Etiket: Canlandırıyor

  • Dikili ile Midilli arasında feribot seferleri turizmi canlandırıyor

    Dikili ile Midilli arasında feribot seferleri turizmi canlandırıyor

    İzmir’in Dikili ilçesi ile Yunanistan’ın Midilli Adası arasında turizmin canlandırılması amacıyla başlatılan feribot seferleri kapsamında ikinci kafile ilçeye ulaştı. Her hafta salı günleri karşılıklı olarak başlatılan feribot seferleri ilçeyi ekonomik açıdan hareketlendirirken, gelen 83 Yunanlı turist pasaport kontrolünden geçtikten sonra Dikili Salı Pazarı’na akın etti.

    Yunanistan’ın Midilli Adası ile Dikili ilçesi arasındaki karşılıklı feribot seferleri başladı. 2 Temmuz sabahı başlayan seferlerle gelen ilk turist kafilesinden sonra ikinci turist kafilesi de Dikili’ye ulaştı. Sabah saatlerinde Midilli’den deniz yoluyla yola çıkan 83 turist, pasaport kontrolünden geçtikten sonra Dikili Salı Pazarı’na akın etti. Türkiye’de olmaktan mutluluk duyan Yunan turistlerin bir kısmı Bergama ve Aliağa’ya, diğer bir kısmı ise İzmir merkeze gitmeyi tercih etti. Yunanistan’ın Midilli Adası’ndan gelen ve Yunan turistlere rehberlik yapan genç kız, yaptığı kısaca konuşmasında, Midilli Adası’ndan toplamda 85 kişinin alışveriş yapmak için İzmir’e geldiğini belirtti.

    “Alışveriş yapmalarından çok memnun kalıyoruz”

    Midilli Adası’ndan yolcuları getiren kaptan Uğur Jale de, 83 Yunanlı ile birlikte bir araç ve iki adette motorun geldiğini, çoğunluğunun Dikili’de kalacağını, yirmi kişilik bir grubun da İzmir’e gideceğini ifade etti. Jale, her hafta bu seferlerin yapılacağını ve artış olmasını istediklerini, Dikili’de pazar olmasından dolayı bugünü tercih ettiklerini kaydetti.

    Midilli Adası’ndan gelen yolculara rehberlik yapan Zeki Önen isimli bir başka rehberde, İngilizce ve Yunanca rehberlik yaptığını, önceden Yunanlıların buraya geldiklerini söyledi.

    Dikili esnaflarından Merve Yüksel ise Midilli’den gelen kişilerin sabah saatlerinde gelerek akşama kadar Dikili’de dolaştıklarını, kendilerinden alışveriş yapmalarından çok memnun kaldığını, döviz ile alışveriş yapmalarının esnaf açısından olumlu olduğunu ve turizmin canlandığını kaydetti.

    Yunan turistler, günübirlik ziyaret için geldikleri İzmir’de gönüllerince vakit geçirerek akşam saatlerinde feribot ile ülkelerine geri döndü.

  • TİKA, Bosna Hersek’teki ortak tarihi mirasımızı yeniden canlandırıyor

    Bosna Hersek’in güneyinde Osmanlı tarihi mirası ile zengin Stolats (Stolac) şehrinde Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı’nın (TİKA) destekleriyle yenilenen Stolats Misafirhanesi (Şariça Han) açıldı.

