Etiket: Çektiği

  • Yıllardır Çektiği Baş Ağrısı Beyincik Sarkmasıymış

    Beş yıldır baş ağrısı çektiği şikayetiyle Medicana International İstanbul Hastanesine gelen genç kadına, binde bir görülen ’beyincik sarkması’ teşhisi konuldu. Şiddetli baş ve boyun ağrısı şikayeti ile birçok doktora giden Hatice Kaya uzun yıllar konulamayan teşhis ve araştırmalar sonrasında Medicana International İstanbul Hastanesine gelerek muayene oldu. Yapılan tetkik sonrasında Hatice Kaya’ya binde bir görülen beyincik sarkması tanısı konuldu.

    Medicana International İstanbul hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Hidayet Akdemir, beyincik sarkması hakkında şöyle dedi: “Bu hastalık doğuştan gelen anomali olup en sık 30’lu yaşlarda şikayet vermektedir. Beyinde dolaşan beyin suyunun düzenli akmaması sonrası bu hastalar sağlıklarına kavuşmak için hastane arayışına girer.

    Tanı koyulamadığı için hastanede 10 ayrı bölüme başvururlar.”

    Hastalıkla ilgili belirtilerin olduğunu dile getiren Prof. Dr. Akdemir, şunları söyledi:

    “Şikayetlerin bazıları omurilik içinde içi sıvı dolu kavite olması ile ilgilidir. Şiddetli baş ve boyun ağrısı, aksırma ve kollarda ağrı ve ısı duyusunun kaybı, ıkınma ile artış gösteren ağrı olması, ensede olan ve öksürme, kas gücünün el ve kollarda kaybolması, düşme atakları, kas güçsüzlüğü nedeniyle yere kapaklanma, baş dönmesi, denge problemleri, çift ya da bulanık görme önemli belirtileridir. Hastamız işte bize şu şikayetlerle geldi yapılan tıbbı testler sonrası beyincik sarkması olduğu ve şikayetleri ile uyumlu bulunması üzerine başarılı bir beyincik ameliyatı yapıldı, beyindeki su yolları dolanımı sağlandı.”

    OPERASYON BAŞARILI GEÇTİ

    Öncelikle beyincik sarkmasının hangi tip olduğunu bulmak ve diğer hastalıklar konusunda çok iyi araştırma yapmak gerekir. Ayrıca Beyincik Sarkması şikayet veriyor mu bu sorunun cevabı bulunmalıdır. Birinci tip olan beyincik sarkması adeta bel fıtığındaki sinir sıkışmasına söz konusudur. Beyincik sarkmasında en sık yapılan ense bölgesinden beyincik sinirlerinin rahatlatılmasıdır. Bu ameliyatta en önemli konu beyinde dolaşan su yollarının açık tutulmasıdır. Bu yapılan olgularda şikayet düzelir ve mükemmel bir sonuç alınır. Eğer hastalığın sebebi ortadan kaldırılmazsa maalesef şikayetlerde iyileşme olmaz ve hastalık nükseder.

    İKİ YIL ÇOCUĞUMU KUCAĞIMA ALAMADIM

    Beyin sarkması tanısı nedeniyle opere edilen Hatice Kaya yaşadığı hassas dönemi şöyle özetledi: “Uzun yıllar araştırdım. Yaşadığım ağrılar, basınçlar her geçen gün artıyordu. Sırtımda boynumda devamlı bir ağrı hissediyordum. Öksürünce gülünce kafamda basınç oluyordu, beynim yerinden çıkacak gibi oluyordu. Hollanda’da gittiğim cerrahlar tanı koymak bir kenara ’masada kalırsın’ dedi. Bu süre beni yordu. Ailem etkilenmesin diye sakladım. İşte bu yaşadığım şikayetler nedeniyle iki yaşında olan çocuğumu kucağıma alamadım. En acılı kısmı da buydu.”

    TEDAVİ İÇİN İYİ Kİ TÜRKİYE GELMİŞİM

    Hatice Kaya, ameliyat sonrası duygularını şöyle ifade etti: “Yaptığım araştırmalar sonrasında Türkiye’ye gelmeye karar verdim. Prof. Dr. Hidayet Akdemir ve değerli ekibi her süreçte destek oldu. Operasyona girdiğimde yaşadığım heyecanı size anlatamam. Çünkü hayata karşı sorumluluklarım var. Ameliyat oldum. Şimdi çok iyiyim. Şikayetlerim artık yok ve artık çocuğumu kucağıma alıyorum. İyi ki Türkiye’ye gelmişim.”

