Etiket: Cari

  • “Trimbox ile cari açığa savaş açtık”

    Yurttaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Evren Yurttaş,“Yüzde 95 yerlilik oranına sahip ‘Trimbox’ ürünümüz ile yılda 2 milyar dolarlık elektronik kart hasarını engellemek için yol çıktık. Halihazırda kullanılan yaklaşık 200 bin ürünümüzle milyonlarca dolar kaybı engelliyoruz” dedi.

    Cari açığın daha aşağılara çekilebilmesi için son dönemde yüksek sesle ‘yerli üretim’ konuşulmaya başlandı. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Yurttaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Evren Yurttaş, “20 milyar dolarlık dış ticaret açığı veren makine sektöründe söz konusu makinelerin zarar görmesi ya da arızalanması yeni bir cari açık kaleminin oluşmasına sebep oluyor. Çünkü bu makinelerin kullanılan yedek parçalar, kontrol mekanizmalarını sağlayan elektronik kartlar, yine yurt dışından getiriliyor. Her tamirat, hem yedek parça değişiminin cari açığa faturası ise bu nedenle her yıl 2 milyar doları aşıyor” dedi.

    “Mikrosaniyelik hareketle milyon dolarlık zarar”

    Bu noktada sanayicilerin fabrika ve makinelerinde elektronik kartların en büyük yanma sebebi olan voltaj dalgalanmalarına karşı aşırı gerilim sönümleyici cihaz kullanmalarını tavsiye ederek bu masraftan kurtulabilecekleri, bu sayede de elektronik kart sebebiyle ortaya çıkan cari açığın da ortadan kalkacağını belirten Evren Yurttaş, “Sadece makineyi ithal edip fabrikanıza üretime başladığınızda konu bitmiyor. Bu konu yerli üreticinin en çok dile getirilen şikayetidir. Elektrikte şebeke kaynaklı bir dalgalanma, bir olumsuzluk yaşandığında fabrikadaki makinelerde elektronik kartlar yanıyor. Elektronik kartlar mikrosaniyelik elektrik darbelerinden zarar görebiliyor. Makinelerin en pahalı parçalarını yine elektronik kartlar oluşturuyor. Sanayici kullandığı makinesinin elektronik kartını sürekli olarak tamir edilebiliyorsa tamir ettiriyor bazen de ithal etmek zorunda kalıyor. Tamir edilen kart, eski verimliliği ile maalesef çalışamıyor. Bu hem üreticiye üretim kaybı ve ekstra maliyet getiriyor hem de elektronik kart ithal ederse cari açığı artırıyor” diye konuştu.

    “Trimbox ile cari açığa set”

    Son dönemde kurda yaşanan hareketlilik ve faizlerdeki artışa dikkat çeken Yurttaş, böyle dönemleri hasarsız atlatmanın en önemli yollarından birinin ekonomi yönetiminin de yüksek sesle dile getirdiği gibi yerli üretim olduğunu belirtti. Yurttaş, kendilerinin de bu kapsamda ürün geliştirdiklerini belirterek sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye’nin ilk TSE Belgeli icadı (TSE-BDS-0001-1), yüzde 95 yerlilik oranına sahip ‘Trimbox’ ürünümüz ile yılda 2 milyar dolarlık elektronik kart hasarını engellemek için yola çıktık. Hali hazırda kullanılan yaklaşık 200 bin ürünümüzle milyonlarca dolar kaybı engelliyoruz.”

    “22 ülkeye ihracat yapıyoruz”

    Yurttaş son olarak şunları kaydetti: “Sanayide kullanılan makinalarda bulunan elektronik kartların elektrik dalgalanmalarından hasar görmeden üretime devam etmesini sağlayan Trimbox, çoğunlukla yurt dışından ithal edilen elektronik kartların hasar görmesini engellemek suretiyle hem döviz tasarrufu sağlıyor, hem de elektronik kart değişimi nedeniyle ortaya çıkan iş kayıpları da engellenmiş oluyor. Üretilen ürünler şu anda dünyanın 22 ülkesinde fabrikaları korurken üretimlerin sorunsuz şekilde devam etmesini sağlıyor. Holding olarak hedefimiz ihracatımızı artırarak markamızın tescil edildiği dünyanın yüzde 70’inde var olmak, ülkeye daha fazla döviz girdisi sağlamak ve iç piyasada da döviz kaybının önüne geçmek.”

