Etiket: Çankaya

  • TED Üniversitesi- Çankaya Belediyesi öğrenci yurdu açıldı

    Çankaya Belediyesi ve TED Üniversitesi işbirliği ile yapılan 420 yatak kapasiteli öğrenci yurdu, düzenlenen törenle açıldı. Çankaya belediye Başkanı Alper Taşdelen, “AVM’lerin, iş merkezlerinin, rezidansların yükseldiği, Yani rantın en yüksek olduğu bir bölgede biz arsamızı gençlerimize verdik. Çünkü biliyoruz ki bir ülke için en iyi yatırım gençliğine yaptığı yatırımdır” dedi.

    Belediye-üniversite işbirliği adına örnek proje olan TED Üniversitesi-Çankaya Belediyesi Öğrenci Yurdu düzenlenen törenle açıldı. Ev sahipliğini Çankaya Belediye Başkanı Taşdelen ve TED Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu’nun yaptığı açılış törenine CHP Genel Başkan Yardımcıları, Parti Meclisi Üyeleri, milletvekilleri, TED Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Tarımcılar, öğretim görevlileri ve çok sayıda vatandaşın yanı sıra yurtta kalan öğrenciler katıldı.

    Açılış töreni öncesi konuşma yapan Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, “AVM’lerin, iş merkezlerinin, rezidansların yükseldiği, Yani rantın en yüksek olduğu bir bölgede biz arsamızı gençlerimize verdik. Çünkü biliyoruz ki bir ülke için en iyi yatırım gençliğine yaptığı yatırımdır” dedi.

    Taşdelen: “Özgür gençlik istiyoruz”

    Taşdelen sözlerine şöyle devam etti: “Biz özgür, düşünen, sorgulayan, ülkesi için kaygılanan, kandırılmayan, tarikat liderlerinin, din tacirlerinin peşinden gitmeyecek, Cumhuriyetimizi, demokrasimizi, evrensel insan haklarını sahiplenen bir gençlik istiyoruz. Ama sadece istemiyoruz bunun için çalışıyoruz. Çocuklarımız geleceğe çağdaş ve bilimsel eğitimle hazırlanabilsin diye ilk adımlarını attıkları kreşlerimizin sayısını artırdık. 11 kreş ve 4 etüt merkezimizin yanı sıra Ekim ve Kasım ayında 2 kreşimizin daha temelini atıp, Aralık ayında da yeni bir kreşimizin açılışını yapacağız. Geçen yıl 70, bu yıl da 88 okulumuzda, öğrenciler daha temiz ve sağlıklı bir ortamda eğitim alabilsinler diye yenilemeler yaptık. Çocuklarımız okusun aydınlansın diye bilimi, bilim adamlarını, sanatı, edebiyatı öğreten Çankaya Çocuk Kitapları serisi hazırladık ve çocuklarımıza 250 bin adet kitap ulaştırdık. Çankaya’nın Filizleri Projesi ile 137 üniversiteli gencimize ayda 300 TL burs imkanı sağladık; iki bine yakın üniversiteli gencimize ev eşyası temin ederek destek verdik. Biz bunları yapmaktan onur duyuyoruz, gurur duyuyoruz. Çünkü Mustafa Kemal’in gençliği sorandır, sorgulayandır, düşünendir. Bu nedenle onun yolundan gidenler aldatılmaz, yanıltılmaz, kandırılmaz”.

    3 ayda 27 açılış

    Çankaya Belediyesi’nin son 3 ayı 27 açılış ve temel atma töreni ile geçireceği bilgisini de paylaşan Taşdelen, “Halkımızın refahı ve huzuru için çalışıyoruz, çalışmaya da devam edeceğiz” dedi.

    TED Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu da yaptığı konuşmada, “TED ailemizin bir ferdi olan Çankaya Belediye Başkanımızı Alper Taşdelen ile yaptığımız bu yurt üniversitemize büyük güç verdi. Başta Taşdelen olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

    CHP Genel Başkan Yardımcıları Seyit Torun ve Tekin Bingöl de, Türkiye’de öğrencilerin temel sorunu olan barınmaya ilişkin Çankaya Belediyesi’nin ve TED Üniversitesini bu işbirliğinden ötürü kutladı.

