Etiket: Canikli’den

  • Canikli’den ikinci çeyrek büyüme rakamlarına ilişkin açıklama

    Canikli’den ikinci çeyrek büyüme rakamlarına ilişkin açıklama

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli, “İkinci çeyrekteki 9.9’luk daralma beklenen bir sonuçtu. Pandeminin en kritik sürecinde alınan ve ekonomik faaliyetleri kısıtlayan tedbirlerin doğal yansıması” dedi.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli, ikinci çeyrek büyüme rakamlarına ilişkin değerlendirmede bulundu. Canikli, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şu ifadelere yer verdi:

    “İkinci çeyrekteki 9.9’luk daralma beklenen bir sonuçtu. Pandeminin en kritik sürecinde alınan ve ekonomik faaliyetleri kısıtlayan tedbirlerin doğal yansıması. Zaten 2020’nin tamamı için Türkiye ekonomisinin yüzde 3.6 ile yüzde 5 arasında daralma yaşayacağı tahmin ediliyordu.

    En ilginç olanı o dönemde tüm Türkiye’de koro halinde sokağa çıkma yasağını ve olağanüstü hal ilan edilmesini savunanların bugün yüzde 9.9’luk daralmayı eleştirmelerini anlamak mümkün değil.

    Eğer, pandemi tedbirleri onların istediği gibi uygulanmış olsaydı ekonomideki daralma en az yüzde 50 olurdu.

    Hem ekonomik faaliyetler tamamen durdurulmadığı gerekçesiyle pandemiyle etkin mücadele edilmediğini söyleyeceksin, eleştireceksin, hem de 9.9’luk daralma için ekonomi yönetimine saldıracaksın. Ne yaman çelişkidir bu. Edep yahu”

  • Bakan Canikli’den şehit ailesine taziye ziyareti

    Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli, Şırnak’ta şehit düşen Jandarma İstihbarat Astsubay Kıdemli Çavuş Mustafa Kozak’ın baba evine taziye ziyaretinde bulundu.

    Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli, Şırnak’ta PKK’lı teröristlerin döşediği el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu şehit olan Jandarma İstihbarat Astsubay Kıdemli Çavuş Mustafa Kozak’ın memleketi Manisa’nın Salihli ilçesindeki baba evine taziye ziyaretinde bulundu. Durasıllı Mahallesi’ndeki baba evinin önünde kurulan taziye çadırında acılı baba Hasan Kozak ve dedesi Mustafa Kozak, şehidin yakınları ile görüşüp başsağlığı dileklerini iletti. Ziyaret sırasında Kuran-ı Kerim okunup dua edildi.

    Bakan Canikli’nin şehit ailesine taziye ziyaretinde Salihli Kaymakamı Turgut Çelenkoğlu, CHP Manisa Milletvekili Mazlum Nurlu, Garnizon Komutanı Binbaşı Kamil Karameşe, Belediye Başkanı Zeki Kayda karşıladı.

    Öte yandan Şehit Jandarma Astsubay Mustafa Kozak’ın yarın Salihli Merkez Hamidiye Camii’nde öğle namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Durasıllı Mahalle Mezarlığı’na defnedileceği öğrenildi.

  • Canikli’den FETÖ’ye “Piyon” göndermesi

    Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, “FETÖ terörist başı gibi bir piyondur” dedi.

    Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Samsun İl Temsilciliğinin “2023 Yılında Karadeniz’in Ekonomik Formu” konulu konferansına konuşmacı olarak katıldı. Gençler ağırlıklı bir çoğunluğa konuşan Canikli, FETÖ, DEAŞ, Kemal Kılıçdaroğlu ve 16 Nisan Referandumu hakkında açıklamalarda bulundu.

