Etiket: çek

  • Servet Çetin İle Mersin İdmanyurdu Arasında Çek Krizi

    Mersin İdmanyurdu’nun eski kaptanı Servet Çetin, kırmızı-lacivertli kulübe haciz gönderdi. Yaklaşık 1 milyon 200 bin TL alacağı olduğu öğrenilen Servet’in bu davranışına ise Başkan Hüseyin Çalışkan, “Takım kaptanlığını yapmış birinin bu hareketini çok yanlış buluyorum” şeklinde tepki verdi.

    Servet Çetin, eski takımı Mersin İdmanyurdu’na haciz gönderdi. Bir maç sonrasında eski yönetimin prim olarak o dönemde takım kaptanı olan Servet Çetin’e 1 milyon 200 bin TL’lik çek verdiği ve bu ödemenin yapılmadığı ifade edildi.

    Macit Özcan Tesisleri’ne bugün öğle saatlerinde iki polis eşliğinde haciz memurları geldi. Kulüp yöneticilerinden Vedat Yüksel ve Basın Sözcüsü Murat Altındere’nin de haciz memurları ile görüştükleri bilgisi verilirken, yöneticilerden herhangi bir açıklama yapılmayacağı bildirildi.

    Mersin İdmanyurdu Kulüp Başkanı Hüseyin Çalışkan ise yapılan telefon görüşmesinde, “Eski yönetim döneminde bir Çaykur Rizespor maçının ardından o dönem takım kaptanı olan Servet Çetin’e 1 milyon 200 bin TL’lik bütün takımı kapsayan bir çek verilmiş. Bu bütün futbolculara dağıtılması gereken bir prim idi. Servet Çetin kaptan olduğu için ona verilmiş. Bunun üzerine Servet Çetin takımı icraya vermiş. Bütün futbolcuların alacağını kendi alacağı gibi görmüş. Bu durum yanlış. Eline bir şey geçmeyeceğini biliyor. Burada Servet’in amacı takımın moralini bozmak. Takım kaptanlığını yapmış birinin bu hareketini çok yanlış buluyorum” dedi.

    Mersin İdmanyurdu’na haciz gönderen Servet ise 1 milyon 200 bin TL’lik haciz olayına açıklık getirmezken, “Avukatlarıma bildirdim, onlar açıklama yapacak. Kulüp yanlış bilgi vermiş. O çek bana verildi ve onunla ilgili işlem başlattım. Bunun dışında bu sene Mersin İdmanyurdu takımından 1 kuruş almadım. Yaklaşık kulüpten de 1 milyon 400 bin TL alacağım var” ifadelerini kullandı.

    Öte yandan Servet Çetin, bu konularla alakalı ilerleyen günlerde bir basın toplantısı düzenleyeceğini açıkladı.

  • Kobilerde Karşılıksız Çek Ve İflas Erteleme Sorunu Büyüyor

    TÜRKONFED Başkanı Tarkan Kadooğlu, Türk ekonomisinin can damarı KOBİ’lerin karşılıksız çek ve iflas erteleme süreçleriyle boğuştuğunu hatırlatarak, bankalar, KOBİ’ler, denetleyici kurumlar ve sivil toplum kuruluşlarının acilen bir araya gelmesi için çağrıda bulundu.

    Başkan Tarkan Kadooğlu, bir an önce bu alanda KOBİ’leri rahatlatacak adımlar atılması gerektiğini söyleyerek, aksi takdirde KOBİ’ler özelinde başlayacak sıkıntılar, ülke ekonomisini ve iş insanlarını kaosa sürükleyeceğini savundu. KOBİ’lerin, ülke ticaretinin yüzde 90’ını oluşturduğunu vurgulayan Kadooğlu, “Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ) ülkemizdeki ticari işletmelerin yüzde 90’ını oluştururken, istihdamın yüzde 78’ini karşılayarak sadece ekonomik kalkınmaya değil, toplumsal refah ve barışa da katkı sağlıyor” dedi.

