Etiket: Caretta

  • Bodrum’da caretta caretta saldırısı: 2 yaralı

    Muğla’nın Bodrum ilçesinde bulunan Orak adasında denize giren tatilciler caretta caretta kaplumbağalar tarafından saldırıya uğradı. Kaplumbağaların ısırması sonucu 2 tatilci yaralanarak hastanelik oldu.

    Bodrum’da günübirlik tekneyle denize açılan ve Orak adasına giden 6 kişilik bir aile denizde yüzükleri sırada caretta carettaların saldırısına uğradı. Bir anda neye uğradıklarını şaşıran tatilcilerden 2 kişi kaplumbağaların ısırması sonucu vücudunun çeşitli yerlerinden yaralandı.

    İstanbul’dan ailesiyle Bodrum’a tatile gelen Zuhal Tursun günübirlik tur teknesiyle denize açılarak Orak adasında 10 yaşındaki yeğeni Cabirhan Akten’le denize girdi. Bir anda Akten’in yanına yaklaşan caretta carettalar küçük çocuğu ısırmaya başladı. Durumu fark eden Tursun yeğeninin yanına giderek caretta carettaları uzaklaştırmaya çalıştı. Yeğenini kurtarmaya çalışırken elinden ve vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan Tursun ve yeğeni teknedekilerin müdahalesiyle zodyak bota alınarak hastaneye götürüldü. Hastanede yaralarına müdahale edilen tatilcilere tetanoz ve kuduz aşısı yapıldığı öğrenildi.

    “Beni boğmaya çalıştı”

    Zuhal Tursun, yaşadığı korku dolu anları şöyle anlattı:

    “Bir anda yeğenimin elini bir şeyin kaptığını gördüm. Bir kafa ve dişlerini gördüm sadece. O arada ben onun ağzını itip yeğenimi kurtardım, bu kez bana saldırdı. Yeğenime sadece yüz ve kaç diyebildim. Ondan sonra yüzgeciyle benim başımı aşağı indirip, beni boğmaya çalıştı. Ağzıyla şah damarımın olduğu yerden ısıracaktı, ben elimle ittim, o esnada da elimi kaptı ve beni sürüklemeye çalıştı. Boğuşmaya başladık. Hiçbir şekilde kurtulamadım ondan. Çığlıklar attım, bağırdım. En sonunda hiç gücüm kalmadı. O esnada beyaz bir botla bir adam geldi ve beni bota çekmeye çalıştı. Adam beni bota çekerken kaplumbağa kolumu ısırdı. Daha sonra bir adam daha gelip kaplumbağanın kafasına vurdu zannedersem, kolumu bıraktı. Bota binerken arkadan gelip kaba etimi yakaladı. Bizi oradan hastaneye götürdüler ve bize tetanoz ve kuduz aşısı yapıldı. Sakinleştirici bir iğne de yaptılar.”

    10 yaşındaki Cabirhan Akten ise kaplumbağanın bir anda üzerine geldiğini söyleyerek, “Ben suya bakıyordum bir anda kaplumbağa üzerime saldırdı. Teyzem beni kurtardı. Kaplumbağa bu sefer de teyzeme saldırmaya başladı” ifadelerini kullandı.

    Öte yandan, 1 ay içerisinde kaplumbağanın birçok insana saldırdığı öğrenildi.

  • Yavru caretta caretta’lar denizle buluştu

    Antalya’nın Kemer ilçesine bağlı Çıralı sahilinde yuvalarından çıkan yavru caretta caretta’lar denizle buluştu.

    Dünyaca ünlü Çıralı bölgesinin 3 kilometre uzunluktaki kumsalında bulunan 72 caretta caretta yuvasının sonuncusunda yumurtadan çıkan yavrular gün doğumuna yakın saatlerde denizle buluştu. Çeşitli sebeplerle yuvalarından çıkamayan caretta caretta yavruları da sabahın ilk dakikalarında Ulupınar Çevre Koruma Kooperatifi görevlileri ve gönüller yardımıyla denize ulaştırıldı. Yuvalardan kurtarılan ancak henüz denize varacak kuvvette olmayan yavrular ise 10-12 saat karanlık bir odada dinlendirildikten sonra geceleyin doğal ortamına bırakıldı.

