Etiket: Canlıları

  • Deniz Canlıları Müzesi, Öğrencilerin Sınav Stresini Yenme Adresi Oldu

    Türkiye’de ilk ve tek olan Deniz Canlıları Müzesi, sınava girecek öğrencilerin stres atma mekanı oldu.

    Beylikdüzü Yeşilvadi’de yüzlerce deniz canlısının mumyalanarak sergilendiği müze, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu sene de TEOG (Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş) sınavı öncesi uğrak merkezi oldu. Müzede yüzlerce balık ve deniz canlısını inceleyerek stres atan öğrenciler Balıkçı Kenan’ın ikram ettiği enfes balıklarla enerji depoladılar.

    Şu günlerde harıl harıl 25-26 Kasım’da yapılacak TEOG sınavına hazırlanan Gürpınar Azime Yılmaz İmam Hatip Ortaokulu 8. sınıf öğrencilerini ağırlayan işletme sahibi Kenan Balcı, “8 sınıf öğrencileri geçtiğimiz yıl da misafirimiz olmuşlardı. Onların sınav başarıları gayet yüksek olduğu için 8.sınıf öğrencileri bu yılda buradalar. Kendilerini ağırlamaktan, müzemizi gezdirmekten ve yoğun ders çalışma programı sebebiyle ihtiyaç duyacakları enerji için balık ikram etmekten son derece mutluyuz” dedi.

    “DENİZLER EKMEDEN BİÇTİĞİMİZ TARLALARIMIZ”

    Ziyaretine gelen öğrencilere öncelikli olarak denizlerin öneminden ve sahip çıkılması konularından bahseden Deniz Canlıları Müzesi sahibi Kenan Balcı, ” Denizlerimiz bizim, ekmeden biçtiğimiz tarlalarımızdır. Aynı zamanda Türk halkının gerçek madenidir. Bu yüzden geleceğimiz olan öğrencilerimize bu konuların öneminden bahsettim. Çünkü son zamanlarda denizlerimizdeki balık oranı azaldı. Özellikle evlerde kullanılan kızartma yağlarının lavabolara dökülmesi sonucu denizlerde oksijen miktarı azalıyor. Bu da balıklara zarar veriyor. Yıpranan dokuları bile onaran, içinde hiçbir katkı maddesi olmayan, anne sütünden sonra en kıymetli besin kaynağımız olan balıklar için denizlerimize sahip çıkmamız gerektiği konusunda çocuklarımızı bilgilendirdik” şeklinde konuştu.

    Deniz Canlıları Müzesi’ni öğrencilerin derslerine yardımcı olmak için de açtığını söyleyen Balcı, “Geçtiğimiz kasım ayındaki TEOG sınavından önce stres atmak için öğrencilerimizi burada ağırladık. Baştan korkuyla yaklaştıkları müzeyi sonradan sevdiler ve Nisan ayındaki ikinci TEOG sınavı için tekrar gelmek istediler. Sonuçta öğrencilerin mutlu olması bizleri de mutlu ediyor. Aynı zamanda balık yemek hem zihin açıcı hem de stresi önlüyor. Ben günde beş defa balık yediğim için altmış yaşında olmama rağmen doktora gitmedim. Balık gerçek bir ilaçtır. Bu yüzden öğrencilere denizlerimize sahip çıkalım vurgusunu özellikle yapıyorum” şeklinde konuştu.

    “BİZİM İÇİN ÇOK VERİMLİ BİR ETKİNLİK”

    Bir önceki TEOG sınavı için geldiğimizde hem balık yemek hem de müzeyi gezmek bizlere iyi gelmişti diyen Gürpınar Azim Yılmaz İmam Hatip Ortaokulu sekizinci sınıf öğrencisi Ruken Ayşe Kaplan, “Kenan Abi sınavdan önce bizim stres yapmamamız için çok yardımcı olmuştu. Hem müzeyi çok sevdik hem de balık yemek sınavdan önce bize çok iyi geldi. Aynı zamanda Kenan Abi denizlerin geleceği için bizlere yapabileceklerimiz hakkında bilgiler verdi. Bence çok güzel ve verimli bir etkinlik oldu. Bu organizasyon için çok teşekkür ederiz” ifadelerinde bulundu.

