Etiket: CANLI

  • Yakalanan Daeş Militanlarından Canlı Bomba Yeleği Fotoğrafı Ele Geçirildi

    Suriye’ye geçmek isteyen biri yabancı uyruklu 2 DAEŞ militanı Gaziantep’te yakalandı. Yakalanan Türk militandan canlı bomba yeleği fotoğrafı ele geçirildi.

    İstanbul’dan Gaziantep’e gelen biri yabancı uyruklu 2 DAEŞ militanı, Suriye’ye geçmek isterken sınırda yakalandı. Suriye’de terör eylem ve faaliyetlerde bulunacakları tespit edilen militanlardan Türk olanın cep telefonunda ise canlı bomba yeleği fotoğrafı ele geçirildi. Militanlar, sorgularının ardından sevk edildiği mahkemece tutuklanarak, cezaevine gönderildi.

    Gaziantep Valiliğinden yapılan açıklamada şahısların, İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin terör örgütü DAEŞ’in ülkemize yönelik faaliyetleri ve olası terör eylemlerinin önlenmesi amacıyla yürüttüğü çalışmalar kapsamında yakalandığı duyurularak, “27.03.2016 tarihinde yabancı uyruklu 1 şahıs ile İstanbul’dan ilimize gelen 1 Türk vatandaşı olmak üzere 2 kişinin DAEŞ terör örgütüne katılmak üzere Suriye’ye giderek örgüt adına eylem ve faaliyetlerde bulunacakları tespit edilerek yapılan çalışmalar sonucunda yakalanmışlardır. İstanbul’dan gelen şahsa ait dijital verilerden DAEŞ terör örgütüne ait görüntüler ve canlı bomba yeleği fotoğrafı elde edilmiş, yabancı uyruklu şahsın ise DAEŞ terör örgütüne katılmak üzere Suriye’ye gideceği tespit edilmiştir. Şahıslar sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanmıştır” ifadelerine yer verildi.

  • Canlı Bomba İhbarı Polisi Alarma Geçirdi

    Adıyaman’da, canlı bomba olabileceği düşünülen iki şüpheli şahıs polise bildirilirken, şahıslar bir alışveriş merkezinde polisler tarafından yakalandı.

    Edinilen bilgiye göre, Demokrasi Parkındaki bir çay ocağında dikkat çekici hareketler sergileyen ve yanlarında 1 valiz bulunan 2 şahıstan şüphelenen vatandaşlar durumu polise bildirdi. Kısa sürede Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne bağlı polis ekipleri harekete geçerken şahıslar mobese kameraları tarafından saniye saniye takip edildi. Şahıslar bir süre çay ocağında oturduktan sonra Gölbaşı Caddesi üzerinde bulunan ve oldukça kalabalık olan bir alışveriş merkezine yanlarında bulundurdukları valizle girdi. Şahıslar alışveriş merkezinde gezindikleri esnada polisler tarafından durdurularak üst araması yapıldı. Üst araması yapılan şahısların aynı zamanda GBT sorgulaması yapılıp şahısların yanında taşıdığı valiz didik didik arandı. Yapılan inceleme kapsamında herhangi bir olumsuzlukla karşılaşılmazken şahısların Diyarbakırlı olduğu Adıyaman’da üniversite öğrencisi olduğu anlaşıldı.

    Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü belirtildi.

  • Vahşi Cinayeti İşledi Canlı Yayına Çıktı

    Adana’da kaybolduktan 35 gün sonra sahilde gömülü halde köpeklerin bulduğu Mehmet Işıkoğlu’nun 2005 yılında öldürülen Behçet A.’nın kardeşleri tarafından öldürüldüğü, katil zanlısının cinayetten sonra bir de canlı yayına çıktığı ortaya çıktı.

    Edinilen bilgiye göre, olay, Karataş ilçesinde meydana geldi. İddiaya göre, evli ve 1 çocuk babası Mehmet Işıkoğlu (28), 21 Ocak’ta eşine “Arkadaşımla silah alım-satım işine giriyoruz. Bu işte çok para var, biz de çok para kazanacağız” diyerek evinde bulunan 7 bin 700 liralık birikmiş parasını yanına alarak, 2 saat içerisinde döneceğini söyleyip evden ayrıldı. Gece saat 23.00 sularında eşini arayan Mehmet Işıkoğlu, belirttiği saatte eve gelmedi. Bir süre bekleyen ailesi, emniyete kayıp başvurusunda bulundu. Işıkoğlu’nu arama çalışmaları devam ederken baba Ramazan Işıkoğlu’na bilinmeyen bir telefon çağrısında Mehmet Işıkoğlu’nun güvende olduğu bildirildi. Çağrının Adana’nın Ceyhan ilçesinde bulunan bir ankesörlü telefondan geldiği ortaya çıktı. Gözü yaşlı aile, Mehmet Işıkoğlu’nun bulunması için çareyi televizyon programlarında aradı. Mehmet Işıkoğlu’nu arama çalışmaları sürerken, 25 Şubat’ta Karataş ilçesinde çobanlık yapan bir vatandaşa ait köpeklerin toprağı eşelemesi üzerine kumların altından çıkan, 17 yerinden bıçaklanmış cesedin Mehmet Işıkoğlu’na ait olduğu DNA testi sonucunda belirlendi.

