Etiket: Cenazesinde

  • Şehidin cenazesinde duygulandıran anlar

    İran sınırında şehit edilen Uzman Onbaşı Ahmet Furkan Köse’nin ninesi Elif Köse, tören boyunca torunun tabutunun başından ayrılmayan kedisini kucağına alarak uzun süre sevdi.

    Iğdır’ın Aralık ilçesi İran sınırında teröristlerin hain saldırısında şehit olan Piyade Uzman Onbaşı Ahmet Furkan Köse, memleketi Gaziantep’in Nizip ilçesi Bahçeli Mahallesi’nde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı. Törende şehidin büyütüp beslediği kedisi Türk bayrağına sarılı tabutun yanından törene katılanların çabalarına rağmen ayrılmadı. Cenaze defnedilmek üzere mezarlığa götürülürken şehidin ninesi Elif Köse ise, kediyi kucağına alarak uzun süre sevdi. Kedinin torunu Ahmet Furkan Köse’nin emaneti olduğunu söyleyen Elif Köse, kediyi severek hasret giderdi.

    Elif Köse, oğlu, kızından sonra ikinci torununu da kaybetmenin hüznünü yaşadığını söyleyerek gözyaşlarına tutamadı.

  • Uğur Kıvılcım’ın cenazesinde büyük vefasızlık

    Sinema ve tiyatro sanatçısı Uğur Kıvılcım son yolculuğuna uğurlandı. Kıvılcım’ın cenaze törenine aile yakınları katılırken sanat camiasından kimsenin katılamaması dikkat çekti.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları,Usta oyuncularından, sinema ve tiyatro sanatçısı Uğur Kıvılcım’ı cenazesi Üsküdar Şakirin Camii’nde kılındı.76 yaşında hayatını kaybeden sanatçının ikindi namazına müteakip kılınan cenaze namazına çok az sayıda seveni katılırken sanat camiasından katılım olmaması dikkat çekti. Namazın ardından Uğur Kıvılcım’ın naaşı Çekmeköy Valide Sultan Mezarlığı’nda defnedilmek üzere götürüldü.

    Uğur Kıvılcım kimdir?

    15 Aralık 1942 tarihinde İstanbul’da doğdu. Uygulamalı sinema oyunculuğu-tiyatro-seslendirme eğitimi aldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları oyuncularındandır. Çok sayıda filmde rol aldı.

    Uğur Kıvılcım, “Kadın Değil Baş Belası” filminde darbukacı, “Güllü” filminde hizmetçi, “Bülbül Yuvası” filminde Zerrin, Adsız Cengaver filminde Cabbar’ın başı vurulan eşi, “Gelin Çiçeği” filminde gitarist Uğur, 1973 yapımı “Yalancı” filminde Ayşe, Diyet filminde işçilerden Şerife, “Dünden Sonra Yarından Önce” filminde Mübeccel, “Dudaktan Kalbe” dizisinde Huriye yenge ve “Eyvah Babam” ile “Eyvah Kızım Büyüdü” dizilerinde Latife Sultan rollerini oynamıştır.

  • Şehit cenazesinde kahreden fotoğraf

    TEKİRDAĞ (İHA) – Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde toprağa verilen şehit Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş İsa Boztoprak’ın cenaze töreninde objektiflere yansıyan bir görüntü görenleri adeta kahretti.

    Geçirdiği trafik kazasında şehit olan Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş İsa Boztoprak, Çorlu’da düzenlenen cenaze töreninin ardından gözyaşları arasında Çorlu Şehitliği’nde toprağa verildi. Törende şehidin cenazesi taşındığı sırada, bir vatandaşın bir eliyle tabutu taşırken diğer elinde tuttuğu cep telefonu ile öz çekim yapmaya çalışması görenleri kahretti. Bu kadar da olmaz dedirten fotoğrafı görenler şaşkınlığını gizleyemedi.