  • Emre Aydın’ın Çektiği Korku Filminin Vizyon Tarihi Belli Oldu

    Sanatçı Emre Aydın’ın yazıp yönettiği ’Cinni:Uyanış’ filminin 27 Mayıs’ta vizyona giriyor. Emre Aydın “Bu filmle en büyük hayalimi gerçekleştiriyorum” dedi.

    Türk Rock müziğinin efsane isimlerinden Emre Aydın’ın, yazıp yönettiği korku-gerilim türündeki ’Cinni:Uyanış’ filminin 27 Mayıs’ta sinemaseverlerle buluşacağı açıklandı. Sanatçı, on yıldır bu filmin çekmenin hayalini kurduğu belirterek “En büyük hayalimi gerçekleştiriyorum. Planlarım tek bir filmle sınırlı değil. Şimdiden ikinci film için uğraşıyorum” dedi.

    Cinni: Uyanış’ın çekimlerinin Çatalca’da bir villada gerçekleştirildiğini söyleyen Aydın, çekim sırasında ekibin de gergin anlar yaşadığını dile getirdi. Emre Aydın kişisel Instagram hesabından filme ait kareleri hayranlarıyla paylaştığını da sözlerine ekledi.

  • 10 Yıldır Ağrı Çektiği Kistten Kurtuldu

    Karnında bulunan kistten dolayı 10 yıldır şiddetli ağrı çeken ve bir türlü tedavi edilemeyen 7 çocuk annesi Sevim Gencer (46), Elazığ’da sağlığına kavuştu.

    Muş’un merkez Yarpuzlu köyünde oturan 7 çocuk annesi Sevim Gencer çikolata kistinden dolayı yaklaşık 10 yıldır şiddetli karın ağrısı çekiyordu. Gencer, ağrılarının geçmemesinden dolayı Muş’ ta bir hastanede ameliyata alındı. Fakat bağırsaklar ve rahmin tamamen yapışmasından dolayı ameliyatı yapılamayarak, karnı yeniden kapatıldı. Bunun üzerine doktor aramasına giren Gencer, Medical Park Elazığ Hastanesi Kadın Doğum Uzman Op. Dr. Sami Güngör’e ulaştı.

    Hastaneye gelerek, 9 ay ilaç tedavisi gören Gencer, daha sonra doktor Güngör tarafından ameliyata alındı. Ameliyatta yapışıklıklar giderilerek, rahim ve yumurtalıkları alınan Gencer sağlığına kavuştu.

    Eşinin 10 yıldır çok acılar çektiğini ve sabahlara kadar yatmadığını belirten Aydın Gencer, “Hep battaniyenin içinde geziyordu ve kendinde değildi. Muş’ta bir tedavi geçirdi. Ameliyatı başarısız oldu. Açıp baktılar ve ağır gelir biz bunu yapamayız deyip geri kapattılar. Bizde geldik aradık taradık Medical Park Elazığ Hastanesinden Dr. Sami Güngör’ün bilgilerini aldık ve yanına geldik. Gereken neyse yaptı ve tedavi etti. En son çare ameliyat yapacağım dedi. Çok şükür başarılı bir ameliyat oldu ve şuan çok iyi” dedi.

    Hastasının sağlık durumuyla ilgili bilgi veren Medical Park Elazığ Hastanesi Kadın Doğum Uzmanı Op. Dr. Sami Güngör, “Hasta çikolata kisti nedeniyle 10 yıldır ağrıları olduğunu söylüyordu. Muş’ta bir ameliyat geçirmiş ama ne yazık ki devam edememişler ve kapatılmış. Biz 9 ay ilaç tedavisi verdik. İlaç tedavisine cevap vermeyince ameliyata karar verdik ve gerçekleştirdik. Gayet güzel ve başarılı bir ameliyat oldu. Bu çikolata kisti hastanın rahim ve bağırsaklarını komple yapıştırmıştı. Bu yüzden çok şiddetli ağrılar çekiyordu. Ameliyat gerçekten zorlu bir ameliyattı. Yapışıklıkları giderdik. Rahmini yumurtalıklarla beraber başarılı bir şekilde aldık” diye konuştu.

