Etiket: Çare

  • Türkiye’de Bir İlk: Katarakt Hastalarının “Kedigözü” Şikâyetine Çare Bulundu

    VSY Biotechnology, “parlama yapmayan” göz içi lens hammaddesini ürettiğini açıkladı. Bu hammadde ile üretilen lensi kullanan kişilerde “kedigözü” olarak ifade edilen “karanlıkta fosforlu parlama” görülmeyecek. Firma bu yeni teknolojisi ile “Oftalmik Amaçlı Yüksek Refraktif Indeksli Polimerler (High Refractive Index Polymers)” uluslararası patentinin sahibi oldu.

    IŞIKTA KAMAŞMA SORUNU TARİHE KARIŞIYOR

    VSY Biotechnology Ar-Ge Merkezi Yöneticisi Elif Kahvecioğlu konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Ar-Ge Merkezi’nde proje ekibimiz ile gerçekleştirdiğimiz yoğun çalışmalar sonucunda hidrofobik yapıda parlamayan lens materyalini geliştirdik. Bu özel formülasyona sahip materyal ile tasarlanan, katarakt cerrahisinde kullanılan biyoteknolojik göz içi lensleri de parlamıyor. Şu anda Enova lenslerinde bu hammaddeyi kullanıyoruz. Enova ile “göz kamaşması” gibi sorunlarla karşılaşılmıyor. Özellikle araba kullanan ve aktif bir şekilde iş hayatına devam eden kişiler tarafından bu hammadde ile üretilen lensler tercih edilecek, daha konforlu görüş sağlanacaktır.

    Materyalin Camsı Geçiş Sıcaklık Değeri’nin (Tg) düşük olması, robot sistemi ile el değmeden tek kullanımlık plastik kalıplama yöntemi ile üretilmesi, yapısı itibariyle göz ameliyatlarında kolay kullanım imkânı, yine dünyada ilk olan tek kullanımlık kalıplama teknolojisi ile üretiminin sağlanması Enova lenslerin öne çıkan diğer özellikleri arasında. Enova göz içi lensleri refraktif indeksinin yüksekliği sayesinde benzer standartlara göre daha ince üretilebiliyor ve daha dar alandan göz içine yerleştirilebiliyor, bu sayede ameliyat sonrası hızla iyileşme sağlanabiliyor.”

    SIRADA BİRÇOK İNOVATİF ÜRÜN VAR

    VSY Biotechnology CEO’su Dr. Ercan Varlıbaş ise VSY Biotechnology’nin yalnızca göz içi lens teknolojisi alanında değil, aynı zamanda materyal geliştirme, optik dizaynlar ve yerleştirme sistemleri ile dünyada sözü geçen bir şirket olduğunu ifade ederek; “gücümüzü Ar-Ge’den alıyoruz; yakın gelecekte sağlık biyoteknolojisine yönelik farklı birçok inovatif ürünü daha dünya ile tanıştırmayı planlıyoruz” dedi.

  • Didim Belediyesi Çözüm Masası Sorunlara Çare Oluyor

    Didim Belediye Başkanı A. Deniz Atabay’ın talimatıyla kurulan ’Çağrı Merkezi ve Çözüm Masası’ vatandaşların sorunlarına çözüm buluyor.

    Didim Belediye Başkanı A. Deniz Atabay’ın talimatı doğrultusunda Kültür Sosyal İşler Müdürlüğü, Basın ve Halkla İlişkiler birimi bünyesinde 2015 yılının Haziran ayında kurulan 444 81 09 numaralı Çağrı Merkezi ve Çözüm Masası vatandaşların başvuruları ile yakından ilgilenirken gelen dilek, istek ve şikâyetleri bilgisayar ortamında değerlendirmeye alarak gerekli birimlere iletiyor ve vatandaşlara geri dönüş sağlıyor.

    Çağrı Merkezi ve Çözüm Masasına 2015 yılının son altı ayında toplam 4087 başvuru yapılırken bunların 1300’ü Çağrı Merkezi 2642’si de Çözüm Masası yoluyla gerçekleşti. 4087 müracaatın 3813 adedi sonuçlandırılırken, müracaatlarda yüzde 93’lik bir başarı yakalayan Çağrı Merkezi ve Çözüm Masası vatandaşların yorulmadan sorunlarını çözebildiği bir birim olarak dikkat çekmeye devam ediyor. Oldukça faal bir şekilde hizmet veren birimimizden memnun olduklarını dile getiren vatandaşlar, müracaatları hakkında geri bildirimde bulunulmasından son derece mutlu olduklarını da ifade ettiler.