    10 ayda tamamlandı

    Mustafa Kemal Mahallesi’nde bulunan yurt 420 yatak kapasiteli. Kız ve erkek öğrencilere hizmet edecek yurt iki bloktan oluşuyor. Yapımı 10 ay gibi kısa bir sürede tamamlanan yurdun içerisinde; çalışma salonu, sosyal alan, revir, yemekhane gibi her türlü alan bulunuyor.

  • Çankaya Filarmoni Orkestrası büyüledi

    Çankaya Belediyesi Filarmoni Orkestras, ilk konserinde tam not aldı.

    Çankaya Belediyesi tarafından başta gençlik olmak üzere tüm toplumda klasik müzik sevgisi oluşturmak amacıyla oluşturulan Çankaya Belediyesi Filarmoni Orkestrası, CHP’nin 93. yılı etkinlikleri kapsamında ilk kez konser verdi. Konserine 10. Yıl Marşı ile başlayan ve klasik müziğin pek çok başyapıtını seslendiren orkestra, dinleyicilerin büyük beğenisini kazandı. Başta Ankara Gençlik Orkestrası olmak üzere çeşitli orkestralarda çalan genç ve deneyimli müzisyenlerden oluşan orkestra, Çankaya Belediyesi Filarmoni Orkestrası adıyla sokak konserleri de dahil pek çok etkinlikte sanatseverlerle buluşmaya devam edecek.

  • Çankaya Belediyesi’nde toplu iş sözleşmesi imza töreni

    Çankaya Belediyesi şirketleri ile DİSK Genel İş Sendikası arasında bağıtlanacak toplu iş sözleşmesi imza töreni CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılımıyla gerçekleşti.

    Çankaya Belediyesi İmar A.Ş, Belde A.Ş ve kadrolu işçilerin Toplu İş Sözleşmesi (TİS) CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun katıldığı törenle imzalandı. DİSK Genel Başkanı Kani Beko ve yöneticileri, CHP Genel Başkan Yardımcıları ve milletvekilleri, Çankaya Belediyesi Başkan Yardımcıları ile tüm çalışanların katıldığı tören alanı “Emek en yüce değerdir”, “Onurlu bir geçmiş, aydınlık bir geleceğe Çankaya işçisiyle el ele” afişleriyle süsledi.

    “Biz emeğin hakkını verdik”

    Törenin açılış konuşmasını yapan Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen Türkiye’de örnek olacak bir toplu sözleşme sürecini geride bıraktıklarını belirterek, “Biz emeğin hakkını verdik, emeğin hak ettiği değeri vermek biz sosyal demokratların boynunun borcudur” dedi.

    Konuşması sık sık “Genç başkan çalışır, Çankaya kazanır” sloganlarıyla kesilen Taşdelen, iktidarda olmadıkları halde iktidar belediyelerinin çok ilerisinde bir toplu sözleşme imzaladıklarını vurguladı.

    “Çankaya’da en düşük ücret 2 bin 800 TL oldu”

    Çalışanları, taşerona, güvencesizliğe, sendikasızlığa mahkum etmediklerini söyleyen Taşdelen, şunları kaydetti:

    “850 kadrolu işçimize birinci yıl için yüzde 12, ikinci yıl için yüzde 13, bin 4 yüz 40 şirket çalışanımıza yüzde 13-15 oranında zam yaptık. Kıdem zammı, yakacak, gıda, yol, yemek, sorumluluk risk payı, engelli çocuk yardımı, yükseköğrenim tazminatı, doğum, evlilik, ölüm, doğal afet yardımı gibi sosyal haklarda yüzde 50’nin üzerinde artış sağladık. Çankaya’da en düşük ücret 2 bin 800 TL oldu.”