    KOBİ’lerin son 10 yılda Türkiye ekonomisindeki ağırlığının giderek arttığına işaret eden Kadooğlu, karşılıksız çek sayısındaki artış ve iflas erteleme uygulamasının kötüye kullanılmasının ekonomide oluşturacağı risklerin, bir an önce ortak akılla çözülmesi gerektiğine vurgu yaptı.

    “4 YILDA YÜZDE 50 ARTIŞ YAŞANDI”

    Kadooğlu, karşılıksız çıkan çek miktarlarında son 4 yılda yüzde 50’lere varan bir artış yaşandığını ve 2015’in ikinci çeyreğinden itibaren, hem karşılıksız işlem yapılan çek sayısı hem de değerinde artışın hızlandığını söyleyerek, geçtiğimiz bir yılda karşılıksız çek kesilmesiyle yaşanan sıkıntıları da dile getirdi. Kadooğlu, “Yeni çıkarılacak İcra ve İflas Kanunu’nun hazırlık süreçlerinde iş dünyasının kaygılarının dikkate alınması önem taşımaktadır” dedi.

    Son dört yılda karşılıksız çekten dolayı tahsil edilemeyen para miktarının üç kat arttığını aktaran Kadooğlu, 2011 yılında 8,5 milyar TL’nin karşılıksız çekten dolayı tahsil edilemediğini, 2015 yılında bu rakamın 27,3 milyar TL’ye ulaştığının altını çizdi. Kadooğlu, “Finans sektörü ve bankaların süreci iyi yönetmesi gerekiyor. Piyasalarda likidite oluşumunu sağlayacak tedbirlerin alınması lazım. Karşılıksız çek kesenlere getirilecek caydırıcı yaptırımlarla bir yere kadar gelirsiniz. Finans kurumlarının, denetleyici kurumların, hükumetin ve sivil toplumun acilen bir masa etrafında bir araya gelmesi gerekiyor. Buradan sorumluluğu bulunan tüm paydaşlara sesleniyorum. Çek, protestolu senetler ve iflas erteleme konularında ‘Acil Eylem Planı’ oluşturulmalıdır” diye konuştu.

    PROTESTOLU SENETLERDEKİ ARTIŞ HIZI

    Protestolu senetlerdeki artış hızının yıllık yüzde 58 ulaştığını hatırlatan Kadooğlu, ticaret hayatında sıkıntıya neden olan bir başka önemli sorunun da iflas erteleme olduğunu ifade etti. İflas ertelemenin bugün kötü niyetli olarak kullanıldığını savunan Kadooğlu, “İflas erteleme sayısındaki artış için son zamanlarda mahkeme dosyalarına bakmak gerekiyor. Gerçek tablo icra ve iflas davalarında açık ve net bir şekilde görünüyor. İflas erteleme kararı alan bir firma dört yıla kadar, devlet de dâhil borçlu olduğu kurum kuruluş ya da şahıslara tek kuruş ödemiyor.Alacakların büyük çoğunluğu benzer sıkıntıları yaşayan, iyi niyetli davranan, işini dürüst ve temiz bir şekilde yapan KOBİ’ler. Alacaklıları sıkıntıya sokan diğer bir durum ise mahkemelerde sürecin uzamasıdır. Uzayan süreçten en çok zarar gören alacaklılar oluyor” ifadelerini kullandı.

  • Çek Büyükelçiden Fatma Şahin’e Ziyaret

    Çek Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Pavel Kafka’nın ziyaret ettiği Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Ankara’da yaşanan terör saldırısının dünyanın her her yerinde yaşanabilecek bir saldırı olduğunu söyledi.

