Etiket: çarpmasına

  • Semazene çarpmasına ramak kaldı

    Sivas’ta Mevlana Caddesi üzerinde iki otomobilin çarpıştığı kazada yoldan çıkan bir araç mahallesinin simgesi olan semazen heykelinin bulunduğu havuza girip semazene çarpmasına ramak kala durabildi.

    Kaza, geçtiğimiz gece Sivas’ın Mevlana Mahallesi üzerinde bulunan Mevlana kavşağında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, N.D yönetimindeki 06 FF 7853 plakalı otomobil, kavşakta E.C. yönetimindeki 58 BE 244 plakalı otomobille çarpıştı. Kazada N.D. yönetimindeki otomobil, kavşağın içerisindeki mahallenin simgesi olan semazen heykelinin bulunduğu havuza girdi. Otomobil semazene çarpmasına ramak kala durabildi. İhbar üzerine olay yerine gelen trafik ekipleri işlemlerin ardından havuza düşen aracı çekici yardımı ile çıkarttı.

    Kaza sırasında araçta bulunan Halil Doğan, “Biz caddeden geliyorduk. Geçerken sağımıza solumuza baktık. Sol tarafımızdan araç hızlı bir şekilde geldi. Arka tampondan bize vurdu. Vurmasıyla bizi Mevlana havuzuna attı” dedi.

  • Silopi’de panzerin eve çarpmasına ilişkin dava

    Şırnak’ın Silopi ilçesinde kullandığı panzerin bir evin duvarına çarpması sonucu 6 ve 7 yaşlarındaki iki kardeşin ölümüne neden olduğu gerekçesiyle tutuklu yargılanan polis memuru görülen duruşmada tahliye edildi. Mahkeme, olay yerinde keşif yapılmasına karar verdi.

    Şırnak’ın Silopi ilçesinde, 4 Mayıs 2017’de, Karşıyaka Mahallesi 715’nci Sokak’ta bulunan bir evin duvarına polis panzerinin çarpması sonucu, Muhammet (7) ve Furkan Yıldırım (6) adlı kardeşler hayatını kaybetmişti. Olayla ilgili başlatılan soruşturma çerçevesinde açılan davada, aracı kullanan polis memuru Ömer Y. tutuklanmış, Murat M. ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. Davanın ilk duruşması Cizre 2’nci Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmaya, tutuklu sanık Ömer Y., tutuksuz sanık Murat M., hayatını kaybeden çocukların babası Mesut ve annesi Nesibe Yıldırım ile Şırnak Barosu Başkanı Nuşirevan Elçi, Diyarbakır Baro Başkanı Ahmet Özmen ve çok sayıda avukat katıldı.

    Duruşmada savunma yapan Ömer Y., devriye görevini birkaç defa yaptığı zırhlı aracı sorunsuz bir şekilde park ettiğini belirterek, “Ancak kazanın olduğu anda araç vitesi R konumunda iken manevra yapacağım sırada araç aniden stop etti. Aracın stop etmesi ile birlikte zırhlı araç öne doğru akmaya başladı ancak ayağım frende olmasına rağmen araç stop ettiği için frenler devreye girmedi. Bu sırada aracın farları da söndü. Aracı yeninden çalıştırmak için ana şartelini kapatıp açtım ancak motor çalışmadı. Aracın kaymadığı sırada hafifçe direksiyon manevrası yaptım ancak daha sonra direksiyon kilitlendi. Direksiyon kilitlendiği için kazanın meydana geldiği evin duvarına çarparak durabildim. Araç kaymaya başladığında vites R konumundaydı. Aracı P noktasına yani park konumuna getirmeye çalıştım ancak bu moda geçmedi. Olayın oluşunda herhangi bir kusurum yoktur, beraatımı ve tahliyemi istiyorum” dedi.

    Müşteki avukatları ise cumhuriyet savcısının sanığın tahliyesine yönelik mütalaasına katılmadıklarını belirterek, sanıkların amirlerinin talimatıyla sertifika olmadan zırhlı araç kullandıklarını ileri sürdü. Avukatlar, tutuksuz yargılanan sanık ve amirlerinin de tutuklu yargılanmasını talep etti.

    Talepleri değerlendiren mahkeme, polis memuru Ömer Y.’nin tahliyesine ve olay yerinde 22 Kasım’da keşif yapılmasına karar verip, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

    “Davayı sonuna kadar takip edeceğiz”

    Duruşmanın ardından Şırnak ve Diyarbakır Baroları tarafından basın açıklaması yapıldı. Şırnak Baro binasında düzenlenen açıklamada konuşan Baro Başkanı Nuşirevan Elçi, yargılama sonunda tutuklu sanığın tahliye edildiğini belirterek, “Bizim kanaatimize göre deliller daha toplanmamıştı ve soruşturma mahiyetinin de değişmesi mevcuttur. Çünkü bizim hukuki yaklaşımımıza göre bilinçli taksir uygulama mevcuttur. Hem Şırnak Barosu olarak hem de bölge baroları olarak adil bir yargılamanın yapılması için davayı sonuna kadar takip edeceğiz. Çocukların yaşamlarını kaybetmemesi için daha çok hassasiyet gösterilmesi için bu tür davaların cezasızlıkla ya da az ceza ile sonuçlanmaması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

