü seven bizler, ezelden çevreciyiz” dedi.