    Çek Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Pavel Kafka, Gaziantep’e gelerek, Büyükşehir belediye Başkanı Fatma Şahin’i makamında ziyaret etti. Ziyareti önemsediklerini belirten Fatma Şahin, Ankara’daki terör saldırısına değindi. Benzer terör saldırılarının dünyanın her tarafında yaşanabileceğini söyleyen Şahir, “Bu ve benzer olayların Fransa, Amerika, İngiltere, Çek Cumhuriyeti’nde olma ihtimalinin, yani dünyanın her yerinde aynı oranda olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla küreselleşme sınırlarının kalkması, terör ve terörle mücadelenin uluslararası bir sorun olduğu görebilmeliyiz. Bu benim coğrafyamda, benim şehrimde, benim bölgemde olmaz denmemelidir. Hepimizin başına gelebilir anlayışıyla çok net bakmamız gerekir. Bunu son zamanda yaşadığımız örnekler gösteriyor. Zaten bu coğrafya sıkıntılı, bizde orada uzağız, böyle baktığımız zaman, işte bana değmeyen yılan bin yaşasın anlayışıyla gidildiğinde ne kadar yanlış olduğu ve başlayan ateşin söndürülmediği zaman herkesi yakabileceğini gösteriyor yaşadıklarımız” dedi.

    ’TERÖRİST’ TANIMI YAPILMASI ÇAĞRISI

    Dünyanın ortak bir “terörist” tanımını hala yapamadığına da dikkati çeken Şahin, bir an önce ortak tanımın yapılması gerektiğini ifade etti.

    Şahin, “Birinin terörist dediğine, öbürü özgürlük savaşçısı derse, biri bunun yaptığı eylemlerin bana ne faydası olabilir diye bakarsa, burada en büyük sorun bu tanımlamadan geçiyor. Bu tanımlama aslında çok kolay, ama kafanızda çok farklı hesaplar varsa. Ortak tanımda buluşamıyor dünya. O zaman daha güvenli bir dünya oluşturacağız, nasıl biz çocuklarımıza daha iyi bir gelecek vaat edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    “TERÖRİZM BATAKLIĞI KURUTULMALI”

    Şahin, hiçbir ayrım yapılmadan masum insanlara zarar veren terörizm bataklığının kurutularak, beslendiği damarların hızlı bir şekilde kesilmesi gerektiğini kaydetti. Teröre karşı bütün dünyanın tek vücut olması gerektiğini anlatan Şahin, “Biz yaşamaya ve yaşatmaya çalışıyoruz. Tarihçiler bu dönemi yazdığı zaman bu iki farklı görüşü ve bu iki farklı görüş için insanların nasıl çalıştığını yazdığı zaman ben inanıyorum bu bölge, bu ülke ve bu şehir bu bakımdan büyük bir insanlık dersi verdi. Tarih bu sayfayı bu yapılanları altın harflerle yazacak. O yüzden de kendi vatandaşlarımıza ve hemşehrilerimize bu fedakarlıktan dolayı minnettarız” şeklinde konuştu.

    Suriyelilerin eğitimi hakkında da Kafka’ya bilgi veren Şahin, bu konuda Nobel’i hakkettiklerini vurguladı.

    ÇEK BÜYÜKELÇİ KAFKA: “MÜLTECİ SORUNU BÜYÜK SORUN”

    Pavel Kafka ise Gaziantep’e gelişinde havaalanında çok sıcak karşılandığını ifade etti. Kafka, mülteci sorunu hakkında konuşarak, Türkiye üzerinde büyük bir yükün olduğunu vurgulayarak, “Mülteci sorunu çok büyük bir sorun. Bu her ülkenin kendi başına çözebileceği bir sorun değil. Bunun birlikte bütün dünya olarak görüşülüp ortak bir çözüm bulunması gerekir” dedi.

    Yaralılara şifa ve şehit ailelerine başsağlığı dileyen Kafka, çok üzüldüğünü ve Gaziantep’in Ankara’dan daha güvenli bir şehir olduğunun düşüncesine kapıldığını belirtti.

