Etiket: Ceo’su

  • Doğa Sigorta CEO’su Nihat Kırmızı: “Yaraların hızlı sarılabilmesi için hasarlar karşılanacak”

    Doğa Sigorta CEO’su Nihat Kırmızı, tüm sigorta branş poliçelerinin genel şartlarında yaşadığı bu gayri meşru olay istisna olarak belirtilmiş olmasına rağmen sigortalıların yaralarının hızlıca sarılabilmesi için Doğa Sigorta tarafından hasarların karşılanacağını söyledi.

    Doğa Sigorta CEO’su Nihat Kırmızı’nın yaptığı açıklamada sigortalıların yaralarının hızlıca sarılabilmesi için kendileri tarafından hasarların karşılanacağını söyledi. 15 Temmuz 2016 gecesi meydana gelen gayri meşru kalkışma girişimi devletin ve milletimin tek vücut olarak gösterdiği birlik, beraberlik ve kararlı duruşu ile etkisiz hale getirildiğini belirten Kırmızı, demokratik olmayan ve milli iradeyi yok sayarak planlanan bu başarısız kalkışma girişimi millette maddi, manevi ve bedeni yaralara yol açtığını kaydederek, “Tüm sigorta branş poliçelerinin genel şartlarında yaşanan bu gayri meşru olay istisna olarak belirtilmiş olmasına rağmen sigortalıların yaralarının hızlıca sarılabilmesi için Türkiye’nin milli sigorta şirketi Doğa Sigorta tarafından hasarları karşılanacaktır” dedi.

    Doğa Sigorta CEO’su Nihat Kırmızı, sözlerini şöyle tamamladı: “Türkü, Kürdü, Laz’ı, Alevi’si, Sünni’si, Sağcısı ve Solcusuyla bu tür gayri meşru kalkışmalara izin vermeyeceğini gösteren halkımızın ve devletimizin her zaman yanında olan, ülkemizin yüzde yüz milli sermayeli şirketi Doğa Sigorta hasar ödemelerinde de sigortalılarının yanındadır”.

  • Sabancı Holding CEO’su Kurtul: “S&P’nin kararı son derece aceleci alınmış bir karar”

    Sabancı Holding CEO’su Zafer Kurtul, uluslararası derecelendirme kuruluşu Standard&Poors’un Türkiye’nin ekonomik görünüm notunu düşürmesini “Son derece aceleci alınmış bir karar” olarak yorumladı.

    Sabancı Holding CEO’su Zafer Kurtul, başarısız olan 15 Temmuz darbe girişime yönelik açıklama yaptı. Kurtul, açıklamasında uluslararası derecelendirme kuruluşu Standard&Poors’un (S&P) Türkiye’nin ekonomik görünüm notunu düşürmesini de değerlendirdi. Kurtul, S&P’nin kararını “Son derece aceleci alınmış bir karar” olarak nitelendirdi.

    Kurtul, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Demokrasimize ve milletimizin egemenliğine kasteden darbe girişiminin ardından Hükümetimiz ve ekonomi yönetimimiz tarafından hızlı ve yerinde alınan önlemler, ülkemiz ekonomisinin olumsuz etkilenmemesi açısından son derece kritik rol oynamıştır. Bu süreçte ekonomi yönetimimizin ve iş dünyamızın birlik ve koordinasyon içinde gösterdikleri dayanışma, ülke içinde ve uluslararası yatırım ortamlarında güven ortamının devamını sağlar niteliktedir.

    Hal böyle iken, uluslararası derecelendirme kuruluşu Standard&Poors’un Türkiye’nin ekonomik görünüm notunu düşürmesini son derece aceleci alınmış, yanlış ve talihsiz bir karar olarak değerlendirmekteyiz.

    Sabancı Holding olarak ülkemiz için yapacağımız en iyi şeyin; bizleri psikolojik olarak olumsuzluklara sürükleyebilecek gelişmelere itibar etmeden, barış ve kardeşliğin kazanacağına her daim olan inancımızla, ülkemiz için çalışmaya ve üretmeye devam etmek olduğuna inanıyoruz”.

