Etiket: çatlaklarına

  • Dilan Polat Ataşehir’de cilt çatlaklarına Dipomed çözümü

    Dilan Polat Ataşehir’de cilt çatlaklarına Dipomed çözümü

    Dilan Polat Ataşehir Güzellik Merkezi’nin sahibi güzellik uzmanı Dilan Polat’ın geliştirdiği yerli Dipomed cihazı, ciltte oluşan çatlakları ortadan kaldırıldığı açıklandı. Türkiye’de kullanılan ilk yerli Dipomed cihazını geliştirdiklerini belirten Dilan Polat, “Cilt çatlağı onarım sistemlerinde bu bir ilk. Çok başarılı sonuçlar alıyoruz” dedi.

    Hamilelik ya da hızlı kilo kaybı sonrasında ortaya çıkan cilt çatlaklarının kişiler için büyük bir problem olduğuna dikkat çeken güzellik uzmanı Dilan Polat, özellikle kadınlarda sık görülen çatlakların tedavisinin geliştirdikleri cihaz sayesinde artık mümkün olduğunu söyledi. Polat, geliştirmiş oldukları Dipomed sistemi ile birkaç seansta, cildin onarılmasını sağladıklarını açıkladı.

    Tek seansta çatlaklara son

    Polat,”Dipomed ile çatlak bölgeye hasar veriyor. Bu sayede hücresel aktifleşme sağlıyoruz. Bu çalışma ile ilk seansta bile gözle görülür sonuçlar elde ediyoruz. Uygulamaya, vücuttaki çatlakların derinliğine ve yırtık boyutuna göre karar veriyoruz. İlk seansta sonuç alıyoruz ancak bu tür derin ve yırtık çatlaklarda 2 ile 3 seans arasında uygulama gerekebiliyor” ifadelerini kullandı.

    Cilt çatlaklarının nasıl oluştuğunu da anlatan Polat, “Çatlakları tedavi edebilmek için önce cildin yapısını anlamamız gerekir. Normal cilt destek dokusu yüzde 80 kolajen ve yüzde 4 elastin liflerinden oluşmaktadır. Cildimiz gözenekli bir ağ yapısına sahiptir. Cilt yapısında bulunan elastin, cildimize esnekliğini veren ve gerilmesini sağlayan bir proteindir. Aslında cilt çatlakları, hasar görmüş elastin yapılarıdır. Bu elastin lifleri hasar gördüğü takdirde ortaya ‘skar’ görüntülü cilt çatlakları çıkıyor. Aslında ciltte oluşan çatlaklara bir mikroskopla bakıldığında sağlıklı bölge ile arasında herhangi bir fark yoktur. Ancak o bölgeye dokunduğunuz zaman neredeyse orada deri yokmuş gibi bir boşluk hissedilir. Bu cildimizin bizi görsel anlamda yanıltmasıdır” şeklinde konuştu.

    “Dipomed dünya markası olacak”

    Kendi geliştirdiği Dipomed uygulaması hakkında bilgiler veren Polat, “Bir kere bu uygulama tamamen yerli. Ciltteki elastini onararak çatlakların kaybolmasının sağlıyor. Bu sayede kişiler istedikleri sağlıklı görünüme kavuşabiliyor” ifadelerini kullandı.

    En büyük hedeflerinin Dipomed’i bir dünya markası haline getirmek olduğunu söyleyen Polat,” Şu an Ankara, İstanbul, Mersin, Antalya, Gaziantep ve Samsun şubelerimizde uygulamayı kullanıcıların deneyimine sunuyoruz. Ayrıca Almanya ve Hollanda’da şubelerimizde de bu uygulama yapılıyor. Hedefimiz makineyi tüm dünya ülkelerine ihraç ederek ekonomisine de katkıda bulunmak” şeklinde konuştu.

  • Yaz ayında vücut çatlaklarına dikkat

    Yaz ayında vücut çatlaklarına dikkat

    Estetisyen Neslim Güngen, yaz aylarında vücut çatlaklarına dikkat edilmesi konusunda uyarılarda bulundu.

    Güngen, “Çatlak çizgilerinizin üzerinde tek tek çalışarak orda ki collagen bağ dokunun güçlendirilmesini sağlıyoruz. İşlem, yapılan bölgede çatlakları onardığı gibi sıkılaşma da sağlamaktadır” dedi.