    Mülteci sorununun Avrupa Birliği, Çek Cumhuriyeti veya Türkiye’nin bir araya gelerek tek başına çözebileceği bir sorun olmadığını ifade eden Kafka, “Şu anda Avrupa’ya gelen mültecilerin yüzde 50’si Suriyeli, yüzde 50’si ise diğer ülkelerden. Yani sadece sorunun Suriye’de çözülmesi bu mülteci akınını veya dünyadaki bu sorunumuzun çözümü anlamına da tam gelmiyor. Brüksel’de AB’nin toplantısı olacak, orada mülteci sorununun masaya yatırılarak, çözüm önerileri sunacağız, Bu konuda, Türkiye’nin üzerinde büyük bir yük var. Bütün Avrupa bu yükü takdir ediyor. Bu yük biz ne kadar hafifletebiliriz, ama ne kadar olursa olsun bir küçük katkımızın olmasını istiyoruz. Bu durumu çözebilecek yeterince para yok. Daha doğrusu tek parayla çözülebilecek bir sorun değil” ifadelerine yer verdi.

    Gaziantep ve Çek Cumhuriyeti’nin ortak iş yapması için çalışma yaptıklarını belirten Kafka, Şahin ile bu konuda fikir alışverişinde bulundu.

    Konuşmaların ardından Şahin ve Kafka, birbirlerine hediye takdim etti.

  • Çek Bakan Sığınmacılar İçin Çeşme’de

    Çek Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Lubomir Zaoralek, İzmir’in Çeşme ilçesinde sığınmacı sorununu yerinde inceledi.

    İzmir’de temaslarını sürdüren Çek Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Lubomir Zaoralek ve beraberindeki heyet, sığınmacıların yoğunlukta olduğu Çeşme ilçesinde incelemelerde bulundu. Kentte gelen ve mültecilerin sorununu yerinde görmek isteyen Zaoralek, Çeşme Kaymakamı Mustafa Erkayıran tarafından karşılandı. Lubomir Zaoralek’in ziyaretine, Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanı S.G. Kurmay Kıdemli Albay Murat Yılmazarslan, İzmir Vali Yardımcısı Uğur Kolsuz da eşlik etti.

    Lubomir Zaoralek ve beraberindeki heyet, önce mültecilerin yoğun olarak denize açıldığı Çiftlik Mahallesi’ndeki Pırlanta Plajı’na gitti. Burada bilgi alan Zaoralek, daha sonra ise Ulusoy Limanı toplantı salonundaki sığınmacılarla ilgili brifinge katıldı. Konuk bakan ve beraberindekiler, brifingin ardından da Sahil Güvenlik Komutanlığı’na ait botlarla denize açılarak mültecilerin yoğun olarak kaçmaya çalıştığı bölgeyi inceledi.

  • Çek Cumhuriyetinden Türkiye’ye Sığınmacı Ve AB Desteği

    Çek Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Lubomir Zaoralek, sığınmacı sorunuyla ilgili en büyük sıkıntıyı Türkiye’nin çektiğini dile getirdi. Zaoralek, Çek Cumhuriyeti olarak yaklaşık 400 bin euro maddi yardımda bulunacaklarını açıkladı.

    Çek Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Lubomir Zaoralek ve Çek Cumhuriyeti Ticaret Odası heyeti, İzmir Ticaret Odasını ziyaret etti. İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Rebii Akdurak ile görüşen heyet özellikle sığınmacı sorunu ve Türkiye’nin Avrupa Birliğine üyeliği konusunu masaya yatırdı.

    “MÜLTECİLERE 400 BİN EURO MADDİ YARDIMDA BULUNACAĞIZ”

    Sığınmacı sorunuyla ilgili en büyük sıkıntıyı Türkiye’nin çektiğine değinen Çek Bakan Zaoralek, “Özellikle göç problemini karşılıklı işbirliğiyle çözmemiz gerekiyor. Bu nedenle hem İzmir’deki hem de çevresindeki genel durumu incelemek istiyorum. Çek Cumhuriyeti olarak biz de yardım kararı aldık. Yaklaşık 400 bin euro maddi yardımda bulunacağız. Ama bunun dışında diğer katkılar içinde girişimde bulunmak istiyoruz” diye konuştu.