  • Dünya seyahat devi TUI’nin CEO’su Sebastian Ebel, Antalya’da

    Dünya seyahat devi TUI’nin CEO’su Sebastian Ebel, Antalya’ya geldi. Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Osman Ayık ile bir araya gelen Ebel, Türkiye’nin alternatifi olmayan bir destinasyon olduğunu belirtti.

    TUI CEO’su Sebastian Ebel, TÜROFED Başkanı Osman Ayık ve turizmcilerle Lara Barut’ta buluştu. TÜROFED Başkanı Ayık, TÜROFED Başkan Yardımcısı Sururi Çorabatır, TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi Kerim Çavuşoğlu, turizmciler Haydar Barut, Ahmet Barut ile karşılıklı görüş alışverişinde bulundu Ebel’e ziyaretlerinde TUI Türkiye Genel Müdürü Koray Çavdır eşlik etti.

    “Türkiye’ye olan turist akışını sağlıklı hale getirmek istiyoruz”

    Ebel Sebastian’ın ziyaretini değerlendiren TÜROFED Başkanı Osman Ayık, “Bu ziyaret TUI’nin Türkiye ve özellikle Antalya’ya verdiği önemi göstermektedir. Ebel’in Türkiye’nin içinde bulunduğu bu zorlu süreçte Antalya’ya gelmesi bizi fazlasıyla mutlu etti. Kendisi de Türkiye ve Antalya’ya verdikleri önemi dile getirdi. Bu süreçte kendilerini yanımızda görmek ve desteklerini hissetmek bizler için çok önemliydi. Önümüzdeki süreçte TUI ile daha fazla işbirliği yaparak Türkiye’ye olan turist akışını sağlıklı hale getirmek istiyoruz” diye konuştu.

    “Yakın gelecekteki hedefimiz Türkiye’nin payını arttırmaktır”

    Turizmcilerle yaptığı görüşmelerde Türkiye ve özellikle Antalya’nın kendileri için çok önemli olduğunu açıklayan Sebastian Ebel, “TUI’nin toplam kapasitesi içinde Türkiye’nin yüzde 20 payı bulunuyor. İspanya’nın payı da yüzde 24 dolayında. Yakın gelecekteki hedefimiz Türkiye’nin payını arttırmaktır” dedi. Türkiye ve Avrupa’da meydana gelen terör saldırılarına da değinen Ebel, “Bu sene yaşanan terör olayları geçici olaylardır. Terör sadece Türkiye’nin değil tüm dünyanın ve turizm destinasyonlarının sorunudur” şeklinde konuştu.

    “Türkiye ve özellikle Antalya alternatifi olmayan bir destinasyondur” diyen Ebel, açıklamalarına şöyle devam etti:

    “Antalya’nın en önemli özelliği fiyat-hizmet kalitesinde rakipsiz olmasıdır. Gerek İstanbul Atatürk Havalimanı’ndaki saldırı gerek Franca-Nice’deki olaylar ve Cuma günü İstanbul ve Ankara’da yaşanan olaylara kadar olan süreçte trend Türkiye’ye dönmüştü. Bu olaylar sonrasında iptaller olduğu gibi yeni rezervasyonlar da mevcut. Türkiye’nin müşterileri sabit turistlerdir. Geçen sene Türkiye’ye gelen turistlerin yüzde 60’ı bu sene başka bir yere tatile gitmedi, evinde oturuyor. Dünyada ve Türkiye’de herhangi bir olay yaşanmadığı takdirde servis kalitesi, otellerin kalitesi, fiyat-kalite dengesi ile Türkiye çok kısa sürede geriye dönecektir.”