    DİSK Genel Başkanı Kani Beko ve DİSK Genel İş Genel Başkanı Remzi Çalışkan da yaptıkları konuşmalarda, TİS sürecinin işçiyi ve haklarını düşünen bir şekilde sonuçlanması nedeniyle Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen’e teşekkür etti.

  • Kılıçdaroğlu, Çankaya Belediyesi’nde toplu iş sözleşmesi törenine katıldı

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, darbe fırsatlığını asla kabul etmediklerini, OHAL çıktı, KHK çıktı diye muhaliflerin tamamını hapislere atmanın doğru inandırıcı olmadığını söyledi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Çankaya Belediyesi şirketleri ile DİSK Genel İş Sendikası arasında bağıtlanacak toplu iş sözleşmesi törenine katıldı. Çankaya Belediyesi’nde gerçekleşen toplu iş sözleşmesi imza töreninde yaptığı konuşmada Kılıçdaroğlu, işçilerin haklarının teslim edilmesi gerektiğini anlatarak, “CHP olarak bizim sosyal demokrasi tarihine Türkiye’de kazandırdığımız pek çok şey vardır. Bunlardan birisi toplu sözleşme ve grev hakkıdır. Rahmetli Ecevit’in Başbakanlığında çıkmıştır. Bugün bu sürekli olarak gelişen bir halka olarak yoluna devam etmek zorundadır. Son seçimlerde iki konu üzerinde özellikle durduk. Bunlardan birincisi asgari ücret. Asgari ücreti net bin 500 lira yapacağız. Olmaz dediler, şikayetlerini dile getirdiler. Sonra dediler ki ‘bin 500 değil, bin 300 lira yapacağız.’ Bin 300 TL oldu. Şunu bütün Türkiye’de çalışan işçi kardeşlerime söylemek isterim. CHP bir söz verdiyse sözünün arkasında kapı gibi durur. Dedik ki asgari ücret net bin 500 lira olacak. Bugün CHP’li bütün belediyelerde asgari ücret net en az bin 500 liradır. Bin 500 lirayı vermek olağanüstü bir olay değil. İşçinin hakkını teslim ediyorsunuz. CHP iktidarında taşeron işçi olmayacak, bütün işçiler kadrolu olacak, sendikalı olacak, toplu sözleşme hakkı olacak dedik. Başta işçi kardeşlerimiz buna çok fazla inanmadılar. Bin 500 lirayı nasıl yaptıysak CHP iktidarında sözümüz sözdür. Yaklaşık taşeron işçisi olarak çalışan 1 milyon işçiye söz veriyoruz. CHP iktidarında taşeron uygulaması olmayacaktır. Hepsinin kadrolu, toplu sözleşmeli hakları olacaktır” diye konuştu.

    “Neden şimdi Türkiye bir terör batağının ortasında”

    Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Bir sözümde annelere, bugün en çok kaygı duyan annelerdir. Çocuğu işsiz, iş bulması için dua eder umut bekler. İşsizliğin bir kabus gibi çöktüğü Türkiye’deyiz. İki terör. Anne çocuğun eline kına yakar askere gönderir. Umutla dönmesini bekler. Görünen tablo hiç iç açıcı değil. Her gün şehitlerimiz geliyor. Her gün annelerin gözyaşları oluk oluk akıyor. Her ne kadar biz teröre ortak tavır takınıyorsak da hiç kimsenin unutmaması gereken bir gerçek var; ateş düştüğü yeri yakıyor. Evlere bir ateş düşüyorsa orada huzuru beklemek mümkün değil, annenin gözyaşını durdurmak mümkün değil. İnşallah bu son olsun diyoruz ama görülen o ki Türkiye iyi yönetilmiyor. Annelere babalara söylüyorum. Şimdi düşünme zamanıdır. 2002’de iktidarı devralırken Türkiye’de 0 terör vardı. Neden şimdi Türkiye bir terör batağının ortasında. Bugüne kadar söyledik, yanlış yapıyorsunuz, hayır biz doğru yapıyoruz dediler. Bugün bu noktaya geldik. Düşüneceğiz ki doğruyu bulalım. Neyin doğru neyin yanlış olduğunu kendi vicdanımızda sorgulayalım. Anneler ve babalar sizin düşünmeye ve Türkiye’nin gerçeklerini sorgulamaya ihtiyacınız var. Eğer bunu yapabilirsek Türkiye önemli bir noktayı aşmış olur.”