    Onarımı yapılan çatlaklarda yüzde 30 ila yüzde 80 aralığında silinme gözlemlendiğini dile getiren Profesyonel Kalıcı Makyaj Uzmanı ve Uzman Estetisyen Neslim Güngen, “Bu da kişinin deri yapısı ve iyileşme süreciyle bağlantılıdır. Fibroderms cihazı herhangi bir lazer cihazı veya iğneli bir cihaz değildir. İşlemden önce lokal anestezi kremle bölgeyi uyuşturuyoruz. İşlemden sonra bölgede morluklar oluşuyor. Cilt yapısına göre iyileşme süreci 2 ila 5 gün arasında değişiyor. Seans aralıkları 21 günde bir olup, uygulama 2 2.5 saat sürmektedir. İşlem sonrasında günlük hayatınıza geri dönebilirsiniz. İşlemden sonra cildinizde herhangi bir kabuk, yara vb. şeyler olmaz. Herhangi bir leke kalmaz. Menstrual dönemde uygulama yapılmaz. Uygulama sonrasında direk olarak güneş ışığına maruz kalmaktan sakınılmalıdır. Son derece güvenilir, zararsız, çok başarılı sonuçları olan bir sistemdir” diye konuştu.

    Güngen, deri çatlaklarında diğer sık karşılaşılan nedenlerini ise şöyle açıkladı:

    “Tetikleyen Faktörler: Özellikle rekabete dayalı spor çalışmaları, ağırlık egzersizi, dans gibi aşırı esneme gerektiren yükleme egzersizleri çatlama olgusuna neden olur. Obezite veya ardışık rejimler, gebelikte olduğu gibi, konçertina fenomeni çatlak izlerinin görülmesinde etkilidir. Endokrin, yüksek oranda glukortikoidler ve sistemik kortikosteroidler, derisel atrofili sonucunda arttırılmış protein katobolizmasına yol açar. Steroid hormonlarıda deri çatlaklarının oluşumuna katkıda bulunur. Deri çatlaklarının görülme sıklığı kadınlarda yüzde 75 oranındadır. Genellikle; uylukların kenarında, göğüslerde, kalçalarda, yanaklar ve karında. Erkeklerde ise çoğunlukla; omuzlarda, karında, kalçalarda görülür.”

    Neslim Güngen, tedavinin hedeflerini ise şöyle aktardı; “Mikro derisel kapiller dolaşımını arttırma, Üst deri gelişmesini hızlandırma, Sebum üretimini canlandırma, Hidrolipid örtüsünü onarma, Üst derinin kalınlığını arttırma, Cildin hidrasyonunu arttırma, Fibroblastları uyarma, Elastik lifi yeniden yapılandırma ve Alt derinin kalınlığını arttırma. Fibroderms’in diğer faydaları; Lenfatik drenajı, mikrosirkülasyonu ve ,alt uzuvların kan dolaşımındaki yavaşlamayı azaltarak, kirli kanın dönüşünü arttırır. Toksinlerin giderilmesini hızlandırarak dokuları arındırır; Dokunun oksijenlenmesini ve ortaya çıkan kas azalmasını, kolajen liflerinin değişimlerine karşı geliştirir; Toksinlerin normal olarak çıkarılmasıyla ATP üretimini yüzde 500 oranında arttırır; Arttırılmış kas gücü ile amino asit taşıma ve protein sentezini arttırır; Bölgesel oksijen alımının artmasıyla damar ağındaki dolaşımı arttırır; Dokuyu iyileştirir; Hücresel metabolik standartlaştırma yapar; Hücre yenilenmesi ve diğer faydaları vardır.”

  • Yaz ayına girmeden vücut çatlaklarına dikkat

    Yaz ayına girmeden vücut çatlaklarına dikkat

    Uzman Estetisyen Neslim Güngen, Striort tekniği ile vücutta oluşan çatlakların sorun olmaktan çıkacağını söyledi.