    TUI’nin CEO’su Ebel, Antalya Valisi Münir Karaloğlu ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’i de makamlarında ziyaret etti. Ebel, Vali Karaloğlu ve Başkan Türel’e Antalya’nın TUI için çok önemli bir tatil destinasyonu olduğunu dile getirerek işbirliği yapmaya hazır olduklarını söyledi.

  • Pladis TR, Mena& Ca Ceo’su Mehmet Tütüncü Şirketin Gelecek Hedeflerini Anlattı

    Yıldız Holding, geçtiğimiz aylarda bisküvi, çikolata ve şekerleme alanındaki işlerini bir araya getirerek 5.2 milyar dolarlık ciroya sahip Pladis’i oluşturdu.

    Geçtiğimiz günlerde global lansmanını Londra’da gerçekleştiren Pladis, 8 Haziran’ı “pladis day (pladis günü)” olarak belirledi ve dünyanın dört bir yanındaki 36 fabrikasında ve tüm ofislerindeki çalışanlarıyla kutlamalar gerçekleştirdi. Pladis’in üç önemli bölgesinden biri olan Türkiye, Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya (TR, MENA & CA) CEO’su Mehmet Tütüncü, gelecek hedeflerini anlattı.

    Ülker, McVitie’s ve Godiva’nın pladis çatısı altında birbirine güç verdiğini vurgulayan Tütüncü, “Üç markamız da birbirini çok iyi tamamlıyor. Ülker ve McVitie’s kendi kategorilerinde lider iki marka. Godiva’nın marka lisans anlaşmasıyla üreteceğimiz ürünler de önümüzdeki dönemde market raflarında yerini alacak. Böylece, her okazyonda, herkes için ve her fiyat aralığında ürünü tüketicimizle buluşturmuş olacağız. Ülker, McVitie’s ve Godiva el ele vererek Pladis’i lider yapacak” dedi.

    Godiva’nın Pladis içindeki yapılanmasının Ülker ve McVitie’s’ten farklı olduğunu anlatan Tütüncü, “Godiva’nın mağazacılık ve perakande kısmı Pladis yapılanması içinde yer almıyor. Çünkü bu işin dinamikleri çok farklı. Pladis, Godiva’nın marka lisans anlaşması ile ürettiği farklı formatlardaki premium ürünleri pazarda tüketicisine daha yaygın olarak ulaştıracak. Önümüzdeki dönemde tüketici talebinin oluşacağını düşündüğümüz noktalarda Godiva markalı ürünleri müşterilerimizin beğenisine sunacağız” şeklinde konuştu.

    Pladis’in toplam üç asra yayılan bir üretim deneyimine işaret eden Tütüncü, şöyle devam etti: “Markalarımıza baktığımızda United Biscuits 186, Godiva 90 yaşında. Ülker ise bu yıl 72’nci yaşını kutlayacak. Bu üç büyük tecrübeyi Pladis çatısı altında bir araya getirdik. Pladis’in cirosu 5.2 milyar dolar. pladis’in hedefi çift haneli büyümeyi sürdürmek. Biz de bölge olarak üzerimize düşeni yapacağız. Gelecek üç yıl içinde Pladis büyümesinin üçte birini bölgemizden sağlayacağız” dedi.

  • Ferrero Ceo’su Oltan: “Karadeniz Fındığı Olmazsa Olmazımızdır”

    Ferrero Uluslararası Fındık Şirketi CEO’su Orhan Veli Oltan, “Bizim en büyük önceliğimiz yüksek kalite fındık üretiminde sürdürülebilirliğin sağlanması ve Türk fındığının dünya pazarlarında hak ettiği yeri almasıdır” dedi.

    Ferrero Grubu – Oltan Gıda, Düzce’de düzenlediği iftar yemeğinde basın mensuplarıyla bir araya geldi. Ferrero Uluslararası Fındık Şirketi CEO’su Orhan Veli Oltan’ın ev sahipliğinde gerçekleşen iftar yemeğine Ferrero Sürdürülebilirlik Direktörü Aldo Cristiano da katıldı.