    “Kampçıların eğlencesi carettalara zarar veriyor”

    Ulupınar Çevre Koruma, Geliştirme ve İşletme Kooperatifi Başkanı Bayram Kütle, caretta carettaların bu yıl Çıralı sahilinde 72 noktada yumurtladıklarını, bu rakamın geçen yıla göre yarı yarıya düşük olduğunu söyledi. Kütle, “Bu sene biraz zor durumdayız. Çünkü geçen seneki verileri yakalayamadık. Onun yarısını yakaladık. 71-72 yuvamız oldu. Geçen sene 140 küsur yuvamız vardı, yarı yarıya düştü, bunun nedeni de hava şartları olabilir. Bir de burada bilinçsiz turizm kullanımlarından kaynaklanıyor. Kampçılar gelip çadırlarını kuruyorlar sabaha kadar denizdeler, çıkaramıyorsun kalabalık öğrenci grubu. Bunlardan dolayı denize çıkamıyor denizde bırakıp gidiyor yumurtalarını, onların kıyıya çıkabilmesi için çevrede ışık ve gürültü gibi hareketlerin olmaması gerek, sahilin boş olması gerek” dedi.

    Kütle, caretta carettaların yumurtlama, kuluçka ve yavru çıkma dönemlerinde sahilin kalabalık olduğu zamanlarda ilgili kurumların koruma için görevlendirme yapması gerektiğini ifade ederek, “Bizim uyarılarımız dikkate alınmıyor. Resmi bir görevli jandarma olabilir, zabıtadan olabilir veya Milli Park’tan olabilir. Gelip geceleri 1-2 saat beklemeliler. Bize gece ihtiyaç var, gündüz hiçbir şey olmuyor. Akşam saat 20.00-21.00’den sonra sabah 05.00’e kadar sahili boş bırakmamız gerekiyor. Böyle koruyabiliriz, başka türlü koruyamayız” açıklamasında bulundu.

    Gönüllü caretta caretta dostu Tamer Oskay da kumsalda bulduğu pet şişe içinde ölmüş bir caretta caretta yavrusunu göstererek “Maalesef her gün sabah en az 8-10 tane üzerine basılmış yavru kaplumbağa topluyoruz. Bunlar gördüklerimiz, bunların tek sebebi insan. Sahile gelip oturanlar, içki içenler, sohbet edenler. Maalesef önüne geçemiyoruz. Akşam saat 10.00’dan sonra gelmeyin, sahile inmeyin, bizim kadar onların da yaşamaya hakkı var, buranın gerçek sahipleri onlar. Bunu anlatamıyoruz maalesef, duyarlı vatandaşları görünce onlara anlatıyoruz ve etrafındaki insanlara da anlatmalarını istiyoruz” dedi.

    Oskay, Çıralı’daki otel ve pansiyonlara gelen bütün tatilcilere akşam 22.00’den sonra sahile inilmemesi konusunda uyarı yapılmasının caretta ölümlerini azaltacağını sözlerine ekledi.

    Caretta carettalar

    Nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan ve koruma altındaki türler arasında yer alan caretta caretta’lar mayıs ayının ilk haftasından başlayarak belli kumsallarda açtıkları çukurlara 100 civarında yumurta bırakıyor. Bu yumurtalarda oluşan yavrular 2 aylık kuluçka döneminin ardından temmuz ayının ilk günlerinden itibaren çukurlardan çıkarak denize ulaşıyor. Yavrular denizi özellikle ufuk aydınlığı ile buluyor ve çevredeki başka ışık kaynakları yavruların yollarını şaşırmalarına neden oluyor. Bir sahilden denize kavuşan caretta caretta yavrusu, ömrü boyunca bu sahili unutmuyor ve 20-25 yaşlarında yumurtlamak üzere aynı sahile geri dönüyor. Caretta carettalar 60 yılı aşkın süre yaşıyor.

  • Bakan Özhaseki yavru caretta carettaları denizle buluşturdu

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Muğla’nın Ortaca ilçesinde koruma altında olan caretta carettaların denizle buluşması için düzenlenen etkinliğe katıldı.