    “OHAL çıktı KHK çıktı şu muhaliflerin tamamını hapislere atayım, bu da doğru değil ve inandırıcı değil”

    “15 Temmuz’u hepimiz biliyoruz. 15 Temmuz’u unutmayacağız” diyen Kılıçdaroğlu, “Bir darbe girişimine karşı siyasi partilerin, sivil toplum örgütlerinin, meslek kuruluşlarının, sendikaların herkesin ortak ses verdiğini biliyoruz. Bu bizim tarihimizde ilk kez olan bir toplu kalkışmaya karşı toplu birlikteliktir. Bu birlikteliği korumak istiyoruz. Birlikteliğin özünde yatan şudur; biz siyasi görüşümüz, kimliğimiz, yaşam tarzımız ne olursa olsun demokrasiyi istiyoruz ve savunuyoruz. Bunun arkasında hepimizin durması lazım. Demokrasi ama nasıl bir demokrasi. Bir kişinin her şeye karar verdiği bir demokrasi değil bizim arzu ettiğimiz demokrasi. Hukukun üstünlüğünün olduğu bir demokrasiyi istiyoruz. Yüzde 1 oy alan partinin genel başkanının parlamentoda olduğu bir demokrasiyi istiyoruz biz. Darbe hukukundan arınmış bir Türkiye istiyoruz biz. Yargının bağımsız olduğu, kimsenin önünde ayağa kalkmadığı, dünyaya örnek olduğu bir yargı istiyoruz. Birilerinden emir alan yargı değil, hukukun üstünlüğüne inanarak karar veren yargı istiyoruz biz. Sivil toplum örgütlerinin güçlenmesini istiyoruz. Örgütlü bir toplum istiyoruz biz. Kanun Hükmünde Kararnamelerle yönetilen bir Türkiye değil, anayasaya, yasalara, hukukun üstünlüğüne uygun, kimsenin mağdur edilmediği ama suçluların adil yargılandığı bir demokrasi istiyoruz. Medyanın özgür olduğu, gazetecilerin hapse atılmadığı, sanatçıların işine son verilmediği, bilim insanlarının tutuklanıp, gözaltına alınıp, hapislere atılmadığı bir Türkiye istiyoruz. Yani dünyaya örnek bir Türkiye istiyoruz. Bunu savunmak sadece benim görevim değil, sadece sizin de göreviniz değil, 15 Temmuz kalkışmasına karşı çıkan herkesin ortak görevi olmak zorundadır. Darbe fırsatlığını asla kabul etmiyoruz. OHAL çıktı KHK çıktı şu muhaliflerin tamamını hapislere atayım, bu da doğru değil ve inandırıcı değil. Taksim manifestosunun maddelerinden birisi şuydu; ne darbe ne dikta tam demokrasi istiyoruz. Yaşasın tam demokrasi diyoruz. Yürümeye devam edeceğiz. Bizim yürüyüşümüzün amacı demokrasidir. Demokrasi, insan hakları güçlensin diye, özgür bir medya olsun diye, siyaset kurumu bütün eleştirilerden ders alsın diye biz yolumuza devam ediyoruz. Yolumuza devam ederken önümüze engeller çıkacaktır, tehditler çıkacaktır, kurşunlar, mermiler atılacaktır ama dönen dönsün biz dönmeyiz yolumuzdan demokrasi yolundan. Çünkü siyasetçinin görevi ülkeye huzuru getirmektir. Barışı getirmektir. Eğer bu görevi üstlenmişseniz demokrasiyi savunuyorsanız, siyasetçiye büyük görev düşüyor. Yolumuzun zor olduğunu biliyorum. Arkanızda milyonlar var deniyor. Milyonların olmasından son derece mutluyum ama herkesin şunu bilmesini isterim. Hiç kimse olmasa dahi tek başıma bu kararlı mücadeleyi sonuna kadar götüreceğim. Bir bedel ödenecekse o bedeli bu ülkenin aydınları değil, simitçisi, çaycısı, manavı değil o bedeli önce siyaset için yola çıkan siyasi partilerin genel başkanları ödemek zorundadır. Bir acı çekilecekse o acıyı başkalarının annelerinin, babalarının, çocuklarının duyması yerine siyasetçinin eşi, çocukları bu acıyı duymalıdır diye düşünüyorum. Bu nedenle yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz diyorum” ifadelerini kullandı.

