Etiket: Çare

  • Kapalı tüp mide ameliyatı obeziteye çare oluyor

    Konya’da yaşayan 132 kilo ağırlığındaki genç kadın, kapalı tüp mide ameliyatı olarak, 3 gün içerisinde kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecek hale geldi.

    Dört yaşından beri kilolu olan ve kendini zayıf olarak hiç hatırlamayan Eda Demir, sürekli dalga geçilmesine rağmen kendiyle barışık bir insan olarak hayatını devam ettiriyor. Demir, uzun süre diyetle sağlığına kavuşabileceğini düşündüğünü ancak ileride oluşabilecek sorunların kendisini düşünmeye sevk ettiğini ve ameliyat olmaya karar vererek doktor arayışına girdiğini söyledi. Dr. Süleyman Kırgın’a muayene olduktan sonra ameliyat olmaya kesin karar verdiğini anlatan Demir, “Ameliyatım çok iyi geçti. Üçüncü günümde ihtiyaçlarımı karşılayabilecek hale geldim. İsteğim 58 kilo olup, herkese başarabildim mesajını verebilmek” dedi.

    Ameliyatı gerçekleştiren Konya Medova Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Süleyman Kırgın ise, kendilerine başvuran hastanın, aşırı kilolarından daha çok ileride oluşabilecek hastalıkların önüne geçebilmek için ameliyat olmak istediğini belirterek, kendisine gerekli bilgilendirmeyi yaptıktan sonra kapalı tüp ameliyatı gerçekleştirdiklerini söyledi. Hastanın ameliyattan 3 gün sonra ihtiyaçlarını karşılayabilecek duruma geldiğini belirten Op. Dr. Kırgın, “Hastamız şu an 3. gününde. Herhangi bir problemi yok ve bütün kişisel bakımlarını, kendi işlerini, yürümesini kendi başına yapabilmektedir. Kontrollü bir şekilde testini yaptıktan sonra bir problem çıkmadığı takdirde taburcu olmasını planlamaktayız” diye konuştu.

    Kapalı tüp mide ameliyatların son dönemde arttığını da dikkat çeken Op. Dr. Süleyman Kırgın, “Bu tip ameliyatlar son dönemde gündeme gelmekte ve artmaktadır. Özellikle aşırı şişman kişilerin ileride karşılaşabileceği problemlere tansiyon, şeker, kireçlenmeler ve diğer oluşabilecek hastalıklara karşı önlem amacıyla, artık yaygın olarak tüm dünyada yapılmaya başlanmıştır. Kısa ameliyat süreleri, hastanede yatış süreleri ile hastalara konfor sağlamaktadır. Kapalı ameliyat yöntemleri ile daha rahat şekilde ameliyatlarımızı tamamlayabiliyoruz. Kısa sürede hastalarımızı taburcu edebiliyoruz. Hastalarımız daha konforlu şekilde hayatlarını devam ettirebiliyorlar” şeklinde konuştu.

    Son olarak, ameliyatın herkese yapılamayacağını ifade eden Op. Dr. Kırgın, “Bu ameliyatları herkese yapmamaktayız. Özellikle 18-60 yaş arasındaki kişilerde ve vücut kitle indeksi 40 ve üzerindeyse ya da 35 üzerinde olup şeker, tansiyon gibi ek bir hastalığı varsa ameliyatları uygun görmekteyiz” dedi.

  • Ev vaadiyle dolandırıldılar, çare için lokma döktürdüler

    İzmir’de aynı daireyi birden çok kişiye satarak 12 milyon TL vurgun yaptığı öne sürülen müteahhit hakkında suç duyurusunda bulunan ve bir yıldır yargı sürecini beklediklerini belirten arsa mağdurları, sürecin hızlı ilerlemesi için lokma döktürdü.

    İzmir’in Gaziemir ilçesinde 24 daireyi 100 kişiye satarak 120 kişiyi dolandırdığı öne sürülen müteahhit Hüseyin P. ve ortağı Selim Ö. hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuran 48 aile, bir yıldan bu yana süren mahkeme sürecinin hızlanması için çareyi lokma döktürmekte buldu. Gaziemir Sevgi Yolu’nda yapılan lokmalı eylemde, yaklaşık 100 mağdur, müteahhit Hüseyin P. ve ortağı Selim Ö.’yü protesto etti.