    Bakan Özhaseki, DEKAMER Merkezi’nde önce caretta carettaların tedavi gördüğü su tanklarını inceledi. Bakan Özhaseki burada DEKAMER Müdürü Pamukkale Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yakup Kaska’dan bilgi aldı. Muğla Valisi Esengül Civelek’in de eşlik ettiği Bakan Özhaseki ardından caretta carettaların denizle buluşması etkinliği için İztuzu sahiline gitti.

    Her yıl binlerce deniz kaplumbağası yavrusunun denizle buluştuğu İztuzu sahilinde vatandaşların zarar vermemesi için işaretlenen yuvadan yavru carettalar çıkarıldı. DEKAMER Başkanı Yakup Kaska ile birlikte yuvadan kaplumbağaları çıkaran Bakan Özhaseki, yavru caretta carettaların denizle buluşmasını izledi.

    Bakan Özhaseki, yöre insanının koruma konusunda bilinçli olduğunu belirterek, “Burada müthiş bir bilinç gelişti. 2 ay sonunda yumurtadan çıkan hayvanlar denizle buluşuyorlar. Bu çalışmalarla 2014 yılında 56 bin, 2015 yılında 65 bin, 2016 yılında 92 bin civarında deniz kaplumbağası denizle buluştu doğal yaşamına döndü. Şimdi arkadaşlarımız izlemeye devam ediyor ve yeni raporlar gelmek üzere. Bu sayı çok daha fazlasına ulaşacak. Müthiş bir canlı türünü biz burada kurtarmış oluyoruz. Tamamı ile yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olan bu canlı türü 4 senedir Bakanlığımız uhdesindeki bu çalışmalar ile her yıl binlercesi doğaya yeniden dönüyor. Özellikle bu bölgedeki 5 Özel Çevre Koruma Bölgesinde yapılan çalışmalarda önce yumurtluyorlar” dedi.

  • (Özel Haber) Caretta carettalar Mersin sahillerine yumurta bırakmaya başladı

    Dünyada deniz kaplumbağalarının en önemli üreme alanlarından biri olan Mersin sahillerine bu yıl da caretta carettalar gelmeye başladı. Mersin’de 5 üreme alanı bulunan deniz kaplumbağaları, gecenin karanlığında sahile çıkarak yumurtalarını bırakıp yeniden denize dönüyorlar. Geçen yıl rekor kırılan sahillerde bu yıl biraz daha düşük bir sayı bekleniyor. MEÜ DEKUYAM Müdürü Prof. Dr. Serap Ergene, “Davultepe’de şu anda tespit ettiğimiz 82 yuvamız var” dedi.

    Deniz kaplumbağalarının üremesiyle ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Mersin Üniversitesi (MEÜ) Deniz Kaplumbağaları Uygulama Araştırma Merkezi (DEKUYAM) Müdürü Prof. Dr. Serap Ergene, deniz kaplumbağalarının üremesinin haziran ayında başladığını, ekim ayının başına kadar sürdüğünü söyledi. Haziran-temmuz aylarında anaç kaplumbağalarının kumsala çıkıp yumurta bıraktığını belirten Ergene, yavru kaplumbağalarının da 2 ay sonra yumurtadan çıkıp denize döndüğünü söyledi. Deniz kaplumbağalarının nesli tükenmekte olan canlılar olduğunun altını çizen Ergene, “Bu canlılarla ilgili koruma çalışmaları çok uzun yıllardan beri devam ediyor. Mersin’de 5 üreme alanı bulunmakta. Bu 5 üreme alanından Alata ve Davultepe’de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Her yıl Davultepe üreme alanında yaklaşık 100 ile 180 arasında yuva bulunur. Bu yılki çalışmalarımız Mayıs’ın sonlarında başladı. Şu anda Davultepe kumsalında tespit ettiğimiz 82 tane yuva bulunuyor” diye konuştu.

