Etiket: Çekiyorlar

  • Cezalarını kamu yararına çalışarak çekiyorlar

    Samsun’da 3 bin 423 hükümlü cezalarını, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü gözetiminde; okul, adliye binaları, cami, park, bahçe, muhtarlıklar ve belediyelerde ücretsiz çalışarak çekiyor.

    Kamu yararına çalışma; mahkemece hapis cezası verilen kişilerin, cezasının tamamını veya bir kısmını ceza infaz kurumunda çekmek yerine denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak toplumun içinde kamuya faydalı işlerde ücretsiz çalışarak infaz etmesi olarak adlandırılıyor. Kamu yararına çalışma uygulaması ile suçluların topluma kazandırılması amaçlanıyor. Samsun Denetimli Serbestlik Müdürlüğü yargı çerçevesinde, 2016 yılında toplam 2 bin 441 hükümlü, 2017 yılında ise 982 hükümlü, kamu yararına ücretsiz olarak; okul, adliye binaları, cami, park, bahçe, muhtarlıklar ve belediyelerde herhangi bir ücret almadan kamu yararına çalışarak cezalarını infaz etti. Denetimli serbestlik uygulaması, hükümlülerin cezalarını ceza infaz kurumunda çektirmek yerine topluma verdikleri zararı kamu hizmetinde ücretsiz çalışarak zararın geri ödenmesini ve bu şekilde kamu düzeninin sağlanmasını esas alan bir seçenek yaptırım. Bu bağlamda hükümlülerin sosyalleşmesi, çalışma alışkanlığı, disiplin elde etmesi aynı zamanda da kamu ihtiyacının karşılanması amaçlanıyor.

    2015 yılında Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ile Samsun İl Müftülüğü arasında imzalanan protokolle; Asarcık, Kavak, Tekkeköy, Canik, Atakum, İlkadım’da bulunan camilerin iç ve dış mekanları ile çevre temizlik ve bakım onarım işleri Denetimli Serbestlik Müdürlüğü denetim ve gözetimindeki hükümlüler tarafından yerine getiriliyor. Görevlendirilen hükümlüler belli belirsiz aralıklarla, müdürlüğe ait denetim ekibi tarafında denetleniyor.

    “Hükümlüler toplumla iç içe kalabilmekte”

    Konu hakkında açıklama yapan Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Yavuz, “Kamu yararına ücretsiz zorunlu çalışma infazın iki yönünü ortaya çıkarmaktadır. Birincisi infazın toplum içinde yapılması nedeniyle toplum, adaletin yerine getirildiğini görebilmekte; ikincisi de hükümlülerin aileleriyle birlikte toplum içinde kalabilmesi dolayısıyla toplumsal dışlamanın daha az yaşanmasına olanak sağlamaktadır. Bu vesile ile hükümlüler toplumla iç içe kalabilmektedir. Hükümlünün kamu yararına çalışması aynı zamanda kişinin öz disiplin kazanmasına ve zaman yönetimi tecrübesi elde etmesine imkan sağlamaktadır. Yapılan uygulamalar suç tekrarını azaltan unsurlar olarak kabul edilmektedir. Yapılan protokolle birlikte camilerin genel temizlik, bakım ve onarım gibi ihtiyaçlarında çalışan hükümlüler aynı zamanda dini konularda eğitilmek ve bilgilendirmek istedikleri taktirde camilerimizdeki din görevlilerinden Kur’an-ı Kerim öğrenebilmekte, dini vecibelerinin yerine getirilmesi konusunda kendilerine yardımcı olunmaktadır. Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı ile yapılan protokol uyarınca okullarda da bakım, onarım ve temizlik işlemleri denetimli serbestlik müdürlüğü bünyesinde kamu yararına ücretsiz çalışma yükümlülüğü bulunan hükümlüler tarafından yapılmaktadır” dedi.

  • Kuru Meyvenin Röntgenini Çekiyorlar

    Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünce geliştirilen ’Hiperspektral Görüntüleme Sistemleri’ ile küflenmeye bağlı olarak toksik madde sentezleyen ve insan vücudunda kanserojen etki yaratan gıdalar, herhangi bir kimyasal işleme gerek kalmadan tespit edilebilecek.

    Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Habil Kalkan ve öğrencileri tarafından TÜBİTAK destekli projeler kapsamında hazırlanan ve sağlıksız gıdaların tüketime sunulmasını önleyen sistem sayesinde, Türkiye ekonomisinde önemli yer tutan incir, kayısı, fındık gibi gıda ürünü ihracatlarında, toksik madde kaynaklı iptaller yaşanmayacak.

    KURU İNCİR İÇİN GELİŞTİRİLDİ

    SDÜ Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Habil Kalkan, kurutulmuş gıdalarda özellikle incir, fındık, fıstık gibi gıdalarda küflenmeye bağlı olarak toksin sentezlendiğini belirterek, “Bu özelliğe sahip olan ürünlerin tüketilmesi insan sağıl açısından kanserojen bir etkiye sahip. Kuru incir Türkiye açısından önemli bir ekonomik değer sahip. Dünya kuru incir üretiminin yüzde 65’ni ülkemiz gerçekleşmektedir. Özellikle kuru incirdeki kanserojen maddeler ciddi boyutlara ulaşmaktadır. Bu maddeler ihracatı etkilemektedir. Bu maddelerden dolayı kuru incir geri dönmektedir. TARİŞ’le ortak bir çalışmaya girdik. İncirin yüzeyinden yola çıkarak; insan gözünün görebildiği ve göremediği dalga boylarında görüntüsünü alarak gıdaların bu incirlerin ayıklanmasını otomatik olarak yapmaya çalışıyoruz. Bir diğer nokta incirin içinde yer alan ve görünmesi mümkün olmayan küflenmeyi önlemek için geliştirdiğimiz bir çalışmaya incirin gerçek zamanlı röntgenini çekiyoruz” dedi.