    “Ev yapma vaadiyle kandırıp 12 milyon TL dolandırdı”

    Hüseyin P. ve ortağının kendilerine vermeyi taahhüt ettiği daireyi birden çok kişiye sattığını öne süren vatandaşlardan Oğuz Mermer, “Bir yıl önce yaşadığımız bir mağduriyet nedeniyle lokma dağıtıyoruz. Hüseyin P. isimli şahıs temelden ev yapma vaadiyle bizi kandırıp, 12 milyon gibi bir meblağla insanları mağdur etti. Olay yargı sürecinde ama süreç yavaş ilerlediği için bu tür etkinlikler sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Hala dosyadaki tanıklardan 3-4 tanesinin ifadesi bile alınmadı. Ama sağolsun en son atanan savcı, geçen hafta iddianameyi hazırlayıp mahkemeye sundu. Mahkemede iddianamenin geri iade edilme olayı var çünkü ifadelerin eksik alındığı söyleniyor. Biz de ses getirmek için böyle bir eylem başlattık” dedi.

    “Dolandırıldığımız inşaat sahasına herkes akın edince anladık”

    Dolandırıldıklarını apartmanın yapılacağının taahhüt edildiği arsada rast geldiklerinde anladıklarını belirten Mermer, “Dolandırıldığımızı müteahhittin kaybolmasıyla ve inşaat sahasına gittiğimizde orada 24 daire olmasına rağmen yüzlerce insanın toplandığını gördük. İnşaat sahasında toplandığımızda herkesin elinde müteahhittin verdiği sözleşmeler vardı. Bu sözleşmeleri karşılaştırdığımızda aynı dairenin birden çok insana verilmiş olduğunu gördük ve hızlı bir şekilde yasal süreci başlattık” ifadelerini kullandı.

    “Üzüntüyle beyin kanaması geçirdim, şu an felcim”

    Daire almak için oturduğu evi satan ve kiraya çıkan 51 yaşındaki Erol Öztürk ise olayın ardından yaşadığı stresten dolayı beyin kanaması geçirdiğini söyledi. Felç kaldığını dile getiren Öztürk, yaşadıklarını şöyle anlattı:

    “3 yıl önce daireye girdik fakat bizim dairelerimizi başkalarına satmışlar. Bir kişiye verilen daireyi 3 kişiye satmışlar. Bunun neticesinde bir yıldır yasal süreci takip ediyoruz ama henüz hiçbir sonuç elde edemedik. Aynı zamanda bu üzüntü ile beyin kanaması geçirdim. Felç oldum, sağ tarafım şu anda tutmuyor. Neticede adaletin tecelli olmasını bekliyoruz, bir an önce mağdurların mağduriyetinin giderilmesini istiyoruz. 200 bin lira kaybettim ve ben evimi satıp kiraya çıktım. Dairemizin parasını onlara verdik. Ve şu anda onun stresinden dolayı felç durumdayım. İnşallah diğer arkadaşların sağlıkları yerinde olur, onlara bir şey olmaz.”

    “Bu para yıllardır biriktirdiğimiz paraydı”

    330 bin lirasını kaptıran Emekli Albay Durmuş Turan da bir yıl sonra dolandırıldıklarını anladıklarını belirterek, 11 aydır yargı sürecini takip ettiklerini ifade ederek, “Ben kendi çocuklarım için almıştım. Eşim de memur emeklisi, ben de asker emeklisiyim. Bu para yıllardır biriktirdiğimiz paraydı. 330 bin TL bir memurun bir arada görmesi kolay bir rakam değil. Fakat şu anda çok mağdur durumdayız, inşallah yasal yollardan bu hakkımızı alacağız” dedi.

    “Çocuklarım üniversiteyi kazandı gönderemedim”

    Mağdurlardan Sedef Kırtan, savcı ve hakimlere seslenerek sürecin daha fazla hızlandırılmasını talep etti. İki çocuk annesi Zeynep Karaca ise kirada oturduğunu belirterek, “Evimi sattım, paranın tamamını verdim. Ev vaadiyle kandırıldık, çocuklarım üniversiteyi kazandı ama gönderemedim” dedi.

