Etiket: Cari

  • Cari açığı Samsun’da üretilen cerrahi aletler kapatacak

    Cerrahi el aletleri imalatı konusunda, dünyada üçüncü yer olarak bilinen Samsun’da üretilecek cerrahi aletler ile sağlık alanındaki cari açığın kapatılması hedefleniyor.

    Türkiye’de ilk olarak Samsun’da açılacak “Cerrahi Aletler Meslek Lisesi”nin protokol imzaları atıldı.2017-2018 eğitim-öğretim sezonunda eğitim hayatına başlayacak olan “Cerrahi Aletler Meslek Lisesi”nin protokol imzaları Samsun Valiliği Toplantı Salonu’nda atıldı. İmza törenine Samsun Valisi İbrahim Şahin, İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen, Samsun İl Sağlık Müdürü Dr.Yusuf Güney, Samsun Medikal Sanayi Kümelenme Derneği (MEDİKÜM) Başkanı Dr. Ahmet Aydemir katıldı.

    “İthal ettiğimiz tıbbi aletlere resmi olarak yılda 2,5 milyar dolar gibi bir rakam harcıyoruz”

    Türkiye’nin tıbbi alet ithal ettiğini belirten MEDİKÜM Başkanı Dr. Ahmet Aydemir, “İthal ettiğimiz tıbbi aletlere resmi olarak yılda 2,5 milyar dolar gibi bir rakam harcıyoruz. Farklı kalemlerde gösterilerek ithal edilen ürünler var. Dolayısıyla gayri resmi olarak bu rakam 6-7 milyar dolar seviyelerine çıkıyor” dedi.

    “Cari açığın kapatılması ile ilgili küçük bir adımla büyük kazanımlar sağlayabiliriz”

    Tıbbi aletlere harcanan paranın ciddi boyutlarda olduğunu belirten Samsun Valisi İbrahim Şahin, “Cari açıkta birinci sırada enerji ikinci sırada ise sağlık sektörü geliyor. Cari açığın kapatılması ile ilgili küçük bir adımla büyük kazanımlar sağlayabiliriz. Onun için bu sektörü olabildiğince büyüterek çalışan sayısını artırmalıyız. Bu sektörde çalışabilecek insanlara ihtiyacımız var. Açacağımız bu lise marifetiyle çalışan sayısı inşallah artacak. Medikal sektörle ilgili uzun zamanlı çalışmalarımız var. Eski gar binasını aldık. Etrafını çevirdik orayı cerrahi aletler müzesi yapmayı planlıyoruz. Orada ki çalışmalarımızın proje aşaması bitti. İhaleye çıkacağız ve orayı medikal sektörün canlı müzesi olmasını arzuluyoruz. Orada küçük bir alanda sembolik olarak üretimde yapacağız. Üretilenler hediyelik eşya tarzı da olabilir. Milli Eğitim Bakanımızı ziyaret ettiğimizde Samsun’da yapılan çalışmanın sadece Türkiye’yle sınırlı olmadığını yurt dışına da çok ciddi biçimde ihraç edildiğini söyledik. Bakanımıza, Medikal Aletler ya da Cerrahi Aletler Meslek Lisesi açmayı önermiştim. O da, ’hemen açıyoruz. Siz yer bulun yıl sonunu beklemeyin. Müfredatı da siz belirleyin’ dedi. Hemen geldik arkadaşlarla bir araya geldik. En son protokol aşamasına geldik. MEDİKÜM ve Milli Eğitim Müdürlüğümüz bununla ilgili çalışmalar yapacak. 2017-2018 eğitim yılında ise Medikal Aletler Meslek Lisesi’ne öğrenci alacağız. Çocuklar 4 yıllık dilimde eğitimlerini tamamlarken bir yandan da sanayicilerimizin yanında üretime katılacaklar. Onlara banka hesabı açtıracağız. Çalıştıkları zaman dilimi ile ilgili hesaplarına para yatırılacak. Çocuklar okulu bitirdikten itibaren mütevazi de olsa belki kendilerine iş yeri kuracaklar” diye konuştu.

