Etiket: CANLI

  • Başkan Yazgı Canlı Hayvan Pazarını İnceledi

    Aksaray Belediye Başkanı Haluk Şahin Yazgı, bir kurumla yaptığı işbirliği ile yapılacak olan Canlı Hayvan Pazarı ve Canlı Hayvan Borsası inşaat alanında incelemelerde bulundu.

    Belediye Başkanı Haluk Şahin Yazgı, birlik ve beraberlikten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Bizlerde bu heyecan, bu arzu oldukça biz Allah’ın izniyle biz Aksaray’ı sadece marka şehir yapmakla kalmayacağız belki onunda ötesine geçirecek bir çalışmanın temelini atmış olacağız. Sivil toplum kuruluşlarıyla, odalarımızla borsamızla biz bir bütünüz. Şehre yapılacak bütün katkıları elbirliği içinde yapalım. Birlik ve beraberlik içinde yaparsak birçok işi en iyi noktaya getireceğimize inanıyoruz. Bu güzel çalışmanın temelleri geçen yıl atılmıştı. Bizim belediye olarak burada yapacağımız asfalt çalışmasından tutunda altyapıyla ilgili çalışmalara varıncaya kadar elimizden gelen her şeyi yapacağız. Bizler diğer belediyeleri takip ediyoruz. İnceliyoruz. Örnek aldığımız ve en iyisini uygulamaya çalıştığımız projeleri şehrimize uygulamaya çalışıyoruz. Bunlardan bir tanesi de Buradaki kesimhanenin devredilmesiyle ilgili. İhalesine çıkmıştık. İncelediğimiz birçok belediyede bunu doğru kanal olarak ofisin, borsanın birlikte yapıldığını gördükten sonra bizde bu ihaleye çıktık. Ve sonucunda Borsa başkanımız ekibi ile birlikte orayı aldı. Şu anda işletmesine devam ediyor. İlerleyen dönemlerde inşallah bu yeni yapacağımız yere onun taşınması da gerçekleşecek” dedi.

    Konuşmasında canlı hayvan borsasına da değinen Başkan Yazgı, “Biliyorsunuz Aksaray Tarım ve Hayvancılık noktasında bölgenin en büyük yerlerinden birisi. Parlayan yıldızlardan bir tanesi. Bize yakışır bir şekilde sunumunun yapılması gerekiyordu. O konuda sağ olsun borsa başkanımız bizi kırmadı ortaklaşa yapacağımız bir proje ile inşallah Aksaray’ımıza güzel bir hizmeti gerçekleştirmiş olacağız” diye konuştu.

    Belediye olarak Aksaray’a en güzel şekilde hizmet vermenin gayretinde olduklarını belirten Başkan Yazgı, laf üreten değil, iş üretenlerle bu şehri en iyi noktalara getirmeye çalıştıklarını ifade ederek, “Biz bundan sonra önümüze bakıyoruz. Laf üreten değil; iş üreten bir ekibiz. İş üretenlerle beraber bu şehri en iyi noktaya getirmek için çalışma ve gayret içinde olacağız. Bende borsa ile beraber olduğumuz için, projelere beraber başlayıp devamını da beraber getirdiğimiz için borsa başkanımıza ve ekibine çok teşekkür ediyorum. Allah hepinizden razı olsun” şeklinde konuştu.

  • Dünyanın En Büyük Canlı Bitki Heykel Sergisi EXPO 2016’da

    EXPO 2016 Antalya’da dünyanın en büyük canlı bitki heykel sergisi oluşturuluyor. 15 dönüm alana yerleştirilen 108 bitki heykelin yapımında 700 bin adet bitki kullanılacak. 10 farklı temada oluşturulan bitki heykellerle insanlığın ilkel hayattan uygarlığa geçişi anlatılıyor. EXPO 2016 Antalya Ajansı Genel Sekreteri Kazım Aydın, bitki heykellerin alanın en cazip noktalarından biri olacağını söyledi.

    Türkiye’nin ilk canlı bitki heykel sergi alanı 23 Nisan’da Antalya’da kapılarını açmaya hazırlanan EXPO 2016 Sergi Alanı’nda hayat buluyor. Kanadalı Mosaicultures İnternationales De Montreal’in danışmanlığında yürütülen proje kapsamında Kanada’da yapımı tamamlanarak EXPO 2016 Alanı’na getirilen bitki heykellerin bitkilendirme çalışmaları sürüyor.

    Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan bitki heykeller için Kanada’dan gelen uzmanlar ile Türk bahçıvanlardan oluşan ekip çalışmalarını büyük bir titizlikle yürütüyor. Çocuk Adası’nın çevresinde 10 adaya yerleştirilen 108 bitki heykel, EXPO 2016’nın biyoçeşitlilik ve tarih alt temalarına uygun figürlerden oluşuyor.

    700 BİN ADET BİTKİ KULLANILACAK

    Bitki heykellerde kullanılacak bitkilerin tamamı Antalya’da üretildi. Alanda yer alacak ve 4,5 m yüksekliğinde olacak prenses figürü üzerine 250 bin bitki yerleştirilecek. Bitki heykellerin tamamında ise yaklaşık 700 bin adet bitki kullanılacak. Bitkiler figürlerin üzerine uzmanlar tarafından tek tek yerleştiriliyor.

    İlk buğdayın yetiştiği Mezopotamya’dan uygarlığın doğuşunun tasvir edildiği bitki heykel sergisinde; İpekböceği ve İpek Yolu efsanesi, Asya’da tarım ve evcilleştirme, Asya’da pirinç ve bambu ekimi, Afrika’da hayvan koruyucu kabile “Maasai”, umudu sergileyen Ağaç diken adam gibi temalar işleniyor.

    BİTKİ HEYKELLER ALANIN EN CAZİP YERLERİNDEN OLACAK

    Bitki heykeller çalışmaları hakkında bilgi veren EXPO 2016 Antalya Ajansı Genel Sekreteri Kazım Aydın, dünyanın en büyük canlı bitki heykel sergisinin Antalya’da yapıldığını söyledi. Aydın, “Bu alanımız 15 dekara tekabül etmektedir. Bu alanımızı 10 farklı bölgeye böldük ve burada da 10 farklı bitki figürü olarak bitki heykellerini yapmaktayız. Bunların da her birinin ayrı teması vardır. Şu an bulunduğumuz alanda ağaç diken adamı görmektesiniz. Bu adam yaşam alanında hiçbir ağaç yok iken ilk ağacı dikmeye başlıyor sonraları da bu şekilde yaşam alanı haline dönüştürdüğü bir alan oluşturuyor. Bu alanımızda şu an ilk diktiği ağaç en büyük ağaç olarak, son diktiği ağaç en küçük ağaç olarak görülmektedir. Burası bir umut alanı olarak duruyor. Bitki heykellerin bulunduğu alan, EXPO 2016 Antalya Sergi Alanı’nın en cazip, en çok gezilen ve en çok fotoğraf çektirilen alanı olacak.”

  • Canlı Yayında Hem Katarakt Hem De Görme Bozukluğu Düzeltildi

    Katarakt ve refraksiyon cerrahisindeki son gelişmeler ve yeni teknikler, 20-21 Şubat 2016 tarihleri arasında İstanbul’da Türk Oftalmoloji Derneği (TOD) tarafından gerçekleşen KRCCanlı Cerrahi Sempozyumu’nda gözler önüne serildi. Sempozyum sırasında VSY Biotechnology’nin her mesafede görüş gücü sunan trifokal lensleri ile astigmatı düzelten lensleri canlı yayınla hastalara implante edildi.

    KALİTENİN KOŞULLARINDAN BİRİ LENSİN ABBE DEĞERİ

    KRC Canlı Cerrahi Sempozyumu sırasında Doç. Dr. Banu Acar, VSY Biotechnology tarafından üretimi gerçekleştirilen ve her mesafede görüş sağlama özelliği ile dünyada ön plana çıkan trifokal+EDOFteknolojili lensi hastaya implante etti. Ameliyat sonrasında soruları yanıtlayan Doç. Dr. Banu Acar, saydam malzemelerin farklı frekanslardaki ışığı farklı miktarlarda saçma ölçüsü olarak bilinen Abbe değerinin görüntü kalitesini belirleyen önemli unsurlar arasında yer aldığını belirterek, bu oranın 20 ila 70 arasında değiştiğini, insan gözündeki abbe değerinin ise 47 oranında olduğunu söyledi. İmplante ettikleri lensin ise 58 abbe değerine sahip olması özelliğiyle de kaliteli görüş imkânı sunduğunu açıkladı.

    ASTİGMAT HASTALARI DA SAĞLIKLI GÖZLERE KAVUŞTU

    Prof. Dr. Orkun Müftüoğlu yaptığı operasyonda, kataraktı düzeltirken astigmat sorununa da çözüm oluşturanToric lensiimplante etti. Prof. Dr. Orkun Müftüoğlu, lenslerde kaliteli materyal kullanımı ve asferik tasarımın oldukça önemli bir konu olduğu üzerinde durdu. İmplante edilen lensin haptikplate tasarımı sayesindelensin her iki tarafa dönebilmesi özelliğinin gözde açı ayarlarken doktorlara kolaylık sağladığını, ince açı ayarını titizlikle yapılabildiğini belirtti.

