Etiket: cemaat

  • Kadir Gecesi’nde cemaat yağmur altında namaz kıldı

    Kırıkkale’de Kadir Gecesi münasebetiyle camilere akın eden erkek, kadın, yaşlı, çocuk, çok sayıda vatandaş cami avlusunda namazlarını yağmur altında eda edip, dua etti.

    Kırıkkale İl Müftülüğü tarafından Nur Camisi’nde düzenlenen Kadir Gecesi’ne vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Kur’an-ı Kerim’in tilavet edildiği gecede kasideler okunup, dualar edildi. Her kesimden ilginin gösterildiği Kadir Gecesi’nde 7’den 70’e herkes ellerini semaya açtı. Cami içine sığmayan vatandaşlar ise avluda namazlarını eda etmek zorunda kaldı. Namaz sırasına yağan yağmura rağmen namazlarını eda eden vatandaşlar ıslandı. Bazı vatandaşlar ise yer bulamadıkları için başka camilere yer aradı. Namaz sonrası vatandaşlar vatani görevini yapan askerler için dua ettiklerini ifade etti. Yağan yağmurda namaz kıldığını ifade eden Nebahat Aksoy, “Allah’ın bereketi ne diyelim, Allah yardımcımız olsun. Vatanımızı milletimizi, kötü insanlardan korusun. Başımıza hayırlı kişiler getirsin, Cumhurbaşkanımızı başımızdan eksik etmesin. Hainlerin eline bizi bırakmasın” diye konuştu.

    Kadir Gecesi’nde halkımız neslinde en önemli kandil gecelerinden bir tanesi olduğunu ifade eden Kırıkkale İl Müftüsü Şahin Yıldırım, ”Bu nedenle camilerimize halkımız yoğun bir şekilde teveccüh ediyor. Kırıkkale’de özellikle Nur Camimiz bu yoğun talebi çok daha fazlasıyla almaktadır. Caminin içerisi dolduğu gibi avluları da dolmakta binlerce kişi camimizde ibadet etmektedir. Bunun yanında diğer camilerimiz var. Çarşı Cami, Nokta Cami, Gürler Cami gibi diğer camilerimizde de aynı şekilde yoğun bir vatandaşımızın ilgisini görmekteyiz. Bu dinimize, hem dinimizin getirmiş olduğu ilkelere ve Allah’ın Kur’an-ı Kerim’de müjdelemiş olduğu o müjdeye mazhar olmak için ilgi alakanın yoğun olduğunu gösteriyor. Rabb’im camilerimizi her daim cemaat yoğunluğuyla namazı kılabilmeyi o duyguyu, o birlikteliği beraberliği yaşayabilmeyi nasip eylesin” diye konuştu.

    Namaz kılmaya geldiğini ifade eden Elif Yılmaz ise, “Askerlerimiz dağda çatışan, sınırda çatışan askerlerimiz için dua ettim. Kazadan beladan korunmak için dua ettim” dedi.

    Ferhat Kutluca da namaz kılmaya geldiğini ve yer bulamadığını belirterek, “Herkes çok güzel namaz kılıyor. Çok güzel bir şey ama yapacak bir şey yok yer bulamadık. Diğer camilere gittik orada yer yok” şeklinde konuştu.

  • Camide yavrulayan kediye cemaat sahip çıktı

    Kırıkkale’de bir caminin minberinde doğum yapan anne kedi ve 7 yavrusuna cami müezzini ile cemaat sahip çıktı.

    Kırıkkale’de geçtiğimiz cuma namazında Çeşmeli Camii’nin içine giren bir kedi minberin iç kısmında 7 yavru doğurdu. Anne kedinin doğumu için yardım eden cami müezzini Hüseyin Süs ile cemaat, yavru kedilere sahip çıktı. Cami müezzini Hüseyin Süs, namaz öncesinde cemaate Hazreti Muhammed’in (s.a.v.) kedilerle ilgili hadislerinden bahsetti. Namaz kılmaya gelen çocuklar ise yavru kediler ile yakından ilgilendi.