  • Cari açığa “çatı” formülü

    Zahit Alüminyum Yönetim Kurulu Başkanı Zahit Balbay, “8 milyon konutumuzun çatısı güneş panelleriyle kaplansa Türkiye enerjiden cari açığa birçok sorununu çözmüş olur” dedi.

    Girişimcilik Ekosistemi Derneği (GED) yöneticilerini Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’ndeki üretim tesisinde ağırlayan Zahit Alüminyum Yönetim Kurulu Başkanı Zahit Balbay, sektörle ilgili bilgi paylaşımında bulundu. Türkiye’nin güneş enerjisi santrali yatırımlarıyla birlikte mevcut konutları birer santral niteliğine kavuşturacak sistemi faaliyete geçirmesi gerektiğini anlatan Balbay, “Enerji arz güvenliğine küçük küçük ama toplamda en büyük katkıyı sağlayacak çözüm, çatıları güneş enerjisi panelleriyle donatmaktan geçiyor. 8 milyon çatı boş ve kullanılmıyor. Güneş alma gün sayısı bakımından Türkiye’den daha az potansiyeli bulunan Avrupa ülkelerinde konut çatılarının yüzde 50’den fazlasında yıllardır elektrik üretiliyor. Enerji girdilerine büyük bedeller ödeyen, bu nedenle ekonomisi yüksek cari açıkla sorun yaşayan Türkiye’de konut çatılarını daha fazla zaman kaybetmeden enerji üretim merkezleri haline getirmemiz gerekiyor. Bunun için bir strateji belirleyip yol almamız gerek” dedi.

    Yerli üretim 200 megavata ulaştı

    Güneş enerjisi panel üretiminde şu ana kadar Türkiye’nin bin megavatın üzerinde üretime ulaştığını, bunun 65 megavatının kendi markaları Zahit Solarfield tesislerinde gerçekleştirildiğini ifade eden Balbay, “Güneş enerjisi yatırımlarında önemli bir pazarız. GES’te ülke olarak henüz 745 megavatlık kurulu güce ulaştık. Bunun sadece yüzde 5’lik bölümü yerli üretim. Türkiye’ye yurt dışından, özellikle Uzakdoğu ülkelerinden düşük kaliteli paneller giriyor. İleride panel mezarlığına dönmesini istemediğimiz ülkemizde bu alanda yatırım yapan yerli sanayicinin teşvik edilmesini, pazar payının artırılması çerçevesinde öncelikle konutunda kendi enerjisini üretmek isteyenlerin teknik altyapısına destek verilmesini ve prosedürlerin hızlandırılmasını talep ediyoruz. En temiz enerji üretim kaynağı güneşi iyi değerlendiren Türkiye daha hızlı büyür” diye konuştu.

    Sektör yeni girişimciler bekliyor

    GED Başkanı Esra Özden, bu alana yatırım yapan Zahit Alüminyum yöneticilerine teşekkür etti. Özden, yeni dönemde kurulacak güneş enerjisi santrallerinin ve çatı enerji sistemlerinin üretilmesinden kurulmasına, teknik personele, bu alana girecek yeni girişimcilere ihtiyaç duyulacağına vurgu yaparak, “Üniversite ve meslek okullarında bu alanla ilgili girişimlerin hızlandırılması gerekiyor. Yeni inşa edilecek konut ve sanayi alanlarının, alışveriş merkezlerinin kendi enerjisini üretir yeşil binalar olmasını teşvik etmemiz gerekiyor. Bir taraftan güneş enerji panel sektörümüzü geliştirirken, diğer taraftan bu sektörde inovatif üretim üzerine çalışacak genç girişimcileri yetiştireceğiz. GED olarak hedefimiz, kurumsal üyemiz olan Zahit Alüminyum’un mentorlüğünde bu alanda katma değeri yüksek üretim ortaya koyabilecek girişimci yetişmesine katkı sağlamak olacak” ifadelerini kullandı.

