Etiket: Cenazelerini

  • Paraları olmadığı için Irak’tan cenazelerini getirtemiyorlar

    Mersin’den Irak’a çalışmak için giden ve geçen hafta Çarşamba günü orada hayatını kaybeden Yusuf Tutkal’ın cenazesini ailesi Türkiye’ye getirtemiyor. 4 bin 500 dolar para verilmesi halinde cenazenin Türkiye’ye gönderilebileceğini öğrenen Tutkal ailesi, devlet büyüklerinden yardım bekliyor.

    Edinilen bilgiye göre, 3 ay önce Irak’ın Kerbela şehrine mobilya atölyesinde çalışmak üzere giden Yusuf Tutkal (36), 14 Kasım Çarşamba gecesi uyurken, kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. 15 Kasım sabahı çalışma arkadaşları tarafından fark edilen Yusuf Tutkal’ın cenazesi, yapılan incelemelerin ardından hastane morguna kaldırıldı. Dün itibariyle Irak Hükümeti ölüm evrakını tamamlayarak Türk Konsolosluğuna teslim etti. Burada yapılacak otopsinin ardından Tutkal, Türkiye’ye gönderilecek ancak aile cenazeyi getirtemiyor. 4 bin 500 dolar para verilmesi halinde cenazenin Türkiye’ye gönderilebileceğini öğrenen Tutkal ailesi, devlet büyüklerinden yardım bekliyor.

    Konuyla ilgili İHA muhabirine konuşan Tufan Tutkal, kardeşinin son 3 yıldır aralıklarla Irak’a gidip, geldiğini söyledi. Kardeşinin Irak’ta mobilya atölyesinde çalıştığını belirten Tutkal, “Borçları vardı. Zaten ailesine daha iyi bir yaşam sağlayabilmek için oraya gidiyordu. 2 tane kız çocuğu var. Onlar için Irak’a gidiyordu. Zaten çok uzun bir süre kalmayacağım diyordu. Geçen hafta Çarşamba ayın 14’ü gecesinde uykusunda vefat etmiş. Beraber kaldığı Türk arkadaşı sağolsun bulduğu zaman direk polislere haber vermiş. Cinayet masası ekipleriyle, doktorlar gelmiş. Herhangi bir cinayet şüphesi bulamamışlar. Doktorların da ilk incelemesi kalp krizinde uykusunda ölüm olduğu yönünde. Ondan sonra oradan morga kaldırıyorlar ve konsolosluğa bilgi veriyorlar. Bize söylenen Irak Hükümetinin bir belge düzenleyip, konsolosluğa ulaştıracağı yönündeydi. Araya resmi tatiller filan girince evrakı hazırlamaları 8 gün sürdü. Pazar günü orada hafta başıymış. O evrakla birlikte kardeşim Kerbela’dan Bağdat’a getirilecek. Orada Türk Konsolosluğu tarafından otopsisi yapılacak, yıkanıp, kefenlendikten sonra bize gönderilecekti” diye konuştu.

    “İstiyoruz ki kardeşimizin bir mezarı olsun”

    Oradaki yetkililerden gelen sonraki telefonların kendilerini şaşırttığını kaydeden Tutkal, “Ölümüz zaten bizi yıkmıştı ama fakat sonradan 6 bin dolar bir para istediler. Buna biz inanamadık. Canlı olarak gelmesi 500 dolarken, vefat etmiş halinde 6 bin dolar istenmesi bizi çok üzdü. Konuşmalarımız, girişimlerimiz sonucunda ancak 4 bin 500 dolara kadar düşürebildik. Fakat bu bizim bulabileceğimiz bir miktar değil. Getirilmesi yönünde bazı yerlere de başvuruyoruz ama hiçbir netice alamıyoruz. Konsoloslukla görüşmelerimizde bunu ödeyecek durumumuz yok, bunu ödeyemeyiz dediğimizde o zaman izin verin buraya gömülsün dediler. Buna da asla izin veremeyiz. Eşi, çocukları, biz varız. İstiyoruz ki kardeşimizin bir mezarı olsun orada yanına gidelim. Orada gömülmesine asla izin veremeyiz ama onlar da 4 bin 500 dolardan geri adım atmıyorlar. Bize dedikleri eğer devlet büyüklerinden biri araya girmezse gönderemeyiz dediler” ifadelerini kullandı.

