Etiket: Çaylarına

  • Mardin’de kış çaylarına talep arttı

    Mardin’de kış çaylarına talep arttı

    Mardin’ de soğuk havaların başlaması ile birlikte bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi bulunan kış çaylarına talep arttı.

    Havaların soğumasıyla birlikte vatandaşlar şifalı bitkilere yönelmeye başladı. Vatandaşların, cilt hastalıklarına iyi gelen, iltihap temizleyen, kolesterolü düşüren ve vitamin ihtiyacını karşılayan Mardin palamudu ve karaciğer hastalıklarını önleyen küşut bitkisine talebi arttı. Mardin’in Artuklu ilçesinde aktar olan İbrahim Halil Gökçeoğlu kış çaylarının son günlerde müşteriler tarafından en çok tercih edilen ürünler olduğunu söyledi. Gökçeoğlu, “Soğuklar başlayınca vatandaşların kış çaylarına talebi arttı. Kış çayı tarçın, zencefil, ıhlamur, hatmi çiçeği, kuş burnu ve ibisküs karışımından oluşan çayımızdır. Bağışıklık sistemini güçlendiriyor, bronşite, öksürüğe ve soğuk algınlığına iyi geliyor. Birçok faydası var saymakla bitmez. Mardin’de çıkan palamut var kış aylarında. İltihap kurutucu özelliği var. Palamuda olan rağbet de aynı şekilde çok fazla. İltihap kurutucu özelliği ve şeker hastalığına iyi geldiği için. Birçok faydası bulunmakta. Kestane gibi pişiriliyor. Şeker hastalığı içinde kabuğu soyulup yeniliyor. Küşut da aynı çay gibi demlenip sabah aç karna içiliyor. Karaciğer yağlanmasına, karaciğeri temizliyor, karaciğer lekelerini gideriyor ve şeker hastalığına iyi geliyor” dedi.

  • (Özel Haber) Soğuklar geldi, bitki çaylarına rağbet arttı

    Türkiye’yi etkisi altına alan soğuk hava, kış günlerinin vazgeçilmez içeceği bitki çaylarına rağbeti artırdı. Vatandaşlar, özellikle soğuk algınlığı, grip, nezle gibi hastalıklardan korunmak için çeşitli bitki çaylarına yönelirken, aktarlar bitki çaylarının işin ehli kişilere danışılarak tüketilmesi gerektiği uyarısında bulundu.

    Havaların hızla soğuduğu, sık sık sıcaklık değişimlerinin yaşandığı günler, soğuk algınlığı, nezle ve gribe de davetiye çıkarıyor. Vatandaşların hastalıklardan korunmak için ilk başvurdukları yöntem ise bitki çayları oluyor. Soğuk havalar bitki çaylarına rağbeti artırırken, aktarlarda en çok zencefil, zerdeçal, tarçın, ıhlamur, adaçayı gibi şifalı bitkiler ile çeşitli bitkilerin bir araya getirildiği karışımlar satılıyor. Ancak, işin ehli aktarlar, şifalı bitkilerin sayılamayacak kadar çok yararının yanında, içerikleri nedeniyle çeşitli hastalıklarla ilgili zararları da olabileceği, dolayısıyla bilinçli kullanılması gerektiği konusunda vatandaşları uyarıyor.

    “Hava değişimlerinde ve soğuklarda insanlar birden hastalanıyor”

    Mersin’in en işlek caddelerinden Silifke Caddesi üzerinde 45 yıldır aktarlık yapan Mahmut Karadayı, soğuklarla birlikte hastalıkların da başladığını söyledi. Kışın insanların daha fazla hasta olmasından dolayı işlerin de fazla olduğunu kaydeden Karadayı, “İnsanlar yazdan, bahardan kışa girdiklerinde vücut birçok şeyini kaybediyor. Kışın daha az hareket ediyor ve performansı düşüyor. O yüzden de hava değişimlerinde ve soğuklarda insanlar birden hastalanıyor. Tabi doktorluk, tıp ayrı bir olay. Elbette doktorsuz olmaz ama her şeye doktora gitmemek gerekiyor. İnsanları fuzuli ilaç kullanarak, bir tarafı yapayım derken 10 tarafı bozuyorlar. Bu sefer bu bozulan yerler için ilaç alıp, içiyor bir bakıyorsun 10 tane ilaç. Zaten bu ilaçlar adamı öldürür. Onun için her hastalıkta ilaç içmek yerine, tamamen doğal bitkisel ilaçlardan da faydalanmalı” diye konuştu.