    “HİZMETE ULAŞMASINI KOLAYLAŞTIRDIK”

    Didim Belediye Başkanı A. Deniz Atabay “Vatandaşlarımıza sunduğumuz hizmet kalitesini arttırmak ve iç işleyişi daha seri hale getirmek için kurulan bu sistem sayesinde gelişen ve değişen teknolojiye ayak uydurmuş hem de vatandaşlarımıza başvuru kolaylığı sağlamış olduk. Halkımızdan aldığımız olumlu tepkiler yaptığımız işin doğruluğuna bir kere daha inanmamıza sebep oldu ve halkımız kadar bizi de mutlu etti dedi. Çağrı Merkezi ve Çözüm Masamıza gerek telefon yoluyla gerek yüz yüze yapılan müracaatları değerlendirip vatandaşlara geri dönüş yaparak, onların hizmete ulaşmasını kolaylaştırıyoruz ve başvuruları ile ilgili vatandaşlarımıza geri dönüş yapmayı önemsiyoruz, vatandaş odaklı çalışmalarımız devam edecektir” diye konuştu.

  • (Özel Haber) Amansız Hastalığına Çare Bulan Doktorunu Örnek Aldı, Tıp Okuyor

    Bursa’da 9 aylıkken hemofili hastalığına yakalan Hüseyin Öztürk, 14 yıl sonra tesadüfen tanıştığı doktor tarafından şifa buldu. Hastalığını yenmesine yardımcı olan doktoru örnek alan Öztürk, çok çalışıp tıp fakültesini kazandı.

    Bursa’da dünyaya gelen Hüseyin Öztürk, 9 aylıkken dizlerinde oluşan morluklar sebebiyle ailesi tarafından Çekirge Çocuk Hastanesi’ne götürüldü. Burada yapılan muayenede hemofili hastalığından şüphelenen hekim, hastayı İstanbul’da bulunan Çapa Tıp Fakültesi’ne yönlendirdi. Yapılan tetkiklerde Öztürk’ün Hemofili A hastası olduğu belirlendi. Bursa’ya dönen Hüseyin tedavi olmaya başladı. Ancak, 14 yıl boyunca hastalığında gözle görülür bir iyileşme görülemedi.

    HAYATINDA DÖNÜM NOKTASI: OTOBÜSTEKİ YABANCI

    2011 yılında 15 yaşında ailesiyle birlikte Antalya’ya tatile giden ve burada kaldıkları otelin havuzunda düşen Öztürk’ün bacaklarında hastalığa bağlı oluşan kanama daha da arttı. Tatil dönüşü otobüsde aynı hastalığa oğlu yakalanmış bir aileyle tanışan anne Hünel Öztürk, bu ailenin yönlendirmesiyle Bursa Dörtçelik Çocuk Hastanesi’nde çalışan Çocuk Hemotoloji Uzmanı Doktor Elif Güler Kazancı’ya oğlunu götürdü. Kazancı, Öztürk’ü muayene ederek, 6 ay içerisinde koşabilecek şekilde iyileşebileceğini söyledi. 6 aylık tedavi sonunda tekrar yürümeye başlayan Hüseyin Öztürk, tedavi ederek iyileşmesini sağlayan Uzm. Dr. Elif Güler Kazancı’yı örnek alarak, doktor olup hasta olan çocukları iyileştirmek için var gücüyle çalışacağı sözünü verdi. Verdiği sözü tutan Hüseyin, İstanbul’da bulunan özel bir üniversitenin tıp fakültesini kazandı.

    Öztürk, doktor olup kendisi gibi hasta olan çocuklara şifa dağıtacağı günü iple çekiyor. Tıbbı kazandıktan sonra ilk işi doktorunun yanına koşmak olan Öztürk, kendisine çiçek verip, tıp fakültesini kazandığını söyledi.

    Şu an Bursa Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği’nde Tıbbi Hizmetler Başkanı olarak görev Uzm. Dr. Kazancı, “Hüseyin’le 2011 yılında karşılaştık. Bir gün polikliniğime randevusuz olarak gelmişlerdi. Hemofili hastalığında ağır kanamalar oluyor. Eklemlerdeki kanamalar yürümede güçlüklere sebep olup sakat bırakabiliyor. Hüseyin polikliniğime geldiğinde yürüyemiyordu. Kendisini muayene ettiğimde kanamaya bağlı olarak mafsallarında çok ciddi hasar olduğunu gördüm. Kendisine uygun bir tedaviye başladık. Haftalık kontrollerle 6 ay boyunca annesi ve Hüseyin’in de isteğiyle birlikte çok güzel bir tedavi uyguladık. Bu tedavi sonunda yürümeye ve koşmaya başladı. O anda hayatı değişti. Hüseyin iyileşinceye kadar okuldaki motivasyonunu kaybetmiş ve eve kapanmıştı. Psikolojik bir yük altındaydı. Yapmış olduğumuz tedaviyle Hüseyin’in enerjisi tekrar ortaya çıktı ve derslerine dört elle sarıldı. Ardından çok kutsal bir meslek olan doktorluğa ilk adımını atarak tıp fakültesini kazandı” dedi.