    “Devlet büyüklerinden ricamız kardeşimizi bize geri getirsinler”

    Yetkililerden yardım isteyen Tutkal, “Biz konsolosluğun çalışma şeklini bilmeyiz. Yurt dışında daha önce ölen bir akrabamız yok. Devlet büyüklerinden ricam eğer yapılabiliyorsa kardeşimizi bize geri getirsinler. Bunun bir bedeli olacaksa da bunu taksit taksit ödemeyi de kabul ederiz. Ancak şu anda biz bu parayı bulamıyoruz. Cenaze orada 10 gündür açıkta bekliyor. Bir an önce cenaze daha da kötü duruma gelmeden buraya gelmesini istiyoruz. Bu parayı Iraklı yetkililer istiyormuş. Biz bunu öderiz ama şu an ödeme gibi bir durumumuz yok. Bir an önce kardeşimin buraya gelmesini istiyoruz. Perşembe günü öğleden sonra kimseyi bulamıyoruz. Cuma, cumartesi günleri resmi tatilleri var. Bize de söylenen bu hafta içerisinde pazar Bağdat’a gelir, pazartesi otopsisi yapılır, kefenlenir, yıkanır size salı gönderilir şeklinde. Salıya kadar bu parayı ödeyemezsek muhtemelen oraya gömecekler. Bunun da olmasını istemiyoruz. Devlet büyüklerinden yardım bekliyoruz” şeklinde konuştu.

    “Şu anda çocuklarımla beraber onun cenazesini bekliyoruz”

    Eşi Cemile Tutkal ise eşinin Irak’a çalışmaya gittiğini vurgulayarak, “10 gündür eşimin ölümünün şokunu atlatamamışken daha Türkiye’ye getiremiyoruz. Baya sıkıntılıyız. Çocuklarım da halen inanamıyor özellikle küçük kızım. Halen ‘babam Irak’ta, gömmemiz gerekiyor ki ölsün’ diyor. Bu yaştaki çocuğa da bunu açıklayamıyoruz. Şu anda çocuklarımla beraber onun cenazesini bekliyoruz. Zaten ölümünün şokunu halen atlatamadık. Baya zor durumdayız. 10 gün oldu halen haber alamadık. Biz burada perişan olduk. Devlet yetkililerinden acil yardım bekliyoruz” dedi.

  • Yağmur altında saatlerce cenazelerini bekliyorlar

    Şanlıurfa Adli Tıp Kurumunun bahçesinde cenazelerini bekleyen vatandaşlar, soğuk hava ve yağmurdan korunup tuvalet gibi temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için bahçeye bekleme salonu yapılmasını istiyor.

    Şanlıurfa Adli Tıp Kurumunun bahçesinde otopsi işlemleri için bekleyen cenaze yakınları, kurum bahçesine bekleme salonu yapılmasını istiyor. Yaklaşık bir buçuk yıl önce yeni yerine taşınan Adli Tıp Kurumunun kapısında beklemek zorunda kalan vatandaşlar yazın sıcak hava, kışın da soğuk hava ve yağış nedeniyle zorluk yaşıyor. Kurum binasına herkesin alınmadığını aktaran cenaze yakınları, bahçe bölümündeki alternatif yerlere bekleme salonu, mescit ve tuvalet yapılması için yetkililere seslendi.

    Yağmur altında saatlerce cenazelerini bekliyorlar

    Burada temel ihtiyaçlarını gideremediklerini de belirten vatandaşlardan İbrahim Karaçizmeli, “Bir vatandaş olarak cenazemizi almak için Adli Tıp Kurumunun önünde bekliyoruz. Kış nedeniyle yağmur yağıyor. Buradan devlet yetkililerine sesleniyorum. Burada kadınlar var, ihtiyarlar var, hastalar var cenazelerini bekliyor. Kurum bahçesinde ne bir mescit var, ne bir bekleme salonu var ne de bir tuvalet var. Yetkililerden rica ediyorum. Buraya yazın sıcaktan, kışın da yağmur ve kardan dolayı insanların dinlenebileceği, bekleyebileceği bir salon yapsınlar” dedi.

    Sabah saatlerinden itibaren cenazelerini beklediklerini ifade eden Mustafa Karaçizmeli ise “Şanlıurfa Valiliğine, Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğüne veyahut bu konu ile ilgili yetkililere sesleniyorum. Vatandaşlar bu soğuk havada burada perişan hale geliyor. Şu anda yağmur yağıyor. İnsanların içerisinde bekleyebilecekleri bir alan yok. Buradaki durum ile yetkililer ilgilenirse memnun oluruz” diye konuştu.

  • Babaları tarafından öldürülen çocukların cenazelerini anneleri aldı

    Antalya’nın Aksu ilçesinde, babaları tarafından tabancayla öldürülen 2 çocuğun cenazesini anneleri teslim aldı.