    “Bizim insanlara tavsiyemiz hasta olmadan gelmeleridir”

    Hasta olmadan bitki çaylarının içilmesi gerektiğinin altını çizen Karadayı, “Vücudun bağışıklık sistemini güçlü yaparsan zaten hasta olmazsın. Bizim insanlara tavsiyemiz hasta olmadan gelmeleridir. Kışın içilecek bazı bitkiler vardır. Ihlamur, zencefil, zerdeçal, ekinezya gibi bitkiler içiliyor. Bunların karışımlarını içersen hasta olmazsın. Bunların hepsi doğal. Doğanın vermiş olduğu bir bağış. Bunları kullan hasta olma. Bitki olmadığı halde Avrupa bizden önde. Bizim bitkileri buradan alıyorlar, götürüyorlar ve orada ambalajlayıp bize 10 katı, 20 katı fiyata geri satıyorlar. Biz tutturmuşuz kimyasal. Avrupa’nın kullanmadığı kimyasalı biz kullanıyoruz. Bizim doğamız var. Türkiye tarım ve hayvancılık ülkesidir. Allah’ıma şükürler olsun ki doğayı bizlere vermiş. Bizim doğamızda yetişen bitkilerimiz varken, bizim İsrail’in, Amerika’nın ya da başka bir ülkenin ne olduğu belli olmayan ilaçlarını ben niye kullanayım” şeklinde konuştu.

    “Bitki karışımı ne kadar bol olursa şifa o kadar çok olur”

    Karadayı, “İnsanlar genelde ıhlamur, zencefil, adaçayı gibi bitkiler alır. Tabi bunlar vatandaşın bildiği. Aslında bilmediği daha güzel şeyler var. Mesela hatmi çiçeği, ebegümeci ıhlamurdan kat kat daha üstün. Zencefili herkes bilir ama zerdeçalı çok bilmez. Zerdeçal zencefilden daha faydalı. Mesela bir ekinezyayı bilmezler. Bu bitki vücudun bağışıklık sistemini güçlendiren çok güzel bir çiçek. Bir sarı kantaron çok iyi bir antioksidan. Bizim insanımız genelde kış geldi ıhlamur, papatya alayım diyorlar. Tabi çeşidi ne kadar bol olursa şifa o kadar çok olur. Bir bitkiye takılıp kalmamak gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    Fiyatlar konusunda da bilgiler veren Karadayı, “Tabi fiyatlar arttı. Özellikle tarçın çok zamlandı. Tarçını 35-40 liraya satarken şu anda 80 lira. Genelde ithal olanlara zam geldi. Çünkü bunlar dövize bağlı fiyatları artıyor. Türkiye’de yetişen bitkileri de vatandaş toplamıyor. Çünkü toplayıp, emeğinin karşılığındaki parayı kazanamayınca toplayıp satmıyor. Uğraşanlarda 2,3 katına satıyor ve bu da fiyatlara mecbur yansıyor” dedi.

  • Kış yaklaştı, bitki çaylarına ve doğal ürünlere rağbet arttı

    Havaların yavaş yavaş soğuduğu, sık sık sıcaklık değişimlerinin yaşandığı günler, soğuk algınlığı, nezle ve gribe de davetiye çıkarıyor. Vatandaşların hastalıklardan korunmak için başvurdukları ilk yöntem bitki çayları oluyor. Soğuk havaların gelmesi bitki çaylarına rağbeti artırırken, aktarlarda en çok ıhlamur, zencefil, zerdeçal, tarçın, adaçayı gibi şifalı bitkiler ile çeşitli bitkilerin bir araya getirildiği karışımlar satılıyor.

    Bu karışımı içen nezle olmuyor

    Soğuk algınlığı ve kış hastalıklarından korunmak isteyen vatandaşlar, bitkisel tedavilere başvuruyor. Özellikle aktarların önerdiği kuşburnu, adaçayı, ebegümeci, ekinezya, zencefil, havlıcan karışımı kış çayı ise büyük rağbet görüyor. Karışımı hazırlayan aktar Zekeriya Kayacan ise verdiği tarifle kış çayı yapanların nezle, soğuk algınlığı ve grip olmayacağını söyledi.

    Bitez Mahallesinde bulunan 30 yıllık aktar Zekeriya Kayacan kış çayının tarifini verdi. Kayacan nezle, grip, soğuk algınlığı geçirmek istemeyenlerin kış çayından günde 1 veya 2 kez içilmesi gerektiğini söyleyerek “Şu anda tam havanın geçiş dönemi. Yazdan, kışa geçiş dönemini yaşıyoruz. Bu dönemde insanların dikkat etmesi gereken şey soğuk algınlığıdır. Hava sıcaklığı çok değişken bu dönemlerde bir anda 5 derece düşüyor bir anda sıcaklık artış gösteriyor. Bu da insanları nezle dediğimiz soğuk algınlığı yapıyor. Ben bunun için kış çayı öneriyorum. Özellikle Kuşburnu, adaçayı, ebegümeci, ekinezya, zencefil, havlıcan kaynattığımız sıcak suya atarak 5 dakika dinlendikten sonra içilmesini öneriyorum. Günde iki defa içilmesi soğuk algınlığı almamızı engelleyecektir. Bu kış çayını içenler vücutlarına a,b ve c vitamini almış olacaklar, öksürük olmayacak, sıcak tutacak insanları” dedi.