    GED’in kurumsal üyelerini ziyaret programında GED Başkan Yardımcısı Barış Avcı, Yönetim Kurulu Üyeleri Aysel Eyüpoğlu, Yrd. Doç. Dr. Burak Nakıboğlu ve Kazım Aktaş hazır bulundu.

  • Yenilenebilir enerji üretimi cari açığı azaltacak

    Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın (TEPAV), gerçekleştirdiği saha araştırmasında, Türkiye’nin cari açıkla mücadele edebilmesi için yenilebilir enerji kaynaklarına daha etkin biçimde yönelmesi gerektiği belirtildi.

    TEPAV tarafından yapılan saha araştırmasında, Türkiye’nin cari açıkla mücadele edebilmesi için yenilebilir enerji kaynaklarına daha etkin biçimde yönelmesi gerektiği belirtildi. Türkiye’nin en önemli ithalat kalemlerinin başında enerji sektörünün geldiği vurgulanan rapor uyarınca, yenilenebilir enerji, sürdürülebilir enerji politikaları, cari açıkla mücadele ve Türkiye’ye önemli fırsatlar sunuyor. Yatırımcılar, Türkiye’nin ekonomik sorunlarını da çözebilecek rüzgar ve güneş enerjisi sektörü için daha etkin ve uzun vadeli bir kamu politikası çerçevesine ihtiyaç duyuyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarının Türkiye’nin geleceği için önemli bir fırsat olduğunu kaydeden Abk ÇEŞME RES Proje Koordinatörü Erman Kaya, “Türkiye, rüzgar rejimi olarak çok verimli bir konumda. Rüzgar enerjisi, hem çevreci hem de sürdürülebilir sınırsız bir kaynak sağlıyor” dedi.

    “Trafo merkezleri kurulması gerekiyor”

    Türkiye’de rüzgar enerjisinin toplam enerji üretimi içinde yüzde 6,6 seviyesinde olduğu bilgisini veren Erman Kaya, “İzmir, Türkiye’de kurulu güç alanında en çok rüzgar enerjisiyle üretim yapan kent. Üretimde prosedürler sıkıntılı olduğu için yatırımları devreye almamız gecikiyor. Devlet kanalıyla bunu kolaylaştırmamız gerekiyor. Trafo kapasitemiz yeterli olmadığı için üretimi aktaramıyoruz. Ülke bazında düşündüğümüzde yatırımların önünün açılması için trafo merkezleri kurulması gerekiyor” diye konuştu.

    “Rüzgar ve güneş YEKA bölgeleri yatırımların önünü açacak”

    Yenilenebilir enerji üretiminin toplam üretimdeki payının artırılmasıyla dışa bağımlılığın da azalacağını vurgulayan Kaya, sözlerine şöyle devam etti: “Şu anda doğalgaza yüzde 46 civarında bağımlılığımız var. Bir diğer deyişle, Rusya’ya enerjide yüzde 65 bağımlıyız. Buradaki yerli kaynaklarımız öncelikle güneş ve rüzgar. Aydın ve Manisa bölgesi de jeotermal olarak zengin. Yatırımların önünü açmak gerek. Lisans alıp, ’belli bir süre bekleyip, iyi fiyata satarız’ düşüncesinde olanlar var. Şu anda devlet bunun önüne geçmek için yeni yönetmelikler uyguluyor. Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) bölgeleri ön plana çıkıyor. Bu gelişmeler, gerçek yatırımcıların bir an evvel yatırımlarını hayata geçirmelerini sağlayacak. Devlet sahayı belirleyecek, ölçüm ve ihaleyi yapacak. Türkiye’de üretilmiş yerli türbin, kanat ve gövdeyle yerli ekonomiyi harekete geçirecek.”