    “İYİ DOKTORLARI HERKESİN GÖRMESİ LAZIM”

    Hastalığının 9 aylıkken ortaya çıktığını söyleyen Hüseyin Öztürk, “Emeklemeye başlamamla birlikte dizlerimde morarmalar meydana geldi. Daha sonra eklemlerimde kanamalar olmaya başladı. Bu sebeple okula devamsızlığım arttı. Yürüyememeye, hatta bazen hareket bile edememeye başladım. 15 yaşında ailemle birlikte tatil için Antalya’ya gittiğimde oteldeki havuzun kenarında ayağım kayarak düştüm ve dizimde ciddi kanama oluştu. Birçok ilaç kullanmama rağmen dizim iyileşmedi. Şişlik inmedi ve ağrım devam etti. Hayatım, Antalya’dan tatil dönüşü otobüste benim hastalığımdan mustarip olan bir hastanın annesiyle tanışmamla değişti. Bu tanıştığımız kadın bize Dr. Elif hanımı tavsiye etti. Ailemle birlikte Elif hanımın kapısını çaldık. Elif hanım dizimi ilk gördüğünde şok oldu. Farklı bir tedavi yöntemi deneyerek beni 6 ay içerisinde iyileştirebileceğini söyledi. 6 ay sonra koşmaya başladım. İyileştikten sonra doktorluğa özendim. Elif hanım gibi iyi doktorların olduğunu görmek herkesin motivasyonunu yükseltiyor. Bu sebeple tıp fakültesini kazanmak için çok çalıştım ve kazandım” şeklinde konuştu.

  • Muhtarlar, Sokak Köpeklerine Çare Bulunmasını İstiyor

    Tekirdağ’ın Malkara ilçe merkezinde görev yapan muhtarlar, bir araya gelip köpek sorununa dikkat çekti. Köpeklerin vatandaşa saldırdığını söyleyen muhtarlar, yetkililere seslenerek, başıboş gezen sokak hayvanlarına çare bulunmasını istedi.

    Mallkara Merkez Camiatik Mahallesi Muhtarı Recai Öztürk, Gazibey Mahallesi Muhtarı Ömer Özlem, Hacıevhat Mahallesi Muhtarı Rafet Çıngar, Muhtarlar Derneği’ne gelip Başkan Bilal Temurtaş ile ilçedeki başıboş gezen sokak hayvanları sorununa değindi.

    Vatandaşlardan gelen şikayetler üzerine basına açıklama yapma gereği duyduklarını anlatan muhtarlar, köpek sorununun ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı.

    Gazibey Mahallesi Muhtarı Ömer Özlem, “Başıboş köpeklere acilen çare bulunmasını istiyoruz. Çocuklarımız, kızlarımız korkudan bir yere gidemiyor. Vatandaşlardan gelen şikayet çok. Bu işe çare bulunsun” dedi.

    Camiatik Muhtarı Recai Öztürk, “Sabah saatlerinde çocuklarımız, kızlarımız sabah okula gitmekte zorlanıyorlar, köpeklerin saldırısına uğruyorlar. Bize gelen şikayetler doğrultusunda bu açıklamayı yapmak mecburiyetinde kaldık. Barınakların bir an önce faaliyete geçmesini temenni ediyoruz” şeklinde konuştu.

    Hacıevhat Muhtarı Rafet Çıngar ise, “Belediyemizin başlattığı barınak olayı daha henüz tamamlanmadı. Köpekler toplanmadı, vatandaş zahmet çekiyor, çocuklar okula rahat gidemiyor. Barınakların bir önce yapılmalıdır” ifadelerini kaydetti.

    Muhtarların açıklamalarına destek verdiğini söyleyen Muhtarlar Derneği Başkanı Bilal Temurtaş da, kırsal kesimde de aynı sorunun olduğunu belirterek, çözüm arayışına girilmesini istedi.

  • Muş’ta ‘İlk Çare Eğitim’ Projesi

    Muş Kadın Emeğini Değerlendirme Derneği’nin AB destekli ‘İlk Çare Eğitim’ projesinin tanıtım toplantısı yapıldı.

