Etiket: CANLI

  • (Özel Haber) NATO’da Yürütülen Canlı Bomba Teşhis Sistemi “Standex” Türkiye’de De Geliştiriliyor

    NATO’da 2002 yılında projesi başlatılan Canlı Bomba Teşhis Sistemi “STANDEX” projesinin benzeri Türkiye’de geliştiriliyor.

    Projenin Türkiye yürütücüsü NATO STANDEX Projesi (Science for Security and Peace-SPS) Barış ve Güvenlik İçin Bilim Programı Bağımsız Hakemi Karabük Üniversitesi Elektrik-Elektronik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bahattin Türetken NATO’daki sistem ve Türkiye’deki benzer projeyle ilgili açıklamalarda bulundu.

    NATO STANDEX Projesi, (Science for Security and Peace – SPS) Barış ve Güvenlik İçin Bilim Programı’nda Bağımsız Hakemi Karabük Üniversitesi Elektrik-Elektronik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bahattin Türetken projeyle ilgili İHA’ya özel değerlendirmelerde bulundu. Son zamanlarda artan terör olaylarına değinen Türetken, “Terör olayları oldukça yoğun bir şekilde devam ediyor. Bunun temel sebebi güçlü Türkiye. İç ve dış düşmanlar güçlü Türkiye’yi istemiyor. Zaten terör faaliyetlerinin sonrasındaki “Katil devlet” şeklindeki açıklamalarda temel prensipte devlet hedef alınmaktadır. Güçlü Türkiye’nin geleceğini gören mihraklar bununla ilgili önlemler almak adına ellerindeki bütün birikimi yapmaktadırlar” dedi.

    Terör saldırılarındaki en etkili eylemin canlı bombalar yoluyla yapıldığını ifade eden Bahattin Türetken, “Canlı bomba malumunuz elbise altına gizlenmiş, psikolojik ve sosyolojik olarak bazı şeylere inandırılmış kişilerin, kalabalık ortamlardaki bölgelere gelerek kendilerini patlatması üzerine vuku buluyor. Bunun önlenmesi için önceden tespit etmek gerekiyor. Emniyetin bununla ilgili bir takım yöntemleri mevcuttur” diyerek canlı bombalara karşı NATO’da geliştirilen STANDEX sistemiyle ilgili bilgi verdi.

    PROJE 2002 YILINDA BAŞLATILDI

    STANDEX projesinde değerlendirme hakemi olan Türetken “Bu konuya teknolojik boyuttan bakarsak dünyada bu tür çalışmalar başlamış durumdadır. Bunun başı 2002 yılına dayanmaktadır. Bu konuyla ilgili NATO’da bir çalışma mevcuttur. NATO’da, Fransa, Hollanda, İtalya, Rusya ve Almanya’nın ortaklaşa daha sonrasında da Türkiye, Amerika ve İngiltere’nin de sonradan katıldığı STANDEX isimli bir proje başlatılmıştır. Bu proje genellikle kalabalık ortamlarda özellikle canlı bombaların kontrol noktasına gelebileceği yerlerdeki X-Ray ve metal dedektörlerden önce örneğin metro ve alışveriş merkezinin girişinde daha önceden tespit amaçlı yapılan bir çalışmadır. Bu projedeki esas bunun güvenli mesafede tespit edilmesidir” diye konuştu.

    PROTOTİP PARİS METROSUNDAN DENENDİ, BAŞARILI OLDU

    Sistemde güvenli mesafe için “STANDEX” projesinin prototibinde menzillin 10 metrede tayin edildiğini belirten Türetken, “2002 yılında konsept olarak gündeme gelen proje 2010 yılında başladı. NATO’daki konsept canlı bombanın üzerindeki bombanın türüne de bakıyor. Burada elbisenin altına gizlenmiş bir objeyi buluyorsunuz. Teknolojinin elverdiği ölçüde ve kalabalık bir ortamda bunu yapıyorsunuz. Prototibi biz Paris metrosunda 3 bin kişi üzerinde denedik. Orada çok ciddi ve güzel sonuçlar elde edildi. Bunun akabinde projenin ikinci etabıyla ilgili çalışmalarda başlatıldı” dedi.