    LENSİN YERLEŞTİRİLME AÇISI ÇOK ÖNEMLİ!

    Panelistler arasında yer alan Prof. Dr. Selim Doğanay da astigmat düzelten lensleri implante ederken açı ayarının çok iyi bir şekilde yapılabilmesini sağlayan “ameliyat öncesi göz işaretlemelerinin” önemine değindi. Dr. Doğanay; “yüzde 3,3’lük derecelik kaymada, astigmatta da yüzde 3,3’lük bir kayıp oluyor. Dolayısıyla 30 derecelik bir yanılgı astigmat özellikli bir lensin etkisizleştirilmesi anlamına geliyor. Astigmatik olgularda son derecede önemli olan ameliyat öncesi işaretlemelere önem vermeliyiz” şeklinde konuştu.

    KATARAKT HASTALARININ 3’TE BİRİNDE ASTİGMAT GÖRÜLÜYOR

    VSY Biotechnology lenslerinin implante edildiği canlı yayının salon moderatörlüğünü gerçekleştiren Prof. Dr. İzzet Can, yapılan istatistiklere göre her 3 katarakt hastasından birinde astigmat olduğunu belirterek; çok yüksek astigmatı bulunan tüm astigmat hastaların refraktif cerrahi sayesinde sağlıklı gözlere kavuşabildiğini açıkladı.

    OTURUMDA BAŞARILI DOKTORLAR BİR ARADAYDI

    VSY Biotechnology lenslerinin implante edildiği canlı yayının ameliyathanemoderatörlüğünü; Prof. Dr. Osman Şevki Arslan, Prof. Dr. Muhittin Taşkapılı, Doç. Dr. Beril Küçümen, Opr. Dr. Cezmi Doğan üstlendi. Prof. Dr. Fatih Mehmet Mutlu, Prof. Dr. Mehmet Baykara da panelistler arasındaydı.

  • 8. Canlı Cerrahi Sempozyumu İstanbul’da Yapıldı

    Türk Oftalmoloji Derneği (TOD), Katarakt ve Refraksiyon Cerrahisi Birimi’nin gelenekselleşen Canlı Cerrahi Sempozyumu bu sene 20-21 Şubat tarihlerinde İstanbul Grand Cevahir Otel Kongre Merkezi’nde yapıldı.

    Bu sene 8’incisi düzenlenen sempozyumda deneyimli uzmanlardan Katarakt ve Refraksiyon Cerrahisi’ndeki son gelişmeleri ve yeni teknikleri izleme imkanı sağlandı. Doktorların mezuniyet sonrası ve asistan eğitiminde önemli yer tutan sempozyumunda bu senede canlı katarakt ve refraktif cerrahi uygulamaları, video sunuları, interaktif tartışma ve e-poster uygulamaları yer aldı. Sempozyumda 16 canlı cerrahi, 8 tane video katarakt ve refraksiyon cerrahisi gösterimi yapıldı.

    Sempozyumda yapılan ameliyatlara katılan Katarakt ve Refraksiyon Birimi Başkanı Op. Dr. M. Necdet Cinhüseyinoğlu canlı cerrahinin ne olduğuna dair şu bilgileri verdi: ’’Canlı cerrahi meslektaşlarımızın s ameliyatlar ameliyathanede yapılırken aynı anda sempozyum salonundan naklen izlenmesi şeklinde bir yayın oluyor. Meslektaşlarımızda burada interaktif olarak salondan katılıyor. Salondaki konuşmaları ameliyat yapan cerrah duyuyor. Cerrahın konuşması izleyiciler ve dinleyiciler tarafından duyuluyor. Canlı yayın izleyiciler tarafından saniye saniye izlenmektedir. Birden fazla kamera kullanıyoruz. Ameliyat mikroskobunun kamerası direkt gözü, yandan aktüel kamera kullanarak cerrahın elinin hareketini ve kullandığı malzemeler izleniyor. Böylece salonda izlerken sanki ameliyathanede gibi hissediyoruz. Eğitimde bunun çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu toplantılara meslektaşlarımızın ilgisi yüksek oranda olmaktadır”.