    “ADANA POLİSİ ÖZEL EKİP KURDU”

    Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri olayın cinayet olduğu ortaya çıkınca zanlıları bulmak için özel bir ekip kurarak jandarma ile ortak çalışma başlattı. Yapılan çalışmalarda polis önce Işıkoğlu kayıpken ulusal bir kanalda canlı yayına çıkan şahıslar üzerinde durmaya başladı. Ancak yapılan çalışmalarda bu şahıslarla ilgili somut bir delile rastlanmadı. Polis, çalışmayı derinleştirdiğinde bir otomobilden bahsedildiğini öğrendi. Polis bu otomobilin kime ait ve nerede olduğunu araştırmaya başladı. Yapılan araştırmada otomobilin Serhat S.’ye (27) ait olduğu belirlendi. Polis Serhat S.’yi aramaya başladı. Yapılan aramada Serhat S. bulunarak gözaltına alındı. Serhat S.’nin sorguya alınmasıyla birlikte cinayet çözülmeye başlandı. Polis, Mehmet Seyran A.’nın (26) cinayeti işlediğini öğrenerek bu zanlıyı da gözaltına aldı.

    “BİRİ TUTTU DİĞERİ 17 KEZ BIÇAKLADI”

    Polis, yaptığı çalışmada Mehmet Seyran A.’nın 2005 yılında Gürselpaşa Mahallesi’nde motosiklet ile giderken vurularak öldürülen ağabeyi Behçet A.’nın Mehmet Işıkoğlu tarafından öldürüldüğünü bir içki masasında öğrendiğini ancak sesini çıkarmadığını bu nedenle de 19 Ocak 2016 tarihinde bir plan yaptığını belirledi. Bu plan doğrultusunda Mehmet Seyran A. ile Serhat S.’nin 21 Ocak 2016 günü Mehmet Işıkoğlu’nu “silah alacağız” diyerek kandırıp İskenderun’a götürdüğü burada Mehmet Seyran A.’nın birileriyle görüştükten sonra silahları Karataş’a getirecekler diyerek Işıkoğlu’nu sahile getirdiği burada bir süre oturup ateş yakıp daha sonra da portakal yedikten sonra Serhat A.’nın Işıkoğlu’nu tuttuğunu, Mehmet Seyran A.’nın ise onu önce kalbinden sonra da 17 yerinden bıçaklayarak öldürüp gömdüğünü belirledi.

    “2 GÜN SONRA GÖMDÜKLERİ YERDEN ÇIKARTIP BAŞKA YERE GÖMDÜLER”

    Mehmet Seyran A.’nın olaydan 2 gün sonra Serhat S.’yi arayarak Işıkoğlu’nu derine gömemediklerini birilerinin bulabileceğini ve parmak izlerinin yok edilmesi gerektiğini söyledi, daha sonra da kardeşi Abdulkadir A. (25) ile Serhat S.’yi Işıkoğlu’nu gömdükleri yere göndererek cesedi çıkarıp başka bir yere gömdüklerini, gömmeden önce de ayakkabı ve montunu parmak izi kalmaması için alıp Seyhan Nehri’ne attıkları belirlendi. Polis, zanlılar Abdulkadir A. ve Serhat S.’ye Seyhan Nehri kıyısında mont ve ayakkabıları attıkları yerde yer göstermesi yaptırdı. Dalgıçlar da nehirde arama yaptı ancak ayakkabı ve mont bulunamadı.

    “ÖLDÜRDÜKTEN SONRA CANLI YAYINA ÇIKTI”

    Işıkoğlu kaybolduktan sonra ailesi, onun bulunması için ulusal bir kanalda canlı yayına çıktı. Bu sırada Işıkoğlu’nun eşi onunla son görüşen kişinin Mehmet Seyran A. olduğunu söyleyince zanlı canlı yayına çıktı. Milyonlarca kişinin izlediği programda Mehmet Seyran A., Işıkoğlu’nu kendisinin öldürmediğini söyledi. Ancak Adana polisi gerçeğin öyle olmadığını Mehmet Seyran A.’nın Işıkoğlu’nu vahşice öldürdüğünü ortaya çıkardı.