    2011 YILINDA BENZER PROJE TÜRKİYE’DE BAŞLATILDI

    Projenin NATO haricinde Türkiye’de de geliştildiğini vurgulayan Türetken, benzer projenin 2011 yılında kendi yürütücülüğünde başladığını söyledi. Türkiye’deki sistemle ilgili Türetken, “Türkiye’de kendi bünyesinde benzer bir proje geliştirmekte. Tabiki bu teknoloji yeni bir teknoloji. Yani hemen bir cihaz yapmak çok da olası değil. Ama TUBİTAK’da buna benzer bir proje 2011 yılında benim yürütücülüğümde başlamıştı. Ve 2015 yılında da bu projenin ilk prototibi teslim edilme aşamasında. Buradaki konsept NATO’daki STANDEX’den biraz daha farklı. İnsanları sürekli gözlemlemeniz lazım. Çünkü o bölgeden binlerce insan geçecek ve bomba şüphelisi de onlardan bir tanesi. Bu bombacıyı bulmak için iyi gözlemlerde bulunmanız gerekiyor” açıklamasında bulundu.

    “İNSAN ÜZERİNDE OLUMSUZ ETKİSİ SÖZ KONUSU DEĞİL”

    Sistemin insan üzerinde olumsuz bir etkiye yol açmayacağını söyleyen Türetken, “NATO’daki sistem aktif bir sistem. İnsanlar üzerinde belli bir elektromanyetik dalga gönderiyor. Fakat bu elektromanyetik dalga uluslararası standartların izin verdiği ölçüde aşağı bir sistem. Bunların dışında pasif olan sistemler de var. Bunların hiçbir şekilde zararı bunlar zaten güvenlik geçişlerinde faal olarak kullanılıyor. Mesela hamile kadınlar ve çocukların üzerinde kullanılabilecek sistemler” dedi.

  • (Özel Haber) İşte Cumhuriyet Tarihinin Yaşayan En Canlı Örneği

    Kahramanmaraşlı 105 yaşındaki Osman Sertdere, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 92. yılını ilk günkü heyecanıyla kutluyor. İlerleyen yaşına rağmen arazi aracı olan ATV kullanan Osman dede, sağlığını günde iki öğün yemeğe ve haftada 2 gün tuttuğu oruç sayesinde koruduğunu söyledi.

    Kahramanmaraş il merkezine 120 kilometre uzaklıkta bulunan Çağlayancerit İlçesine bağlı Helete Mahallesinde ikamet eden Osman dede, 4 erkek, 6 kız olmak üzere 10 çocuğunun olduğunu, 30 torununun, 39 torununun çocuğunun, 5’de torunun torunu olmak üzere 84 kişilik bir ailenin reisi olduğunu söyledi.

    Geçmişte inşaat ustalığı yaparak geçimini sağlayan Osman dede, camiye gitmek için arazi aracı olan ATV sürücülüğü ile gençlere taş çıkarıyor.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’a olan hayranlığı ile tanınan Osman Sertdere, “Cumhuriyetinin ilk kuruluşunu gördük, Adnan Menderes’i gördük, İnönü’yü gördük, geçen zamanda çok şeyler gördük. Şimdide Tayyip Erdoğan var. Allah babasına geçmişine rahmet eylesin. Tayip Erdoğan Allah’ın bize bir nimetidir. Ondan başka bu dini savunan kimse yoktur. Eğer yeterli gücüm olsa şimdi yanına gider gözlerinden öperim. Babasına anasına rahmet olsun. Böle bir lider daha gelmedi” dedi.

    Osman dedenin 54 yaşındaki oğlu Mustafa Sertdere ise, “Babam 105 yaşında. 10 tane çocuğu var. 30 torunu, 39 tane torunun çocuğu, 5’de torunun torunu var. babam sağlığını sabah akşam olan iki öğün yemeğine borçlu olduğunu söyler. Bunun yanında her Pazartesi-Perşembe günleri oruç tutar. Ve sağlığını bunlara borçlu olduğunu söyler. Şuan için sağlığında herhangi bir sorun yoktur. Doktora ise sadece gözünden olduğu katarak ameliyatından dolayı gitti. Bunun dışında doktora gitmemiştir. Herhangi bir ilaç da kullanmaz. Camiye arazi aracıyla gider gelir. Tüm namazlarını camide kılar. Diğer zamanlarını elma bahçesinde geçirir. Tüm işlerini kendisi görür. Kimseye muhtaç olmaz” diye konuştu.

  • Fedakar Öğretmenler Öğrencileri İçin Canlı Manken Oldu

    Öğrencilerin bilgisini pratiğe dönüştürerek mesleğe çabuk adapte olmasını isteyen Özel İzmir Anadolu Sağlık Meslek Lisesi öğretmenleri, canlı manken olup öğrencilerin kanlarını almasına izin veriyor.