    “Ölüler için dağıtılırdı, değişik bir hayır çıktı”

    Vatandaşlar ise hep ölünün hayrına yapılan lokmanın mağdurlar için dağıtılmasına şaşırdıklarını belirterek, “Hayır diye geldik. Değişik, ilginç bir hayır çıktı bizim için biz de şaşırdık yani hep ölüler için dağıtılırdı. Şimdi şok olduk” diye konuştu.

  • Aydın: “Küresel büyümenin hızlandırılması için çare aranıyor”

    Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası’nın yıllık toplantıları ile  Uluslararası Finans Enstitüsü’nün (IIF) genel kurul çalışmalarına katılan TBB Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın, “Küresel büyümenin hızlandırılması için çare aranıyor” değerlendirmesinde bulundu.

    ABD’nin Başkenti Washington’da yapılan Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası’nın yıllık toplantıları ile  Uluslararası Finans Enstitüsü’nün (IIF) genel kurul çalışmalarına katılan Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın, “Küresel ekonomide krizin dokuzuncu yılında dünya ekonomisinde toparlanma istenen düzeyin gerisinde ve hala yavaş seyrediyor” dedi. Aydın, değerlendirmesinde “Dünyada milli gelirin ve ticaret hacminin büyüme hızı kriz öncesi döneme göre daha düşük kalmaya devam ediyor. Büyüme performansı ülkeler arasında çok ciddi farklılıklar gösteriyor. Zaman zaman birbiriyle çelişen veriler gelse de ABD’de toparlanma devam ederken, AB’de ve Japonya’da durgunluk yaşanmaya devam ediyor. Bu durum küresel çerçevede gelişmekte olan ülkelerde büyüme hızının yavaşlamasına neden oluyor. Çin başta olmak üzere çok sayıda gelişmekte olan ülkede büyüme hızı ivme kaybediyor. Mevcut politikalar ile bu trendin kısa sürede değişmesi kolay görülmemektedir” ifadelerini kullandı.

    “Uluslararası toplantılarda üzerinde durulan konulardan bir tanesi gelişmiş ülkelerde, parasal genişleme yoluyla faiz oranlarının düşük düzeyde tutulma çabasının  ABD dışında henüz beklenen etkiyi yapmadığı oldu” diyen Aydın, “Tartışmalarda maliye politikası ve yapısal önlemlerle desteklenmediği için tek ayaklı kalan negatif faiz politikasının canlanmayı yeterince sağlamadığı belirtildi. Mevcut politikanın finansal istikrarı olumsuz etkileme ihtimali üzerinde tartışıldı.  Ekonomiler ve finansal piyasalar farklı tempolarda performans gösteriyor. Genellikle finansal piyasalar, ekonomik performansların önüne geçebilmektedir. Uzmanların değerlendirmesine göre faiz oranlarının düşük düzeyde olması yeni fırsatlar oluştursa da büyümenin yavaş olması risklerin de yüksek düzeyde kalmasına yol açmaktadır. Uluslararası para ve sermaye piyasalarında vade kısalmakta, sermaye akımlarında sert dalgalanmalar yaşanmaktadır. Küresel risklerin etkilerinden korunmak isteyen gelişmekte olan ülkelerin daha ihtiyatlı yaklaşımlarının bu ülkelerde büyüme hızını ve küresel büyümeyi daha da aşağıya çektiği tartışılan diğer bir konu oldu.Değerlendirmelerde, sadece para politikasına dayalı uygulamaların yeterli olmadığını, büyümenin desteklenmesi için talebi canlandıran genişleyici bütçe politikalarının ve yatırımları özendiren yapısal uygulamaların da mutlaka devreye sokulmasının gerekli olduğunun altı çizildi. Bunun için gelişmiş ülkelerdeki hükümetlerin bir an önce hem ülkelerinde hem de küresel bazda karma ekonomi politikalarının uygulanmasında daha kararlı bir yaklaşımda ve uluslararası alanda daha yapıcı işbirliği içinde olmalarını zorunlu kılmaktadır. Asıl olanın büyüme olduğu zaman ilerledikçe daha net anlaşılmaktadır. Finansal istikrarın tabi ki önemli ve gerekli olduğu ancak büyümenin finansal istikrara kurban edilmemesi gerektiği görüşü ağırlık kazanmaktadır” dedi.