  • Ticaret Bakanı Pekcan’dan cari açık yorumu

    Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, “Dünyadaki tüm korumacılık rüzgarlarına, bölgemizde yaşanan istikrarsızlığa ve başta Brexit olmak üzere AB’de yaşanan dalgalanmalara rağmen, ihracatımız Ekim ayında yüzde 13,1 artışla 15 milyar 732 milyon dolar seviyesine ulaştı” diyerek dış ticarette güzel gelişmeler yaşandığını söyledi.

    Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Ticaret Bakanlığı koordinasyonu ile Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından bu yıl 3’üncüsü gerçekleştirilen Türkiye Tasarım Haftası (Design Week Turkey) kapsamında düzenlenen “Design Turkey Endüstriyel Tasarım Ödülleri” töreninde konuştu.

    Pekcan, yaptığı açıklamada dış ticarette yaşanan son gelişmelere ilişkin değerlendirmede bulundu. Bakan Pekcan, “Dünyadaki tüm korumacılık rüzgarlarına, bölgemizde yaşanan istikrarsızlığa ve başta Brexit olmak üzere AB’de yaşanan dalgalanmalara rağmen, ihracatımız ekim ayında yüzde 13,1 artışla 15 milyar 732 milyon dolar seviyesine ulaşmış, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 96,7 olmuş ve Cumhuriyet tarihinin rekoruyla yıllıklandırılmış ihracatımız da yüzde 7,9 artış ile 166,8 milyar dolara ulaştı. 2018 yıl sonu itibariyle de 170 milyar dolara ulaşmayı hedefliyoruz. Bunlar hepimizi son derece memnun eden gelişmeler ancak hedefimiz ihracat artışı sürdürülebilir şekilde uzun yıllara yaymaktır. Bunun yolu teknolojidir, dijitalleşmedir, markalaşmadır, tasarımdır. Bunun yolu yeni pazarlar, yeni, ürünlerdir. Bu doğrultuda hem ürünlerimizi hem de mevzuatımızı modernleştiriyoruz” dedi.

    “Türkiye’nin önümüzdeki on yıldaki hedefi orta gelir düzeyinden, yüksek gelir düzeyine yükselmektir”

    Bakan Pekcan, gerek yurt içinden, gerekse de yurt dışından tasarıma değer veren her kesimin tasarım haftasının bir parçası olmasının kendilerini heyecanlandırdığını dile getirerek, “Bu yıl tasarım ekosistem teması ile sürdürülebilir ihracat artışı ve carı açığımızın azaltılmasına tasarımın katkısı ve önemi bir kez daha vurgulanacaktır. Tasarım demek, kültür demek, medeniyet demek. 21.yüzyılda ise tasarım, sanat ve ekonominin kesişme noktasıdır; başarı demektir, kazanç demektir. Bu doğrultuda Türkiye’nin önümüzdeki on yıldaki hedefi orta gelir düzeyinden, yüksek gelir düzeyine yükselmektir. Bunun tek yolu ürettiğimizi ve dünya üzerinde sunduğumuz ürünleri teknoloji, tasarım, marka içeriğinin arttırılması, seviyesinin yükseltilmesidir. Bakanlık olarak bu vizyonda projelerimizi ve mevzuatlarımızı hazırlıyor ve güncelliyoruz. Aslında kısa zamanda oldukça güzel bir yol kat ettiğimize inanıyorum “ açıklamalarında bulundu.

    Konuşması sonrası TİM Başkanı İsmail Gülle, Ticaret Bakanı Pekcan’a tablo hediye etti.

  • DeFacto yerli yazılımla cari açığın azaltılmasına destek olacak

    DeFacto, iş süreçlerindeki ana yazılımlarını Ar-Ge şirketi DeFacto Teknoloji bünyesinde geliştiren şirketin dijital dönüşüm yolculuğunun temelini yerli yazılımlar oluşturacak.