    “SERHAT’A 30 BİN LİRA SÖZÜ”

    Serhat S. ifadesinde cinayetin bütün detaylarını anlatırken, Mehmet Seyran A.’nın kendisine 30 bin lira vereceğini söylediğini belirterek, “Mehmet bana para sözü verdi. Daha sonra Işıkoğlu aranırken ben Ceyhan’dan Işıkoğlu’nun babasını arayıp Mehmet paralı bir işe girdi iki gün sonra döner onu aramayın” dediği öğrenildi. Abdulkadir A.’nın ise ağabeyinin Karataş’ta esrar gömüleceğini söylemesi üzerine gittiğini, beline kadar çukur kazdığını, sonra ne gömüldüğünü görmediğini söylediği öğrenildi. Mehmet Seyran A. ise emniyette susma hakkını kullanarak konuşmadı. Zanlılar Karataş İlçe Jandarma Komutanlığı’na teslim edildi.

  • Prof. Dr. Atilla Sandıklı: “Terör Örgütleri, Psikolojik Sorunu Olan Gençleri Canlı Bomba Olarak Seçiyor”

    Haliç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Atilla Sandıklı, terör örgütlerinin, psikolojik sorunu olan gençleri canlı bomba olarak seçtiklerini söyledi.

    Son dönemde artan terör saldırılarında canlı bombaların nasıl seçildiği, hangi psikolojiyle eylemleri gerçekleştirmeyi kabul ettikleri ve buluğ çağındaki gençlerin hedef alınmasında ailelere düşen görevlerle ilgili Haliç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Atilla Sandıklı önemli açıklamalarda bulundu.

    “ÖNCE SEMPATİZAN, SONRA CANLI BOMBA”

    Terör örgütlerinin genelde canlı bomba için buluğ çağındaki gençleri seçtiğini söyleyen Prof. Dr. Atilla Sandıklı, “Gençler, psikolojik olarak kuvvetli değillerse, aileleriyle iyi ilişkiler kuramıyorlarsa, çevreden dışlanmışlarsa ve yönlendirmeye müsaitse terör örgütleri bu tip gençleri tespit ediyor. Tespit ettikten sonra kısaca örgütün referans aldığı yaklaşımları kişiye anlatıyorlar. Seçilen kişinin görmek istediği şey saygınlık ve kendini gösterebilme kabiliyeti onun o duygularına hitap ettikten sonra ilk etapta sempatizan olarak içlerine alıyorlar. İçlerine aldıktan kısa süre sonra sıkı bir eğitime tabi tutuluyorlar” diye konuştu.

    “CANLI BOMBA İÇİN SEÇİLEN KİŞİYİ ÇEVRESİNDEKİ İNSANLARLA GÖRÜŞTÜRMEZLER”

    “Terör örgütü, özellikle dini motifliyse eğitim 3 ay ile 6 ay arasında çok hızlı bir şekilde oluyor” diyen Prof. Dr. Atilla Sandıklı, “Eğitimde kişinin önce zihinsel dönüşümünü sağlıyorlar. Tabii bu zihinsel dönüşümün eyleme dönüşmesi için bazı şartlanmaları yapmaları lazım. O dönem için mümkün olduğunca başka kimselerle çok fazla görüştürmezler. Kişiler düşünsel olarak değiştikten sonra eylemliliğe dönüştürmek için yine yoğun bir eğitim programına yönlendirirler ve o kişi artık eylemselliğe dönüşmüştür. Geriye sadece şartlanma ve kendini feda edebilme kalıyor. Bu da yaklaşık iki ay daha alır” dedi.

    “AİLELERE ÇOCUKLARININ KİŞİLİKLERİNE SAYGI DUYSUNLAR, ONLARI ELEŞTİRMESİNLER”

    “Baktığımızda özellikle buluğ çağındaki birinin kişiliği, canlı bomba olmaya psikolojik olarak uygunsa, ailesi tarafından sürekli baskı görüyor ve eleştiriliyorsa bu kişi dönüşüm sağlanmak koşuluyla canlı bomba olabilecek pozisyona 4 ay ile 8 ay arasında gelebilir” diyen Prof. Dr. Atilla Sandıklı, “Genellikle bu insanlar, dini bilgilerle yoğrulmuş bütün dini noktalara vakıf olmuş kişiler değildir. Yüzeysel bilgiler ve şartlandırılmış dini referanslar bu kişileri canlı bomba yapar. Bizim çocuklarımız her şeyimiz ve özellikle çocuklar bu yaşlarda yanlış yapabilirler. En önemli özellikleri, kişiliklerini yeni bulmaya başlamışlardır. Onların kişiliklerine ailelerin saygı göstermesi gerekir. O kişilikleri devamlı hoş tutmak gerekir” diye konuştu.