    TEOG’dan önce böyle bir etkinlikle daha iyi motivasyon olduklarını söyleyen Gürpınar Azim Yılmaz İmam Hatip Ortaokulu sekizinci sınıf öğrencisi Muhammet Talha Çelik ise “Kenan Abimizin dediği gibi balık fakir gıdası değil, fikir gıdasıdır. Balık yemek hem zihnimizi güçlendiriyor hem de stresimizi atmamıza yardımcı oluyor. Bu yüzden tekrar Nisan ayındaki TEOG sınavı için ziyaret etmek istedik” diyerek memnuniyetini bildirdi.

  • Bu Deniz Canlıları Önlem Alınmazsa Yok Olacak

    Sualtı Araştırmaları Derneği (SAD) Yönetim Kurulu Başkanı Nesimi Ozan Veryeri, aralarında ada martısı, kum köpekbalığı, şişe burun yunus, orfoz ve yumuşakçaların bulunduğu deniz canlılarının neslinin, çevresel faktörler nedeniyle tükenme tehlikesi yaşadığını belitti.

    İzmir’de SAD Koordinasyonu’nda düzenlenen “ÇED ve Bilirkişi Raporlarında Tespit Edilen Sorunlar, Nedenleri ve Çözüm Önerileri” paneli, çok sayıda akademisyen, bağımsız uzman, mühendis ve bürokratları bir araya getirdi. “Canlıları tek tek korumak hiçbir anlam ifade etmiyor. Kıyılardaki yatırım kararlarına yön veren ÇED raporlarında niteliksiz olanların önüne geçilerek, el değmemiş kıyılar korunmazsa çok sayıda canlı yok olacak” diyen SAD Yönetim Kurulu Başkanı Nesimi Ozan Veryeri, aralarında ada martısı, kum köpekbalığı, şişe burun yunus, orfoz ve yumuşakçaların bulunduğu deniz canlılarının neslinin, çevresel faktörler nedeniyle tükenme tehlikesi yaşadığını söyledi.

    “BÜYÜK UĞRAŞ VERİYORUZ”

    Düzenlenen panelin odak noktasında hedef alınmış kişi ve kurumlar olmadığını vurgulayan Nesimi Ozan Veryeri, önemli olanın Akdeniz ve ülke ölçeğinde son derece değerli kıyı ve denizlerin akılcı kullanımında bilim ve mevzuat birikiminin samimi ve adil şekilde değerlendirilmesi olduğunu kaydetti. Ülkemizde kıyı ve deniz alanları yönetimi konusunun, enerji, sanayi, turizm ve gıda endüstrisi geliştikçe daha da önem kazandığını bildiren Veryeri, şunları söyledi:

    “Geçmişi 30 milyon yıl ve daha öncesi zamanlara dayanan biyolojik çeşitlilik ve yaşam alanlarının korunması çok önemli. Deniz ve kıyı memeli canlıları, balıklar, deniz bitkileri ve kuşlar ülkemizdeki muhteşem kıyılara bağımlılar. Ancak ülkemizdeki endişe verici kıyı tahribatı yaşam alanlarının hızla yok olmasına neden oluyor. Canlılar ya alanı terk ediyor ya da doğal davranışları dışında davranarak liman ve benzeri yapay alanlara sığınıyor. Biz SAD olarak ‘Türkiye Kıyılarında Önemli Doğa Alanlarının Korunması ve Savunulması’ hareketi olarak bilinen ve kısa adı ‘ÖDA SAVUN’ olan projemizle resmi kurumlarla irtibat içerisinde kalarak, kıyı tahribatını ve suistimalini engellemek için büyük uğraş veriyoruz.”