    Hazır giyim ve moda sektörünün önemli markalarından DeFacto, ulaşılabilir modada dünya markası olma stratejisi doğrultusunda tüm iş süreçlerinde kullandığı ana yazılımlarını Ar-Ge şirketi DeFacto Teknoloji bünyesinde geliştirdiğini açıkladı. Şirket; çok kanallı perakendecilik uygulamalarını kapsayan omnichannel’ı yaygın olarak uygularken, dijital dönüşüm yolculuğunun ana unsurunu yerli yazılım vurgusu oluşturdu.

    Yerli yazılımlarla cari açığı azaltılmasına destek oluyoruz

    Kullandıkları ana yazılımları DeFacto Teknoloji bünyesinde geliştirdiklerini ifade eden DeFacto Bilgi Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cengiz Gürer, “Bunlardan en önemlisi ERP (Kurumsal Kaynak Planlaması) yazılımı. Sektördeki pek çok firma yurtdışı kaynaklı ERP yazılımlarını kullanıyor. Rekabette esneklik ve hız sağlaması, maliyet avantajı oluşturması ve teknoloji alanında Türk mühendislerine istihdam oluşturması için kendi geliştirdiğimiz ERP uygulamasını kullanmaya başladık” dedi.

    “ERP yazılımı olarak geliştirdiğimiz ’DFStore’ uygulamasını tedarik zinciri, depo yönetimi, mağazacılık, finans, ürün yönetimi, planlama, insan kaynakları gibi şirketimizin ana fonksiyonları için kullanıyoruz” diye konuşan Cengiz Gürer, “Ayrıca, e-ticaret online satış platformumuzun ve online-offline satış kanallarımızın tek bir kanal gibi yönetilmesini sağlayan çok kanallı perakendecilik uygulamamız olan ROAR’ı da DeFacto Teknoloji’de geliştirdik. Böylece kullandığımız yabancı kaynaklı çok kanallı perakendecilik yazılımından Ağustos ayında vazgeçerek yerli çok kanallı perakendecilik uygulamamız ROAR’ı devreye aldık. Bu sayede hem dövizde dalgalanmaların yaşandığı bu dönemde yurtdışına döviz ile ödeme yapmamış olduk, hem de entegrasyonlarımızı 14 kat hızlandırdık” ifadelerini kullandı.

    Geliştirdikleri perakendecilik yazılımlarını ürün haline getirdiklerini vurgulayan Gürer, “DeFacto’nun 100 ülkede faaliyet gösteren global bir moda markası olma sürecini yerli teknolojileri kullanarak hızlandırmak istiyoruz. Müşterilerimizin ihtiyaç ve beklentilerini daha iyi anlamaya odaklandık. Bu doğrultuda ürün yönetimi, planlama, üretim ve dağıtım gibi gelişmiş perakende analitiği uygulamalarına yatırım yapıyoruz. Bu anlamda yeni ve yerli uygulamamız olan müşteri ilişkileri yönetimi, büyük veri ve gelişmiş perakende analitiği uygulamalarımızı 2019 yılının ilk çeyreğinde devreye almayı planlıyoruz” şeklinde konuştu.

    “Yeni mezunlar için bir teknoloji okuluyuz”

    DeFacto Teknoloji bünyesinde her sene yeni mezunlara dönük işe alım programı düzenlediklerini söyleyen Gürer, “İş hayatına ilk adımını atan genç yetenekler için istihdam oluşturuyoruz. Oryantasyon, teknik iç eğitimler ve iş başında öğrenme şeklinde sistematik bir gelişim süreci izliyoruz. Geleceğin başarılı mühendislerini ülkemize ve şirketimize kazandırmak için yeni mezunların iş hayatına kazandırılmasını sağlayan Yeni Mezun İşe Alım Programı’mıza çok önem veriyoruz ve özen gösteriyoruz” diye konuştu.

  • Cari fazla sonrası dolar sert düştü

    Cari işlemler hesabının, Ağustos ayında fazla vermesinin açıklanmasıyla dolar/TL paritesi 6 liranın altına indi.