    Öğrencilerin liseden itibaren laboratuvar dersleriyle mesleğe hazırlanmasını sağlayan Özel İzmir Anadolu Sağlık Meslek Lisesi, yoğun bir kayıt döneminin ardından yeni bir yıla başladı. Eğitim gördükleri süre boyunca uygulamalı laboratuvar dersleriyle insan maketleri üzerinde anestezi, hemşirelik ve acil tıp teknisyenliği derslerinin eğitimini alan öğrenciler, bu sayede bilgilerini pratiğe dönüştürerek, staj yapmak için gittikleri hastanelerde zorluk yaşamıyor. Öğrenciler bu sayede meslek hayatına emin adımlarla hazırlanıyor.

    Özel İzmir Anadolu Sağlık Meslek Lisesi müdür yardımcılarından Züleyha Dönmez, ilk yardım, temel yaşam desteği derslerinde; kalp masajı, suni solunum yapılabilecek hem çocuk hem de yetişkin maketlerinin olduğunu dile getirdi. Dönmez, öğrencilerin simülatör maketler üzerinde çalışma şansı elde ettiğini belirterek şöyle konuştu: “Laboratuvarlarımızda ameliyathane ve yoğun bakım ortamı oluşturuyoruz. Anestezi dersinde kullanmak için anestezik cihazımız var. Öğrenciler laboratuvarlarda her organı simülasyon olarak görüyor. Örneğin; Kalp maketini, böbrek maketini görüyor ve onlara dokunabiliyorlar. Doğum dersinde doğumun aşamalarını maket üzerinde birebir uygulayabiliyorlar. Böylece staj öncesi pratik yapma şansı yakalayarak, stajlarında daha başarılı oluyorlar. Bu da meslekteki başarı ve deneyimlerinin artmasını sağlıyor.”

    FEDAKARLIK YAPIP KANLARINI VERİYORLAR

    Öte yandan okul öğretmenleri, fedakarlıklarıyla da takdir topluyor. Öğrencilerin aldıkları bilgiyle mesleğe adapte olmasını sağlayan öğretmenler, öğrencilere kanlarını almasına izin veriyor. Özel İzmir Anadolu Sağlık Meslek Lisesi müdür yardımcılarından Züleyha Dönmez, uygulama hakkında bilgi vererek, “Laboratuvar derslerinde, öncelikle öğretmenlerimiz uygulamayı gösteriyor. Ardından öğrencilerimizden aynı uygulamayı yapmasını istiyor ve sonunda değerlendiriyoruz. Öğrencilerimiz, burada yapmadıkları hiç bir uygulamayı hastanelerde yapmıyor. Burada tüm uygulamaları çocuk ve yetişkin maketler üzerinde uyguluyorlar. Hatta kan alma ve hasta bakım gibi başlıca uygulamaları öğretmenleri üzerinde de deneyimliyor. Bu konuda öğretmenlerimiz çok fedakârlık yapıyor. Biz eğitimciler, öğrencilerimizi en iyi yerlere taşımak ve en donanımlı sağlık çalışanını yetiştirmek için hep birlikte, elimizden gelenin en iyisini yapmak için çabalıyoruz” dedi.

    Okulun öğretmenlerinden Meslek Dersi Öğretmeni Ergin Hakkı Girgin ise, öğrencilere kan alma eğitimi sırasında heyecanlarını yenmeleri ve deneyim kazanmaları için kendilerinden kan almalarına izin verdiklerini söyledi. Girgin, “Öğrencilerimiz bizim kanımızı alırken hem ilk defa kan almanın heyecanını yeniyor hem de deneyim kazanıyor. Bu sayede hastanede hastalardan kan alırken daha başarılı oluyorlar” dedi.

  • Canlı Yayındaki İtiraf Sonrası Kayıp Ali Sönmezin Cesedi Barajda Arandı

    Canlı yayında kızının itirafı ile gündeme gelen ve Gaziantep’te 52 gün önce kaldığı hastaneden çıkarıldıktan sonra haber alınamayan Ali Sönmez’in cesedi barajda arandı.