    Diyarbakır Baro Başkanı Ahmet Özmen ise, bu olayın bir trafik kazası olarak görülemeyeceğini savunarak, “Bir insanın, bir ailenin çocuklarını en iyi şekilde koruyabilecekleri yer evidir. Bir gece yarısı çocuklar yataklarında uyurken 18 tonluk bir panzer, bir demir yığını evin dış duvarını yıkma sureti ile evin içine giriyor ve o iki çocuğun ölümüne sebebiyet veriyor. Bu aracı kullanmaya ehli bir kimse yok mu? Yani başka bir deyişle ehliyetsiz bir polis memuru bu aracı kullanıyor. Biz çocuklarımızın ölmemesi için insan haklarına dayalı, saygılı, demokratik bir devlet düzeni içerisinde yaşamaları için tüm bölge baroları olarak mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

    Baba Mesut Yıldırım ise, “Sanığın biran önce cezalandırılmasını istiyorum. Türk adaletinden hukuk içerisinde bir karar bekliyoruz. Umutlarımız az da olsa hala var” ifadelerinde bulundu.

    Açıklama sırasında anne Nesibe Yıldırım ise gözyaşlarına boğuldu.

  • Güneş çarpmasına dikkat

    Fatsa Toplum Sağlığı Merkezi Müdürü Dr. Işıl Aralan, “Güneş ve yüksek sıcaklığın zararlı etkilerinden vücudumuzu korumak için, mecbur kalmadıkça güneşin yoğun olduğu saatlerde dışarıya çıkılmamalıdır” dedi.

    Güneşli havalarda vatandaşların dikkat etmesi gereken konularda uyarılarda bulunan Fatsa Toplum Sağlığı Merkezi Müdürü Dr. Işıl Aralan yaptığı açıklamada, “Güneş çarpmasının en büyük nedeni çok yüksek sıcaklıklara maruz kalmaktır. Hem tatil amaçlı deniz kıyısında geçirilen vakitler hem de normalin üzerinde sıcaklık seviyesine sahip ortamlarda çalışmak güneş çarpmasının en büyük nedenlerinden biridir. Bunun yanı sıra nemli hava da soğutma mekanizmasını azaltarak güneş çarpmasına sebep olabilir. Yüksek sıcaklıklarda fazla alkol tüketmek, kalın giyinmek ve aşırı besin tüketmek de güneş çarpmasını tetikleyebilir. Sıcak havada insan vücudu kan akışını deri yüzeyine doğru artırır. Terleme ve soluk verme ile kendisini fazla ısıdan kurtarır. Terleme ve soluk almanın tam olarak gerçekleşemediği durumlarda sıcak bitkinliği ve güneş çarpması da kaçınılmaz hale gelir. Sodyum ve klor kaybı ile birlikte güneş çarpması belirtileri de görülmeye başlar. Güneş çarpması belirtileri ise, güneş çarpmasının en yaygın belirtileri baş ağrısı, bulantı, kusma, yüksek ateş, terleyememe, sinir sistemi bozuklukları, ruhsal durum bozuklukları ve bilinç kaybıdır. Havale, solunumda düzensizlik ve 41 derece üzerinde ateşle birlikte deride kızarıklık da varsa ‘sıcak koması’ görülme ihtimali yükselmektedir. İleri safhalarda oldukça tehlikeli olabilen güneş çarpmalarında, ciddi oranda yaşam kaybı riski olduğu da unutulmamalıdır. Güneş çarpması sonrası iyileşen kişilerin dahi sinir sistemlerinde kalıcı hasarlar oluşabilmektedir. Bu nedenle ilk belirtide tanı konulması ve kişi bilincini yitirmeden gerekli müdahaleye başlanması gerekmektedir. Güneş ve yüksek sıcaklığın zararlı etkilerinden vücudumuzu korumak için, mecbur kalmadıkça güneşin yoğun olduğu saatlerde dışarıya çıkılmamalı, Terletmeyen ince, açık renkli ve bol giysiler tercih edilmeli, mutlaka güneş gözlüğü, şapka ve şemsiye gibi güneş ışığından koruyacak aksesuarlar kullanılmalı, güneşe çıkmadan yarım saat önce güneş koruyucu kremler sürülmeli, günde en az 2,5-3 litre sıvı tüketilmeli, sindirimi kolay hafif yiyecekler tercih edilmeli, fırsat buldukça ılık duş alınmalı, uzun ve ağır egzersizlerden kaçınılmalıdır. Güneş çarpmalarına karşı bol sıvı tüketilmeli, yaz aylarında uzun süre güneş altında kalan çocuklarda güneş çarpmaları olabilir. Çocukların ateşi yükselir ve halsizlik gözlenir. Terleme sonucu sıvı kaybı oluşur ve güneş çarpması olan çocuğun sıvı ihtiyacı artar. Bu nedenle bol bol su içirilmeli, vücut sıcaklığı normalin üzerindeyse ateş düşürücü ilaçlar kullanılmalıdır. Yaz aylarında güneşin vurduğu araç içinde çocuklar uzun süre bırakılmamalıdır. Özellikle 1 yaş altı bebekler için bu ısı tehlikeli sonuçlar doğurabilir” diye konuştu.