    Profesyonel Kalıcı Makyaj Uzmanı ve Uzman Estetisyen Neslim Güngen, “Tüm dünyanın konuştuğu ve ülkelerin teker teker almak için uğraştığı Striort metodunu Bothanica Mineral aracılığıyla Türkiye’ye getirmiş bulunmaktayız. Çatlak çizgilerinizin üzerinde tek tek çalışarak orda ki collagen bağ dokunun güçlendirilmesini sağlıyoruz. İşlem, yapılan bölgede çatlakları onardığı gibi sıkılaşma da sağlamaktadır. Onarımı yapılan çatlaklarda yüzde 30 ila yüzde 80 aralığında silinme gözlemlenir. Bu da kişinin deri yapısı ve iyileşme süreciyle bağlantılıdır. Fibroderms cihazı herhangi bir lazer cihazı veya iğneli bir cihaz değildir. İşlemden önce lokal anestezi kremle bölgeyi uyuşturuyoruz. İşlemden sonra bölgede morluklar oluşuyor. Cilt yapısına göre iyileşme süreci 2 ila 5 gün arasında değişiyor. Seans aralıkları 21 günde bir olup, uygulama 2 2.5 saat sürmektedir. İşlem sonrasında günlük hayatınıza geri dönebilirsiniz. İşlemden sonra cildinizde herhangi bir kabuk, yara vb. şeyler olmaz. Herhangi bir leke kalmaz. Menstrual dönemde uygulama yapılmaz. Uygulama sonrasında direk olarak güneş ışığına maruz kalmaktan sakınılmalıdır. Son derece güvenilir, zararsız, çok başarılı sonuçları olan bir sistemdir” dedi.

    Uzman Estetisyen Neslim Güngen, “Bothanica mineral STRİORT methoduya bugüne kadar 250 binden fazla sonuç alarak başarısını Latin Amerika’da ispatladık. Çatlaklarda maksimum 3 seans uygulanan bu sistem sayesinde ilk seansta bile yüksek oranda başarı alınarak uygulanan bu metodun tek yetkili satıcısı olarak 17 ülkede ve Türkiye’de 7 yıl boyunca bothanica mineralin Distiritörlüğünü aldık. 18 Mart’ta büyük bir sunumla karşınızda olacağız. İstanbul’da anlatılacak olan bu olağanüstü metodu merkezlerinizde kullanmak için şimdiden yerlerinizi ayırtın. Tamamen ücretsiz olacak olan bu organizasyona herkes davetlimizdir” açıklamalarında bulundu.

  • Beton çatlaklarına son: yeni nesil betonlar artık kendi kendini onaracak

    Abdullah Gül Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Yusuf Çağatay Erşan, içine eklediği bakteriler sayesinde kendini onaran beton çalışmasına imza attı.

    Dr. Öğretim Üyesi Yusuf Çağatay Erşan, 2013-2016 yılları arasında Belçika Ghent Üniversitesinde bir grup akademisyenle birlikte yaptığı doktora çalışmasında, beton karışımının içerisine bakteri ekleyerek, kendi kendini yenileyen daha uzun ömürlü bir beton elde etmeyi başardı. ‘Biyobeton’ adı verilen çalışmada, çeşitli işlemlerden geçirilerek beton karışımının içerisine eklenen bakteriler, betonlardaki çatlakları kireç taşı ile doldurarak, tamir gereksinimini ortadan kaldırıyor ve betonun ömrünü uzatıyor. Ayrıca biyobeton sayesinde beton içerisindeki çelik donatıların korozyona uğramasının önüne geçiliyor, böylece betonun ömrü uzatılmış oluyor.

    Betonun içerisine ilave edilen bakteriler çatlakları onarıyor

    ‘Biyobeton’u daha optimum bir karışım elde etmek için çalışmaya devam ettiklerini söyleyen Erşan, betonun kendi kendini onarma süreci hakkında şu bilgileri verdi:

    “Normal bir betonda kum, çimento ve agregalar vardır. Biyobetonda ise bunların yanı sıra gerektiğinde betonu tamir edebilecek bakteriler bulunuyor. Bakterileri kum gibi, kurutulmuş toz şeklinde beton karışımının içerisine entegre ediyoruz. Beton sertleştikten sonra oluşabilecek hem erken yaş hem de ileriki dönemlerde oluşabilecek çatlaklara karşı betona bir nevi aşı yapmış oluyoruz. Bakterileri betonun içerisine spor halde yerleştirdiğimiz için, bakteriler beton çatlayana ve herhangi bir su sızıntısıyla karşı karşıya kalana kadar uyku modundalar. Ama beton çatladığı andan itibaren içeri giren su ve çözünen besinlerle birlikte ortam bakterilerin harekete geçmesi için uygun hale geliyor ve bakteriler kalsiyum karbonat çökmesini sağlayarak çatlakları kapatıyorlar.”