    Sağlığına kavuşan Gencer, taburcu edildi.

  • 10 Yıldır Çektiği Kamburluktan Bir Ameliyatla Kurtuldu

    Giresun’da yaşayan 61 yaşındaki Nebiye Yılmaz, yaklaşık 10 yıldır çektiği kamburluktan Medical Park Trabzon Hastanesi’nde geçirdiği operasyonla kurtuldu.

    Operasyon sayesinde hem kamburluktan hem de ağrılarından kurtulduğunu belirten Nebiye Yılmaz, köyde ağır yük taşıma nedeniyle bu hallere düştüğünü belirtti.

    Medical Park Trabzon Hastanesi’nde Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op.Dr. Yusuf Aşık, Türkiye’de çok az merkezde yapılan yöntemi hastaya uyguladıklarını ifade ederek, “Bu hastalığın adı kifoz, kamburluk olarak da tabir edebileceğimiz omurganın öne doğru eğilmesiyle oluşan bir hastalık şekli. Hastamız kifoz dediğimiz öne doğru eğilme sonucu bize gelmişti. Yani kuyruk bölgesi tamamen dikleşmiş dolayısıyla hasta dik yürüyemiyor doğrulduğu zaman kalça eklemi ona müsaade etmiyordu. Sürekli öne doğru eğik kalma zorundaydı. Yaklaşık 8-10 yıldır bu şekilde yaşadı. Daha önce bel kayması nedeniyle operasyon geçirmiş. Hastamızı ameliyata aldık. Türkiye’de çok az merkezde yapılan yöntemle sırttan girilmek suretiyle omurilik ve çevredeki sinirler serbestleştirilerek sinirin ön tarafına geçecek şekilde kemiğin içerisini boşaltıp ters kırma yöntemiyle hastanın normal şekilde bükülmesini sağlamış olduk. Yani sırt bölgesinden girerek ön tarafta sinirin önündeki omurganın bir bölümünü çıkartmış olduk” dedi.

    Dr. Aşık, bu tür rahatsızlıkların yaygın olarak görülmediğini ifade ederek, her bölgede olduğu gibi Karadeniz bölgesinde de rastlandığını sözlerine ekledi.

    “AĞIR YÜK TAŞIMAKTAN BU HALE GELDİM”

    Nebiye Yılmaz da ekonomik zorluklar yüzünden rahatsızlık geçirdiğini ifade ederek, “Daha önce yedi kez ameliyat geçirdim. Giresun’un Tirebolu ilçesine bağlı Sekü köyünde yaşıyorum. Ekonomik yetersizlikten dolayı yaşamım köy işlerinde hep çalışarak geçti. Geçim sıkıntısı yüzünden ağır yüklerin altına girdim. Eşimin sağlık nedenleri ve işi olmaması nedenleri bu hale geldim. Yusuf doktorumdan Allah razı olsun beni ameliyat ederek sağlığıma kavuşturdu. Ancak maddi durumum hiç iyi olmadığından dolayı hastane masraflarını ödeyemiyoruz. Elimizde üç beş kuruş vardı onu da hastane köşelerinde harcadık. Sağlıklı evde yaşayıp bakım göremediğim için bu hale geldim. Buradan çıktıktan sonra tekrar yine eski halime gelmekten korkuyorum” ifadelerini kullandı.

  • Ceza Çektiği Okulda Sigortalı Çalışan Oldu

    Karaman’da, denetimli serbestlikten yararlanan Ercan Sebetçi, kamu yararına ücretsiz olarak çalışma cezasını çektiği Karaman İmam Hatip Ortakokulunda sigortalı olarak çalışmaya başladı.

    Denetimli serbestlik hükümlüsü olarak 1 ay önce Karaman İmam Hatip Ortaokulunda kamu yararına ücretsiz hizmete başlayan Ercan Sebetçi, okul idaresi ve velilerin ortak kararı ile işe alındı. Milli Eğitim Bakanlığından okullara her yıl verilen ödenekten yararlanarak maaşını alabilen Ercan Sebetçi hükümlü olduğu okulda sigortalı olarak işe başlama sürecini anlattı.