    HER GIDA TÜRÜNDE UYGULANABİLİR

    Bu yöntemin sadece kuru gıdalar için geliştirilen bir yöntem olmadığını aktaran Kalkan, “Aynı zamanda araştırmacıların da kullanacağı bir yöntem olacak. Her gıda türünde bisküviden domatese hepsinde uygulanabilir. Burada görüntülemede kullanılan ışık türü insan ve canlı sağlığı açısından zararlı kaynaklar değil. Doğada var olan beyaz ışığı yoğun şekilde gıdalara uyguluyoruz ve yansımalarla bilgi sahibi olmaya çalışıyoruz” açıklamasında bulundu.

    AB DAHA GELİŞTİRİLMİŞ SİSTEM İSTEDİ

    AB tarafından da bu projenin desteklendiğini kaydeden Kalkan, sadece incirde değil bir çok kurutulmuş gıda çeşidinde toksin sorununu ortadan kaldıracak sistemin üretilmesini gerçekleştireceklerini de duyurdu. Kalkan, bu çalışma ile hem tüketicilere sağlıklı ürünler sunacaklarını hem ülkemizin toksin madde kaynaklı yaşadığı ihracat sorunlarının önüne geçileceğini sözlerine ekledi.

  • ’Milyon’ Değil ’Trilyon’ Yazarak Dikkat Çekiyorlar

    Eskişehir’de Milli Piyango bileti satıcıları yılbaşı biletlerini ilginç yöntemle satışa sunuyor.

    Yeni yıla bir ay kala herkesin çeşitli hayallerle aldığı yılbaşı biletleri satışa çıktı. Vatandaşların hayallerini süsleyen büyük ikramiye bu yıl 55 milyon Türk Lirası. Büyük ikramiyenin tutarı insanların hayallerini süslerken, Eskişehir’de Hamamyolu Caddesi üzerinde bulunan satıcılar yazdıkları ilginç sloganlarla bilet satışı yaparak, büyük ikramiyenin cazibesini bir kat daha arttırıyor. Bilet satıcıları, kağıtlara ve tahta üzerine yazdıkları “55 trilyon bu sene bizde”, “Yılbaşı ikramiyesi 55 trilyon” yazılarıyla vatandaşların dikkatini çekiyor.

    Yılbaşı bileti satıcıları, milyon yazınca göze küçük geldiğini bu nedenle trilyon yazdıklarını söyledi. Yılbaşı ikramiyesinin büyük, ancak yazıldığında küçük olduğunu da sözlerine ekleyen piyangocular, satışların devam ettiğini söyledi. Hamamyolu Caddesi üzerinde Şanslı Erol isimli kazı kazan ve yılbaşı bileti satıcısı, “Milli Piyango bayisinden kaşe numarası olan biletlerin alınması, sahte biletlere dikkat edilmesi gerekir. Bu sene 55 milyon eski değişle 55 trilyon veriliyor. Çeyrek bilet 12,5, yarım 25 ve tam bilet ise 50 liradan satılıyor. Bütün milletimize hayırlı olsun şimdiden” ifadelerini kullandı.

  • Kolon Maketiyle Erken Teşhise Dikkat Çekiyorlar

    Mersin İl Halk Sağlığı Müdürlüğü ve Kanserle Dans Derneği’nin ortaklaşa yürüttüğü çalışma kapsamında Forum Mersin önüne kurulan dev kolon maketiyle, kanser hastalığında erken teşhisin önemine dikkat çekiliyor.

    Kurdukları dev kolon maketiyle kanser hastalığında erken teşhisin önemine dikkat çekmek istediklerini ve vatandaşlara kanser hakkında bilgiler verdiklerini dile getiren Kanserle Dans Derneği Başkanı Esra Çokçetin, kolon maketini şehrin farklı kesimlerine de taşıyacaklarını söyledi.

    Kalın bağırsağın içinde olabilecek hastalıkları insanlara tanıtmak, erken teşhis ve tedavi hakkında bilgi vermek istediklerini belirten Çokçetin, “50 yaşından sonra herkesin tarama yapmasını bilinçlendirmek için kolon maketimizi buraya kurduk. Bunu çeşitli illerde de kuruyoruz ve erken teşhis olarak geri dönüşler alıyoruz. 4 geri dönüş aldık. Ayrıca meme kanseri muayenesi de yapıyoruz ve 15 meme kanseri teşhisi yapıldı” diye konuştu.

    Görselliğin her zaman çok önemli olduğunu kaydeden Çokçetin, “Bundan etkilenip beslenmesini değiştirenler oluyor. İnsanlardan geri dönüşler alıyoruz. Amacımız çok daha kişiye ulaşmak ve onların bilinçlenmesini sağlamak” şeklinde konuştu.