    Osmanlı Devleti döneminde 16. yüzyılın sonu, 17. yüzyılın başlarında Osmanlı Valisi Silahdar Hüseyin Paşa Şariç tarafından yaptırılan ve 1992-95 Bosna savaşı esnasında birçok Osmanlı eseri ile birlikte yerle bir edilen Şariça Han’da 2013 yılında Bosna Hersek İslam Birliği ve TİKA’nın katkılarıyla başlanan inşaat çalışmaları tamamlandı. Savaşta yıkılan 10 caminin, Stolac Saat Kulesi’nin ve Misafirhanesi’nin yenilenmesiyle Stolats şehri eski güzelliğine kavuştu. Stolats Misafirhanesi (Şariça Han), yeniden meraklı ziyaretçilerin ve yorgun misafirlerin huzur bulabileceği bir mekân oldu. Açılış törenine Bosna Hersek İslam Birliği Başkanı Vekili Nusret Avdibegoviç, Bosna Hersek İslam Birliği Din İşleri Başkanı Ramiz Jelovac, Mostar Müftüsü Salem Dedoviç, Federasyon Entitesi Meclis Başkanı Edin Muşiç, Mostar Başkonsolosu Ayşe Selcan Şanlı, TİKA Bosna Hersek Koordinatörü Prof. Dr. Birol Çetin ile yaklaşık bin 500 kişi katıldı.

    Törende kısa bir konuşma yapan TİKA Bosna Hersek Koordinatörü Çetin, TİKA’nın Bosna Hersek’te 1995 yılından beri faaliyette bulunduğunu ve yedi yüzün üzerinde proje gerçekleştirdiğini, son yıllarda ortak tarihi mirasımızın korunması kapsamında birçok restorasyon faaliyetinin gerçekleştirildiğini ifade etti. Çetin, ayrıca Bosna Hersek halkının yanında olmaya devam edeceklerini ve ihtiyaç duyulan her alanda Bosna Hersek halkının yanında bulunacaklarını ifade etti.

    Açılış töreni ve konuşmalarından sonra Stolats meydanında toplanan halk, Fatih Sultan Mehmet Korosu’nun konserini dinledi. Ayrıca programda Fatih Sultan Mehmet Ahidnamesi okundu. 1463 yılında Bosna Hersek’in fethinin ardından Fojnitsa (Fojnica) beldesindeki manastırda yaşayan Fransisken rahiplerine verilen Ahidname, Osmanlı İmparatorluğu’nun din ve vicdan hürriyeti konusunda ne kadar hassas olduğunu gösteren resmi bir belge niteliğinde.

  • Erdoğan’ı O Canlandırıyor

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hayatını anlatan ‘Reis’ filminde başrol oynayan Reha Beyoğlu, bu role nasıl seçildiğini, nasıl hazırlandığını ve çekimlerin nasıl gittiğini İhlas haber Ajansı’na (İHA) anlattı.

    İHA muhabiri Ahmet Bilge’ye konuşan Reha Beyoğlu, filmde Recep Tayyip Erdoğan’ın gençlik yıllarını canlandıracak karakter için 200 civarında aday olduğunu belirterek, “Rolün hangi adaya verileceği konusunda sadece aktörlük değil, boy-pos, karakter ve yaşam tarzı gibi pek çok kriter etkili oldu. Adaylar elendikçe daha çok detaylar aranmaya başlandı. Sonunda zor da olsa bize nasip oldu” dedi. Oyunculuğun, gerekirse senaryoda yazılmayanları bile oynamak olduğunu ifade eden Reha Beyoğlu, “rolümün hakkını vermek ve Cumhurbaşkanımızı layıkıyla canlandırabilmek için çok iyi çalıştım. Eski arkadaşlarıyla konuştum, yaşadığı semtleri gezdim. Cumhurbaşkanımızın fiziki hareketlerinden tutun da gösterdiği reaksiyonlar, vücut dili ve duygusal duygusal anlarını analiz ettim. Tabii, çok güzel şeyler buldum” şeklinde konuştu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir çok ortak noktalarının bulunduğunu ifade eden Beyoğlu, “Bu rolün bana gelmesi her ne kadar bir şans gibi görünse de aslında isabetli bir karar oldu. Çünkü, sayın Cumhurbaşkanımızla bir çok ortak noktamız var. Öncelikle ikimiz de Karadenizliyiz. Cumhurbaşkanımız Rizeli ben Giresunluyum. Cumhurbaşkanımız gençliğinde futbol oynamış, ben de uzun yıllar futbol oynadım. Boy olarak da aynı boydayız. Ailelerimiz açısından baktığımızda da benzerlikler var. Mesela benim babam da onunki gibi dini bütün bir insan ve ailecek de öyleyiz. Ama, sayın Cumhurbaşkanımızla farklılıklarımız da yok değil. O, Fenerbahçeli ben ise Galatasaraylıyım. Ancak yine de sarı renkte buluşuyoruz.” dedi.