    “TÜRKİYE’NİN AB ÜYELİĞİNE DESTEK VERİYORUZ”

    Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyeliği konusunda Çek Cumhuriyeti olarak Türkiye’nin yanında oldukları mesajını veren Zaoralek, şunları söyledi:

    “Türkiye’nin AB üyeliği konusunda sizi Çek Cumhuriyeti olarak destekleyen ülkelerden biriyiz. Ülkemizdeki bütün siyasi partiler arasında bu konuda uzlaşı var. Bu nedenle Çek Cumhuriyeti olarak bu konuda partneriniz olduğumuzu söylemek isterim. Biz Çek Cumhuriyeti olarak bu konuda size her zaman destek vermeye devam edeceğiz. Size söz verebilirim. Mülteci konusunda karşılıklı yakın işbirliği ile bu sorunu en iyi yolla çözüme ulaştırabiliriz.”

    Bakan Zaoralek, ayrıca vize konusunda da ellerinden geleni yapmak istediklerini dile getirdi.

    “MÜLTECİ SORUNUNA PARADAN ÖNEMLİ ÇÖZÜM SUNULMALI”

    Rebii Akdurak da, Suriyeli sığınmacılarla ilgili bir insanlık dramı yaşandığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’de 2.6 milyon Suriyeli olduğu söyleniyor. Sadece İzmir’de 200 bin üzerinde Suriyeli yaşıyor. Şu an nüfusumuzun yüzde 4’ü kadar Suriyeliyi ağırlıyoruz. Bunların bize direk olarak yansımaları var. Gelen insanlar her şeyini bırakmış ve dolayısıyla gıdadan giyime, eğitimden sağlığa büyük ihtiyaçları var. Ayrıca bunların yarın öbür gün topluma yansımaları nasıl olacak, işe ihtiyaçları var, eğitime ihtiyaçları var. Bunu da Türkiye nasıl kaldıracak. Biz iş adamları olarak hem bunun AB ile beraber çözümlenmesi düşüncesindeyiz. Bunun yanında tabi ki Türkiye ile birlikte en büyük sıkıntıyı çeken Yunanistan. Yunanlı dostlarımız da bize yaptıkları ziyaretlerinde sıkıntı duyduklarını ve bir şeyler yapılması düşüncesinde. En üzücüsü de kaçış esnasında başta çocuklar olmak üzere bir çok insanın hayatını kaybetmesidir. Dolayısıyla buna ortak bir tavır olmalı. 3 milyar euro, 3 milyon kişiye bin euro demek. Paradan daha önemli çözümler sunulmalıdır.”

    “BİZ AB GİBİ TÜRKİYE’YE YÖNELMEK İSTİYORUZ”

    Çek Cumhuriyetine ilk fırsatta ziyarette bulunacaklarını belirten Meclis Başkanı Akdurak, iki ülke arasındaki ticari ilişkileri geliştirmek gerektiğini ve iki ülke arasında ihracat ve ithalat rakamlarını artırma hedefinde olduklarını söyledi.

    Prag ile İzmir’in kardeş şehir olduğunu dile getiren Akdurak, ticaret odası olarak kardeş oda olmak istediklerini ifade etti.

    Bakan Zaoralek de anlaşma fikrinden büyük mutluluk duyacağını belirterek, ilk ziyarette anlaşmayı yapmaları gerektiğini kaydetti. Türkiye’nin Çek Cumhuriyeti için çok önemli 20 ülke arasında yer aldığını vurgulayan Zaoralek, “Bizim ülke ekonomimiz iyi durumda hali hazırda da pozitif dönem içerisindeyiz. Bu nedenle ekonomimizi daha çok çeşitlendirmek istiyoruz. Çünkü sadece AB piyasası üzerine odaklanılmış durumda. Oysa Türkiye ekonomisi de çok güçlü ve biz Türkiye’ye de yönelmek istiyoruz. Ziyaretimizin en önemli noktalarında biri ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmek” dedi.