    Edinilen bilgiye göre, Aksu ilçesinde, baba Göksel Akşeker’in intiharından önce tabancayla öldürdüğü çocukları 3 yaşındaki Hira ile 5 yaşındaki Elasu’nın Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsileri tamamlandı. 2 çocuğun cenazelerini geçen 30 Ağustos’ta eşi tarafından yaralanan Şura Akkök Akşeker, teslim aldı. 2 çocuğun cenazesi Kahramanmaraş’ta toprağa verilmek üzere yola çıktı.

  • Teröristlerin cenazelerini HDP’li vekiller teslim aldı

    Muğla’nın Köyceğiz ilçesi Toparlar Mahallesi ormanlık alanda güvenlik güçleri ile girilen çatışmada etkisiz hale getirilen PKK’lı 5 teröristten ikisinin cenazeleri, Muğla Adli Tıp Kurumu’ndan HDP milletvekilleri ve aileleri tarafından teslim alındı.

    Geçen hafta içinde Köyceğiz Toparlar Mahallesi ormanlık alanda bir grup PKK’lı teröristin bulunduğu ihbarını alan güvenlik güçleri, Şelale bölgesinde teröristler ile sıcak temas sağlamış ve 5 terörist etkisiz hale getirilmişti. Etkisiz hale getirilen 5 kişi otopsi için Muğla Adli Tıp Kurumu’na getirilmişti. Adli Tıp’ta otopsisi tamamlanan Diyarbakır doğumlu Roshad Seçkin ve Mersin doğumlu Musa Aslan’ın cenazeleri bugün teslim edildi.

    Muğla Adli Tıp Kurumu’nda cenazeleri teslim almak için ailelerin yanı sıra, HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş ve Mardin Milletvekili Erol Dora da geldi. Cenazeler Batmanlılar Derneği’ne ait cenaze aracı ile taşındı. Cenazelerin nerede toprağa verileceği ile ilgili bilgi verilmedi.

    Köyceğiz Çayiçi Mahallesi’nde düzenek hazırlarken kendini patlatan terörist ile ilgili ulaşan bilgiye göre ise teröristin İranlı olduğu öğrenildi.

  • Cenazelerini tekneyle taşıyorlar

    Hayatını kaybeden insanlar için kullanılan ’İmamın kayığına binmek’ deyimi, Muğla’nın Ortaca ilçesine bağlı Dalyan Mahallesi’nde gerçek oldu. Dalyan Mahallesi sakinlerinin yakınlarını defnettikleri mezarlığın, Ortaca ve Köyceğiz ilçelerini birbirinden ayıran Dalyan kanalının karşı yakasında kalmasından dolayı cenazeler tekne ile taşınıyor.

    Mezarlığın bulunduğu Çandır Mahallesi’nin Köyceğiz’e bağlı olması nedeniyle mahalle sakinleri cenazelerini, cemaat ve imam eşliğinde bir tekneye koyarak kanalın karşı kıyısındaki mezarlığa götürüyor. Cenaze, kılınan namazın ardından kanala kadar omuzlarda taşınarak, cenaze teknesine konuluyor. Cenaze, 2000 yıllık tarihi kaya mezarlarının bulunduğu dağın yamacındaki kabristana götürülerek defnediliyor.

    Dalyan’ın önde gelen ailelerinden Baskanların cenazesinde de aynı gelenek tekrarlandı. 80 yaşında hayatını kaybeden Sabiha Baskan’ın, naaşı tekneyle taşınarak karşı yakadaki aile mezarlığına defnedildi. Uzun yıllardır cenazeleri Dalyan Tekne Kooperatifi olarak ücretsiz karşıdan karşıya geçirdiklerini ve Köyceğiz ilçesi sınırları içerisinde bulunan Çandır Mahallesi’ndeki mezarlığa defnettiklerini anlatan Dalyan Tekne Kooperatifi Başkanı Atilla Gültekin, “Dedelerimizin, atalarımızın mezarlığı, Dalyan kanalının karşı kıyısında olan belediye mezarlığıdır. Atalarımızın kullandığı mezarlığın üst tarafında da Likyalılardan, Romalılardan kalma Kral Mezarları dediğimiz mezarlar var” diye konuştu. Gültekin, imamın kayığına binmek tabirinin buradan geldiğini söyledi.

    Ortaca Belediyesi Meclis Üyesi Durali Üreyen ise 1946 yılından sonra mezar yeri olarak Çandır Mahallesi’nin gösterilmesinin ardından Dalyan’daki mezar sahiplerinin mezarlarını taşıdığını hatırlatarak, “Yöre insanı cenazelerini Çandıra defnetmeye devam ediyor. Türkiye’de ilk olan ilginç bir durum, başka imkan olmadığı için tekneler ile cenazelerimizi buraya taşıyoruz” dedi.