    “BU ROL HAYATIMIN DÖNÜM NOKTASI OLACAK”

    Mimar Sinan Üniversitesi Konservatuvar Bölümü mezunu olan Reha Beyoğlu, bugüne kadar rol aldığı bazı filmlerle ilgili de bilgi verdi.

    Beyoğlu, 2013 yılında gösterime giren “Atatürk’ün fedaisi Topal Osman” filminde Mustafa Kemal’i koruyan Yarbay Osman rolünü üstlendiğini kaydeden Reha Beyoğlu, “Önceki yıllarda ise, Av Mevsimi, Umuda Yolculuk, Unutulmaz, Fatmagül’ün Suçu Ne? ve Uluslararası İran Projesi gibi birçok televizyon ve sinema filminde rol aldım. Fakat bu rolün hayatımda ayrı bir dönüm noktası olacağına inanıyorum” şeklinde konuştu.

  • Madenci Heykelleri Müzede Madenciliği Canlandırıyor

    Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Türkiye’de ilk kez hayata geçecek olan Maden Müzesi’nin hazırlıklarında sona gelindi. Müzede en dikkat çeken ayrıntı ise balmumundan yapılan madenci heykelleri oldu.

    2016 yılında hizmete açılması planlanan Maden Müzesi’nde hazırlıklar tüm hızıyla sürüyor. Üç katlı müzenin giriş katından itibaren; yerin metrelerce altındaki kömürün üretilme ve yeryüzüne çıkarılması süreçleri anlatılıyor.

    İstanbul’dan gelen kafileye müzeyi anlatan Maden Mühendisi Ekrem Murat Zaman, müzenin giriş katındaki balmumu heykellerinin de birebir gerçeğinin yapıldığını aktardı. Madencilik sektörünün önemli aktörleri olan kazmacı, hazırlık ve vagoncu işçilerinin canlandırıldığı balmumu heykellerini görenler ise gerçek sanıyor.

    Ankara’daki bir atölyede yapılan balmumu heykellerinin yapımında en ince ayrıntıya dikkat edildiğini aktaran Ekrem Murat Zaman, şu ifadelere yer verdi:

    “Müzenin çalışması aylardır devam ediyor. Müzeler belli bir projeyle adım adım devam ediyor. Planlandığı şekliyle, tasarlandığı şekliyle olduğu gibi veya şartnamesinde olduğu gibi biraz daha da şartnameyi aşarak daha iyisi olsun diye devam ediyor. Bu gördüğünüz maketler yer altında çalışan birebir işçiler olsun istedik. Maketleri yapan Türkiye’de önemli bir sanatçı. Murat Daşkın atölyesinin yaptığı maketler. Bir tanesi el arabasını iten işçi, diğeri martoperfaratör arında bir taban yolunda delik delen işçi, diğeri de kazmacı elinde işçi ustası. Bu iki ustayı temel, kömür üretiminin vazgeçilmez ustaları olarak buraya yerleştirdik. Bu insanlar aracılığıyla emek yoğun çalıştığımız için bu maketleri yaptık. Bunlar tabii müzenin diğer malzemeleriyle bütünleniyor. Maketle başlayıp müzenin içerisinde var olan şeyler bütün sosyal yaşantımızla da bağlantılı olarak vermeye çalışıyoruz. Bu maketleri yapanlar konusunun uzmanı. Biz önce işçilerin filmlerini çektik. Sonra fotoğrafladık. Her açıdan her yönüyle fotoğrafladık. Giysilerini gönderdik. Hangi aleti elinde tutacak. Bunları da gönderdik. Ankara’da sanatçı atölyede bu maketleri yaptı. Getirdi. Bizim söylediğimiz yere maketler monte edildi. Ben de beğendim. Gelen de beğeniyor.”