    Güne 6,07 seviyesinde başlayan dolar/TL paritesi ödemeler dengesi verileri sonrasında sert düştü. Cari işlemler hesabının Ağustos ayında 2 milyar 592 milyon dolar fazla vermesinin duyurulmasıyla dolar, TL karşısında yüzde 1,3’lük düşüşle 5,99 seviyesine geriledi. Kur şu sıralarda 5,9980 düzeyinden işlem görüyor.

  • MHP’den cari açık için Malatya formülü

    MHP Malatya İl Başkanı Bülent Avşar, Malatya’nın Hekimhan ilçesinde bulunan demir cevheri ile Türkiye’nin mevcut demir-çelik ihtiyacının 133 yıl süre karşılanmasının mümkün olduğunu ifade etti.

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Malatya İl Başkanı Ramazan Bülent Avşar, ABD’nin Türkiye’den demir-çelik ithalatına yüzde 25 ek vergi koyması ile birlikte yıllık 2 milyon ton ihracat pazarın durmasına sebep olduğunu açıkladı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Başkan Avşar, Malatya’nın cari açığı kapatan bir şehir olabileceğini dile getirerek önerilerde bulundu. Türkiye’nin yıllık 37 milyon ton demir-çelik üretiminin bulunduğunu ve bunun 11 milyon tonun ise ithal demir cevheri ve hurda demir ithalatı ile gerçekleştiğini belirtti. 2017 yılında 17 Milyar dolarlık ithalatın gerçekleştirildiğini belirten Avşar, “Ülke olarak 2017 yılında cari açığımız yaklaşık 50 Milyar dolar oldu. Bunun yüzde 34’ü ise sadece demir-çelik ithalatından kaynaklandı” ifadelerine yer verdi. Demir-Çelik sektörünün üretiminin ana ham maddesinin demir cevheri olduğunu anımsatan Avşar, Malatya’nın Hekimhan ilçesinde bulunan demir cevheri maden rezervinin ise 2 milyar ton civarında olduğunu söyledi. Malatya’da var olan demir cevheri ile Türkiye’nin mevcut demir-çelik ihtiyacının133 yıl süre ile karşılanabileceğini dile getiren Avşar, “İlimizdeki Demir cevheri yüzde 19- 40 tenör oranına sahiptir. Demir cevherinin işlenip zenginleştirilerek, tenor oranının yüzde 55’e çıkarılması işlemine peletleme adı verilmektedir. Bu işlemi yapan tek fabrika, Sivas Divriği de bulunmakta olup, yıllık zenginleştirme kapasitesi, Türkiye ihtiyacının sadece yüzde 30’luk bölümünü karşılayabilmektedir. Bu sebeple, bu kadar stratejik bir ürün olan demir cevheri için, devletin yeni yatırımcıları bu yönde teşvik etmesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı. Hekimhan ilçesinde daha önceden planlanan 300 milyon dolarlık pik demir üretimi için test üretimine başlanıldığını aktaran Avşar, ancak planlanan 500 milyon dolarlık başka bir yatırımın ise maden rezervi biten Sivas’ın Divriği ilçesinde yapılma kararı verildiğini söyledi. Türkiye’de inşaat sektörü başta olmak üzere birçok yeni projede de demir-çeliğin önemli bir yer tuttuğunu dile getiren Avşar, bu kapsamda acilen Hekimhan ilçesinde Demir-Çelik Organize Sanayi Bölgesinin kurulması gerektiğini ifade etti. Avşar, yatırım planlarından vazgeçen Erdemir Firması’nın yeniden Malatya’ya getirilmesinin yanı sıra bölgede faaliyet gösterecek sanayiciler için elektrik, akaryakıt, doğalgaz, gümrüksüz makine ekipman desteği, vergi muafiyeti ve çalışanlar için sigorta desteğinin çıkarılmasını gerektiğini söyledi. Türkiye’nin cari açığının 35’lik bölümünün, tek başına Hekimhan’ın demir cevheri ile kapatılabileceğini kaydeden Avşar, Milliyetçi Hareket Partisi olarak ilgili makamlara konuyu da ileteceklerini söyledi.