    Kış çayının içerisinde bulunan bitkilerin faydalarını da belirten Kayacan “Havlıcan bitkisi kış çayının olmazsa olmazıdır. Astım ve bronşit hastaları bunu kullanabilir. Boğaz enfeksiyonuna çok iyi gelir ve nefes açar. Kuşburnu C vitaminidir. Ebegümeci karın ağrısından boğaz enfeksiyonuna, ağız yaralarına iyi gelir. Adaçayı bir antibiyotik etkisi vardır uzun süreli kullanılmaması gereken bir bitkidir. Farenjit olan bir insanın adaçayı ile gargara yapıp yavaş yavaş yutması gereken çok önemli bir bitkidir. Zencefil her derde deva olan, mide ağrısına iyi gelen bir doğal ilaçtır” ifadelerini kullandı.

    İnsanların sürekli normal siyah çay tüketmek yerine kış çayı tüketmelerini önere Kayacan, doğal bitkilerin yan etkisi olmadığını da sözlerine ekleyerek vatandaşların kış çayını günde 1 yada 2 bardak içmelerini, doğal bitlileir kullanırken de bu işte uzman olan aktarların tavsiyelerini dinlemelerini istedi.

  • Çaykur’un organik çaylarına büyük ilgi

    Çaykur’un organik çayları vatandaşlar tarafından büyük ilgi gördü.

    Çaykur’un piyasaya sürmüş olduğu yeni organik çaylar marketlerdeki yerini aldı. Hem fiyatının uygun olması hem de tadı bakımından organik çaylar vatandaşlar tarafından büyük ilgi görüyor. Çaykur’un organik çaylarını vatandaşların önce tattığını sonra da satın aldığını ifade eden market yetkilisi Mehmet Buçukoğlu, “Çayların organik olmasından dolayı büyük bir ilgi var. Fiyat olarak bir çok çayın fiyatından ucuz ve kalite olarak da diğer çaylardan kaliteli bir çay” diye konuştu.

    Vatandaşlar ise Çaykur’un kalitesinin farklı olduğunu ifade ederek, “Kokusu ve tadı bize ayrı bir mutluluk veriyor. Yeni ürün nedeniyle Çaykur’a teşekkür ederiz” dedi.

  • Bitki çaylarına rağbet arttı

    Kış mevsiminin yaklaşması ile aynı günde birkaç mevsimin yaşanmaya başlanması hastalıkları da beraberinde getiriyor. Vatandaşlar hastalıkların etkisini azaltabilmek için soğuk havaların vazgeçilmez içeceği bitki çaylarına akın ediyor.

    Havaların yavaş yavaş soğuduğu, sık sık sıcaklık değişimlerinin yaşandığı günler, soğuk algınlığı, nezle ve gribe de davetiye çıkarıyor. Vatandaşların hastalıklardan korunmak için ilk başvurdukları yöntem ise bitki çayları oluyor.

    Soğuk havaların gelmesi bitki çaylarına rağbeti artırırken, aktarlarda en çok Ihlamur, zencefil, zerdeçal, tarçın, adaçayı gibi şifalı bitkiler ile çeşitli bitkilerin bir araya getirildiği karışımlar satılıyor. İstanbul Mısır Çarşısı’nda çeyrek asırdır esnaflık yapan aktar Mahmut Yıldız, bitkilerin şifa dağıtan yönünün saymakla bitmeyeceğini, vatandaşların her bitkiyi çay olarak kaynatıp içmemelerini ve bilinçli bir şekilde kullanmaları gerektiğini belirterek, “İnsanlar yıllardır bitkisel çayları kullanıyorlar ve bunların faydalarını gördüklerinden dolayı da tabii ki bizden talep ediyorlar. Biz yıllardır satıyoruz burada. Tabii ki bilinçli kullanmak her şeyin başında gelir. Vatandaşlarımız bitkileri alırken bilinçli hareket etsinler. Çünkü her çayı, her bitkiyi çay olarak kaynatıp içmek doğru değil. Alacakları şeyleri bilerek alsınlar. Örneğin adaçayı, ıhlamur, havlıcan, zencefil, tarçın, karanfil Bunların hepsinden bir karışım yapıp içerisine yarım dilim de limon koyarlarsa hem vücudun soğuğa karşı direncini artırır hem daha sağlıklı güne başlarlar. Gün içerisinde de tüketilebilir” diye konuştu.

    Kilosu 280 TL’ye Ihlamur var

    Ihlamur en çok tüketilen bitki çayı olmakla birlikte bitki çaylarının en pahallısı olarak dikkat çekiyor. Serbest piyasada fiyatı 145 TL olan gram altını sollayan ıhlamur, İstanbul Mısır Çarşısı’nda 180 TL ile 280 TL arasında cep yakan fiyatı ile alıcı bulmaya devam ediyor. Soğuk algınlığına iyi geldiği ve vücut direncini arttırmasıyla bilinen ıhlamurun fahiş fiyatlardan satışa sunulması vatandaşların 50 ile 100 gramlık paketleri tercih etmesine sebep oluyor.