    Özelleştime alanında 80 milyar dolar gelir elde ettiklerinin altını çizen Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, “Özelleştirme devlet politikası olarak 1986 yılına başladı. 1986 ile 2002 yılları arasında özelleştirme ile yaklaşık 110 tane devletin daha önce sahip olduğu büyük iktisadi kuruluşlar, büyük şirketlerin satışından elde edilen rakam 5 milyar dolardır. 2002 ile 2014 yılları arasında ise satışı yapılan 90 civarında devletin iktisadi kuruluşlarından elde edilen gelir 80 milyar dolardır. Aynı özelleştirme, aynı şirketler aşağı yukarı. Bir taraftan 110 şirketten elde edilen satış tutarı 5 milyar dolar, 90 şirketten elde edilen gelir 80 milyar dolar. Bu uzunca bir dönem Türkiye’nin ne kötü yönetildiğini yansıtan somut örneklerden biridir. Bunu bütün alanlara yansıtabilirsiniz” diye konuştu.

    “AK Parti hariç muhtıra yiyip de görevde kalan parti olmadı”

    Geçmişteki iktidarların muhtıra ile bile istifa ettiğini vurgulayan Nurettin Canikli, “Geçmişte muhtıra yiyip de görevde kalan hiçbir hükümet olmamış. 27 Nisan e-muhtırasına kadar. Ak Parti hükümetine kadar. Muhtırayı gören hükümet istifayı basmış, bırakmış gitmiş. Başarılı olamayınca vites yükseltildi. Gezi olayları bir sonraki aşamadır. Küresel ölçekli desteğin çok açık bir şekilde ortaya çıktığı, gizlemenin bir tarafa bırakıldığı teşebbüstür. Sonra benzer bir değerlendirme 17-24 Aralık hadiseleri için yapılabilir. Başarılı olamayınca, bu yönetim görevden uzaklaştırılamayınca 40 yıldan beri besledikleri en büyük piyonlarını devreye soktular. 15 Temmuz olayı esasında budur. Büyük umutlarla yetiştirdikleri en büyük piyonlarının sahneye sürülmesidir. Yine aynı amaç, hedef için. Bunlar Türkiye’yi 2002 yılı öncesine döndürülme çabasıdır. Ama onda da başarılı olamadılar” şeklinde konuştu.

    “FETÖ, terörist başı gibi güçlü bir piyondur”

    FETÖ’nün senaristler tarafından kullanılan güçlü bir piyon olduğunu ifade eden Canikli, “FETÖ’yü piyasaya sürmeden önceki bütün hamleleri organize ve planlı hamlelerdir. Türk siyasetinde Recep Tayyip Erdoğan’ı oyun dışına itmeyi hedefleyen planlı projelerdir. Son planlı proje FETÖ’nün devreye sokulmasıdır. Bu piyonu devreye sokan senaristler, FETÖ’nün 15 Temmuz kalkışmasında mutlaka sonuç bekliyorlardı. FETÖ, terörist başı gibi bir piyondur. Tıpkı PKK ve DEAŞ gibi. Güçlü bir piyondur. Özenle yetiştirilmiş, hain bir piyondur. Bu hamlenin son vuruş olduğunu düşünüyorlardı. Buradan sonuç alınamayacağını hiç hesaba katmamışlardı. Bunu bazı ülkelerin darbe girişiminden sonra ortaya koymadıkları tavır ve yaklaşımlarından anlıyoruz. Avrupa şoka girdi. Bu teşebbüs def edildikten sonra nasıl tavır alacaklarını bilemediler. Ellerini kollarını nere koyacaklarını bilemediler. Özgürlüklerin toprakları olarak lanse edilen Avrupa’nın milli iradeye yönelik bir kalkışma olduğunda buna muhatap olan ülkeye hemen her türlü desteği vermeleri beklenirdi. Seçimle gelmiş bir yönetimi, darbeyle devirmek isteyenlere karşı seçilmiş iradenin yanında durmaları gerekirdi. Ama biz bunlardan başlangıçta hiç böyle açıklamalar duymadık. Muhtemelen 15 Temmuz sonrası bütün konuşmalarını o darbe teşebbüsünün başarılı olması üzerine kaleme almışlardı. Şaşkınlıklarının nedeni budur” açıklamasında bulundu.