    Şehit Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş İsa Boztoprak görevli olduğu Kütahya’dan İstanbul Adli Tıp Kurumu’na görevli olarak gittiği sırada içerisinde bulunduğu aracın İstanbul Tuzla’da kamyona çarpması sonucu şehit olmuştu.

  • Şehidin cenazesinde ‘Kahrolsun PKK’ sloganları atıldı

    Diyarbakır’ın Kocaköy ilçesi kırsalında PKK’lı teröristlerle çıkan çatışmada şehit düşen Jandarma Uzman Çavuş Hatip Çağlar’ın cenazesi gözyaşları ve dualarla toprağa verildi. Yüzlerce kişinin eşlik ettiği cenaze kortejinde vatandaşlar ‘Kahrolsun PKK’ sloganları atarken eşinin tabutunun yanına gelen Mizgin Çağlar, eşine “Bak şehit oldun aşkım, istediğin oldu” diye seslendi.

    Diyarbakır’ın Kocaköy ilçesi kırsal alanında terör örgütü PKK’ya karşı icra edilen operasyon esnasında çıkan çatışmada ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede şehit düşen Jandarma Uzman Çavuş Hatip Çağlar için tören düzenlendi. Şehit askerin naaşı, cenaze namazının kılınacağı Ulucami’ye getirildi. Öğle namazını müteakip İl Müftüsü Burhan İşliyen tarafından kıldırılan cenaze namazının ardından Şehit Jandarma Çağlar’ın naaşı Yenişehir ilçesinde bulunan kara şehitliğine defnedilmek cenaze aracına konuldu. Yüzlerce kişinin eşlik ettiği kortejde ‘Şehitler ölmez vatan bölünmez, kahrolsun PKK’ sloganları atıldı.

    “Bak şehit oldun aşkım istediğin oldu”

    Şehit eşi Mizgin Çağlar, eşinin tabutunun yanına gelerek, ‘Bak şehit oldun aşkım. İstediğin oldu. Şehidim, gururum’ diyerek gözyaşı döktü. Şehidin çocukları Hiranur ve Muhammed Üveys Çağlar da babalarını asker üniformasıyla uğurladı.

    Kortejin ardından şehidin naaşı defnedilmek üzere Yenişehir ilçesinde bulunan Kara Şehitliğine getirildi. Cenaze törenine Vali Hasan Basri Güzeloğlu, AK Parti Milletvekili Ebubekir Bal, Büyükşehir Belediye Başkanı Cumali Atilla, 7. Kolordu ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Sinan Yayla, Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral Halis Zafer Koç, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Ali Demir, Cumhuriyet Başsavcısı Kamil Erkut Güre, Emniyet Müdürü Tacettin Aslan, şehidin ailesi ve yakınları ile yüzlerce vatandaşlar katıldı.

    Şehidin naaşı öz geçmişinin okunmasının ardından okunan dualarla toprağa verilirken kızı Hiranur Çağlar babasına, tabutunu öperek veda etti. Defin işleminin ardından Vali Hasan Basri Güzeloğlu tarafından şehidin eşine ve babasına Türk bayrağı verildi.

    Şehit Jandarma Uzman Çavuş Hatip Çağlar’ın 30 yaşında, evli ve 2 çocuk babası olduğu belirtildi.

  • Bakan Soylu’dan Aysel Tuğluk’un annesinin cenazesinde yaşananlarla ilgili açıklama

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Orada bir 15-20 kişilik grup, ilk önce 5, sonra 10, sonra 15, sonra 20, sonra 25 kişilik bir grup maalesef, hiçbirimizin kabul etmeyeceği, hepimizin eleştirdiği, bir anneye yapılmaması gereken ve hepimizin de üzerinde ciddi bir şekilde durduğu bir olayla karşılaşıldı” dedi.