    2006 yılında cezaevine giren Ercan Sebetçi, 10 yıl yattıktan sonra, 1 yıl boyunca sürecek denetimli serbestlik adı altında tahliye olduğunu belirterek “40-45 gün kadar okulda görev yaptım. Göreve başladıktan sonra okul müdürü ve öğretmenler çalışmamı beğenmiş. Bana burada sigortalı olarak çalışmam için teklifte bulundular. Ben de kabul ettim. Şu an burada sigortalı çalışıyorum. Okulda iki torunum var. Onlarla beraber ben de öğrenci gibi gelip gidiyorum” dedi.

    Okulda yaptığı işlere değinen Sebetçi, “Okuldaki bozuk sıraları onarıyorum, elektrik arızası, sıva, boya gibi işleri yapıyorum” diye konuştu.

    “CUMHURBAŞKANIMIZDA CEZAEVİNDE YATMIŞTI”

    Türk toplumunda cezaevine girip çıkan insanlara kötü gözle bakıldığını söyleyen Sebetçi, “Hepimiz öyleyiz. Örneğin ben cezaevine girmeden önce bir mahkum gördüğüm zaman kötü gözle bakardım. Fakat hasbelkader diye bir şey var. İnsanın başına her şey gelebilir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan dahi cezaevinde yatmış birisi. Devletin cezaevinden çıkan bir insanının elinden tutması gerekir. Şimdi ben 10 yıl yatmış sonra cezaevinden çıkmışım. İster istemez maddi manevi sıkıntı çekiyoruz. Şu anda benim evimde odunum da yok, kömürüm de yok” şeklinde konuştu.

    “ELİNDEN TUTULMAZSA TEKRAR SUÇ İŞLEYECEK”

    Cezaevinden çıktıktan sonra eğer çalışamayıp evine ekmek götüremiyor olsaydı nasıl geçimini sağlayacağını soran Ercan Sebetçi, şunları söyledi: “Benim durumumdaki başka bir arkadaş evine ekmek götüremese devlet de elinden tutmazsa o arkadaş tekrar suç işlemiş olacak. Yani devletimiz ve vatandaşlarımız cezaevinden çıkmış diye eline bir iş, ekmek verirse ve o adam dürüst olursa hayatı yoluna girecek. Ama cezaevinden çıkan o adamın elinden tutulmazsa, tekrar suç işleyecek.”

    “CEZAEVİNE GİRMİŞ ÇIKMIŞ İNSANI KÖTÜ ADDEDİYORUZ”

    Karaman İmam Hatip Ortaokulu Aile Birliği Başkanı Adem Gümüş ise, her cezaevine girmiş çıkmış insanın kötü addedilmesinin doğru olmadığını ifade ederek, “Okul müdürümüz Ercan beyden bahsettikten sonra bu durumun çok uygun olabileceğini söyledim. Çünkü Ercan beyin de bahsettiği gibi Cumhurbaşkanımızın dahi hapse girip çıktığını unutmamak lazım. Her hapse girenin kötü olacağı anlamına gelmez. Okuldaki öğrencilerin ve okul idaresinin, öğretmenlerin, velilerin geri döndüklerinde bu beyefendinin hakikaten çalışmaya meyilli ve çevremizdeki insanlara da örnek bir insan olduğunu ifade ettiler” diye konuştu.

    MAAŞINI OKULUN ÖDENEĞİNDEN ALIYOR

    Ercan Sebetçi’nin maaşını Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Karaman İmam Hatip Ortaokuluna verilen ödenekten aldığını dile getiren Gümüş de şunları söyledi:

    “Ercan beyi kadrolu olarak görmek isteriz fakat bu geçici süreli bir durum. Yani okulumuza devlet tarafından verilen belli bir ödenek var. Bu ödenek belli bir süre içerisinde kullanılacak. Biz de bunu Ercan bey vasıtasıyla kullanmayı uygun gördük. Gönlümüz ister ki, Haziran bitimi itibariyle kendilerini burada veya başka bir devlet kurumunda ya da özel sektörde iyi bir yerde eşine evine çoluğuna çocuğuna ailesine iaşelerini sağlayacak şekilde çalışmasını arzu ederiz. Biz de elimizden geldiğince okul müdürlüğümüz ile birlikte Ercan beye sahip çıkmaya çalışacağız. Bu sosyal sorumluluk projesini; insanlığın, bizim mensup olduğumuz dinin ve kültürümüzün gerekçesi olan bir şey diye düşünüyoruz.”