    “Senin hakkını koruyan CHP, eğer CHP dışında başka bir partiye oy veriyorsan senin şikayet etmeye hakkın yoktur kardeşim, aç kalmaya mahkumsun sen”

    En düşük net asgari ücretin bin 500 lira olacağını söylediklerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Şimdi bin 500 liranın bir hayli üstüne çıkan bir toplu sözleşme imzalıyoruz. Buradan bütün işçi kardeşlerime ve bütün sendikaların genel başkanlarına sesleniyorum. Senin hakkını koruyan CHP, taşeron işçiliği gündeme getiren CHP, asgari ücret net bin 500 lira olacak diyen CHP, sendikal hakları sonuna kadar savunan CHP. Eğer CHP dışında başka bir partiye oy veriyorsan senin şikayet etmeye hakkın yoktur kardeşim, aç kalmaya mahkumsun sen. Senin örgütlenmeni savunuyoruz, aklın terinin değerini vermek istiyoruz, daha güçlü olmanı istiyoruz biz. 14 yıldır iktidarda olan siyasal parti, 14 yılda Türkiye’nin hangi sorunu çözdüler. Bana bir sorun göstersinler şu sorunu çözdük diye. Biz söyledik 14 yıl falan değil, yetki verin 4 yıl göreceksiniz Türkiye’yi sadece bölgesinin değil, dünyanın imrendiği bir ülke haline getireceğiz. Çünkü biz her kuruşun hesabını her vatandaşa vermeye hazırız. Çünkü biz siyaseti köşeyi dönme aracı kullanmadık, kullanmayacağız da, kul hakkı yemedik, yemeyeceğiz de. Düşünmemiz lazım, hayatı sorgulamamız lazım. Eğer hayatı sorgulamazsak, Türkiye’yi aydınlığa çıkarmakta çok daha ağır bedeller öderiz. Ben ağır bedeller ödenmesin istiyorum. Türkiye bölgenin en güçlü ülkesi olsun. Demokrasi gelişmiş en iyi ülkesi olsun. Hepimize düşen temel görev düşünmek düşünmek düşünmek” değerlendirmesinde bulundu.

    Konuşmaların ardından Çankaya Belediyesi ile DİSK Genel İş arasında toplu iş sözleşmesinin sembolik imzaları atıldı.

  • Kızılpınar, Çankaya İlçe Başkanı oldu

    İşadamı Nihat Kızılpınar, Türkiye Gençlik ve Spor Konfederasyonu Çankaya İlçe Başkanlığı’na getirildi.

    Gençlik ve spor konfederasyonu Genel Merkezinden yapılan yazılı açıklamada, “İşadamı Nihat Kızılpınar kuruluşumuzun Çankaya ilçe Başkanlığına atanmıştır” denildi. Gençlik ve Spor konfederasyonu Genel Merkez Sözcüsü Aytaç Yamaç, “Sayın Nihat Kızılpınar Gençlik ve Spor Konfederasyonu Kuruluşunu Çankaya sınırları içerisinde en üst düzey makamlarda temsil edebilir.. Genel Merkez olarak Nihat Kızılpınar’a güvenimiz tamdır” ifadelerine yer verdi.