    Gaziantep’te yaşayan Ali Sönmez (78), yattığı hastanede yakınlarının da aralarında bulunduğu 3 kişi tarafından hastaneden çıkarılmış ve bir daha kendisinden haber alınamamıştı. Sönmez’in yakınları olayın ardından Müge Anlı’nın programına başvurmuş, programa bağlanan kızı Fatma Sönmez, sevgilisinden babasını hırpalayıp bir tarafa atmasını istediğini canlı yayında itiraf etmişti. Ardından harekete geçen polis ekipleri, Fatma Sönmez’i gözaltına almış, Sönmez ortada ceset bulunmaması nedeniyle adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Kayıp olan Ali Sönmez ile aynı ismi taşıyan torunu Ali Sönmez, Mahir Öztürk ve Suriyeli İbrahim adlı kişilerin yakalanması için çalışma yürüten polis, kayıp Ali Sönmez’in torunlarından Mehmet Sönmez’in ifadesi doğrultusunda cesedi arama çalışmalarına başladı. Soruşturmayı yürüten savcılık talimatıyla Ali Sönmez’in cesedi Gaziantep’in Oğuzeli ilçesinde bulunan Kayacık Barajı’nda arandı. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı Sualtı Arama Kurtarma dalgıçları, jandarma nezaretinde gölde arama yaptı. Yapılan aramada herhangi bir ceset bulunamadı.

    Polis soruşturmayı sürdürüyor.

  • “CANLI HAYVAN BORSASI, ERZURUM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR İHTİYAÇ”

    Erzurum Valisi Dr. Ahmet Altıparmak, canlı hayvan borsasının Erzurum için çok önemli bir ihtiyaç olduğunu bir kez daha vurguladı.
    2013 yılı Mayıs ayında Erzurum iline atandığında, ilin en önemli ihtiyaçlarından birinin canlı hayvan borsası olduğunu tespit eden Vali Altıparmak, netice alıncaya kadar konuyu gündeminden hiç düşürmedi.

     

    Vali Altıparmak: “Erzurum ili ekonomisi, temelde hayvancılık sektörüne dayanmaktadır. Halkın en önemli geçim kaynağı hayvan yetiştiriciliği ve ticaretinden sağlanmaktadır. Bölgenin merkezi konumunda olan Erzurum’da ortalama 1,4 milyon civarında büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığı bulunmaktadır. Ülkenin hemen hemen her bölgesine, yılda yaklaşık 300-350 bin civarında büyükbaş ve küçükbaş sevki yapılmaktadır. Ayrıca hayvan hareketleri açısından Erzurum ili, komşu illerin hatta bölgenin kavşak noktasında ve merkezi bir konumundadır. Böyle büyük bir ekonomik faaliyetin olduğu bu sektörde, hayvan borsasının olmaması büyük bir eksikliktir” dedi.

     

    Vali Altıparmak, “Alıcı-satıcının memnuniyeti, kayıt altında ve güvenli bir alışveriş ortamı sağlama, çevre ve toplum sağlığı, hayvan refahı ve hayvan hastalıklarını önleme adına Erzurum’da, entegre bir canlı hayvan borsası kurulmasının bir zorunluluk olduğunu” vurguladı.
    Vali Altıparmak, bu süreçte çok önemli çalışmalar yapıldığına dikkat çekerek şu ana kadar yapılan çalışmaları kısaca şöyle özetledi:
    “Yaklaşık 4 bin civarında büyük ve küçükbaş hayvan kapasiteli bir canlı hayvan borsasına ihtiyaç olduğunu tespit ettiklerini,
    Hayvancılık sektörü ile ilgili Kamu ve Sivil Toplum Kuruluşları başta olmak üzere tüm paydaş kurum ve kuruluşlarla hayvan borsasının işletmeciliği, kapasitesi ve kurulacak bölge açısından çok sayıda toplantılar yapılarak bu anlamda bir konsensüs sağlandığını,
    Belirlenen birçok farklı nokta için teknik incelemeler yaptırılarak, üzerinde mutabık kalınan alanla ilgili olarak yer tahsisi için çalışma başlattıklarını,

     

    Bunun için yaklaşık 20 kurumdan uygun görüş alındığını, Yakutiye Belediyesi ve Büyükşehir Belediyesi tarafından imar izinlerine ilişkin çalışmalar yapıldığını, yer tahsisi için İl Mera Komisyonumuzca yapılan çalışmaların tamamlanarak Başbakanlıktan gerekli izinlerinin alındığını, şu anda Büyükşehir Belediyesince proje çalışmaları yapıldığını ve inşallah önümüzdeki süreçte de fiziki yapımına başlanacağını öngördüğünü belirtmiştir.”