    “Geçen yıl rekor kırmıştık”

    Geçen yıl Mersin’de üreme alanlarında oranın çok yüksek olduğunu vurgulayan Ergene, “Geçen yılki rakamlar inanılmaz derecede yüksekti. 2016 yılı bizim için rekor dönemdi. Kazanlı’da bin 702, Davultepe’de 182, Alata’da 322 yuva tespit etmiştik. Bu çok çok büyük bir rakamdı. Ancak bu yıl için rakamı biraz daha düşük bekliyoruz. Çünkü bir dalgalanma söz konusu. Sezonun başladığı dönem olduğu için insanlarımızın dikkat etmesi gereken bazı noktalar var. Mayıs ayından beri anaç kaplumbağalar yumurta bırakmak için kumsallara geliyorlar. Anaç kaplumbağaları rahatsız etmeyecek şekilde bir plan yapmak gerekiyor. Bu ışıklandırmadan başlıyor, her şeye kadar. Işıklandırma yoğun olduğu zaman bu hayvanlar rahatsız oluyorlar ve kumsala gelemiyorlar. Gürültü, ateş, çöp fazla olduğunda bu hayvanlar yine sahillere çıkmıyorlar. Alata ve Davultepe kumsalında bu yıl çöp çok fazla. Onları temizlemek için bir çalışma yapacağız” şeklinde konuştu.

    “Yavru çıkışları başlıyor, dikkatli olalım”

    Yavru çıkışlarının da yaklaştığını belirten Ergene, “Çünkü Mayıs sonunda gelen anaçların yuvaları Temmuz ortaları veya Temmuz sonları gibi çıkışa geçecek. Özellikle kumsallarda plastik atıklar çok fazla. Bunları yok etmeye çalışıyoruz. Mümkün olduğu kadar insanlarımızı rahatsız etmemesi için ellerinden geleni yapmalarını istiyoruz. Kumsallara dikmiş olduğumuz tabelalar var. O tabelalarda ’deniz kaplumbağasıdır lütfen koruyalım’ diye yazıyor. Bu tabelaların olduğu yerlerde mümkün olduğu kadar üzerinden geçmemeleri, kumsallara araç girmemesi, insanların ıslak olarak bu yuvaların etrafından geçmemesini sağlamamız gerekiyor. Bunun için özellikle yardım istiyoruz. Bilinçli olmak en önemli nokta. Yıllardır bununla ilgili eğitim veriyoruz. 17 yıldır bu kumsallarda çalışmalarımızı sürdürüyor. Daha iyi gelişmeler oldu. İnsanlarımızın büyük bir çoğunluğu daha bilinçli. Sahile vuran ölü kaplumbağalarda veya üreme noktaları dışında bir yerde yuva yapan kaplumbağa olduğunda bizi arıyorlar. Bu yıl üreme alanı dışında 2 noktada birer tane yuvamız var. Bu sevindirici bir olay. Biz o bölgelerde önlemimizi alarak, oraya tabelamızı dikiyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Bu yıl sayının biraz daha düşük olmasını bekliyoruz”

    Balıkçıları özellikle uyaran Ergene, “Kumsala yakın, sığ bölgelerde avlanmamaları gerekiyor. Yavrular çıktığında veya anaçlar kumsala çıkarken, tekrar denize dönerken ağlara takılabiliyorlar. Balıkçılarımızdan özellikle rica ediyoruz, bu konuya hassasiyet göstermelerini. Tabi geçen yıl dünyanın gözü Kazanlı’da demiştik. Çünkü bir rekor kırdık. Bu sene nispeten biraz daha az bekliyoruz. Bütün kumsallarda daha az olacağını düşünüyoruz ama bunu ancak dönemin sonunda söyleyebiliriz. Bu kadar yıllık çalışmalarımız bize gösteriyor ki eğer 2 yıl üst üste çok yüksek rakamlar varsa mutlaka 3. yıl düşük rakamlar söz konusu olacak demektir. Bu yıl havada çok soğuk gitti. O yüzden anaçların çıkışı da biraz geçikti. Çıkışlar geciktiği için net rakam söylemek çok doğru değil” dedi.

  • Antalya’da 10 kişiyi caretta caretta ısırdı

    Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Gökoğlu, öğleden sonra güneş ışınlarının eğik yansıması ve denizin ters rüzgar sonucu bulanması nedeniyle açlık dürtüsü olan caretta carettaların denizanası zannettiği beyaz tenli kişilerin tenine dokunduğunu belirtti. Korkulacak bir durumun olmadığını söyleyen Doç. Dr. Gökoğlu, caretta carettaların üreme alanında 15.00 ile 16.00 arasında denize girilmemesi tavsiyesinde bulundu.