    Bir otelin restoranında gerçekleştirilen ‘İlk Çare Eğitim’ adlı proje tanıtım toplantısına Belediye Başkanı Feyat Asya, Milli Eğitim Müdürü Cevdet Arslan, Muş Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Abdulbari Aksoy, Valilik İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Bülent Solmaz, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Metin Aksu, Muş Alparslan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdür Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Turan Güler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı. Projenin özellikle kız çocuklarının okullaştırılma oranının arttırılmasına yönelik olduğunu belirten Muş Alparslan Üniversitesi Yüksek Lisans Öğrencisi Ayşe Çiftçi, hedef kitleye ulaşmak için gayretle çalışacaklarını söyledi. Projenin Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği tarafından finanse edildiğinin altını çizen Çiftçi, “Uygulamış olduğumuz ‘Toplumun Kanayan Yarası Kadına Şiddeti Engelleme’ adlı projemizden sonra bugün geleceğimizin kadınlarını oluşturacak olan eğitim çağındaki kızlarımızın, eğitim hayatlarına devam etmelerini sağlamayı hedefleyen ‘İlk Çare Eğitim’ adlı projemizi hayata geçirmenin tarifsiz mutluluğunu yaşıyoruz. Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizde hakim olan feodal yapının etkisiyle kız çocuklarımızda eğitim hayatına katılım oranı Türkiye ortalamasının altında kalmaktadır. Bu proje ile dezavantajlı bir grup olan kızlarımızın eğitim hayatına katılımını ve devamını sağlamak derneğimizin kuruluş felsefesinin temelini oluşturmaktadır” dedi.

    “İlk Çare Eğitim” adlı projesi kapsamında il genelinde ilk, orta ve lise eğitimine devam eden bin kız çocuğu olduğunu kaydeden Çiftçi, “4. ve 8. sınıftan sonra eğitimini yarıda bırakmış olan 100 kız çocuğu, okula devam eden veya etmeyen 500 kız çocuğu velisi, kadın erkek 500 kursiyer ve topluma etki edebilen öğretmen, kanaat önderleri, imam ve muhtarlardan 300 kişi olmak üzere toplamda 2 bin 400 kişiye ulaşmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

    Avrupa Birliği projesinde Muş ilinin göstermiş olduğu performansın kendilerini çok mutlu ettiğini belirten Valilik İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü ve Proje İl Koordinatörü Bülent Solmaz, “Ben Muş, Hakkari, Bitlis, Van illerinin bölgesel hibe izleme uzmanıyım. Yani o projelerin hepsini teftiş eden biri olarak Muş iliyle daima gurur duydum. Muş ili büyük bir performans gösterip daima cazibe merkezlerinin önünde geldi. Muş Milli Eğitim Müdürlüğü’nün Proje Koordinasyon Ofisi daima bu bölgesel cazibe merkezlerinden daha çok proje çıkardı. Bunun için başta Mili Eğitim Müdürü ve Proje Koordinasyon Merkezi ekibine teşekkür etmeyi borç bilirim. Her ne kadar hedef kitle 2 bin 400 görünüyor olsa bile bizim katma değer proje uzmanları olarak katma değer hesabına göre doğrudan doğruya bu rakam 10 bin kişiyi bulur. 10 bin kişi bu projeden doğrudan etkilenici olduğunda zaten bu proje spesifik nokta atışıdır” dedi.

    İlk ve tek çarenin okumak olduğunu ifade eden İl Milli Eğitim Müdürü Cevdet Arslan da, “İlk çare okumak, tek çare okumak. Okumak kadar önemli bir konumuz yok. Bu kadar önemli bir konuda herkesin duyarlı olması lazım. İster YBO, ister taşıma, hangi alternatifi seçmek isterse biz o alternatifleri sunuyoruz ki hiçbir mazeret üretmesinler. Çocuğun geleceğini önemsememek veya bilememek ya da öngörüsü olmamaktan kaynaklanır. Bu tür projelerle biz bunu aşacağız, geliştireceğiz” ifadelerini kullandı.

    İlk emrin ‘Oku’ olduğunu ve Müslüman’ın eğitime gereken önemi vermemesinden duyduğu üzüntüyü dile getiren Belediye Başkanı Feyat Asya ise, “Özellikle mensubu olduğumuz dinin ilk emri olan okumanın ve okumanın muhatabı sadece erkekler ya da kadınlar olarak değil insanlar olarak muhatap aldığını daha sonra Peygamber Efendimizin ilim talep etmek her Müslüman’ın kadın ve Müslüman erkeğin özüne de farzdır emri yıllarca ihmal edildi, yıllarca ötekileştirildi” şeklinde konuştu.

    Yapılan konuşmalardan sonra program katılımcılara verilen yemek ikramı ile son buldu.