  • Liman Projesi Cari Açığa İlaç Olacak

    Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur, ’Ekonomik Forum Gönen Buluşması’ programına katıldı. Gönenli iş adamları ile de bir araya gelen Başkan Uğur, Ekonomik Forum buluşmasında yaptığı konuşmasında, Bandırma Liman Projesi ve Büyükşehir’in çalışmaları hakkında bilgiler verdi. Liman projesinin ülke ekonomisindeki cari açığı kapatacağı gibi yabancı yatırımcıyı da Türkiye’ye çekeceğini vurgulayan Başkan Uğur, “Bu proje Kanal İstanbul’dan önemli, üçüncü havaalanından önemli. Bu proje boğaz köprülerinden önemli. Türkiye’nin vizyonu olacak bir proje” dedi.

    Bu yıl ikincisi düzenlenen, ’Ekonomik Forum Gönen’ buluşması Gönen’deki Bandırma Organize Sanayi Bölgesi’nde yapıldı. Foruma Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur, Vali Yardımcısı İsmail Demirhan, Gönen Kaymakamı Hüseyin Parlak, Gönen Belediye Başkanı Hüseyin Yakar, Balıkesir Sanayi Odası Başkanı İsmail Uğur, Balıkesir Ticaret Odası Başkanı Fahri Ermişler, sanayiciler ve ekonomistler katıldı. Forumda Bloomberg TV Yayın Yönetmeni Cüneyt Başaran’ın koordinatörlüğünde Hürriyet Gazetesi Ekonomi Müdürü Sefer Levent ve Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakan Güldağ, güncel ekonomik gelişmeleri değerlendirdiler.

    Katılımcılara Balıkesir hakkında bilgi veren Uğur, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin projelerini de anlattı. Balıkesir’in 18 bin kilometrekarelik bir alanda bulunduğunu ve yüz ölçümü olarak İstanbul’un 3 katı büyüklükte olduğunu ifade eden Başkan Uğur, “Bir tarafımız Marmara, bir tarafımız Ege. Altın madenleri Balıkesir’de, Dünya’nın en zengin bor yatakları Balıkesir’de. Demir, kurşun, kömür, bakır, molipden, mermer. Bunun yanında termalimiz var. Termal her yerde; Bigadiç’te, Sındırgı’da, Balıkesir merkez’de, Manyas’ta, Gönen’de, Edremit’te, Ayvalık’ta, Gömeç’te her yerde termal şifalı sular kaynıyor. Kaz Dağları, İda Dağı oksijeni ile Balıkesir’imizde. Her türlü sebzenin, meyvenin yetiştiği bir il. İspanyol bir şehir plancısı eşi ile geldi, Avrupa’da birçok ülkenin planlamasını yapmış. Şunu söyledi; ‘Artık ülkeler değil, şehirler yarışacak’. Şehirler marka olmak zorunda. Ve ideal şehir 500-600 bin nüfuslu sosyal hayatı, üniversite ve her şeyi ile bütün ihtiyaçları karşılayan bir şehir olması lazım. Artık 8-10 milyon nüfuslu şehirler olmuyor. İstanbul artık bu yükü taşıyamıyor. İstanbul yönetilmekte zorlanıyor; ne kadar metro da yapsanız, boğaz köprüsü de yapsanız olmuyor” dedi.