    ’’CANLI CERRAHİ İLE VİDEOLARDAKİ AMELİYATLAR FARKLI’’

    Canlı cerrahi ile videolardaki ameliyatların farklı olduğuna vurgu yapan Op. Dr. Cinhüseyinoğlu, “Bazı sitelerde ameliyat videoları oluyor. Bunlar ameliyatın tamamını göstermiyor. Sadece önemli yerlerini gösteren kısımlar yer alıyor. Bu yüzden canlı cerrahi kadar eğitici olmuyor. Katarakt ve Refraktif Cerrahi alanında deneyimli uzmanlarımız bu cerrahilere davet ediliyor. Katarakt ve Refraksiyon Cerrahisi Birimi olarak aktif üyelerimize bu görevi veriyoruz’’ dedi.

    “TÜRK OFTALMOLOJİ DERNEĞİ ÇOK ESKİ DERNEK’’

    Çukurova Üniversitesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türk Oftalmoloji Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Reha Ersöz, derneklerine Türkiye’deki tüm göz hekimlerinin üye olduğu, göz hastalıkları birimini ve alanını temsil eden tek uzmanlık derneği olduğunu belirtti. Derneğin 1928 yılında kurulduğunu ve çok eski dernek olduğu bilgisi verdi. Prof. Dr. Ersöz, ’’Türkiye’deki uzmanlık dernekleri arasında en eski derneklerden bir tanesidir. Cumhuriyetin hemen sonrasında kurulmuştur.Bugün itibariyle 4 bin 200’ün üzerinde üyemiz vardır. Göz hastalıkları alanında çalışan tüm hekimler, uzmanlar ve asistanlar derneğimizin üyesi olabilirler. Derneğimiz 8 şube halinde çalışmaktadır’’ diye konuştu.

    Derneğin toplantıları ve faaliyetlerinden bahseden Prof. Dr. Ersöz, ’’Bir genel merkez buna bağlı 8 şubeniz vardır. Anadolu’nun tüm bölgeleri bu 8 şubenin kapsama alanı içindedir. Şubelerimiz her ay aylık toplantı yapmakla yükümlüdür. Belirli sürelerde bulundukları bölgelerde sempozyum ve kurs adı altında bütün Türkiye’ye hitap eden toplantılar yapılır. Birimlerimizde kendi alanlarında örneğin: glokom birimi, kornea birimi, şaşılık birimi toplantılar düzenlerler. Bunlar yılda 1 kez yaptığımız hem ulusal kongrede hem de ayrı bağımsız toplantılar tarzında olur. Yılda 1 kere yapılan ulusal kongreye 2 bin 500 civarında hekimimiz yani ülkemizde çalışan göz hekimlerinin yarısından çoğu bu toplantılara her yıl iştirak eder’’ şeklinde konuştu.

    Derneğin bir meslek kuruluşu ve uzmanlık kurumu olduğunu belirten Prof. Dr. Ersöz sözlerine şöyle devam etti: ’’Göz hastalıklarında uzmanlık alanındaki ülke sağlığını ilgilendiren, halkımızın sağlığını ilgilendiren, meslektaşlarımız ilgilendiren her alanda biz faaliyet gösteririz. Bu faaliyetler kimi zaman halkımızı rencide eden yada göz sağlığını tehlikeye koyan, hekimlerimizi zor durumda bırakan kampanyalar, yanıltıcı reklamlar, hastaları olumsuz yönde etkileyecek tıp dışı uygulamalar, etik dışı uygulamalar bizim başlıca mücadele ettiğimiz alanlardır. Resmi makamlara biz danışmanlık yaparız’’.

  • EXPO 2016 Göleti’ne 22 Tür Canlı Bırakıldı

    Antalya’da 23 Nisan tarihinde açılacak olan EXPO 2016’da çalışmalar aralıksız sürerken, Akdeniz Körfezi izdüşümündeki 80 dekarlık gölete Aksu Çayı’ndan su verilmeye başlandı. Gölette habitatın oluşması için balık türleri, kaplumbağa, kurbağa, karides bırakma işlemleri de başladı. Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Gökoğlu, “Şu ana kadar EXPO Göleti’ne 22 tür canlı bıraktık. Bizim taahhüt ettiğimizden 6 tür daha fazla bıraktık” dedi.

    Türkiye’nin ilk EXPO’su olan ve Cumhurbaşkanlığı himayesindeki EXPO 2016 Antalya’da çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. Aksu ilçesindeki bin 121 dönümlük alanda EXPO Kulesi, Tarım Müzesi, Çocuk Bilim Teknoloji Merkezi, Kongre Merkezi inşaatlarında sona yaklaşıldı.