    “BU SENARYONUN KAZANANI OLMAZ”

    Veryeri, panelin amacının da yatırım kararlarında mekan belirleme hassasiyetinin önemine dikkati çekmek olduğunu kaydederek şöyle devam etti:

    “ÇED süreçleri bir taahhüt niteliğinde değil, yatırımcıyı kamuyla karşı karşıya getirmeyecek şekilde kamu yüksek çıkarlarını gerçekçi bir şekilde koruyan bilime bağlı raporlar olmalıdır. Yanlış ÇED süreçlerinin en büyük mağduru yatırımcının kendisi. Yanlış yere yapılan yatırımlar yatırımcının kamu nezdinde prestij ve saygı kaybına neden oluyor. Yatırımın gerekliliğini ifade eden yüksek kamu çıkarı birçok açıdan elde edilemiyor. Bu senaryonun kazananı olamaz. Bu panel çalışmasında birbirimizin gözlerinin içine bakarak ne kadar samimi olduğumuzu tartışacağız. Nihayetinde bu süreçleri tasarlayan ve yürüten resmi kurumlar, yatırımcılar ve uzmanların bağlı olması gereken standartları ve yeni mevzuat önerilerini masaya yatıracağız. ÇED süreçlerinde yaratılan kaotik karmaşanın yükünü mahkemelerin omzuna yüklemek haksızlık. Biz yatırımların karşısında değiliz, kalkınmaya da korumaya da varız. Birbirimizi anlayarak ortak noktada bu sorunu çözeceğimize olan inancımız tam.”

  • İkçüden İzmire Deniz Canlıları Merkezi

    İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi tarafından kurulan Deniz Canlıları Koleksiyon Merkezi, YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof.Dr. Durmuş Günay’ın katılımıyla açıldı.

    Sergide olmayan türler ile birlikte 600 farklı türün yer aldığı merkez; deniz kaplumbağası, beyaz köpek balığı, mersin balığı gibi doğadaki sayıları oldukça azalmış ve nesilleri tehdit altında olan türleri bünyesinde bulunduruyor. Açılışta konuşan İKÇÜ Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Abdullah Diler, merkezde emeği geçen herkese teşekkür etti.

    “İZMİR, KÖRFEZDEN DAHA FAZLA YARARLANMALI”

    Rektör Prof.Dr. Galip Akhan, İzmir’in ihtiyacı olan bu merkezi kente kazandırmaktan gurur duyduklarını ifade etti. Körfeze sahip bir İzmir olarak denizden yeterince faydalanılmadığını söyleyen Rektör Galip Akhan, şöyle konuştu: “Hem deniz ürünleri açısından, deniz sporları açısından körfezden yeterince faydalanmıyoruz. Körfez denilince akla ilk gelen kokuydu. Son zamanlarda kokuyu hissetmememiz sevindirici bir gelişme. Denizimiz rahatlıyor. Umuyoruz artık denizimizde müzede yer alan yok olmaya yüz tutmuş canlıları göreceğiz. Su ürünleri fakültemizin bu noktada öncü olacağını düşünüyorum. Umut ediyorum ki İzmir bundan sonra denizinden daha çok istifade edecek, deniz canlılarına sahip çıkacak, deniz sporlarıyla tanışacak ve ulaşımdan daha fazla yararlanacaktır.”

    “İZMİR’E ÖRNEK OLSUN”

    YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof.Dr.Durmuş Günay, İzmir’in eski çağlardan bu yana anlatan eserlerde yeryüzünün en güzel yeri şeklinde tasvir edildiğini aktararak; İzmir’in yaşanılması gereken büyülü bir şehir olduğunu söyledi. Prof. Dr. Durmuş Günay, denizlerimizden yeterince faydalanamadığımızı belirterek “İstanbul ve Antalya’da hayranlıkla gezilen devasa boyutta deniz akvaryumları var. Bu merkezin İzmir’e örnek olması gerek. Umarım bu bir başlangıç olur. Daha büyük boyutlara doğru gider” diye konuştu.

    Açılış sonunda misafirlere Su Ürünleri Tanıtım Grubunca dağıtılan balık ekmek ikram edildi. 20 kişilik seminer salonu, laboratuvar ve 225 metrekarelik sergi alanından oluşan müzede, Karadeniz, Marmara Denizi, Ege Denizi ve Akdeniz’den temin edilen balık ve diğer omurgasız canlılara ait örnekler sergilenmektedir.