    14 yıldır Kırıkkale Çeşmeli Camii’nin müezzinliğini yapan Hüseyin Süs, “Kedimiz tabi cemaatimizin sürekli baktığı dışarıda olan bir kedi. Hamile olduğunu hepimiz biliyorduk. O da tabii doğum zamanı yaklaştığı için tam sünnetleri kılarken minberin merdivenlerinden çıkıyor ve içeriye atlıyor. Biz de namazı kıldıktan sonra cemaatimiz bir kedi geçtiğini, merdivenlerden çıkıp içeriye atladığını söyledi. Ben de tabii kapılar örtüp içeriye girip baktığım zaman tabi kedimiz doğumu çok yakın olduğu için hemen oraya bir battaniye koyduk battaniyenin üstüne yavru yaptı. Burada biz tabii cemaatimiz olarak kedimize süt getirdik, yiyecek getirdik ve yaklaşık 3-4 gün kedimiz burada kaldı. Hatta namazdayken kedi yavrularının sesi geldi. Cemaatimiz bundan hoşnut oldu, memnun oldu. Bizler de memnun olduk. Ramazan ayında güzel bir duygu bizim için, 3-4 gün sonra aşağıda bir görevlimiz var, barınak olarak bir yeri var. O yere güzel bir kutu ayarlayıp altını güzelce yaptık, kedilerimizi oraya taşıdık ve cemaatimiz bize cami görevlisi olarak kedilerimizi bakımını üstlendik. Hala bakmaya devam ediyoruz” dedi.

    Cami cemaatinden Ahmet Ersan ise, “Kedi en müsait yer olarak caminin içini buldu. Kedi mihraba giriyor, mihrapta 7 tane yavru doğuruyor. Burada bizler sahip çıkıyoruz. Hele bir arkadaşımız var, özel olarak anne kediye tavuk alıyor, bakıyor. 7 tane yavrusu var. Bu hayvana sahip çıkmayacağız da ne yapacağız. Allah için bakmak lazım. Şu anda da özel olarak aşağıya aldık” diye konuştu.

  • Camide telefonu çalınan öğrenciye cemaat yeni telefon aldı

    Kahramanmaraş’ta namaz kılmak için gittiği camide cep telefonu çalınan öğrenciye cami cemaati tarafından telefon alınarak hediye edildi.

    Dulkadiroğlu ilçesi Doğukent Camii’ne namaz kılmaya giren Ömer Faruk Yeri, namaz sonunda telefonunun çalındığını fark edince polise başvurdu. Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri, caminin güvenlik kamerası görüntülerini inceledi. İnceleme neticesinde namaz kılıyormuş gibi yapan Orhan Ö.’nün (33) cep telefonunu çaldığı belirlendi. Olaydan sonra yakalanan ve telefonu Gaziantep’te sattığı belirlenen Orhan Ö. tutuklandı.

    Aradan geçen 20 günün ardından Doğukent Camii İmam Hatibi Fatih Balbaba ve cami cemaati tarafından telefonu çalınan Ömer Faruk Yeri’ye yeni cep telefon alınarak hediye edildi. Yetiştirme yurdunda kaldığı öğrenilen Yeri’ye yeni telefonun yanı sıra kitap seti ve futbol topu da hediye edildi.

    Cami imamı Fatih Balbaba, “Kahramanmaraş Doğukent Camii cemaati hayırlı işlerde hep önder oldu. Bugün de yine camimizde daha önce bir olay yaşanmıştı. O yavrumuza telefonunu aldık ve teslim ettik. Cemaatimizle beraber bir ve beraber olarak bu anı yaşadık ve yaşattık. Rabbim destek veren tüm cemaatimizden razı olsun. Ben de ihtiyaç sahibi herkese ve her yere yardım ettikleri için cami cemaatimizi çok seviyorum” diye konuştu.

  • AK Parti’li Özdağ: “Yargı cemaat saiki ile buraya gelenlerle baştan beri terörist olanları ayırt etmek zorundadır”

    AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, “Yargı cemaat saiki ile buraya gelenlerle, bir diğer FETO saikiyle ’Darbe yapacağız, ihtilal yapacağız’ diyerek baştan beri terörist olanları ayırt etmek zorundadır” dedi.

    AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve Türkiye’de faaliyet gösteren cemaatlerle ilgili açıklamalarda bulundu. Cemaatlerin asla siyasallaşmaması gerektiğini söyleyen Özdağ, “Cemaatler olacaktır. Ancak cemaatler siyasallaşmayacaktır. Tarikatlar olacaktır. Tarikatlar de cemaatleşmeyecektir. Türkiye’de hiçbir cemaat, hiçbir tarikat, hiçbir ekol devlet olmayacaktır. Devlete sahip olmakla, devleti sahiplenmek veya devleti korumak ayrı şeylerdir. Türkiye’de her ideolojinin, her fikri yapının iktidar olma imkanı vardır. Bunun yolu meşruiyetten ayrılmadan seçimlerle, sandıkla gelmektir” dedi.

    “1969’dan itibaren darbe yapmak için kodlanmış”

    FETÖ’nün ilk kurulduğu yıllardan itibaren darbe yapmak amacıyla kodlandığını söyleyen Özdağ, “Bu yapının kısım ve katmanlara ayrıldığını görüyoruz. Daha öncesinden de vardı. Bu yapı 1969 yılından itibaren ilerde bir ihtilal yapacak, bir darbe yapacak şekilde kodlanmış ve bu kodlanmayla beraber de bu işin içerisine girmiş bu zihniyetle, bu hayalle, ’ileride ihtilal yapacağız’ diye terör örgütüne dolaylı veya dolaysız destek olanlar var. Ta ki 15 Temmuz’a kadar. Belki hala daha. Ama bu yapıya dini heyecanla, dini hassasiyetleriyle, yardımseverlik duygusuyla ve sosyolojik olarak bir yere yaslanmak, bir yere dayanabilmek, dayanışma ruhunu canlandırma amacıyla buraya girenler vardı. Sayın Cumhurbaşkanımızın söylemiş olduğu gibi bunun alt kısmı ibadet, ortası ticaret ve bu ticaretin bir kısmı samimi ticaret, bir kısmı ise ihanet ticareti. Yani darbeye giden yolda, darbeye giden yolun taşlarını döşeyen, parasını döşeyen, kadrosunu döşeyen insanlar var. O nedenle burada yargı cemaat saiki ile buraya gelenlerle, bir diğer FETO saikiyle, ’Darbe yapacağız, ihtilal yapacağız’ diyerek baştan beri terörist olanları ayırt etmek zorundadır” diye konuştu.

    Yargının bu noktada hassas olması gerektiğini belirten Özdağ, “Yargı iki noktada çok hassas olmak mecburiyetindedir. Bunu yaptığınız takdirde de hukuk devleti kazanır. Türkiye kazanır” dedi.

    FETÖ yapısına dini duygularla girenlerin olduğunu ve FETÖ’nün bir terör örgütü olduğunu anlayanların bu yapıdan uzaklaştığını belirten Özdağ, “Bir yandan da bu yapının içerisinde şu veya bu saikle yani Allah diyerek, peygamber diyerek girenler, vatan diyerek, dini severlik diyerek girenler, daha sonra deccal çıktığında, daha sonra şeytan çıktığında, daha sonra bu yapının hiç iyiliksever bir yapı olmadığını, sadece egemen güçlerin kirli emellerine alet olma noktasında kendilerini kullandığını görenler ayrılmaya başladılar. Ama onlara da bir çağrım var. İbadet saikiyle girenler veya dini hassasiyetlerle bu yapının içinde olanlar, bu yapının içerisindeki terörist yapıyı bildikleri kadar anlatmak mecburiyetindeler. Çünkü Türkiye çok büyük bir badire atlattı. Hala daha yurt dışında bu insanlar Türkiye’nin aleyhine çalışma yapıyorlar. Bu yapıyı desteklemek akılsızlıktır. Bu yapıyı desteklemek aynı zamanda bir noktada ferasetsizliktir. Bu yapıyı desteklemek demokrasiye, cumhuriyete, devlete, millet iradesine aynı zamanda ihanettir, çok ciddi şekilde ket vurmaktır. Buna karşı da dikkatli olmak mecburiyetindeyiz” şeklinde konuştu.