    “Kılıçdaroğlu, ‘Uçakta 2 pilot var diyor.’ Uçağı yöneten de kaptan pilottur, diğeri yardımcıdır”

    Kılıçdaroğlu’nun pilot benzetmesini basiretsizlik ve sığlık olarak nitelendiren Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, “16 Nisan’da oylayacağımız Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi var. Eski sistemde çok başlılık var. Onu ortadan kaldırmayı hedefliyoruz. Çünkü bu sistem 2002 yılına kadar sürekli kavga ve kriz üretmiştir. Çünkü bu sistemde yönetimde aynı yetki hem Cumhurbaşkanına hem de Başbakana verilmiştir. Birinden biri farklı düşünürse kaos çıkar. Hükümet kurulamaz, karar verilemez. Bunlar geçmişte yaşandı. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir sistem yok. İcrai yetki tek bir kişide olur. Bu sistem baba oğlu birbirine düşürür. 16 Nisan’da Sayın Kılıçdaroğlu kusura bakmasın ama kaleye(Futbol tabiri anlamında) gönderilmesi için de bu sisteme ihtiyacı var. Yalanlardan dolanlardan bıktık artık. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile alakalı olarak söylediklerinin hepsi yalan. Bir tanesi diyor ki bu sistem gelirse Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile hepiniz işten atılacaksınız diyor. Bunun gibi birçok yalan var. Vatandaşlarımız bundan etkilenebilir. Zaman zaman yanlışlıkla bazı gerçekleri söylüyor. Geçen yaptığı bir gaf yaptı. Cumhurbaşkanı 1 partiden Cumhurbaşkanı 1 partiden olursa çatışma çıkar diyor. Biz de aynı şeyi söylüyoruz. Başbakanımız, ‘Gemide tek kaptan olur’ demişti. Bugün o da diyor ki, ‘Uçakta 2 tane pilot var’ diyor. Şu basiretsizliğe ve sığlığa bakın. Bunu kendi modeli olarak gerekçe gösteriyor. Uçakta da kaptan bir tane. Son sözü söyleme yetkisi olan uçaktaki kaptan. Diğeri yardımcı. Cumhurbaşkanlığı sisteminde yardımcı çok zaten. Sıkıntımız o zaten aynı yetki birden fazla pozisyona veriliyor. Önemli olan bu çatışmaları içinde barındırmayan işleyebilen bir hükümet modelini hayata geçirmek ve yetkileri belirlemektir. Yaptığımız budur” ifadelerini kullandı.

    “DEAŞ şu anda ‘hayır’ kampanyası yapıyor”

    DAEŞ’in de ‘hayır’ kampanyası yürüttüğünü açıklayan Canikli sözlerini şöyle sonlandırdı: “DEAŞ şu anda ‘hayır’ kampanyası yapıyor. Çok açıktan yapmıyor ama istihbaratı bize geliyor. FETÖ zaten kampanyanın başını çekiyor. Kılıçdaroğlu, onlara siz biraz geri çekilin, sizin görüntünüz iyi değil diyor. Partisinin de görüntüsü iyi değil. Kendi partisini de piyasaya sürmüyor. Bu kampanyayı CHP’siz yürütüyor. CHP’nin kurumsal kimlik altında bir tane organizasyon yaptığını gördünüz mü? Propagandayı da kendi yapıyor.”

    Programa ayrıca, Samsun Valisi İbrahim Şahin, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, AK Parti Samsun Milletvekilleri Ahmet Demircan, Hasan Basri Kurt, Orhan Kırcalı, AK Parti Samsun İl Başkanı Muharrem Göksel, İlkadım Belediye Başkanı Erdoğan Tok, Tekkeköy Belediye Başkanı Hasan Togar, Atakum Belediye Başkanı İshak Taşçı ve davetliler katıldı.

    Program ödül töreninin ardından sonlandı.

  • Canikli’den başkanlık sistemi açıklaması

    Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, 2007’de yapılan anayasa değişikliğinde cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi kararının 2014 yılında gerçekleştiğini ve halkın iradesinin cumhurbaşkanlığına yansıdığını söyledi.