    BANDIRMA LİMANINA ROTTERDAM MODELİ

    Balıkesir’i marka şehir yapmak istediklerini söyleyen Uğur, marka şehir ile dünyadaki diğer önemli şehirler ile yarışmak istediklerini belirtti. İhraç edilecek malların BALO projeleri ile ulaşımının Avrupa’ya sağlandığını hatırlatan Uğur, Rotterdam modelinin örnek alınacağı Bandırma Liman projesi hakkında şu bilgileri verdi: “Bandırma Limanı’nda derinlik 20 metre. Yurtdışı gezilerinde bizim Bandırma Limanı lojistikçilerin dikkatini çekiyor. ’Burası önemli bir lojistik üs olabilir’ diyorlar; hem ithalatta, hem ihracatta. Burada yatırımcılar aşağı yukarı 15 yıldır, Bandırma Port olarak düşündüğümüz yerde arazi almaya başladılar. Biz de istiyoruz ki Bandırma’ya yapılacak olan bir sanayinin ve limanın arkasının da genişleme alanının olması lazım. Burada kurulacak bir liman, iskele sadece bir firmaya hizmet etmesin. Arkasında gelişecek olan sanayiye de hizmet etsin. Yaptığımız incelemede gördük ki dünyada en düzenli organize sanayi ve liman işletmesi Hollanda Rotterdam’da. Çünkü oradaki işletme, liman ile birlikte organize sanayiyi birlikte yönetiyor. Rotterdam ile birbuçuk yıldır yaptığımız görüşmeler sonrası buraya gelip incelemeler yaptılar. Burası sanayi ve liman için müsait bir yer. Kendi yatırımcıları ile yaptıkları anketlerde Bandırma’ya da yatırım yapmaya hazır olduklarını belirttiler. Rotterdam Limanı işlem hacmi 425 milyon ton. Türkiye’deki en büyük limanın hacmi 4,5 milyon ton. Türkiye’deki en büyük limandan 100 kat fazla. Boyu Sultanbeyli’den Avcılara kadar, 45 kilometre boyu var. 600 milyon nüfusa hitap ediyor. Oranın ihtiyacını karşılıyor”

    Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur, Bandırma Liman projesi ile yabancı yatırımcıların Türkiye’ye geleceğini ve cari açığı kapatacak büyüklükte ekonomik hareketlilik sağlayacağını vurguladı. Liman projesinin Kanal İstanbul ve 3. Havalimanı projelerinden dahi önemli olduğunu kaydeden Başkan Uğur, “Liman için en uygun yer Bandırma. Bu proje Kanal İstanbul’dan önemli, 3. Havaalanından da önemli. Bu proje boğaz köprülerinden önemli, Türkiye’nin vizyonu olacak bir proje. Kimya bizim en fazla cari açığımızın olduğu kalem. Burası ihracat yapacak, istihdam sağlayacak, yabancı yatırımcıyı getirecek, cari açığı kapatacak. Çok önemli bir proje. Sıradan bir proje değil. Yeni hükümetimiz kuruldu, bu konuyla ilgili Yatırım Ajansı bizi destekliyor ve ilgileniyor. Çevre ve Şehircilik, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlıkları hepsi bu konuyla ilgili. Bu konuda hepsini bilgilendiriyoruz. Hemen çalışmaya başlayacağız. Türkiye’nin vizyonu olacak bu projeyi, Balıkesir’imize, Bandırma’mıza kazandıralım. O zaman Gönen daha değerli olacak. Erdek daha değerli olacak. Marmara ve Avşa Adası daha değerli olacak. Buraya bu yatırımlar geldiğinde insanların tatil yapacağı, konaklayacağı yer, gezeceği yer gerekecek. O zaman bizim sahillerimiz Monte Carlo gibi, San Remo gibi yerler olacak. Ekmeği nasıl büyüteceğiz? Zengin adam gelsin ki para harcasın; bu yatırımlar, bu sanayi geldiğinde iş başka olacak” şeklinde konuştu.

    Uğur’un ardından Gönen Belediye Başkanı Hüseyin Yakar ve Vali Yardımcısı İsmail Demirhan da birer konuşma yaptı. Konuşmaların ardından Bloomberg TV Yayın Yönetmeni Cüneyt Başaran’ın koordinatörlüğünde Hürriyet Gazetesi Ekonomi Müdürü Sefer Levent ve Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakan Güldağ, güncel ekonomik gelişmeleri değerlendirdiler. Levent ve Güldağ foruma katılan işadamlarının sorularını da yanıtladılar.

  • “Türkiye İlaç Endüstrisinin İhracatı Cari Açığı Kapatıyor”

    Orzaks İlaç Genel Müdürü Yunus E. Alimoğlu, ilaç endüstrisinin, cari açığın azalmasına olumlu katkı sağladığı söyledi.