    “Yargının hassas tartmasında fayda var”

    FETÖ yargılanmalarında yargı mensuplarının hassas olması gerektiğini belirten Özdağ, “Burada özellikle yargı mensuplarının ve kolluk kuvvetlerinin çok hassas bir şekilde doğru tartmasında fayda vardır. Artık 15 Temmuzlar bir daha olmasın. İkinci FETÖ’ler çıkmasın. Cumhuriyeti demokrasiyle taçlandıralım. Bir yandan Allah nasip ederse hukuku adaletle taçlandıralım. Bir yandan da devletimizi liyakatle, ehliyetle buluşturarak ay-yıldızlı bayrağı hür, Ezan-ı Muhammed’i hür olarak okunmasını ve özgür bir ülke olarak gelecek kuşaklara taşınmasını temenni ediyorum. Bunu yapabilecek bir Türkiye var. Bunu yapacak siyasi irade partilerdir. Bunu yapacak irade siyasi partiler olduğu kadar sivil toplum kuruluşlarıdır. Bunu yapacak olan 80 milyon Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin şerefli vatandaşlarıdır. Akıllarımızı hiçbir kimseye ipotek etmemek gerektiğini düşünüyorum. Çünkü İslam hür aklı emreder. İslam itikatta birlik ister. Cumhuriyet de fikirlerin çarpışmasını ister. Farklı fikirlerin bir arada yaşaması sanatının adı demokrasidir. Biz farklı fikirlerimizle bir arada yaşayacağız” dedi.

  • Cemaat cuma namazında dışarı serecek hasır bulamayınca fark edildi

    Antalya’da bir camiye gelen hırsız, şadırvana girerek abdest alma numarası yaptıktan sonra namaz kılınmak için serilen hasırları çaldı. 5 tane hasır çalındığını söyleyen cami müezzini, “Vicdan sahipli bir hırsızmış, 1 tane hasır bırakmış ama cemaat namaz kılamadı” dedi.

    Olay, 18 Temmuz Salı günü Muratpaşa ilçesi Şirinyalı Mahallesi 1498 sokaktaki Seyyid Halit Göyük Cami’de gerçekleşti. Sabah 08.10 sıralarında camiye arka kapıdan giren 40 yaşlarındaki bir adam, cami bahçesine girdikten sonra direk şadırvana yönlendi. Burada bir müddet abdest alma numarası yapan hırsız, daha sonra cami dışarısında namaz kılınması için hazır tutulan hasırlara yöneldi. 6 tane hasırdan 5 tanesi istifledikten sonra camii bahçesinin dışarısına atan hırsız, etrafı kolaçan ettikten sonra hasırları sırtlayarak olay yerinden uzaklaştı.

    Cuma namazında serecek hasır olmayınca fark ettiler

    Olaydan 3 gün sonra Cuma namazı için camiye gelen vatandaşların hasır talebi oldu. Cami Müezzini Mevlüt Yavuz, hasırların eksik olduğunu fark edince çalındığını anladı. Güvenlik kameralarını da inceleyen Yavuz, hırsızın hasırları götürdüğünü tespit ederek polise haber verdi. Yavuz’un ihbarı üzerine olay yerine polis ekipleri geldi. İncele yapan polis hırsızın yakalanması için çalışma başlattı.

    “Hırsızın vicdanlısı da varmış”

    Cami Müezzini Yavuz, “Önce şadırvana gelmiş, abdest alma numarası yapmış. Namaz kılınan hasırlardan 5 tanesini almış, 1 tanesini bırakmış. Heralde namaz kılarlar diye bir tanesini bırakmış. Vicdanlı hırsızmış ama diğer hasırlar olmayınca da cemaat namaz kılamadı” dedi.