    Soylu, Aysel Tuğluk’un annesi Hatun Tuğluk’un cenazesinde yaşananlarla ilgili açıklama yaptı. Soylu, şöyle konuştu:

    “Emniyet müdürleri, bütün görevliler cenazedeki defin gerçekleştikten sonra oradan ayrıldılar. Fakat orada bir 15-20 kişilik grup, ilk önce 5, sonra 10, sonra 15, sonra 20, sonra 25 kişilik bir grup Maalesef, hiç birimizin kabul etmeyeceği ve hepimizin de eleştirdiği, bir anneye yapılmaması gereken ve hepimizin de üzerinde ciddi bir şekilde durduğu bir olayla karşılaşıldı. Yine arkadaşlar beni aradılar, dediler ki: “Burada kötü olaylar oluyor, lütfen müdahale edin.” Birkaç arkadaşımızla konuştuk: Sırrı Süreyya Önder, Osman Baydemir, Pervin Hanım Yani bunlar yaklaşık bir on-on beş dakika içerisinde gerçekleşen olaylar. Ankara Valisini, Ankara Emniyet Müdürünü hemen aradık, olay yerine sevk ettik. Dedik ki: ‘Burada ne varsa hemen burada tedbir alacaksınız’ Ardından Sırrı Süreyya Bey tekrar aradı, dedi ki: ‘Burada çok kötü olaylar olacak’ .Ben dedim ki: Ben hemen oraya geliyorum. Hemen arabaya atladık, oraya gittik. İlk önce mezarlığa gittik, ‘Bu merhume burada defnedilsin. Biz devlet olarak bunu sağlarız. Burada bir hadise söz konusu oldu, bunu tasvip etmemiz mümkün değil. Bu birliğimiz açısından burada defnedilmesi doğrudur’ dedik. Sonra tekrar tezekkür ettik. Sonra Aysel Tuğluk’u sorduk nerede diye. ‘Karakolda’ dediler. Kalktık, karakolun dışındaki ring arabasının içerisindeydi, cezaevi arabasının içerisinde, aldık karakola götürdük ve yaklaşık kırk dakika, kırk beş dakika hem başsağlığı diledik hem de konuştuk. Hiç merak etmeyin, buraya defnetmek istiyorsanız buraya, Karşıyaka’ya götürmek istiyorsanız Karşıyaka’ya, memleketine götürmek istiyorsanız memleketine. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı oldu, uçak. ‘Ne istiyorsanız, nasıl istiyorsanız, kendi memleketine gitmek istiyorsa, burada defnedilmek istiyorsa burada’. Biz elimizden geleni yaptık. Sonra birtakım iddialar söz konusu oldu. İddialar şunlardı: ’Bize burada küfrettiler, hakaret ettiler, bilmem ne ettiler’. Ben İçişleri Bakanıyım, ben bunları araştırmakla sorumluyum ve mükellefim. Hemen arkadaşlarıma talimat verdim. Böyle bir soruşturmada nasıl, kaç kişi bunu bilmiyorum.”

    Soylu, devletin görevini yerine getirdiğini belirterek, “Şimdi, bunun üzerinden ‘Hatun Tuğluk’un cenazesinde şöyle bir şey oldu, böyle bir şey oldu’ veya burada siz, sanki biz bunun koordinatörüyüz, sanki biz bunun yapanıyız. El insaf deriz ya. Yani, bu olayın her hâlini eğer birlikte yaşamamışsak, birlikte bunu santim santim, adım adım nasıl bir şekilde dediniz ki: ‘İki gün evinde kalsın.’ Evet, bu olay da olmamıştı o zaman. ‘Aysel Tuğluk iki gün evinde kalsın.’ Normalde evinde kalamaz, kalması gereken yer akşam cezaevidir. ‘Annesi vefat etti, evinde kalsın.’ Biz burada insani olarak da hukuki olarak da elimizden gelen her şeyi yaptık. Toplumsal olaylar olur mu? Olur” ifadelerini kullandı.