    80 DÖNÜMLÜK GÖLETE SU POMPALANIYOR

    ’Çiçek ve Çocuk’ temasıyla bu yılın 23 Nisan tarihinde kapılarını açacak olan EXPO 2016 Antalya projesinin tam ortasında yer alan ve Türkiye’nin en büyük ses ve ışık gösterilerinin yapılacağını EXPO Göleti’ne su verilmeye başlandı. EXPO 2016 Antalya’nın doğusundaki Aksu Çayı’ndan alınan su, 80 dönümlük EXPO Göleti’ne pompalanıyor. Gölete verilen su yine pompalar yardımıyla Tehnelli Çayı’na bırakılıyor.

    EXPO 2016, alt temasından olan sürdürülebilirlik ve biyoçeşitlilik konularına dikkat çekmek için EXPO Göleti’nde habitat oluşturuyor. Bu kapsamda gölete 22 türde binlerce su canlısının bırakılma işlemi de başladı.

    Akdeniz Körfezi’nin izdüşümünde yapılan gölette sucul bitkiler de yer alıyor. Sucul bitkiler ve su canlıları, gölette canlı yaşamı oluşturacak. EXPO 2016 Antalya Ajansı, göletteki ekosistem için Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi ile işbirliği protokolü yapmıştı.

    8 BİN 500 CANLI BIRAKILACAK

    “EXPO 2016 Antalya Göleti’ne Bazı Yerel Su Canlı Türlerinin Aşılanması” adını taşıyan proje kapsamında EXPO Göleti’ne 12 balık türü, 3 kurbağa türü, 2 kaplumbağa türü, 2 karides türü ve 1’er adet yengeç, midye ve kabuklu türü bırakma çalışmaları sürüyor.

    Projeyi yürüten ekipte yer alan Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Mehmet Gökoğlu, amaçlarının Antalya Havzası’nın dolayısıyla ülkenin biyoçeşitliliğine dikkat çekmek ve bölgedeki canlılara EXPO 2016 Antalya Sergi Alanı’ndaki EXPO Göleti’nde bir habitat oluşturmak olduğunu söyledi.

    EXPO Gölü’ne bırakılan canlı türleriyle ilgili de bilgi veren Gökoğlu, şöyle konuştu:

    “Özellikle Toroslar’ın alt kesimindeki canlıları buraya bırakmaya çalışıyoruz çünkü buradaki su yapısıyla benzer özelikte bir su yapısı var. Şu ana kadar 22 tür bıraktık. Bizim taahhüt ettiğimizden 6 tür daha fazla bıraktık. Genellikle bu bölgedeki su kaynaklarından temin etmeye çalışıyoruz canlıları. Bunlar Kırkgöz, Arapsuyu, Sarısu, Boğaçayı, Düdençayı, Yamansaz, Aksu, Köprüçayı, Manavgat Irmağı ve kolları. Sazan, çiçek balığı, yayın balığı, 3 tür kurbağa, tatlısu yengeci, 2 kaplumbağa türü bıraktık, bırakmaya devam edeceğiz.”

    Doç. Dr. Gökoğlu, EXPO 2016’ya gelen ziyaretçilerin gölette ve kenarında yengeçleri, balık ve kaplumbağa türleri ile diğer su canlılarını görme imkanı bulacağını belirterek, söz konusu çalışmanın sergi süresince görsel bir zenginlik oluşturacağını, sergi sonrasında ise önemli bir rezerv alan yapılacağını ifade etti. Proje kapsamında gölete, 23 Nisan’daki açılışa kadar 8 bin 500 canlı bırakılmış olacak.

    “AMAÇ SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK TEMASINI DESTEKLEMEK”

    Gölete canlı bırakılmasıyla ilgili çalışmalar hakkında bilgi veren EXPO 2016 Antalya Basın Sözcüsü Erol İşbilir, “Göle iki amaçla balık bırakıyoruz. Bunlardan bir tanesi görselliği olan balıklar, koi türü. Bakmaktan keyif alınan renkli balık türleri. Akvaryum balığı gibi düşünebiliriz bunları. Bir diğeri ve daha önemlisi bizim alt temalarımızdan birine yardımcı olması için, desteklemesi için, ’Sürdürülebilirlik’ alt temamızı desteklemesi için. Bölgemizdeki coğrafyamızdaki sulak alanlardan nehir ve göllerden toplanan bazı balık türleri ve diğer canlılar yılan balığı, kurbağa, kaplumbağa gibi türler göle bırakıldı. Bunun iki amacı var. Birincisi bu coğrafyada sulak alanda yaşayan canlı türlerinin burada da yaşamasını temin etmek, bir diğer amaç da bölgemizdeki bu canlıların yok olması halinde buradakiler bir rezerv teşkil ediyor bu da sürdürülebilirlik temasını destekleyen bir düşüncedir” dedi.