  • Bakan Elitaş: “TBMM Kürsüsü Teröriste, Canlı Bombaya Mesaj Vermek İçin Kullanılamaz”

    Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, terör örgütü PKK’ya yapılan operasyonların devam edeceğini kaydederek, “Kürsü mahrumiyeti var tamam ama TBMM kürsüsü teröriste, canlı bombaya mesaj vermek için kullanılamaz” dedi.

    Bir dizi ziyaret için Kayseri’ye gelen Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen Yerel ve Bölgesel Medya Buluşması’na katıldı. Kayseri, Sivas, Nevşehir, Niğde ve Kırşehir’den gelen gazetecilere seslenen Elitaş, terör örgütü PKK’ya yönelik devam eden operasyonları değerlendirdi. Bakan Elitaş, “Bugüne kadar terör örgütüne yapılan en kapsamlı operasyonlar devam ediyor. Terör örgütü Kürt kardeşlerimize zulüm ediyor, onları katlediyor. Daha önce Kürtler haklarını alamıyor diye ortaya çıkmışlardı. Şimdi de bu coğrafyada yaşayan herkes gibi Güneydoğu’daki Kürt kardeşlerimizin devletle birliğini bozmak için oradaki kardeşlerimize işkence yapmaktadır. Hem 7 Haziran hem de 1 Kasım seçimlerinde milletimizden aldıkları oylarla Meclis’e giren bir partinin maalesef büyük bir kısmı TBMM’de terör örgütünün temsilcisi gibi davranmaktadır. Bugün daha da saygısızca kendisini seçen millete yaptığı ihanet çerçevesinde TBMM’de faaliyet göstermektedir. Kürsü mahrumiyeti var tamam ama TBMM kürsüsü teröriste, canlı bombaya mesaj vermek için kullanılamaz” ifadelerini kullandı.

    Milletvekilliğinin suç işleme özgürlüğü olmadığını kaydeden Elitaş, “Terör örgütü ile beraber hareket etme özgürlüğü değildir. Seçilen milletvekili 78 milyon insanı temsil eder. Bu şekilde terör örgütünün destekçiliğini yaptığınız sürece Kandil’dekiyle Meclis’tekinin ne farkı vardır. Terör örgütleri beslenmedikleri sürece büyüyemezler. Bunların hepsi beslemedir. Bölgede yaşayan kardeşlerimiz terör örgütünü desteklemiyor ve bunun için zulüm görüyorlar. Terör örgütü oralarda kiralık katil olarak çalışmalarına devam ediyor. Bu örgüt maddi imkanlarını başka yerlerden aldığı sürece, diğer devletler de bu örgütü beslemeye devam ettiği sürede terör örgütleri kendilerini de vuracaktır. IŞİD ilk çıktığında gözlerini yumanlar, bugün IŞİD’in devasa bir noktaya geldiğinin farkındadırlar. Onun için kendilerine yalakalık yapan ülkelere sesleniyorum. Yarın bu terör örgütü size geri dönüp sizi de vurabilir. Buradan güvenlik güçlerimize başarılar diliyorum. Ümit ediyorum en yakın zamanda terör belası ile mücadelemiz en yakın zamanda bitecektir diye ümit ediyorum” şeklinde konuştu.

    2008 krizi ile beraber dünyanın çok farklı sürece gittiğinin altını çizen Bakan Elitaş, “2008 krizi ile birlikte dünya çok farklı sürece gitti. Dünyanın da en büyük ekonomisinden biri olan ABD’deki saldırının artçıları devam ediyor. Son 2 yılda ABD’deki düzelme ile birlikte az gelişmiş ülkelere de yansıdığını görüyoruz. Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Çin’deki büyümenin de çift hanelerden yüzde 6’lara düşmesinin dünya ekonomisini geriye götürdüğünü görüyoruz. Bizim ticaret yaptığımız ülkeler içerisinde petrol zengini ülkelerdeki petrol fiyatlarının azalması bizim ticaretimizi daraltma noktasına getiriyor. Bunu daha önce öngören Ekonomi Bakanlığı yeni yeni piyasalar araştırmak üzere yeni pazarlar, yeni gidilecek alanlar bulmak için gayret gösteriyoruz” diye konuştu.

    İhracat rakamlarını da değerlendiren Bakan Elitaş, “İhracatımızın belli bir hedeflere geleceğini hesap ediyoruz ama ne olursa olsun hesabı farklı şekillerde yapmamız gerekir. 2014 yılında Türkiye’nin ihracatı 157.6 milyar dolardı. 2015 yılında dünyanın 15.2 trilyon dolar, Türkiye’nin ihracatı ise 143.9 milyar dolardı. 2015 yılında 2014 yılına göre biraz iyileşti” dedi.