    Canikli, Hatay Valiliğindeki programın ardından Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığında gerçekleştirilen “Son Ekonomik Gelişmeler Işığında Hatay Buluşması” adlı toplantıya katıldı. Cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından seçildiğini vurgulayan Canikli, “Aynı yetki cumhurbaşkanında, başbakanda. İdare edilen bizden bir kişinin kararıyla netleşmiyor, kesinleşmiyor. Yani başbakan isterse tamamlanmıyor. Cumhurbaşkanı isterse tamamlanmıyor. İkisininki bir araya gelmesi gerekiyor. İkisinin birlikte aynı noktada buluşması gerekiyor. Yani yeni hükümet kurulacak. Seçim yapıldı, bir tanesi çoğunluğu aldı. Cumhurbaşkanı da hükümeti kurma görevi verdi. Kabinesini aldı, hazırladı. Başbakanın kabinesini hazırlaması hükümetin kurulması için yetmiyor. Cumhurbaşkanının da onayı gerekiyor. Cumhurbaşkanı öneremiyor, başbakan da onaylayamıyor. Önerme yetkisi başbakanda, onaylama yetkisi Cumhurbaşkanında. Herhangi bir şekilde iradelerden bir tanesi iptal olursa geçmiş olsun. İşte bu nedenle biz bu sıkıntıları yaşadık. Sadece hükümet kurulurken değil, her gün hükümet bir karar alır onay için cumhurbaşkanına götürür, dolayısıyla her gün krize gebe, krizi içinde barındıran, kriz ihtimalini kaosu, çatışmayı, kavgayı içinde barındıran bu sistem. Bu sistemle gidemeyiz. Belki soracaksınız, şimdi gidiyor. Tabi bizim Tayyip Erdoğan gibi gerçekten çok güçlü bir lider var ve halktan güçlü destek almış bir lider var, cumhurbaşkanı var ve onun liderliği altında aynı davaya inanmış teslim olmuş, bu davaya, ilkelere, inanca o çerçevede bir başbakan var. Onun için sorun yok. Her zaman bunun garantisini verebilir misiniz” dedi.

    “Son noktayı koyacak birinin olması gerekiyor”

    Her zaman böyle bir birlikteliğin garanti edilemeyeceğini vurgulayan Canikli, şöyle devam etti:

    “Edemediğimiz zaman da kaos olur. Bu nedenle Türkiye kafasını kaldırmıyor, kaldıramıyor. Siz iktidar mücadelesiyle kavgayla uğraşırken nasıl karar alacaksınız. Şu sorunları nasıl böyle bir yönetim çözebilir, çözemez. O yüzden bu sistemden kurtulması gerekir. Yoksa efendim ’Recep Tayyip Erdoğan’a yetki veriyorsunuz.’ Ne alakası var, Recep Tayyip Erdoğan’ın yetkiye ihtiyacı yok ki, her türlü yetki var zaten şu anda. Hepsini de kullanıyor sonuna kadar. Ve doğrudan halk tarafından seçildi. O dediğiniz çatışmalar, cumhurbaşkanlarını da direk Meclis tarafından seçildiği dönemlere ait olan kavgalar. 2007’de biz anayasa değişikliği yaptık. Cumhurbaşkanını doğrudan halk tarafından seçilir hale getirdik. İlk uygulaması da 2014’te oldu. Cumhurbaşkanımız doğrudan halk tarafından seçildi. Şimdi daha da güçlendirildi. Cumhurbaşkanı, yetkiyi direk halktan alıyor. Başbakan da öyle. Tek adamlık falan değil, herkes tek adam. İngiltere’de İngiliz başbakanı yürütmenin tek adamı ve öyle olması gerekir zaten. Almanya’da aynı şekilde. Başbakan tek kadın. Amerika’da başkan tek adam. Her yerde öyle. Cumhuriyet Halk Partisi tek adam değil mi. Cumhuriyet Halk Partisi’nde genel başkanı tek adam, koyun ikinci adamı yanına aynı yetkileri de ona verin eş başkanlık gibi. Yürüsün bakalım aynı yetkilerle başkanlık. Sonuç itibariyle birden fazla kişi olduğu zaman son kararı verecek, son noktayı koyacak birinin olması gerekiyor. Aksi halde orada yönetim olmaz, ilerleme olmaz.”

    Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, toplantının soru cevap bölümünden sonra İskenderun’a hareket etti.

  • Başbakan Yardımcısı Canikli’den direkt uçuşlara destek

    Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Ankara’dan yurt dışına direkt uçuşların arttırılması talebinde bulunan Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetimi’ne destek verdi.

    ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Yönetim Kurulu ve Meclis Üyeleriyle birlikte Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli’yi ziyaret etti. Kongre ve fuar turizmi, sağlık turizmi, termal turizm ve savunma sanayinin Ankara için önemine işaret eden Başkan Baran, Ankara’nın bu alanlarda gelişmesi için yurt dışına direkt uçuşların arttırılması gerektiğini vurguladı. Başbakan Yardımcısı Canikli, önemli uçuş noktalarına Ankara’dan direkt uçuşların belirli bir süre için desteklenebileceğini belirterek, “Bu daha önce de denenmişti. Denge çerçevesinde bir deneme daha yapabiliriz. Belli bir marjla, belli bir süre için, belirlenmiş bir hedefe ulaşana kadar geçici bir desteği içeren bir uygulamayı tekrar hayata geçirebiliriz. Hangi noktalar direkt uçuşa açılabilir, onu bir çalışsınlar” ifadelerine yer verdi.

    Canikli, Türk Hava Yollarının karlılık üzerine kurulu ticari bir şirket olduğunu da hatırlattı.

    ATO Başkanı Baran ise “Sistem oturana kadar bu süreye tahammül gösterildiğinde Ankara’dan direkt uçuşlarla ilgili hiçbir sıkıntı olacağını düşünmüyorum” karşılığını verdi.

    “Reel sektör olarak bizler de sıkıntıdayız”

    Konuşmasında Türkiye’nin zor bir dönemden geçtiğini de belirten Baran, “Reel sektör olarak bizler de sıkıntıdayız. Bu günlerin yakın zamanda aşılacağını düşünüyoruz” dedi.

    Türkiye’nin uzun yıllar yüzde 70-80’lere varan enflasyonla ve PKK terörüyle mücadele ettiğini anlatan Baran, “Enflasyonla bizi yıkamadılar. Ondan sonra PKK terörünü üzerimize saldılar” değerlendirmesinde bulundu. Fetullahçı Terör Örgütünün darbe girişimine de değinen Baran, şunları kaydetti:

    “Şimdi de ekonomik terör var. Yine dışarıdan düğmeye bastı birileri. Ülkemizin üzerinde yine kirli oyunlarını sergilemeye çalışıyorlar. Dövizdeki oynamalar, ihracat yapan insanımızı, bizleri, vatandaşımızı sıkıntıya sokuyor. Ama bizlerin dik durmasıyla, yatırımlarını aksatmamasıyla, sizlerin güven ortamını sağlamasıyla bu ekonomik terörün de çok kısa zamanda üstesinden geleceğimizi düşünüyorum. Bizler sizlerin yanındayız. Elimizden gelen her ne varsa yaparız.”

    ATO’nun bilişim altyapısındaki sıkıntıları TOBB ile birlikte çözme gayreti içinde olduklarını belirten Baran, “İnsanların odamıza gelmeden iş yerlerinden, evlerinden evraklarını alabilecekleri bir ortamı kısa zamanda sağlamayı ümit ediyoruz” dedi.

    Baran, ATO’nun TOBB öncülüğünde başlatılan Nefes Kredisi’ne en çok destek veren Oda olduğuna da dikkati çekerek, “İmkanlarımızın önemli bir kısmını buraya ayırdık” diye konuştu.

    Baran, yeni yönetim olarak Ankara tüccarının yanında olma, ATO’nun hizmet kalitesini artırma ve Ankara’nın sorunlarını çözme gayreti içinde olduklarını bildirdi. Temeli atıldıktan sonra atıl kalan Akyurt Fuar Alanı Projesi’nin hayata geçirilmesinin öncelikleri arasında yer aldığını söyleyen ATO Başkanı Baran, “Sayın Başbakanımızın bu konuda talimatı var. Fuar alanını kendileri de önemsiyor, biz de önemsiyoruz” açıklamasında bulundu.

    Ziyaret sırasında ATO Yönetim Kurulu ve Meclis Üyeleri de Başbakan Yardımcısı Canikli’ye sektörlerinin sorunlarını ileterek çözüm önerilerini sundu. ATO üyelerinin sorunlarını not alan Canikli, yeni yönetimi tebrik etti.