    Yemek sonrasında açıklamalarda bulunan Orhan Veli Oltan, “Yerelden aldığımız gücü ve değerlerimizi, global bir vizyon ile birleştirerek Türkiye ekonomisi için değer oluşturmaya devam ediyoruz. Ferrero ürünlerinin olmazsa olmazı Karadeniz’in özenle seçilmiş fındığıdır. Bu sebepledir ki bizim en büyük önceliğimiz yüksek kalite fındık üretiminde sürdürülebilirliğin sağlanmasıdır. İddia edildiği üzere fındığı en ucuz fiyattan satın almak hiçbir suretle bizim amacımız olamaz. Fındık fiyatının düşük olması üreticinin ilgisini azaltıp, tarım arazilerinin verimliliğini düşürecektir. Bu da gelecekte fındık üretiminde düşüşe neden olabilir. Bizim hedefimiz Ferrero Değerli Tarım Projesi ile üreticinin, bahçesinde iyi tarım uygulamalarını yaygınlaştırarak kaliteyi, verimi ve kazancını artırmasını sağlamaktır. Hedefimiz, Türkiye’nin fındık üretiminde maksimum kaliteyi ve en yüksek verimi yakalamak. Bugüne kadar yaptığımız eğitimlerle 35 bin çiftçiye ulaştık ve 134 örnek fındık bahçesi geliştirdik. Örnek fındık bahçelerinde, fındık hasadında uygulanan temel tarım teknikleriyle üretimin yaklaşık olarak yüzde 30 arttığını ve kalitenin önemli ölçüde iyileştiğini görüyoruz” dedi.

    “TÜRKİYE FINDIKTA LİDER ÜLKE”

    Türkiye’nin dünya fındık üretimi ve ihracatında lider konumunda bulunduğunu işaret eden Orhan Oltan, “1992 yılında 87 ülkeye ihracat yaparken bugün 112 ülkeye ihracat yapacak seviyeye ulaşmıştır. Son yıllarda yeni hedef pazar olan Çin’e 2002 yılında 613 ton fındık ihracatı yapılırken, ihracat rakamlarımızın bugün ulaştığı rakam 3 bin 500 tondur. Gururla belirtmeliyim ki; Ferrero Grubu’nun Çin’de yaptığı fabrika yatırımının, bu rakamların yükselmesine, Türkiye’den Çin’e yapılan fındık ihracatının artmasına çok büyük bir katkısı olmuştur. Bugüne kadar bizim ağzımızdan kimse rekolte ilanı duymadı. Bundan sonra da duymayacak. Biz rekolte ilanının etik olmadığını düşünüyoruz. Önümüzdeki yıl rekolte ilan etmeyiz. Piyasaya zarar verir. Biz hiç rekolte ilanında bulunmadık. Ağzımızdan herhangi bir toplumda laf çıkmadı. Rekolte hakkında kendi içimizde konuştuk ama kamuoyuna rekolte bildirmedik. Bizim işimiz fındığı almak kullanmak ve tüketiciye yedirmek” diye konuştu.

    “GÜRCÜ FINDIĞINI HİÇ ALMADIK”

    Oltan son olarak piyasada Oltan Fındığın tekelleşmeye gittiği iddialarına cevap vererek, “Tekel olmak gibi hedefimiz yok. Öyle olmak mümkün değil. Tamamen arz, talebe ve rekolteye bağlı. Biz buna müdahale etseydik geçen yıl fındığı 15 liraya almazdık. Ben hiçbir şekilde Gürcü fındığı alırım demedim. Bugüne kadar Gürcü fındığı almadık. Ama 5 sene sonra Gürcü fındığı alır mısınız derlerse ona hayır demem mümkün değil. Biz ticaretin gerçekten serbest olması gerektiğine inanıyoruz. Aksine inanlara saygı gösteriyoruz. Ama piyasa olmalı” şeklinde konuştu.