    Küresel ekonomideki gelişmelerin dış ticarette ve sermaye hareketlerinde dışa açık bir ekonomiye sahip olan Türkiye’yi de önemli ölçüde etkilediğini belirten Aydın,değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Yavaşlayan dış talebin büyümeye katkısı sınırlı kalmakta, uluslararası sermaye akımlarının seçici ve dalgalı olması da dış finansman imkanlarını, bu kaynaklara ulaşımda bir soruna neden olacak kadar olmasa da görece olarak sınırlandırmaktadır. TBB üyesi bankalar tarafından uluslararası yatırımcılar ile yapılan ikili görüşmelerde darbe girişimi, etkileri ve hükümetimiz tarafından alınan önlemler konusunda değerlendirmeler yapılmıştır. Yatırımcıların soruları ekonomik konulardan daha ziyade olağanüstü hal uygulamaları ve yansımalarını anlamaya yönelik olmuştur. Görüşmelerde, 2017 – 2019 dönemi Orta Vadeli Program hakkında bilgi verilmiş, büyümenin hızlanarak sürdürülmesinin ve istihdamın arttırılmasının öncelikli konular olduğu, makro dengelerin sağlam kalmasına dikkat edildiği belirtilmiştir. Bu nedenle hükümetin tasarrufları ve sabit sermaye yatırımları artırmak için kaynak kullanımında etkinliği destekleyecek reformları hayata geçirmekte kararlı bir yaklaşım içinde olduğu belirtildi. Bu sayede, son kredi not düşürümüne karşı verilecek en iyi cevabın reformlar yoluyla ekonomik büyümenin sürdürülmesi olduğu vurgulandı”.

  • Karadeniz çöpe çare arıyor

    Karadeniz Teknik Üniversitesi ve DOKAP işbirliği ile yürütülen ‘Düzenli Depolama Alanları için Yer Tespiti Çalışması ve Alternatif Katı Atık Bertaraf Sistemleri Araştırma Projesi’ ile ilgili bilgilendirme toplantısı DOKAP İdaresi Merkez Binası’nda gerçekleştirildi.

    DOKAP Başkanı Ekrem Yüce’nin başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya DOKAP Başkan Yardımcısı Mustafa Kemal Bilgin, KTÜ Harita Mühendisi Prof. Dr. Osman Demir, KTÜ Harita Mühendisi Prof. Dr. Bayram Uzun, KTÜ Harita Mühendisi Doç. Dr. Recep Nişancı, KTÜ Harita Mühendisi Volkan Yıldırım, Giresun Üniversitesi Harita Mühendisi Yrd. Doç. Dr. Volkan Başer ve ilgili birim yetkilileri ile DOKAP idaresinin uzman personelleri katıldı.

    20 ay sürmesi planlanan projenin 9 aylık sürecini özetleyen sunumu Karadeniz Üniversitesi Harita Mühendisi Volkan Yıldırım yaptı. Sunumda 9 aylık süre içerisinde yapılan çalışmaların detayları ve projenin ne aşamada olduğu hakkında katılımcılara bilgiler verildi.

    DOKAP Başkanı Ekrem Yüce, Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yerel yönetimlerin en büyük sorunlarının başında çöp geldiğini, bu soruna kökten bir çözüm bulmak için çalışma yaptıklarını belirtti. 20 ay olarak planlanan ve henüz 9. ayında olan proje hakkında bilgi veren Yüce, “Doğu Karadeniz Bölgesi çöplerin bertaraf edilmesi noktasında sıkıntı yaşayan bir bölge. Bölgeyi çöp sıkıntısından kurtarmak için kolları sıvadık” dedi.