    Orzaks İlaç Genel Müdürü Yunus E. Alimoğlu, ilaç sektörüne dair açıklamalarda bulundu. Türkiye toplam ilaç pazarının, 2015’te yüzde 15,5 büyüme ile 16 milyar 870 milyon TL’ye ulaştığını söyleyen Alimoğlu,cari açığın azalmasına olumlu katkı sağladığı belirtti. Kutu ölçeğinde yüzde 6,7 büyüme ile 1 milyar 950 milyon lira hacim gerçekleştiğini dile getiren Alimoğlu, “Aralarında, Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği üyelerinin de yer aldığı 160 ülkeye ihracat gerçekleştiren Türkiye ilaç endüstrisinin ihracatı, yüzde 9,8 artarak 939 milyon dolara ulaştı. İlaç ithalatı ise yüzde 2,6 küçülerek 4,6 milyar dolar oldu. Böylelikle, ihracatın ithalatı karşılama oranı, 2010-2015 dönemindeki en yüksek oranına erişerek, yüzde 20,3 seviyesinde gerçekleşti ve ilaç endüstrisi, cari açığın azalmasına olumlu katkı sağladı. Orzaks, bugün bir çok ülkeye ihracat yaparak adından yine söz ettiriyor. Türkiye’ye, ithalat değil, ihracat yaparak döviz girdisi sağlayan, katma değer oluşturan ve kendi markalarını tüm dünya pazarında görmeyi arzulayan vizyon, bugün sonuç veriyor” dedi.

    Alimoğlu açıklamalarına “5 yıldızlı IFOS onayının yanı sıra bir çok ödülle başarısını pekiştiren Ocean Balık Yağları, bugün sadece Türkiye’de değil, Belarus’tan, Moldovya’ya, Romanya’dan Suriye’ye olmak üzere, Somali, ve Irak pazarında da satışlarına hızla devam ediyor” şeklinde devam etti.

    Sadece ürettikleriyle değil, geçen yıl gerçekleştirdikleriyle ve bu yılda devam eden sosyal sorumluluk projeleri ile de, Türk kültürüne ve geleceğine sahip çıkmanın ve toplumu sağlık konusunda bilinçlendirmeyi görev edindiklerini söyleyen Alimoğlu, “Gerek markalarımızın faaliyetlerini sınırlarımızın ötesine taşıma, gerekse de ürettiklerimizle ülkemizi başarıyla yurtdışında temsil etmenin bilinci, bundan sondan sonraki süreçte yaşayacağımız başarıların temel taşlarını oluşturuyor. Ocean Balık Yağı’nın Türkiye’deki başarısı bizim geleceğe güvenle bakmamızda ki en büyük etkendir, 2015 yılında saf balık yağı şurup kategorisinde Türkiye’nin 1. Tercihi olmayı başaran Ocean Balık Yağı’nın, uluslararası bir marka olması yolunda ilk adımları attık, bundan sonraki süreçte dünyadaki tüm omega 3 tüketicilerinin rahatlıkla ulaşabildiği bir Ocean markası görebilmek için çok çalışacağız” şeklinde konuştu.

    Orzaks İlaç Dış Ticaret Müdürü Turan Seçkin ise “Türkiye’de yakaladığımız başarıyı dış pazarlara taşımak amacı ile çıktığımız yolda her geçen gün ilerleme kaydederek farklı kültürlerdeki pazarlara erişiyoruz. Temelde hedefimiz insanlara en iyiyi ulaştırarak onların beğenisini kazanmak ve Ocean markasını bir dünya markası haline getirmektir. Geniş ürün portföyümüz farklı pazarlara entegrasyonumuzu kolaylaştırırken, aynı zamanda sağlık ürünleri ve OTC ürünleri alanında, gelişen bir tecrübe ve bilgi dağarcığına sahip olduğumuzu kanıtlayıcı olarak tüketici ve partnerlerimiz nezdinde güven oluşturmaktadır. Bu güvene layık olmak için ve hedeflerimizin gereklilikleri doğrultusunda büyük bir azimle çalışıyoruz. Her geçen gün ürün portföyünü geliştirip, insan sağlığına katkı sunan Orzaks, içlerinde vitamin, mineral ve bitkisel ekstraktların da bulunduğu ürün portföyü 40’ın üzerindedir” diye konuştu.