    Haziran ayının gelmesiyle birlikte üreme için Antalya sahillerine gelen caretta carettaların Lara-Kundu sahilinde bazı yerli ve yabancı turistleri ısırdıkları iddia edildi. Yerli ve yabancı 10 turistin ısırık şikayetiyle hastanelere başvurduğu öğrenildi. Caretta carettaların bu hareketinin nedenini ise Akdeniz kıyılarında yaptığı araştırmalarla bilinen Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Gökoğlu açıkladı.

    Doç.Dr. Gökoğlu, caretta caretta kaplumbağalarının ısırma vakalarının, Lara, Belek ve Side sahillerinde gerçekleştiğini kaydetti.

    Kayalık ve derinliği olan kıyılarda bu vakaların yaşanmadığının altını çizen Doç. Dr. Gökoğlu, “Bunun nedeni ise şuanda kaplumbağalar üreme dönemine girdiler. Kıyıda popülasyon yoğunlaştı. Su ısısı artınca, hayvanın beslenme fizyolojisi de arttı. Antalya’da sabah denize doğru, öğleye doğru ise denizden kıyıya doğru bir esinti başlar. Bu esinti nedeniyle sığ olan sahillerimiz bulanıyor. Caretta carettaların beslenme prosedürünün içinde denizanaları var. Öğleden sonra güneş ışınları eğik gelmeye başladığı zaman, karşıda insan vücudu özellikle beyaz tenliler ısırılıyor. Parlama sonucu canlı beyaz tenli kişinin hareket eden bölgesini denizanası zannediyor ve ısırıyor” dedi.

    “Ezme, küçük bir iz”

    Caretta carettalardan korkulmaması gerektiğini vurgulayan Doç.Dr. Mehmet Gökoğlu, “Turizmimiz asla bu durumdan olumsuz etkilenmemelidir. Öğleden sonraki dönemde bu bölgelerde denize girmemeye çalışsınlar. Saat 15.00 ile 16.00 arasında bu ısırma vakalar gerçekleşiyor. Korkulacak bir durum yok. Doğa ile insanlarımız iç içe. Vakalara baktığım zaman ısırma değil ezme şekli var. Küçük bir kızarıklık yapıyor. Caretta ile yüzmeniz o bölgenin ne kadar temiz olduğunu ve doğal yaşamın devam ettiğinin en büyük göstergesidir. İnsanlarımız gönül rahatlığıyla denize girmeye devam edebilirler. Kimseyi daha kaplumbağa yemedi, ya da etini koparmadı. Kaplumbağa zaten çırpındığınız an hemen kaçar” diye konuştu.

    “Sığ denizde güneş ışını yansıması nedeniyle caretta şaşırıyor”

    Caretta carettaların denize uzanan iskele altında gölgede beklediğini kaydeden Doç. Dr. Gökoğlu, “Deniz sığ, o yansıma nedeniyle hayvan denizanası ile insanı seçemiyor. Yansıma ve suyun bulanık olması hayvanı şaşırtıyor. Derin ve kayalık bölgede bu durum yaşanmaz. Alanya, Gazipaşa bu durumları göremezsiniz. Eylül ayına kadar carettaların sahillerimizde görünmesi devam eder. Her gülün dikeni vardır” ifadelerine yer verdi.

    “Caretta carettalar zenginliğimiz”

    Antalya Halk Sağlığı Müdürü Murat Özdemir, nesli tükenmekte olan caretta carettaların Antalya’nın sahil şeridini üreme alanları olarak kullandığını belirtti.

    Vatandaşların kocaman kamlumbağa gördükleri zaman tedirgin olabildiklerini ifade eden Murat Özdemir, “Doğanın sahibi sadece biz değiliz. Caretta carettalar insan dostudur. Saldırmaz, zarar vermez, hatta korkup kaçarlar. Onlara zarar vermeden dostluk içinde bu doğayı paylaşmalıyız. Caretta carettalardan korkmayalım, biz de korkutmayalım. Bilimsel çalışmalarda göstermiştir ki bu canlılar insan dostudur. Bu canlılar bizim bölgemizde bir turizm zenginliğidir. Caretta carettaları görmek ve doğal ortamında izlemek için bir çok turist geliyor. Abartılacak bir caretta carettanın zarar verme durumu yok” dedi.