    “Artvin’den Samsun’a çöp bertaraf sistemi kurulacak”

    Yüce, şöyle konuştu: “Çöp denilince herkesin aklına vahşi depolama sistemi geliyor. Çünkü herkes hatta belediyeler yıllarca boş bulduğu her alana çöp atmış. Araziye atılan çöplerin kirli suları toprağa sızarak su kaynaklarına zarar verdiği gibi deniz kenarına atılan çöpler kıyı bandına ve denize zarar vermiş. Bu proje ile Artvin’den Samsun’a kadar alternatif çöp bertaraf sistemi kurulması hedeflenen yerlerin tespitini yapıyoruz. Ancak bu yerleri tespit ederken belirlenen alanın tabanının geçirgen olmaması, yerleşim yerlerine uzak, içme suyunu ve su kaynaklarını etkilemeyen yerler olmasına özen gösteriyoruz. Her il de 2 yer belirliyoruz. Geri dönüşümlü çöplerin ekonomiye kazandırılmasını, evsel atık gibi katı atıklarında kompost hale getirilerek metan gazı ve yakma yöntemiyle enerji elde edilmesini planlıyoruz.”

  • Türkiye’de işsizliğe çare olabilecek formül

    Samsunlu Matematikçi Aydın Cerit, Türkiye’de işsizliğe çare olabilecek formül geliştirdiğini söyledi.

    Yaklaşık 20 yıldır matematik üzerine araştırmalar yapan Matematik Öğretmeni Aydın Cerit, geliştirdiği formüllerle kitlenmeyen bilgisayarlar, net görüntü alabilen cihazlar yapılabileceğini ve Türkiye’deki işsizliği de ortadan kaldırabileceklerini iddia etti.

    Araştırmalar sayesinde asal sayıların tamamını çözdüğünü öne süren Aydın Cerit, “Mevcut teknolojide belli bir basamaktan öteye gidemiyorsunuz. Hesap makinesi, bilgisayar ve bilgisayara bağlı bütün sistemler sıfır ve bir rakamları ile çalışır. Ben sıfır ve bir rakamlarını aşarak istediğim tabanı kullanarak daha geniş hesaplama yöntemine ulaştım. Şu anda bildiğimiz kadar NASA’nın dünyadan 12 ışık yılına kadar görüntü alıp, bilgi alabildiğini biliyoruz ama benim bu geliştireceğim teknolojilerle dünyamızdan kainatın yüzeyine kadar hatta yüzeyinin dışına kadar görüntü alabileceğimize inanıyorum. Hatta varsa paralel evrenleri araştırabileceğimize inanıyorum. Bu konuda yaptığım çalışmalara güveniyorum” dedi.

    İşsizliğe çare olabilecek bir soru hazırladığını ifade eden Cerit, “Bir soru hazırladım. Bu sorumun çözümü için 1 ay süre veriyorum. Ama değil 1 ay, 10 bin ay da süre versek bunun mevcut teknoloji ile çözülemeyeceğine inanıyorum. Çünkü sorumdaki 100 basamaklı sayıyı hesap makinesine girdiği zaman en fazla 14-15 basamak girebilecek, bilgisayar girdiği zaman da 32 basamak veya 64 basamağa girecek ve kalacak. Çünkü sistemler ikinin tabanlarına göre çalışıyor. Benim bu sorum yaptığım çalışmalara ışık tutan bir çalışma olarak görülmektedir. Buradan işsizlikle ilgili özellikle üniversite bitirmiş işsiz gençlerimizi düşünerekten bu projeyi geliştirmiş oluyorum. Biz yaklaşık 5-6 ay süren uygun bir ekiple bunun ön hazırlıklarını yaptığımız zaman bunun arkasından ürünleri ortaya koyabilecek hale geleceğiz. Arkasından kainatın yüzeyine kadar, hatta yüzeyin dışına kadar ulaşabileceğiz. Ben yapmış olduğum bu projeleri bir teknoloji geliştirme merkezinde ekip ile yapabiliriz. Bu ürünlerden de dünyaya satabiliriz. Yani kitlenmeyen bilgisayarlar, net görüntü alabilen cihazlar, her türlü teknolojik ürünlere imza atabileceğimizi düşünüyorum” diye konuştu.