    Suyla temas eden beton yapılarda kullanılıyor

    Biyobetonun suyla temas eden köprü ayakları, limanlar, denizaltı tünelleri, yatay olduğu için su tutan yollar gibi yapılarda kullanılabileceğini belirten Erşan, ürünün aynı zamanda bu gibi yapılarda kullanılan çelik donatıları da korozyona karşı koruduğunu ifade etti. Bu şekilde betonun ömrünü uzattıklarını dile getiren Erşan, “Çalışmada kullandığımız biyogranüller çelik korozyonunu da engelliyor. Yani hem çatlağı onarıyor hem de çeliğin üzerinde koruyucu bir tabaka oluşturarak, çeliği de uzun süre koruyabiliyor” dedi.

    Betonun ömrü uzuyor

    Halihazırda biyobetonun başlangıç maliyetleri yüksek olsa da, sonradan ortaya çıkan işletme ve tamir masraflarını ortadan kaldırdığı için uzun vadede karlı olduğunu vurgulayan Erşan, “Çalışmaya başladığımız 2013 yılında yüzde bin-2 bin civarında başlangıç maliyetleri konuşulurken şu andaki çalışmalarımızla bu maliyeti on katına kadar düşürdük. Ancak piyasa koşulları için halen bu düzey yeterli değil. Fakat kurtardığı maliyetler bakımından avantajlı. Çünkü betonu sürekli takip etmek zorunda kalmıyorsunuz ve çatlak oluştuğunda tamir etmek için ekstra masraflarınız olmuyor. Tamirat sırasında bir yolu, tüneli, köprüyü kapatmak çok ciddi maliyetler ve hizmet aksamalarına neden oluyor, ancak biyobeton kullanıldığında tüm bu maliyetler ortadan kalkıyor. Ayrıca betonun ömrünü uzatarak maliyetlerin azaltılmasına ikinci kez katkı sunulmuş oluyor. Yani halihazırda başlangıç maliyetleri yüksek olsa da, ileri aşamalarda ortaya çıkabilecek işletme maliyetlerinin önüne geçmiş oluyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Makat çatlaklarına cerrahi çözüm

    Özel Konya Hospital Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İlhami Beyaztaş, makat bölümünde oluşan çatlaklarda ilaç tedavisinden daha çok cerrahi müdahale ile başarı sağlandığını söyledi.

    Makat bölgesinin aşırı zorlanmasıyla oluşan makat çatlağının ağrısının dayanılması güç olduğunu ifade eden Op. Dr. İlhami Beyaztaş, “Bu sorunu yaşayan bir hastamıza ameliyat uyguladık. Hastamız makat bölümünde şiddetli ağrı ve kanama şikayetiyle bize başvurdu. Yaptığımız muayene ve inceleme neticesinde, tıbbi literatürde anal fissür dediğimiz hastalık mevcuttu. Bu hastalık gerçekten dayanılması çok güç ağrılara sebep oluyor. Hastanın bu ızdırabında ilaç tedavisinin, cerrahi tedavilerin rolü var ama ilaç tedavileri sınırlı bu hastalıkta, yüzde 50 gibi düzeyde ancak başarılı oluyor. Çoğu da zaten sonuçta tedavi tam olamıyor ve cerrahi müdahale oluyor. Cerrahinin güzel tarafı gerçekten iyi uygulandığı zaman hastayı yüz güldüren bir sonucu var ve hasta da çok memnun oluyor. Biz de hastamıza aynı şekilde dünyada uygulanan, istemsiz iç kası keserek anal fissürün kendi içinde kapanmasını sağlamış oluyoruz. Hastamız dramatik bir şekilde düzelme yaşadı. Biz de Konya Hospital ailesi olarak bundan mutlu olduk” dedi.