  • İzmirin İlk Ve Tek Deniz Canlıları Merkezi

    İzmir’in ilk ve tek deniz canlıları merkezi olma özelliği olan Deniz Canlıları Koleksiyon Merkezi, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi tarafından kuruldu. Sergide olmayan türler ile birlikte toplamda 600 farklı türün yer aldığı merkez; deniz kaplumbağası, beyaz köpekbalığı, mersin balığı gibi doğadaki sayıları oldukça azalmış ve nesilleri tehdit altında olan türleri bünyesinde bulunduruyor.

    Deniz canlılarının tanıtımı anlamında ülkemizdeki eksikliği gidermek üzere İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi tarafından kurulan Deniz Canlıları Koleksiyon Merkezi, YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Durmuş Günay’ın katılımıyla açıldı. Sergide olmayan türler ile birlikte toplamda 600 farklı türün yer aldığı merkez; deniz kaplumbağası, beyaz köpekbalığı, mersin balığı gibi doğadaki sayıları oldukça azalmış ve nesilleri tehdit altında olan türleri bünyesinde bulunduruyor. İzmir’in ilk ve tek deniz canlıları merkezi olma özelliği olan Deniz Canlıları Koleksiyon Merkezi’nin açılış törenine Rektör Prof. Dr. Galip Akhan, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İbrahim Kocabaş, Prof. Dr. Turan Gökçe, Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdullah Diler, Dekan Yardımcısı, Prof. Dr. Ahmet Adem Tekinay, Genel Sekreter Gülten Gültekin, akademisyenler, idari personel ile öğrenciler katıldı. Açılışta konuşan İKÇÜ Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Abdullah Diler, merkezde emeği geçen herkese teşekkür etti.

    “İZMİR, KÖRFEZDEN DAHA FAZLA YARARLANMALI”

    Rektör Prof. Dr. Galip Akhan ise İzmir’in ihtiyacı olan bu merkezi kente kazandırmaktan gurur duyduklarını ifade etti. Körfeze sahip bir İzmir olarak denizden yeterince faydalanılmadığını söyleyen Rektör Akhan, “Hem deniz ürünleri açısından, deniz sporları açısından körfezden yeterince faydalanmıyoruz. Körfez denilince akla ilk gelen kokuydu. Son zamanlarda kokuyu hissetmemiz sevindirici bir gelişme. Denizimiz rahatlıyor. Umuyoruz ki artık denizimizde müzede yer alan yok olmaya yüz tutmuş canlıları göreceğiz. Su Ürünleri Fakültemizin bu noktada öncü olacağını düşünüyorum. Umut ediyorum ki İzmir bundan sonra denizinden daha çok istifade edecek, deniz canlılarına sahip çıkacak, deniz sporlarıyla tanışacak ve ulaşımdan da daha fazla yararlanacaktır” dedi.

    “İZMİR’E ÖRNEK OLSUN”

    YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Durmuş Günay, İzmir’in eski çağlardan bu yana anlatan eserlerde yeryüzünün en güzel yeri şeklinde tasvir edildiğini aktararak İzmir’in yaşanılması gereken büyülü bir şehir olduğunu söyledi. Günay, “Denizlerimizden yeterince faydalanamıyoruz. İstanbul ve Antalya’da hayranlıkla gezilen devasa boyutta deniz akvaryumları var. Bu merkezin İzmir’e örnek olması gerek. Umarım bu bir başlangıç olur. Daha büyük boyutlara doğru gider” diye konuştu.

    DENİZ CANLILARI KOLEKSİYON MERKEZİ HAKKINDA

    20 kişilik seminer salonu, laboratuvar ve 225 metrekarelik sergi alanından oluşan müzede, Karadeniz, Marmara Denizi, Ege Denizi ve Akdeniz’den temin edilen balık, ve diğer omurgasız canlılara ait örnekler sergileniyor. Merkezde, köpekbalıkları, vatozlar, yılanbalıkları gibi nadir ve ilgi çekici balık türlerinin yanı sıra, ahtopot, yengeç, deniz kabukları, mercanlar, süngerler gibi omurgasız türler de yer alıyor. 175 adet kemikli balık türü, 40 adet eklem bacaklı türü, 83 tür yumuşakça, 20 adet sünger ve derisidikenli canlı türü olmak üzere 356 farklı canlı türü sergileniyor. Sergide bulunan kurutularak tahnit edilen obje sayısı ise 130 adet.